SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ruh Sağlığı

Porsuk Haber Ajansı - Ruh Sağlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ruh Sağlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

3D Gençlik Festivali’nde İkinci Gün Dopdolu Geçti Haber

3D Gençlik Festivali’nde İkinci Gün Dopdolu Geçti

Odunpazarı Belediyesi ile Eskişehir Avrupa Birliği Derneği iş birliğinde, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında bu yıl beşincisi düzenlenen Uluslararası Odunpazarı 3D Gençlik Festivali, ikinci gününde gençliği; demokrasi, sanat, spor ve kültür ekseninde buluşturan yoğun programıyla dikkat çekti. Festival alanı gün boyunca birbirinden farklı etkinliklere ev sahipliği yaparken, özellikle “Demokrasilerde Denetim Mekanizması Olarak Medyanın Önemi ve Rolü” başlıklı söyleşi günün öne çıkan buluşmalarından biri oldu. Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, festivalin ikinci gün programını yakından takip ederek sabah saatlerinden itibaren alandaydı. Başkan Kurt, “Demokrasilerde Denetim Mekanizması Olarak Medyanın Önemi ve Rolü” başlıklı söyleşi öncesinde konuşmacılar İzmir Karabağlar Belediye Başkanı Emine Helil İnay Kınay, gazeteciler Sedef Kabaş ve Levent Özkuşçu’yla festival alanını gezdi. Gençlerin hazırladığı stantları tek tek ziyaret eden heyet, katılımcılarla sohbet ederek çalışmaları hakkında bilgi aldı. Gençlerin üretkenliğine ve toplumsal meselelere duyarlılığına dikkat çeken ziyaret, festivalin dayanışma ve katılım ruhunu güçlendirdi. A Çadırı’nda gerçekleştirilen medya söyleşisinde; demokrasilerde basının denetleyici rolü, ifade özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı gibi başlıklar ele alındı. Katılımcılar tarafından ilgiyle takip edilen oturum, festivalin yalnızca eğlence değil; düşünsel üretim ve toplumsal farkındalık açısından da güçlü bir zemin sunduğunu bir kez daha gösterdi. Başkan Kazım Kurt, ilerleyen saatlerde sanatın kentle ilişkisini ele alan “Kentsel İllüstrasyon” söyleşisine de katıldı. Hakan Keleş’in konuşmacı olduğu etkinlik, genç sanatseverlerden yoğun ilgi gördü. Söyleşi sırasında tarihçi-yazar Sinan Meydan’ın festival alanına sürpriz ziyareti ise katılımcılara unutulmaz anlar yaşattı. Meydan, Başkan Kurt ile birlikte söyleşiyi takip ederken, program sonrasında festival alanını gezerek gençlerle bir araya geldi. Festivalin ikinci günü yalnızca düşünsel ve sanatsal etkinliklerle değil, fiziksel sağlık ve iyi yaşam temalı programlarla da renklendi. “Toplumda Ruh Sağlığı ve Fiziksel Sağlık İçin Çözümler: Yoga-Pilates” etkinliğine de katılan Başkan Kurt, gençlerle birlikte yoga yaptı. Başkan Kurt’un etkinliğe aktif katılımı, festivalin kapsayıcı ve enerjik atmosferine güçlü bir katkı sundu. Akşam saatlerinde ise dans gösterileri ve konserlerle festival coşkusu zirveye çıktı. Sirtaki gösterisi, Lindy Hoppers performansı, tango gösterisi ve konser programlarıyla gençler müzik ve dans dolu anlar yaşadı. Odunpazarı’nda gençliğin dinamizmini, katılımcılığını ve çok yönlü gelişimini merkeze alan festival, ikinci gününde de kültür, sanat, demokrasi ve sporun iç içe geçtiği örnek bir organizasyon olarak hafızalarda yer etti. Başkan Kazım Kurt’un gençlerle kurduğu yakın temas ve etkinliklere aktif katılımı ise festivalin ruhunu yansıtan önemli detaylardan biri oldu.

ESOGÜ'de Uğraş Tedavisi El Sanatları Sergisi Açıldı Haber

ESOGÜ'de Uğraş Tedavisi El Sanatları Sergisi Açıldı

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları servisinde “Uğraş Tedavisi” uygulanan hastaların hazırladıkları el işi ürünler açılan sergiyle satışa çıkarıldı. Etkinlik Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Harun Olcay Sonkurt ve Hastane Başmüdürü Ayşe Kırcı ile hastane personeli, hastalar ve hasta yakınlarının katılımlarıyla gerçekleşti. Serviste uzun süreli tedavi alan hastaların, iç dünyalarından daha kolay uzaklaşabilmeleri için uygulanan yöntem ile ortaya çıkan birbirinden güzel ürünlerin sergilendiği sergiden elde edilen gelir ile hastaların tedavisinde kullanılmak üzere tekrar ürün alınarak, bunlar hastaların eğitiminde ve ürün üretmelerinde kullanılıyor. Hastaların topluma kazandırılması amacıyla uygulanan tedavi hakkında konuşan Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Servisi Sorumlu Hemşiresi Ayşe Ayvazcık, "Uğraş Tedavisi ile amacımız hastaların kendi iç dünyalarından çıkarak farklı konu ve olaylara yönlenmelerini sağlamaktır. Servisimizde, hemşirelerin kontrolü altında Halk Eğitim Merkezi'nden gelen el sanatları öğretmeni Reyhan Seren öğreticiliğinde hastalara 'Uğraş Tedavisi' uyguluyoruz. Böylece hastalarımızı el becerisini ve işlevselliklerini artırarak yeniden topluma kazandırmayı amaçlıyoruz" dedi.

Yaş Almak Değil, Yalnız Kalmak Yorar Haber

Yaş Almak Değil, Yalnız Kalmak Yorar

Eskişehir İl Sağlık Müdürü Yaşar Bildirici, 18–24 Mart Ulusal Yaşlılar Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, yaşlı bireylerin toplumdaki yerinin güçlendirilmesi ve yalnızlıkla mücadele edilmesinin önemine dikkat çekti. Doç. Dr. Yaşar Bildirici, dünya genelinde yaşanan sosyoekonomik dönüşümler ve sağlık hizmetlerindeki gelişmeler sayesinde yaşam süresinin uzadığını, buna bağlı olarak 65 yaş ve üzeri nüfusun toplam nüfus içindeki oranının giderek arttığını belirtti. Bildirici, yaşlılığın bireyin yaşamdan çekildiği bir dönem olmadığını ifade ederek, “Yaşlılık; bireyin deneyimlerinin olgunlaştığı, bilgi ve birikimlerini toplumla paylaşabildiği doğal bir yaşam evresidir.” dedi. Bu süreçte yaşlı bireylerin karşılaşabileceği bedensel, ruhsal ve sosyal değişimlere de değinen Bildirici, yalnızlık, sosyal izolasyon ve toplumsal rollerin değişmesinin bazı ruhsal sorunlar açısından risk oluşturabileceğini söyledi. Bu nedenle toplumda farkındalık oluşturmanın büyük önem taşıdığını vurgulayan Bildirici, bu yıl Ulusal Yaşlılar Haftası temasının “Yaş Almak Değil, Yalnız Kalmak Yorar” olarak belirlendiğini ifade etti. Tema doğrultusunda yaşlı bireylerin yalnızlıkla mücadele edebilmesi, sosyal bağlarının güçlendirilmesi ve ruhsal iyilik hâllerinin korunması amacıyla çeşitli çalışmaların planlandığını belirten Bildirici, şu bilgileri paylaştı: "Yaşlı bireylere yönelik yalnızlık, depresyon, kaygı ve sağlıklı yaşlanma konularında psiko-eğitim çalışmaları, Sohbet ve duygu paylaşım grupları ile yaşam öyküsü çalışmalarını içeren psikososyal destek etkinlikleri, Yaşlı bireylerin aileleri ve bakım verenlerine yönelik iletişim, bakım sürecinde ruh sağlığı ve tükenmişlik konularında bilgilendirici toplantılar, Huzurevleri, yaşlı bakım merkezleri ve toplum temelli kuruluşlarda farkındalık etkinlikleri, Yaşlı bireylerin sosyal katılımını artırmayı amaçlayan anı paylaşımı, sanat, müzik ve kuşaklar arası etkinlikler, Gerekli görülen durumlarda bireysel danışmanlık ve yönlendirme hizmetleri. Ayrıca Aile Sağlığı Merkezleri ve Sağlıklı Hayat Merkezleri bünyesinde sunulan ücretsiz ruh sağlığı hizmetleri aracılığıyla yaşlı bireylerin ruhsal durumlarının değerlendirilmesi, riskli grupların erken dönemde tespit edilmesi ve gerekli yönlendirmelerin yapılmasının teşvik edildiğini belirten Bildirici, bu hizmetlerin toplum sağlığı açısından önemli bir destek mekanizması olduğunu dile getirdi. Açıklamasının sonunda Doç. Dr. Yaşar Bildirici, yaşlı bireylerin yalnız bırakılmadığı, desteklendiği ve toplum yaşamının aktif bir parçası olarak varlıklarını sürdürdüğü bir sosyal ortamın güçlendirilmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayarak, “Bu amaç doğrultusunda yürütülen çalışmalara katkı sunan tüm sağlık personelimize teşekkür ediyor, yaşlılarımızın ruhsal iyilik hâlinin desteklendiği sağlıklı ve huzurlu bir yaşam diliyorum.” ifadelerini kullandı.

