SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sağlık

Porsuk Haber Ajansı - Sağlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gündoğdu Mahallesi’ne Yeni Aile Sağlığı Merkezi Haber

Gündoğdu Mahallesi’ne Yeni Aile Sağlığı Merkezi

Eskişehir’de birinci basamak sağlık hizmetlerinin daha erişilebilir, düzenli ve nitelikli sunulmasına yönelik çalışmalar kararlılıkla sürüyor. Bu kapsamda, Gündoğdu Mahallesi Karaaltın Sokak No:7 adresinde bulunan ve Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü tarafından satın alma yoluyla edinilen 4 Birimli Gündoğdu Aile Sağlığı Merkezi, bölge halkının sağlık ihtiyaçlarına doğrudan yanıt verecek şekilde hizmete hazırlanıyor. Vatandaşların aile hekimliği hizmetlerinden daha etkin şekilde faydalanabilmesi amacıyla planlanan merkezde, fiziki koşulların iyileştirilmesine yönelik tadilat çalışmaları yürütülüyor. Çalışmaların tamamlanmasının ardından Aile Sağlığı Merkezi, Şubat ayı itibarıyla hizmet vermeye başlayacak. Dört birim olarak planlanan Aile Sağlığı Merkezi, hem hizmet kapasitesi hem de çalışma alanlarıyla bölgedeki nüfus yoğunluğu dikkate alınarak hayata geçiriliyor. Böylece vatandaşların sağlık hizmetlerine erişim sürecinde yaşanabilecek yoğunluğun azaltılması ve hizmet sürekliliğinin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen bu çalışma; sağlık tesislerinin modern standartlara kavuşturulması, hizmet sunumunda kalite ve verimliliğin artırılması ile vatandaş memnuniyetinin güçlendirilmesi açısından önem taşıyor. İl genelinde sağlık altyapısını geliştirmeye yönelik planlamalar doğrultusunda, ihtiyaç duyulan bölgelerde yeni sağlık tesislerinin kazandırılması ve mevcut yapıların iyileştirilmesine yönelik çalışmalar devam ediyor.

Yöresel Ürün Festivalleri Sağlık ve Güvenliği Tehdit Ediyor Haber

Yöresel Ürün Festivalleri Sağlık ve Güvenliği Tehdit Ediyor

Tüketiciyi Destekleme Derneği Genel Başkanı Süleyman Bakal, Yöresel Ürün Festivalleri adı altında düzenlenen etkinliklerin hijyen, sağlık ve güvenlik açısından tehdit oluşturduğunu söyledi. Yöresel Ürünler Gıda Festivallerini değerlendiren Tüketiciyi Destekleme Derneği (TÜKDES) Genel Başkanı Süleyman Bakal “festival alanlarındaki hijyen yoksunluğu,tüketicilerin sağlık ve güvenliğini tehdit eder hale gelmektedir.” dedi. Genel Başkan Bakal yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı; "Gastronomi Gıda Festivalleri son yıllarda daha sık ve daha uzun süreli düzenlenmektedir. Gastronomi gıda festivallerindeki amaçlar;şehirleri,kültürleri birbirleriyle tanıştırmak ve sosyal bağları güçlendirmek olsa da ticari faaliyetler baskın durumdadır. Festival düzenleme izni alınırken spor kulüplerine yardım yapılacağı, şehrin değerlerinin tanıtılacağı vurgulansa da bu hedefler çoğu zaman gerçekleşmemektedir. Ruhsatlı işyerlerinde ki ,hijyen meydanlarda/boş alanlarda sağlanamaz.. Meydanlarda/boş alanlarda düzenlenen Gastronomi/Gıda Festivallerinde gıda hijyeninin sağlanması mümkün değildir. Bu alan ve meydanlarda düzenlenen festivallerde, satıcılar ve tüketiciler en temel ihtiyaçlarını karşılamaktan yoksun kalmaktadır. Gastronomi/Gıda festivallerindeki hijyen yoksunluğu; tüketicilerin sağlık ve güvenliğini tehdit eder hale gelmektedir. Satıcıların iş yerlerinden katıldığı yöresel ürünler gıda festivalleri düzenlenebilir... Yöresel lezzetleri; şehirde doyan, şehirde yerleşik işletmeleri bulunan esnaf ve tüccarlarımız kendi işletmelerinde sunabilirler. Şehre göç etmiş, şehirde doymuş, şehrin damak tadına lezzet katmış esnaf ve tüccar hemşerilerimiz bu çeşitliliğe sahiptir. Tüketici Örgütlerinin,yerel yönetimlerin,esnaf ve ticaret odalarının öncülüğünde lezzet festivalleri... Tüketici Örgütlerinin,yerel yönetimlerin,esnaf ve ticaret odalarının iş birliğiyle/koordinasyonuyla şehrin tamamında düzenlenecek festivalleri tüketici örgütleri de destekleyecektir. Tüketicilerin sağlık ve güvenliğinin hijyen yoksunluğundan,tehlikeye girmediği, tüketicilerin bilgilendiği/bilinçlendiği, şehirde doyanların kazandığı, lezzet festivalleri gerçekçi projelerdir. Yapılması gereken un,yağ ve şekerden helva yapmaktır."

