SON DAKİKA
Hava Durumu

#Rehberlik

Porsuk Haber Ajansı - Rehberlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rehberlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Yardımcısı Gürsoy ve Rektör Adıgüzel Öğrencilerle İftar Sofrasında Buluştu Haber

Bakan Yardımcısı Gürsoy ve Rektör Adıgüzel Öğrencilerle İftar Sofrasında Buluştu

T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı Bakan Yardımcısı Av. Doç. Dr. Safa Koçoğlu Gürsoy ile Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Akademi Anadolu tarafından düzenlenen iftar programında öğrencilerle bir araya geldi. 700’den fazla öğrencinin katılım gösterdiği iftar programına Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serpil Koçdar, Uluslararası İlişkiler Birimi Koordinatörü Öğr. Gör. Dr. Zekiye Doğan ve Eskişehir Gençlik ve Spor İl Müdürü Hasan Kalın da katıldı. Bakan Yardımcısı Gürsoy: “Uluslarası öğrenciler gönül elçisidir” Programda konuşan Bakan Yardımcısı Av. Doç. Dr. Safa Koçoğlu Gürsoy, Ramazan ayı boyunca gençlerle bir araya gelmeye özen gösterdiklerini belirterek şunları söyledi: “Ramazan ayı boyunca her akşam farklı illerde iftarımızı gençlerle birlikte yapıyoruz. Bugün de Anadolu Üniversitesinde sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Uluslararası öğrenciler bizler için çok kıymetli; çünkü her biri ülkelerimiz arasında gönül köprüleri kuran birer gönül elçisidir.” Rektör Adıgüzel: “Öğrencilerimize rehberlik etmeye çalışıyoruz” Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ise Ramazan ayının birlik, beraberlik ve paylaşma ruhuna vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı: “Uluslararası öğrencilerimiz ve Akademi Anadolu öğrencilerimizi bir araya getirdiğimiz bir iftar programı gerçekleştirdik. Akademi Anadolu, bu yıl başlattığımız ve örgün öğrencilerimiz ile uluslararası öğrencileri bir araya getirmeyi amaçlayan bir proje. Öğrencilerimizin kariyer yolculuklarında doğru adımlar atmalarını sağlayacak, onlara rehberlik edecek bir program geliştirmeye çalışıyoruz. Bu tür programlar yalnızca bir iftar sofrasını paylaşmanın ötesinde; farklı kültürlerden gelen öğrencilerimizin birbirlerini daha yakından tanımalarına, dostluklarını güçlendirmelerine ve ortak bir dayanışma ortamı oluşturmalarına da katkı sağlıyor. Bu vesileyle Ramazan ayının birlik ve kardeşlik iklimini hep birlikte yaşamaktan büyük memnuniyet duyuyoruz.” UİB Koordinatörü Doğan: “Akademi Anadolu uluslararası öğrencilerimizle geliştirdiğimiz bir proje” Uluslararası İlişkiler Birimi Direktörü Öğr. Gör. Dr. Zekiye Doğan, Akademi Anadolu projesi hakkında bilgi vererek iftar programında: “Tam zamanlı uluslararası öğrencilerimiz ile birlikte geliştirdiğimiz Akademi Anadolu projesi kapsamında hem Türk öğrenciler hem de uluslararası öğrenciler 13 hafta boyunca çeşitli atölye ve etkinliklerde bir araya geliyor. Akademi Anadolu’yu şu aşamada pilot bir proje olarak değerlendiriyoruz. Önümüzdeki yıllarda da bu programı geliştirerek kalıcı bir kurumsal kimliğe kavuşturmayı ve öğrencilerimizin farklı projelerle bu çatı altında buluştuğu güçlü bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı. İftar programına katılan öğrenciler ise Bakan Yardımcısı Gürsoy ve Rektör Adıgüzel ile birlikte iftar yapmaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek, bu tür etkinliklerin devam etmesini istediklerini ifade etti. Kaynak: AnaHaber

