SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ruh Sağlığı

Porsuk Haber Ajansı - Ruh Sağlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ruh Sağlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anadolu Üniversitesi Mikro Yeterlilikler Ekosistemini Tanıttı Haber

Anadolu Üniversitesi Mikro Yeterlilikler Ekosistemini Tanıttı

Anadolu Üniversitesi tarafından yükseköğretimde esnek ve yaşam boyu öğrenmeyi destekleyen Mikro Yeterlilikler ekosisteminin tanıtımına yönelik lansman programı düzenlendi. Anadolu Üniversitesi Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonunda düzenlenen ve "Eğitimine Sen Yön Ver Mikro Yeterlilikler" projesinin tanıtımının gerçekleştirildiği programa Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel’in yanı sıra Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Yusuf Özkay ve Prof. Dr. Serpil Koçdar, Rektör Danışmanı ve İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç ve Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mustafa Bostancı ile çok sayıda davetli katılım gösterdi. Rektör Adıgüzel: “Bilgiye ulaşma biçimleri değişiyor” Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel konuşmasının başlangıcında yükseköğretimde yaşanan dönüşüme dikkat çekerek bilgiye erişim ve öğrenme biçimlerinin köklü şekilde değiştiğini vurguladı. Rektör Adıgüzel iş dünyasının da bu dönüşüme paralel olarak hızla değiştiğini ifade ederek şunları söyledi: “Bugün yükseköğretimin geleceği açısından son derece önemli bir adımın heyecanını birlikte yaşıyoruz artık bilgiye ulaşma biçimleri değişiyor. Klasik yöntemlerin dışında, sınıf içinde ve dışında yeni öğrenme modelleri hızla hayatımıza giriyor. Meslekler dönüşüyor iş dünyasının beklentileri her geçen gün çeşitleniyor. Bu yeni dönemde gençlerimizin yalnızca diplomaya değil, bireysel becerilerini görünür kılan yeni kazanımlara da ihtiyacı var. Bugün lansmanını yaptığımız mikro yeterlilikler tam da bu ihtiyaca güçlü ve yenilikçi bir cevap veriyor.” “Mikro yeterlilikler öğrencilerimizin istihdam edilebilirliğini artıran tamamlayıcı bir yapı sunuyor” Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel konuşmasının devamında geleneksel diploma yapısının artık tek başına yeterli olmadığını belirterek, iş dünyasında beceri ve uzmanlaşmanın öne çıktığını ifade etti. Mikro yeterliliklerin bu boşluğu dolduracağını vurgulayan Prof. Dr. Adıgüzel şu ifadeleri kullandı: “Geleneksel sistemde yetkinlik büyük ölçüde diploma ile temsil ediliyordu ancak bugün artık iş görüşmelerinde sadece ‘hangi bölümden mezunsunuz’ sorusu yeterli olmuyor. Aynı diplomaya sahip binlerce aday arasından sizi farklılaştıracak olan şey hangi alanlarda derinleştiğiniz ve hangi becerileri kazandığınızdır. Mikro yeterlilikler tam da bu noktada devreye giriyor ve öğrencilerimizin istihdam edilebilirliğini artıran tamamlayıcı bir yapı sunuyor. Diplomalar bize hangi bölümden mezun olduğumuzu gösterebilir ancak neye hâkim olduğumuzu ve hangi yetkinliklere sahip olduğumuzu her zaman tam olarak ortaya koymaz.” “Öğrencilerimiz kendi yetkinlik portföylerini kendileri oluşturacak” Rektör Adıgüzel, Anadolu Üniversitesinde hayata geçirilecek mikro yeterlilik ekosistemi, dijital dönüşüm ve Açıköğretim Fakültesi üzerinden yaşam boyu öğrenme yaklaşımına da değindi. Yeni sistemle birlikte öğrencilerin kısa süreli ve ölçülebilir öğrenme deneyimleriyle kendi yetkinlik portföylerini oluşturacağını belirten Adıgüzel, şunları kaydetti: “Anadolu Üniversitesinde hayata geçireceğimiz mikro yeterlilik modeliyle kısa süreli, hedef odaklı ve ölçülebilir öğrenme deneyimlerini mümkün kılıyoruz. Öğrencilerimiz artık kendi yetkinlik portföylerini kendileri oluşturacak. Yapay zekâ ile ilişkilendirilmiş dersler ve sektör odaklı içeriklerle öğrencilerimizi iş dünyasına daha eğitim sürecindeyken hazırlıyoruz. Bu sistemle