SON DAKİKA
Hava Durumu

#Panel

Porsuk Haber Ajansı - Panel haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Panel haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eskişehir’de Edebiyatın Nabzı Tutuldu Haber

Eskişehir’de Edebiyatın Nabzı Tutuldu

Eskişehir, hafta sonu edebiyatın farklı seslerini bir araya getiren anlamlı bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Odunpazarı Belediyesi tarafından düzenlenen “Eskişehir’de Edebiyat: Dün, Bugün, Yarın” başlıklı panel, kentin edebi birikimini çok yönlü bir perspektifle ele alarak edebiyat tutkunlarını Odunpazarı Sanat Merkezi’nde buluşturdu. Panelde, Eskişehir’in geçmişten günümüze uzanan edebiyat serüveni masaya yatırıldı. Gürcan Banger, Tayfun Ak, Latif Tiftikçi, Medine Sivri, Rahmi Emeç ve Erol Büyükmeriç’in konuşmacı olarak katıldığı panelde, kentin edebiyatla kurduğu bağ, yerel üretimin ulusal ölçekteki yeri ve günümüz edebiyat ortamının dinamikleri üzerine kapsamlı değerlendirmeler yapıldı. Panelde söz alan konuşmacılar, Eskişehir’in yalnızca bir öğrenci kenti olmanın ötesinde, güçlü bir kültür ve edebiyat hafızasına sahip olduğuna dikkat çekti. Kentte yetişen yazarlar, edebiyat dergileri ve edebi üretim ortamları üzerinden yapılan analizler, izleyicilere zengin bir içerik sundu. Özellikle son yıllarda artan bağımsız yayıncılık faaliyetleri ve genç yazarların görünürlüğü, tartışmaların öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Katılımcılar, Eskişehir’in edebiyat kimliğinin korunması ve geliştirilmesi adına yerel yönetimlerin, üniversitelerin ve sivil inisiyatiflerin iş birliğinin önemine vurgu yaptı. Edebiyatın kent kültürünün ayrılmaz bir parçası olduğuna işaret edilen panelde, geleceğe yönelik öneriler de paylaşıldı. Yoğun ilgi gören etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından sona ererken, salondaki edebiyat meraklıları bu tür buluşmaların artarak devam etmesi gerektiğini dile getirdi. Panel, Eskişehir’in kültür-sanat hayatında edebiyatın güçlü yerini bir kez daha görünür kıldı.

