SON DAKİKA
Hava Durumu

#Özgüven

Porsuk Haber Ajansı - Özgüven haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Özgüven haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Geleceğin Filenin Sultanları Yetişiyor Haber

Geleceğin Filenin Sultanları Yetişiyor

Tepebaşı Belediyesi, çocukların yaz tatilini sporla iç içe, sağlıklı ve verimli bir şekilde geçirebilmesi amacıyla düzenlediği spor kurslarına hız kesmeden devam ediyor. Yunus Emre Spor Tesisleri'nde gerçekleştirilen eğitimlerde çocuklar hem fiziksel gelişimlerine katkı sağlıyor hem de takım ruhunu, disiplini ve birlikte hareket etme kültürünü öğreniyor. Tepebaşı Belediyesi'nin çocuklara yönelik spor kursları kapsamında büyük ilgi gören branşlardan biri de voleybol oluyor. Hafta içi düzenlenen eğitimlerde 8-14 yaş grubundaki toplam 145 çocuk, uzman eğitmenler eşliğinde voleybol eğitimi alırken yaz tatillerini de spor yaparak değerlendiriyor. Temel voleybol tekniklerini öğrenen çocuklar, düzenli antrenmanlarla hem yeteneklerini geliştiriyor hem de sağlıklı yaşam alışkanlığı kazanıyor. Masal, voleybolla hem eğleniyor hem öğreniyor Üç yıldır Tepebaşı Belediyesi Yunus Emre Spor Tesisleri'ndeki voleybol kursuna katılan Masal Küner, kurs sayesinde hem keyifli vakit geçirdiğini hem de birçok yeni beceri kazandığını söyledi. Kursu çok sevdiğini belirten Küner, "Üç yıldır buraya geliyorum. Zamanım burada çok güzel geçiyor. Manşet, parmak pas gibi voleybolun temel tekniklerini öğrendim. Burada arkadaşlarımla birlikte spor yapmak çok eğlenceli." ifadelerini kullandı. Temellerini Tepebaşı'nda attı, şimdi okul takımında oynuyor Tepebaşı Belediyesi'nin voleybol kursunda küçük yaşlarda eğitim almaya başlayan İrem Su Aykanat ise bugün aynı tesiste antrenörüne yardımcı olurken okul takımında da forma giyiyor. Kursun kendisi için çok önemli bir yeri olduğunu ifade eden Aykanat, "Küçükken ben de buradaki kurslara geliyordum. Şimdi hocama yardım ediyorum. Gerçekten voleybolda çok şey öğrendim, bütün temellerimi burada attım. Şu anda okul takımında oynuyorum. Buradaki kursları herkese tavsiye ediyorum." diye konuştu. “Çocuklarımız bizim göz bebeğimiz” Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç da çocukların sporla büyümesinin önemine dikkat çekerek, "2026 FIVB Milletler Ligi'ni şampiyon olarak tamamlayan A Milli Kadın Voleybol Takımımız, tüm Türkiye'de olduğu gibi Eskişehir'de de büyük bir sevgi ve gururla takip ediliyor. Şampiyon olarak bizleri çok gururlandırdılar. Yunus Emre Spor Tesislerimizde en çok ilgi gören branşlardan biri de voleybol. Kim bilir, belki de geleceğin Filenin Sultanları bugün tesislerimizde eğitim alan çocuklarımızın arasından çıkacak. Ülkemizi ve Eskişehir'imizi uluslararası arenada gururlandıracak sporcuların yetişmesine katkı sunmak bizim için büyük bir mutluluk. Çocuklarımız bizim göz bebeğimiz. Onlar için ne kadar proje üretsek az. Spor yapmaları, sağlıklı bireyler olarak yetişmeleri ve özgüven kazanmaları her şeyden önemli. Onların gelişimine katkı sağlayabilmek bizleri çok mutlu ediyor." ifadelerini kullandı. Sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda çocukların her alanda gelişimini destekleyen Tepebaşı Belediyesi, spordan sanata uzanan kurs ve etkinlikleriyle geleceğin sağlıklı, başarılı ve özgüvenli bireylerinin yetişmesine katkı sunmayı sürdürüyor.

