SON DAKİKA
Hava Durumu

#Saadet Partisi

Porsuk Haber Ajansı - Saadet Partisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Saadet Partisi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Saadet Partili Ünal: "Şehirler Büyüyor, İnsanlar Birbirine Yabancılaşıyor" Haber

Saadet Partili Ünal: "Şehirler Büyüyor, İnsanlar Birbirine Yabancılaşıyor"

Saadet Partisi Eskişehir Sosyal İşler İl Sorumlusu Şevket Ünal, şehirler büyürken insanlar arasındaki komşuluk ilişkilerinin zayıfladığına dikkat çekerek, şehir planlamasında insanın, kültürün ve dayanışmanın merkeze alınması gerektiğini söyledi. Saadet Partisi Eskişehir Sosyal İşler İl Sorumlusu Şevket Ünal, şehirleşme sürecinde mahalle kültürünün ve toplumsal dayanışmanın giderek zayıfladığına dikkat çekti. Şehirlerin yalnızca binalar, yollar ve altyapı yatırımlarından ibaret olmadığını belirten Ünal, kentlerin tarihi, kültürü, komşuluk ilişkileri ve insanlarıyla bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. “Şehirler büyüyor, insanlar birbirine yabancılaşıyor” Türkiye’de şehirlerin her geçen gün büyüdüğünü, yeni konut projelerinin hayata geçirildiğini ve altyapının geliştiğini ifade eden Şevket Ünal, bu gelişmelerin yanında insanların yaşadıkları şehre olan aidiyet duygusunun zayıfladığına işaret etti. Aynı apartmanda yaşayan insanların birbirini tanımadığı, aynı mahallede oturanların birbirlerinden habersiz olduğu bir şehir hayatının giderek yaygınlaştığını belirten Ünal, geçmişte dayanışma, paylaşma ve güvenin merkezi olan mahallelerin zamanla insanların yalnızca yaşayıp geçtiği alanlara dönüştüğünü ifade etti. Ünal, şehirlerin gerçek değerinin yalnızca fiziki büyüklükleriyle ölçülemeyeceğini belirterek, insanların yaşadıkları şehri tanımalarının, tarihini bilmelerinin ve kültürünü yaşatmalarının önemine dikkat çekti. “Şehirler kimliklerini kaybetmemeli” Şehirlerin karşı karşıya olduğu önemli sorunlardan birinin kimlik kaybı olduğunu belirten Ünal, tarihi mahallelerin, geleneksel çarşıların ve ortak yaşam alanlarının değişime uğradığını kaydetti. Birbirine benzeyen yapıların artmasıyla şehirleri birbirinden ayıran tarihi ve kültürel değerlerin geri planda kaldığını ifade eden Ünal, modernleşmenin şehirlerin geçmişini ve toplumsal ilişkilerini yok saymadan gerçekleştirilmesi gerektiğini vurguladı. Şehirlerin gelişmesi, yenilenmesi ve modern imkânlara kavuşmasının önemli olduğunu belirten Ünal, bu sürecin tarihi miras, kültürel değerler ve insan ilişkileri korunarak yürütülmesi gerektiğini dile getirdi. Saadet Partisi’nden mahalle kültürünü güçlendirme çağrısı Saadet Partisi olarak şehirleri yalnızca imar, altyapı ve ekonomik yatırımlar üzerinden değerlendirmediklerini belirten Şevket Ünal, insanı merkeze alan bir şehir anlayışını savunduklarını ifade etti. Bu kapsamda mahalle kültürünün yeniden güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Ünal, komşuluk ilişkilerinin geliştirilmesi, çocukların güvenle büyüyebileceği, gençlerin kendilerini yaşadıkları şehre ait hissedebileceği ve yaşlıların yalnızlaşmayacağı yaşam alanlarının oluşturulması çağrısında bulundu. Gençlerin yaşadıkları şehirlerin tarihini ve kültürünü tanımalarının önemine değinen Ünal, gençlerin kentlerin geleceğine ilişkin karar alma süreçlerine de dâhil edilmesi gerektiğini belirtti. “Şehirlerin geleceği ortak akılla planlanmalı” Yerel yönetimlerin şehirleri yalnızca hizmet sunulan alanlar olarak görmemesi gerektiğini ifade eden Ünal, vatandaşların görüş ve önerilerine değer verilmesinin önemini vurguladı. Mahallelerin sorunlarının ortak akılla ele alınması ve şehirlerin geleceğinin o şehirde yaşayan insanlarla birlikte planlanması gerektiğini kaydeden Ünal, toplumsal katılımın ve dayanışmanın güçlendirilmesi çağrısı yaptı. Saadet Partisi olarak rant yerine insanı merkeze alan, tarihiyle barışık, kültürel değerlerine sahip çıkan ve komşuluk ilişkilerini güçlendiren şehirleri savunduklarını belirten Ünal, şehirlerin güzelliğinin insanlar arasındaki güven ve dayanışmayla ölçülmesi gerektiğini ifade etti. Şevket Ünal, hedeflerinin yalnızca daha büyük şehirler kurmak olmadığını belirterek, insanların kendilerini yaşadıkları yere daha fazla ait hissettikleri, ortak sorumluluk bilincinin ve toplumsal dayanışmanın güçlendiği şehirler oluşturmak olduğunu kaydetti.