birlikte transkriptler sadece ders ve notların yer aldığı belgeler olmaktan çıkacak, somut becerileri de gösteren bir yapıya dönüşecek. Dijital rozetler ve dijital cüzdanlar sayesinde kazanılan yetkinlikler uluslararası düzeyde doğrulanabilir hale gelecek. Bu çalışma Türk yükseköğretimi açısından önemli bir dönüşümün başlangıcıdır ve YÖK desteğiyle yürüttüğümüz mikro yeterlilik projesi ilerleyen süreçte sistemin daha geniş ölçekte uygulanmasına zemin hazırlayacaktır.” Uzmanlar Mikro Yeterlilik sisteminin işleyişini anlattı Rektör Adıgüzel’in açılış konuşmasının ardından Mikro Yeterlilikler ekosistemine ilişkin sunumlar, Doç. Dr. Hakan Altınpulluk, Dr. Öğr. Üyesi Mesut Aydemir ve Arş. Gör. Nedime Selin Çöpgeven tarafından gerçekleştirildi. Doç. Dr. Hakan Altınpulluk, uzaktan eğitim sürecini başarıyla tamamlayan öğrencilerin dijital rozet alabileceğini, daha sonraki süreçlerde transkriptte AKTS kredisi karşılıklarını alabilmesi ve diploma ekinde gösterilebilmesi için ise gözetimli yüz yüze sınavların gerçekleştirileceğini ifade etti. Dr. Öğr. Üyesi Mesut Aydemir ise sınavların Anadolu Üniversitesinin Açıköğretim Fakültesi altyapısı sayesinde Türkiye genelindeki sınav merkezlerinde yapılmasının planlandığını belirtti. Mikro yeterliliklerin iş dünyasındaki yerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Aydemir, dijital rozetlerin bireylerin sahip oldukları bilgi ve becerileri görünür kıldığını vurgularken Doç Dr. Altınpulluk Avrupa’da yaygınlaşan bu uygulamaların Türkiye’de de giderek önem kazandığını ifade etti. Arş. Gör. Nedime Selin Çöpgeven ise programın ilk aşamada Anadolu Üniversitesi ön lisans ve lisans öğrencilerine yönelik olarak hazırlandığını belirtirken ilerleyen dönemlerde kapsamının genişletilmesinin hedeflendiğini söyledi. Çöpgeven, ayrıca öğrencilerin sistem üzerinden eğitimlere başlayabileceklerini ve dersleri başarıyla tamamlayanların doğrulanabilir dijital rozet elde edebileceklerini kaydetti. Soru-cevap bölümünde mikro yeterliliklerin yükseköğretimde daha esnek ve bireyselleştirilmiş öğrenme modellerinin gelişimine katkı sağlayabileceği değerlendirildi. Programda devamında Mikro Yeterlilikler ekosistemine katkı sunan akademisyenlere de teşekkür belgeleri verildi. Belgeler, Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serpil Koçdar, Rektör Danışmanı ve İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç ile Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mustafa Bostancı tarafından takdim edildi. Mikro Yeterliliklerle öğrencilere yeni kariyer fırsatları Anadolu Üniversitesi, öğrencilerin iş dünyasında ihtiyaç duyduğu becerileri kazanmasını desteklemek amacıyla Mikro Yeterlilik Programları’nı hayata geçiriyor. Belirli alanlarda kısa süreli eğitimler sunan program, öğrencilerin kazandıkları yetkinlikleri dijital rozetlerle belgeliyor ve bu kazanımların AKTS karşılığıyla transkriptlere işlenmesine imkân tanıyor. Öğrenciler kariyer hedefleri doğrultusunda kendi öğrenme rotalarını oluşturabilirken “Veri Okuryazarlığı”, “Yapay Zekâ Destekli Akademik Yazım”, “Siber Güvenlik Farkındalığı” ve “Ruh Sağlığı Okuryazarlığı” gibi alanlarda mikro yeterlilikler elde edebiliyor. Sistem sayesinde öğrenciler, uygun koşullarda seçmeli ders yükümlülüklerinin bir kısmını karşılayarak 24 AKTS’ye kadar muafiyet kazanabiliyor ve erken mezuniyet fırsatından yararlanabiliyor. Güvenli dijital cüzdan altyapısıyla desteklenen program, öğrencilerin kazandıkları yetkinlikleri doğrulanabilir dijital rozetler aracılığıyla profesyonel ağlarda paylaşabilmelerine olanak sağlıyor. Anadolu Üniversitesi tarafından geliştirilen sistem, yükseköğretimde beceri odaklı, esnek ve yaşam boyu öğrenmeyi destekleyen yeni bir eğitim modelinin önemli bir adımı olarak öne çıkıyor. Kaynak: Anadolu Üniversitesi Haber Ajansı(AnaHaber) anahaber.anadolu.edu.tr