Başkan Ataç: ''Çocuklar Sosyal Belediyecilik Anlayışımızın Yapı Taşıdır'' Haber

Başkan Ataç: ''Çocuklar Sosyal Belediyecilik Anlayışımızın Yapı Taşıdır''

Tepebaşı Belediyesi, çocukların yaz tatilini verimli, eğlenceli ve öğretici etkinliklerle değerlendirebilmesi amacıyla düzenlediği kurslarla miniklerin gelişimine katkı sağlamaya devam ediyor. Tepebaşı Belediyesi 23 Nisan Çocuk Sanat ve Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen kurslar kapsamında çocuklar, hem yeni beceriler kazanıyor hem de sosyal yönlerini güçlendirerek keyifli bir tatil dönemi geçiriyor. Sanattan spora uzanan geniş yelpazedeki eğitimlerde, çocukların fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişimlerini destekleyen çalışmalar aralıksız sürüyor. Merkezde düzenlenen kurslar arasında yer alan Yaratıcı Drama Kursu'na 7-12 yaş grubunda 190 çocuk, Atletizm Kursu'na ise 5-12 yaş grubunda 240 çocuk farklı yaş gruplarında katılım sağlıyor. Uzman eğitmenler eşliğinde gerçekleştirilen eğitimlerde çocuklar; özgüven, iletişim becerisi, takım çalışması ve yaratıcılık gibi birçok alanda kendilerini geliştirme fırsatı buluyor. “Çocuklarımızı geleceğe hazırlıyoruz” Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, sosyal belediyecilik anlayışını her alanda sürdüren Tepebaşı Belediyesi’nin, çocuklara yönelik hayata geçirdiği projeler ve eğitim programlarıyla geleceğin bireylerinin donanımlı, üretken ve mutlu bireyler olarak yetişmesine katkı sunmayı sürdürdüğünü belirtiyor. Başkan Ataç ayrıca, “Tepebaşı Belediyesi olarak çocukların gelişimini önceleyen çalışmalarla örnek olmaya devam ediyoruz. Eğitimden sanata, spordan kültürel etkinliklere kadar birçok alanda çocukların yanında yer almayı sürdürüyoruz. Çocuklar, sosyal belediyecilik anlayışımızın en önemli yapı taşıdır. Birçok merkezimizde çocuklarımızı eğitiyor, sağlıklı olmalarına katkı sağlıyor, eğlendiriyor, sosyalleştiriyor; kısacası geleceğe hazırlıyoruz. Gün gelecek; Tepebaşı’nı, Eskişehir’i, ülkemizi çocuklarımız yönetecek.” diyerek çocuklara verilen değeri vurguladı.

