SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sağlık

Porsuk Haber Ajansı - Sağlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hatipoğlu: "Ortaya Konulan İcraata ve Eserlere Bakin!" Haber

Hatipoğlu: "Ortaya Konulan İcraata ve Eserlere Bakin!"

AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, kamuoyunda tartışılan Eskişehir’e yapılan yatırımlarla ilgili bir açıklama yaptı ve belediyeleri eleştirilerde bulundu. Milletvekili Hatipoğlu sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "CHP’li belediyeyiz diye hükümet bize destek vermiyor. Cezalandırılıyoruz! Bu ve benzeri siyasi söylemleri siz de sıkça duyuyorsunuzdur, kıymetli hemşehrilerim. Peki, CHP’li belediyelerin kendi beceriksizliklerini örtmek için sürekli dillendirdiği bu iddialar gerçekten doğru mu? Gelin, hep birlikte somut verilerle Eskişehir’imize son bir kaç yılda hükümetimiz tarafından kazandırılan yatırım ve hizmetlere bakalım: Sanayi ve Teknoloji Yerli ve millî Eskişehir-5000 lokomotifi üretildi. Türkiye’nin ilk yerli hidrojen yakıtlı lokomotifi için üretim süreci başlatıldı. Beylikova Nadir Toprak Elementleri Pilot Tesisi hayata geçirildi. Ulaşım ve Altyapı Alpu Yolu Projesi kapsamında 11 km yol tamamlandı. Seyitgazi Yolu’nun 5 km’lik bölünmüş yol tamamlandı. Mihalgazi ve Sarıcakaya yollarında yapım çalışmaları devam ediyor. Hasanbey Lojistik Merkezi – OSB Demiryolu Hattı’nın temeli atıldı. 15 tramvay ve 15 elektrikli otobüs alımı, yatırım programına alınarak resmî onaydan geçti. Konut ve Sosyal Altyapı 14 ilçede toplam 5.952 TOKİ konutu tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildi. (Bir kıyas yapmak gerekirse; Odunpazarı Belediye Başkanı’nın “37 konut yaptım” diyerek bunu başarı olarak sunması, tablonun kendisini açıkça ortaya koyuyor.) Eskişehir’de KYK yurt kapasitesi 20.000’e ulaştı; ayrıca 3.000 kişilik yeni yurt için yapım süreci başlıyor. Sağlık Sivrihisar Devlet Hastanesi hizmete açıldı. Seyitgazi Kırka ve Sarıcakaya Aile Sağlığı Merkezleri vatandaşlarımızın hizmetine sunuldu. Eğitim 25 yeni okulda toplam 465 derslik şehrimize kazandırıldı. 15 okul yerleşkesine halı saha, basketbol ve voleybol sahaları yapıldı. Tarım Tarımda 2 milyar TL tutarında modern sulama yatırımı hayata geçirildi. Bu projelerle 9 bin kişiye istihdam sağlanması hedefleniyor. Spor Çankaya Kapalı Spor Salonu’nun temeli atıldı. Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Kapalı Spor Salonu hizmete açıldı. Kıymetli hemşehrilerim; burada yalnızca bir kısmını paylaştığımız bu yatırımlar, Eskişehir’e kazandırılan hizmetlerin tamamı değil. İrili ufaklı pek çok eser ve proje saymakla bitmez. Bu yüzden sizden ricam şudur: CHP’nin mesnetsiz söylemlerine değil, ortaya konulan icraata ve eserlere bakın. Şimdi gelin, biz de şu soruyu açıkça soralım: CHP’li belediyeler bugüne kadar altyapı ve üstyapı adına hangi somut yatırımları hayata geçirdi?"