Saadet Partisi Tepebaşı'nda Muhammed Ali Köse Güven Tazeledi Haber

Saadet Partisi Tepebaşı'nda Muhammed Ali Köse Güven Tazeledi

Saadet Partisi Tepebaşı İlçe Başkanlığı 6. Olağan Kongresi’nde mevcut başkan Muhammed Ali Köse, tek aday olarak girdiği seçimde yeniden başkanlığa seçildi. Köse, yeni dönemde mahalle teşkilatlarını güçlendireceklerini ve Tepebaşı’nda saha çalışmalarını artıracaklarını söyledi. Saadet Partisi Tepebaşı İlçe Başkanlığı 6. Olağan Kongresi, Taşbaşı Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Saadet Partisi Genel Sekreteri Cafer Güneş’in katılımıyla düzenlenen kongrede, mevcut ilçe başkanı Muhammed Ali Köse tek aday olarak girdiği seçimde yeniden başkan seçildi. Kongrede partililere hitap eden Saadet Partisi Tepebaşı İlçe Başkanı Muhammed Ali Köse, yeni dönemde teşkilat çalışmalarına hız vereceklerini belirterek mahalle yapılanmalarını güçlendirmeyi, üyeleri aktif hale getirmeyi ve ilçe genelinde vatandaşlarla daha fazla bir araya gelmeyi hedeflediklerini ifade etti. “Kongremiz iktidara giden yolda bir kilometre taşı olacak” Konuşmasında kongrenin önemine değinen Muhammed Ali Köse, yeni yönetimle birlikte daha güçlü bir teşkilat yapısı oluşturmak istediklerini söyledi. Köse, “Bugün icra etmekte olduğumuz bu kongre iktidarımızın işaret fişeği olacaktır. Uzun yıllardır teşkilatlarımız içerisinde görev yaptık. Yeni yönetici arkadaşlarımızla ilçe teşkilatımızı güçlendirerek yolumuza kaldığımız yerden daha kararlı bir şekilde devam edeceğiz. Kongremiz, iktidarımıza giden yolda bir kilometre taşı olacak” dedi. “Doğru bildiğimiz değerlerden taviz vermedik” Saadet Partisi’nin geçmişten bugüne çeşitli eleştirilere ve algı operasyonlarına maruz kaldığını savunan Köse, partilerinin adalet ve hak mücadelesinden vazgeçmediğini dile getirdi. Köse, “Biz adaleti, hakkı ve doğru olanı savundukça bizi terörist olmakla dahi suçladılar. Ancak bugüne kadar pek çok konuda en başında dile getirdiğimiz hususlara kendileri de geldiler. Tüm bunlara rağmen inandığımız ve doğru bildiğimiz değerlerden taviz vermeden, kınayanın kınamasına aldırış etmeden yürümeye devam ettik” ifadelerini kullandı. Tepebaşı’nda mahalle teşkilatları güçlendirilecek Yeni dönemde saha çalışmalarına ağırlık vereceklerini belirten Köse, hem yüz yüze iletişimi hem de dijital mecraları etkin şekilde kullanacaklarını söyledi. Genel Merkez ve il teşkilatıyla koordineli çalışacaklarını kaydeden Köse, özellikle mahalle teşkilatlarının yeniden yapılandırılmasının öncelikleri arasında yer aldığını vurguladı. Mahalle teşkilatları ve sandık kurullarının önemine dikkat çeken Köse, üyelerin teşkilat çalışmalarına daha aktif katılımını sağlamayı amaçladıklarını belirterek, üyelerin mahalle ve sandık yönetimlerinde görev alması için gayret göstereceklerini ifade etti. Köse, teşkilatların başarısının üyelerin çalışmalara katılımıyla doğrudan bağlantılı olduğunu belirterek enerjilerinin önemli bir bölümünü bu alana ayıracaklarını söyledi. “Tepebaşı’nda ayak basılmadık sokak bırakmayacağız” Milli Görüş anlayışı doğrultusunda yalnızca teşkilatlanmaya odaklanmayacaklarını ifade eden Köse, ülkenin, Eskişehir’in ve Tepebaşı’nın sorunlarını gündeme taşımaya devam edeceklerini kaydetti. Sosyal faaliyetler ve saha çalışmalarının bu anlayışla yürütüleceğini belirten Köse, üye olmayan vatandaşlara da ulaşmayı hedeflediklerini dile getirdi. Seçmen sayısına bakmaksızın imkânları ölçüsünde verimli çalışmalar yapacaklarını söyleyen Köse, “Tepebaşı ilçemizin ayak basılmadık bir sokağını bırakmamak için gayret göstereceğiz” dedi. “Bu bir bayrak yarışı” Konuşmasının sonunda partililerden dua ve destek isteyen Muhammed Ali Köse, görevini bir bayrak yarışı olarak gördüğünü ifade etti. Kendisine devredilen görevi ilerleyen yıllarda başka bir partiliye devredeceğini belirten Köse, hedeflerine ulaşmak için çalışmaya devam edeceklerini söyledi. Kongreye katılan partililere teşekkür eden Köse, gelecek toplantı ve kongrelerin daha geniş katılımla gerçekleştirilmesi temennisinde bulundu. Saadet Partisi Tepebaşı İlçe Başkanlığı 6. Olağan Kongresi, Muhammed Ali Köse’nin yeniden başkan seçilmesiyle yeni dönem için teşkilat çalışmalarının devam edeceği mesajıyla tamamlandı.

