SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sağlık

Porsuk Haber Ajansı - Sağlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Vali Yılmaz'dan Kadir Gecesi Mesajı Haber

Vali Yılmaz'dan Kadir Gecesi Mesajı

Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz Kadir Gecesi dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Vali Yılmaz mesajında şu ifadelere yer verdi; "Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ise ebedi azaptan kurtuluş olan mübarek Ramazan ayının manevi ikliminde, bin aydan daha hayırlı olduğu müjdelenen, Kur’an-ı Kerim’in nüzulüyle yeryüzünün nurlandığı Kadir Gecesi’ne kavuşmanın huzur ve mutluluğunu yaşıyoruz. Kadir Gecesi; sema kapılarının ardına kadar açıldığı, duaların kabul gördüğü, kalplerin arındığı müstesna bir zaman dilimidir. Bu mübarek gece, bizlere sadece ibadet etmeyi değil; aynı zamanda aramızdaki kırgınlıkları gidermeyi, hoşgörüyü yaymayı ve toplumsal dayanışmamızı güçlendirmeyi hatırlatan ilahi bir çağrıdır. Eskişehir’imizin o Yunusça ikliminde, bu geceyi bir fırsat bilerek başta yetimlerimiz, yaşlılarımız ve kimsesizlerimiz olmak üzere tüm ihtiyaç sahiplerinin gönüllerine dokunmalı, sevgi ve kardeşlik bağlarımızı daha da perçinlemeliyiz. Dualarımızda sadece kendimizi değil, tüm İslam alemini ve insanlığın huzurunu zikretmeliyiz. Bu mübarek gece vesilesiyle; başta aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmetle anıyor, dünyanın farklı coğrafyalarında zulüm altında olan ve barışa hasret kalan tüm mazlumların kurtuluşu için dua ediyor, bu kutlu gecenin ülkemize, milletimize ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Tüm Eskişehirli hemşehrilerimin ve İslam dünyasının Kadir Gecesi’ni tebrik ediyor; sağlık, afiyet ve esenlik içerisinde Ramazan Bayramı’na erişmeyi Yüce Allah’tan niyaz ediyorum."

