SON DAKİKA
Hava Durumu

#Özgür Özel

Porsuk Haber Ajansı - Özgür Özel haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Özgür Özel haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tarihin Hiçbir Döneminde Baskılara Boyun Eğmedik, Bugün de Eğmeyiz Haber

Tarihin Hiçbir Döneminde Baskılara Boyun Eğmedik, Bugün de Eğmeyiz

Cumhuriyet Halk Partisi Gençlik Kolları tarafından her geçen gün artan yasaklara, baskılara ve iktidarın gençliği sindirme çabalarına karşı 81 İlde eş zamanlı basın açıklaması yapıldı. CHP Eskişehir İl Gençlik Kolları Başkanı Anıl Yüksel yaptığı basın açıklamasında şu ifadeleri kullandı; ''Cumhuriyet Halk Partisi Gençlik Örgütleri olarak 19 Mart’tan sonra her geçen gün artan yasaklara, baskılara ve iktidarın gençliği sindirme çabalarına karşı bugün ülkemizin dört bir yanında sokaklardayız. Geçtiğimiz hafta Gençlik Kolları Genel Başkanımız Cem Aydın’a, Genel Başkanımız Özgür Özel’in sözlerinin yer aldığı bir videoyu sosyal medyada paylaştığı için hapis cezası verildi. Adalar Gençlik Kolları Başkanımız Ramazan Yıldız bir sosyal medya paylaşımı gerekçe gösterilerek Adalar mitingimizin hemen öncesinde gözaltına alındı ve tutuklandı. Bunların hiçbiri birbirinden bağımsız olaylar değildir. Biliyoruz ki mesele Cem Aydın ya da Ramazan Yıldız meselesi değildir. Mesele bütünüyle bir gençlik meselesidir Yargılanan ve cezalandırılan yalnızca Genel Başkanımız Cem Aydın’ın şahsı değil CHP Gençlik Örgütleri başta olmak üzere Türk gençliğidir. Sosyal medya paylaşımı gerekçesiyle tutuklanarak sindirilmek istenen Ramazan Yıldız’ın şahsı değildir. Sosyal medya kullanan her gençte korku ve tedirginlik yaratabilmektedir. Biz gençler bütün mesajlarınızı aldık ve cevap veriyoruz: Biz 24 yaşında istibdat zindanlarına atılan Mustafa Kemal Atatürk’ün mücadelesini miras aldık. Boynunda idam fermanıyla milli mücadeleyi başlatan cesaretin izinde yürüyoruz. Kuvayi Milliye’den bu yana; tarihin hiçbir döneminde baskılara boyun eğmedik, bugün de eğmeyiz. İşte buradayız, sokaklardayız. Yaratmak istediğiniz korku iklimine teslim olmuyor, bir araya gelmeye, umudu büyütmeye devam ediyoruz. Hoşunuza gitmeyen her sesi susturmaya çalışıyorsunuz ama nafile. Biz gençler konuşmaya devam edeceğiz. Gençlerin sesi her gün daha da gür çıkacak. Çünkü gençler anlattığınız toz pembe masallara inanmıyor. Acı gerçeği yaşıyor gençler. Sizin anlatmaya çalıştığınız hikaye başka. Hakikat başka. Gençler için hakikat daha lise çağlarında MESEM’lerde emeğinin sömürülmesidir. Gençler için hakikat günlük 133-TL KYK bursudur. Aç kalmak, arkadaşlarıyla bir kahve bile içememektir hakikat. 8 kişilik yurt odalarıdır hakikat. Güvenliksiz, bakımsız yurtlarda yaşamak zorunda bırakılmaktır. Yıllarca verilen emeğin ardından işsiz kalmaktır. Güvencesiz koşullarda üç kuruşa çalışıp iş kazalarına kurban gitmektir hakikat. Sınavlarda en yüksek puanları alıp mülakatta elenmektir hakikat. Bir gencin yaşı 30’a dayandığında hala ailesinin eline bakmasıdır hakikat. Biliyoruz bu gerçeklerin hiçbirisi sizin fildişi kulelerinizden görünmez. Ama biz sokakta her bir genç arkadaşımızın gözünün içine baktığımız anlarız ortak acılarımızı. İşte bu şartlar altında biz CHP’li gençlerin susması isteniyor. Siyaset yapmamamız isteniyor. Nasıl susalım? Bizler kendimiz için siyaset yapmıyoruz ki. Meselemiz topyekûn bir gençlik ve gelecek meselesidir. İnandığımız gelecek güzel günler için mücadele etmekten asla geri durmayacağız. Biz gençler; Sorunlarımıza çözümler üretmesi gerekirken, her gün baskılarla yasaklarla bizi sindirmeye çalışan bu iktidara katlanmak zorunda değiliz. Yoksulluğa, güvencesizliğe katlanmak zorunda değiliz. İşsizliğe, geleceksizliğe katlanmak zorunda değiliz. Biz bu kara düzene razı olmayanlarız. Geleceğin belirsizliğine katlanmayanlarız. Mücadelemiz dün başlamadı, bugün bitmeyecek. Daha iyi bir gelecek için mücadele etmeye devam edeceğiz. Seslenişimiz aynı havayı soluduğumuz tüm genç arkadaşlarımızadır: Hayallerini erteleyen, gençliğini yaşayamayan arkadaşım; bu düzen senin kaderin değil. Geleceğin belirsizliğine katlanmak zorunda değilsin, değiliz. Bu zulmü birlikte yeneceğiz. Bu kötü düzenden birlikte kurtulacağız. Bir asır Cumhuriyeti kuran iradenin altında birleşeceğiz, Kendi ellerimizle yeni bir düzen kuracağız! Adil, özgür ve hak ettiğimiz gibi yaşadığımız yepyeni bir düzen kuracağız. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!