Saadet Partisi Eskişehir Kadın Kolları Başkanı Nesrin Kuz’dan Gıda Güvenliği Uyarısı Haber

Saadet Partisi Eskişehir Kadın Kolları Başkanı Nesrin Kuz’dan Gıda Güvenliği Uyarısı

Saadet Partisi Eskişehir Kadın Kolları Başkanı Nesrin Kuz, Türkiye’de gıda güvenliği, taklit ve tağşiş uygulamaları ile artan gıda fiyatlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Güvenilir gıdaya erişimin temel bir insan hakkı olduğunu vurgulayan Kuz, denetimlerin artırılması, caydırıcı yaptırımların uygulanması ve yerel üreticilerin desteklenmesi çağrısı yaptı. Saadet Partisi Eskişehir Kadın Kolları Başkanı Nesrin Kuz, gıda güvenliği ve vatandaşların sağlıklı gıdaya erişimi konusunda değerlendirmelerde bulundu. Gıdaya erişimin temel insan haklarından biri olduğunu belirten Kuz, tarladan sofraya uzanan gıda zincirinde denetimlerin etkin yürütülmesi gerektiğini ifade etti. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 25. maddesine dikkat çeken Kuz, vatandaşların kendilerinin ve ailelerinin sağlığını koruyacak yeterli yaşam standardına sahip olmasının önemini vurguladı. Türkiye’de gıda güvenliği konusunda yaşanan sorunların toplum sağlığını ve özellikle çocukların beslenmesini doğrudan etkilediğini savunan Kuz, güvenilir ve sağlıklı gıdaya erişimin bir ayrıcalık değil, temel bir hak olduğunu dile getirdi. “Gıda Hilesi Değil, Kasten İşlenen Bir Gıda Suçu” Gıda ürünlerinde taklit ve tağşiş uygulamalarına tepki gösteren Nesrin Kuz, haksız kazanç elde etmek amacıyla yapılan gıda sahtekârlığının toplum sağlığı açısından ciddi riskler oluşturduğunu belirtti. Kuz, zeytinyağına farklı tohum yağlarının karıştırılması, et ürünlerinin içeriğinin değiştirilmesi ve süt ürünlerinde mevzuata aykırı maddelerin kullanılması gibi uygulamaların tüketicilerin güvenini zedelediğini ifade etti. Gıda denetimlerinin yetersiz kalmasının ve uygulanan cezaların caydırıcılığına ilişkin tartışmaların sorunun büyümesine neden olduğunu savunan Kuz, gıda sahtekârlığıyla mücadelede daha etkili önlemler alınması gerektiğini kaydetti. Gıda Güvenliğinde Denetim ve Şeffaflık Çağrısı Türkiye’de taklit ve tağşişle mücadele, gıda fiyatları ve tarım politikalarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Kuz, üretimden tüketime kadar bütün aşamalarda denetim mekanizmalarının güçlendirilmesini istedi. 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’na ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kuz, gıda işletmelerinin sorumluluklarının etkin biçimde uygulanması ve denetim süreçlerinin geliştirilmesi gerektiğini savundu. İlgili meslek kuruluşlarının denetim mekanizmalarına daha etkin katılım sağlaması gerektiğini ifade eden Kuz, ziraat, gıda ve veteriner hekimleri odalarının sürece dâhil edilmesini önerdi. Saadet Partisi Kadın Kollarından Gıda Sahtekârlığına Karşı Caydırıcı Ceza Talebi Saadet Partisi Eskişehir Kadın Kolları Başkanı Nesrin Kuz, gıda güvenliğinin sağlanması için taklit ve tağşiş yapan işletmelere yönelik yaptırımların güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Kuz, açıklamasında şu talepleri sıraladı: Taklit ve tağşiş yapan işletmelere yönelik yaptırımların caydırıcı hâle getirilmesi; gerekli durumlarda hapis cezası, ticaretten men ve tesis kapatma gibi tedbirlerin değerlendirilmesi.Küçük çiftçilerin, kırsal üreticilerin ve tarımda çalışan kadınların doğrudan desteklenmesi.Ziraat, gıda ve veteriner hekimleri odaları gibi ilgili meslek kuruluşlarının denetim süreçlerine katılımının artırılması.Dar gelirli ailelerin ve çocukların temel gıda maddelerine erişiminin sosyal devlet anlayışı doğrultusunda güvence altına alınması. Kuz, özellikle kadınların hem aile bütçesini yönetirken hem de çocuklarının beslenmesini sağlarken gıda fiyatlarından ve ürün güvenliğinden doğrudan etkilendiğine dikkat çekti. “Yerel Üretim Desteklenmeli, Sağlıklı Gıdaya Erişim Güvence Altına Alınmalı” Gıda enflasyonu ve tarımsal üretimde yaşanan sorunların vatandaşların alım gücünü olumsuz etkilediğini belirten Kuz, yerel üretimin desteklenmesinin önemine vurgu yaptı. Sebzecilik, meyvecilik ve hayvancılık alanlarında üretim yapan küçük çiftçilere daha fazla destek verilmesi gerektiğini ifade eden Kuz, özellikle tarımda emek veren kadınların üretim süreçlerinde güçlendirilmesinin önem taşıdığını kaydetti. Kuz'a göre, üreticinin desteklenmesi, gıda denetimlerinin güçlendirilmesi ve temel gıda ürünlerine erişimin kolaylaştırılması, güvenilir gıda politikasının temel unsurları arasında yer alıyor. Nesrin Kuz: “Gıda Güvenliği, Nesillerimizin Geleceği Meselesidir” Gıda güvenliğinin yalnızca bir tüketici sorunu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Nesrin Kuz, konunun toplum sağlığı, ekonomik güvence ve gelecek nesillerin korunması açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Saadet Partisi Kadın Kolları olarak vatandaşların güvenilir, sağlıklı ve helal gıdaya erişimi için mücadele etmeyi sürdüreceklerini belirten Kuz, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Gıda güvenliği, geçiştirilecek bir tüketici sorunu değil, doğrudan bir millî güvenlik ve nesil emniyeti meselesidir. Saadet Partisi Kadın Kolları olarak evlatlarımızın kursağına giren her bir lokmanın helal, temiz ve sağlıklı olması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.”