Milletvekili Gürcan Sağlık Çalışanları İle İftar Programında Buluştu Haber

Milletvekili Gürcan Sağlık Çalışanları İle İftar Programında Buluştu

TBMM Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı, AK Parti Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Ayşen Gürcan, 14 Mart Tıp Bayramı vesilesiyle sağlık çalışanlarıyla gerçekleştirilen iftar programına katıldı ve aynı gün TÜRGEV’e bağlı Gevher Nesibe Hanım Yükseköğretim Kız Öğrenci Yurdu’nda ikamet eden öğrencilerle iftar sonrası çay sohbetinde bir araya geldi. 14 Mart Tıp Bayramı İftar Programı Milletvekili Gürcan, vatandaşların sağlığı için büyük bir özveri ve fedakârlıkla görev yapan hekimler ve sağlık çalışanları ile Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz ve eşi Doç. Dr. Şenay Yılmaz ile birlikte İl Sağlık Müdürlüğü tarafından düzenlenen iftar programında buluştu. Tüm sağlık çalışanlarının yoğun katılımıyla gerçekleşen programda, İl Sağlık Müdürü Yaşar Bildirici ve şehrin sağlık camiasının değerli temsilcileri de hazır bulundu. Konuşmalarda, sağlık hizmetlerinin sadece hastalıkların tedavisiyle sınırlı olmadığı, aynı zamanda umudu yaşatan ve hayatın en zor anlarında insan hayatına dokunan bir rehberlik mesleği olduğu vurgulandı. Hemşireler, ebeler, paramedikler ve acil tıp teknisyenleri de sağlık sisteminin kritik görevlerinde özveriyle çalışan kahramanlar olarak öne çıktı. Milletvekili Gürcan burada yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi; "Değerli hekimlerimiz, kıymetli sağlık çalışanlarımız, saygıdeğer misafirler, Sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum. İnsan hayatını korumayı meslek edinmiş, bilgisiyle, emeğiyle ve vicdanıyla toplumumuza hizmet eden tüm hekimlerimizin ve sağlık çalışanlarımızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı gönülden tebrik ediyorum. Tıp, insanlık tarihinin en kadim ve en onurlu mesleklerinden biridir. Bir sağlık personeli, yalnızca hastalıkların şifa bulması için mücadele etmez, aynı zamanda umudu yaşatan, güven veren ve hayatın en zor anlarında insanın elini tutan bir rehberdir. (kaza hatırası) Hastane koridorlarında, acil servislerde, ameliyathanelerde ve aile sağlığı merkezlerinde verilen emek; toplumumuzun sağlığına, huzuruna ve geleceğine yapılan en kıymetli yatırımlardan biridir. Hekimlik mesleği; sabır, merhamet, fedakârlık ve büyük bir sorumluluk gerektirir. Hemşirelerimiz, ebelerimiz, paramediklerimiz ve acil tıp teknisyenlerimiz de sağlık hizmetinin en kritik anlarında görev üstlenen, hastaya şefkatle dokunan, hayatla ölüm arasındaki ince çizgide büyük bir özveriyle çalışan sağlık kahramanlarımızdır. Gece gündüz demeden görev yapan, insan hayatını her şeyin üzerinde tutan sağlık çalışanlarımız; milletimizin en güven duyduğu meslek gruplarının başında gelmektedir. Son yıllarda sağlık alanında atılan güçlü adımlar sayesinde Türkiye, sağlık hizmetlerinde önemli bir dönüşüm yaşamıştır. Şehir hastanelerinden modern sağlık tesislerine, güçlü sağlık altyapısından nitelikli insan kaynağına kadar birçok alanda büyük ilerlemeler sağlanmıştır. Bu gelişmelerin merkezinde ise her zaman sağlık çalışanlarımızın emeği, bilgisi ve gayreti bulunmaktadır. Pandemi döneminde sağlık çalışanlarımızın gösterdiği üstün fedakârlık, milletimizin hafızasında derin bir iz bırakmıştır. Zor şartlar altında görev yapan hekimlerimiz ve sağlık personelimiz, insan hayatını koruma konusundaki kararlılıklarını tüm dünyaya göstermiştir. O günlerde bir kez daha gördük ki; sağlık çalışanlarımız yalnızca bir mesleği icra etmiyor, aynı zamanda büyük bir insanlık görevini yerine getiriyor. Sağlık sistemimizin daha da güçlenmesi, hekimlerimizin çalışma şartlarının iyileştirilmesi ve sağlık çalışanlarımızın emeklerinin karşılığını en iyi şekilde alması hepimizin ortak sorumluluğudur. Çünkü güçlü bir sağlık sistemi, güçlü bir toplumun temel taşlarından biridir. Sözlerimi tamamlarken, Şimdiden idrak edeceğimiz Kadir Gecesi’nin feyzinin ve bereketinin gönüllerimizi kuşatmasını diliyor; yaklaşan Ramazan Bayramı’nızı da en içten dileklerimle tebrik ediyorum. İnsan hayatına dokunan, şifa dağıtan, umudu büyüten tüm sağlık çalışanlarımızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı bir kez daha kutluyor, kendilerine sağlık, huzur ve başarılarla dolu bir meslek hayatı diliyorum. Hepinizi saygı ve muhabbetle selamlıyorum." TÜRGEV Öğrencileri ile İftar Sonrası Çay Sohbeti Aynı gün, Prof. Dr. Ayşen Gürcan, TÜRGEV Kurumsal Gelişim Genel Müdür Yardımcısı Muhammed Zahid Kıroğlu, Genel Merkez İdari İşler Müdürü Serhat Yılmaz, Yurtlar Müdürü Sümeyra Yurt, İdari İşler Uzmanı Nursena Çolak ve Yurt Müdürü Fatma Kahraman ile birlikte TÜRGEV’e bağlı Gevher Nesibe Hanım Yükseköğretim Kız Öğrenci Yurdu’nda öğrencilerle iftar sonrası çay sohbetinde bir araya geldi. Gençlerle gerçekleştirilen samimi sohbetlerde, eğitim hayatlarına dair hedefleri, gelecek planları ve düşünceleri üzerine paylaşımlar yapıldı. Prof. Dr. Ayşen Gürcan, öğrencilerin azim ve gayretle sürdürdükleri eğitim yolculuklarına destek olmanın önemine dikkat çekerek, gençlerimize başarı ve mutluluk dolu bir gelecek temennisinde bulundu

