SON DAKİKA
Hava Durumu

#Radyo A

Porsuk Haber Ajansı - Radyo A haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Radyo A haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çocukların Dijital Dünyada Karşılaştığı Riskler Ele Alındı Haber

Çocukların Dijital Dünyada Karşılaştığı Riskler Ele Alındı

20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü dolayısıyla Radyo A’nın Misafir Odası programına katılan Eskişehir Barosu Çocuk Hakları İzleme Komisyonu Üyesi Av. Serhat Kaşıkara, Öğr. Gör. Dr. Nebiye Özdemir’in konuğu oldu. Programda, çocukların dijital dünyada karşılaştığı riskler detaylı olarak ele alındı. Kaşıkara, internette günün büyük bölümünü geçiren çocukların korunması için ebeveynlere uyarılarda bulundu. Çocuk istismarı amacıyla yakınlaşma, çevrimiçi istismar hazırlığı (grooming), paylaşımcılık, aşırı ebeveyn paylaşımı (sharenting) ve kişisel bilgilerin ifşa edilmesi (doxing) gibi siber tehlikelerin giderek arttığını belirten Kaşıkara, ailelerin çocuklarıyla şeffaf ve güvene dayalı bir iletişim kurmasının önemine dikkat çekti. “Dijital ortamda 24 saat süren bir zorbalık var” “Dijital ortamda 24 saat süren bir zorbalık var” diyen Kaşıkara, çocukların artık mahallede değil, “dijital mahalle” dediğimiz bir ortamda vakit geçirdiğini söyledi. Bu nedenle ebeveynlerin, çocuklarının dijital dünyadaki etkileşimlerini takip etmeleri, oyunlarda kimlerle iletişim kurduklarını bilmeleri gerektiğini vurguladı. Kaşıkara ayrıca, çocukların ruh sağlığını tehdit eden sanal taciz türlerinden biri olan grooming konusunda uyarıda bulundu: “Bazı kişiler, çocuk maskesi takarak oyun odaları gibi platformlarda tuzağa düşürebiliyor. Çocuklar erken yaşta dijital risklere maruz kalıyor; bu nedenle ailelerin bilinçlenmesi şart.” Çocukların kişisel bilgilerinin izinsiz paylaşılması anlamına gelen doxing ve ebeveynlerin aşırı paylaşımı olan sharenting konularına da değinen Kaşıkara, dijital dünyanın silinmeyen bir “anı defteri” olduğunu hatırlattı. Son olarak, çocukları bu tehlikelerden korumak için hem ailelerin hem de çocukların siber güvenlik ve çocuk hakları konusunda eğitim almasının önemine dikkat çekti. Kaynak: AnaHaber