25 Yıllık İktidarın Eskişehir’e Revası: Yatırım Değil, Bilinçli İhmal! Haber

25 Yıllık İktidarın Eskişehir’e Revası: Yatırım Değil, Bilinçli İhmal!

Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan 2026 Yılı Kamu Yatırım Programı’na ve Eskişehir'in yatırım programlarına yönelik değerlendirmelerde bulundu. Milletvekili Arslan yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; ''2026 Yılı Kamu Yatırım Programı, Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Ancak açıklanan program, 25 yıldır tek başına ülkeyi yöneten iktidarın Eskişehir’e bakışını bir kez daha tüm çıplaklığıyla ortaya koydu. Yıllardır AKP’li bakanlar, milletvekilleri, parti yöneticileri ve sözcüler tarafından “çözüyoruz, çözeceğiz” denilerek geçiştirilen Eskişehir’in kronik sorunları, 2026 yatırım programında da yok sayıldı. Ortaya çıkan tablo artık teknik bir eksiklik değil; bilinçli bir tercihi ve siyasi bir tutumu işaret etmektedir. Eskişehir’e Yatırım Yok, Oyalama Var 25 yıldır ülkeyi tek başına yöneten bir iktidarın, Eskişehir’in temel altyapı, ulaşım, su, afet ve sağlık ihtiyaçlarını hâlâ “öncelik” olarak görmemesi kabul edilebilir değildir. Bu durum, kaynak yetersizliğiyle değil; iktidarın Eskişehir’e şaşı bakması, kenti adeta cezalandıran bir anlayışla hareket etmesiyle açıklanabilir. 2026 Kamu Yatırım Programı’nda; • Çevre Yolu, • Gemlik Limanı Demiryolu Bağlantısı, • Sakarıbaşı İçme ve Kullanma Suyu, • Kamu binalarının güçlendirilmesi, • Afet riskli alanlar ve kentin depreme dirençli hale getirilmesi, • NTE’ye ilişkin projeler, Eskişehir için tek bir satırla bile yer almamıştır. Bu tablo, Eskişehir’in göz göre göre kaderine terk edildiğini göstermektedir. Yollar Bitmiyor Çünkü Bitirilmek İstenmiyor Yıllardır yapımı sürüncemede bırakılan Eskişehir’in ilçe bağlantı yolları, bu iktidarın kente yönelik yaklaşımının en somut göstergesine dönüşmüştür. Uzun yıllardır yatırım programında bulunan yollar için ayrılan ödenekler, projeleri bitirmeyi değil; sadece kağıt üzerinde yaşatmayı hedeflemektedir. Somut tablo nettir: • 2017 yılında, yani 9 yıl önce yatırım programına alınan, toplam proje tutarı 2 milyar 554 milyon TL olan 85 km’lik Eskişehir–Alpu–Mihalıççık Yolu için 2026 yılında ayrılan ödenek, toplam proje bedelinin yalnızca %11,75’i düzeyindedir. Bu oran, yolun bitirilmesini değil, yıllarca sürüncemede bırakılmasını garanti etmektedir. • 2019 yılında, yani 7 yıl önce yatırım programına giren, toplam proje tutarı 1 milyar 395 milyon TL olan 31 km’lik Eskişehir–Sakarıılıca–Mihalgazi Yolu için ayrılan %14,34’lük ödenek, projenin tamamlanmasına değil, idare edilmesine yöneliktir. • 2020 yılında, yani 6 yıl önce yatırım programına alınan, toplam proje tutarı 1 milyar 617 milyon TL olan 42 km’lik Eskişehir–Sarıcakaya–Nallıhan Yolu için ayrılan %12,37’lik pay, bu yolun 2026 yılında da bitmeyeceğini açıkça göstermektedir. • 2022 yılında yatırım programına alınan ve kamuoyunda “ölüm yolu” olarak anılan, toplam proje tutarı 7 milyar 737 milyon TL olan Eskişehir–Seyitgazi–Kırka Yolu için ayrılan ödenek ise proje bedelinin sadece %4,85’idir. Bu oran, insan hayatının dahi bu iktidarın yatırım öncelikleri arasında yer almadığını açıkça ortaya koymaktadır. Üstelik bu dört yolun tamamında proje maliyetleri 2025 yılına göre %32 oranında artırılmış, ancak bitirmeye yetecek tek bir irade ortaya konulmamıştır. Ayrılan ödenekler; çözüm için değil, sorumluluktan kaçmak ve kamuoyunu oyalamak için belirlenmiştir. Hastane Güçlendirmesi de yine Göstermelik Depreme dayanıksız olduğu raporlarla ortaya konulan ESOGÜ Tıp Fakültesi Hastanesi için ayrılan ödenek de tam anlamıyla göstermeliktir. Proje maliyeti 600 milyon TL’ye çıkarılmasına rağmen, 2026 yılı için ayrılan 60 milyon TL, yalnızca “yapıyoruz” demek için konulmuş bir rakamdır. Yeni hastane binası vaadi ise yatırım programında hiç yoktur. Söz vardır, proje yoktur. Platformlar, Lobiler, Masallar… Gerçek Değişmiyor Tüm bu tabloya rağmen, Eskişehir’de AKP İl Başkanının çağrısıyla oluşturulan ve “Eskişehir’e hizmet için lobi” olarak sunulan platformların hiçbir karşılığının olmadığı da bu yatırım programıyla bir kez daha ortaya çıkmıştır. Sorun; • Platform eksikliği değildir, • Lobi yetersizliği değildir, • Masada kimin olup olmadığı değildir. Sorun, 25 yıldır ülkeyi yöneten bu iktidarın Eskişehir’e kaynak aktarmamakta ısrar etmesidir. Sorun, Eskişehir’in siyasi tercihlerinden dolayı bilinçli biçimde ötelenmesi ve cezalandırılmaya çalışılmasıdır. Bu yatırım programı bir kez daha göstermiştir ki; Eskişehir’in sorunları Ankara’da değil, bu iktidarla çözülememektedir. Eskişehir Bunu Hak Etmiyor Üreten, çalışan, vergisini ödeyen, sanayisiyle, tarımıyla, üniversiteleriyle Türkiye’ye değer katan Eskişehir’in; 25 yıllık tek parti iktidarı tarafından yok sayılmayı, ötelenmeyi ve cezalandırılmayı hak etmediği açıktır. Eskişehir, oyalama siyasetine değil; hak ettiği yatırımlara, adil paylaşıma ve eşit muameleye layıktır.''