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’un 14 Mart Tıp Bayramı Mesajı Haber

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’un 14 Mart Tıp Bayramı Mesajı

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Başkan Kurt mesajında şu ifadelere yer verdi; "İnsan hayatını korumayı meslek edinmiş, gece gündüz demeden büyük bir özveriyle görev yapan tüm hekimlerimizin ve sağlık çalışanlarımızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı yürekten kutluyorum. Sağlık çalışanları, toplumun en zor anlarında umudu ayakta tutan, yaşam ile ölüm arasındaki ince çizgide insanlık onurunu koruyarak görev yapan kahramanlardır. Büyük bir fedakarlıkla sürdürülen bu kutsal meslek, yalnızca bir iş değil; aynı zamanda vicdan, sabır ve insan sevgisi gerektiren büyük bir sorumluluktur. Özellikle son yıllarda yaşanan salgınlar, afetler ve zorlu koşullar sağlık çalışanlarımızın ne kadar hayati bir görev üstlendiğini bir kez daha göstermiştir. Ancak ne yazık ki sağlık emekçilerimizin çalışma koşulları, maruz kaldıkları şiddet olayları ve mesleki zorluklar toplum olarak üzerinde düşünmemiz gereken önemli bir gerçektir. Sağlık çalışanlarının güvenli, huzurlu ve adil çalışma koşullarına sahip olması, toplum sağlığının korunması açısından da büyük önem taşımaktadır. Odunpazarı Belediyesi olarak bizler, insanı merkeze alan sosyal belediyecilik anlayışımızla sağlık emekçilerimizin her zaman yanında olmaya, onların emeklerine saygı duymaya ve toplumda hak ettikleri değeri görmeleri için çaba göstermeye devam edeceğiz. Bu anlamlı gün vesilesiyle başta hekimlerimiz olmak üzere tüm sağlık çalışanlarına şükranlarımı sunuyor; hayatını kaybeden sağlık emekçilerimizi rahmet ve saygıyla anıyorum. İnsan sağlığı için büyük bir özveriyle çalışan tüm sağlık emekçilerimizin 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutluyor, görevlerinde başarılar diliyorum."