Dünya Su Günü Kapsamında "Su ve İnsan" Paneli Düzenlendi Haber

Dünya Su Günü Kapsamında "Su ve İnsan" Paneli Düzenlendi

Tepebaşı Belediyesi tarafından Dünya Su Günü kapsamında “Su ve İnsan” temalı panel düzenlendi. Panelde konuşan Başkan Ataç, “Siyasi iradenin iklimsel krizin çözümünde büyük bir rol oynaması gerekiyor.” dedi. Suyun hayatımızdaki önemini, sürdürülebilirlik kavramının su kaynakları üzerindeki etkisini vurgulamak, suyun verimli kullanımının sanayi ve diğer sektörler için ne kadar kritik olduğunu ele almak amacıyla düzenlenen “Su ve İnsan” konulu panel Tepebaşı Belediyesi Vecihi Hürkuş Havacılık ve Teknoloji Parkı’nda gerçekleştirildi. Panele Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ın yanı sıra Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe, konuşmalarını yapmak üzere ise Eskişehir Teknik Üniversitesi Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Ali Arda Şorman, Doç. Dr. Fadime Karaer Özmen, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü İçme Suyu Havzaları Şube Müdür Vekili Eylem Sıla Özer, Çevre Yüksek Mühendisi Sezen Aka, EOSB Yeşil Birim Yöneticisi Suzan Eroğlu Önpeker ile çok sayıda vatandaş katıldı. “Doğamız için büyük zararları var” Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, katıldığı panelde su krizine, iklim değişikliğine ve çevresel yıkıma dikkat çekerek çarpıcı açıklamalarda bulundu. Suyun, toprak ve hava ile birlikte yaşamın temel unsurlarından biri olduğunu belirten Ataç, Türkiye’de iklim krizine karşı yeterli siyasi iradenin ortaya konulmadığını söyledi. Vahşi madencilik ve termik santrallerin büyük ölçüde su tükettiğini, yeraltı sularını kirlettiğini ve doğaya ağır zarar verdiğini vurgulayan Ataç, bu alanlarda ya sıkı denetim uygulanması ya da faaliyetlere ara verilmesi gerektiğinin altını çizdi. Başkan Ataç, “İnsanın yaşaması için üç bileşen var. Su, toprak ve hava. Bugün burada suyun önemini konuşmak için bir araya geldik. Su sonsuz değildir. Bugün dünyada milyonlarca insan güvenli suya ulaşmakta zorlanıyor. Su yönetimi sadece yerel yönetimlerin konusu değildir. Siyasi iradenin iklimsel krizin çözümünde büyük bir rol oynaması gerekiyor. Ama maalesef Türkiye’de öyle bir görüntü yok. Aksine vahşi madencilikte çok fazla su kullanılıyor. Termik santralde müthiş su kullanılıyor. Bunların önlenmesi lazım. Altın madenciliği ve termik santraller ya denetime alınması lazım ya da bir süre ara verilmesi lazım. Altın madenciliği ve termik santraller hem doğaya zarar veriyor hem yeraltı sularını kirletiyor. Doğamız için büyük zararları var” ifadelerini kullandı. “Kuraklıkla savaşıyoruz” Eskişehir Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Arda Sorman, “Bazı tasarruf yöntemlerinin değişmesi lazım. Atık su olsun yağmur suyu olsun… İklim değişikliği nedeniyle değişen yağışların değerlendirilmesi lazım. Bulunduğumuz bölge açısından bakarsak İç Anadolu Bölgesi çok parlak görünmüyor. Son yıllarda özellikle kuraklıkla savaşıyoruz. Kuraklık en önemli problem. Bu nedenle ekilecek ürünlerin ve sulama tekniklerinin planlanması gerekir” diye konuştu. “Temiz suya ulaşım zorlaşacak” Su yönetimi, sağlık ve gelecek perspektifi konularının konuşulduğu panelde Eskişehir Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fadime Karaer Özmen, Küresel ısınma ve iklim değişikliği denildiğinde en temel sorunlardan birinin atmosferde bulunan sera gazları olduğuna dikkat çekti. Özmen, “Küresel ısınma ve iklim değişikliğinde su mekansal ve zamansal olarak değiştiği için su arzında riskler taşıyor. Temiz suya olan ulaşım zorlaşacak. Arz ve taleplerdeki dengesizlikler önümüze çıkacak” dedi. “Suyun kalitesi ve miktarı düşecek” Çevre Yüksek Mühendisi Sezen Aka, “Gelecek dönemde yaşayacağımız sıkıntılardan en önemlisi içme suyu özelinde hem kalite hem miktar yönünden azalmış suyun tahsis yönünde sıkıntılar olabilir. Hem tarımda gıda güvenliği açısından kaliteli suya ihtiyaç var. İçme suyunu da önceliği var. İleride biz bu düşük kaliteli suyun dağıtımında ve tahsisinde büyük sorunlar yaşayacağız. Bu nedenle şimdiden önlemler alarak ilerleyen yıllarda daha dengeli su dağıtımı sağlanmalı” diye konuştu. “Yağmur sularını depolamamız gerekiyor” Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü İçme Suyu Havzaları Şube Müdür Vekili Eylem Sıla Özer, “Ani taşkınlar küresel ısınmanın en önemli göstergelerinden ve sonuçlarından biri. Aslında ön göremediğimiz miktarda uzun dönem süren yağış rejimlerinin değişmesi altyapılarımızı yetersiz hale getirdi. Bu şehirlerde gerçekten can ve mal kaybına sebep olmakta. Bu kadar suyun bir yerde depolamadığımız için de kaybetmekteyiz. Bu da ileride bir problem olarak karşımıza çıkacak. Bu nedenle depolamayı öğrenmemiz gerekiyor” dedi. “Kuraklık ve su taşkınları karşımıza sorun olarak çıkıyor” EOSB Yeşil Birim Yöneticisi Suzan Eroğlu Önpeker ise “İklim değişikliğinin sebep olduğu kuraklık ve ani yağışlar sorun olarak karşımıza çıkıyor. Su kalitesi, içme suyuna ulaşım temel sorunlar olarak karşımıza çıkıyor” ifadelerini kullandı. Panel sonunda katılımcılarla beraber atölye çalışması gerçekleştirildi.