Bankoğlu: ''GSS Primi İş Bulamamanın Vergisidir'' Haber

Bankoğlu: ''GSS Primi İş Bulamamanın Vergisidir''

CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Genel Sağlık Sigortası (GSS) primlerindeki artışı sert sözlerle eleştirdi. “GSS primi iş bulamamanın vergisidir” diyen Bankoğlu, iktidarın sosyal devlet anlayışını eleştirdi. GELİRİ OLMAYANLARI OTOMATİK BORÇLANDIRDINIZ Bankoğlu konuşmasında şunları söyledi: ''Bugün iktidarın büyük bir başarıymış gibi sunduğu ama aslında yıllardır süren bir adaletsizliğin itirafı olan bir kararı konuşuyoruz. Bu karar son yargı paketiyle 1 Ocak 2016 öncesine ait Genel Sağlık Sigortası prim borçlarının, gecikme cezalarıyla birlikte silinmesi kararı. Açık konuşalım, bu karar bir lütuf değildir. Bu karar, devletin yurttaşına yanlış yaptığını geç de olsa kabul etmesidir. Peki bu borçlar nasıl oluştu? 2008 yılında 5510 sayılı yasayla Genel Sağlık Sigortası getirildi. 2012'ye kadar zorunlu değildi, 2012'den sonra uygulandı. Ne demiştiniz o günlerde: “Herkes sağlık güvencesi altına alınacak.” Gerçekte yapılan ise işi olmayanı, geliri olmayanı, genci, öğrenciyi, işsiz mezunu otomatik olarak borçlandırmak oldu. GSS’DEKİ ARTIŞ YÜZDE 154! GSS prim borçlarını kimler ödeyemedi? Holding patronları mı? Beş maaşlı bürokratlar mı? Saray’dan beslenen yandaşlar mı? Bu borçları işsiz gençler ödeyemedi. Bu borçları yoksul ailelerin çocukları ödeyemedi. Bu borçları, mezun olup iş bulamayan, geleceği elinden alınmış kuşaklar ödeyemedi, ödeyemiyor. Geçtiğimiz 1 Aralık’ta GSS primi 780 TL’den tam 2 kat artırıp 1.560 TL’ye çıkardınız. Asgari ücretin artmasıyla GSS primleri 1980 TL oldu. Artış tam olarak yüzde 154! BÖYLE BİR SOSYAL DEVLET OLABİLİR Mİ? Buradan çok basit bir soru soruyorum: İşi olmayan genç, hangi parayla prim ödeyecek? Günde üç öğün yemek bulamayan yurttaş, hangi gelirle sağlık borcu kapatacaktı? Evine ekmek götüremeyen aileye “borçlusun” demek hangi vicdana sığar? Bu, yoksulluğu cezalandıran bir devlet anlayışıdır. Sonra da gençler neden evlenmiyor, neden intihar ediyor diye sorup duruyorsunuz. Bugün Türkiye’de yaklaşık 5 milyon NEET genç var. Ne eğitimde, ne istihdamda, ne de umut içinde… Düzenli geliri yok, sosyal güvencesi yok, evden çıkacak parası yok, cebinde 100 lirası bile yok. Bu gençleri üretimden dışladınız, sonra da prim borcu verdiniz. Böyle bir sosyal devlet olabilir mi? GSS PRİMİ İŞ BULAMAMA VERGİSİDİR GSS primi Türkiye'de iş bulamamanın vergisidir. GSS, legal haraçtır. Avrupa’da işsizlere maaş bağlanıyor, AKP Türkiye’sinde işsizlerden haraç alınıyor. İnsanları hastaneye gitmeye korkar hale getirdiniz. Şimdi utanmadan diyorsunuz ki: “Borçları sildik.” Siz sağlık hizmetini zaten ücretsiz vermek zorundasınız. Sağlık, sadaka değildir. Sağlık, prim ödeme gücüne bağlı bir meta değildir. Sağlık, Anayasal bir haktır. SOSYAL DEVLET, BORÇ SİLEN DEĞİL; BORÇ DOĞURMAYAN DEVLETTİR Bugün Türkiye’de genel yoksulluk derinleşmiş: Gençler evden çıkamıyor, hayal kuramıyor. Üniversite diploması, işsizliğin belgesi haline gelmiş. Böyle bir tabloda, gençleri borçlandıran bir sağlık sistemi ancak bir soygun düzeninin ürünüdür. Yargı Paketi’ndeki bu karar da sistemin yanlışlığını da itiraf ediyor. Üstelik her yıl böyle borç silmelere ilişkin teklifler getirildi. Biz boğazını sıktığınız gençler biraz nefes alsın diye bunlara itiraz etmiyoruz ama bu sistemi baştan aşağı en güvencesizin, en yoksulun, gençlerin sırtına yüklüyorsunuz. Koskoca SGK’nin mali açıdan sürdürülebilirliği işsiz gençlerin olmayan parasına çökmekle mi finanse edilecek? Sosyal devlet, borç silen değil; borç doğurmayan devlettir. Sizin ise bu ülkenin gençlerine borç değil, gelecek borcunuz var.