ESOGÜ Hastanesi’nde Glokom Haftası Etkinliği Düzenlendi Haber

ESOGÜ Hastanesi’nde Glokom Haftası Etkinliği Düzenlendi

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde “Glokom Haftası” dolayısıyla, glokom hastalığı hakkında farkındalık yaratmak amaçlı etkinlik düzenlendi. ESOGÜ Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Glokom Birimi tarafından düzenlenen etkinliğe; Hastane Başhekimi ve Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Haluk Hüseyin Gürsoy, Başhekim Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Yıldız ve öğretim üyeleri katıldı. Etkinlik kapsamında hastalar ve hasta yakınlarına göz içi basıncı ölçümü yapılırken, Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Tülay Şimşek glokom ile ilgili bilgilendirici bir açıklamada bulundu. Prof. Dr. Tülay Şimşek yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Ciddi bir halk sağlığı problemi haline gelen glokom, tüm dünyada 80 milyondan fazla kişiyi etkilemekte ve bunların yaklaşık 12 milyonunda kalıcı görme kaybı geliştiği düşünülmektedir. Bu kadar çok insanı etkilemiş olmasına rağmen, araştırmalar gelişmekte olan ülkelerdeki glokom hastalarının %90’a yakınının hastalıklarının farkında olmadığını göstermiştir. Bu nedenle, önlenebilir körlüğün en önemli nedenlerinden birisi olan glokom hakkında farkındalığı artırmak ve toplumu bilinçlendirmek üzere, her yıl Mart ayının 2. haftasında Dünya Glokom Haftası olarak tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de çeşitli aktiviteler düzenlenmektedir. Bu yılki etkinlikler 9-15 Mart tarihleri arasında yapılacaktır. ESOGÜ Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Glokom Kliniği ekibi olarak biz de bu önemli hastalık konusunda toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla, her yıl Dünya Glokom Haftası kapsamında halkı bilgilendirme çalışmaları ve glokoma yönelik taramalar yapıyoruz. Glokom, retina gangliyon hücrelerinde kayıp ve karakteristik görme alanı defektleri ile karakterize bir optik nöropatidir. Normal göz içi basıncı 10-21 mmHg olup yüksek göz içi basıncı (GİB) glokom gelişiminde en önemli risk faktörüdür. Ancak GİB 21mmHg altında olduğu halde glokom gelişen hastalar (normal basınçlı glokom) olduğu gibi çok yüksek GİB’e rağmen glokomatöz hasar gelişmeyen hastalar da bulunmaktadır (oküler hipertansiyon). Hastalık ileri dönemlere kadar herhangi bir belirti vermeyebildiği için hastalar son döneme kadar görmelerinde bir farklılık hissetmezler. Genellikle rutin göz muayenesi sırasında saptanır. Bu nedenle birçok hastada, glokom geç dönemde teşhis edildiği için ciddi görme ve görme alanı kaybı, hatta körlük gelişir. Glokoma bağlı gelişen görme kaybı geri döndürülemediğinden hastalığın erken tanısı ve tedavisi çok önemlidir. Bunun için düzenli olarak tam bir göz muayenesi yapılması gerekir. Glokom taraması için sadece GİB ölçülmesi glokomun saptanması için yeterli bir yöntem değildir. Çünkü GİB gün içinde varyasyon gösterir Ayrıca GİB’in normal sınırlarda olduğu glokom türleri olduğu