Sağlık Bakanı’nı İstifaya Davet Ediyoruz! Haber

Sağlık Bakanı’nı İstifaya Davet Ediyoruz!

Eskişehir Bilecik Tabip Odası Başkanı Nazan Aksaray düzenlediği basın toplantısında 2025 yılını değerlendirdi ve 2026 yılına ilişkin beklentilerini paylaştı. Eskişehir Bilecik Tabip Odası Başkanı Nazan Aksaray düzenlenen basın toplantısında şu ifadeleri kullandı; "Bugün 2025 yılının sağlık alanında genel bir değerlendirilmesini ve 2026 yılından beklentilerimizi dile getirmek istiyoruz. 2025 yılı maalesef hemen tüm alanlarda olduğu gibi sağlık alanında da kara bir yıl oldu. 2025, açlığın, yoksulluğun geniş kitleleri etkilediği, siyasi otoriterleşmenin, gelirde vergide adaletsizliğin arttığı, insani tüm değerlerin adeta yok sayıldığı, kadın cinayetlerinin, iş cinayetlerinin, çocuk işçiliğinin ve çocuk iş cinayetlerinin, hayvana şiddetin, sömürü madenciliği ile çevre yıkımının arttığı bir yıldı. 2025 yılı, sağlık alanında sermayenin sözünün her geçen gün daha çok geçtiği, halkın sağlığının ve sağlık çalışanının emeğinin sömürüldüğü ve ranta kurban edildiği, hekim emeğinin değersizleştiği, şiddetin, mobbingin arttığı, liyakatsizliğin tüm kurumlarda görünür olduğu bir yıldı. Ama 2025 aynı zamanda toplumsal muhalefetin, yukarıda saydığımız tüm olumsuzluklara karşı örgütlendiği ve sesini duyurduğu, 2026’nın tüm kötülüklerin üstünden gelecek bir yıl olmasının umutlarının filizlendiği bir yıl da oldu. Değerli basın emekçileri, Mevcut hükümetin 2003 yılında uygulamaya koyduğu sağlıkta dönüşüm denilen özelleştirmeci politikanın son perdesini 2025 yılında gördük. Sağlık fiziksel, ruhsal ve sosyal olarak tam iyilik halinde olmak demektir. Oysa ülkemizde sağlığın bu üç bileşenin tam olarak var olduğu birey sayısı adeta yoktur. Sağlıkta dönüşüm denilen özelleştirmeci politika ise tam da bunu, yani toplumun hasta olmasını istemektedir. Böylece sağlık kurumlarına başvuru artacak, daha çok tetkik istenecek, daha çok ilaç ve tıbbi malzeme tüketilecektir. Bu nedenle hekimleri 3 dakikada hasta bakmaya zorlayan bu sistemin hastalarımıza hiçbir faydası yoktur. Bu sistemden sadece ve sadece sermaye, ilaç firmaları, tıbbi malzeme firmaları rant elde etmektedir. İşte 2025 yılı mevcut hükümet için bu politikayı ayakta tutmak amacıyla gündeme getirdiği kabul edilemez uygulamalar ve bizlerin de bunlara karşı mücadelesi ve başka bir sağlık sisteminin mümkün olduğunu halkımıza anlatmak ile geçti. Mevcut haliyle sağlık ortamı tam bir sorunlar yumağıdır ve bunun nedeni bu politikaları üreten mevcut hükümettir. Sağlığa ayrılan pay düşüktür, zaten düşük olan payın büyük kısmı tedavi edici sağlık hizmetlerine ayrılmıştır. Bildiğiniz gibi 2024 sağlık istatistik yıllığı geçtiğimiz günlerde ancak yayımlanabildi. Yıllıktan bazı önemli noktaları paylaşmak isteriz. Ülkemizde bir kişi yılda 12.2 kez sağlık kurumuna başvurmuştur. Çin’in nüfusu kadar başvurudur bu. 1 milyarın üzerindedir. Bu rakam nüfusu bizden daha yaşlı olan İsveç’te sadece 2.5’tur. Genç nüfus olmamıza karşın, bu başvurunun neden olduğu açıktır. Hükümetin kışkırtılmış sağlık talebi yaratması en önemli nedendir. 3 dakikada yeterli sağlık hizmeti alamayan veya verilen ilaçların yan etkileri nedeniyle yeni sorunlar yaşayan hastaların mükerrer başvurusu da bu sayının artmasının bir başka nedenidir. Acil servislere başvuru da çok önemli bir sorundur. Randevu bulamayan hastalar çareyi acil servislere başvurmakta aramaktadırlar. Dünya’da nüfusunun 2 katı acil başvurusu olan bir başka ülke yoktur. Bir başka olumsuz birinciliğimiz de MR ve tomografi tetkik sayısıdır. Yine yıllıktan ifade edeceğimiz önemli bir sorun, aşılama oranlarındaki düşmedir. Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak aşısı için bu oranın kritik eşik olan %94’e indiğini görüyoruz. Mevcut politikalar, eğitimde geriye gitme vb çeşitli nedenlerle aşı karşıtlığı da bu sorunun önemli nedenlerindendir. Yıllıkta, bebek, çocuk, anne ölüm hızlarının yüksek olduğunu, beklenen yaşam süresinin kısa olduğunu, tedavi edilebilir hastalıkların arttığını, antibiyotik kullanımının çok yüksek olduğunu aynı zamanda infeksiyon hastalıklarından ölümlerin de yüksek olduğunu görüyoruz. Sağlık Bakanlığı tüm bu verilerle, yönetmelik adıyla uygulamaya koyduğu ama her defasında daha da büyük sorunlara neden olduğu yama tedbirlerle açıkça sınıfta kalmıştır. Gelinen noktada hasta da, sağlık çalışanı da mutsuzdur. Sağlık ortamı tıp eğitiminden, aile hekimliği sistemine, acil sağlık hizmetlerinden, 2. ve 3. basamak sağlık hizmetlerine dek adeta bir afet yaşamaktadır. Hem ulaşmanın hem de içinde hizmet almanın çok güç olduğu şehir hastaneleri sağlığa ayrılan payın büyük kısmını sermayeye aktarmaktadır. Randevu, yatak, ilaç, aşı, tıbbi malzeme bulunamamakta, sistem kamuda hizmete ulaşamayan hastaları özel sektöre yönlendirmekte, bu kez de yoksulluğun derinleştiği ülkemizde bu da mümkün olmamaktadır. 10 milyona yakın yurttaşımız GSS prim borçlusu oldukları için ayrıca sağlık hizmeti alamamakta, muayene, ilaç, reçete katkı-katılım payları, cepten ödemeler sağlığa ulaşımı ekonomik olarak engellemektedir. Halkımız da sağlık hizmetinin memnuniyet değerlendirmesinde 30 puan azaltarak memnuniyet oranını %41’e indirmiştir. Sağlık Bakanı’nı istifaya davet ediyoruz. Oysa bizler başka bir sağlık sisteminin mümkün olduğunu biliyoruz. Bizler, sağlık hizmetinin kamusal, eşit, ücretsiz, erişilebilir ve nitelikli olmasını istiyoruz. Yurttaşlarımızın hastalanmasını değil, hastalıklardan korunmalarını istiyoruz. Tıp fakültelerinde nitelikli tıp eğitimi verilmesini, mezun olan hekimlerin geleceklerini yurt dışında değil, ülkemizde görmelerini diliyoruz. Çalışma ortamlarımızda ve ülkemizde şiddetin sona ermesini istiyoruz. Liyakat sahibi yöneticilerin olduğu, katılımcı, demokratik, şeffaf, merkezinde insanın, emeğin, bilimin olduğu bir sağlık sistemi istiyoruz. Bunu halkımızla birlikte el ele mücadele ile mutlaka başaracağız. Son olarak Eskişehir için iki önemli talebimizi de dile getirmek isteriz. İlki yıkılan devlet hastanesinin yerine 600 yataklı tam teşekküllü bir devlet hastanesinin yapılmasıdır. Diğeri, 2023 yılının Kasım ayında dönemin rektörünün açıklaması ile binanın bazı bölümlerinin depreme karşı güçlendirme gereksiniminin olduğunu öğrendiğimiz tıp fakültesi hastanesine acilen gerekli müdahalelerin yapılmasıdır. Bu konuda ESOGÜ Rektörlüğüne ve ilgili diğer kurumlara resmi başvurularımızın olduğunu da ifade etmek isteriz. Devlet Hastanesi binası bir an önce yapılırsa Tıp Fakültesi’nin güçlendirme çalışmaları sırasında bu binanın kullanılması da mümkün olacaktır düşüncesindeyiz. Bu vesileyle, büyüttüğümüz umutlarımızla, başka bir sağlık sisteminin ve başka bir Türkiye’nin mümkün olduğunu bir kez daha ifade etmek istiyoruz ve 2026’nın ülkemizde barışın, demokrasinin, adaletin, özgürlüğün ve huzurun hakim olduğu bir yıl olmasını diliyor, yeni yılınızı en içten dileklerimizle kutluyoruz."