YENİ Partili Arslan: "36,5 Milyon Seçmenin İradesi Hedef Alındı" Haber

YENİ Partili Arslan: "36,5 Milyon Seçmenin İradesi Hedef Alındı"

YENİ Parti PM Üyesi ve Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, YSK verilerine dayanarak hazırladığı kapsamlı raporla 31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından belediyelerde yaşanan değişimi sayısal olarak gözler önüne serdi. ​Hazırlanan çalışmaya göre; 12 Ekim 2026 tarihi itibarıyla parti transferleri, kayyım atamaları, tutuklamalar ve belediye meclislerindeki dengelerin değiştirilmesi gibi yöntemlerle 156 belediyede 36 milyon 564 bin seçmenin siyasi iradesi doğrudan etkilendi. ​Türkiye Genelinde Seçmenlerin Yüzde 63’ü Doğrudan Etkilendi ​31 Mart yerel seçimlerinde belediye başkanlığı için oy kullanan toplam 57,7 milyon seçmenin %63,30’una denk gelen bir alanda sandık sonuçlarının değiştiğini belirten İbrahim Arslan, tablonun münferit değil sistematik bir demokrasi sorununa işaret ettiğini vurguladı: ​"Türkiye’de belediye başkanlığı için oy kullanan her 100 seçmenden 63’ünün iradesini ilgilendiren, ülke çapında bir müdahale tablosuyla karşı karşıyayız. İktidar, sandıkta alamadığı yetkiyi seçimden sonra transfer masalarında, kayyım kararlarında ve adliye koridorlarında kurulan siyasi düzeneklerle ele geçirmeye yöneldi." ​Müdahale Kapsamındaki Belediyelerin Seçim İstatistikleri ​Toplam Etkilenen Seçmen Sayısı: 36 milyon 564 bin 21 ​Sandığa Giden Seçmen Sayısı: 28 milyon 637 bin 78 ​Geçerli Oy Sayısı: 27 milyon 517 bin 299 ​Muhalefet Partilerinin Toplam Oyu: 13 milyon 881 bin 218 (Geçerli oyların %50,45'i) ​9 Büyükşehirde 24,3 Milyon Seçmenin Tercihi Değişti ​Raporda; İstanbul, İzmir, Adana, Antalya, Aydın, Bursa, Mardin, Mersin ve Van olmak üzere toplam 9 büyükşehirde seçim sonuçlarının adli, idari veya siyasi kararlarla etkilendiği aktarıldı. Bu 9 büyükşehirdeki 24,3 milyon seçmen, Türkiye’deki tüm büyükşehir seçmenlerinin %50,69’unu oluşturuyor. ​AK Parti’ye Geçen Belediye Başkanı Sayısı 106’ya Ulaştı ​Seçimlerin ardından farklı partilerden istifa ederek iktidar partisine katılan veya katılması sağlanan belediye başkanlarının parti dağılımı şu şekilde gerçekleşti: ​Yeniden Refah Partisi (YRP): 42 belediye başkanı ​Cumhuriyet Halk Partisi (CHP): 36 belediye başkanı ​İYİ Parti: 11 belediye başkanı ​Bağımsızlar: 6 belediye başkanı ​DEM Parti: 3 belediye başkanı ​DEVA Partisi: 3 belediye başkanı ​Saadet Partisi (SP): 2 belediye başkanı ​Demokrat Parti (DP): 2 belediye başkanı ​Büyük Birlik Partisi (BBP): 1 belediye başkanı ​Belediye başkanlarının parti değiştirmesinin kişisel bir tercih olarak görülemeyeceğini belirten Arslan; baskı, soruşturma tehdidi ve merkezî iktidarın mali imkânları kullanılarak yapılan transferlerin millî iradeye açık müdahale olduğunu dile getirdi. ​İktidarın Yönetim Alanındaki Belediye Sayısı 671’e Yükseldi ​31 Mart seçimleri ve yenilenen sandıkların ardından AK Parti’nin kazandığı belediye sayısı 541 olarak tescillenmişti. Ancak seçim sonrası süreçte 106 belediye başkanı transferi, 13 kayyım ataması ve 11 belediyedeki meclis yapısı müdahalesi sonucunda 130 belediye daha iktidarın yönetim alanına eklendi. Böylece iktidarın elindeki belediye sayısı 671’e yükseldi. ​Muhalefet Partilerindeki Belediye Sayısı Düştü ​Süreç içerisinde muhalefet partilerinin yönetimindeki belediye sayılarında belirgin gerilemeler yaşandı: ​YENİ Parti & CHP: 31 Mart'ta kazandığı 411 belediyeden 50'sini kaybederek 361 belediyeye geriledi. ​Yeniden Refah Partisi: 63 belediye ile tamamladığı seçim sonrası 42 transfer ve 1 istifa ile 20 belediyeye düştü. ​DEM Parti: Seçimde kazandığı 78 belediyeden 10 kayyım ve 3 istifa/ihraç sonrası 65 belediyeye geriledi. ​İYİ Parti: Kazandığı 30 belediyeden 11 transfer sonrası 19 belediyeye düştü. ​DEVA Partisi: 4 olan belediye sayısı 1'e geriledi. ​Saadet Partisi: 4 olan belediye sayısı 2'ye geriledi. ​Demokrat Parti: 5 olan belediye sayısı 3'e geriledi. ​"Çözüm Sandıktan Uzaklaşmak Değil, İradeye Sahip Çıkmaktır" ​Açıklamasını demokratik mücadele çağrısıyla tamamlayan Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, raporun amacının umutsuzluk yaratmak değil sandığa sahip çıkmak olduğunu ifade etti: ​"İktidarın amaçlarından biri, vatandaşın sandığa olan güvenini aşındırarak 'Oy versek ne değişiyor?' algısını yerleştirmektir. Sandıktan uzaklaşmak, millet iradesini yok sayanlara alan açar. Bütün muhalefet partilerini, sivil toplum kuruluşlarını ve yurttaşlarımızı oyumuza, seçme hakkımıza ve millet egemenliğine kararlılıkla sahip çıkmaya davet ediyoruz."