Tepebaşı’nda Adaptif Binicilikle Gelişime Güçlü Destek Haber

Tepebaşı’nda Adaptif Binicilikle Gelişime Güçlü Destek

Tepebaşı Belediyesi, özel gereksinimli bireylerin yaşam kalitesini artırmaya yönelik çalışmalarını Doğal Yaşam Merkezi'nde yürüttüğü adaptif binicilik programıyla sürdürüyor. Atlarla kurulan güven temelli etkileşim sayesinde katılımcılar hem keyifli vakit geçiriyor hem de fiziksel, zihinsel ve duygusal gelişimlerine katkı sağlayan özel bir deneyim yaşıyor. Adaptif binicilik; özel gereksinimli bireylerin ihtiyaçlarına göre planlanan özel bir binicilik disiplini olarak uygulanıyor. Program kapsamında atın ritmik hareketleri sayesinde denge, koordinasyon, duruş ve kas kontrolünün desteklenmesi hedeflenirken, bireylerin özgüven kazanmaları, sosyal iletişim becerilerini geliştirmeleri ve günlük yaşam becerilerini güçlendirmeleri de amaçlanıyor. Kas hastalıkları, omurilik yaralanmaları, Down sendromu, serebral palsi, spina bifida, otizm, gelişim anomalileri, öğrenme ve konuşma bozuklukları ile çeşitli psikolojik ve duyusal rahatsızlıklara sahip bireylerin yararlanabildiği adaptif binicilik programı; denge reaksiyonlarının gelişmesine, gövde kontrolünün artmasına, eklem hareketliliğinin desteklenmesine, kas kuvvetinin güçlenmesine ve doğru duruş alışkanlığının kazanılmasına katkı sunuyor. Bunun yanı sıra kalp ve solunum sisteminin desteklenmesi, sosyal iletişimin güçlenmesi, kendine güven duygusunun gelişmesi ve bireylerin rahatlamasına yardımcı olması da programın önemli kazanımları arasında yer alıyor. Programdan yararlanan otizm tanılı Rüzgar Küçük de Doğal Yaşam Merkezi'nde atlarla bir araya gelerek keyifli anlar yaşadı. Ata binmenin heyecanını yaşayan Rüzgar'ın annesi Nesrin Küçük, uygulamanın oğluna önemli katkılar sağladığını belirterek duygularını şu sözlerle dile getirdi: “Rüzgar'ın tanısı otizm. Tepebaşı Belediyesi'nin bize sağlamış olduğu bu olanaktan dolayı Rüzgar çok mutlu. Buraya gelmekten büyük keyif alıyor ve kendini iyi hissediyor. Hayvan sevgisi çok fazla. Kedileri ve köpekleri çok seviyor ama ata ulaşma imkânımız yoktu. Ata dokunabilmesi, onunla vakit geçirebilmesi hem kas gelişimi hem de kendi vücudunu kontrol edebilmesi açısından çok faydalı oluyor. Bizim için en önemlisi Rüzgar'ın mutlu olması. Çok teşekkür ediyorum.” Tepebaşı Belediyesi yetkilileri ise adaptif binicilik programının, özel gereksinimli bireylerin gelişimlerine destek olmayı sürdürdüğünü belirterek, bireylerin sosyal yaşama daha aktif katılmalarını sağlayacak projelerin artarak devam edeceğini ifade etti. “Yaşamı kolaylaştırmaya devam edeceğiz” Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, adaptif binicilik programının özel gereksinimli bireylerin yaşamına önemli katkılar sunduğunu belirterek, "Her bireyin yaşamın içinde eşit fırsatlara sahip olması gerektiğine inanıyoruz. Doğal Yaşam Merkezimizde yürüttüğümüz adaptif binicilik programı da bu anlayışımızın en güzel örneklerinden biri. Atlarla kurulan özel bağ sayesinde çocuklarımızın fiziksel gelişimlerinin yanı sıra özgüvenlerinin, sosyal iletişim becerilerinin ve hayata katılımlarının güçlendiğini görmek bizleri son derece mutlu ediyor. Ailelerimizin yüzündeki tebessüm ve çocuklarımızın mutluluğu, yaptığımız çalışmaların en büyük karşılığıdır. Tepebaşı Belediyesi olarak özel gereksinimli bireylerimizin ve ailelerinin yaşamını kolaylaştıracak, onların gelişimine katkı sunacak projeleri üretmeye ve yaygınlaştırmaya devam edeceğiz." dedi.