Başkan Ünlüce'den Ankara’da Yoğun Temas Haber

Başkan Ünlüce'den Ankara’da Yoğun Temas

Türk Medeni Kanunu’nun 100. yılında Anıtkabir’i ziyaret eden Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, TBMM’de temaslarda bulunarak CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile bir araya geldi. Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Türk Medeni Kanunu’nun kabulünün 100. yılı dolayısıyla gerçekleştirdiği Ankara programında bir dizi önemli ziyarette bulundu. Ünlüce, ilk olarak Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kadın Kolları Genel Başkanlığı organizasyonuyla Anıtkabir’i ziyaret ederek, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı ve minnetle andı. Ünlüce’ye CHP Kadın Kolları Genel Başkan Yardımcısı Figen Kahya, Çifteler Belediye Başkanı Zehra Konakcı ve Eskişehirli kadın meclis üyeleri eşlik etti. Ankara temasları kapsamında Başkan Ünlüce, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Dr. Asu Kaya tarafından düzenlenen basın toplantısına katıldı. Toplantıda, Türk Medeni Kanunu’nun kadınlar açısından taşıdığı hayati önem bir kez daha vurgulandı. Daha sonra Ünlüce, TBMM’de Özgür Özel başkanlığında gerçekleştirilen CHP Grup Toplantısı’na katıldı. Grup toplantısının ardından CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu ile birlikte Türkiye Emekliler Derneği Eskişehir Şubesi yönetimi ile görüşen Başkan Ünlüce, dernek yöneticilerinin talep ve önerilerini dinledi. Program kapsamında CHP Eskişehir milletvekilleri Jale Nur Süllü ve İbrahim Arslan ile de görüşen Başkan Ünlüce, kentte yürütülen çalışmalar ve yerel yönetim faaliyetleri hakkında değerlendirmelerde bulundu. Ünlüce son olarak kadın belediye başkanlarıyla birlikte CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i ziyaret ederek, Ankara temaslarını yoğun bir programla tamamladı. Ziyaretlerinin ardından açıklama yapan Başkan Ünlüce, Türk Medeni Kanunu’nun 100. yılında hukuk önünde eşit yurttaşlık hakkının önemine dikkat çekerek, güçlü dayanışma ve ortak vizyonla halkçı ve kapsayıcı belediyecilik anlayışını büyütmeye devam edeceklerini ifade etti.