İktidarın Gündeminde Ülkenin Gerçekleri Değil, Transferler Var! Haber

İktidarın Gündeminde Ülkenin Gerçekleri Değil, Transferler Var!

Saadet Partisi Odunpazarı Eğitim Başkanı Nihat Çelik, 7 Ekim Aksa Tufanı’nın yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen Filistin yürüyüşüne katılarak önemli açıklamalarda bulundu. Çelik, iktidarın ülkenin temel sorunlarını bir kenara bırakıp milletvekili, belediye başkanı ve para transferlerine odaklandığını belirterek, "Adil düzene geçin, herkes zaten kendiliğinden gelsin" çağrısında bulundu. Filistin Davası İnsanlığın ve Vicdanın Davasıdır 7 Ekim Aksa Tufanı’nın yıl dönümü vesilesiyle Anadolu Gençlik bünyesinde gerçekleştirilen yürüyüşe katılan Saadet Partisi Odunpazarı Eğitim Başkanı Nihat Çelik; Filistin, Gazze ve Kudüs’ün hiçbir zaman unutulmadığını ve unutulmayacağını bir kez daha gür bir sesle haykırdıklarını ifade etti. Gerçekleştirilen yürüyüşün sıradan bir anma programı olmadığının altını çizen Nihat Çelik, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Bu yürüyüş; zulme karşı duruşun, mazlumdan yana oluşun, insanlık onurunu savunmanın ve Filistin halkıyla dayanışmanın bir ifadesiydi. Herkes bilmelidir ki Filistin davası yalnızca Filistinlilerin değil; insanlıktan, adaletten ve vicdandan yana olan herkesin davasıdır." "Gazze’de Yaşanan Katliamlara Karşı Sessiz Kalamayız" Yıllardır işgal, baskı, abluka ve ağır saldırılar altında yaşam mücadelesi veren Filistin halkının çığlığına duyarsız kalınamayacağını belirten Çelik; Gazze’de hayatını kaybeden masum çocukları, evlerini kaybeden aileleri, bombalanan hastaneleri, okulları ve doğrudan hedef alınan sivilleri unutmamanın insani bir sorumluluk olduğunu vurguladı. "İktidarın Tek Gündemi: Milletvekili, Belediye Başkanı ve Para Transferleri" Türkiye’nin mevcut ekonomik ve sosyal gündemini de değerlendiren Nihat Çelik, iktidarın halkın gerçek sorunlarından kopuk bir siyaset yürüttüğünü belirterek sert eleştirilerde bulundu. Ülke gündeminde sadece siyasi ve maddi transferlerin yer aldığını söyleyen Çelik, şöyle devam etti: "Diğer yandan ülkemizde iktidarın gündeminde sadece transferler var. İktidarın gündeminden düşürmediği üç şey var: Milletvekili transferi, belediye başkanı transferi ve bir de para transferi... İktidar bu üç transfere oldukça önem veriyor; 'Bize gelsin de nereden gelirse gelsin' mantığıyla hareket ediliyor." "Transferlerle Her Şey Düzeliyor mu?" Siyasi transferlerle ülkenin kronikleşen sorunlarının çözülemeyeceğini vurgulayan Saadet Partisi Odunpazarı Eğitim Başkanı Nihat Çelik, iktidara şu kritik soruları yöneltti: Bütün milletvekilleri ve bütün belediye başkanları iktidar partisine geçince her şey düzeliyor mu? Örneğin gelir dağılımında adalet sağlanacak mı? İnsanların refah seviyesi yükselecek mi? Vatandaşın alım gücü artacak mı? Kiralar, market ve pazar masrafları kısacası vatandaşın mutfağı, sizlerin mutfağı gibi olabilecek mi? Çağrı: "Kapalı Kapılar Ardındaki Transferlerden Vazgeçin, Adil Düzen'e Geçin" Açıklamasının sonunda iktidara somut bir çağrıda bulunan Nihat Çelik, sözlerini şu şekilde tamamladı: "Buradan iktidara çağrımızdır: Lütfen kapalı kapılar arkasındaki transfer uğraşınızdan vazgeçin. Ülkenin gerçek meselelerini gündeminize alın ve adil düzene geçin. Siz adil bir düzen kurarsanız, zaten herkes kendiliğinden sizlere transfer olur. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