Erken Tanı İle Serviks Kanseri Büyük Ölçüde Önlenebilir Haber

Erken Tanı İle Serviks Kanseri Büyük Ölçüde Önlenebilir

Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü, 1–31 Ocak Serviks (Rahim Ağzı) Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında toplumda farkındalığı artırmak, erken tanı ve tarama hizmetlerine katılımı güçlendirmek amacıyla il genelinde bilgilendirme ve eğitim faaliyetleri yürütüyor. Çalışmalar, İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici’nin koordinasyonunda sağlık tesisleri, aile hekimlikleri ve Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM) aracılığıyla gerçekleştiriliyor. Erken Tanı ile Serviks Kanseri Büyük Ölçüde Önlenebilir Serviks kanserinin, büyük oranda Human Papilloma Virüs (HPV) enfeksiyonu sonucu gelişen ve düzenli taramalarla erken evrede tespit edilebilen bir kanser türü olduğuna dikkat çekiliyor. Serviks kanseri erken dönemde genellikle belirti vermediğinden, düzenli tarama ve kontrollerin hayati öneme sahip olduğu vurgulanıyor. Sağlık yetkilileri, tarama programlarının serviks kanserine bağlı kayıpların azaltılmasında en güçlü araçlardan biri olduğunun altını çiziyor. KETEM ve Aile Sağlığı Merkezlerinde Tarama Hizmetleri Ücretsiz Eskişehir’de serviks kanseri taramaları, KETEM’ler, Aile Sağlığı Merkezleri ve Sağlıklı Hayat Merkezleri aracılığıyla ücretsiz olarak sunuluyor. Ulusal tarama programı kapsamında; 30–65 yaş arası kadınlara HPV-DNA testi ve Pap-smear taraması, Gerekli durumlarda ileri tetkik ve yönlendirme hizmetleri düzenli aralıklarla ve ücretsiz şekilde gerçekleştiriliyor. Tarama sonuçlarının güvenli sistemler üzerinden takip edildiği, risk tespit edilen bireylerin sağlık kuruluşlarına yönlendirildiği belirtiliyor. Toplumsal Farkındalık Çalışmaları Yaygınlaştırılıyor Farkındalık ayı boyunca sağlık tesislerinde bilgilendirici eğitimler, afiş ve görsel materyaller, sahaya yönelik bilinçlendirme faaliyetleri ve halk bilgilendirme çalışmaları yürütülüyor. Yetkililer, sağlıklı yaşam alışkanlıkları, düzenli tarama, güvenli davranışlar ve erken başvurunun serviks kanseriyle mücadelede temel unsurlar arasında olduğunu ifade ediyor. Kadınlara Çağrı: Taramanızı Ertelemeyin Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü, kadınları ücretsiz tarama hizmetlerinden yararlanmaya davet ederek; düzenli kontrollerin hem bireysel sağlık hem de toplum sağlığı açısından büyük önem taşıdığını vurguluyor. “Erken tanı hayat kurtarır. Serviks kanserinde tarama ile hastalık henüz ortaya çıkmadan önlem almak mümkündür.”

