SON DAKİKA
Hava Durumu

#Plan Bütçe Komisyonu

Porsuk Haber Ajansı - Plan Bütçe Komisyonu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Plan Bütçe Komisyonu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ümit Özlale: ''Emekli Sayısı Değişiyor, Oran Değişmiyor'' Haber

Ümit Özlale: ''Emekli Sayısı Değişiyor, Oran Değişmiyor''

CHP milletvekili Ümit Özlale, Emekli aylığının açlık sınırı üzerinden tartışılmasının utanç verici olduğunu belirterek iktidarı eleştirdi. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, en düşük emekli aylığının artırılmasını da içeren Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede (KHK) Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmeleri sürüyor. Emekli aylığı ödemelerinin milli gelire oranının 15 yıldır değişmediğini dile getiren CHP İzmir milletvekili Prof. Dr. Ümit Özlale, “Emekli aylığı ödemelerinin millî gelire oranı devamlı yüzde 6 seviyesinde. Yani öyle bir şey yapmışız ki biz ''Biz millî gelirin yüzde 6'sını emeklilere ayıralım, 15 milyon emekli de olsa, 20 milyon emekli de olsa onlar bunu bölüşsünler. Ortaya da o zaman bir bölüşüm krizi çıkıyor” dedi. EMEKLİ AYLIĞININ KİŞİ BAŞI MİLLÎ GELİRE ORANI YÜZDE 60'KEN ŞİMDİ BU ORAN YÜZDE 33'E DÜŞTÜ Özlale, iktidara yönelik eleştirilerde bulunarak, “Demografik fırsat penceresini, hiçbir şekilde doğru istihdam politikaları izlemediğiniz için kaçırdık ve ondan sonra baktığınız zaman, millî gelirden emeklilere ayrılan pay aynı ama emeklilerin sayısı artıyor. O zaman da ne oluyor? Bundan çok değil on beş sene önce ortalama emekli aylığının kişi başı millî gelire oranı yüzde 60'ken şimdi bu oran yüzde 33'e düşüyor. Çok ciddi bir bölüşüm krizi var, ilk önce bunu adreslememiz lazım” İfadelerini kullandı. “NEDEN EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞIYLA İLGİLİ BİR DÜZENLEMEYE İHTİYAÇ DUYUYORUZ?” CHP İzmir Milletvekili Ümit Özlale konuşmasında, 2019’dan beri her sene en düşük emekli maaşıyla ilgili bir düzenleme yapıldığını belirtti. “Biz neden en düşük emekli maaşıyla ilgili bir düzenlemeye ihtiyaç duyuyoruz?” diye soran Özlale konuşamasına “Çünkü bir, enflasyonu yanlış hesaplıyoruz; enflasyon yanlış hesapladığınız için, özellikle gıda endeksine, açlık sınırına, yoksulluk sınırına göre baktığınız zaman emekli maaşları bir süre sonra hakça, insanca yaşanabilir bir seviyenin altına düşüyor” diye devam etti. ULUSLARARASI EMEKLİLİK ENDEKSİNDE TÜRKİYE 44 ÜLKE ARASINDA 42’NCİ SIRADA Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın kişi başına milli gelirin 18 bin dolara yaklaşacağını belirterek, “Son 23 yılda Türkiye alt orta gelir grubundan üst orta gelir grubuna çıktı. Bu yılki gelişmeler bu şekilde devam ederse ilk defa yüksek gelirli ülkeler ligine adım atmış olacağız” ifadelerine atıfta bulunan Özlale, “Türkiye bu sene yüksek gelirli ülke statüsüne geliyor, Sayın Cevdet Yılmaz burada söyledi; hiçbir yüksek gelirli ülke duydunuz mu ki emekli maaşı ile asgari ücreti açlık sınırı üzerinden tartışsın? İlk önce burada sistemsel bir hata var ve bu, AK Parti'nin yanlış politikalarının ürünü. Altın ya da simit hesabını bırakalım, onlarda inanmıyorsunuz, dünyaya bakalım yani Türkiye'de ki emeklilik sistemi dünyanın neresinde? Bu işle ilgili olan herkes bilir ki iki tane endeks vardır, Mercer ile Natixis. Arkadaşlar, biz burada bir tanesinde Hindistan'ın bir üstündeyiz; Çin'den, Brezilya'dan daha kötü durumdayız, bir tanesinde de Kolombiya ile Hindistan'ın ötesindeyiz. 