Başkan Ataç: "Tepebaşı Modeli Türkiye'ye Örnek Oluyor" Haber

Başkan Ataç: "Tepebaşı Modeli Türkiye'ye Örnek Oluyor"

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Ankara’da gerçekleştirdiği temaslarla hem yerel yönetim çalışmalarını hem de Tepebaşı’nda inşa edilen sosyal demokrat belediyecilik modelini parti yönetimine aktardı. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, CHP İl Başkanı Talat Yalaz, CHP Tepebaşı İlçe Başkanı Tevfik Yıldırım, Tepebaşı Belediyesi Meclis Üyeleri ve ilçe yönetimi ile birlikte Ankara’da bir dizi ziyarette bulundu. TBMM’de Eskişehir gündemi Ankara programına Türkiye Büyük Millet Meclisi ziyareti ile başlayan Başkan Ataç, Utku Çakırözer ve Jale Nur Süllü ile bir araya geldi. Görüşmede Tepebaşı’nın öncelikli ihtiyaçları, devam eden projeler ve merkezi yönetim ile yürütülen süreçler ele alındı. CHP’li vekiller ile yapılan görüşmenin ardından CHP Lideri Özgür Özel ile özel görüşme gerçekleştirildi. Özel görüşmede Tepebaşı’nda hayata geçirilen sosyal belediyecilik uygulamaları ayrıntılı biçimde paylaşıldı. “Tepebaşı’nda sosyal demokrat anlayış mahalle mahalle inşa edildi” Görüşmede, 2019 yılında CHP Tepebaşı İlçe Başkanlığı tarafından başlatılan mahalle örgütlenmesi çalışmasının sonuçları da gündeme geldi. Başkan Ataç’ın seçim bölgesi olan mahallelerde yürütülen çalışmalarla sosyal demokrat anlayışın tabana yayıldığı ifade edildi. Başkan Ataç ve beraberindeki heyet daha sonra CHP Grup Toplantısı’na katılarak Özgür Özel’in konuşmasını dinledi. “Sosyal belediyecilik anlayışımız Türkiye genelinde güçlenecek” Ankara temaslarının ardından değerlendirmelerde bulunan Başkan Ataç, şunları kaydetti: “Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel ile bir araya gelerek Tepebaşı’nda hayata geçirdiğimiz projeleri ve yurttaşlarımızın beklentilerini aktarma fırsatı bulduk. Sosyal demokrat anlayışı mahalle mahalle güçlendirdik. Yerel yönetimlerde sosyal belediyecilik anlayışıyla sürdürdüğümüz çalışmaların, ülke genelinde daha da yaygınlaşması adına karşılıklı fikir alışverişinde bulunduk. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Eskişehir Milletvekillerimizle gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde de kentimizin ihtiyaçlarını değerlendirdik. Tepebaşı’nda halkçı, katılımcı ve sosyal belediyecilik anlayışıyla çalışmaya devam edeceğiz.” “Bu tartışma dürüstlükle yönetilenlerle yönetilmeyenler arasında” CHP Grup Toplantısı’ndaki atmosfere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ataç, Genel Başkan Özgür Özel’in grup toplantısındaki konuşmasına dikkat çekerek, “Sayın Genel Başkan’ın tarihi bir konuşma yapacağını tahmin ediyordum ve öyle de oldu. Tartışmalı konularda kafası karışık olanlara doğruyu son derece net bir şekilde anlattı.” ifadelerini kullandı. Yaşanan siyasi tartışmaların özünde bir ahlak ve yönetim anlayışı meselesi olduğunu vurgulayan Ataç, “Bu tartışma dürüstlükle yönetilenlerle yönetilmeyenler arasındaki bir ayrımdır. Bu çizgi bugün çok açık biçimde ortaya konmuştur.” dedi. Ataç, Keçiören Belediye Başkanının parti değiştirme iddiaları üzerinden yürüyen tartışmalara da değinerek, kamuoyunun bu süreci dikkatle izlediğini belirtti ve alınacak siyasi kararların sonuçlarının toplum nezdinde değerlendirileceğini ifade etti.