Eskişehir'de Aile Sağlığı Merkezleri Yenileniyor Haber

Eskişehir'de Aile Sağlığı Merkezleri Yenileniyor

Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında Aile Sağlığı Merkezleri daha modern, düzenli ve kurumsal bir yapıya kavuşturuluyor. İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalarla, Eskişehir genelindeki Aile Sağlığı Merkezleri daha modern, düzenli ve kurumsal bir yapıya kavuşturuluyor. Birinci basamak sağlık hizmetlerinin sunulduğu bu merkezlerde gerçekleştirilen yenilemelerle, vatandaşların hizmet aldığı alanlar daha ferah, daha anlaşılır ve daha işlevsel hale getiriliyor. Bu kapsamda bugüne kadar 16 Aile Sağlığı Merkezi, kurumsal kimlik standartları doğrultusunda yenilendi. Merkezlerin iç ve dış mekânları bütüncül bir yaklaşımla ele alınarak; giriş alanları, bekleme salonları ve ortak kullanım alanlarında düzenleme sağlandı. Yapılan çalışmalarla birlikte, Aile Sağlığı Merkezlerinde daha çağdaş ve düzenli bir hizmet ortamı oluşturuldu. Önümüzdeki süreçte 5 Aile Sağlığı Merkezinde daha yenileme çalışmalarının bu ay içerisinde tamamlanması planlanıyor. Ayrıca kurumsal kimlik dönüşümünün 2026 yılında da devam etmesi, yapımı süren ve yeni inşa edilecek Aile Sağlığı Merkezlerinin de aynı standartlar doğrultusunda planlanması hedefleniyor. Gerçekleştirilen bu çalışmalarla yalnızca fiziki bir yenileme değil; sağlık hizmetine erişimi kolaylaştıran, vatandaşların kendini daha rahat ve güvende hissedebileceği bir ortam oluşturulması amaçlanıyor. Kurumsal kimlik standartlarıyla yenilenen Aile Sağlığı Merkezleri, hem sağlık çalışanlarının çalışma koşullarına hem de vatandaşların hizmet deneyimine olumlu katkı sağlıyor. İl Sağlık Müdürlüğü tarafından sürdürülen bu çalışmalarla, Aile Sağlığı Merkezleri kent genelinde daha güçlü, daha düzenli ve daha bütüncül bir yapıya kavuşuyor.