Spor Medyası Profesyonelleri Öğrencilerle Bir Araya Geldi Haber

Spor Medyası Profesyonelleri Öğrencilerle Bir Araya Geldi

Anadolu Üniversitesi Kurumsal İletişim Koordinatörlüğüne bağlı Radyo A tarafından düzenlenen “Radyo A’dan Spor Medyasına” etkinliğinde, Anadolu Üniversitesi mezunu ve spor medyasının farklı alanlarında görev yapan üç profesyonel isim öğrencilerle bir araya geldi. Şener Şen Kültür Salonu’nda gerçekleşen buluşmada S Sports Spikeri Soner Sancak, beIN Sports Muhabiri Onur Çubukçu ve TRT Spor Muhabiri Cankat Koç; spor haberciliğinin güncel yapısını, mesleki deneyimlerini ve sektöre ilişkin değerlendirmelerini paylaşarak spor medyasına dair kapsamlı bir perspektif sundu. Soner Sancak: “Spor spikerliği ciddi bir hazırlık ve disiplin gerektiriyor” Spor spikerliği çoğu kişi için yalnızca maç anlatmak gibi görünse de ciddi bir hazırlık süreci gerektiriyor. Yayına çıkmadan önce hazırlık rutininiz nasıl ilerliyor? Spor spikerliği dışarıdan yalnızca maç anlatmak gibi görünse de aslında yoğun bir hazırlık gerektiriyor. Önce yemeğimi yerim, ardından takımların esame listeleri ve kadroları gelir. Bildiğim takımlarsa işim daha kolay oluyor; bilmediğim takımları ise araştırıyorum. “Kimdir, nereden geliyor, tanıdığım oyuncu var mı?” gibi sorular üzerinden çalışıyorum. Sonrasında kendimle baş başa kalıp yayına odaklanıyorum. S Sports’ta çalışmak spikerlik tarzınıza ya da spor algınıza nasıl bir etki yaptı? Beni etkileyen asıl şey çalıştığım kurumdan çok, birlikte çalıştığım insanlar oldu. Yıllarca örnek aldığım isimlerle aynı ortamda olmak beni motive ediyor. Onların yanında olmak, “işimi düzgün yapayım” düşüncesiyle beni daha disiplinli kıldı. İşinizin en zor ve en keyifli yanları neler? İşimin en keyifli yanı, hobimi işe çevirmiş olmam. Sporu, rekabeti ve anlatmayı seviyorum. Bu nedenle kendimi şanslı hissediyorum. En zor yanı ise insanların rutinine ayak uyduramamak. Çevremdekilerle tatil ve izin zamanlarını denk getirmek zor. Bu mesleğe başlamak isteyen birine tavsiyeniz ne olurdu? Fedakâr olsunlar, gayret etsinler. Başarı bunlarla gelir. Radyo A’da ve Anadolu Üniversitesi’nde edindiğiniz deneyimlerin size katkısı ne oldu? Anadolu Üniversitesi, okuduğum bölümün ötesinde kişiliğimi de şekillendirdi. 17–18 yaşında gelip burada büyüdüm. Kendimi keşfettiğim için çok şanslıyım. Bir şansım daha olsa yine Anadolu Üniversitesi’nde okurdum. Radyo A ise bana profesyonellik kattı. Burada kimse “bunu bilmiyorsun” demez; çünkü profesyonel bir ekip içinde profesyonel eğitim verilir. beIN Sports Muhabiri Onur Çubukçu: “Mesleğe beIN Sports’ta başladım; Radyo A’nın pratiği beni öne taşıdı” Spor muhabirliğine başlama süreciniz nasıl gelişti? Mesleğe başlamam, Anadolu Üniversitesi ile beIN Sports’un yaptığı beIN Akademi iş birliği sayesinde oldu. Akademide sunuculuk ve spikerlik eğitimleri aldık. Eğitimlerin ardından başarılı bulunanlar staja çağrıldı. Ben de şanslı öğrencilerden biriydim. İki aylık stajın ardından muhabir kadrosuna alındım ve o günden beri beIN Sports’ta çalışıyorum. Yeni medya ve dijital platformların spor haberciliğine etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz? Dijital kanallar ile konvansiyonel kanallar arasında ciddi dinamik farkları var. Televizyon kanalları her takıma ve her branşa yer vermek zorundadır; dijitalde