Saadet Partili Ünal: "Bir Yılda 95 Çocuğumuz Çalışırken Hayatını Kaybetti" Haber

Saadet Partili Ünal: "Bir Yılda 95 Çocuğumuz Çalışırken Hayatını Kaybetti"

Türkiye’de derinleşen ekonomik kriz ve yoksulluk, çocuk işçiliği gibi hayati bir sorunu yeniden gündemin merkezine taşıdı. Saadet Partisi Eskişehir Sosyal İşler İl Sorumlusu Şevket Ünal, çocuk işçiliğinin ulaştığı acı boyuta dikkat çekerek bir basın açıklaması yayımladı. Açıklamada, son bir yılda çalışırken hayatını kaybeden çocuk sayısının 95’e yükseldiği duyuruldu. ​Son Bir Yılda 95 Çocuk İş Cinayetlerine Kurban Gitti ​İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) verilerine dayandırılan rapora göre, 1 Eylül 2025 ile 31 Ağustos 2026 tarihleri arasında 95 çocuk çalışırken yaşamını yitirdi. Bir önceki dönemde 72 olan bu can kaybının 95'e çıkması, sorunun ne denli büyük bir hızla tırmandığını gözler önüne serdi. ​Bir çocuğun ailesinin geçimine katkı sağlamak amacıyla ağır ve tehlikeli şartlarda çalışmak zorunda bırakılmasının hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini vurgulayan Ünal, mevcut tablonun ardındaki temel etkenleri sıraladı. Çocuk işçiliğini besleyen ana dinamiklerin yoksulluk, hayat pahalılığı, gelir adaletsizliği, kayıt dışı çalışma ve eğitimden kopuşlar olduğunu belirtti. ​"Mesele Yalnızca Denetim Değil, Ekonomik ve Sosyal Şartlardır" ​Çocuk işçiliğiyle mücadelenin yalnızca işyerlerini denetlemekten ibaret olamayacağının altını çizen Şevket Ünal, asıl sorumluluğun aileleri bu çaresizliğe mahkûm eden ekonomik yapıda olduğunu ifade etti. Ünal açıklamasında şu değerlendirmelere yer verdi: ​"Aileleri çocuklarının gelirine muhtaç bırakan ekonomik ve sosyal şartları değiştirmek gerekir. Bizim anlayışımızda çocuk emanettir. Emanete sahip çıkmak ise önce çocuğu ve ailesini korumaktan geçer." ​"Ekonomi İnsan İçindir, İnsan Ekonomi İçin Değil" ​"Önce Ahlâk ve Maneviyat" ilkesiyle insanın her türlü ekonomik çıkarın önünde tutulması gerektiğine dikkat çeken Saadet Partili Ünal, kalkınma anlayışının da kökten değişmesi gerektiğini savundu. Gerçek kalkınma ölçüsünün kuru büyüme rakamları olmadığını belirten Ünal, "Kalkınmanın ölçüsü yalnızca büyüme rakamları değil, çocuklarımızın ne kadar güvenli ve umutlu bir geleceğe sahip olduğudur" dedi. ​Çocuk İşçiliğiyle Mücadelede Acil Çözüm Önerileri ​Açıklamada, çocuk işçiliğinin kökünü kazımak ve çocukları güvenli bir geleceğe taşımak için atılması gereken somut adımlar şu şekilde sıralandı: Ailelerin ekonomik olarak desteklenmesi ve çocuk yoksulluğuyla etkin mücadele edilmesi. Okul terklerinin önlenmesi ve sosyal desteklerin artırılması. Kayıt dışı çocuk işçiliğine karşı denetimlerin güçlendirilmesi, iş sağlığı ve güvenliğinden asla taviz verilmemesi. Mesleki eğitim uygulamalarında çocukların üstün yararı ve güvenliğinin her şeyin önünde tutulması. ​"Hiçbir Ekonomik Gerekçe Bir Çocuğun Hayatından Değerli Değil" ​Sosyal devlet anlayışının gereği olarak, yoksul ailelerin çocuklarını çalışmaya göndermek zorunda kalmasının seyredilemeyeceğini, aksine o ailelerin ayağa kaldırılması gerektiğini belirten Şevket Ünal, çağrısını şu sözlerle sonlandırdı: ​"Biz çocuklarımızın okullarda, kütüphanelerde, parklarda ve güvenli ortamlarda büyüdüğü bir Türkiye istiyoruz. Çünkü çocuklarımız bizim geleceğimizdir. Ve hiçbir ekonomik gerekçe, bir çocuğun eğitiminden, sağlığından ve hayatından daha değerli değildir."

Tepebaşı'nda Yaşanan Sorunlar Kabul Edilemez! Haber

Tepebaşı'nda Yaşanan Sorunlar Kabul Edilemez!