CHP Eskişehir Heyeti Mecliste Grup Toplantısına Katıldı Haber

CHP Eskişehir Heyeti Mecliste Grup Toplantısına Katıldı

Cumhuriyet Halk Partisi Meclis Grup Toplantısı Genel Başkan Özgür Özel’in Başkanlığında yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Grup toplantısına CHP İl Başkanı Talat Yalaz, Milletvekilleri Utku Çakırözer ve Jale Nur Süllü, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Meclis üyeleri, Tepebaşı İlçe Başkanı Tevfik Yıldırım, İlçe Yöneticileri ile Kadın ve Gençlik Kolları üyeleri katıldı. CHP Heyeti Grup toplantısının ardından Genel Başkan Özgür Özel ile bir araya geldi. Ziyaretle ilgili sosyal medya hesabından bir açıklama yapan İl Başkanı Talat Yalaz şu ifadelere yer verdi; "Bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeydik. Milletvekillerimiz Utku Çakırözer ve Jale Nur Süllü, Tepebaşı Belediye Başkanımız Ahmet Ataç, Tepebaşı İlçe Başkanımız Tevfik Yıldırım, Kadın ve Gençlik Kollarımız, Mahalle Sorumlularımız ve Meclis Üyelerimiz ile birlikte; Genel Başkanımız Özgür Özel ile bir araya gelerek, Eskişehir’de yürüttüğümüz çalışmalar ve örgütlü mücadelemiz üzerine kapsamlı bir değerlendirme gerçekleştirdik. Buluşmamızda, mahalle örgütlenmesinden, saha çalışmalarına kadar birçok başlığı ele aldık. Yeni parti programımız doğrultusunda; güçlü yurttaş, örgütlü toplum ve sosyal adaleti esas alan siyaset anlayışımızın, Eskişehir özelinde nasıl daha etkin hayata geçirileceği değerlendirip, ardından Genel Başkanımızın başkanlığında yapılan TBMM Grup Toplantımıza katıldık. 47 yıl sonra Türkiye’nin birinci partisi olan; kurtuluşun ve kuruluşun partisi Cumhuriyet Halk Partisi, halktan yana siyaset anlayışıyla iktidar yürüyüşünü kararlılıkla sürdürmektedir. Örgütlü mücadelemizle, dayanışma ve umutla; daha aydınlık, daha adil yarınları hep birlikte inşa edeceğiz."