böyle bir zorunluluk yok. Dijital yayıncılar zaman zaman Anadolu’daki birçok takımı görmezden gelebiliyor. Şimdilik iki taraf arasında böyle bir ayrım görüyoruz. İşinizin en zor ve en keyifli yönleri neler? İşimin en keyifli yanı, yıllar önce beni kimse tanımazken bugün stat çevresinde insanların beni fark etmesi. Kaş göz işaretleriyle birbirlerine beni göstermeleri çok mutlu ediyor. En zor yanı ise sıfır hata zorunluluğu ve yüksek stres. Öğrencilere hangi becerileri geliştirmelerini önerirsiniz? Mutlaka yabancı dil bilmeleri gerekir; bu sizi iki değil üç adım öne taşır. Radyo A ve üniversitenin medya birimlerinde aktif çalışmak da büyük avantajdır. Burada kazanılan pratik, profesyonel hayatta değerini gösterir. Radyo A’da edindiğiniz pratik deneyim size hangi avantajları sağladı? Radyo A sayesinde kamera karşısına geçtiğimde hiç zorlanmadım. Burada edindiğim pratik, profesyonel hayatta büyük kolaylık sağladı. TRT Spor Muhabiri Cankat Koç: “Radyo A’da edindiğim refleksler sahada sıfırdan başlamamı engelledi” Sinema ve Televizyon Bölümü’nden spor muhabirliğine geçerken hangi refleksleri hızla edinmeniz gerekti? Sinema ve Televizyon Bölümü’nde edindiğim bilgiler ile Radyo A’daki yayın tecrübelerim sahada çok etkili oldu. Orada öğrendiğim yayın refleksleri sayesinde sektöre sıfırdan başlamadım. Saha haberciliğinde bilgi akışını doğrularken hangi yöntemleri kullanıyorsunuz? En çok X’i (Twitter) kullanıyorum çünkü farklı muhabirlerden gelen bilgileri aynı anda görmek çok değerli. Bunun yanı sıra kulüp yetkilileri, yöneticiler, muhabir arkadaşlar ve menajerler de teyit noktalarını oluşturuyor. Bir televizyon muhabiri olarak haberi önce kurumumdaki muhabirlerle, ardından sosyal medya ile teyit ederim. İşinizin en zor ve en keyifli yönleri neler? Zorluğundan şikâyet etmiyorum ancak bizim meslekte mesai kavramı ya da “hafta sonu” yok. En keyifli yanı ise küçüklükten beri hobim olan sporun işim hâline gelmesi. Genç gazetecilerin mutlaka sahip olması gereken beceriler sizce nelerdir? Düzgün ve akıcı Türkçe, yabancı dil ve güçlü bir network çok önemli. Diplomanın tek başına yeterli olmadığı bir dönemdeyiz. Stajlar ve kurulan bağlantılar mesleğe girişte belirleyici. Anadolu Üniversitesi öğrencileri büyük bir avantaja sahip; medya merkezleri ve açıköğretimin çekim gücü sayesinde İstanbul’daki birçok staj imkânı burada da mevcut. Radyo A’da edindiğiniz tecrübe size nasıl katkı sağladı? Radyo A’daki yayın tecrübesi benim için çok kıymetliydi. Mikrofonu ilk kez orada elime aldım, ilk canlı yayınımı orada yaptım. Diksiyon, telaffuz ve düzgün Türkçe eğitimleri profesyonel hayatta büyük avantaj yarattı. Yayıncılık düşünenler için Anadolu Üniversitesi’nin büyük fırsatlar sunduğunu özellikle belirtmek isterim. Soner Sancak, Onur Çubukçu ve Cankat Koç; spor medyasının üç farklı alanında edindikleri deneyimleri, karşılaştıkları zorlukları ve genç iletişimcilere yönelik tavsiyelerini samimi bir şekilde paylaştı. Her biri, mesleğin tutku, disiplin ve sürekli gelişim gerektirdiğini vurgularken; Radyo A ve Anadolu Üniversitesi’nde kazandıkları deneyimlerin kariyerlerine nasıl yön verdiğini bir kez daha hatırlatarak hem spor medyasına adım atmak isteyen gençlere güçlü bir rehberlik sundu hem de mesleğin perde arkasına ışık tuttu. Kaynak: AnaHaber