3D Gençlik Festivali’nde İkinci Gün Dopdolu Geçti Haber

3D Gençlik Festivali’nde İkinci Gün Dopdolu Geçti

Odunpazarı Belediyesi ile Eskişehir Avrupa Birliği Derneği iş birliğinde, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında bu yıl beşincisi düzenlenen Uluslararası Odunpazarı 3D Gençlik Festivali, ikinci gününde gençliği; demokrasi, sanat, spor ve kültür ekseninde buluşturan yoğun programıyla dikkat çekti. Festival alanı gün boyunca birbirinden farklı etkinliklere ev sahipliği yaparken, özellikle “Demokrasilerde Denetim Mekanizması Olarak Medyanın Önemi ve Rolü” başlıklı söyleşi günün öne çıkan buluşmalarından biri oldu. Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, festivalin ikinci gün programını yakından takip ederek sabah saatlerinden itibaren alandaydı. Başkan Kurt, “Demokrasilerde Denetim Mekanizması Olarak Medyanın Önemi ve Rolü” başlıklı söyleşi öncesinde konuşmacılar İzmir Karabağlar Belediye Başkanı Emine Helil İnay Kınay, gazeteciler Sedef Kabaş ve Levent Özkuşçu’yla festival alanını gezdi. Gençlerin hazırladığı stantları tek tek ziyaret eden heyet, katılımcılarla sohbet ederek çalışmaları hakkında bilgi aldı. Gençlerin üretkenliğine ve toplumsal meselelere duyarlılığına dikkat çeken ziyaret, festivalin dayanışma ve katılım ruhunu güçlendirdi. A Çadırı’nda gerçekleştirilen medya söyleşisinde; demokrasilerde basının denetleyici rolü, ifade özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı gibi başlıklar ele alındı. Katılımcılar tarafından ilgiyle takip edilen oturum, festivalin yalnızca eğlence değil; düşünsel üretim ve toplumsal farkındalık açısından da güçlü bir zemin sunduğunu bir kez daha gösterdi. Başkan Kazım Kurt, ilerleyen saatlerde sanatın kentle ilişkisini ele alan “Kentsel İllüstrasyon” söyleşisine de katıldı. Hakan Keleş’in konuşmacı olduğu etkinlik, genç sanatseverlerden yoğun ilgi gördü. Söyleşi sırasında tarihçi-yazar Sinan Meydan’ın festival alanına sürpriz ziyareti ise katılımcılara unutulmaz anlar yaşattı. Meydan, Başkan Kurt ile birlikte söyleşiyi takip ederken, program sonrasında festival alanını gezerek gençlerle bir araya geldi. Festivalin ikinci günü yalnızca düşünsel ve sanatsal etkinliklerle değil, fiziksel sağlık ve iyi yaşam temalı programlarla da renklendi. “Toplumda Ruh Sağlığı ve Fiziksel Sağlık İçin Çözümler: Yoga-Pilates” etkinliğine de katılan Başkan Kurt, gençlerle birlikte yoga yaptı. Başkan Kurt’un etkinliğe aktif katılımı, festivalin kapsayıcı ve enerjik atmosferine güçlü bir katkı sundu. Akşam saatlerinde ise dans gösterileri ve konserlerle festival coşkusu zirveye çıktı. Sirtaki gösterisi, Lindy Hoppers performansı, tango gösterisi ve konser programlarıyla gençler müzik ve dans dolu anlar yaşadı. Odunpazarı’nda gençliğin dinamizmini, katılımcılığını ve çok yönlü gelişimini merkeze alan festival, ikinci gününde de kültür, sanat, demokrasi ve sporun iç içe geçtiği örnek bir organizasyon olarak hafızalarda yer etti. Başkan Kazım Kurt’un gençlerle kurduğu yakın temas ve etkinliklere aktif katılımı ise festivalin ruhunu yansıtan önemli detaylardan biri oldu.

ESOGÜ'de Uğraş Tedavisi El Sanatları Sergisi Açıldı Haber

ESOGÜ'de Uğraş Tedavisi El Sanatları Sergisi Açıldı

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları servisinde “Uğraş Tedavisi” uygulanan hastaların hazırladıkları el işi ürünler açılan sergiyle satışa çıkarıldı. Etkinlik Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Harun Olcay Sonkurt ve Hastane Başmüdürü Ayşe Kırcı ile hastane personeli, hastalar ve hasta yakınlarının katılımlarıyla gerçekleşti. Serviste uzun süreli tedavi alan hastaların, iç dünyalarından daha kolay uzaklaşabilmeleri için uygulanan yöntem ile ortaya çıkan birbirinden güzel ürünlerin sergilendiği sergiden elde edilen gelir ile hastaların tedavisinde kullanılmak üzere tekrar ürün alınarak, bunlar hastaların eğitiminde ve ürün üretmelerinde kullanılıyor. Hastaların topluma kazandırılması amacıyla uygulanan tedavi hakkında konuşan Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Servisi Sorumlu Hemşiresi Ayşe Ayvazcık, "Uğraş Tedavisi ile amacımız hastaların kendi iç dünyalarından çıkarak farklı konu ve olaylara yönlenmelerini sağlamaktır. Servisimizde, hemşirelerin kontrolü altında Halk Eğitim Merkezi'nden gelen el sanatları öğretmeni Reyhan Seren öğreticiliğinde hastalara 'Uğraş Tedavisi' uyguluyoruz. Böylece hastalarımızı el becerisini ve işlevselliklerini artırarak yeniden topluma kazandırmayı amaçlıyoruz" dedi.