Öğretmenler Canından Endişe Ederek Okula Gitmek İstemiyor Haber

Öğretmenler Canından Endişe Ederek Okula Gitmek İstemiyor

Eğitim - İş Eskişehir Şubesi, İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde bir okulda meydana gelen ve bir öğretmenin hayatını kaybetmesi ile sonuçlanan olayla ilgili olarak bir basın açıklaması yaptı. Eğitim - İş Eskişehir Şubesi tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Bu ülkede okulda yine bir öğretmen öldürüldü! Artık yeter! İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde, Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğretmenimiz Fatma Nur Çevik okulda katledildi. Okulda! Eğitim yuvasında! Çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin en güvende olması gereken yerde! 44 yaşında bir meslektaşımızı kaybettik. Yaralılarımız var. Vicdanımız sızlıyor, aklımız kabul etmiyor. Uzun süredir okula gelmeyen bir öğrencinin, elini kolunu sallayarak bıçakla okula girebilmesi; iki öğretmeni ve bir öğrenciyi hedef alabilmesi; bir öğretmenimizin hayatını kaybetmesi… Bu tablo bir “münferit olay” değildir! Bu tablo, yıllardır görmezden gelinen uyarıların, itibarsızlaştırılan öğretmenlerin, güvenliksiz bırakılan okulların sonucudur. Öğrenciyle ilgili rehberlik görüşmeleri yapılmış, tutanaklar tutulmuş, uyarılar yapılmış, hatta çocuk psikiyatrisi tedavi süreci olduğu bilinmektedir. Buna rağmen gerekli önlemler alınmamıştır. Bu açık bir ihmal zinciridir. Bu sorumluluk öğretmenin, okul idaresinin üzerine yıkılamaz! Buradan açıkça söylüyoruz:
Bir kamu çalışanı görev yaptığı yerde devlet tarafından korunamıyorsa orada kamu otoritesinden söz edilemez! Buradan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e soruyoruz: Daha kaç öğretmenimizin can vermesi gerekiyor? Okullardaki güvenlik açığının bedelini canımızla mı ödeyeceğiz? Öğretmenler her gün ölüm korkusuyla mı derse girecek? Şiddetin tek bir faili yoktur. Bu cinayetin arkasındaki zihniyet; öğretmeni ötekileştiren, her fırsatta hedef gösteren, “herkes öğretmenlik yapabilir” diyerek mesleği değersizleştiren anlayıştır. Öğretmenleri çalışmamakla itham eden, emeğini küçümseyen, itibarsızlaştıran siyasi dildir. Dünyada “Başöğretmen” unvanını taşıyan tek lider olan Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözü bugün kulaklarımızda çınlamaktadır:
“Bir toplumun uygarlık düzeyi, öğretmene verdiği değerle ölçülür.” Bugün öğretmene değer verilmeyen bir sistemin sonucu ile karşı karşıyayız. Eğitimi kamusal bir hak olmaktan çıkarıp piyasalaştıran, okulları siyasal ve ideolojik yuvalanma alanına çeviren, liyakatsiz yöneticilerle dolduran anlayış; bugün bu kanın sorumluluğundan kaçamaz. Öğretmenleri baskı altına alan, güvencesizleştiren, susturmaya çalışan zihniyet; bugün okulları güvenliksiz bırakmıştır. Alışveriş merkezlerine kesici-delici aletle girilemezken, okullara rahatlıkla girilebiliyor! Bu bir tesadüf değil; bu bir yönetim zaafıdır! Biz diyoruz ki: Okullarda şiddetin arkasındaki nedenler bilimsel olarak ortaya konulmalıdır. Eğitimde Şiddet Yasası derhal çıkarılmalıdır. Tüm eğitim kurumlarında etkin güvenlik önlemleri alınmalıdır. Eğitimcilerin, sendikaların ve alan uzmanlarının katıldığı somut bir eylem planı hazırlanmalıdır. Failler caydırıcı şekilde cezalandırılmalıdır. Şiddeti meşrulaştıran medya içerikleri denetlenmeli, toplumsal şiddetle mücadele kamusal bir politika haline getirilmelidir. Bilim dışı, çağdışı müfredat yerine; barışı, birlikte yaşamı, eleştirel düşünceyi öğreten programlar hazırlanmalıdır. Bugün şiddet yalnızca okullarda değil; dünyanın dört bir yanında hayatı kuşatmış durumdadır. Ortadoğu bir kez daha emperyalizmin kanlı saldırganlığının, işgalci politikalarının ve güç zorbalığının hedefi haline getirilmiştir. Katil ABD’nin, haydut İsrail’in saldırıları sivilleri, yaşam alanlarını ve çocukları hedef alırken; İran yönetiminin halktan kopuk ve baskıcı anlayışı da bu yıkımın zeminini büyütmektedir. Okulların vurulduğu, çocukların öldüğü bir yerde hiçbir gerekçe meşru değildir. Bu açık bir insanlık suçudur. Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta barış, dünyada barış” ilkesi bugün her zamankinden daha hayati bir yol göstericidir. Vatan savunması dışında savaş politikalarının insanlığa yıkım getirdiği tarih boyunca defalarca görülmüştür. Savaşlarda kazanan silah lobileri ve güç odakları olur; kaybeden ise insanlıktır. Eğitim-İş olarak altını çiziyoruz: Çocuklar bombaların gölgesinde değil; barış içinde, güvenli okullarda eğitim görmelidir.
Öğretmenler ölüm korkusuyla değil, onurla ve güven içinde ders anlatmalıdır. Bu ülkede öğretmenler canından endişe ederek okula gitmek istemiyor!
Biz can korkusuyla çalışmak istemiyoruz!
Can güvenliğimizin olmadığı bir eğitim sistemini kabul etmiyoruz! ARTIK YETER! Eğitim yuvaları; iktidarın, gerici yapıların, sermayenin ve şiddetin değil; bilimin, laikliğin ve özgürlüğün mekanı olmalıdır. Kaybettiğimiz meslektaşımıza rahmet, ailesine ve öğrencilerine sabır diliyoruz. Yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Ve buradan bir kez daha ilan ediyoruz:
Öğrencilerimizin ve eğitim emekçilerinin can güvenliği sağlanıncaya kadar susmayacağız. Mücadele edeceğiz. Çünkü insanlığın ortak geleceği savaşta değil, barıştadır.
Çünkü bir ülkenin geleceği, öğretmenine verdiği değerle ölçülür."

