SON DAKİKA
Hava Durumu

#Pazar

Porsuk Haber Ajansı - Pazar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Pazar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye Deri Sektöründe Güven Karaca Güven Tazeledi Haber

Türkiye Deri Sektöründe Güven Karaca Güven Tazeledi

İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) Olağan Genel Kurulu’nda güven tazelenen bir seçim heyecanı yaşandı. Mevcut Başkan, Eskişehirli başarılı iş insanı Güven Karaca, sektör temsilcilerinin güçlü desteğini alarak ikinci kez başkanlığa seçildi. ​İDMİB’de "Agresif Pazarlama" ve "Küresel Rekabet" Dönemi ​Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Kompleksi’nde gerçekleştirilen genel kurulda konuşan Güven Karaca, yeni dönemin parolasını "dönüşüm" ve "aktif pazarlama" olarak belirledi. Karaca, İDMİB’in sadece temsil eden bir kurum değil, pazar açan bir yapıya dönüşeceğini vurguladı. ​"Dünyayı Türkiye’ye getiriyoruz, ihracat için yollarda olmaya devam ediyoruz. İhracatçı birlikleri birer pazarlama şirketi gibi çalışmalı. Önümüzdeki 4 yıl, sektörümüzü geleceğe hazırlayacağımız kritik bir dönem olacak." ​Yönetimde "Gençlik" ve "Kadın" Rekoru ​Güven Karaca başkanlığındaki yeni yönetim, ihracatçı birlikleri tarihinde ilklere imza attı. Dinamik bir yapı kurmayı hedefleyen Karaca, yönetim kurulundaki radikal değişiklikleri şu verilerle paylaştı: ​Genç Yönetim: Yeni yönetim kurulu üyelerinin yaş ortalaması 39'a düşürüldü. ​Kadın Temsili: Yönetimde yer alan 4 kadın üye ile İDMİB tarihinde bir rekor kırıldı. ​Katma Değerli İhracat: Hedef, deri mamulleri ihracatında birim fiyatı ve küresel pazar payını yukarı taşımak. ​"Dönüşümün Öncüsü Olacağız" ​Dünya ticaretindeki hızlı değişime ayak uydurmanın önemine değinen Karaca, İDMİB’in vizyonunu şu sözlerle özetledi: "Aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar elde edemeyiz. Ya oyunu dünyanın oynadığı gibi oynayacağız ya da yerimizde sayacağız. Biz bu dönüşümün bir parçası değil, öncüsü olacağız."

Arabasız Pazarda Cadde ve Sokaklar Vatandaşlara Açıldı Haber

Arabasız Pazarda Cadde ve Sokaklar Vatandaşlara Açıldı

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin “2026 Eskişehir Yılı” etkinlikleri kapsamında hayata geçirilen “Arabasız Pazar” uygulaması, bu ay da kentin farklı noktalarında yoğun katılımla gerçekleştirildi. Atatürk Bulvarı, Osmangazi Mahallesi Porsuk Bulvarı, Eğri Sokak ve Ömerağa Mahallesi Turgut Reis Caddesi’nde düzenlenen etkinlikte cadde ve sokaklar bir günlüğüne araç trafiğine kapatılarak vatandaşların kullanımına sunuldu. Soğuk havaya rağmen Eskişehirlilerin büyük ilgi gösterdiği etkinlikte, kent merkezinde alışılmış araç seslerinin yerini sohbetler ve çocukların neşesi aldı. Vatandaşlar yürüyerek, bisiklet sürerek ve komşularıyla selamlaşarak kamusal alanları yeniden keşfetmenin keyfini yaşadı. Özellikle çocukların özgürce oyun oynayabildiği alanlara dönüşen sokaklar, renkli ve samimi görüntülere sahne oldu. Aileler güvenli bir ortamda vakit geçirirken, sokak müzisyenleri ve çeşitli etkinlikler güne ayrı bir canlılık kattı. Bir günlüğüne de olsa araçların değil, insanın ve yaşamın merkezde olduğu bu özel deneyim, kent kültürünün paylaşım ve dayanışma ruhunu bir kez daha ortaya koydu. “Arabasız Pazar” uygulamasıyla bireysel araç kullanımının azaltılması, karbon ayak izinin düşürülmesi ve hava ile gürültü kirliliğinin önüne geçilmesi hedefleniyor. Aynı zamanda toplu taşıma ve alternatif ulaşım yöntemlerinin teşvik edilmesi, kamusal alanların daha aktif ve sosyal yaşam alanlarına dönüşmesi amaçlanıyor. Etkinlik kapsamında trafiğe kapatılan noktalarda belediye ekipleri tarafından vatandaşlara sıcak çorba ikramı da yapıldı. Soğuk havada yapılan ikram, katılımcılardan büyük beğeni topladı. Uygulama süresince alternatif ulaşım güzergâhları planlanırken, acil durumlar, engelli bireylerin ulaşımı ve zorunlu hizmetlerin aksamaması için belediye ekipleri sahada aktif görev aldı. Eskişehir’de büyük ilgi gören “Arabasız Pazar” etkinliği, her ayın son Pazar günü düzenli olarak gerçekleştirilmeye devam edecek.