Deprem Bölgesinde Enkazı CHP'li Belediyeler Kaldırıyor Haber

Deprem Bölgesinde Enkazı CHP'li Belediyeler Kaldırıyor

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel ile birlikte bir hafta boyunca deprem bölgesinde saha çalışmaları yürüttü. Osmaniye, Kahramanmaraş, Gaziantep, Hatay, Adıyaman ve Malatya’yı kapsayan programda, depremin üzerinden geçen zamana rağmen çözülmeyen sorunlar yerinde incelendi. Ziyaret edilen her ilde benzer bir tabloyla karşılaşıldı. Konteyner kentlerde süren belirsizlik, altyapı eksiklikleri, kalıcı konutların gecikmesi ve sosyal destek ihtiyacı, yurttaşların en sık dile getirdiği başlıklar arasında yer aldı. Kış, sahadaki gözlemlerinin depremin yalnızca doğal bir afet değil, aynı zamanda bir yönetim sorunu olduğunu açıkça ortaya koyduğunu ifade etti. “Deprem Bir Günlük Değil, Hayatlık Bir Mesele” CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in bir hafta boyunca sahada yaptığı değerlendirmelerde de vurguladığı gibi, deprem bölgesinde sorunlar hâlâ tüm ağırlığıyla sürüyor. Kış, ziyaretler sırasında yapılan görüşmelerde yurttaşların en temel talebinin “unutulmamak” olduğunu belirterek, depremin yıl dönümleriyle sınırlı bir mesele olarak ele alınamayacağını söyledi. Kış, “Takvimler değişti ama konteynerlerdeki yaşam değişmedi. Deprem bitmedi, etkileri hâlâ sürüyor” değerlendirmesinde bulundu. Mersin’den Deprem Bölgesine Kesintisiz Dayanışma Depremin ilk anından itibaren Mersin Büyükşehir Belediyesi ve Mersin’in CHP’li ilçe belediyeleri, deprem bölgelerinde aktif görev üstlenen yerel yönetimler arasında yer aldı. Arama kurtarma çalışmalarından sıcak yemek dağıtımına, geçici barınma alanlarının oluşturulmasından konteyner kentlerin kurulmasına kadar birçok alanda Mersin’in tüm imkânları depremzedeler için seferber edildi. Başta Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer olmak üzere, Mersin’in ilçe belediye başkanları da deprem bölgelerinde altyapı çalışmaları, içme suyu ve kanalizasyon hizmetleri, temizlik ve sosyal destek faaliyetleriyle sahada olmayı sürdürdü. Kurulan konteyner kentler, yürütülen teknik destekler ve sürdürülen sosyal hizmetlerle Mersinli belediyeler, merkezi yönetimin boş bıraktığı alanlarda sorumluluk aldı. Gülcan Kış, bu tabloya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Deprem bölgesinde bugün hâlâ enkazın kaldırılması gerekiyorsa, bunu yapanlar CHP’li belediyelerdir. İktidarın yapmadığını, yerel yönetimler yaptı. İlk günden itibaren vardık, aylar geçmesine rağmen hâlâ buradayız. Bu bir siyasi tercih değil; kamucu bir sorumluluk anlayışıdır. Sahada gördüklerimiz bize şunu açıkça gösteriyor: İyi ki Cumhuriyet Halk Partili belediyeler var. Çünkü iktidarın yapmadıklarını, onlar el birliğiyle şehir şehir hayata geçiriyor.” “Boşluğu Dayanışma Doldurdu” Kış, deprem bölgesine yapılan ziyaretlerin yalnızca bir anma programı olmadığını, sahadaki gerçeklerin kayıt altına alınması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Kalıcı konutların gecikmesi, altyapı sorunlarının devam etmesi ve sosyal destek mekanizmalarının yetersizliği, ziyaret edilen tüm kentlerde ortak bir sorun olarak öne çıktı. CHP’li belediyelerin bu boşluğu dayanışmayla doldurduğunu belirten Kış, “Bu bölgelerde hayat, yerel yönetimlerin omuz vermesiyle ayakta kalıyor. Deprem bölgesini unutturmayacağız” dedi. “CHP Sahada Olmaya Devam Edecek” CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, bir haftalık saha programının ardından yaptığı değerlendirmede, CHP’li belediyeler, parti örgütü ve Genel Başkanlık düzeyinde deprem bölgesinde olmaya devam edeceklerini belirterek, “Bu büyük yıkımın üzerinin örtülmesine izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Başkan Ünlüce'den Deprem Bölgesine Ziyaret Haber

Başkan Ünlüce'den Deprem Bölgesine Ziyaret

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, 6 Şubat depremlerinin 3. yıl dönümünde, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel ile birlikte deprem bölgesine giderek bir dizi ziyarette bulundu. Başkan Ünlüce, depremde hayatını kaybeden vatandaşları anma programlarına katılarak, acının ilk günkü tazeliğini koruduğunu bir kez daha vurguladı. Program kapsamında ilk olarak CHP Osmaniye İl Başkanlığı’nda vatandaşlarla bir araya gelen Başkan Ünlüce ve Genel Başkan Özel, ardından Osmaniye Deprem Şehitleri Mezarlığını ziyaret ederek yaşamını yitiren yurttaşları dualarla andı. Ziyaretlerin devamında Karaçay Geçici Konaklama Merkezi’ne giden heyet, burada yaşayan depremzede vatandaşların sorunlarını ve taleplerini dinledi. Osmaniye’deki temaslarının ardından Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde CHP İlçe Başkanlığı’nda vatandaşlarla buluşan Başkan Ünlüce, esnaf ve depremden etkilenen aileleri ziyaret ederek bölgedeki süreci yerinde değerlendirdi. İslahiye’de ise depremde hayatını kaybeden yurttaşlar için düzenlenen Mevlid-i Şerif programına katıldı. Başkan Ünlüce yaptığı açıklamada, “Depremde yaşamını yitiren tüm vatandaşlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet, ailelerine sabır diliyorum. Unutmadık, unutturmayacağız. Yaralarımızı birlikte sarmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. Ziyaret programı kapsamında ayrıca Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer ve Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın eşi Nuray Karalar da ziyaret edilerek dayanışma ve destek mesajları iletildi. Başkan Ünlüce, zor zamanlarda bir arada durmanın önemine dikkat çekerek, adaletin en kısa sürede tecelli edeceğine olan inançlarını dile getirdi.

CHP'li Gülcan Kış: "Afet Bakanlığı Kurulmalı!" Haber

CHP'li Gülcan Kış: "Afet Bakanlığı Kurulmalı!"

