SON DAKİKA
Hava Durumu

#Plaket

Porsuk Haber Ajansı - Plaket haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Plaket haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ESOGÜ Tıp Fakültesi 2026 Mezunlarını Verdi Haber

ESOGÜ Tıp Fakültesi 2026 Mezunlarını Verdi

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi 48. Dönem (2020-2026) mezunları, ESOGÜ Stadyumu’nda düzenlenen törenle diplomalarını aldı. Törene ESOGÜ Yönetimi’nin yanı sıra öğretim üyeleri ve mezun aileleri katıldı. Törende mezunlar adına konuşan dönem birincisi Dr. Hatice Esra Satır, altı yıl önce büyük hayaller, umutlar ve heyecanla başladıkları uzun yolculuğun sonunda, artık birer hekim olarak mezun olmanın gururunu yaşadıklarını dile getirdi. Tıp Fakültesi’ndeki hocalarına sabırları, özverileri ve kendilerine kattıkları her şey için teşekkür eden Dr. Hatice Esra Satır, tüm mezun ailelerine de kendilerine verdikleri maddi ve manevi tüm destekler ve onlara olan inançları için kendisi ve arkadaşları adına şükranlarını sundu. Mezun arkadaşlarına sağlık, mutluluk, huzur ve başarı dolu birer yaşam dileyen Dr. Hatice Esra Satır, Mustafa Kemal Atatürk’ün ''Beni Türk hekimlerine emanet ediniz'' sözünün kendilerine ömür boyu taşıyacakları bir sorumluluk yüklediğini belirterek konuşmasını tamamladı. ESOGÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Atilla Özcan Özdemir, yıllar süren azmin ve sayısız uykusuz gecenin ardından pırıl pırıl genç hekimlerin bugün mezun olduğunu belirterek, mezun ailelerine seslendi ve onların bu sürecin görünmez mimarları olduğunu ve ülkemize doktor kazandırdıkları için kendilerine minnettar olduklarını söyledi. Prof. Dr. Özdemir, ESOGÜ Tıp Fakültesi öğretim üyelerine de usta-çırak geleneğini canlı tutarak öğrencilerini eğittikleri ve onlara örnek oldukları için şükranlarını sundu. Sonrasında ESOGÜ’lü genç hekimlere seslenen Prof. Dr. Atilla Özcan Özdemir, onlara bir hocaları ve bir büyükleri olarak tavsiyelerde bulunmak istediğini söyledi. Dünyanın ve teknolojilerin değiştiğini, yapay zekânın devreye girdiğini ama hekimi vazgeçilmez kılan şeyin şefkati, iç görüsü, merhameti ve empati yeteneği olduğunu belirten Prof. Dr. Özdemir, bunların bir makineye devredilemeyeceğini vurgulayarak, bu yetkinliklerin hekimi hekim yapan özellikler olduğunu ifade etti. Mustafa Kemal Atatürk’ün ''Beni Türk hekimlerine emanet ediniz'' dediğini ve hekimler olarak bu yolda ellerinden geleni yapmalarının gerektiğini belirten Prof. Dr. Atilla Özcan Özdemir, yine Atatürk'ün ''Hayatta en hakiki mürşit ilimdir'' sözünü de hatırlatarak “Lütfen hep çalışın ve her nerede olursanız olun ülkeniz için çalışmayı unutmayın” dedi. Genç hekimlere uyarıda bulunarak, hekimlik hayatlarında onları en çok engelleyecek faktörün bilgi eksikliği ya da beceri yetersizliği değil egoları olacağını vurgulayan Prof. Dr. Özdemir, “Yükselirken daha mütevazı olun, unvan büyüdükçe dinleme yeteneğiniz küçülmesin. Ekibinizdeki hemşirenin, acil odanızdaki temizlik görevlisinin, hastanenizin koridorlarında dolaşan yaşlı hastanın size öğretecekleri vardır. Görmek isteyin” dedi. Anadolu geleneğinin en kadim değerlerinden birinin vefa olduğunu belirten Prof. Dr. Özdemir, genç hekimlere, onlara katkısı olan hocalarına ve değerlere vefalı olmalarını öğütlerken, 50 yılı aşkın mazisiyle ESOGÜ Tıp Fakültesi’nin kapılarının mezun olduktan sonra da kendilerine açık olduğunu söyledi. ESOGÜ Tıp Fakültesi mezunu olmanın bir ayrıcalık olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Atilla Özcan Özdemir, konuşmasını “Bu yolculukta aramızdan ayrılan, bu fakültenin kurulmasına ve büyümesine emek veren değerli hocalarımızı saygıyla anıyorum, emekli hocalarımıza en derin sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Sevgili yeni hekimlerimiz sizlere, başarılı, anlamlı ve insanlığa örnek bir meslek yaşamı diliyorum. Hepinizi saygı, sevgi ve gururla selamlıyorum“ sözleriyle tamamladı. ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak ise yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Bugün bizler için çok anlamlı bir gün. Üniversitemizin 56 yıllık mazisine yeni mezunlar kattığımız ve onların kıymetli ailelerini burada ağırladığımız için çok mutlu ve heyecanlıyız. ESOGÜ 13 Fakülte, 5 Meslek Yüksekokulu, 1 Yüksekokul, 4 Enstitü ve 40’a yakın Uygulama ve Araştırma Merkezleri ve 30 bine yakın öğrencisiyle ülkemizin önde gelen üniversitelerinden birisi olma yolunda kararlı adımlarla ilerlemektedir. Bünyesindeki Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi ve Diş Hastanesi ile sadece şehrimize değil bölgeye de hizmet sunmakta olan Üniversitemiz aynı zamanda, akademik ve bilimsel çalışmaları ile bilgi üretmenin yanı sıra yetiştirdiği öğrenciler ile güçlü Türkiye, güçlü gelecek yolunda yine önemli katkılar sunmaktadır. Sevgili 2026 yılı mezunlarımız, eğitim hayatınızın en önemli dönüm noktalarından olan üniversite eğitiminizi tamamladınız, çalıştınız ve başardınız. Hepinizi ayrı ayrı tebrik ediyorum. Zaman zaman zorlandınız ama inanın bütün bunlar sizin iyi yetişmeniz, bu yıllarınızı en verimli ve en donanımlı şekilde tamamlamanız içindi ve aynı yaş grubundaki arkadaşlarınızla aynı heyecanları paylaştığınız üniversite hayatı emin olun sizlere çok şeyler kattı. Bugün ESOGÜ’nün birer mezunu olarak sizleri uğurlarken Üniversitemizden aldığınız eğitime güvenin diyoruz. Okulumuzu ve ailelerinizi en güzel şekilde temsil edeceğinizden kuşkumuz yoktur. Kapımız sizlere her zaman açıktır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk İstiklal ve Cumhuriyetimizi sizlere emanet etmiştir. Sizler bu emanete sahip çıkarken devletin, ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünü ortadan kaldırmayı amaçlayan görüş ve tehlikelere karşı uyanık olmalısınız. Devletine ve milletine gönülden bağlı, vizyon sahibi bireyler olarak öğrenmeye ve üretmeye devam etmelisiniz. Sizleri hayatınızın yeni bir dönemine uğurlarken daima pozitif, yapıcı, başarı ve insan odaklı olarak adaleti, barışı, sevgi ve saygıyı paylaşmayı ön planda tutmanızı diliyoruz. Biz sizleri çok seviyoruz, sizlere güveniyoruz. Her birinizin kendi alanında en iyi şekilde yetişmesine katkı sunan saygıdeğer hocalarımıza da huzurlarınızda teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyorum. Sevgili anne babalar, emeklerinize ve yüreklerinize sağlık, iyi ki varsınız. Hiçbir fedakârlıktan kaçınmayarak büyük bir özveri ile yetiştirdiğiniz evlatlarınız bugün mesleğini eline almış yetişkin birer birey oldular. Bu vesileyle her birinize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum. Çocuklarınızın bundan sonra da vatana, millete hayırlı bir evlat olarak yollarına devan edeceklerine inancımız tamdır. Onlarla ne kadar gurur duysanız azdır. ‘Gelin Tanış Olalım İşi Kolay Kılalım. Sevelim Sevilelim. Dünya Kimseye Kalmaz ‘ diyen Yunus Emre’nin memleketi Eskişehir’deki bu anlamlı mezuniyet törenimize katılımlarıyla bizi onurlandıran tüm konuklarımıza bir kez daha teşekkür ederek saygılarımı sunuyor, öğrencilerimize yolunuz, bahtınız açık olsun diyorum.” Açılış konuşmalarının ardından ESOGÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Atilla Özcan Özdemir genç hekimlere hekimlik andını içirdi. Daha sonra mezuniyet belgelerinin verilmesine geçildi. İlk olarak okullarını dereceyle bitiren mezunlara mezuniyet belgeleri verilirken, Tıp Fakültesi dönem birincisi Dr. Hatice Esra Satır yaş kütüğüne plaket çaktı. Ardından diğer mezunlara mezuniyet belgeleri verildi. Stadyumdaki tören keplerin topluca havaya atılmasıyla sona erdi. Sonrasında ise Tıp Fakültesi merkezi dersliklerde, ESOGÜ Tıp Fakültesi’ni ilk on dereceye girerek bitiren mezunlara plaket ve başarı belgelerinin verildiği geleneksel Onur Holü Töreni gerçekleştirildi.

Kazım Karabekir’in Hatırası Anadolu Üniversitesi’nde Yaşatıldı Haber

Kazım Karabekir’in Hatırası Anadolu Üniversitesi’nde Yaşatıldı

Kazım Karabekir’in kızı Timsal Karabekir, Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ne konuk oldu ve Cumhuriyetin önemli isimlerinden olan babasını anlattı. Prof. Dr. Taciser Tüfekçi Sivas Konferans Salonunda gerçekleştirilen etkinliğe Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Yusuf Özkay ve Prof. Dr. Erkan Erdemir, Edebiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Yusuf Polat, Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Burhan Sayılır, Kazım Karabekir’in torunu Gülden Gazioğlu, öğretim elemanları ve öğrenciler katılım gösterdi. Rektör Yardımcısı Erdemir: “Canlı tarih dinletisini hep birlikte yaşamış olduk” Tarihi olayları her zaman ikincil kaynaklar ve arşivden öğrendiğini dile getiren Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erkan Erdemir, etkinlikte Timsal Karabekir’in katılımı ile canlı dinlemenin büyük önem arz ettiğini belirterek, “Tarihî gerçekleri kitaplardan okumak birtakım ikincil kaynaklardan öğrenmeye çalışmak tabii ki pek çok tarihçinin en çok kullandığı yöntem ama bugün burada bir canlı tarih dinletisini hep birlikte yaşamış olacağız. O zor günlerin Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunda ilk temel taşların oturduğu Rus Savaşı’nın yürütüldüğü toprakların tekrar geri kazanıldığı dönemlerin içinde yaşamış, canlı bir tanıdığından bu dönemleri dinlemek hepimiz için çok önemli olacak.” ifadelerine yer verdi. Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Burhan Sayılır: “Toplumlar bir hafızayı tecrübe aktarımıyla oluştururlar” Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Burhan Sayılır her Türk gencinin tarihini bilmesinin büyük önem arz ettiğini vurgulayarak “Tecrübe aktarımları önemlidir. Hem yaşarken kendi kahramanlarımızın kendi aktarımları hem de aileden dinlediklerimizi yazarak aktarmak önemlidir. Çünkü toplumlar bir hafızayı tecrübe aktarımıyla oluştururlar. Eğer tecrübe aktarımlarını kesersek, hafıza için ciddi bir sıkıntı oluşur. Her nesil kendi tecrübesini kendi yaratmaya kalktığında devamlı her nesil gidip duvara kendini vura vura o tecrübeyi elde etmeye çalışır. O açıdan bugün önemli bir gün. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurucusunu, kurucularını burada ciddi rol oynayan kahramanları anmak, unutmamak önemli. Onların yaşantılarını dinlemek de önemli.” dedi. Timsal Karabekir: “Tarihini bilmeyenin coğrafyasını başkaları çizer” Babasının hayatını katılımcılarla paylaşan Timsal Karabekir kişinin kendi tarihini bilmesinin neden önem arz ettiğini şöyle anlattı: "Kars'ta Gazi Muhtar Paşa Konağı’nda bir levha gördüm. Diyordu ki: ‘Tarihini bilmeyenin coğrafyasını başkaları çizer.’ Dolayısıyla coğrafyamıza sahip çıkmak istiyorsak tarihimizi hepimiz en az bir tarihçi kadar bilmek zorundayız. Evvela Allah'a şükretmemiz lazım. Osmanlı'nın en güç zamanları; can kaybediyoruz, kan kaybediyoruz, toprak kaybediyoruz. Allah'ın lütfuna bakın ki başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere o ilahi kadroyu dünyaya gönderiyor. O anda hepsinin beraberlikle can ve kan birliği olarak vatanı savunmaya gelmeleri şükretmemiz gereken çok büyük bir olay.” dedi. “Karakalem portresi tarihe atılmış asılsız iftiraları çürüten en somut belgedir” Timsal Karabekir, Kazım Karabekir’in “Doğu’nun Fatihi” ve “Yetimlerin Babası” unvanlarını almasını sağlayan olayları da şöyle anlattı: “Doğu Cephesi'nde sivil halkın maruz kaldığı akıl almaz zulümler karşısında sarf ettiği ‘Allah benim gözümün gördüklerini dünya üzerinde hiçbir göze göstermesin.’ sözleri, yaşanan acıların boyutunu gözler önüne serdi. Ancak o, sadece sahipsiz kalan Türk evlatlarını değil, ortada kalan Ermeni çocuklarını da kurtarmış ve onları eğiterek meslek sahibi yapmıştır. Trabzon'daki Ermeni yetimlerinin, altını ‘Yetimler Babası Kahraman Kazım Karabekir Paşa Hazretleri’ diyerek imzaladıkları karakalem portresi, tarihe atılmış asılsız iftiraları çürüten en somut belgedir.” ifadelerini kullandı. Kazım Karabekir’in çocukluğundan askerliğine ve sonrasında savaş maceralarına kadar birçok detayı ele alan Timsal Karabekir, babasının mücadeleci ruhunu ve nasıl bir insan olduğunu da dinleyicilere aktardı. Birçok fotoğraf ve anılarla babasını anlatan Timsal Karabekir, Mustafa Kemal Atatürk ve diğer cumhuriyet kahramanlarının içinde bulunduğu arşiv fotoğraflarını ve belgeleri de katılımcılarla buluşturdu. Soru cevap kısmının ardından etkinlik sonunda Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yusuf Özkay, Timsal Karabekir’e plaket takdim etti. Kaynak: AnaHaber

Uluslararası Yıldızlardan Müzik Ziyafeti Haber

Uluslararası Yıldızlardan Müzik Ziyafeti

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası, dünyaca ünlü solistlerin katılımıyla gerçekleştirdiği konserde sanatseverlere unutulmaz bir gece yaşattı. Şef Rustam Rahmedov yönetimindeki orkestra; piyanistler Muhiddin Dürrüoğlu, Özgür Aydın ve trompet sanatçısı Renato Lupu’yu aynı sahnede buluşturdu. ​Şostakoviç’ten Rahmaninov’a Uzanan Görkemli Program ​Konserin ilk yarısında piyanist Özgür Aydın ve trompetçi Renato Lupu, Dimitri Şostakoviç’in teknik ustalığıyla bilinen 1 No’lu Piyano Konçertosu’nu seslendirdi. Solistlerin ve orkestranın kusursuz uyumu izleyiciden tam not alırken, performansın sonunda sanatçılar yoğun alkışlar üzerine Sergei Rahmaninov’un ünlü “Italian Polka” eseriyle bis yaptı. ​Gecenin ikinci yarısı, Morton Gould’un 1942 tarihli görkemli yapıtı “American Salute” ile başladı. Orkestranın dinamik ve dengeli yorumu salonu dolduran dinleyicileri büyüledi. ​Rhapsody in Blue ile Caz ve Klasik Müziğin Dansı ​Gecenin en beklenen anlarından biri, piyanist Muhiddin Dürrüoğlu’nun sahne almasıyla yaşandı. George Gershwin’in klasik müzik ve cazı harmanlayan efsanevi eseri “Rhapsody in Blue”, Dürrüoğlu’nun yüksek teknik hakimiyeti ve duygulu yorumuyla yeniden hayat buldu. Altı El Piyano Sürprizi ​Konserin finali ise tam bir müzik şölenine dönüştü. Şef Rustam Rahmedov ile piyanistler Muhiddin Dürrüoğlu ve Özgür Aydın, Rahmaninov’un altı el için yazdığı özel eseri seslendirmek üzere bir araya gelerek izleyicilere sürpriz bir kapanış yaptı. Geceye katılan Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, sanatçılara plaket takdim ederek bu başarılı performansı kutladı.

İstiklal Marşı’nın Yıldönümünde Anlamlı Konser Haber

İstiklal Marşı’nın Yıldönümünde Anlamlı Konser

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası, bu hafta sanatseverlere unutulmaz bir konser gecesi yaşattı. Orkestra şefliğini Rengim Gökmen’in üstlendiği konserde, soprano Görkem Ezgi Yıldırım ve viyola sanatçısı Arcan İsenkul solist olarak sahne aldı. Yoğun ilgi gören konser, dinleyicilerden büyük beğeni topladı. Konser, Adoption of the Turkish National Anthem’ın yıl dönümü dolayısıyla gerçekleştirilen saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. Şef Rengim Gökmen, eserler hakkında bilgi verirken bu anlamlı günde sahnede olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Gecenin ilk bölümünde viyola sanatçısı Arcan İsenkul, Yalçın Tura’nın Viyola Konçertosu’nu seslendirdi. Yüksek teknik beceri ve virtüözite gerektiren eseri başarıyla yorumlayan İsenkul, sanatseverler tarafından uzun süre alkışlandı. Yoğun alkışlar üzerine yeniden sahneye gelen sanatçı, Paul Hindemith’in Solo Viyola Sonatı Op.25 No.1 eserinin dördüncü bölümüyle bis yaptı. Konserin ikinci bölümünde soprano Görkem Ezgi Yıldırım, Maurice Ravel’in 1903 yılında bestelediği Şehrazad eserini seslendirdi. Üç bölümden oluşan eser, şiirsel anlatımı ve doğu masallarını çağrıştıran düşsel atmosferiyle dinleyicileri etkileyici bir müzikal yolculuğa çıkardı. Yıldırım’ın yorumu sanatseverlerden büyük alkış aldı. Gecenin devamında orkestra, yine Maurice Ravel’e ait olan ve Türkçeye Kaz Ana olarak çevrilen Ma Mère l’Oye eserini seslendirdi. Beş bölümden oluşan ve Fransız masallarından esinlenen bu değerli yapıt, başarılı yorumuyla izleyicilere adeta masalsı bir müzik deneyimi sundu. Konserin sonunda sahneye gelen Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Hasan Ünal, emeği geçen sanatçılara ve orkestra ekibine teşekkür ederek plaket takdiminde bulundu. Alkışlar eşliğinde sona eren konser, Eskişehir’de sanat dolu bir akşamın hafızalarda yer etmesini sağladı. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası, 18 Mart 2026 tarihinde saat 20.30’da Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek konserle yeniden sanatseverlerle buluşacak.

Senfoni Orkestrası'ndan Unutulmaz Çaykovski Gecesi Haber

Senfoni Orkestrası'ndan Unutulmaz Çaykovski Gecesi

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası, bu hafta orkestra şefi Burak Tüzün yönetiminde, keman sanatçısı Deniz Yakın solistliğinde unutulmaz bir konsere daha imza attı. Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği konser, klasik müzik repertuvarının seçkin eserlerini bir araya getirdi. Konserin ilk bölümünde, P.I. Çaykovski’nin 1878 yılında bestelediği ve Romantik Dönem keman repertuvarının en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilen Keman Konçertosu seslendirildi. Teknik zorlukları ve güçlü melodik yapısıyla öne çıkan eser, solist Deniz Yakın’ın etkileyici performansı ve tekniğiyle dinleyicilerden büyük beğeni topladı. Konserin ikinci bölümünde orkestra, P.I. Çaykovski’nin 1 Numaralı Senfonisi’ni başarıyla seslendirdi. Bestecinin gençlik dönemine ait bu eser, lirik temaları ve zengin orkestral dokusuyla dikkat çekerken, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası’nın başarılı yorumu sanatseverlerden büyük beğeni topladı. Konsere katılanlar arasında yer alan Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Hasan Ünal, sanatseverlerin Ramazan ayını kutlayarak başta orkestra şefi Burak Tüzün olmak üzere solist Deniz Yakın’a, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası sanatçılarına ve salonu dolduran tüm dinleyicilere teşekkür etti. Plaket takdiminin ardından konser, sanatseverlerin alkışları eşliğinde sona erdi. 24 Şubat 2026 tarihinde saat 20.30’da Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Kültür Merkezi (Opera) sahnesinde Cenk Erdoğan Trio sanatseverlerle buluşacak.

Odunpazarı’nda Çocukların Hayal Dünyasına Yolculuk Haber

Odunpazarı’nda Çocukların Hayal Dünyasına Yolculuk

Odunpazarı Kent Konseyi’nin düzenlediği etkinlikte, yazar ve drama eğitmeni Gül Düzcan, sevilen çocuk kitapları "Gökyüzü 21" ve "Golcü Kedi Bondi" ile okurlarıyla bir araya geldi. Odunpazarı Kent Konseyi ile Kültür ve Edebiyat Grubu’nun katkılarıyla organize edilen imza günü ve söyleşi etkinliği, 15 Şubat Pazar günü Vega AVM’de yoğun bir katılımla gerçekleşti. Moderatörlüğünü Kültür ve Edebiyat Grubu Kolaylaştırıcısı Seda Dülger Kuyucakoğlu’nun üstlendiği program, müzik dinletisinden drama atölyesine kadar renkli anlara sahne oldu. "Kentin Değerlerini Vatandaşla Buluşturuyoruz" Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Odunpazarı Kent Konseyi Başkanı İsmail Kumru, yerel yazarlara destek vermenin önemine değinerek şunları söyledi: "Kültür ve edebiyat grubumuzla beraber kentimizin değerli yazarlarını sizlerle buluşturmaktan büyük keyif alıyoruz. Gül Hanım, yazarlığının yanı sıra organizasyon yeteneği ve drama eğitmenliği ile bizim için eşsiz bir değerdir. İyi ki geldiniz, hoş geldiniz." Yazarlık Serüveni ve Hayal Kurmanın Gücü Bankacılık kariyerinden çocuk edebiyatına uzanan yolculuğunu samimiyetle paylaşan Gül Düzcan, yazarlığın bir süreç olduğunu vurguladı. Çocuklarla bir arada olmanın kendisi için her zaman bir öncelik olduğunu belirten Düzcan, şu ifadeleri kullandı: Hayaller Üzerine: "Çocukken hayal kurmak kolaydır ama büyüdükçe bunu bırakıyor muyuz? Ne olursa olsun hayal kurmaktan vazgeçmemeliyiz." Bondi’nin Hikayesi: "Kitabımdaki Bondi adı; kedimiz ‘Boncuk’ isminin ilk hecesiyle, kedinin son hecesinin birleşmesinden doğdu." Yetişkinlere Mesaj: "Çocuk kitapları sadece çocuklar için değildir; yetişkinlerin de kendi iç dünyalarındaki yolculuğa ışık tutar." Drama ve Oyunla Eğlenceli Dakikalar Söyleşinin ardından yazar Gül Düzcan, katılımcılarla birlikte interaktif bir drama pratiği gerçekleştirdi. Katılımcıların sahilde kumdan kaleler yaptığını hayal ettiği drama çalışmasının ardından, geleneksel "Kim, Kiminle, Nerede" oyunu oynandı. Kağıtlara yazılan birbirinden komik cevaplar, salonda kahkahalara neden oldu. Plaket Takdimi ve İmza Töreni Etkinlik sonunda Odunpazarı Kent Konseyi Başkanı İsmail Kumru tarafından yazar Gül Düzcan’a teşekkür plaketi takdim edildi. Toplu fotoğraf çekiminin ardından Gül Düzcan, minik hayranları için kitaplarını imzaladı. İkramlar eşliğinde devam eden etkinlik, edebiyatseverlerin hafızalarında güzel bir iz bırakarak sona erdi.

Klasik’ten Hollywood’a Film Müzikleri İle Unutulmaz Konser Haber

Klasik’ten Hollywood’a Film Müzikleri İle Unutulmaz Konser

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası, bu hafta orkestra şefi Ender Sakpınar yönetiminde, klasik gitar sanatçısı Özberk Miraç Sarıgül solistliğinde unutulmaz bir konsere daha imza attı. “Klasik’ten Hollywood’a Film Müzikleri” başlıklı konserin biletleri günler öncesinden tükenirken, sanatseverler salonu tamamen doldurdu. Konserin açılışında orkestra şefi Ender Sakpınar, seslendirilecek eserler hakkında dinleyicilere bilgiler verdi. Programın ilk bölümünde klasik gitar repertuvarının seçkin örnekleri yer aldı. Joaquín Rodrigo’nun gitar konçertosu, Mario Castelnuovo-Tedesco’nun gitar konçertosu ve The Beatles parçalarının Leo Brouwer düzenlemeleri başarıyla seslendirildi. Özberk Miraç Sarıgül’ün teknik becerisi ve etkileyici yorumu dinleyicilerden uzun süre alkış aldı. Yoğun istek üzerine yeniden sahneye gelen Sarıgül, Ernesto Lecuona’nın “Malagueña” ve Roland Dyens’in “Tango en Skai” eserlerini seslendirerek iki kez bis yaptı ve büyük beğeni topladı. Konserin ikinci bölümünde ise klasik müzikten Hollywood’a uzanan unutulmaz film müzikleri seslendirildi. Projeksiyon eşliğinde yansıtılan film sahneleri, konserin etkileyici atmosferini daha da güçlendirdi. Star Wars ve West Side Story gibi sinema tarihine damga vurmuş yapımların müzikleri; John Williams, Leonard Bernstein ve Alan Menken gibi önemli bestecilerin eserleri dinleyicilerle buluştu. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası’nın güçlü yorumu büyük beğeni toplarken, sanatseverleri kırmayan orkestra iki kez bis yaparak geceyi taçlandırdı. Konsere katılanlar arasında yer alan Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Hasan Ünal, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce adına sanatseverleri selamladı. Ünal, orkestra şefi Ender Sakpınar’a, solist Özberk Miraç Sarıgül’e, orkestra sanatçılarına ve değerli sanatseverlere teşekkür ederek, bu nitelikli konserlerin 2026 yılında da aralıksız devam edeceğini ifade etti. Plaket takdiminin ardından unutulmaz gece alkışlar eşliğinde sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.