Saadet Partisi Tepebaşı İlçe Başkanlığı, İlçe Tanıtma Başkanı Sercan Gözegir, Tepebaşı'nın kronikleşen sorunlarına dikkat çekerek yerel yönetim yetkililerine çağrıda bulundu. İlçe Tanıtma Başkanı Sercan Gözegir yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Eskişehir’imizin kalbi, göz bebeğimiz Tepebaşı ilçemiz; ne yazık ki hala çözülemeyen bir takım sorunlar yaşamaktadır. Esnaf ziyaretleri gibi çeşitli çalışmalar vesilesi ile halkımız ile yapmış olduğumuz temaslarda, bize geçinemediklerini, siftah yapamadıklarını ve ağır vergi/SGK maliyetleri altında kaldıklarını dile getiriyorlar. Bunların yanında adeta kronikleşen altyapı sorunları, özellikle ara sokaklarda köstebek yuvasına dönen yolları ve çöp toplama ile ilgili sıkıntıları dile getiriyorlar. Şehrimizin vitrini olan Tepebaşı ilçemizde bu sorunların yaşanması kabul edilemez. Şaşırdığımız bir diğer husus ise Mavi Masa gibi çözüm odaklı olması gereken kanalların şikayetleri geçiştirdiği iddiasıdır. Elbette yersiz yapılan şikayetler ve istekler için bu müessese suçlanamaz ama bu konuda yetkililerin kamuoyunu tatmin edici bir açıklama yapması gerekir. Yeşiltepe’den Çamlıca’ya, Ertuğrulgazi’den Şirintepe’ye kadar hemen her mahallemizde aslında rahatlıkla çözülebilecek sorunlar yaşanmaktadır. Sokaklarda sahipsiz köpek sürülerinin tehdidi altında yürümek, akşamları yetersiz aydınlatma yüzünden güvenlik endişesi yaşamak gibi aslında rahatlıkla çözülebilecek sorunları konuşuyoruz. Kültür, sanat ve vitrin projelerde ortaya konulan başarılı performans takdir toplarken, yaşanan sorunlar ise İlçemizin ününe gölge düşmektedir. Zaten genel ekonomik ve siyasi koşulların oluşturduğu baskı hayatı her geçen gün daha da zorlaştırırken bir de ortaya çıkan yerel sorunlar Vatandaşımızı daha fazla yormaktadır. Söylediğim gibi bu sorunları çözmek için olağanüstü bir çabaya gerek yoktur. Sadece zaman ayırmakla bu sorunlar çözülebileceğine inanıyoruz. Konserlere, festivallere ayrılan emek ve zamandan daha az çaba bile sorunları çözmeye yetecektir. Bizler, Saadet Partisi her zaman çözüm odaklı ve insan merkezli bir yönetim anlayışını savunduk. Toplumun belli bir kesimini değil tamamının refahı ve huzurunu sağlayan projeler hazırladık. Geçmişte yönettiğimiz tüm belediyelerimizde verdiğimiz efsane hizmetler sayesinde bugünkü iktidara güven duyuldu ve oy verildi. Onlar ise kendilerine duyulan bu güven sayesinde 24 yıl iktidarda kaldılar ama gün sonunda bu güven layık olmadıklarını gösterdiler. Bri marka haline gelen "Milli Görüş Belediyeciliği" ilkeleriyle İlçemizi bir adım daha ileriye götürebilmek mümkündür. Altyapıdan ulaşıma, çevre temizliğinden sokak hayvanları sorununa kadar tüm düğümleri ortak akıl, adalet ve samimiyetle tek tek çözebiliriz. Halkımız sahipsiz, çaresiz ve alternatifsiz değildir; adil bir düzen ve yaşanabilir bir Tepebaşı için görüşlerimiz ve projelerimiz paylaşmaya hazırız."

Saadet Partili Ünal: "Huzurlu Okulun Temeli Ailede Atılır" Haber

Saadet Partili Ünal: "Huzurlu Okulun Temeli Ailede Atılır"

Okullarda giderek artan akran zorbalığı, şiddet, disiplin sorunları ve dijital bağımlılık konularına dikkat çeken Saadet Partisi Eskişehir Sosyal İşler İl Sorumlusu Şevket Ünal, çözümün temelde ailede başladığını vurguladı. Eğitimi yalnızca sınav başarısından ibaret görmediklerini belirten Ünal, erdemli nesiller yetiştirmenin Türkiye'nin yarınlarını inşa etmek anlamına geldiğini ifade etti. "Çocuğun İlk Okulu Aile, İlk Öğretmeni Anne Babadır" Okul çatısı altında yaşanan problemlerin sadece okula bakarak çözülemeyeceğini kaydeden Şevket Ünal, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Çocuğun karakterinin ve değer dünyasının temeli ailede atılır. Aile çocuğun ilk okulu, anne ve baba ise ilk öğretmenidir. Saadet Partisi olarak eğitimi yalnızca sınav başarısından ibaret görmüyoruz. Millî Görüş'ün 'Önce Ahlâk ve Maneviyat' anlayışı doğrultusunda; bilgili olduğu kadar ahlaklı, başarılı olduğu kadar vicdanlı, özgüvenli olduğu kadar sorumluluk sahibi nesiller yetiştirmek zorundayız. Çocuklarımıza dürüstlüğü, merhameti, adaleti ve saygıyı yalnızca anlatmak yetmez; bunları aile hayatımızda yaşatmamız gerekir. Çünkü çocuklar söylenenden çok gördüklerini öğrenir. Anne ve babanın örnekliği, çocuk için en güçlü eğitimdir." "Mesele Suçlu Bulmak Değil, Çocuğumuzu Kazanmaktır" Okullardaki güvenlik tedbirlerinin tek başına yeterli olmayacağını belirten Ünal, tüm paydaşların iş birliği yapması gerektiğine değindi: "Okul şiddeti ve akran zorbalığı yalnızca kamera, güvenlik görevlisi veya disiplin cezalarıyla çözülemez. Aile, öğretmen, rehberlik servisi ve okul yönetimi birlikte hareket etmeli; mesele suçlu bulmak değil, çocuğumuzu kazanmak olmalıdır. Dijital çağda ailelerin sorumluluğu daha da artmıştır. Anne ve babalar çocuklarının sadece nerede olduğunu değil, dijital dünyada nerede dolaştığını da bilmelidir. Bunun için yasaklardan önce iletişimi, birlikte vakit geçirmeyi ve doğru örnekliği güçlendirmeliyiz." "En Büyük Miras Sağlam Bir Karakter ve Güzel Ahlaktır" Atılması gereken somut adımları sıralayan Ünal, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Saadet Partisi olarak aile eğitimlerinin yaygınlaştırılmasını, okul-aile iş birliğinin güçlendirilmesini, rehberlik hizmetlerinin geliştirilmesini ve anne-babaların çocuk yetiştirme konusunda desteklenmesini gerekli görüyoruz. Güçlü aile, güvenli okul ve erdemli nesil birbirinden ayrı düşünülemez. Çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras yalnızca iyi bir eğitim veya maddi imkân değil; sağlam bir karakter, güçlü bir vicdan ve güzel ahlaktır. Çünkü erdemli nesiller yetiştirmek, Türkiye'nin yarınlarını inşa etmektir."