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin yıl dönümünde yaptığı açıklamada, Türkiye’nin afetlere hazırlıksız yakalandığını ve afet yönetiminin etkin biçimde yürütülemediğini belirterek Afet Bakanlığı kurulmasına ilişkin kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sundu. “Afet yönetimi sadece depremle sınırlı değil” Depremlerin yalnızca bir doğa olayı olarak ele alınamayacağını vurgulayan Kış, afet yönetiminin depremle sınırlı olmadığını belirtti. Türkiye’nin deprem, yangın, sel, zirai don ve heyelan gibi çok sayıda afet riskiyle karşı karşıya olduğunu ifade eden Kış, “Deprem öncesi hazırlık yoktu, yangın öncesi hazırlık yoktu, sel öncesi hazırlık yoktu. Riskler biliniyordu ancak bütüncül bir hazırlık sistemi bulunmuyordu” dedi. “Devletin asli görevi aksadı” Afet anında yurttaşa sahip çıkmanın, arama kurtarma çalışmalarını koordine etmenin ve barınma ile temel ihtiyaçları karşılamanın devletin asli görevi olduğunu söyleyen Kış, depremin ilk günlerinde yaşanan yetki karmaşası ve koordinasyonsuzluğun bu sorumluluğun gereği gibi yerine getirilemediğini gösterdiğini ifade etti. “CHP tüm imkânlarıyla sahadaydı” Bu süreçte Cumhuriyet Halk Partisi’nin sorumluluk üstlendiğini belirten Kış, depremin yaşandığı ilk günlerden itibaren CHP’nin tüm kadrolarıyla; başta büyükşehir belediyeleri olmak üzere, arama kurtarmadan barınmaya, temel ihtiyaçlardan sosyal desteklere kadar tüm imkânlarını seferber ederek sahada yer aldığını söyledi. Kış, 6 Şubat’ın yıl dönümünde de aynı sorumlulukla hareket edeceklerini belirterek, Genel Başkan Özgür Özel, milletvekilleri ve büyükşehir belediye başkanlarıyla birlikte bir hafta boyunca deprem bölgesinde yurttaşlarla bir araya geleceklerini açıkladı. “Afet Bakanlığı olsaydı bu tablo yaşanmazdı” Afet yönetiminin öncesi, anı ve sonrasıyla tek elden yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Kış, Afet Bakanlığı’nın yokluğunun ağır sonuçlar doğurduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Eğer Türkiye’de Afet Bakanlığı olsaydı; ilk saatlerde yetki karmaşası yaşanmazdı, arama kurtarma çalışmaları anında ve etkin biçimde başlardı, ayrı bir afet bütçesiyle kalıcı konutlar hızla inşa edilir, yurttaşlar yıllarca konteynerlerde beklemek zorunda kalmazdı.” Kanun teklifi TBMM’de Kış, afetlere hazırlık, müdahale ve iyileştirme süreçlerini tek merkezden yönetecek; net yetkilere, ayrı bir bütçeye ve hesap verebilir bir yapıya sahip Afet Bakanlığı’nın kurulmasına ilişkin kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunduğunu belirtti. Kanun teklifinin amacının afetler yaşandıktan sonra çözüm üretmek değil, afetler yaşanmadan önce hazırlık yapılmasını sağlamak olduğunu ifade eden Kış, güçlü bir afet yönetiminin yurttaşa borç değil, kalıcı çözüm sunması gerektiğini vurguladı.