Down Sendromu Farkındalığı İçin Anlamlı Buluşma Haber

Down Sendromu Farkındalığı İçin Anlamlı Buluşma

Eskişehir İl Millî Eğitim Müdürlüğü, Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi ve Türkiye Down Sendromu Derneği iş birliğiyle gerçekleştirilen “Down Sendromu Farkındalık Etkinliği”, Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonunda yapıldı. Etkinliğe Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serpil Koçdar, Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Halil Diken, Eskişehir İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Barış Hancı, Odunpazarı İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü Özel Eğitim Koordinatörü Uğur Bozkurt, Odunpazarı Kaymakamı Ömer Ulu, Türkiye Down Sendromu Derneği Başkan Yardımcısı Fulya Ekmen ile öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı. Program kapsamında panel, sergi açılışı ve çeşitli gösteriler yer aldı. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Koçdar: “Down sendromu hayata +1 ile başlamaktır” Etkinliğin panel bölümünün açılış konuşmasını gerçekleştiren Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serpil Koçdar, tüm katılımcılara teşekkür ederek üniversitenin kapsayıcı eğitim vizyonunu şu sözlerle özetledi: “Down sendromlu bireyler hayata +1 ile başlar. Dolayısıyla hayatta önemli olan, eksikliği değil bu artı değerleri görebilmek ve bunu yalnızca bir gün değil, her gün hatırlayabilmektir. Bu noktada eğitim kritiktir; çünkü farkındalık oluşturur, kapsayıcılığı güçlendirir ve toplumu dönüştürür.” Dekan Prof. Dr. Diken: “Ailelerin çocuklarla kurduğu iletişim, gelişim sürecinde temel rol oynar” Panelde konuşan Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Halil Diken ise erken çocukluk döneminde kurulan etkileşimin belirleyici rolüne dikkat çekti. Diken, “Çocuklar uyanıkken ve etkileşimler aracılığıyla öğrenir. Öğrenme, anlık yaşantıların anlamlandırılmasıyla gerçekleşir.” dedi. Özellikle 0-9 yaş aralığının kritik olduğunu belirten Diken, ailelerin çocuklarla kurduğu iletişimin gelişim sürecinde temel rol oynadığını ifade etti. Hancı: “Onlar bize iyi insan olmayı öğretiyor” Eskişehir İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Barış Hancı, Down sendromlu bireylerin topluma kattığı manevi değere dikkat çekti. Hancı, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Down sendromlu bireyler dünyaya, bizlerin çoğu zaman unuttuğu bir pencereden bakar. Bizler onlara bir şey öğretmeye çalışırken aslında onlar bize iyi insan olmayı öğretir. Eğitim camiası olarak bizler, kapsayıcı eğitim anlayışıyla her öğrencimizin potansiyelini ortaya çıkarmayı ve onları hayata en donanımlı şekilde hazırlamayı temel bir görev kabul ediyoruz.” Bozkurt: “Gerçek engel zihinlerdeki kalıplardadır” Odunpazarı İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü Özel Eğitim Koordinatörü Uğur Bozkurt, farkındalığın ötesine geçerek “dâhil etme” vurgusu yaptı. Bozkurt, “Gerçek engel kromozom sayılarında değil, zihinlerdeki kalıplarda ve toplumsal önyargılardadır. Bu kapsamda onlara sadece kapıları açmakla kalmamalı, o kapıdan birlikte yürümeliyiz.” ifadelerini kullandı. Ekmen, Down sendromuna ilişkin toplumsal algıya dikkat çekti Türkiye Down Sendromu Derneği Başkan Yardımcısı Fulya Ekmen ise Down sendromuna ilişkin toplumsal algıya değinerek 21 Mart’ın kendileri için bir farkındalık gününden öte anlam taşıdığını ifade etti. Ulu, toplumsal sorumluluğa dikkat çekti Odunpazarı Kaymakamı Ömer Ulu ise Eskişehir’in özel bireyler için örnek bir şehir olduğunu belirterek toplumsal sorumluluğun önemini vurguladı. Prof. Dr. Ergenekon, Down sendromlu bireylerin günlük yaşam becerilerine odaklandı Panelin bir diğer konuşmacısı, Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yasemin Ergenekon oldu. Ergenekon, Down sendromlu bireylerin günlük yaşam becerilerine odaklanarak “Serbest zaman etkinlikleri bireyin bağımsızlığını ve yaşam kalitesini artırır.” dedi ve bu becerilerin sistemli şekilde öğretilmesi gerektiğini vurguladı. Panelin ardından etkinlikte Down sendromlu bireyler tarafından hazırlanan çalışmalar sergilenirken, katılımcılar farkındalık mesajları verdi. Etkinlik, konuşmacılara çiçek takdimi ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi. Kaynak: AnaHaber

2026 Eskişehir Yılı'na Kadınlardan Güçlü Destek Haber

2026 Eskişehir Yılı'na Kadınlardan Güçlü Destek

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde yürütülen 2026 Eskişehir Yılı çalışmaları kapsamında kentin sivil toplum dinamikleri de etkinlikleriyle sürece katkı sunmaya devam ediyor. Bu kapsamda, 14 sivil toplum kuruluşunun bir araya gelmesiyle oluşan Eskişehir Kadın Platformu tarafından “Kadın Olmak Paneli” düzenlendi. Panel, Haller Gençlik Merkezi bünyesindeki Frigya Salonu’nda yoğun katılımla gerçekleştirildi. Kadınların toplumsal yaşamda karşılaştığı sorunların, deneyimlerin ve dayanışmanın ele alındığı panelde, farklı alanlardan önemli isimler bir araya geldi. Panelin moderatörlüğünü Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Eskişehir Şube Başkanı Sevgi Akmen üstlenirken; seramik sanatçısı Prof. Dr. Zehra Çobanlı, 26. Dönem Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Gaye Usluer, Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sevil Uzoğlu Baycu panelist olarak yer aldı. Panelde kadınların sosyal, kültürel ve mesleki yaşamda karşılaştıkları deneyimler paylaşılırken; eşitlik mücadelesi, dayanışmanın önemi ve kadınların toplumdaki rolü üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu. Katılımcılar, farklı alanlardaki bilgi ve birikimlerini paylaşarak kadınların yaşamın her alanında daha güçlü temsil edilmesi gerektiğine dikkat çekti. Eskişehir Kadın Platformu Başkanı Ayşegül Ünügür, “Eskişehir Büyükşehir Belediyemizin öncülüğünde ilan edilen ve kentimizin ortak değeri haline gelen 2026 Eskişehir Yılı çalışmalarını büyük bir memnuniyet ve heyecanla takip ediyoruz. Şehrimizin tarihine, kültürüne ve toplumsal birikimine yakışır bu vizyoner projenin hayata geçirilmesinde emeği bulunan Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ayşe Ünlüce’ye teşekkür ediyoruz. 14 sivil toplum kuruluşunun bir araya gelmesiyle oluşan Eskişehir Kadın Platformu olarak; dayanışmayı, eşitliği ve ortak aklı büyütmeyi temel ilke ediniyoruz. 2026 Eskişehir Yılı kapsamında ilk etkinliğimizi, geçtiğimiz günlerde kutladığımız 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle düzenlediğimiz bu panelle gerçekleştiriyoruz. 8 Mart; kadınların eşitlik, hak ve özgürlük mücadelesinin simgesi, dayanışmanın ve ortak sesin güçlendiği anlamlı bir gündür. Bizler de bu bilinçle kadınların yaşamın her alanındaki emeğini, mücadelesini ve katkısını görünür kılmak amacıyla bir araya geliyoruz.” diye konuştu. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce de, “Eskişehir Kadın Platformu, 2026 Eskişehir Yılı çalışmalarını en başından bu yana büyük bir sahiplenmeyle benimsemiş; düzenlediği tüm etkinliklerde bu ortak değeri vurgulayarak Eskişehir’de güçlü bir birliktelik oluşturulmasına katkı sunmuştur. Bu vesileyle platform üyelerine gönülden teşekkür ediyorum. 8 Martlar hem dayanışmayla kutladığımız, hem acılarımızı paylaştığımız, kayıplarımızı yeniden hatırladığımız ama aynı zamanda mücadelemizi büyüttüğümüz anlamlı günlerdir. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi olarak her zaman sizlerin yanında olduğumuzu ve bu dayanışmanın bir parçası olmaktan gurur duyduğumuzu bilmenizi isterim. Birbirimizden güç alarak yol arkadaşlığımızı sürdüreceğiz. Bu duygularla Eskişehir’de kadın mücadelesine emek veren herkesi yürekten tebrik ediyorum.” dedi. Panel, katılımcıların soruları ve değerlendirmeleriyle interaktif bir atmosferde tamamlandı.