Radyo A'da Yeni Sesler Yayında Haber

Radyo A'da Yeni Sesler Yayında

Anadolu Üniversitesi Radyo A’da uygulamalı yayın eğitimleri ve yeni yayın dönemi heyecanı bir arada yaşanıyor. Sekiz ay boyunca süren teorik eğitimlerini tamamlayan öğrenciler, Radyo A mikrofonlarından ilk kez dinleyicilere seslenmenin heyecanını yaşıyor. Anadolu Üniversitesinin farklı fakültelerindeki öğrencilerinden oluşan stajyer ekip, müzik yayıncılığı, haber sunumu, canlı yayın yönetimi ve program hazırlama süreçlerinde aktif görev alıyor. Radyo A’da yürütülen uygulama eğitimlerinde öğrenciler; ekip çalışması, yaratıcı içerik üretimi, teknik donanım kullanımı ve yayın dili gibi alanlarda yetkinlik kazanıyor. Eğitim süreci, Radyo A’nın deneyimli ekibi; Genel Yayın Yönetmeni Öğr. Gör. Dr. Nebiye Özaydemir, Program ve Kültür Sanat Direktörü Dr. Elif Yılmaz, Müzik Direktörü Oğuzhan Yılmaz, Prodüksiyon Sorumlusu Bülent Sert rehberliğinde gerçekleşiyor. Radyo A Genel Yayın Yönetmeni Özaydemir: “Geleceğin iletişimcilerini yetiştiriyoruz” Radyo A ailesi olarak her yeni yayın döneminde en büyük heyecanın öğrencilerin mikrofonla ilk buluşmalarına tanıklık etmek olduğunu belirten Radyo A Genel Yayın Yönetmeni Öğr. Gör. Dr. Nebiye Özaydemir konuya dair şunları aktardı: “Bu yıl da teorik eğitimlerini tamamlayarak yayıncılık yolculuğuna adım atan öğrencilerimize heyecanla eşlik ediyoruz. Radyo A, yalnızca bir yayın mecrası değil; 27 yıllık büyük bir kültüre ve donanıma sahip olarak öğrenmenin, üretmenin ve gelişmenin en kıymetli yeridir. Geleceğin iletişimcilerini yetiştirmeye katkı sunmak bizim için büyük bir gurur. Yayın hayatlarına ilk adımlarını atan tüm öğrencilerimize başarılar diliyor, onların sesinin daha nice dinleyiciye ulaşacağına yürekten inanıyorum. Radyo A ailesine katılan yeni seslerimizi dinlemeye, desteklemeye ve birlikte büyümeye devam ediyoruz. Geleceğin radyocuları burada yetişiyor.” Radyo A, yalnızca bir yayın platformu olmanın ötesinde, öğrenciler için gerçek bir öğrenme alanı işlevi görüyor. Yayıncılığın her aşamasını deneyimleyerek mesleki becerilerini de geliştiren yeni sesler, aynı zamanda sorumluluk alma, zaman yönetimi ve etkili iletişim gibi kişisel gelişim alanlarında da önemli kazanımlar elde ediyor. Bu süreçte öğrenciler, hem akademik bilgiyle pratik deneyimi birleştiriyor hem de Radyo A’nın uzun yıllara dayanan yayıncılık geleneğine katkı sunuyor. Yayın hayatlarına yeni başlayan sesler ile Radyo A’nın zengin içeriklerine 101.7 frekansından ve radyoa.anadolu.edu.tr adresinden ulaşılabilir.