Gündoğdu Mahallesi’ne Yeni Aile Sağlığı Merkezi Haber

Gündoğdu Mahallesi’ne Yeni Aile Sağlığı Merkezi

Eskişehir’de birinci basamak sağlık hizmetlerinin daha erişilebilir, düzenli ve nitelikli sunulmasına yönelik çalışmalar kararlılıkla sürüyor. Bu kapsamda, Gündoğdu Mahallesi Karaaltın Sokak No:7 adresinde bulunan ve Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü tarafından satın alma yoluyla edinilen 4 Birimli Gündoğdu Aile Sağlığı Merkezi, bölge halkının sağlık ihtiyaçlarına doğrudan yanıt verecek şekilde hizmete hazırlanıyor. Vatandaşların aile hekimliği hizmetlerinden daha etkin şekilde faydalanabilmesi amacıyla planlanan merkezde, fiziki koşulların iyileştirilmesine yönelik tadilat çalışmaları yürütülüyor. Çalışmaların tamamlanmasının ardından Aile Sağlığı Merkezi, Şubat ayı itibarıyla hizmet vermeye başlayacak. Dört birim olarak planlanan Aile Sağlığı Merkezi, hem hizmet kapasitesi hem de çalışma alanlarıyla bölgedeki nüfus yoğunluğu dikkate alınarak hayata geçiriliyor. Böylece vatandaşların sağlık hizmetlerine erişim sürecinde yaşanabilecek yoğunluğun azaltılması ve hizmet sürekliliğinin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen bu çalışma; sağlık tesislerinin modern standartlara kavuşturulması, hizmet sunumunda kalite ve verimliliğin artırılması ile vatandaş memnuniyetinin güçlendirilmesi açısından önem taşıyor. İl genelinde sağlık altyapısını geliştirmeye yönelik planlamalar doğrultusunda, ihtiyaç duyulan bölgelerde yeni sağlık tesislerinin kazandırılması ve mevcut yapıların iyileştirilmesine yönelik çalışmalar devam ediyor.

Yöresel Ürün Festivalleri Sağlık ve Güvenliği Tehdit Ediyor Haber

Yöresel Ürün Festivalleri Sağlık ve Güvenliği Tehdit Ediyor

Tüketiciyi Destekleme Derneği Genel Başkanı Süleyman Bakal, Yöresel Ürün Festivalleri adı altında düzenlenen etkinliklerin hijyen, sağlık ve güvenlik açısından tehdit oluşturduğunu söyledi. Yöresel Ürünler Gıda Festivallerini değerlendiren Tüketiciyi Destekleme Derneği (TÜKDES) Genel Başkanı Süleyman Bakal “festival alanlarındaki hijyen yoksunluğu,tüketicilerin sağlık ve güvenliğini tehdit eder hale gelmektedir.” dedi. Genel Başkan Bakal yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı; "Gastronomi Gıda Festivalleri son yıllarda daha sık ve daha uzun süreli düzenlenmektedir. Gastronomi gıda festivallerindeki amaçlar;şehirleri,kültürleri birbirleriyle tanıştırmak ve sosyal bağları güçlendirmek olsa da ticari faaliyetler baskın durumdadır. Festival düzenleme izni alınırken spor kulüplerine yardım yapılacağı, şehrin değerlerinin tanıtılacağı vurgulansa da bu hedefler çoğu zaman gerçekleşmemektedir. Ruhsatlı işyerlerinde ki ,hijyen meydanlarda/boş alanlarda sağlanamaz.. Meydanlarda/boş alanlarda düzenlenen Gastronomi/Gıda Festivallerinde gıda hijyeninin sağlanması mümkün değildir. Bu alan ve meydanlarda düzenlenen festivallerde, satıcılar ve tüketiciler en temel ihtiyaçlarını karşılamaktan yoksun kalmaktadır. Gastronomi/Gıda festivallerindeki hijyen yoksunluğu; tüketicilerin sağlık ve güvenliğini tehdit eder hale gelmektedir. Satıcıların iş yerlerinden katıldığı yöresel ürünler gıda festivalleri düzenlenebilir... Yöresel lezzetleri; şehirde doyan, şehirde yerleşik işletmeleri bulunan esnaf ve tüccarlarımız kendi işletmelerinde sunabilirler. Şehre göç etmiş, şehirde doymuş, şehrin damak tadına lezzet katmış esnaf ve tüccar hemşerilerimiz bu çeşitliliğe sahiptir. Tüketici Örgütlerinin,yerel yönetimlerin,esnaf ve ticaret odalarının öncülüğünde lezzet festivalleri... Tüketici Örgütlerinin,yerel yönetimlerin,esnaf ve ticaret odalarının iş birliğiyle/koordinasyonuyla şehrin tamamında düzenlenecek festivalleri tüketici örgütleri de destekleyecektir. Tüketicilerin sağlık ve güvenliğinin hijyen yoksunluğundan,tehlikeye girmediği, tüketicilerin bilgilendiği/bilinçlendiği, şehirde doyanların kazandığı, lezzet festivalleri gerçekçi projelerdir. Yapılması gereken un,yağ ve şekerden helva yapmaktır."

Sağlık Bakanı’nı İstifaya Davet Ediyoruz! Haber

Sağlık Bakanı’nı İstifaya Davet Ediyoruz!

Eskişehir Bilecik Tabip Odası Başkanı Nazan Aksaray düzenlediği basın toplantısında 2025 yılını değerlendirdi ve 2026 yılına ilişkin beklentilerini paylaştı. Eskişehir Bilecik Tabip Odası Başkanı Nazan Aksaray düzenlenen basın toplantısında şu ifadeleri kullandı; "Bugün 2025 yılının sağlık alanında genel bir değerlendirilmesini ve 2026 yılından beklentilerimizi dile getirmek istiyoruz. 2025 yılı maalesef hemen tüm alanlarda olduğu gibi sağlık alanında da kara bir yıl oldu. 2025, açlığın, yoksulluğun geniş kitleleri etkilediği, siyasi otoriterleşmenin, gelirde vergide adaletsizliğin arttığı, insani tüm değerlerin adeta yok sayıldığı, kadın cinayetlerinin, iş cinayetlerinin, çocuk işçiliğinin ve çocuk iş cinayetlerinin, hayvana şiddetin, sömürü madenciliği ile çevre yıkımının arttığı bir yıldı. 2025 yılı, sağlık alanında sermayenin sözünün her geçen gün daha çok geçtiği, halkın sağlığının ve sağlık çalışanının emeğinin sömürüldüğü ve ranta kurban edildiği, hekim emeğinin değersizleştiği, şiddetin, mobbingin arttığı, liyakatsizliğin tüm kurumlarda görünür olduğu bir yıldı. Ama 2025 aynı zamanda toplumsal muhalefetin, yukarıda saydığımız tüm olumsuzluklara karşı örgütlendiği ve sesini duyurduğu, 2026’nın tüm kötülüklerin üstünden gelecek bir yıl olmasının umutlarının filizlendiği bir yıl da oldu. Değerli basın emekçileri, Mevcut hükümetin 2003 yılında uygulamaya koyduğu sağlıkta dönüşüm denilen özelleştirmeci politikanın son perdesini 2025 yılında gördük. Sağlık fiziksel, ruhsal ve sosyal olarak tam iyilik halinde olmak demektir. Oysa ülkemizde sağlığın bu üç bileşenin tam olarak var olduğu birey sayısı adeta yoktur. Sağlıkta dönüşüm denilen özelleştirmeci politika ise tam da bunu, yani toplumun hasta olmasını istemektedir. Böylece sağlık kurumlarına başvuru artacak, daha çok tetkik istenecek, daha çok ilaç ve tıbbi malzeme tüketilecektir. Bu nedenle hekimleri 3 dakikada hasta bakmaya zorlayan bu sistemin hastalarımıza hiçbir faydası yoktur. Bu sistemden sadece ve sadece sermaye, ilaç firmaları, tıbbi malzeme firmaları rant elde etmektedir. İşte 2025 yılı mevcut hükümet için bu politikayı ayakta tutmak amacıyla gündeme getirdiği kabul edilemez uygulamalar ve bizlerin de bunlara karşı mücadelesi ve başka bir sağlık sisteminin mümkün olduğunu halkımıza anlatmak ile geçti. Mevcut haliyle sağlık ortamı tam bir sorunlar yumağıdır ve bunun nedeni bu politikaları üreten mevcut hükümettir. Sağlığa ayrılan pay düşüktür, zaten düşük olan payın büyük kısmı tedavi edici sağlık hizmetlerine ayrılmıştır. Bildiğiniz gibi 2024 sağlık istatistik yıllığı geçtiğimiz günlerde ancak yayımlanabildi. Yıllıktan bazı önemli noktaları paylaşmak isteriz. Ülkemizde bir kişi yılda 12.2 kez sağlık kurumuna başvurmuştur. Çin’in nüfusu kadar başvurudur bu. 1 milyarın üzerindedir. Bu rakam nüfusu bizden daha yaşlı olan İsveç’te sadece 2.5’tur. Genç nüfus olmamıza karşın, bu başvurunun neden olduğu açıktır. Hükümetin kışkırtılmış sağlık talebi yaratması en önemli nedendir. 3 dakikada yeterli sağlık hizmeti alamayan veya verilen ilaçların yan etkileri nedeniyle yeni sorunlar yaşayan hastaların mükerrer başvurusu da bu sayının artmasının bir başka nedenidir. Acil servislere başvuru da çok önemli bir sorundur. Randevu bulamayan hastalar çareyi acil servislere başvurmakta aramaktadırlar. Dünya’da nüfusunun 2 katı acil başvurusu olan bir başka ülke yoktur. Bir başka olumsuz birinciliğimiz de MR ve tomografi tetkik sayısıdır. Yine yıllıktan ifade edeceğimiz önemli bir sorun, aşılama oranlarındaki düşmedir. Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak aşısı için bu oranın kritik eşik olan %94’e indiğini görüyoruz. Mevcut politikalar, eğitimde geriye gitme vb çeşitli nedenlerle aşı karşıtlığı da bu sorunun önemli nedenlerindendir. Yıllıkta, bebek, çocuk, anne ölüm hızlarının yüksek olduğunu, beklenen yaşam süresinin kısa olduğunu, tedavi edilebilir hastalıkların arttığını, antibiyotik kullanımının çok yüksek olduğunu aynı zamanda infeksiyon hastalıklarından ölümlerin de yüksek olduğunu görüyoruz. Sağlık Bakanlığı tüm bu verilerle, yönetmelik adıyla uygulamaya koyduğu ama her defasında daha da büyük sorunlara neden olduğu yama tedbirlerle açıkça sınıfta kalmıştır. Gelinen noktada hasta da, sağlık çalışanı da mutsuzdur. Sağlık ortamı tıp eğitiminden, aile hekimliği sistemine, acil sağlık hizmetlerinden, 2. ve 3. basamak sağlık hizmetlerine dek adeta bir afet yaşamaktadır. Hem ulaşmanın hem de içinde hizmet almanın çok güç olduğu şehir hastaneleri sağlığa ayrılan payın büyük kısmını sermayeye aktarmaktadır. Randevu, yatak, ilaç, aşı, tıbbi malzeme bulunamamakta, sistem kamuda hizmete ulaşamayan hastaları özel sektöre yönlendirmekte, bu kez de yoksulluğun derinleştiği ülkemizde bu da mümkün olmamaktadır. 10 milyona yakın yurttaşımız GSS prim borçlusu oldukları için ayrıca sağlık hizmeti alamamakta, muayene, ilaç, reçete katkı-katılım payları, cepten ödemeler sağlığa ulaşımı ekonomik olarak engellemektedir. Halkımız da sağlık hizmetinin memnuniyet değerlendirmesinde 30 puan azaltarak memnuniyet oranını %41’e indirmiştir. Sağlık Bakanı’nı istifaya davet ediyoruz. Oysa bizler başka bir sağlık sisteminin mümkün olduğunu biliyoruz. Bizler, sağlık hizmetinin kamusal, eşit, ücretsiz, erişilebilir ve nitelikli olmasını istiyoruz. Yurttaşlarımızın hastalanmasını değil, hastalıklardan korunmalarını istiyoruz. Tıp fakültelerinde nitelikli tıp eğitimi verilmesini, mezun olan hekimlerin geleceklerini yurt dışında değil, ülkemizde görmelerini diliyoruz. Çalışma ortamlarımızda ve ülkemizde şiddetin sona ermesini istiyoruz. Liyakat sahibi yöneticilerin olduğu, katılımcı, demokratik, şeffaf, merkezinde insanın, emeğin, bilimin olduğu bir sağlık sistemi istiyoruz. Bunu halkımızla birlikte el ele mücadele ile mutlaka başaracağız. Son olarak Eskişehir için iki önemli talebimizi de dile getirmek isteriz. İlki yıkılan devlet hastanesinin yerine 600 yataklı tam teşekküllü bir devlet hastanesinin yapılmasıdır. Diğeri, 2023 yılının Kasım ayında dönemin rektörünün açıklaması ile binanın bazı bölümlerinin depreme karşı güçlendirme gereksiniminin olduğunu öğrendiğimiz tıp fakültesi hastanesine acilen gerekli müdahalelerin yapılmasıdır. Bu konuda ESOGÜ Rektörlüğüne ve ilgili diğer kurumlara resmi başvurularımızın olduğunu da ifade etmek isteriz. Devlet Hastanesi binası bir an önce yapılırsa Tıp Fakültesi’nin güçlendirme çalışmaları sırasında bu binanın kullanılması da mümkün olacaktır düşüncesindeyiz. Bu vesileyle, büyüttüğümüz umutlarımızla, başka bir sağlık sisteminin ve başka bir Türkiye’nin mümkün olduğunu bir kez daha ifade etmek istiyoruz ve 2026’nın ülkemizde barışın, demokrasinin, adaletin, özgürlüğün ve huzurun hakim olduğu bir yıl olmasını diliyor, yeni yılınızı en içten dileklerimizle kutluyoruz."