44 ülke arasında emeklilerin mali durumunda 42'nci sıradayız. Yani altın, simit hesabını bırak Kolombiya'yla aynı seviyedesin, Çin'den, Brezilya'dan daha kötü durumdasın; sen bu hâlinle nasıl yüksek gelirli bir ülke olursun?” dedi. İŞVERENE ASGARİ ÜCRET DESTEĞİ OLARAK ÖNERİLEN GÜNLÜK 42 LİRA İLE Mİ İSTİHDAMI ARTIRACAKSINIZ? Türkiye’nin istihdam oranın dünya ortalamasının çok altında olduğunun altını çizen Özlale, İstihdam yaratmak için işverene verilen asgari ücret desteği olarak günlük 42 liraya çıkarılmasının önerildiğini dile getirdi. Tek çözümün istihdamı artırmak ifade eden Özlale, iktidarı “İşverene asgari ücret desteği olarak günlük 42 lira önermişsiniz. Ya, böyle mi istihdamı artırmayı düşünüyorsunuz? 33 liradan 42 liraya çıkmış. Ya, 2 tane simit parası değil” sözleriyle eleştirdi. Özlale, konuşmasında çözüm önerilerini şöyle dile getirdi: “Buradan çıkış yolu ne? Biraz önce Sayın Usta, EPDK yolsuzluğundan örnek verdi, Trendyol örneği olsun hepsine katılıyorum ama orta, uzun dönemde başka yapmamız gereken bir şey var arkadaşlar, çalışan sayısını artırmamız lazım. Bakın, bugün pasif dosya sayısındaki artış aktif sigorta sayısındaki artışın tam 10 katı. Hiçbir şey yapmazsak bu sorun devam edecek ve biz seneye yine, emeklilerden gelen daha artan bir şikâyetle tekrardan en düşük emekli maaşını konuşmak zorunda kalacağız. Bunun kaynağı ne? diye soruyorsanız kaynak burada, Türkiye'nin en büyük kaynağı insan kaynağı. Arkadaşlar, bizim ülkemizin üçte 1'i çalışıyor. Tekrar söyleyeyim: Bizim ülkemizin üçte 1'i çalışıyor, bu çalışanların da yarıya yakını açlık sınırının altında kalan asgari ücret alıyor. Bizim bu yapısal problemden, bu sistemsel problemden çıkmamızın tek yolu istihdam yaratmak. İstihdam oranımız dünya ortalamasının altında değil, çok altında. Peki, nasıl yaratacağız? Burada sizin oylarınızla kabul edilen bütçeye baktığımız zaman, işsizlikle mücadeleye bütçenin üstünde bir pay ayırdınız mı? Hayır. Yaşam boyu öğrenmeye ayırdınız mı? Ona da hayır. İşsizlikle mücadele için bütçeden pay ayırmadan, işsizlikle doğru bir şekilde mücadele etmeden, yeni bir beceri politikası geliştirmeden siz istihdam sayısını artıramazsınız. Burada yine maddelerde tartışacağız. İşverene asgari ücret desteği olarak günlük 42 lira önermişsiniz. Ya, böyle mi istihdamı artırmayı düşünüyorsunuz? 33 liradan 42 liraya çıkmış. Ya, 2 tane simit parası değil, simit hesabı yapmayalım diyoruz ama eğer siz ekstradan bir istihdam yaratmak istiyorsanız sizin devlet olarak işverene verdiğiniz günlük destek 42 lira arkadaşlar ve onu da yanlış bir şekilde İşsizlik Sigortası Fonu'ndan alıyorsunuz. İşsizlik Sigortası Fonu işsiz duruma düşmüş ve yeniden iş hayatına kazandırılmak için işsiz dururken o kişiye verilmesi gereken paradır. Siz çalışan birisinin -ne derler- asgari ücret desteğini İşsizlik Sigortası Fonu'ndan veremezsiniz, Fonu amacı dışında kullanamazsınız. Bakın, bizim bu istihdam problemini çözmemiz için 1,1 milyon erkeğe ve 4,9 milyon kadına istihdam yaratmamız lazım. Bunu yaratmadığınız sürece biz her sene burada emeklilerimizin durumunu konuşuruz. Hem sadece en düşük emekli maaşını değil bütün emeklilerin, bütün emekçilerin problemini konuşuruz.”

Bütçenin Büyüklüğü Değil, Demokrasinin Küçüklüğü Konuşuluyor Haber

Bütçenin Büyüklüğü Değil, Demokrasinin Küçüklüğü Konuşuluyor

CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, TBMM, Sayıştay ve Kamu Denetçiliği Kurumu’nun 2026 yılı bütçeleri üzerine yaptığı konuşmada; Meclis’in itibarı, demokratik denetim, hukuk devleti ve milli egemenlik konularında önemli değerlendirmelerde bulundu. Arslan, Meclis’in denetim görevini yerine getirmemesi halinde demokrasinin zedeleneceğini belirterek şöyle konuştu: “Eğer bu Meclis, halkın dertlerine kör, yürütmenin keyfine sessiz, harcamalara denetimsiz kalırsa; bütçenin büyüklüğünün hiçbir önemi kalmaz, biz demokrasinin küçüklüğünü konuşmaya başlarız.” CHP’li Arslan, milletvekillerinin itibarsızlaştırılmasının sorumlusunun muhalefet değil, Meclis’i etkisizleştiren anlayış olduğunu vurguladı: “Soru önergelerinin yalnızca yüzde 14’ü yanıtlanıyor. Atanmış bakanlar bu millete uzaktan bakıyor. Milletvekillerinin sokakta itibarsız hale gelmesinin sorumlusu muhalefet değil; Meclis’i işlevsizleştiren bu anlayıştır.” Denetim kurumlarının güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Arslan, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Etkin denetim için güçlü ve bağımsız bir Sayıştay şarttır. Sayıştay güçsüzse, denetlenen güçlü olur ama devlet zayıflar.” Arslan konuşmasında ayrıca; Anayasa ve hukuk devleti ilkeleri, TBMM’nin işlevsizleştirilerek etkisiz kılınmak istenmesi, demokrasi, insan hak ve özgürlükleri, milli irade ve millet egemenliği, *hakkı gasp edilerek milletvekilliği düşürülen Can Atalay, *tutuklanan ve yerlerine kayyım atanan belediye başkanları, *parti kurultay ve kongrelerine yönelik müdahale girişimleri başlıklarında da kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Arslan, “Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında demokrasiyi, hukuk devletini ve milli iradeyi savunmanın en temel görevi milletin kürsüsünden konuşmaktır.” diyerek konuşmasını tamamladı.

Süllü: Termik Santral Projesi’ni Eskişehir’e Yaptırmayacağız! Haber

Süllü: Termik Santral Projesi’ni Eskişehir’e Yaptırmayacağız!