Emekli Aylığı Oylaması, Cumhur İttifakı İçin Samimiyet Testi Olacak Haber

Emekli Aylığı Oylaması, Cumhur İttifakı İçin Samimiyet Testi Olacak

CHP MYK, parti genel merkezinde CHP Genel Başkanı Özgür Özel başkanlığında toplandı. Cumhuriyet Halk Partisi Sözcüsü Zeynel Emre, düzenlediği basın toplantısında Hrant Dink anmasından emekli maaşlarına, yargıdaki "çürüme" iddialarından Suriye’deki gelişmelere kadar gündemdeki kritik başlıkları değerlendirdi. Hrant Dink Anması: "Karanlık Tam Aydınlanmadı" Konuşmasına 19 yıl önce suikasta kurban giden Hrant Dink’i anarak başlayan Parti Sözcüsü Emre, "O gün Şişli’de kaldırım taşına düşen sadece bir beden değil, Türkiye’nin vicdanıydı," dedi. Rakel Dink’in "Bir bebekten bir katil yaratan karanlık" sözüne atıfta bulunarak, cinayetin arkasındaki asıl odakların hâlâ tam olarak ortaya çıkarılmadığını vurguladı. Emekli Maaşlarına Tepki: "Açlık Sınırının Altında Yaşam Dayatılıyor" Meclis’te devam eden emekli dayanışma eylemine dikkat çeken Zeynel Emre, en düşük emekli maaşının 20 bin lira seviyesine çıkarılmasının yeterli olmadığını belirtti. Günlük 667 TL ile geçinmenin imkansız olduğunu ifade ederek şunları söyledi:"2019’da 1 milyon kişi en düşük maaşı alırken bugün bu sayı 5 milyona dayandı. Emeklilerimiz yoksullukta eşitleniyor. Bu hafta Meclis'te yapılacak oylama, Cumhur İttifakı için bir samimiyet testi olacaktır." "Türkiye'nin Kaynakları Şanslı Şirketlere Akıyor" Ekonomideki kötü gidişatın bir tercih olduğunu savunan CHP Sözcüsü Emre, vergi aflarını eleştirdi. 2026 yılı bütçesinde "vergi harcaması" adı altında 3,5 trilyon TL’den vazgeçilmesinin öngörüldüğünü belirterek, "Moto kuryenin bahşişine göz dikenler, milyarderlerin borcunu bir gecede siliyor. Türkiye’nin kaynak sorunu yok, kaynakların yönetimi problemi var," dedi. Yargıda "Çürüme" İddiası ve Kadına Şiddet Adliye içerisinde bir savcının hâkimi vurması ve bazı yargı mensuplarının uyuşturucu davalarında ceza alması üzerinden sert eleştirilerde bulunan Emre, liyakat vurgusu yaptı: "Yüksek puan alan pırıl pırıl çocuklar mülakatlarda elenirken, suç işleme potansiyeli olan kişiler kimlerin referansıyla bu makamlara getiriliyor? Bu bir sistemik çürümedir." Suriye ve Dış Politika: "Diplomasi ve Ortak Akıl Şart" Suriye’deki gelişmeler hakkında "hamasetten uzak bir dil" çağrısı yapan Emre, Türkiye’nin milli güvenliği için Suriye’nin toprak bütünlüğünün hayati önem taşıdığını belirtti. Bölgedeki tüm kesimlerle diyalog kurulması gerektiğini ifade ederek, sığınmacıların onurlu bir şekilde ülkelerine dönebilmesi için kapsayıcı bir demokratik yapının oluşması gerektiğini savundu. İstanbul Seçimi Çağrısı İktidarın billboardlar üzerinden bir algı kampanyası yürüttüğünü iddia eden Zeynel Emre, İBB’ye yönelik soruşturmaları eleştirerek hükümete meydan okudu: "Madem haklılığınıza inanıyorsunuz, gelin İstanbul seçimini yenileyelim. Halkın hakemliğine gidelim."

Ülkenin Ana Gündemi Emeklidir, Asgari Ücretlidir, Yoksullardır! Haber

Ülkenin Ana Gündemi Emeklidir, Asgari Ücretlidir, Yoksullardır!