ADD Eskişehir "Adalet ve Demokrasi Haftası" Etkinliklerini Açıkladı Haber

ADD Eskişehir "Adalet ve Demokrasi Haftası" Etkinliklerini Açıkladı

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Eskişehir Şubesi, 24-31 Ocak tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan "Adalet ve Demokrasi Haftası" programını duyurdu. Hafta boyunca Uğur Mumcu ve Muammer Aksoy başta olmak üzere demokrasi şehitleri çeşitli etkinliklerle anılacak. ​Türkiye’nin aydınlanma mücadelesinde hayatını kaybeden isimlerin anısına düzenlenen "Adalet ve Demokrasi Haftası", bu yıl da Eskişehir’de kapsamlı bir programla gerçekleştiriliyor. ADD Eskişehir Şubesi tarafından hazırlanan program; anma törenleri, tiyatro gösterimi ve panelleri bir araya getiriyor. ​Program Akışı ve Etkinlik Takvimi ​Hafta, 24 Ocak 1993’te katledilen gazeteci-yazar Uğur Mumcu’nun anma töreni ile başlayacak. Etkinlik takvimi şu şekilde açıklandı: ​24 Ocak | 13.00: Uğur Mumcu Anma Töreni – Yer: Valilik Meydanı​ 25 Ocak | 20.00: "Açık Denizde" Tiyatro Oyunu – Yer: Genco Erkal Sahnesi (Sanat Sokağı)​ 28 Ocak | 19.00: Devrim Şehitleri Anma Programı (Dinleti ve Panel) – Yer: Taşbaşı Kültür Merkezi Kırmızı Salon ​31 Ocak | 12.00: Muammer Aksoy Anma Töreni – Yer: Valilik Meydanı​"Unutmadık, Unutturmayacağız" ​ADD Eskişehir Şubesi yaptığı açıklama ile tüm Eskişehir halkını bu anlamlı etkinliklere davet ederek; adaletin, demokrasinin ve laikliğin savunucusu olan isimlerin mirasına sahip çıkmanın önemini vurguladı. Hafta boyunca sürecek etkinliklerle, toplumsal hafızanın canlı tutulması ve demokrasi bilincinin pekiştirilmesi hedefleniyor.