Odunpazarı'nda Halkçı Belediyecilik Kadınların Hayatına Dokunuyor Haber

Odunpazarı'nda Halkçı Belediyecilik Kadınların Hayatına Dokunuyor

Halk merkezlerinde başlayan dönüşüm, Hicri Sezen Meydanı'nda emeğe ve dayanışmaya dönüştü Bir belediye, sadece yol yapan, park düzenleyen ya da çöp toplayan bir kurum olabilir... Ya da insanların hayatına dokunan, yalnızlığı paylaşan, umudu büyüten bir dayanışma ağı kurabilir. Odunpazarı Belediyesi'nin 17 mahallede hizmet veren 18 Halk Merkezi tam da bu ikinci anlayışın en somut örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor. Yıl boyunca resimden örgüye, dikişten Doll Art'a kadar onlarca farklı kursta eğitim alan yüzlerce kadın, emeklerini Hicri Sezen Meydanı'nda kurulan El Emeği Satış Standında hem sergiledi hem de satışa sundu. Ancak meydandaki stantlarda satılan yalnızca el emeği ürünler değildi... Satışa çıkan; yeniden kazanılan özgüven, kurulan dostluklar, evlerin duvarları arasından çıkıp sosyal hayatın içine karışan kadınların hikâyeleri. Odunpazarı Belediyesi'nin halkçı belediyecilik anlayışıyla hayata geçirdiği Halk Merkezleri, kadınların meslek edinmelerinin ötesinde sosyal yaşamın aktif birer öznesi haline gelmelerini sağlıyor. Kursiyerlerin anlattıkları da bunun en güçlü kanıtı. "HALK MERKEZLERİ KADININ NEFES ALDIĞI YER" Orhan Oğuz Halk Merkezi'nde üç yıldır farklı kurslara katılan emekli Nurgün Ceviz, Halk Merkezi'nin hayatındaki yerini anlatırken sık sık "özgürlük" kelimesini kullanıyor. "Emekliyim. Üç senedir Orhan Oğuz Halk Merkezi'nin çeşitli kurslarına devam ediyorum. Çok mutluyum. Ortam çok güzel. Çalışanlar, öğretmenlerimiz çok iyi. Çok güzel arkadaşlıklar kurduk. Emekliliğimizdeki yoğunluğu bize aratmadı, hatta daha da güzel oldu." Ancak onun için en önemli kazanım üretmekten çok daha fazlası. "Halk Merkezleri kadının nefes aldığı yer. İşe yaradığını hissettiği, özgür olduğu yer. Kadınlar burada pasiflikten aktifliğe geçiyor. 50, 60 hatta 70 yaşında bile yeni şeyler öğreniyorsunuz. Kadınlara sesleniyorum; evde pasif olmayın. Bir kere adım attığınızda geri dönemeyeceksiniz." BOŞALAN EVİN SESSİZLİĞİNİ SANAT DOLDURDU Orhan Oğuz Halk Merkezi kursiyerlerinden Mahide Berber için ise Halk Merkezi, çocuklarının büyüyüp evden ayrılmasıyla oluşan boşluğu yeniden üretimle doldurmuş. "Hocalarımız çok yetenekli. Arkadaşlarımız, ortamımız çok iyi. Odunpazarı Belediye Başkanımız Kazım Kurt'a bize böyle bir imkân sağladığı için teşekkür ediyoruz." Bir zamanlar kara kalem dahi bilmediğini anlatan Berber, bugün yağlı boya tablolar yapıyor. "Kaç yaşından sonra resim yapmaya başladım. Kara kalemle başladım, şimdi yağlı boya tablolar yapıyorum. Doll Art öğrendim. Evde hiç yapmadığım dikiş işlerinden artık büyük keyif alıyorum. Manevi olarak doyduk. Her şeyi unutuyor, kendinize zaman ayırıyorsunuz." "KURS GÜNÜ BİZİM TERAPİ GÜNÜMÜZ" Selami Vardar Halk Merkezi kursiyeri Nebahat Tani, Halk Merkezi'nin kendisi için adeta bir yaşam desteğine dönüştüğünü söylüyor. Yaşlı annesine baktığını anlatan Tani, kurs günlerini heyecanla beklediğini ifade ediyor. "Selami Vardar Halk Merkezi açıldığından beri sürekli oradayım. Bizim için terapi bu. El işi yapmaktan, oyuncak örmekten büyük zevk alıyoruz. Kurs gününü iple çekiyorum. Çok güzel arkadaşlıklarımız var. Ev ortamı gibi. Saatlerin nasıl geçtiğini anlamıyoruz. Eve bile gitmek istemiyoruz." "ÇOCUKLARIMA ÜRETMEYİ GÖSTERİYORUM" Halk merkezlerinin en genç kursiyerlerinden biri olan Özge Kaplan ise yalnızca kendisi için değil çocuklarına örnek olmak amacıyla kurslara başladığını anlatıyor. İlk yılında örgü ve dikiş eğitimi alan Kaplan, öğrendiği en önemli şeyin üretmenin değeri olduğunu söylüyor. "Temelden her şeyi öğrendim. Üretmenin ne kadar güzel olduğunu gördüm. Bir ipin neler olabileceğini öğrendim. Sonra dikişe başladım. Çok daha fazla çevre edindim." Kurs ortamını "aile" olarak tanımlayan Kaplan, kuşaklar arası dayanışmanın da Halk Merkezlerinin en güçlü yönlerinden biri olduğunu belirtiyor. "Kursun en küçüğü benim. Herkes bana abla, anne gibi davranıyor. Yemek tarifinden aile yaşamına kadar her şeyi paylaşıyoruz. İşi bıraktım. İki çocuğum var. Çocuklarıma benim de ürettiğimi göstermem gerekiyor ki onlar da üretmenin ve öğrenmenin hiç bitmediğini görsün." HALKÇI BELEDİYECİLİK YALNIZCA HİZMET DEĞİL, YAŞAMIN İÇİNDE OLMAK Odunpazarı Belediyesi'nin Halk Merkezleri, klasik belediyecilik hizmetlerinin ötesinde sosyal belediyeciliğin güçlü örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. 17 mahallede hizmet veren 18 merkezde kadınlar yalnızca el sanatları öğrenmiyor; ekonomik üretime katılıyor, sosyalleşiyor, psikolojik olarak güçleniyor ve kent yaşamına daha aktif biçimde dahil oluyor. Bu dönüşümün son halkası ise Hicri Sezen Meydanı'nda açılan El Emeği Satış Standı oldu. Bir yıl boyunca sabırla hazırlanan ürünler ilk kez vatandaşlarla buluşurken, kadınlar da emeklerini ekonomik değere dönüştürme fırsatı yakaladı. Meydandaki her ürünün arkasında aslında ortak bir hikâye vardı: Evden çıkıp hayatın içine karışan, üretirken iyileşen ve dayanışmayla güçlenen kadınların hikâyesi... İşte halkçı belediyecilik de tam burada anlam kazanıyor; yalnızca hizmet sunmakta değil, insanların hayatına dokunup onları üretimin, paylaşmanın ve umudun bir parçası haline getirmekte.