Ekonomik Kriz Vatandaşın Ruh Sağlığını da Çökertti Haber

Ekonomik Kriz Vatandaşın Ruh Sağlığını da Çökertti

CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, AKP iktidarının ekonomi politikalarının toplum sağlığını çökerttiğini gösteren çarpıcı antidepresan verilerini kamuoyuyla paylaştı. Bulut, Türkiye’nin adım adım bir “ruh sağlığı krizi”ne sürüklendiğini belirterek, son 10 yılda antidepresan kullanımının yüzde 58,5 oranında arttığını vurguladı. 1 YILDA ANTİDEPRESAN KULLANIMI YAKLAŞIK 6 MİLYON KUTU ARTTI CHP’li Bulut’un paylaştığı verilere göre, 2016 yılında 45 milyon 132 bin 854 kutu olan antidepresan kullanımı, geçtiğimiz yıl 71 milyon 527 bin 690 kutuya yükseldi. Sadece son bir yılda vatandaşın 5 milyon 936 bin 438 kutu daha fazla antidepresan kullanmak zorunda kaldığını belirten Bulut, “Bu artış tesadüf değil, bu artış kötü ülke yönetiminin, yoksulluğun ve umutsuzluğun sonucudur” dedi. “İKTİDAR VATANDAŞI ANTİDEPRESANLA AYAKTA TUTMAYA ÇALIŞIYOR” Ekonomik krizin artık sadece cüzdanları değil, insanların ruh sağlığını da çökerttiğini söyleyen Bulut, “İşsizlik, geçim derdi, borç batağı ve yarın kaygısı vatandaşın psikolojisini yerle bir etti. İktidar sorunları çözmek yerine, toplumu antidepresanlarla ayakta tutmaya çalışıyor. Antidepresan kullanımı halk sağlığı açısından endişe verici noktalarda” ifadelerini kullandı. 2025 yılında antidepresan kullanımının bir önceki yıla göre yüzde 9 arttığına dikkat çeken Bulut, 2024 yılında antidepresanlara 5 milyar 35 milyon lira ödeyen kamunun, 2025 yılında bu rakamı 6 milyar 480 milyon liraya çıkardığını kaydetti. “20 BİN LİRA EMEKLİ MAAŞIYLA RUH SAĞLIĞI MI KALIR?” Mevcut gelir düzeylerinin toplumun gerçekleriyle bağının koptuğunu ifade eden Bulut, “Bugün en düşük emekli maaşı 20 bin TL, asgari ücret 28 bin 75 TL. Bu parayla kira mı ödensin, mutfak mı dolsun, fatura mı kapatılsın? İnsanlar ay sonunu değil, yarını düşünmekten uyuyamaz hale geldi” dedi. Antidepresan kullanımındaki patlamanın sosyal bir alarm olduğunun altını çizen Bulut, “Çarşı, pazar ateş pahası; diğer yandan kira, faturalar ve mutfak masrafları el yakıyor. Ruh sağlığı çökmüş bir toplum yaratırsanız, bunu ne pembe tablolarla ne de istatistik oyunlarıyla gizleyebilirsiniz. Bu ülke yoksullukla, adaletsizlikle, liyakatsizlikle yönetiliyor. Sonuç da milyonlarca kutu antidepresan oluyor” ifadelerini kullandı. “BU TABLO İKTİDARIN ESERİDİR” Bulut, “Antidepresan kullanımındaki bu dramatik artış, AKP’nin yıllardır uyguladığı ekonomi ve sosyal politikalarının açık ve net bir sonucudur. Yoksulluğu yöneten, krizi kalıcı hale getiren, milyonları güvencesizliğe mahkûm eden bir anlayış bugün toplumun ruh sağlığını çökertmiştir. Vatandaş daha fazla ilaçla değil; adaletle, güvenle, emeğinin karşılığını aldığı insanca yaşam koşullarıyla iyileşir. Bugün insanlar geçinemediği için, yarınını göremediği için, hakkını arayamadığı için antidepresan kullanmak zorunda bırakılıyor. En düşük emekli maaşıyla hayatta kalmaya çalışanlar, asgari ücretle ay sonunu getiremeyenler, borçla yaşayan gençler bu düzenin bedelini ruh sağlığıyla ödüyor. İktidar ise bu çöküşü seyretmekle kalmıyor, istatistiklerle örtbas etmeye çalışıyor. Türkiye’yi antidepresan bağımlısı haline getirenler bu tablonun sorumluluğundan kaçamaz. Bu ülkenin insanlarını umutsuzluğa, kaygıya ve çaresizliğe mahkûm edenler, yaşanan ruhsal çöküşün de siyasi sorumlusudur” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.