CHP Eskişehir Milletvekili Dr. Jale Nur Süllü, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bütçesinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda; “İliç'teki faciaya ‘heyelan’ deyişinize hiç mi hiç inanamadık. Hani çevre diyorsunuz ya; Kaz Dağları'nı, İliç'i, Cengiz Holdingin Mardin, Ortakent bakır fosfat projesini, Sivrihisar ilçemizde Kaymaz'ın ne hâle geldiğini bildiğimizden, biz Eskişehirliler, Türkiye'de Iğdır ile mikroklima iklimine sahip ormanlarla çevrili Sakarı Vadimize Cengiz Holding el attığı için şu anda diken üstündeyiz.” dedi. CHP Eskişehir Milletvekili Dr. Jale Nur Süllü, bütçe toplantısında Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı’na hitaben yaptığı konuşmasında, “Öncelikle sunuşunuzun çok büyük bölümünü madenciliğe ayırmanız ile yer üstü kaynakları bitirip gözünü yer altı kaynaklara diken bir iktidarın bakanı olmanız, son derece uyumlu. Ama uyumlu bulmadığımız bir şey var: ‘Önce insan, sonra çevre, sonra madencilik’ olarak açıkladığınız vizyonunuz ile ülkemizde madencilik alanında olup bitenler hiç de uyuşmuyor.” ifadelerini kullandı. Yıllardır olması gerektiği söylenen SED yani Sağlık Etki Değerlendirilmesinin hayata geçirilmediğini belirten Süllü, halk sağlığının olumsuz etkileri yok sayılırken bilim insanlarının uyarıları dikkate alınmaksızın Soma, Amasra, İliç'te yitip giden canlarla nasıl insanı öncelediğini anlayamadıkları söyledi. “ALPAGUT, ATALANTEKKE, TEKECİLER DELİK DEŞİK EDİLİYOR” Süllü, Alpagut, Atalantekke, Tekeciler altın madeni için 542 hektarı orman alanına denk gelen 672 hektarın, daha henüz maden açılmadan Cengiz Holding ve TÜPRAG'ın sondajlarıyla delik deşik edilmiş durumda olduğunu ifade etti. Bölgenin, İç Anadolu'nun Çukurovası, İstanbul'un yeşilliğinin yüzde 70'ini sağladığına vurgu yapan Süllü, “Narenciye, zeytincilik, ülkemizdeki en yüksek polifenol oranına sahip zeytinyağı üretimi, domates üretimi, ipek böcek yetiştirciliği, yüzlerce endemik bitki var.” dedi. Ülke madenleri talan edilmesin diye havza madenciliğinin öngörüldüğü, Atatürk'ün kurduğu MTA varken son yıllarda 17 kez maden şirketlerinden yana değişen yasada 25 bin hektarın altı için "ÇED Gerekli Değildir" kararlarıyla Sarıcakaya ve Mihalgazi ilçelerinin delik deşik edildiğini ifade eden Süllü, “Biz Eskişehirliler havamızı, suyumuzu, toprağımızı koruma kararlılığıyla direniyoruz çünkü tehlike büyük. Tıpkı İliç'teki gibi açık ocak işletmeciliği yapılacak ve yığın liç alanı kapasitesi 35 milyon metreküp. Sadece verimli Sakarı Vadi topraklarımız değil, Sakarya Nehrinin geçtiği tüm iller etkilenecek. Dolayısıyla "önce çevre" vizyonunuz inandırıcılığını yitiriyor.” dedi. “ALTINSIZ YAŞAYABİLİRİZ AMA SUSUZ ASLA” Süllü, “Madencilik faaliyetlerinin sonlandırıldığı alanlara dikilen ağaçlarla doğaya kazandırıldığını söylemenizden çevreyi sadece yeşil yapraktan ibaret gördüğünüzü anlıyoruz ama Birleşmiş Milletler raporlarına göre madencilikle yok olan alanlar asla geri getirilemiyor.” dedi. Ağaçların altındaki akiferlerdeki su kaynakları, yaban hayatı, endemik bitkilerin geri getirilemez şekilde yok edildiğini ve iklim krizinin her geçen gün artan etkisiyle baş gösteren kuraklık sorununun görmezden gelindiğini belirten Süllü, “Altınsız yaşayabiliriz ama susuz asla. Tüm bunları düşününce Bakanlığınızdan bir soru önergeme gelen yanıtta Eskişehir'de son üç yılda 318 maden ruhsatı verdiğinizi duyduğumuzda biz Eskişehirler ciddi endişeleniyoruz.” dedi. “ESKİŞEHİR’E TERMİK SANTRAL YAPTIRMAYACAĞIZ” Eskişehirlileri endişelendiren önemli çevre konularıyla ilgili bir diğer soru önergesine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan henüz yanıt verilmediğine dikkat çeken Süllü, “Yaptırmamak için direndiğimiz Alpu Termik Santral Projesi için, Büyükşehir Belediyemizin açmış olduğu dava ile Danıştay iptal kararını onayınca rahat bir nefes almıştık ki EÜAŞ Termik Santraller Daire Başkanlığı’nca Santral Yer Seçim Komisyonu’nun bazı yerler belirlediği ile ilgili duyumlar alık. Bu bilgiler doğru mu? Doğru ise bile, buradan Türkiye’nin en temiz üçüncü havasına sahip Eskişehir’e termik santral yaptırmayacağımızın bilinmesini isteriz.” diye konuştu. “SİVRİHİSAR’DA DOĞA TAHRİBATINA BİR DE KÜLTÜREL TAHRİBAT EKLENİYOR” Süllü, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’na Sivrihisar’ın Koçaş köyünde köyün içinde taş ocağını hatırlarak, “Maden denetimleri deyince taş ocaklarını da denetliyor musunuz? Sivrihisar’ın Koçaş köyünde köyün içinde taş ocağı var. Sivrihisar bölgemiz tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış bir bölgede. Ülkenin dört bir yanından maden arama faaliyeti adı altında definecilik yapıldığını da uzmanlar belirtiyor. Sayısı artan küçük taş ocaklarının yerlerinin seçimi de dikkat çekiyor. Doğa tahribatına bir de kültürel tahribat ekleniyor.” diyerek sözlerini tamamladı. “2053 SIFIR EMİSYON TAAHHÜTTÜNDE BAKANLIĞIN SAMİMİYETİ SORGULANIYOR” Süllü, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’nın sunuşunda küresel sıcaklık artışının 1,5 dereceyle sınırlandırılması için Cop 28’de nükleer enerjiden söz etmesine karşın, IPCC raporları, COP 26 ve 27’de termik santrallerin kapatılması, ormansızlaşma, kömürden fosil yakıtlardan çıkılması, kömürde adil dönüşümle ilgili tek cümle olmamasını eleştirdi; “Onayladığımız Paris iklim Anlaşması, 2053 sıfır emisyon taahhüttü varken bakanlık olarak samimiyetinizi sorgulatıyor.” “DÖVİZ AÇIĞI VARKEN KÖMÜR İTHALATINA 8 MİLYAR DOLAR ÖDENMİŞ” Alltın ve kömür ithali için 40 milyar dolar ödenediğine dikkat çeken Süllü, “Döviz açığı varken 54 milyon tona yakın kömür ithalatına 8 milyar dolar ödenmiş. Son yirmi yılda yarım milyar ton kömür ithal edip 1,8 milyar ton kömür yakıldı; fosil yakıt olarak bir o kadar petrol ve doğal gaz yakıldı; 665 milyar dolar kömür, petrol ve doğal gaz ithalatına ödendi. Enerji verimliliği yatırımları konusunda ise bir açıklık yok.” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.