Çağdaş Tiyatro Topluluğuna Tam Not Haber

Çağdaş Tiyatro Topluluğuna Tam Not

Özel Çağdaş Okulları lise öğrencilerinden oluşan Çağdaş Tiyatro Topluluğu tarafından sahnelenen, Molière’in klasik eseri “Hastalık Hastası”, Hasan Polatkan Kültür Merkezi’nde tiyatroseverlerle buluştu. Daha önce sahneledikleri “Entrikalı Dolap Komedyası” ve “Yalancı Aranıyor” oyunlarıyla büyük beğeni toplayan öğrenciler, üçüncü tiyatro oyunlarında da başarılı performanslarıyla izleyicilerden tam not aldı. Aylar süren hazırlık sürecinin ardından sahneye çıkan genç oyuncular, sergiledikleri etkileyici performans, sahne hâkimiyeti ve enerjileriyle salonu dolduran seyircilerden tam not aldı. Oyunun sonunda konuşma yapan oyunun yönetmeni, Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Aykut İnce, öğrencilerini tebrik ederek seyircilere teşekkür etti. İnce konuşmasında, “Her yıl olduğu gibi bu yıl da salonu doldurarak bizleri yalnız bırakmayan tüm sanatseverlere teşekkür ediyorum. Seyircilerimizin alkışları, kahkahaları ve oyuna gösterdikleri ilgi öğrencilerimiz için en büyük motivasyon kaynağı oldu. Tiyatro, yalnızca sahnede rol yapmak değildir; aynı zamanda disiplin, sorumluluk, ekip çalışması, özgüven ve emek gerektiren çok yönlü bir eğitim sürecidir. Bugün sahnede izlediğimiz başarı, onların gösterdiği emeğin ve kararlılığın sonucudur. Bu süreçte görev alan tüm öğrencilerimizi gönülden kutluyor, her biriyle ayrı ayrı gurur duyduğumu ifade etmek istiyorum” dedi.

Meryem Boz, Kadın Hükümlü ve Tutuklularla Bir Araya Geldi Haber

Meryem Boz, Kadın Hükümlü ve Tutuklularla Bir Araya Geldi

Türk voleybolunun önemli isimlerinden Meryem Boz, sosyal sorumluluk projesi kapsamında Eskişehir L Tipi Cezaevi’nde kadın hükümlü ve tutuklularla bir araya geldi. Meryem Boz Spor Akademisi tarafından yürütülen proje kapsamında 2 ay boyunca toplam 88 kadına voleybol antrenmanı gerçekleştirildi. Kadınların spora erişimini artırmak ve sosyal hayata adaptasyon süreçlerine katkı sağlamak amacıyla yürütülen organizasyonda, temel voleybol eğitimlerinin yanı sıra takım ruhu, disiplin, iletişim ve motivasyon odaklı etkinlikler de düzenlendi. Ayrıca organizasyon kapsamında Türk müziğinin sevilen isimlerinden Dilan Çıtak da Levent Dörter ile sevilen şarkılarını seslendirdi. MERYEM BOZ: SPORUN BİRLEŞTİRİCİ GÜCÜNÜ BİRLİKTE YAŞADIK Proje boyunca kadınların gösterdiği ilgi ve gelişimin kendileri için çok değerli olduğunu belirten Meryem Boz, “Eskişehir L Tipi Cezaevi’nde 2 ay boyunca, Meryem Boz Spor Akademisi olarak 88 kadına voleybol antrenmanı yaptırdık. Bu yolculuğu bir gösteri maçı ve kapanışla taçlandırdık. Sporun birleştirici gücünü ve müziğin evrensel dilini birlikte yaşadık. Çünkü biz sadece spor öğretmiyoruz. Umut aşılıyoruz, özgüven kazandırıyoruz ve ‘ben de yapabilirim’ duygusunu büyütüyoruz” dedi. “GÜÇLÜ KADINLAR, GÜÇLÜ YARINLAR DEMEK” İki ay boyunca atılan her adımın yeniden ayağa kalkmanın bir parçası olduğuna değinen Meryem Boz, “Bu sürece emek veren Baş Antrenörümüz Yücel Sevindi’ye, yardımcı antrenörlerimiz Emine Çobanoğlu ve Beyza Saka’ya, Spor Kulübü Sorumlumuz Birsen Özdamar’a, büyük bir özveriyle antrenmanlara katılan güçlü kadınlarımıza, her koşulda desteğini esirgemeyen ceza infaz kurumu yönetimine ve katkılarından dolayı Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’ne gönülden teşekkür ederim. Ve bu anlamlı günde bizimle olan, bizi yalnız bırakmayan sevgili dostum Dilan Çıtak, ekibi ve Levent Dörter’e ayrıca teşekkürler. İyi ki buradaydık, iyi ki birlikteydik. Güçlü kadınlar, güçlü yarınlar demek. Ve biz bugün bunun sadece başlangıcını yazdık” ifadelerini kullandı.

Engelleri Aşan Defile Büyük Beğeni Topladı Haber

Engelleri Aşan Defile Büyük Beğeni Topladı

10-16 Mayıs Engelliler Haftası kapsamında, Tepebaşı Belediyesi ve Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi iş birliğiyle faaliyet gösteren Engelliler Montaj Atölyesi tarafından anlamlı bir defile programı düzenlendi. Özel EOSB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen etkinlikte özel bireyler, hazırladıkları tasarımlar ve performanslarıyla büyük beğeni topladı. “Dönüşüm” temasıyla düzenlenen programda, engelli bireylerin üretimde, sanatta ve sosyal yaşamda aktif şekilde yer alabileceğine dikkat çekildi. Defile kapsamında öğrenciler tarafından hazırlanan çalışmalar sergilenirken, müzik dinletileri ve sahne performansları da programa renk kattı. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Tepebaşı Belediyesi Sağlık İşleri Müdürü Dr. Aslı Turla Ünügür, özel bireylerin toplumun ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek, Bugün burada emeğin, dayanışmanın ve birlikte üretmenin gücünü görüyoruz. Eskişehir OSB ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, gençlerimizin özgüven kazanmasına ve sosyal hayatın içinde daha aktif yer almasına önemli katkı sağlıyor. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. Eskişehir OSB Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli ise yaptığı konuşmada, üretime katılan her bireyin toplum için büyük bir değer taşıdığını ifade ederek, “Eskişehir OSB olarak yalnızca sanayi üretimine değil, sosyal sorumluluk projelerine de büyük önem veriyoruz. Engelliler Montaj Atölyesi projesi bizim için çok kıymetli bir çalışma. Çünkü burada gençlerimizin yeteneklerini ortaya koyduklarını, üretimin bir parçası olduklarını ve özgüven kazandıklarını görüyoruz. Bugün sahnede izlediğimiz her an, azmin ve emeğin başarısını ortaya koyuyor. Engellerin sevgiyle, fırsat eşitliğiyle ve dayanışmayla aşılabileceğine inanıyoruz. Bu anlamlı organizasyonda emeği geçen Tepebaşı Belediyesi’ne, öğretmenlerimize, ailelerimize ve tüm geçlerimize teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. Program boyunca öğrencilerin hazırladığı gösteriler izleyiciler tarafından ilgiyle takip edilirken, etkinliğin sonunda öğrenciler, öğretmenler ve davetliler hep birlikte “Bir Başkadır Benim Memleketim” şarkısını seslendirdi.