Yerli ve Yabancı Şirketlerin Elleri Cebimize, Kazması Toprağımıza Uzanıyor Haber

Yerli ve Yabancı Şirketlerin Elleri Cebimize, Kazması Toprağımıza Uzanıyor

Emek Partisi Eskişehir İl Başkanı Ceren Kökoğlu düzenlediği basın toplantısında Eskişehirlileri haftasonu yapılacak olan "Yıkımın, Talanın Kıyısında, Tükenişe Çeyrek Kala" paneline davet etti. Emek Partisi Eskişehir İl Başkanı Ceren Kökoğlu basin toplantısında yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı; “Son haftalarda Eskişehir'deki Nadir Toprak Elementleri (NTE), saray iktidarının ve patronların gündeminden düşmüyor. Saray yönetimi yerlilik ve millilik diyerek söze başlayıp BM toplantıları, Trump görüşmesi derken Washingtondaki masalarda doğamızı ve toprağımızı pazarlıyor. Bu pazarlığın ana gündemlerinden birisi de Eskişehir. Eskişehir ve çevresinin büyük bir bölümü maden şirketlerinin imarına açıldı. Yerli-yabancı şirketler de ellerini ovuşturarak pazarlık sırasına girmiş durumda. Planları da yeraltı/yerüstü kaynaklarımızı kendi çıkarları uğruna talan etmek, ormanlarımızı, havamızı suyumuzu geri dönüşü olmayacak şekilde tahrip ederek karlarına kar katmak. Siyanür gibi öldürücü kimyasallarla canımıza okumak. Yerli Yabancı Şirketlerin Elleri Cebimize, Kazması Toprağımıza Uzanıyor Saray iktidarı, bir grup kapitalistin kar hırsı için başta maden çevresinde yaşayan halkın sağlığı olmak üzere Eskişehir'in topraklarına gözünü dikmekten çekinmiyor. Alpagut-Atalan maden projesinin ardından Beylikova'daki nadir toprak elementlerinin çıkarılıp, ABD'ye peşkeş çekilmesinin gündeme gelmesiyle birlikte ülkenin dört bir yanını maden sahasına açmak için emperyalistlerle anlaşmalar sağlanıyor. İktidar NTE ye karşı söylenen her sözü, ekonomik büyüme karşıtlığıyla eşitliyor. NTE'nin çıkarılmasının ülke ekonomisini yükselteceğini iddia ederken, doğaya verecek zarara dair tek bir söz söylemiyor. Muhalif kitleler açısından ise NTE, yerli sermaye ve devlet eliyle çıkarıldığı oranda kabul görebiliyor. Fakat Türkiye'de bu teknoloji yok! Vahşi madencilik ve NTE meselesi ülkenin tüm kesimlerini ilgilendiren bir meseleyken, bir grup aktivistin mücadele alanına indirgenmek isteniyor. Gerçek tahribatın ve kapitalist emperyalist sömürünün yaratacağı yıkımın üzeri örtülmek isteniyor. Partimiz de, Eskişehir'in emperyalist yağma ve talana açılmasına karşın 13 Aralık Cumartesi günü saat 10.00'da Özdilek Kültür Merkezi'nde 'Yıkımın, talanın kıyısında, tükenişe çeyrek kala..' başlıklı panel düzenleyecek. Başta madencilik faaliyetlerinin halk sağlığına ve çevremize etkilerini konuşacağımız, Türkiye ve Dünya'dan mücadele örnekleriyle devam edeceğimiz sempozyumumuzda çevre sorunun ve NTE'nin Eskişehir'li işçi emekçiler ve toplamda Eskişehir halkı için ne demek olduğunu tartışacağız. Sempozyumumuzun son oturumu açık kürsü olacak ve tüm katılımcıların soru ve katkılarına açık olacak. Havasına, suyuna, toprağına sahip çıkmak ve şehrimizi bir grup ABD tekelinin kar hırsına teslim etmek istemeyen tüm Eskişehirlileri sempozyumumuza davet ediyor, taleplerimiz ve mücadele platformumuzu katkılarıyla zenginleştirmeye çağırıyoruz.”