Yaş Almak Değil, Yalnız Kalmak Yorar Haber

Yaş Almak Değil, Yalnız Kalmak Yorar

Eskişehir İl Sağlık Müdürü Yaşar Bildirici, 18–24 Mart Ulusal Yaşlılar Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, yaşlı bireylerin toplumdaki yerinin güçlendirilmesi ve yalnızlıkla mücadele edilmesinin önemine dikkat çekti. Doç. Dr. Yaşar Bildirici, dünya genelinde yaşanan sosyoekonomik dönüşümler ve sağlık hizmetlerindeki gelişmeler sayesinde yaşam süresinin uzadığını, buna bağlı olarak 65 yaş ve üzeri nüfusun toplam nüfus içindeki oranının giderek arttığını belirtti. Bildirici, yaşlılığın bireyin yaşamdan çekildiği bir dönem olmadığını ifade ederek, “Yaşlılık; bireyin deneyimlerinin olgunlaştığı, bilgi ve birikimlerini toplumla paylaşabildiği doğal bir yaşam evresidir.” dedi. Bu süreçte yaşlı bireylerin karşılaşabileceği bedensel, ruhsal ve sosyal değişimlere de değinen Bildirici, yalnızlık, sosyal izolasyon ve toplumsal rollerin değişmesinin bazı ruhsal sorunlar açısından risk oluşturabileceğini söyledi. Bu nedenle toplumda farkındalık oluşturmanın büyük önem taşıdığını vurgulayan Bildirici, bu yıl Ulusal Yaşlılar Haftası temasının “Yaş Almak Değil, Yalnız Kalmak Yorar” olarak belirlendiğini ifade etti. Tema doğrultusunda yaşlı bireylerin yalnızlıkla mücadele edebilmesi, sosyal bağlarının güçlendirilmesi ve ruhsal iyilik hâllerinin korunması amacıyla çeşitli çalışmaların planlandığını belirten Bildirici, şu bilgileri paylaştı: "Yaşlı bireylere yönelik yalnızlık, depresyon, kaygı ve sağlıklı yaşlanma konularında psiko-eğitim çalışmaları, Sohbet ve duygu paylaşım grupları ile yaşam öyküsü çalışmalarını içeren psikososyal destek etkinlikleri, Yaşlı bireylerin aileleri ve bakım verenlerine yönelik iletişim, bakım sürecinde ruh sağlığı ve tükenmişlik konularında bilgilendirici toplantılar, Huzurevleri, yaşlı bakım merkezleri ve toplum temelli kuruluşlarda farkındalık etkinlikleri, Yaşlı bireylerin sosyal katılımını artırmayı amaçlayan anı paylaşımı, sanat, müzik ve kuşaklar arası etkinlikler, Gerekli görülen durumlarda bireysel danışmanlık ve yönlendirme hizmetleri. Ayrıca Aile Sağlığı Merkezleri ve Sağlıklı Hayat Merkezleri bünyesinde sunulan ücretsiz ruh sağlığı hizmetleri aracılığıyla yaşlı bireylerin ruhsal durumlarının değerlendirilmesi, riskli grupların erken dönemde tespit edilmesi ve gerekli yönlendirmelerin yapılmasının teşvik edildiğini belirten Bildirici, bu hizmetlerin toplum sağlığı açısından önemli bir destek mekanizması olduğunu dile getirdi. Açıklamasının sonunda Doç. Dr. Yaşar Bildirici, yaşlı bireylerin yalnız bırakılmadığı, desteklendiği ve toplum yaşamının aktif bir parçası olarak varlıklarını sürdürdüğü bir sosyal ortamın güçlendirilmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayarak, “Bu amaç doğrultusunda yürütülen çalışmalara katkı sunan tüm sağlık personelimize teşekkür ediyor, yaşlılarımızın ruhsal iyilik hâlinin desteklendiği sağlıklı ve huzurlu bir yaşam diliyorum.” ifadelerini kullandı.