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara’da Kocatepe Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Emeklilerin Onurlu Yaşam Hakkı Buluşması”na katıldı. Burada konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, “Hepiniz hoş geldiniz. Ömürlerini bu ülkeye, bu devlete, bu millete hizmetle geçirmiş, elleri nasırlaşmış, dirsekleri çürümüş, gözlüğünün numaraları büyümüş, rahat etmesi gerektiği, artık dinlenmesi gerektiği, torun sevmesi gerektiği günlerde en büyük zulmü görmüş, Türkiye ve dünya siyaset tarihinin en büyük haksızlığıyla, en büyük ihanetiyle karşı karşıya kalmış, en büyük kötülüğünü görmüş her bir emeklimizin ayrı ayrı ellerinden öpüyorum. Hepinizi saygı ile selamlıyorum. Hoş geldiniz, sefalar verdiniz” dedi. Genel Başkan Özgür Özel yaptığı konuşmada şunları söyledi: “BURAYI GÖKÇEK AİLESİNDEN SÖKE SÖKE ALDIK” “Ankara’da, bu güzel mekanın içindeyiz. Konuşmasını yapıp Mersin’deki toplantıya katılmak üzere yolu açık olsun, giden Mansur Başkanımız bu mekanı geri alabilmek için yedi yıl boyunca uğraştı. Kimden aldı burayı? Melih Gökçek ailesinden aldı. Burayı, bu mekanı uzun dönem anlaşmayla ailenin hakim olduğu bir vakfa devredip, burada iktidarını sürdürüyorlardı. Burayı aile kullanıyordu, kiraya veriyordu. İstanbul’da 2019 seçimlerini aldığımızda Ekrem Başkan çağırdı. O zaman Grup Başkanvekiliyim. Dedi ki ‘Grup Başkanvekilim, bunu bir görmen lazım.’ Bakırköy’ün ortasında, Florya’da yüksek duvarlar, çimler, ortada bir koca villa. Etrafında 12 villa. Dedi ki ‘Burası neymiş, biliyor musunuz? Burası Büyükşehir Belediye Başkanının, etrafı ise AK Partili Belediye Başkanlarının. Bakırköy bizde, Bakırköy Belediye Başkanının haberi yok. AK Partili belediye başkanlarının villaları, havuzları ve hayatlarını geçirdikleri, yemeklerinin ortak piştiği, eğlencelerin olduğu, lüksün olduğu bir yer.’ Ekrem Başkan orayı görünce ve ‘Çıkın’ dediğinde, önce direndiler. ‘Televizyonları getiririm buraya, görürler’ deyince apar topar gittiler. Ekrem Başkan orayı İstanbul Planlama Ajansı yapmıştı. Mansur Başkan da Gökçeklerden burayı aldı. İşte bu güzel güne ev sahipliği yapıyor. Bir ailenin değil, Türkiye’nin en şüpheli, serveti şüpheli, kendi Başbakan Yardımcısı, Meclis Başkanı, ‘Çağırsın savcı, anlatayım’ diyor Bülent Arınç. Bütün Türkiye’ye karışan, İstanbul’daki Bülent Arınç’ı duymuyor. Bülent Arınç'ı çağırsınlar. 10 yıldır niye çağırmıyorlar? ‘Her bildiğimi anlatırım’ dediğinde, ‘Ankara’yı parsel parsel sattı’ dediğinde burayı söke söke aldık. Emekliler kullanıyor. Helali hoş olsun.” “BURASI, TÜM EMEKLİLERE AÇIK” “Bu salon ve bu kampüse şimdi bambaşka ilaveler yapılacak, o kendilerine yaptıkları lüks odalar yerine. Bu kampüs ve bu salon tüm imkânlarıyla Türkiye’deki emeklilerin siz değerli temsilcilerinin, onlar kabul etmiyor ama emekli sendikası vardır, olacaktır. Engeller kaldırılacaktır. Hepinizin kullanımına açık. Örgütlü bütün yapıların kullanımına açık. Mücadele eden, ses duyuracak olan, bir araya gelip birbirine güç verecek olan herkesin kullanımına açıktır. Yıllar önce devlet, milletle bir sözleşme yaptı. Dedi ki ‘Sen çalış, ben her ay maaşından keseceğim. Ama günü gelince seni dinlendirip, seni emekli edip yerine gençleri işe alacağım. Şimdi sen çalışırken, hem emekliliğine çalışacaksın, hem şimdiki emeklilere bakacaksın. Günü gelince de bu devlet sana bakacak.’ Bu prim, her birinizin maaşlarından kesildi ya da serbest çalışanlar kendi cebinden yatırdı, yatıramadığını faiziyle günü gelince ödedi. O günün emeklisi için ve bugün kendinizin rahatı, huzuru için ödediniz. Biriktirdiniz. Bu düzende yıllarca ödediğiniz primleri, birileri iktidara geldiklerinde ağızlarından baklayı çıkarmışlardı zaten; ‘Yahu emeklilere kalkınmadan pay, refah payı, büyümeden pay verilmez. