SON DAKİKA
Hava Durumu

#Protesto

Porsuk Haber Ajansı - Protesto haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Protesto haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Talat Yalaz: "Sarayın Aparatlarına Partimizi Teslim Etmeyeceğiz" Haber

Talat Yalaz: "Sarayın Aparatlarına Partimizi Teslim Etmeyeceğiz"

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi tarafından alınan radikal bir kararla 26 il başkanı görevden alınırken, 7 il başkanı tedbirli olarak kesin ihraç istemiyle disipline sevk edildi. Görevden alınanlar arasında yer alan CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, karara sert tepki göstererek, “Sarayın aparatlarına partimizi teslim etmeyeceğiz” dedi. ​CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) tarafından gerçekleştirilen toplantının ardından Türkiye genelinde büyük yankı uyandıran bir operasyona imza atıldı. 26 il başkanının görevden el çektirildiği süreçte, 7 isim ise “tedbirli” olarak kesin ihraç talebiyle disipline gönderildi. ​Talat Yalaz’dan Görevden Alma Kararına Sert Yanıt ​Görevden alınan ve tedbirli olarak disipline sevk edilen isimler arasında yer alan CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, il binası önünde toplanan kalabalığa hitaben çarpıcı açıklamalarda bulundu. Kararı “yok hükmünde” olarak nitelendiren Yalaz, mevcut yönetime yönelik ağır eleştirilerde bulundu. ​Yalaz, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: ​“Beni partiden atma yetkiniz yok. Bana görevi Cumhuriyet Halk Partililer verdi. Recep Tayyip Erdoğan’dan aldığınız yetkiyle beni baba ocağından atamazsınız. Sizin aldığınız kararlar bizler için yok hükmündedir.” ​“Mücadeleye Yeni Başlıyoruz” ​Eskişehir’de AKP’ye karşı büyük bir mücadele verdiklerini belirten Talat Yalaz, görevden alınmasının sebebinin iktidara karşı yürütülen başarılı çalışmaların önünü kesmek olduğunu savundu. Yalaz, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: ​“Genel Başkanımız Özgür Özel’dir”: Partideki sadakatini vurgulayan Yalaz, Özgür Özel’in yanında yürümeye devam edeceklerini belirtti. ​“Sarayın Aparatı Oldunuz”: Mevcut yönetimi AKP ile iş birliği yapmakla suçlayan Yalaz, “Sizler Recep Tayyip Erdoğan’ın koltuk değneği oldunuz” dedi. ​“Asıl Mücadele Şimdi Başlıyor”: Görevden almaların kendilerini yıldıramayacağını ifade eden Yalaz, “Yeni başlıyoruz, geri adım atan namerttir” diyerek kararlılık mesajı verdi. ​Eskişehir Örgütü Gelişmeleri Yakından Takip Ediyor ​Görevden alma haberinin duyulmasının ardından Eskişehir il binası önünde toplanan partililer, Yalaz’a destek vererek kararı protesto etti. Yalaz, yerlerine henüz bir il başkanı atanamadığını belirterek, bunun örgüt nezdindeki karşılıksızlığın bir göstergesi olduğunu iddia etti.

Eskişehir Valiliği’nden NATO Zirvesi İçin 10 Günlük Yasak Kararı Haber

Eskişehir Valiliği’nden NATO Zirvesi İçin 10 Günlük Yasak Kararı

Eskişehir Valiliği, Ankara’da gerçekleştirilecek olan 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi süresince kamu düzeninin korunması ve güvenlik önlemlerinin sağlanması amacıyla il genelinde birtakım kısıtlamalara gidildiğini duyurdu. ​10 Gün Süreyle Geçerli Olacak ​Valilikten yapılan resmi açıklamaya göre, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara’nın ev sahipliğinde gerçekleşecek zirve boyunca; kamu güvenliğinin sağlanması, katılımcıların güvenliğinin korunması ve kritik altyapıların muhafaza edilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda, 1 Temmuz 2026 saat 00.01’den 10 Temmuz 2026 saat 23.59’a kadar toplamda 10 gün süreyle Eskişehir sınırları içerisinde her türlü eylem ve etkinlik yasaklandı. ​Hangi Eylemler Yasak Kapsamında? ​Valilik Makamı’nın 26.06.2026 tarihli ve 98 sayılı kararı ile yürürlüğe giren yasaklar, hem açık hem de kapalı alanları kapsıyor. Yasağa tabi olan etkinlikler arasında şunlar yer alıyor: ​Toplanma, toplantı ve gösteri yürüyüşleri, ​Miting, basın açıklaması ve protesto eylemleri, ​Çadır kurma, oturma eylemi ve açlık grevleri, ​Meşale yakma, slogan atma, afiş, poster veya sticker asma/yapıştırma, ​Pankart ve döviz taşıma, ​Stant açma ve imza kampanyaları, ​El ilanı, bildiri veya broşür dağıtımı. ​Şehir Giriş ve Çıkışlarına Sıkı Denetim ​Karar sadece şehir içi eylemleri değil, zirveyi protesto etmek amacıyla Eskişehir’e gelmek isteyen veya il dışına çıkış yapacak olan araç ve şahısları da kapsıyor. Polis ve Jandarma sorumluluk bölgeleri dahil olmak üzere, Valilik kararıyla söz konusu protesto amaçlı geçişler de 10 gün boyunca kısıtlanmış durumda.

Cumhuriyet Halk Partisi'ne Yapılan Müdahaleye Eskişehir'den Tepki Haber

Cumhuriyet Halk Partisi'ne Yapılan Müdahaleye Eskişehir'den Tepki

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nin tahliye edilmesi ve partiye yönelik "mutlak butlan" kararı, Eskişehir Emek ve Demokrasi Platformu öncülüğünde düzenlenen kitlesel bir yürüyüş ve basın açıklamasıyla protesto edildi. ​Köprübaşı’ndan başlayarak CHP Eskişehir İl Binası önüne kadar süren yürüyüşe çok sayıda partili, belediye başkanı ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı. Yapılan açıklamada, alınan kararların hukuki değil siyasi olduğu vurgulanarak, demokratik hakların savunulacağına dair güçlü mesajlar verildi. Rahmi Çınar: "Sizleri Sandıkta Yendik, Yine Yeneceğiz" ​CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar, konuşmasına parti örgütlerini selamlayarak başladı. Mutlak butlan kararının İstanbul seçimlerindeki yenilginin rövanşı olduğunu belirten Çınar, şunları kaydetti: ​"Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu'nu siyasi bir kararla mahpushaneye gönderdiler. Bugün genel merkezimizde direnç gösteren başta Genel Başkanımız Özgür Özel olmak üzere tüm yöneticilerimizi ve partililerimizi kutluyorum. Biz sizleri İstanbul'da yendik, yerel seçimlerde yendik, yarın yine yeneceğiz. O Babaocağı'nı, büyük seçimi kazanarak geri alacağız. Asla geri adım atmayacağız." ​Anıl Yüksel: "CHP Tarihinde Baskılara Boyun Eğmedi" ​CHP İl Gençlik Kolları Başkanı Anıl Yüksel, milli irade vurgusu yaparak başladığı konuşmasında, İl Başkanı Talat Yalaz'ın Ankara'daki mücadeleye bizzat katıldığını hatırlattı: ​"Cumhuriyet Halk Partisi bugün siyasi tarihimizin en ağır saldırılarından biriyle karşı karşıyadır. Ancak herkes şunu bilsin ki, bu parti geçmişte de kapatıldı ama boyun eğmedi, genel başkanları siyasi yasaklı kılındı ama teslim olmadı. Bugün de aynı kararlılıkla dimdik ayaktayız. Eskişehir'de gösterdiğiniz bu dayanışma, sadece bir partiye değil, Türkiye'nin geleceğine sahip çıkmaktır." ​Tevfik Yıldırım: "Seçilmişler Olarak Geri Döneceğiz" ​Ankara'dan yeni geldiğini belirten Tepebaşı İlçe Başkanı Tevfik Yıldırım, genel merkez çevresindeki durumu bizzat gözlemlediğini aktardı: ​"Ankara'da halkın önüne set kurdular, genel merkezi anti-demokratik yollarla zapt ettiler. Özgür Başkanımızın açıkladığı üzere, genel merkezimizi geçici olarak terk etmiş olsak da elbet bir gün oraya geri döneceğiz. Hem de seçilmişler olarak geri döneceğiz." ​Kazım Kurt: "Halk İradesini Hiçbir Yargı Kararı Engelleyemez" ​Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, müdahaleyi "çok partili demokratik yaşama yapılan bir darbe" olarak tanımladı: "Bu darbe sadece CHP'ye değil, emekçinin, emeklinin ve ezilenlerin iradesine yapılmıştır. Cumhuriyet Halk Partisi iktidara yürüdüğü için bu saldırıyla karşılaştı. Hiç kimse, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin yargı kolları kararıyla CHP koltuğunda oturamaz. Oturursa da oradan indirmesini biliriz. Mücadeleyi binalarda yaptırmazlarsa sokaklarda yapacağız." ​Ayşe Ünlüce: "Demokrasi Geleneğimize Yapılan Bir Zulüm" ​Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, yaşananları "kadim demokrasi geleneğimize yapılan bir zulüm" olarak nitelendirdi ve erken seçim çağrısını yineledi: ​"Vicdanı sızlayan her vatandaşımız, sadece partililerimiz değil, bu zulmü gözyaşlarıyla izledi. Eğer bugün ses çıkarmazsak, yapılan bu uygulama yarın başka partilere de yapılacaktır. İlk talebimiz kurultayın bir an önce toplanması, ardından erken seçimin yapılmasıdır. 2024 seçimlerinde umudunu bize bağlayan halkımızla beraber bu mücadeleyi büyüteceğiz. Çaresi yok, biz kazanacağız." ​Miting, "Ya hep beraber, ya hiçbirimiz" sloganları ve demokrasi vurgusuyla sona erdi.

Milletvekili Arslan: "Hastaneler Halkındır, Satılamaz!" Haber

Milletvekili Arslan: "Hastaneler Halkındır, Satılamaz!"

Eskişehir’deki kamu hastaneleri ve sağlık arazilerinin özelleştirme kapsamına alınmasına tepkiler büyüyor. CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Hastaneler Halkındır Platformu’nun çağrısıyla düzenlenen eyleme katılarak, sağlık alanlarının ranta ve satışa açılmasına sert tepki gösterdi. Arslan, "Halkın sağlık hakkını korumak yerine kamu alanlarını sermayeye açan bu anlayışı kabul etmiyoruz" dedi. ​"Yeni Hastane" Vaadiyle Kamuoyu Oyalanıyor mu? ​Eskişehir'de sağlık yatırımları beklenirken mevcut kamu arazilerinin özelleştirilmesine dikkat çeken CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, iktidarın sağlık politikasını eleştirdi. Kamuoyuna "yeni hastane yapılacak" yönünde açıklamalar yapılırken, arka planda farklı adımlar atıldığını iddia eden Arslan, şu ifadeleri kullandı: ​"Bir yandan 'yeni hastane yapılacak' diyerek kamuoyunu oyalayan iktidar, diğer yandan yıllardır Eskişehirlilere hizmet veren hastaneleri ve sağlık arazilerini Resmî Gazete kararlarıyla özelleştirme kapsamına alıyor." ​Hastaneler Halkındır Platformu’ndan "Sağlıkta Rant" Protestosu ​Sağlık alanlarının devredilmesi ve ranta açılması girişimlerine karşı tek ses olan Hastaneler Halkındır Platformu, Eskişehir'de geniş katılımlı bir protesto gerçekleştirdi. Platformun çağrısına destek veren Milletvekili İbrahim Arslan, sağlık hizmetlerinin bir ticarethaneye dönüştürülmesine izin vermeyeceklerini vurguladı. ​Sağlığın anayasal bir hak olduğunu hatırlatan Arslan, kamu yararının gözetilmesi gerektiğinin altını çizerek eylemde seslerini yükselttiklerini belirtti. ​"Sağlık Haktır, Satılamaz!" ​Açıklamasının sonunda Eskişehir halkının çıkarlarını savunmaya devam edeceklerini belirten CHP'li İbrahim Arslan, özelleştirme kararlarına karşı mücadelenin süreceği mesajını şu net sözlerle verdi: ​"Halkın en temel hakkı olan sağlık hakkını korumak yerine, kamu alanlarını sermayeye açan bu anlayışı asla kabul etmiyoruz. Sağlık haktır, satılamaz. Hastaneler halkındır!" ​Eskişehir'deki sağlık arazilerinin geleceğine ilişkin tartışmalar devam ederken, muhalefetin ve sivil toplum kuruluşlarının konuyu yakından takip edeceği bildirildi.

Kazım Kurt’tan Eğitim Sen’in Yaşam Nöbetine Destek Haber

Kazım Kurt’tan Eğitim Sen’in Yaşam Nöbetine Destek

KESK’e bağlı Eğitim Sen Eskişehir Şubesi’nin, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki katliamları protesto etmek amacıyla Yediler Parkı’nda başlattığı 24 saatlik yaşam nöbetine destek büyüyor. Basın açıklamasıyla başlayan nöbete, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt da katılarak eğitim emekçilerine destek verdi. Yediler Parkı’nda eğitim emekçileri ile bir araya gelen Başkan Kurt, basın açıklamasının ardından yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Okullar insanların güvenle gidebileceği, çocuklarını emanet edebileceği alanlar olması gerekirken ne yazık ki son dönemlerdeki eğitimdeki olumsuz gelişmeler okulları böyle tehlikeli hale getirdi. Özellikle Maraş ve Urfa'daki saldırılar insanların okullardan uzaklaşmasına neden oldu. Aileler çocuklarını güvenle okula gönderemedi. Öğretmenler kendi güvenliklerinin sağlanması garantisi olmadığı için okula gidemedi. Bugün de burada öğretmenlerimizin iş bırakması ya da bir eylem içine girmesi çok doğal ve beklenen bir gelişme. Ben de onlara manevi anlamda destek olsun diye geldim. Demokratik, laik ve bilimsel bir eğitimi terk ettikçe okullarda bu tür sorunlarla karşılaşmak her zaman mümkün olacak gibi duruyor. Okullarda güvenlik önlemi yeterli olmamış ki bu olaylar var. Belki duymadığımız pek çok olay da var. Güvenlik, bir kere tabii bu uzun vadede eğitimle öğretimle çözülecek bir iş. Polisiye önlemler hangisine yetişecek, nasıl çözecek; çok kolay değil. İş, öğretmenlerimizin özgürce eğitim hakkını kullanmasından geçer diye düşünüyorum.”

Bankoğlu: ''Bu Muhalefeti Susturmak İçin Kriz Mühendisliğidir'' Haber

Bankoğlu: ''Bu Muhalefeti Susturmak İçin Kriz Mühendisliğidir''

CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Türkiye’deki baskı operasyonlarını ve Ekrem İmamoğlu’na yönelik “siyasi kumpasları” Avrupa gündemine taşıdı. Bankoğlu, “Bu bir kriz yönetimi değil; muhalefeti susturmak için kriz mühendisliğidir” dedi. Genel Kurul’un “Kriz Dönemlerinde Seçimler” başlıklı oturumunda söz alan Bankoğlu, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun haksız yere hapsedildiğini ve seçilmiş belediye başkanlarının yaklaşık 10 aydır parmaklıklar ardında olduğunu hatırlattı. 30 YILLIK DİPLOMANIN İPTALİ SİYASİ BİR KUMPASTIR Bankoğlu, kürsüden yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: Salgın, terör ve savaş gibi krizlerin demokratik kurumlar ve seçim süreçleri üzerinde yarattığı baskıyı ele alan bu rapor, doğrudan Türkiye'nin bugün yaşadığı gerçekliğe hitap ediyor. Türkiye'de artık demokrasiye yönelik soyut riskleri tartışmıyoruz; biz bu riskleri bizzat yaşıyoruz. Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu haksız yere hapsedildi. Ülke genelinde seçilmiş belediye başkanları yaklaşık 10 aydır parmaklıklar ardında. Onu siyasi rekabetin dışına itmek için, 30 yılı aşkın bir süre önce aldığı üniversite diploması keyfi bir şekilde iptal edildi. Bu bir hukuk süreci değil; mahkemeler yoluyla yapılan bir sivil darbedir. Erdoğan rejimi, sandıkta kazanamadığını yargı yoluyla gasp etmeye çalışmaktadır. Demokratik haklarını barışçıl bir şekilde savunan binlerce insan; polis şiddeti, toplu gözaltılar ve yıldırma politikalarıyla karşı karşıya kaldı. Bu bir kriz yönetimi değil; muhalefeti susturmak ve demokrasiyi zayıflatmak için kriz üretmektir. KÜRESEL OTORİTERLEŞME UYARISI: TRUMP’IN SÖZLERİ NORMALLEŞTİRİLEMEZ Dünya genelinde otoriterliğin tehlikeli bir şekilde normalleşmesine tanık oluyoruz. Liderler, bizzat seçimlerin değerini açıkça sorguluyor. Daha geçen haftalarda Donald Trump alaycı bir şekilde “belki de seçimlere gerek bile yok” demişti. Bugün bu durum, daha geniş küresel bir eğilimi yansıtıyor: hesap verilebilirlik olmaksızın güç, rıza olmaksızın otorite... Bu rapor, seçimlerin demokratik meşruiyetin temeli olduğunu bize haklı olarak hatırlatıyor. Hükümetler halkın iradesini çarpıtmak veya geçersiz kılmak için krizleri manipüle ettiğinde, demokrasi yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalır. DEMOKRASİ OLAĞAN ZAMANLARDA DEĞİL, KRİZLERDE GERÇEK BİR İHTİYAÇ Türkiye bir dönüm noktasındadır. Halkımız, baskılara rağmen barışçıl bir şekilde protesto ediyor ve adalet talep ediyor. Muhalefet liderlerinin hapsedilmesi, yerel yönetimlerin susturulması ve muhalif görüşlerin suç sayılması, demokratik ilkelerin ve insan haklarının ihlalidir. Bu Meclis sadece bir gözlemci olarak kalamaz; net bir mesaj göndermeliyiz: Hiçbir kriz, demokrasinin askıya alınmasını haklı çıkaramaz. Hiçbir hükümet, halkının rızası olmadan yönetme hakkına sahip değildir Demokrasi, sadece olağan zamanlar için bir lüks değildir. Aksine, gücün onu terk etmeye en çok meyilli olduğu kriz anlarında en temel ihtiyaçtır.

Emekliye 20 Bin Liralık Sefalet Ücretini Dayatanlara Yazıklar Olsun! Haber

Emekliye 20 Bin Liralık Sefalet Ücretini Dayatanlara Yazıklar Olsun!