Rektör Adıgüzel Dünya Radyo Günü’nde Radyo A'ya Konuk Oldu Haber

Rektör Adıgüzel Dünya Radyo Günü’nde Radyo A'ya Konuk Oldu

Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, 13 Şubat Dünya Radyo Günü dolayısıyla Anadolu Üniversitesinin kurumsal radyosu Radyo A’da canlı yayına katıldı. “Misafir Odası” programında Öğr. Gör. Dr. Nebiye Özaydemir’in sorularını yanıtlayan Prof. Dr. Adıgüzel, radyo yayıncılığının geçmişi, bugünü ve geleceği üzerine önemli değerlendirmelerde bulundu. Adıgüzel ayrıca Anadolu Üniversitesinde gerçekleşecek yenilikler hakkında da öğrencilere müjdeler verdi. “Eski bir radyocu olarak radyocular gününde burada olmaktan çok mutluyum” Eski bir radyocu olarak Dünya Radyo Günü’nde Radyo A’da olmaktan çok mutlu olduğunu dile getiren Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel şunları söyledi: “Radyonun herkes için ayrı bir anlamı olabilir. Öğrencilik yıllarımda İletişim Bilimleri Fakültesinde (İBF) okurken, Eskişehir’de çok fazla yerel radyo vardı. Ben de üç arkadaşım ile bu radyolardan birinde 3 yıl aralıksız çalıştım. Radyo A kurulmadan 5 yıl önce, 1993’lü yıllarda çalıştığımız radyonun tüm işlerini biz yapıyorduk diyebilirim. Her akşam yaklaşık 2,5 saatlik bir program yapıyordum. O zamanlarda belirli bir dinleyici kitlem de vardı. Şimdi baktığımızda bir öğrenci için 3,5 yıl bir radyoda program yapmak ve çalışmak az bir süre değil.” “Radyo ile olan bağım hiçbir zaman kopmadı” Radyo A’nın 27 yıldır başarıyla yayın hayatına devam etmesinin önemini vurgulayan Adıgüzel, “Yıllar içerisinde Radyo A, eğitim kurumunun içerisinde yer alan bir ekol haline geldi. Öyle ki önemli medya kuruluşlarında burada yetişmiş arkadaşlarımız çok iyi işler yapıyorlar. Benim dönemimde beraber program yaptığım Beyazıt Öztürk vardı. Mezun olduktan sonra kendisinin meslek hayatı televizyonculuğa evrildi. Ben de İstanbul’a gidince iletişimin bir diğer kolu olan halkla ilişkiler alanına geçiş yaptım ancak radyo ile olan bağımı hiçbir zaman koparmadım, hep devam ettirdim. Bir de aslında üniversite eğitim hayatımdan ayrı olarak radyonun benim için farklı ve özel bir anlamı daha var. Çocukluğum Adana’da geçti. Televizyonumuz olmadığı için radyo her şeyimizdi ve iletişim kurduğumuz tek araçtı. O radyo hiç kapanmaz ve hep açık dururdu. 9 kardeşiz hep beraber akşamları oturur radyo dinlerdik. Radyo o zamanlar evin vazgeçilmez demirbaşıydı.” ifadelerini kullandı. “Anadolu Üniversitesi’nde aldığım eğitimler benim için çok kıymetli” “Anadolu Üniversitesi İBF’de aldığım eğitim benim için çok kıymetli.” diyen Adıgüzel, konuşmasının devamında şunları söyledi: “30-35 yıl önce bu okuldan aldığım eğitimle kariyer hayatım boyunca başarılı işlere imza attım. Anadolu Üniversitesinin öğrencilerine kattığı birikim ve donanımı insan yaş aldıkça daha da çok fark ediyor. Kısaca sürecimden bahsedecek olursam eşim de Anadolu Üniversitesi İBF mezunu. 1995 yılında okuldan mezun olduktan sonra İstanbul’a gittik. O yıllarda ben halkla ilişkiler müdürlüğünde çalışmaya başladım. İş görüşmesine gittiğimde ‘Kurumsal bir dergi çıkarmak istiyoruz’ dediler. ‘Bunu yapabilir misin?’ diye sordular. ‘Yapabilirim’ dedim. Orada üniversitede aldığım eğitimin ne kadar faydalı olduğunu daha iyi anladım. Hem tasarım hem fotoğraf hem de haber metni yazmayı biliyordum. Çalışmaya ayın 1’inde başladım ve 15 gün sonrasında 16-24 sayfalık ilk bülteni çıkardım. Ardından aralıksız olarak 5 sene boyunca 48 yayın çıkardım. Böylece İBF’den aldığım eğitimin önemli bir kazanım olduğunu görmüş oldum. Sonraki yıllarda yolum başka kurumlara düştü. Büyükşehir Belediyesi’nde Halkla İlişkiler Biriminde başladığım işimde birkaç ay sonra şef, sonrasında da müdür oldum ve burada da 8 yıl çalıştım. Sonrasında devlete bağlı bir kuruma geçtim. Orada da medyayla ilgili önemli çalışmalarda bulundum. Ulusal gazetelerde yöneticilik yapma olanağı buldum. Diğer çalıştığım yerlerde de Eskişehir’de aldığım eğitimin çok büyük katkıları olduğunu gördüm.” “Anadolu üniversitesi, her alanda çok zengin bir üniversite” Kültür, sanat ve entelektüel birikim olarak Anadolu Üniversitesinin çok zengin bir üniversite olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel: “Mevcut fakülte ve yüksekokullarımızda öğrenim gören tüm öğrencilerimiz çok şanslılar. Çünkü Radyo A’da çalışma fırsatı sadece İBF öğrencilerine özel değil. Dileyen tüm öğrencilerimiz radyomuzda