Erken Tanı İle Serviks Kanseri Büyük Ölçüde Önlenebilir Haber

Erken Tanı İle Serviks Kanseri Büyük Ölçüde Önlenebilir

Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü, 1–31 Ocak Serviks (Rahim Ağzı) Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında toplumda farkındalığı artırmak, erken tanı ve tarama hizmetlerine katılımı güçlendirmek amacıyla il genelinde bilgilendirme ve eğitim faaliyetleri yürütüyor. Çalışmalar, İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici’nin koordinasyonunda sağlık tesisleri, aile hekimlikleri ve Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM) aracılığıyla gerçekleştiriliyor. Erken Tanı ile Serviks Kanseri Büyük Ölçüde Önlenebilir Serviks kanserinin, büyük oranda Human Papilloma Virüs (HPV) enfeksiyonu sonucu gelişen ve düzenli taramalarla erken evrede tespit edilebilen bir kanser türü olduğuna dikkat çekiliyor. Serviks kanseri erken dönemde genellikle belirti vermediğinden, düzenli tarama ve kontrollerin hayati öneme sahip olduğu vurgulanıyor. Sağlık yetkilileri, tarama programlarının serviks kanserine bağlı kayıpların azaltılmasında en güçlü araçlardan biri olduğunun altını çiziyor. KETEM ve Aile Sağlığı Merkezlerinde Tarama Hizmetleri Ücretsiz Eskişehir’de serviks kanseri taramaları, KETEM’ler, Aile Sağlığı Merkezleri ve Sağlıklı Hayat Merkezleri aracılığıyla ücretsiz olarak sunuluyor. Ulusal tarama programı kapsamında; 30–65 yaş arası kadınlara HPV-DNA testi ve Pap-smear taraması, Gerekli durumlarda ileri tetkik ve yönlendirme hizmetleri düzenli aralıklarla ve ücretsiz şekilde gerçekleştiriliyor. Tarama sonuçlarının güvenli sistemler üzerinden takip edildiği, risk tespit edilen bireylerin sağlık kuruluşlarına yönlendirildiği belirtiliyor. Toplumsal Farkındalık Çalışmaları Yaygınlaştırılıyor Farkındalık ayı boyunca sağlık tesislerinde bilgilendirici eğitimler, afiş ve görsel materyaller, sahaya yönelik bilinçlendirme faaliyetleri ve halk bilgilendirme çalışmaları yürütülüyor. Yetkililer, sağlıklı yaşam alışkanlıkları, düzenli tarama, güvenli davranışlar ve erken başvurunun serviks kanseriyle mücadelede temel unsurlar arasında olduğunu ifade ediyor. Kadınlara Çağrı: Taramanızı Ertelemeyin Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü, kadınları ücretsiz tarama hizmetlerinden yararlanmaya davet ederek; düzenli kontrollerin hem bireysel sağlık hem de toplum sağlığı açısından büyük önem taşıdığını vurguluyor. “Erken tanı hayat kurtarır. Serviks kanserinde tarama ile hastalık henüz ortaya çıkmadan önlem almak mümkündür.”

Eskişehir'de Aile Sağlığı Merkezleri Yenileniyor Haber

Eskişehir'de Aile Sağlığı Merkezleri Yenileniyor

Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında Aile Sağlığı Merkezleri daha modern, düzenli ve kurumsal bir yapıya kavuşturuluyor. İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalarla, Eskişehir genelindeki Aile Sağlığı Merkezleri daha modern, düzenli ve kurumsal bir yapıya kavuşturuluyor. Birinci basamak sağlık hizmetlerinin sunulduğu bu merkezlerde gerçekleştirilen yenilemelerle, vatandaşların hizmet aldığı alanlar daha ferah, daha anlaşılır ve daha işlevsel hale getiriliyor. Bu kapsamda bugüne kadar 16 Aile Sağlığı Merkezi, kurumsal kimlik standartları doğrultusunda yenilendi. Merkezlerin iç ve dış mekânları bütüncül bir yaklaşımla ele alınarak; giriş alanları, bekleme salonları ve ortak kullanım alanlarında düzenleme sağlandı. Yapılan çalışmalarla birlikte, Aile Sağlığı Merkezlerinde daha çağdaş ve düzenli bir hizmet ortamı oluşturuldu. Önümüzdeki süreçte 5 Aile Sağlığı Merkezinde daha yenileme çalışmalarının bu ay içerisinde tamamlanması planlanıyor. Ayrıca kurumsal kimlik dönüşümünün 2026 yılında da devam etmesi, yapımı süren ve yeni inşa edilecek Aile Sağlığı Merkezlerinin de aynı standartlar doğrultusunda planlanması hedefleniyor. Gerçekleştirilen bu çalışmalarla yalnızca fiziki bir yenileme değil; sağlık hizmetine erişimi kolaylaştıran, vatandaşların kendini daha rahat ve güvende hissedebileceği bir ortam oluşturulması amaçlanıyor. Kurumsal kimlik standartlarıyla yenilenen Aile Sağlığı Merkezleri, hem sağlık çalışanlarının çalışma koşullarına hem de vatandaşların hizmet deneyimine olumlu katkı sağlıyor. İl Sağlık Müdürlüğü tarafından sürdürülen bu çalışmalarla, Aile Sağlığı Merkezleri kent genelinde daha güçlü, daha düzenli ve daha bütüncül bir yapıya kavuşuyor.