Çocuklarımızı Şiddetten Koruyacak Somut ve Kalıcı Adımlar Atılmalıdır Haber

Çocuklarımızı Şiddetten Koruyacak Somut ve Kalıcı Adımlar Atılmalıdır

Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir İl Kadın Kolları Başkanı Sibel Yeşildal ve Eskişehir İl Yöneticileri geçtiğimiz günlerde bir okulda yaşanan tartışma sonucu çıkan kavgada yaralanan öğrenciyi ziyaret etti. Ziyaretle ilgili bir açıklama yapan İl Kadın Kolları Başkanı Sibel Yeşildal şu ifadelere yer verdi; "Eskişehir’de 11’inci sınıf öğrencisi Kayra Altınkama’nın okul çıkışında 4 öğrenci tarafından darp edilerek ağır yaralanması hepimizi derinden sarsmıştır. Basit bir “top atma” tartışmasının böylesine vahşi bir saldırıya dönüşmesi; bir evladımızın çenesinin ve omurgasının kırılması, felç kalma riski geçirmesi asla kabul edilemez. Bizler çocuklarımızı okullara emanet ediyoruz. Okullar; güvenli, denetimli ve koruyucu alanlar olmak zorundadır. Muşta gibi bir aletin okul ortamına sokulabilmesi, daha önce vukuatı olduğu belirtilen öğrenciler hakkında yeterli önlemlerin alınmaması ve gerekli denetim mekanizmalarının işletilmemesi açık bir güvenlik zafiyetidir. Bu ihmalin hesabı mutlaka sorulmalıdır. Kayra Altınkama’yı, CHP Eskişehir İl Eğitim Sekreterimiz Saliha Tolunay Hırçın, İl Yöneticimiz Server Kılınç ve İl Kadın Kolları Yöneticimiz Cennet Kurt ile birlikte ziyaret ettik. Yaşadığı travmaya rağmen dimdik ayakta duran, hayallerinden vazgeçmeyen bir gençle karşılaştık. En büyük kaygısının, yüzündeki ameliyat izlerinin polis ya da asker olma hayaline engel olması olduğunu ifade etti. Bir çocuğun, gördüğü şiddetin ardından hayallerini kaybetme korkusu yaşaması hepimiz adına utanç vericidir. Akran şiddeti giderek artmaktadır. Bu tablo karşısında yapılması gereken; göstermelik ve gündem saptırıcı etkinlikler değil, aileleri ve öğrencileri bilinçlendirecek kapsamlı eğitim programları, psikososyal destek mekanizmaları ve etkili disiplin uygulamalarıdır. Okullarda “ramazan temalı etkinlikler” düzenlemek yerine, çocuklarımızı şiddetten koruyacak somut ve kalıcı adımlar atılmalıdır. Buradan yetkililere açık çağrımızdır: Okullarda güvenlik önlemleri derhal artırılmalıdır. Denetimler sıklaştırılmalı, giriş-çıkış kontrolleri etkin şekilde sağlanmalıdır. Riskli ve vukuatlı öğrencilerle ilgili rehberlik ve disiplin süreçleri kararlılıkla işletilmelidir. Akran şiddetiyle mücadele için zorunlu bilinçlendirme ve aile eğitim programları başlatılmalıdır. Hiçbir aile çocuğunu okula gönderirken “Acaba akşam sağ salim dönecek mi?” endişesi yaşamamalıdır. Bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız. Çocuklarımızın güvenliği, hayallerinden ve geleceğinden daha önemsiz değildir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