eğitim alıp program yapma hakkına kavuşabilir. Böylece öğrencilerimiz kendi eğitim aldıkları disiplinle alakalı içerikler üreterek kendilerini gösterebilir, başarılı yayınlar yapabilirler.” dedi. “Radyo A sadece üniversite yayını değil, küresel bir yayın platformudur” Radyo A’nın bir marka olarak da değerinin bilindiğini söyleyen Adıgüzel şunları aktardı: “Radyo A, radyoculuğun en üst düzeyinde radyo yapan çok anlamlı bir haldedir. Günümüzde yerel diye bir tabir kalmadı. Mevcut dijital teknolojilerde her şey ulusal olarak kabul edilebilir. Radyo A’ya da her ne kadar üniversite radyosu desek de üretilen nitelikli yayınları dünyanın her yerinden dinleyebiliyoruz.” “Anadolu Üniversitesi birçok farklı projeyle yeni bir döneme başlıyor” Anadolu Üniversitesinin yeni dönemde birçok farklı projeyle gündeme geleceğini de belirten Rektör Adıgüzel, “Anadolu Üniversitesi olarak her gün yeni projelerle gündeme geleceğiz. Sadece burada okuyan öğrencilerimiz için değil, Eskişehir’i Türkiye’yi hatta Dünya’yı ilgilendiren projeler yapacağız. Üniversitemizde dijitalleşmeyle beraber yeni aplikasyonlar uygulanarak 3B olarak müzeleri gezebilme olanağı buluyoruz. Bunun yanı sıra üniversitemizde dijital resimler konusunda yapılan projeler de çok kıymetli. Hocalarımız bununla ilgili de önemli çalışmalar yapıyorlar. Çok yakın zamanda Sinema Anadolu yeniden açılacak. Öğrencilerimiz vizyondaki filmleri yeniden izleme olanağına sahip olacak. Tiyatro Anadolu da ilk oyunlarıyla bu ay uzun bir aradan sonra yeniden sahneye çıkacak. Öğrencilerimiz hem tiyatroyu hem de sinemayı uzun yıllar sonrasında kampüsümüzde tekrar deneyimleme fırsatı bulacaklar. Eskişehir Film Festivali’ni de mayıs ayında sinemaseverlerle buluşturacağız. Bunun dışında sporla ilgili de güzel şeyler yapmamız lazım. Kampüste yüzmeden futbola kadar çok güzel olanaklarımız var. Çeşitli küçük dokunuşlarla öğrencilerimizin bu imkanlardan yararlanabileceği adımlarımız olacak. Spor, gençlerimiz için oldukça önemli bir alan olduğu için çalışmalarımızla öğrencilerimizin kampüs içinde daha çok zaman geçirebilecekleri bir dönem başlatacağız.” şeklinde konuştu. “Bu ay içerisinde uluslararası yayınevinin kuruluşunu sağlamış olacağız” Anadolu Üniversitesinin araştırma konusunda Türkiye’nin en iyi üniversitelerinden birisi olduğunu da vurgulayan Adıgüzel, “Anadolu Üniversitesi araştırmalara kaynak aktarma konusunda belki de Türkiye’nin en güçlü üniversitesi. Ancak bu araştırmaları destekleme, üniversite içi kaynak ve fon sağlamayla sabit kalıyor. Bu da bizim dışarıya açılmamızı engelliyor. Bu kapsamda yeni hedefimiz dış kaynaklı projelerimizi daha fazla artırmak. Valilik üzerinden kalkınma ajanslarıyla proje yapma hedefimiz var. Daha fazla dış kaynak kullanmak daha fazla ulusal ve uluslararası partnerle çalışmak, bakanlıkların fonlarına daha fazla talip olmak, yaptığımız işleri sadece üniversite kaynaklarıyla değil dış kaynaklarla arttırmak istiyoruz. Dolayısıyla bundan sonraki hedefimiz dış kaynaklı projelere ağırlık vermek olacak. Akademik yayınlarla ilgili Anadolu Üniversitesinin çok yüksek potansiyeli var. Bilimsel yayınlara daha fazla ağırlık vermemiz gerekiyor. Bunun için daha fazla bilimsel dergiye, uluslararası yayınevine ihtiyacımız var. Hem dergi sayılarının artması hem de uluslararası yayınevinin açılması bağlamında önemli adımlarımız var. Herhalde ay içerisinde uluslararası yayınevinin kuruluşunu sağlamış olacağız. Bu projenin bilgisini de yine sizin aracılığınızla vermiş oldum.” dedi. “Radyo A 27 yıldır bizlere ses oluyor” Son olarak Radyo A’nın 27. yaşını kutlayan Adıgüzel, “Radyo A 27 yıldır bizlere ses oluyor. Sesiyle gönüllere dokunuyor, insanlara ulaşıyor. İnşallah nice 27 yılları görür, yeni radyo günlerinde birlikte olma olanağı buluruz. Teknoloji geliştikçe insanlar ‘Televizyon öldü, gazete öldü, gazetecilik öldü’ diye söylemlerde bulunuyor. Aslında hiçbir şey ölmüyor, sadece biçim değiştiriyor. İletişim araçları da yeni formata, yeni teknolojik ortama uygun olarak işini yapmaya devam ediyor. Bu durum radyoculuk için de böyle. Radyo form ve yön değiştirdi. Dinleyiciler dijital platformlardan ya da podcast olarak radyo dinlemeye devam ediyor. Dolayısıyla Radyo A bundan sonra da hayatımızda olmaya devam edecek. Öğrencilerime tavsiyem buranın kıymetini bilin, öğrenebildiğiniz kadar çok şeyi öğrenip kendinizi geliştirin.” ifadelerini kullandı.