gibi yüksek GİB’e rağmen glokom gelişmeyen hastalar da vardır. Göz içi basıncı ölçülmesi yanında kornea kalınlığı ölçümü, ön kamara açısı muayenesi, görme siniri ve görme alanı muayeneleri yapılarak tanı konulmalıdır. Bu nedenle 40 yaş üzerinde düzenli göz muayenesi yaptırmak büyük önem taşımaktadır. Aile hekimlerinin hastaları bu konuda bilgilendirerek göz muayenesine yollaması önemli bir halk sağlığı problemi olan glokomun erken tanınmasını mümkün kılacaktır. Glokom için risk taşıyan kişilerin daha sık göz kontrolü yaptırması gerekir. Glokom gelişimi için risk faktörleri nelerdir? Aile öyküsü; birinci derecede akrabalarında glokom olan kişilerde glokom gelişme riski olmayanlara göre daha fazladır. Irk; siyah ırk ve İspanyollarda primer açık açılı glokom daha fazla görülür ve daha agresif seyirlidir. Çinlilerde, Eskimolarda ve Uzakdoğu ırkında primer açı kapanması glokomu daha yaygındır. İleri yaş; 40 yaşından itibaren glokom prevalansı giderek artmaktadır. 40-50 yaş arasında prevalans %1 iken 75 yaşından sonra bu oran %11-23 e kadar çıkmaktadır. Bunların dışında diyabet, miyopi (primer açık açılı glokom), hipermetropi (primer açı kapanması glokomu, korneanın ince olması, göz yaralanmaları, uzun süre kortizon kullanımı, kan basıncının yüksek olması, nokturnal hipotansiyon ve diyastolik perfüzyon basıncının düşük olması, migren gibi glokom gelişiminde bazı risk faktörleri bulunmaktadır. Bu risk faktörlerinden 1 veya daha fazlasını taşıyan kişiler, özellikle ailesinde glokom olanlar daha çok risk altındadırlar. Glokom gelişimini önlemek mümkün değildir ama glokoma bağlı gelişecek görme kaybı, erken teşhis ve uygun tedavi ile önlenebilir ve görme sağlığı korunabilir. Glokom tanısı konduktan sonra tedavi için göz damlaları, laser veya cerrahi tedavi uygulanabilir. Ayrıca glokom hastalarının günlük yaşamında dikkat etmesi gereken önemli noktalar şu şekildedir: 1. Düzenli egzersiz 2. Günde 5 porsiyon meyve sebze (özellikle yeşil sebzeler, havuç, şeftali) 3. Omega-3 ve 6 alımı 4. Kolesterol seviyesi düşürülmeli 5. Kilo sağlıklı düzeyde olmalı 6. Horlama, uyku apnesi varsa tedavi edilmeli 7. Sigara içilmemeli 8. 15 dakika içinde 200 ml üzerinde su içilmemeli 9. Fazla miktarda kahve tüketilmemeli 10. Kan basıncının özellikle gece aşırı düşük olmasından kaçınılmalı 11. Aşırı ağırlık kaldırmamalı 12. Baş aşağı yoga pozisyonları yapılmamalı, sıkı kravat ve papyon takılmamalı 13. Aşırı nefes gerektiren üflemeli çalgı kullanılmamalı 14. Uyurken baş biraz yüksek olmalı, glokomatöz hasarın fazla olduğu tarafa yatılmamalı. Sonuç olarak, glokomun mümkün olan en erken evrede tanınabilmesi için herkesin düzenli göz muayenesi olması konusunda çok dikkatli olması gerekmektedir. Glokom tanısı aldıktan sonra da doktorun önermiş olduğu tedaviyi aksatmadan kullanmak, düzenli kontrollere gitmek ve sağlıklı yaşam önerilerine uymak görsel fonksiyonların uzun süre korunmasını sağlayacaktır. Düzenli göz muayenesi olarak ‘görmenin sessiz hırsızı’ glokoma dur demek elimizde.”