Büyükşehir'den Temiz ve Sürdürülebilir Enerji Hamlesi Haber

Büyükşehir'den Temiz ve Sürdürülebilir Enerji Hamlesi

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, temiz, yenilenebilir ve sürdürülebilir enerji üretimine yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Bugünü olduğu kadar yarınları da düşünen çevreci yaklaşımıyla dikkat çeken Büyükşehir Belediyesi, hizmet binalarından atık tesislerine kadar birçok alanda kendi enerjisini üreterek çevresel sürdürülebilirliğe önemli katkı sağlıyor. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, enerji yatırımlarını değerlendirerek şu ifadeleri kullandı: “Eskişehir Büyükşehir Belediyesi olarak temiz, yenilenebilir ve sürdürülebilir enerji üretimine büyük önem veriyoruz. Mamuca Güneş Enerji Santralimiz, hizmet binalarımızda kurduğumuz çatı GES uygulamaları ve Katı Atık Bertaraf ve Enerji Üretim Tesisimizle birlikte, tükettiğimiz elektriğin 4,5 katını yenilenebilir kaynaklardan üretiyoruz. Bu yatırımlar hem çevresel sorumluluğumuzun bir parçası hem de geleceğe daha temiz ve yaşanabilir bir şehir bırakma hedefimizin önemli bir göstergesidir.” Eskişehir Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanı Aytaç Ünverdi, yürütülen enerji yatırımlarının teknik verilerine ilişkin detaylı bilgiler paylaşarak şunları söyledi: “Mamuca Güneş Enerji Santralimiz ve hizmet binalarımızda kurduğumuz çatı güneş enerji santralleriyle toplamda yaklaşık 1.800.000 kWh kurulu güce sahibiz. Bunun yanında Entegre Katı Atık Bertaraf ve Enerji Üretim Tesisimizde yıllık 9 milyon kWh elektrik üretim kapasitesine ulaşmış durumdayız. Bu üretim miktarı, belediye hizmet binalarımızda tüketilen enerjinin 4,5 katına karşılık gelmektedir. Üretim kapasitemizi artırmak ve kamu yapılarımızı çevreci teknolojilerle güçlendirmek için yatırımlarımıza devam ediyoruz.” Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, yenilenebilir enerji alanındaki bu güçlü adımlarıyla hem karbon salımını azaltmayı hem de şehir genelinde enerji verimliliğini artırmayı hedefleyerek sürdürülebilir bir gelecek için çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor.

Prof. Dr. Ayşen Gürcan Kız Öğrencilerle Bir Araya Geldi Haber

Prof. Dr. Ayşen Gürcan Kız Öğrencilerle Bir Araya Geldi

AK Parti Eskişehir Milletvekili, TBMM Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Ayşen Gürcan, İstanbul'da “Engelleri Aşan Bilim: Kız Çocuklarının STEM’e Katılımında Ulusal Adımlar” başlıklı panele katıldı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işıkercan ve AK Parti Eskişehir Milletvekili, TBMM Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Ayşen Gürcan, “STEM4HER: Bilimde, Teknolojide, Mühendislikte ve Matematikte Genç Kızların ve Gençlerin Çeşitliliğini Artırmak ve Güçlendirmek” programı kapsamında Kadıköy Anadolu İmam Hatip Lisesi’ni ziyaret etti. Etkinlik, Bakan Özdemir’in açılış konuşmasıyla başladı. Açılışın ardından gerçekleştirilen “Engelleri Aşan Bilim: Kız Çocuklarının STEM’e Katılımında Ulusal Adımlar” başlıklı panelde, İstanbul Milletvekili Sayın Tuğba Işıkercan ve Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Ayşen Gürcan panelist olarak yer aldı. Panelde, genç kızların STEM alanlarına katılımının artırılması ve fırsat eşitliğinin güçlendirilmesi üzerine değerlendirmeler yapıldı. Ziyaret ve panel kapsamında, genç kız öğrencilerle bir araya gelinerek, bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarında kendilerini geliştirmelerinin hem kişisel gelecekleri hem de ülkemizin yarınları açısından önemi vurgulandı. Yetkililer, tüm genç kızları hayallerinin peşinden gitmeye ve Türkiye Yüzyılı vizyonuna katkı sağlamaya davet etti.