Başkan Ataç Gençlerle Buluştu Haber

Başkan Ataç Gençlerle Buluştu

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Sarıcakaya’dan Eskişehir’e gezmek için gelen gençlerle bir araya geldi. Tepebaşı Belediyesi Çamlıca Deneyimli Kafe’de gerçekleşen buluşmaya Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç’ın yanı sıra Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Sarıcakaya İlçe Başkanı Hasan Yılmaz, CHP Sarıcakaya İlçe Kadın Kolları Başkanı Safiye Kesgin, CHP Sarıcakaya İlçe Gençlik Kolları Başkanı Mehmet Ali Turan ve gençler katıldı. Buluşmada konuşan Başkan Ataç, gençlerle bir arada olmaktan dolayı duyduğu mutluluğu ifade etti. Gençlere hitaben konuşan Ataç, “Sizden sadece sabretmenizi değil, umut etmenizi, sorgulamanızı ve hayal kurmaktan vazgeçmemenizi istiyoruz. Belediye olarak görevimiz; sizin yolunuzu açmak, yükünüzü hafifletmek ve yanınızda durmaktır. Şunu bilin; bu kentte kimse yalnız değil. Bu kentte gençlerin hayalleri sahipsiz değil. İyi ki varsınız, iyi ki buradasınız. Geleceği birlikte kuracağız” dedi. 10 binlerce genç Tepebaşı Belediyesi’nin hizmetlerinden yararlandı “Gençler yalnız kalmasın, eğitimden kopmasın, hayatın yüküyle baş başa bırakılmasın” diyerek her zaman gençlerin yanında olduklarını ifade eden Ataç, “Bu nedenle 2022’den bu yana, hafta içi her gün üniversiteli gençlerimize ücretsiz akşam yemeği veriyoruz. Bugüne kadar yaklaşık 65 bin gencimiz bu dayanışma sofrasında bir araya geldi. Gençlik merkezimiz de yalnızca kurs verilen binalar değil; gençlerin nefes aldığı, kendini güvende hissettiği, ürettiği ve sosyalleştiği yaşam alanlarıdır. Son 3 yılda gençlik merkezimizde; 18 bine yakın genç eğitim ve kurslardan yararlandı, 10 bine yakın gencimiz sabah çorbasıyla güne başladı, 2 bin 600’den fazla genç ücretsiz çamaşır yıkama hizmetinden faydalandı, 15 binden fazla gencimize ücretsiz çay ikram ettik. Ayrıca üniversite tercih dönemlerinde ise yaklaşık 400 gencimize rehberlik sunduk. Ders çalışma alanları, bilgisayar ve kütüphanelerimizden de 17 bine yakın gencimiz faydalandı. Kısacası biz şuna inanıyoruz; bir genç, ‘Ben bu şehirde yalnız değilim’ diyebiliyorsa, işte o şehir görevini yapıyor demektir” şeklinde konuştu. Daha sonra buluşma Başkan Ataç’ın gençlerin sorularını cevaplandırması ve günün anısına hatıra fotoğrafı çektirilmesiyle sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.