Dünyada Sağlık Sorunu Yarattığı İddia Edilen Çin Tuzu Neden İthal Ediliyor? Haber

Dünyada Sağlık Sorunu Yarattığı İddia Edilen Çin Tuzu Neden İthal Ediliyor?

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, gıda ürünlerinde yaygın olarak kullanılan monosodyum glutamat (MSG) katkı maddesi dünyada tartışılırken ülkemizde ithalatının neden devam ettiğini sordu. Gürer, özellikle hazır gıdalarda kullanılan ve “Çin tuzu” olarak da bilinen MSG’nin ithalat verilerine dikkat çekti. İnsan sağlığı açısından dünyada süren tartışmaların görmezden gelindiğini ifade etti. “Bazı ülkeler yasaklamış, bazı ülkeler kısıtlamış, bazı ülkelerde ise tartışmalar sürüyor; buna rağmen ülkemize ithalatı devam ediyor.” dedi. Ömer Fethi Gürer, Türkiye’de E621 koduyla kullanılan MSG’nin özellikle paketli ve işlenmiş gıdalarda bulunduğunu, ancak tüketicilerin bu konuda yeterince bilgilendirilmediğini belirtti. “GIDALARDA BEŞİNCİ TAT: UMAMİ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, monosodyum glutamatın teknik olarak glutamik asidin sodyum tuzu olduğunu ve gıdalarda tat artırıcı olarak kullanıldığını söyledi. MSG’nin yiyeceklere “umami” olarak adlandırılan beşinci temel tadı verdiğini ifade eden Gürer, bu tadın etsi, yoğun ve doyurucu bir lezzet hissi oluşturduğunu söyledi. Gürer, bilimsel araştırmalarda gıda sanayisinin ürünü daha cazip hale getirmesi için kullanılan bir araç hâline geldiğinin belirtildiğini ifade etti. Gürer, “Lezzet artırıcı adı altında kullanılan bu katkı maddesi, özellikle bazı hazır ve işlenmiş gıdalarda yer alıyor. İştah açması yanında bağımlılıkta yaptığı ifade edilen ürünü tüketicinin çoğu zaman neyi tükettiğinin farkında bile olmuyor.” dedi. HAZIR GIDALARDA KULLANIM CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, monosodyum glutamatın çok farklı gıda ürünlerinde yer aldığını, tüketicinin özellikle paketli gıda ve hazır gıdalarda içeriğini irdelemesinin sağlığı için önemli olduğunun farkına varmalıdır” dedi. “DÜNYADA TARTIŞMALI BİR KATKI MADDESİ” Ömer Fethi Gürer, monosodyum glutamatın dünyada uzun süredir tartışılan bir katkı maddesi olduğunu belirterek bazı ülkelerde farklı uygulamaların bulunduğunu ifade etti. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Avrupa Birliği ülkeleri, ABD ve Türkiye dahil 50’den fazla ülkede bebek mamalarında MSG kullanımı yasak. Tayland ve Vietnam gibi ülkelerde kullanım yaygın olsa da hükümetler aşırı tüketim konusunda kamuoyu uyarıları yapıyor. Bazı ülkelerde okul kantinleri gibi alanlarda yerel kısıtlamalar uygulanıyor. Pakistan’ın 2018 yılında MSG’yi tamamen yasakladı. Bir ülke bu maddenin sağlık riskleri nedeniyle satışını, ithalatını ve ihracatını yasaklarken, tonlarca ithalat yapıyoruz” diye konuştu. BİLİMSEL TARTIŞMALAR Dünya genelinde bazı sağlık kurumları makul miktarlarda tüketildiğinde MSG’nin ciddi bir tehdit oluşturmadığı yönünde değerlendirmesine karşın bazı bilim insanlarının katkı ürünün olumsuz etkilerini tartıştığını belirten Ömer Fethi Gürer, bazı araştırmalarda yüksek doz tüketimin çeşitli sağlık sorunlarına neden olduğu ifade ediliyor.MSG Semptom Kompleksi Bazı bireylerde MSG tüketiminin ardından baş ağrısı, çarpıntı, terleme, halsizlik ve mide bulantısı gibi belirtiler görülebiliyor. Bu durum halk arasında “Çin restoranı sendromu” olarak biliniyor.” Dedi. TÜRKİYE’DE MSG İTHALATI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer “2026 yılı itibarıyla monosodyum glutamat ithalatı üç ülkeden gerçekleştirildi. Brezilya’dan 100 ton ithalat karşılığında 112 bin 73 dolar, Endonezya’dan 21 ton karşılığında 35 bin 490 dolar, Çin’den 664 ton karşılığında 572 bin 863 dolar, toplamda 785 ton MSG ithalatı için 720 bin 426 dolar ödeme yapıldı. 2025 yılı boyunca Türkiye’nin MSG ithalatının yaklaşık 6 bin 866 ton olduğunu ve bunun için 7 milyon 280 bin 281 dolar ödendi” dedi. “GIDA GÜVENLİĞİ POLİTİKALARI TARTIŞILMALI” Gürer, “Bir yandan halk sağlığı konuşuluyor, diğer yandan tartışmalı katkı maddeleri tonlarca ithal edilip gıda zincirine giriyor.” diyen Gürer, MSG’nin kullanımının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. MSG İTHALATININ YASAKLANMASI İÇİN KANUN TEKLİFİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bu tartışmaların ardından monosodyum glutamatın Türkiye’ye ithalatının yasaklanmasına yönelik bir kanun teklifi hazırlayarak TBMM Başkanlığı’na sunduğunu da açıkladı. Gürer, “Gıda güvenliği yalnızca üretim miktarıyla değil, tüketilen ürünlerin sağlıklı olmasıyla da ilgilidir. Halkın sağlığını önceleyen bir gıda politikası önemlidir” diye konuştu.

Türk Kadını Güçlüdür Haber

Türk Kadını Güçlüdür

Milliyetçi Hareket Partisi Eskişehir İl KAÇEP Başkanı Leman Çelik Sivri, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla bir basın açıklaması yaptı. KAÇEP Başkanı Sivri yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Türk kadını; tarih boyunca vatanına, milletine ve bayrağına bağlılığıyla, fedakârlığıyla ve cesaretiyle Türk milletinin en güçlü dayanaklarından biri olmuştur. Nene Hatunlardan Şerife Bacılara uzanan kahramanlık mirası, Türk kadınının gerektiğinde vatan uğruna nasıl bir mücadele verdiğinin en açık göstergesidir. Ailenin temeli, toplumun mayası olan kadınlarımız; sevgi, merhamet ve fedakârlıklarıyla milletimizin birlik ve beraberliğinin en önemli güvencesidir. Türk kadını sadece aile hayatında değil; eğitimde, üretimde, siyasette ve sosyal hayatın her alanında üstlendiği sorumluluklarla ülkemizin gelişmesine büyük katkılar sunmaktadır. Milliyetçi Hareket Partisi teşkilatları olarak bizler; kadınlarımızın güçlü olduğu bir toplumun geleceğinin de güçlü olacağına inanıyor, Türk kadınının hak ettiği değeri görmesi ve toplumsal hayatta daha etkin yer alması için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle başta aziz şehitlerimizin kıymetli anneleri ve eşleri olmak üzere, vatanına ve milletine bağlı tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyor; sağlık, huzur ve başarılar diliyorum. Türk kadını güçlüdür, Türk milleti onun varlığıyla daha da güçlüdür. Saygılarımla."

Vali Erdinç Yılmaz'dan 8 Mart Mesajı Haber

Vali Erdinç Yılmaz'dan 8 Mart Mesajı

Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla bir açıklama yaptı. Vali Yılmaz mesajında şu ifadelere yer verdi; "Kıymetli Eskişehirliler, ​Kurtuluş Savaşı’nın manevi ruhundan Cumhuriyetimizin modern yüzüne kadar, her dönemde toplumumuzun sarsılmaz temel taşı olan kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum. ​Kadın; aile yapımızın, toplumsal refahın, adaletin ve ilerlemenin de teminatıdır. Anadolu’nun her bir karış toprağında emeği, sevgisi ve fedakârlığı olan kadınlarımız, bugün de bilimden sanata, eğitimden üretime kadar her alanda şehrimizi ve ülkemizi gururla geleceğe taşımaktadır. ​Eskişehir Valiliği olarak kadınlarımızın sosyal ve ekonomik hayata katılımını desteklemek, hak ettikleri güvenli ve adil ortamı titizlikle muhafaza etmek en temel önceliklerimiz arasındadır. Şehrimizde kadın girişimciliğinin artması ve sosyal projelerle desteklenmesi, Eskişehir’in kalkınma hamlesindeki en büyük gücümüzdür. Bu anlamlı günde başta şehit ve gazi annelerimiz ile eşleri olmak üzere, hayatın her alanında nezaketi ve azmiyle var olan tüm kadınlarımıza şükranlarımı sunuyorum. ​Kadına yönelik her türlü şiddetin son bulduğu, sevgi ve saygının hâkim olduğu bir dünya temennisiyle; tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü tebrik ediyor, sağlık ve huzur dolu bir gelecek diliyorum."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.