Kaynak Faize, Sabır Emekliye! Haber

Kaynak Faize, Sabır Emekliye!

CHP Çalışma ve Sosyal Güvenlik Politika Kurulu Başkanı ve Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, TÜİK’in açıkladığı Şubat ayı enflasyon verilerine ilişkin bir açıklama yaptı. Taşcıer yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "TÜİK’in açıkladığı Şubat ayı verileriyle birlikte iki aylık enflasyon oranı yüzde 7,94’e ulaştı. Resmî tabloda rakamlar teknik bir veri olarak sunuluyor olabilir. Ancak hayatın gerçek muhasebesi istatistik bültenlerinde değil; pazarda, faturada, mutfakta tutuluyor. Ekonomi yönetiminin söylemlerine bakıldığında her şey kontrol altında görünmektedir. Oysa sahadaki tablo bunun tam tersini göstermektedir. 2026’nın ilk altı ayı için memura verilen yüzde 11’lik toplu sözleşme zammının yaklaşık yüzde 8’i iki ayda erimiştir. Memur emeklisine yapılan yüzde 18,60 oranındaki artışın neredeyse yarısı daha yılın başında enflasyon karşısında aşınmıştır. SSK ve Bağ-Kur emeklilerine verilen yüzde 12,11’lik artışın ise üçte ikisi şimdiden buharlaşmıştır. Bugün temel sorun yalnızca zam oranlarının yetersizliği değildir. Asıl sorun, yapılan artışların kalıcı bir refah sağlamaması; kısa süreli bir pansumana dönüşmesidir. Maaş artışları birkaç ay içinde etkisini kaybetmekte, gelir artışı ile fiyat artışı arasındaki makas her geçen gün daha da açılmaktadır. Sabit gelirli yurttaşlarımız her sabah aynı maaşla uyanmakta; ancak her akşam daha düşük alım gücüyle günü tamamlamaktadır. Çünkü maaşlar nominal olarak artarken, hayatın maliyeti reel olarak çok daha hızlı yükselmektedir. Çarşı ve pazar TÜİK verilerine göre fiyat belirlememektedir. Elektrik, doğalgaz ve kira faturaları istatistik hesaplamalarına göre düşmemektedir. “Enflasyon farkı” adı verilen uygulama ise, fiyat artışları gerçekleştikten sonra yapılan gecikmeli bir telafi mekanizmasıdır. Bu yaklaşım, yangın çıktıktan sonra hortum aramaya benzemektedir. Sosyal devlet anlayışı, vatandaşının gelirini enflasyon karşısında koruyabilme kapasitesiyle ölçülür. Eğer maaş artışları iki ay içinde eriyorsa, ortada yapısal bir sorun vardır. Bugün bütçeden faize saniyede 176 bin lira kaynak ayırabilen bir yönetim anlayışının, konu emekli ve memur olduğunda “imkânlar sınırlı” söylemine sığınması tercih meselesidir. Bu bir kaynak yokluğu değil, öncelik meselesidir. Fedakârlık sürekli aynı kesimlerden beklenemez. Enflasyonun maliyeti sürekli sabit gelirli kesimlere yüklenemez. Bu düzen ekonomik açıdan da sosyal açıdan da sürdürülebilir değildir. Ekonomide güven, adaletle başlar. Gelir dağılımında adalet sağlanmadan, fiyat istikrarı kalıcı hale gelmeden ve bütçe öncelikleri toplumsal ihtiyaçlara göre yeniden düzenlenmeden gerçek bir istikrar mümkün değildir. Milletle birlikte, milletin emrinde; gelir adaletini önceleyen, emeği koruyan ve vatandaşını enflasyona ezdirmeyen bir ekonomik düzeni hep birlikte kuracağız."

Tarlada Eziyet Var, Mutfakta Yangın Büyüyor! Haber

Tarlada Eziyet Var, Mutfakta Yangın Büyüyor!

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, yeni açıklanan tarım verileri üzerinden iktidarın ekonomi ve tarım politikalarını sert sözlerle eleştirdi. Gürer, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Ocak 2026 Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi (Tarım-ÜFE) ile Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE) verilerinin, hem üreticinin hem tüketicinin ağır bir baskı altında olduğunu açıkça ortaya koyduğunu söyledi. “İktidar enflasyonun düştüğünü anlatıyor ancak TÜİK’in kendi verileri üretimde yangın olduğunu gösteriyor” diyen Gürer, tarımdaki maliyet artışlarının doğrudan sofraya zam olarak yansıdığına dikkat çekti. ÜRETİCİ ENFLASYONU SON 7 AYIN ZİRVESİNDE TÜİK verilerine göre Tarım-ÜFE’nin aylık yüzde 8,46 artarak son yedi ayın en yüksek seviyesine çıktığını anımsatan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Üretici enflasyonu bir ayda yüzde 8’den fazla artıyorsa, bu durum birkaç ay sonra market raflarında yeni zam dalgası anlamına gelir” dedi. Meyvede yıllık artışın yüzde 109’u geçtiğini, sebzede ise sadece bir ayda yüzde 30,43’lük artış yaşandığını belirten Gürer, şu değerlendirmede bulundu: “Bir yılda iki katından fazla artan meyve fiyatı, dar gelirlinin sofrasından eksilen öğündür. Sebzede bir ayda gelen yüzde 30’luk zam, mutfaktaki yangının ne kadar büyüdüğünü gösteriyor. Düşük asgari ücretle, düşük emekli maaşıyla pazar arabasının neden boş kaldığı bu rakamlarda gizli.” TARIMSAL GİRDİ MALİYETLERİ ÇİFTÇİYİ EZİYOR Tarım-GFE verilerine de dikkat çeken Gürer, Aralık 2025 itibarıyla endeksin yıllık yüzde 33,15 arttığını hatırlattı. Tarımda kullanılan mal ve hizmetlerde yıllık artış yüzde 34,48 olurken, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetlerde bu oran yüzde 25,56 olarak gerçekleşti. Alt kalemlerdeki artışlara işaret eden Gürer, “Veteriner harcamaları yüzde 72,78 artmış. Gübre ve toprak geliştiricilerde artış yüzde 44,95. Tohum ve dikim materyali yüzde 38,98, hayvan yemi yüzde 34,37 yükselmiş. Bu tablo, çiftçinin üretime başlarken nasıl bir maliyet duvarıyla karşılaştığını gösteriyor” dedi. Ömer Fethi Gürer, “Girdi maliyetleri düşmeden üretim maliyetinin gerilemesi mümkün değildir” diye konuştu. “TARLADA MALİYET ARTIYOR, SOFRADA FİYAT KATLANIYOR” Üretim aşamasındaki yüzde 8’lik maliyet artışının, nakliye, komisyon ve perakende kâr marjlarıyla birlikte katlanarak tüketiciye ulaştığını belirten Gürer, “Tarlada yüzde 8 artan maliyet, market rafında çok daha yüksek oranlara çıkıyor. Bu zincirde üretici de tüketici de kaybediyor” ifadelerini kullandı. Meyve de yıllık artış yüzde 109’u bulunca geçen yıl 200 liraya dolan mütevazı bir meyve sepetinin bugün 400 liraya çıktığını belirten Gürer, “Bu, en temel gıda ürünlerinde yüzde 100 artış demektir. ‘Enflasyon düştü’ denilen bir ortamda halkın sofrası küçülüyor” dedi. “EMEKLİNİN İKRAMİYESİ DAHA YATMADAN ERİYOR” Sebze grubunda bir ayda yaşanan yüzde 30’luk artışın emeklinin alım gücünü daha da zayıflattığını vurgulayan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bayram ikramiyesi daha hesaba yatmadan pazarda eriyor. Emekli torununa harçlık vermeyi değil, indirimli ürün kovalamayı düşünür hale geldi” diye konuştu. Bayram ikramiyesinin en az asgari ücret düzeyine çıkarılması gerektiğini ifade eden Gürer, aksi halde ikramiyenin sembolik bir ödeme olmaktan öteye geçmeyeceğini belirtti. “SORUN SEYREDİLEREK ÇÖZÜLMEZ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, iktidarın döviz kurunu baskılamak için gösterdiği çabayı tarımsal girdi maliyetlerini düşürmek ve üreticiyi desteklemek için göstermediğini belirterek, “Yem, gübre, ilaç, tohum, mazot, su ve elektrik giderleri kontrol altına alınmadan gıda fiyatlarını düşürmek mümkün değildir. İktidar fahiş fiyatı engelleyen değil, seyreden konumdadır. Oysa destekler tohum toprağa düşmeden başlamalı, üretici korunmalıdır,” diye konuştu. Tarımın stratejik bir alan olduğunu vurgulayan Gürer, “Üretici ayakta kalmazsa tüketici uygun fiyata gıdaya erişemez. Tarımda planlama, girdi desteği ve etkin piyasa denetimi sağlanmadıkça hem tarladaki eziyet hem mutfaktaki yangın büyümeye devam edecektir” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.