TBMM Genel Kurulu’nda en düşük emekli aylığının arttırılmasına ilişkin kanun teklifinin birinci bölümü kabul edildi. Cumhuriyet Halk Partili Milletvekillerinin nöbeti ve ısrarlı mücadelesine rağmen bin liralık sadaka zammını düzenleyen madde de AKP ve MHP oylarıyla kabul edildi. CHP emeklinin hakkı için TBMM Genel Kurulu’nda direnirken AKP’li milletvekilleri de oylamayı tamamlamak için Genel Kurulu’nda olmayan bir vekilin oy pusulasıyla usulsüzlük yaparken yakalandı. Sabaha karşı kanun görüşmelerine ara verilirken, muhalefet milletvekilleri ‘sahte oy pusulasını’ kürsü işgali ile protesto etti. Emeklinin hakkı için Meclis’te direnen milletvekillerinden CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “CHP grubu olarak TBMM’de emeklilerimizin hakkı için direniyoruz. AKP ise Genel Kurul’da olmayan vekilin pusulasıyla emekliyi açlığa mahkum etmeye yelteniyor! Yazıklar olsun. Emeklimize bin liralık sadaka dayatması AKP ve MHP oylarıyla geçti! Biz RET oyu verdik. Emeklimize sefaleti, yoksulluğu reva görenlere bu halk sandıkta dersini verecek!” dedi. SAHTE OY PUSULASIYLA EMEKLİYE SEFALETİ DAYATTILAR TBMM Genel Kurulu’nda, en düşük emekli aylığının 20 bin liraya çıkarılmasını da içeren Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin ilk sekiz maddeden oluşan birinci bölümü kabul edildi. Cumhuriyet Halk Partisi’nin 15 gün önce emeklilerin hakkı için başlattığı nöbette dile getirdiği talepleri ise yok sayıldı. En düşük emekli maaşına ilişkin 7. Madde de ilk bölümde yer alırken, AKP’li Milletvekilleri, madde oylamasında yeterli sayıyı bulmak için TBMM Genel Kurulu’nda bulunmayan bir milletvekilinin oy pusulası ile oylamada usulsüzlük yapmaya çalıştı. Muhalefet milletvekilleri AKP’li milletvekillerinin oylamadaki usulsüzlük girişimini kürsü işgali ile protesto etti. AKP’li milletvekilleri gece yarısı yapılan oylama ile emekliye bin liralık zammı reva gören kanunun 7. Maddesini oylatarak geçirdi. Madde AKP ve MHP oylarıyla kabul edildi. CHP KÜRSÜ İŞGALİ İLE İSYAN ETTİ TBMM’deki emekli nöbetinin ilk gününden itibaren genel kurulda emeklilerin hakkı için direnen milletvekillerinden CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer de AKP’lilerin emeklileri açlığa mahkum eden ısrarına ve oylamadaki sahte oy pusulası sahtekarlığına isyan etti. Çakırözer, gece boyunca sosyal medya üzerinden de yaptığı paylaşımlarla tepkisini dile getirirken, şu açıklamaları yaptı: “EMEKLİYE BİN LİRAYI DAYATANLARA YAZIKLAR OLSUN” “CHP Grubu olarak TBMM’de emeklimizin sesi olmak için direniyoruz. Emeklilerimize bin lirayı lütuf gibi zam olarak getiren AKP iktidarına karşı direniyoruz. 16 milyon emekli bu Meclis’ten açlık sınırının, yoksulluk sınırının altında kalan maaşlarının insan onuruna yakışır seviyeye getirilmesini beklemektedir. Ama bu AKP iktidarı kaldırdıkları ellerle emeklinin isyanını, emeklinin feryadını duymazdan gelmektedir. 15 gündür TBMM’de nöbetteyiz. Görüşmelerde sürekli önergeler veriyoruz. En düşük emekli maaşının asgari ücrete eşitlenmesini istiyoruz. Seyyanen zam istiyoruz. Bunun kademeli olarak tüm emekli maaşlarına yansıtılmasını istiyoruz. Bütün önergelerimize AKP ve MHP milletvekilleri ellerini kaldırarak hayır diyor. Emeklimiz için, emekçimiz için direnmeye devam edeceğiz. Emeklilerimiz insan onuruna yakışır bir maaş alana kadar mücadelemiz sürecek.” “EMEKLİMİZ İÇİN MÜCADELEMİZ SÜRECEK” “Gazi Meclisimizde saatler süren direnişimize devam ediyoruz. Oylamada sayıları yetmedi, AKP Milletvekilleri burada olmayan bir milletvekili adına pusula gönderdiler. Yakaladık, rezil oldular. Buna rağmen hala en ufak bir utanma, en ufak bir arlanma yok! Hala emeklilerimizi sefalet ücretine mahkum etmek için ısrar ediyorlar, bizler ne kadar sürerse sürsün emeklimiz için mücadelemizi sürdüreceğiz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.