Anadolu Üniversitesi'nde "Yapay Zeka ve Sağlık" Semineri Haber

Anadolu Üniversitesi'nde "Yapay Zeka ve Sağlık" Semineri

Anadolu Üniversitesi tarafından düzenlenen “Yapay Zekâ Günlükleri” konferans serisi kapsamında gerçekleştirilen “Yapay Zekâ ve Sağlık” başlıklı seminer, İletişim Bilimleri Fakültesi (İBF) Şener Şen Salonu’nda gerçekleştirildi. Ocular Imaging Research and Reading Center (OIRRC) Sinyal İşleme Bölüm Direktörü Dr. Hikmet Yücel’in konuşmacı olarak yer aldığı seminere; Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Erkan Erdemir ve Prof. Dr. Köksal Büyük, Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sinem Ilgın, İletişim Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Fatma Seçil Banar, Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Alper Tolga Kumtepe, Eskişehir İl Sağlık Müdürü Yaşar Bildirici ve Ar-Ge ve İnovasyon Koordinasyon Birimi (ARİNKOM) Müdürü Öğr. Gör. Rabia Taş başta olmak üzere çok sayıda akademisyen ve öğrenci katılım sağladı. Rektör Yardımcısı Büyük: “Yapay zekâ konusunu son derece önemsiyoruz” Konferansın açılış konuşmasını yapan Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Köksal Büyük konuşmasında şunlara değindi: “Yapay zekâ konusunu Anadolu Üniversitesi olarak son derece önemsiyoruz ve bu alanda ciddi yatırımlar yapıyoruz. Bünyemizde, birçok üniversitede bulunmayan bir veri merkezi yer alıyor. Eğitimde yapay zekânın nasıl kullanılabileceği; özellikle ölçme-değerlendirme süreçlerine ve içerik üretimine nasıl entegre edilebileceği üzerine çalışmalar yürütüyoruz. Yapay zekâ, çok kısa bir süre içinde hayatımızın her alanında etkisini daha görünür biçimde gösterecek. Bu nedenle bizlerin de kendi disiplinlerimizde yapay zekâyı nasıl konumlandırabileceğimizi ve entegre edebileceğimizi düşünmemiz gerekiyor. Güncel kalabilmenin yolu, alanlarımızdaki gelişmeleri yapay zekâ entegrasyonuyla birlikte değerlendirmek ve yakından takip etmekten geçiyor.” Dr. Yücel: “Yapay zekâya dair bilinenleri bilgi düzeyine taşımayı amaçlıyoruz” Yapay zekânın bugün geldiğimiz noktada bir hekimin asistanlığını yapabilecek yeterliliğe ulaştığına değinen OIRRC Sinyal İşleme Bölüm Direktörü Dr. Hikmet Yücel: “Yapay zekâ, bugün geldiğimiz noktada bir hekimin asistanlığını yapabilecek yeterliliğe ulaşmıştır. Hatta zaman zaman doktorluk pratiğinin sınırlarını zorladığı söylenebilir. Yine de bir uzmanın denetiminden geçmeden yapay zekâ tarafından üretilen sonuçlara yüzde yüz güvenmek doğru değildir. Elimizdeki veri, içeriği bilinmediği sürece yalnızca ham bilgidir. Bu verinin anlamlandırılmasıyla enformasyon ortaya çıkar; neden–sonuç ilişkileri, nasıl ve neden sorularına verilen yanıtlarla ise gerçek bilgiye dönüşür. Amacımız yapay zekâya dair bilinenleri "nedenleri ve sonuçlarıyla ele alarak bilgi düzeyine taşımaktır. Yapay zekânın bir diğer önemli katkısı ise görsel üretim ve düzenleme alanındadır. Tanımlanan görseller, ekleme ve düzeltme yönergeleriyle yeniden şekillendirilebilir ve tüm görsel içerikler yapay zekâ aracılığıyla üretilebilir.” Yapay zekâyı her zaman bir ‘asistan’ olarak konumlandırmak gerekir Sinyal İşleme Bölüm Direktörü Dr. Hikmet Yücel konuşmasının devamında şunlara değindi: “Yapay zekâ, öngörülemeyen bir anda bir durumu tehdit olarak algılayabilir ve bunu olduğundan çok daha yüksek bir risk düzeyiyle değerlendirebilir. Bu nedenle, özellikle kritik alanlarda yapay zekâdan elde edilen çıktılar mutlaka başka bir sistem ya da uzman denetiminden geçirilmelidir. Yapay zekâ karar süreçlerinin tamamen kontrolüne bırakılmamalıdır. Zaman zaman üretilen hatalı çıktılar, yanlış kararların alınmasına, özellikle sağlık alanında aşırı doz uygulamalarına ve hastanın sağlığının ciddi biçimde tehlikeye girmesine yol açabilir. Bu noktada yapay zekâyı her zaman bir ‘asistan’ olarak konumlandırmak gerekir: Analizi yapar, öneri sunar; ancak nihai kararı insan verir. Yapay zekâ sayesinde doktorların zaten yapabildiği fakat çok zaman alan işlemler otomatikleştirilerek, hekimlerin iş yükü azaltılmakta ve daha verimli bir çalışma ortamı sağlanmaktadır.” Konferans soru-cevap kısmının ardından Eskişehir İl Sağlık Müdürü Yaşar Bildirici tarafından teşekkür belgesi ve Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Köksal Büyük tarafından da Dr. Hikmet Yücel’e hediye takdiminin ardından sona erdi. Kaynak: AnaHaber