Radyo A 27. Yaşını Kutluyor! Haber

Radyo A 27. Yaşını Kutluyor!

Anadolu Üniversitesinin 101.7 frekansından yayın yapan kurumsal radyosu Radyo A, 13 Şubat Dünya Radyo Günü’nde 27 yıldır başarılı bir şekilde yayın hayatına devam ediyor. Günün 16 saati canlı olmak üzere 24 saat yayın yapan Radyo A, Türkiye’deki üniversite radyoları arasında ilk sıralarda yer alıyor. Haftanın 7 günü kesintisiz olarak canlı yayın yapan Radyo A, karasal frekans, internet, mobil uygulamalar üzerinden tüm dünyaya ulaşıyor. Radyo A’da müzik yayınlarının yanı sıra bilgi programları, söyleşiler, üniversite haberleri ağırlıklı olmak üzere haber programları hazırlanıp sunuluyor. Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesinde faaliyet gösteren ve öğrencilerine laboratuvar olanağı sunan Radyo A, bir üniversite radyosu olarak eğitim görevini de üstleniyor. Şehir ve Anadolu Üniversitesi arasındaki iletişimi de sağlayan Radyo A’nın görevleri arasında öncelikle üniversiteyi tanıtmak ve temsil etmek bulunuyor. Ayrıca Radyo A, müzik yayınlarını sürdürürken farklı müzik türlerine yer vermek, insanları üniversitede, şehirde, ülkemizde ve dünyada gerçekleşen etkinliklerden haberdar etmek, Türkiye ve dünyadaki gelişmelerle ilgili bilgi vermek, söyleşilerle gündemdeki konuları değerlendirmek misyonunu üstleniyor. Radyo A sosyal kampanyalara destek veriyor Radyo A üniversite bünyesinde, bilim, sanat, kültür, haber, eğlence ve benzeri türlerde eğitici ve aydınlatıcı nitelikte her türlü yayını dinleyici ile buluşturuyor. Sosyal kampanyalara da başarılı bir şekilde destek veren Radyo A, konu ile ilgili haberlerin dinleyiciye iletilmesinin yanı sıra, daha büyük bir farkındalık yaratmak için bu kampanyalarla ilgili olarak çeşitli jingle’lar hazırlıyor ve bu jingle’lar kampanya süresince gün boyu çeşitli zaman dilimleri içinde yayınlanıyor. Radyo A geçtiğimiz yıl 45 programla dinleyiciyle buluştu Radyo A’da eğitim aldıktan sonra ulusal radyo ve medya sektöründe çalışan Anadolu Üniversiteli ve Radyo A’lı birçok başarılı mezun bulunuyor. Her yıl Anadolu Üniversitesinin örgün ve Açıköğretim Sistemi öğrencilerinin başvurularıyla yaklaşık olarak 20 öğrenciye öncelikle radyo eğitimleri veriliyor. Bu kapsamda öğrencilere fonetik-diksiyon, anons, seslendirme, etkili konuşma ve sunum, radyoda röportaj ve söyleşi teknikleri, protokol iletişimi, radyo yayıncılığı, radyo programcılığı, radyo program türleri, yayın kuralları, prodüksiyon ve ses kurgusu eğitimleri veriliyor. Eğitimleri başarıyla geçen öğrenciler deneyimli öğretim üyeleri ve teknik personel yardımıyla Radyo A’da program hazırlayıp sunma olanağı buluyor. Ağırlıklı olarak yabancı müziğin çalındığı Radyo A’da Caz, Rock, R&B, Alternatif Pop ve Türkçe müziğin sevilen şarkılarının yer aldığı birçok program dinleyicisine ulaşmaya devam ediyor. Geçtiğimiz yıl yaklaşık 45 programı dinleyiciyle buluşturan Radyo A profesyonel ekibi ve yetiştirdiği öğrencileriyle hem Eskişehir’in hem de seslerinin ulaştığı herkesin büyük beğenisini alıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.