Anadolu Üniversitesi'nde "Yapay Zeka ve Sağlık" Semineri Haber

Anadolu Üniversitesi'nde "Yapay Zeka ve Sağlık" Semineri

Anadolu Üniversitesi tarafından düzenlenen “Yapay Zekâ Günlükleri” konferans serisi kapsamında gerçekleştirilen “Yapay Zekâ ve Sağlık” başlıklı seminer, İletişim Bilimleri Fakültesi (İBF) Şener Şen Salonu’nda gerçekleştirildi. Ocular Imaging Research and Reading Center (OIRRC) Sinyal İşleme Bölüm Direktörü Dr. Hikmet Yücel’in konuşmacı olarak yer aldığı seminere; Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Erkan Erdemir ve Prof. Dr. Köksal Büyük, Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sinem Ilgın, İletişim Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Fatma Seçil Banar, Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Alper Tolga Kumtepe, Eskişehir İl Sağlık Müdürü Yaşar Bildirici ve Ar-Ge ve İnovasyon Koordinasyon Birimi (ARİNKOM) Müdürü Öğr. Gör. Rabia Taş başta olmak üzere çok sayıda akademisyen ve öğrenci katılım sağladı. Rektör Yardımcısı Büyük: “Yapay zekâ konusunu son derece önemsiyoruz” Konferansın açılış konuşmasını yapan Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Köksal Büyük konuşmasında şunlara değindi: “Yapay zekâ konusunu Anadolu Üniversitesi olarak son derece önemsiyoruz ve bu alanda ciddi yatırımlar yapıyoruz. Bünyemizde, birçok üniversitede bulunmayan bir veri merkezi yer alıyor. Eğitimde yapay zekânın nasıl kullanılabileceği; özellikle ölçme-değerlendirme süreçlerine ve içerik üretimine nasıl entegre edilebileceği üzerine çalışmalar yürütüyoruz. Yapay zekâ, çok kısa bir süre içinde hayatımızın her alanında etkisini daha görünür biçimde gösterecek. Bu nedenle bizlerin de kendi disiplinlerimizde yapay zekâyı nasıl konumlandırabileceğimizi ve entegre edebileceğimizi düşünmemiz gerekiyor. Güncel kalabilmenin yolu, alanlarımızdaki gelişmeleri yapay zekâ entegrasyonuyla birlikte değerlendirmek ve yakından takip etmekten geçiyor.” Dr. Yücel: “Yapay zekâya dair bilinenleri bilgi düzeyine taşımayı amaçlıyoruz” Yapay zekânın bugün geldiğimiz noktada bir hekimin asistanlığını yapabilecek yeterliliğe ulaştığına değinen OIRRC Sinyal İşleme Bölüm Direktörü Dr. Hikmet Yücel: “Yapay zekâ, bugün geldiğimiz noktada bir hekimin asistanlığını yapabilecek yeterliliğe ulaşmıştır. Hatta zaman zaman doktorluk pratiğinin sınırlarını zorladığı söylenebilir. Yine de bir uzmanın denetiminden geçmeden yapay zekâ tarafından üretilen sonuçlara yüzde yüz güvenmek doğru değildir. Elimizdeki veri, içeriği bilinmediği sürece yalnızca ham bilgidir. Bu verinin anlamlandırılmasıyla enformasyon ortaya çıkar; neden–sonuç ilişkileri, nasıl ve neden sorularına verilen yanıtlarla ise gerçek bilgiye dönüşür. Amacımız yapay zekâya dair bilinenleri "nedenleri ve sonuçlarıyla ele alarak bilgi düzeyine taşımaktır. Yapay zekânın bir diğer önemli katkısı ise görsel üretim ve düzenleme alanındadır. Tanımlanan görseller, ekleme ve düzeltme yönergeleriyle yeniden şekillendirilebilir ve tüm görsel içerikler yapay zekâ aracılığıyla üretilebilir.” Yapay zekâyı her zaman bir ‘asistan’ olarak konumlandırmak gerekir Sinyal İşleme Bölüm Direktörü Dr. Hikmet Yücel konuşmasının devamında şunlara değindi: “Yapay zekâ, öngörülemeyen bir anda bir durumu tehdit olarak algılayabilir ve bunu olduğundan çok daha yüksek bir risk düzeyiyle değerlendirebilir. Bu nedenle, özellikle kritik alanlarda yapay zekâdan elde edilen çıktılar mutlaka başka bir sistem ya da uzman denetiminden geçirilmelidir. Yapay zekâ karar süreçlerinin tamamen kontrolüne bırakılmamalıdır. Zaman zaman üretilen hatalı çıktılar, yanlış kararların alınmasına, özellikle sağlık alanında aşırı doz uygulamalarına ve hastanın sağlığının ciddi biçimde tehlikeye girmesine yol açabilir. Bu noktada yapay zekâyı her zaman bir ‘asistan’ olarak konumlandırmak gerekir: Analizi yapar, öneri sunar; ancak nihai kararı insan verir. Yapay zekâ sayesinde doktorların zaten yapabildiği fakat çok zaman alan işlemler otomatikleştirilerek, hekimlerin iş yükü azaltılmakta ve daha verimli bir çalışma ortamı sağlanmaktadır.” Konferans soru-cevap kısmının ardından Eskişehir İl Sağlık Müdürü Yaşar Bildirici tarafından teşekkür belgesi ve Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Köksal Büyük tarafından da Dr. Hikmet Yücel’e hediye takdiminin ardından sona erdi. Kaynak: AnaHaber

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.