Ekonomik Kriz Vatandaşın Ruh Sağlığını da Çökertti Haber

Ekonomik Kriz Vatandaşın Ruh Sağlığını da Çökertti

CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, AKP iktidarının ekonomi politikalarının toplum sağlığını çökerttiğini gösteren çarpıcı antidepresan verilerini kamuoyuyla paylaştı. Bulut, Türkiye’nin adım adım bir “ruh sağlığı krizi”ne sürüklendiğini belirterek, son 10 yılda antidepresan kullanımının yüzde 58,5 oranında arttığını vurguladı. 1 YILDA ANTİDEPRESAN KULLANIMI YAKLAŞIK 6 MİLYON KUTU ARTTI CHP’li Bulut’un paylaştığı verilere göre, 2016 yılında 45 milyon 132 bin 854 kutu olan antidepresan kullanımı, geçtiğimiz yıl 71 milyon 527 bin 690 kutuya yükseldi. Sadece son bir yılda vatandaşın 5 milyon 936 bin 438 kutu daha fazla antidepresan kullanmak zorunda kaldığını belirten Bulut, “Bu artış tesadüf değil, bu artış kötü ülke yönetiminin, yoksulluğun ve umutsuzluğun sonucudur” dedi. “İKTİDAR VATANDAŞI ANTİDEPRESANLA AYAKTA TUTMAYA ÇALIŞIYOR” Ekonomik krizin artık sadece cüzdanları değil, insanların ruh sağlığını da çökerttiğini söyleyen Bulut, “İşsizlik, geçim derdi, borç batağı ve yarın kaygısı vatandaşın psikolojisini yerle bir etti. İktidar sorunları çözmek yerine, toplumu antidepresanlarla ayakta tutmaya çalışıyor. Antidepresan kullanımı halk sağlığı açısından endişe verici noktalarda” ifadelerini kullandı. 2025 yılında antidepresan kullanımının bir önceki yıla göre yüzde 9 arttığına dikkat çeken Bulut, 2024 yılında antidepresanlara 5 milyar 35 milyon lira ödeyen kamunun, 2025 yılında bu rakamı 6 milyar 480 milyon liraya çıkardığını kaydetti. “20 BİN LİRA EMEKLİ MAAŞIYLA RUH SAĞLIĞI MI KALIR?” Mevcut gelir düzeylerinin toplumun gerçekleriyle bağının koptuğunu ifade eden Bulut, “Bugün en düşük emekli maaşı 20 bin TL, asgari ücret 28 bin 75 TL. Bu parayla kira mı ödensin, mutfak mı dolsun, fatura mı kapatılsın? İnsanlar ay sonunu değil, yarını düşünmekten uyuyamaz hale geldi” dedi. Antidepresan kullanımındaki patlamanın sosyal bir alarm olduğunun altını çizen Bulut, “Çarşı, pazar ateş pahası; diğer yandan kira, faturalar ve mutfak masrafları el yakıyor. Ruh sağlığı çökmüş bir toplum yaratırsanız, bunu ne pembe tablolarla ne de istatistik oyunlarıyla gizleyebilirsiniz. Bu ülke yoksullukla, adaletsizlikle, liyakatsizlikle yönetiliyor. Sonuç da milyonlarca kutu antidepresan oluyor” ifadelerini kullandı. “BU TABLO İKTİDARIN ESERİDİR” Bulut, “Antidepresan kullanımındaki bu dramatik artış, AKP’nin yıllardır uyguladığı ekonomi ve sosyal politikalarının açık ve net bir sonucudur. Yoksulluğu yöneten, krizi kalıcı hale getiren, milyonları güvencesizliğe mahkûm eden bir anlayış bugün toplumun ruh sağlığını çökertmiştir. Vatandaş daha fazla ilaçla değil; adaletle, güvenle, emeğinin karşılığını aldığı insanca yaşam koşullarıyla iyileşir. Bugün insanlar geçinemediği için, yarınını göremediği için, hakkını arayamadığı için antidepresan kullanmak zorunda bırakılıyor. En düşük emekli maaşıyla hayatta kalmaya çalışanlar, asgari ücretle ay sonunu getiremeyenler, borçla yaşayan gençler bu düzenin bedelini ruh sağlığıyla ödüyor. İktidar ise bu çöküşü seyretmekle kalmıyor, istatistiklerle örtbas etmeye çalışıyor. Türkiye’yi antidepresan bağımlısı haline getirenler bu tablonun sorumluluğundan kaçamaz. Bu ülkenin insanlarını umutsuzluğa, kaygıya ve çaresizliğe mahkûm edenler, yaşanan ruhsal çöküşün de siyasi sorumlusudur” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.