Prof. Dr. Gürcan: "Eğitim Yatırımları Hız Kesmeden Devam Edecek" Haber

Prof. Dr. Gürcan: "Eğitim Yatırımları Hız Kesmeden Devam Edecek"

AK Parti Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Ayşen Gürcan, Eskişehir’de yoğun bir program gerçekleştirdi. Nene Hatun Anaokulu’nun açılışını yapan Gürcan, ardından ESOGÜ’de düzenlenen Yeşilay Bahar Fest’te gençlerle buluştu. ​TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Ayşen Gürcan, Eskişehir’de eğitim ve sosyal sorumluluk odaklı ziyaretlerde bulundu. Nene Hatun Anaokulu’nun açılış töreninde konuşan Gürcan, okul öncesi eğitimin stratejik önemine vurgu yaparken; Yeşilay Bahar Fest’te gençlere sağlıklı yaşam mesajları verdi. ​"Anaokulu, Geleceğin İnşasında Kritik Bir Eşiktir" ​Nene Hatun Anaokulu açılışında konuşan Prof. Dr. Ayşen Gürcan, eğitimin sadece bilgi aktarımı olmadığını, bir "anlam kurma süreci" olduğunu belirtti. Bir eğitimci gözüyle okul öncesi dönemin önemine değinen Gürcan, şu ifadeleri kullandı: ​"Eğitim, çocuğun dünyayı anlamlandırmaya başladığı ilk yıllarda şekil alır. Anaokulu bu yüzden kritik bir eşiktir; dil gelişimi burada hız kazanır, özgüven burada inşa edilir. 'Ben yapabilirim' duygusunun kazanıldığı yer tam olarak burasıdır. Bugün açılışını yaptığımız bu okul, Eskişehir’in geleceğine atılmış güçlü bir adımdır." ​Nene Hatun İsminin Derin Anlamı ​Okula verilen ismin önemine dikkat çeken Gürcan, Nene Hatun’un Türk milletinin hafızasında azmin ve kararlılığın sembolü olduğunu hatırlattı. Bu çatı altında yetişecek çocukların da aynı güçlü karakter ve sorumluluk bilinciyle büyümesini temenni ettiğini dile getirdi. ​"Bilgi Yön Verir, Değer İse İstikamet Belirler" ​Konuşmasında karakter eğitimine geniş yer ayıran Gürcan, bilgi ve değerin birleşmesiyle karakterin ortaya çıktığını ifade etti. Okul öncesi eğitime verilen destekten dolayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e teşekkür eden Gürcan, Eskişehir’in eğitimde marka bir şehir olduğunu ve önümüzdeki haftalarda yeni açılış ve temel atma törenlerinin devam edeceği müjdesini verdi. ​Yeşilay Bahar Fest’te Gençlerle Buluşma ​Eğitim programının ardından Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) kampüsünde düzenlenen "Yeşilay Bahar Fest"e katılan Prof. Dr. Ayşen Gürcan, burada üniversite öğrencileriyle bir araya geldi. Bağımlılıkla mücadelede farkındalık çalışmalarının önemini vurgulayan Gürcan, sağlıklı yaşam bilincinin gençler arasında yaygınlaşması gerektiğini belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.