Nurten - Lütfü Yüksel Alzheimer Merkezi Son Aşamada Haber

Nurten - Lütfü Yüksel Alzheimer Merkezi Son Aşamada

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’un yerel seçimler öncesinde kamuoyuna açıkladığı Alzheimer Merkezi vaadi somut bir projeye dönüşüyor. Vadişehir Mahallesi’nde yapımı büyük ölçüde tamamlanan merkez, hayırsever iş insanı Lütfü Yüksel’in katkılarıyla kısa süre içinde hizmete açılmaya hazırlanıyor. Proje, “Nurten-Lütfü Yüksel Alzheimer Merkezi” adıyla Odunpazarı’nın en önemli sosyal sağlık yatırımlarından biri olacak. Toplam 4 bin 136,50 metrekarelik alan üzerine kurulan ve üç katlı olarak inşa edilen merkez, Alzheimer hastalarının hem günlük yaşamlarını destekleyecek hem de uzun süreli konaklama ihtiyaçlarına yanıt verecek şekilde tasarlandı. Bodrum ve zemin katlarda, hastaların sosyal etkileşimini ve fiziksel-psikolojik gelişimini destekleyecek etkinlik alanları yer alırken, üst katlar konaklama birimleri için ayrıldı. Merkezde birinci ve ikinci katlarda bulunan iki kişilik ve altı kişilik odalarla birlikte toplam 36 oda yer alıyor. 88 kişilik kapasitesiyle tesis, Eskişehir genelinde Alzheimer bakım hizmetleri alanında önemli bir ihtiyacı karşılayacak nitelik taşıyor. Nurten-Lütfü Yüksel Alzheimer Merkezi’ne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, verilen bir sözü daha yerine getirmenin mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti. İş insanı Lütfü Yüksel’in desteğinin projeye büyük güç kattığını belirten Kurt, Yüksel’in daha önce ilçeye kazandırdığı Yaşlı Bakım Merkezi’nin ardından Alzheimer Merkezi’ne de öncülük etmesinin, toplumsal sorumluluk açısından örnek bir duruş olduğunu vurguladı. STRATEJİK KONUM, GÜÇLÜ SOSYAL BAKIM AĞI Vadişehir Mahallesi’nde, Lütfü Yüksel Yaşlı Bakım Merkezi’nin hemen yanında yükselen Alzheimer Merkezi, iki tesis arasında güçlü ve bütüncül bir sosyal bakım ağı oluşturacak. İnşaat çalışmalarında sona gelinirken, son hazırlıkların tamamlanmasının ardından merkezin kısa süre içinde kapılarını açması planlanıyor. Bu yatırımla birlikte Odunpazarı, Alzheimer hastalarının yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen, modern, donanımlı ve kapsayıcı bir sağlık merkezine kavuşmuş olacak.

HIV Konusunda İş Birliği Ve Koordinasyon Toplantısı Gerçekleşti Haber

HIV Konusunda İş Birliği Ve Koordinasyon Toplantısı Gerçekleşti

Tepebaşı Belediyesi ve Türkiye Aile Planlaması Vakfı (TAPV) ortaklığıyla, HIV Önleme, Tanılama Çalışmalarında GDTM’ler için iş birliği ve Koordinasyon Toplantısı düzenlendi. HIV ile mücadelede erken tanı, hızlı yönlendirme, kurumlar arası koordinasyon ve toplum sağlığının güçlendirilmesi amacıyla, Türkiye Aile Planlaması Vakfı ile Tepebaşı Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü ortaklığında düzenlenen toplantıya; Tepebaşı Belediyesi Gönüllü Danışmanlık ve Test Merkezi (GDTM) çalışanları, şehirdeki hastanelerden temsilciler, meslek odaları, üniversiteler, dernekler, sivil toplum kuruluşları ve kent konseyleri katıldı. Toplantıda Sağlık İşleri Müdürü Aslı Ünügür, Sağlık İşleri Müdürlüğü’ne bağlı GDTM Birim Sorumlusu Dilara Kartal, Türkiye Aile Planlaması Vakfı’ndan Nurcan Müftüoğlu, Eskişehir Şehir Hastanesi’nden Uzm. Dr. Betül Altıntaş Öner, Anadolu Üniversitesi’nden Prof. Dr. Erol Nezih Orhon, birer konuşma yaptı. Yapılan konuşmalarda Eskişehir’de HIV tanılama ve tedavi çalışmaları, yürütülen HIV önleme, test ve danışmanlık hizmetlerinin mevcut durumu, karşılaşılan ihtiyaçlar ve iş birliğinin önemi üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Konuşmalarda, erken tanının önemi, kent genelinde sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi ve paydaşlar arası iş birliğinin pekiştirilmesi vurgulandı. Toplantıda ayrıca HIV farkındalığını artırmak, test hizmetlerine erişimi kolaylaştırmak ve kurumlar arası koordinasyonu güçlendirmek adına tüm paydaşlarla yapılacak ortak çalışmalar, toplumsal farkındalığın artırılması ve test hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması konuları ön plana çıktı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.