 2'inci Yenilikçi Çocuk Yayıncılığı Paneli Gerçekleştirildi Haber

 2'inci Yenilikçi Çocuk Yayıncılığı Paneli Gerçekleştirildi

Anadolu Üniversitesi ile Fibula Yayıncılık ve Sosyal İnovasyon Ajansı iş birliğiyle düzenlenen "II. Yenilikçi Çocuk Yayıncılığı Paneli", Öğrenci Merkezi Nasrettin Hoca Salonu'nda gerçekleştirildi. Etkinliğe Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Anadolu Üniversitesi Çocuk Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hüseyin Bahadır Yanık, Fibula Yayıncılık Kurucusu Reyyan Beyza Büyükgümüş, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı. Rektör Prof. Dr. Adıgüzel: “Çocuk yayıncılığı alanında daha fazla çalışma yapılması gerektiğine inanıyorum” Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel şunları söyledi: “Anadolu Üniversitesi olarak, 4-5 bini aşkın yayınımızla yayıncılıkta Türkiye'nin öncü üniversitelerinden biriyiz. Açıköğretim Sistemini kuran kurum olarak uzaktan eğitimin yayıncılığını da biz başlattık. Yarım asra yaklaşan deneyimimizle, çocuk yayıncılığı konusunda fikir üretmek üzere burada olmaktan gurur duyuyoruz. Çocuk Üniversitemizde, çocuklarımızı sosyal sorumluluk bilinciyle hayata ve akademiye hazırlayan projeler yürütüyoruz. Eğitimin ailede başladığına inanan bir üniversite olarak, çocuk yayıncılığıyla birlikte aile, öğretmen, çevre gibi tüm paydaşları kapsayan bir anlayışı önemsiyoruz. Bu yılın “Aile Yılı” olması da etkinliğe ayrı bir anlam katıyor. Dijitalleşme hayatı kolaylaştırsa da çocuklara yalnızca tablet değil; dokunabilecekleri üretim alanları sunmamız gerekiyor. Programın inovatif kurgusunu ve buradan çıkacak sonuçları umut verici buluyorum. Sonuç olarak, çocuk yayıncılığı alanında daha fazla çalışma yapılması gerektiğine inanıyorum.” Büyükgümüş: “Çocukların değişen ihtiyaçlarına yanıt verecek yenilikçi yayıncılık anlayışıyla hareket ediyoruz” Fibula Yayıncılık Kurucusu Reyyan Beyza Büyükgümüş ise; “Fibula Yayıncılık olarak klasik yöntemlerin ötesine geçerek, çocukların değişen ihtiyaçlarına yanıt verecek yenilikçi yayıncılık anlayışıyla hareket ediyoruz. Geçen yıl “yolculuk” temasıyla başlattığımız organizasyonu, bu yıl “arıcılık ve ekosistem” temasıyla sürdürüyoruz. Kendimizi, farklı kaynaklardan beslenip üretim yapan işçi arılara benzetiyoruz; güçlü bir yayıncılık ekosistemi kurmanın herkesin sorumluluğu olduğuna inanıyoruz. Tıpkı kovanını koruyan arılar gibi, yazarından editörüne herkesin bilinçli ve güçlü olması gerekiyor. Bu anlayışla hem hayal kuruyor hem yayıncılığa sahip çıkıyoruz.” dedi. Açılış konuşmalarının ardından, sempozyumun birinci oturumunda şu sunumlar gerçekleştirildi: Bora Durmuşoğlu, "Çocuk Medyasında Temiz İçerik Üretmenin Adımları", Volkan Akmeşe, “Sanatın Tasarı Yasası: Odadaki Sanatçının Farkında Mıyız?", Firuze Bulut Yıldız, “İletişimde Uçarı Fikirler: Çocuğumuzla Konuşmayı Unuttuk Mu?”, Ali Güney, “Yenilik İçin Bir Basamak Yukarı: Kültür Endüstrisinde Dönüşüm Nereden Başlar?”, Seçil Büker, “Kuşaklar Arası Başarı: Yeni Bakış Açıları Sunan Bir Nine/Dede Olmak” Etkinlikte, sempozyumlarla eş zamanlı olarak şu atölye çalışmaları da gerçekleştirildi: “Bir Kovan İçin Harekete Geçmek”, “Portfolyo Nasıl Hazırlanır?”, “Dijital Mecrada Varolmanın 360 Derecesi”, “Resimli Kitap Nasıl Yaratılır?”, “Bir Çizgi Film Nasıl Üretilir?”, “Yapay Zekâ Bize Ne Yapar?”, “Hikâyeni Anlatmanın Gücü: Kalıcı Anlatının Sırrı Nedir?”, “Resimli Kitap Nasıl Okunur, Eğitime Nasıl Dahil Edilir?”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.