Saadet Partisi İl Başkan Yardımcısı Güney: "Mazota Zam, Sofraya Ateştir" Haber

Saadet Partisi İl Başkan Yardımcısı Güney: "Mazota Zam, Sofraya Ateştir"

Saadet Partisi Eskişehir İl Başkan Yardımcısı, STK ve Halkla İlişkiler Başkanı Muhammed Güney, son dönemde peş peşe gelen akaryakıt zamlarına ve ekonomik krizin vatandaşa yansımalarına ilişkin bir basın açıklaması yaptı. Mazot fiyatlarının 90 TL sınırını aştığını belirten Güney, artan maliyetlerin tarladan pazara, esnaftan asgari ücretliye kadar toplumun tüm kesimlerini belini büktüğünü söyledi. "Akaryakıt Fiyatları 90 TL'ye Dayandı, Sofralar Küçüldü" Ocak ayında 55 TL seviyelerinde olan mazotun litresinin bugün 90 TL'ye kadar yükseldiğini hatırlatan Muhammed Güney, bir gecede yapılan 7 TL 79 kuruşluk dev zammın üretime ve vatandaşa ağır bir darbe vurduğunu ifade etti. Güney, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Bir gecede mazota 7 TL 79 kuruş zam yapmak; üretime darbedir, çiftçiye yüktür, nakliyeciye cezadır, esnafın kepengine, milletin sofrasına ateş düşürmektir! Bugün 90 TL'nin üzerine çıkan akaryakıtın bedeli sadece istasyon tabelalarında değil; tarlada artan maliyetle, pazarda yükselen fiyatla ve sofradan eksilen lokmayla ödenmektedir. 86 milyon insanımız artık bırakın kemer sıkmayı, nefes almakta zorlanmaktadır." "Asgari Ücretlinin Mazot Alım Gücü İki Yılda %84 Düştü" Ekonomideki erimenin rakamlarla açıkça görüldüğünü vurgulayan Güney, asgari ücretin akaryakıt karşısındaki değer kaybına dikkat çekti: Eylül 2024: 17 bin TL asgari ücretle 394,5 litre benzin, 394,4 litre mazot alınabiliyordu. Eylül 2026: Aynı asgari ücretle sadece 357 litre benzin ve 310 litre mazot alınabiliyor. Sonuç: Son iki yılda asgari ücretlinin alım gücünde benzinde %37, mazotta ise %84 oranında kayıp yaşandı. "Eğitim Sezonu Öncesi Vatandaş Kara Kara Düşünüyor" Açlık sınırı altında yaşam mücadelesi veren emekli ve asgari ücretlinin dayanacak gücünün kalmadığını belirten Güney; ev kiraları, kredi kartı borçları ve faturaların yanı sıra yaklaşan okul sezonunun da aileleri çaresiz bıraktığını söyledi. Okul kıyafetleri, kırtasiye masrafları ve servis ücretlerinin vatandaşın üzerine ek bir yük getirdiğini belirten Güney, kriz nedeniyle fabrikaların küçülmeye gittiğini, konkordato ilan ettiğini ve işsizliğin her geçen gün arttığını ifade etti. "İsraf ve Şatafattan Vazgeçilmiyor" Hükümetin bütçe açığını vatandaşın cebinden kapatmaya çalıştığını savunan Saadet Partili Güney, yetkililerin krizle mücadele yöntemlerini eleştirdi: "Bütçe açığını vatandaşın cebinden kapatmaya çalışan iktidar, operasyon gücünü milletimizin cebine değil; enflasyona, faize ve yüksek enerji fiyatlarına karşı göstermelidir. Ekonomik kriz aileleri dağıtırken, insanların psikolojisini bozarken yetkililer konserler, şenlikler ve şatafat dolu programlardan vazgeçmiyor. Faizle ve enflasyonla mücadele etmek yerine zam, vergi ve trafik cezalarıyla halkımızı zor durumda bırakmaya devam ediyorlar." "Bu Bozuk Düzeni Değiştireceğiz" Açıklamasının sonunda mevcut gidişatın sürdürülemez olduğunu vurgulayan Saadet Partisi Eskişehir İl Başkan Yardımcısı Muhammed Güney, "Ancak böyle gitmez. Biz Saadet Partisi olarak bu bozuk düzeni değiştirecek, halkımızı refah dolu günlere, Saadet'e ulaştıracağız inşallah" diyerek sözlerini tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.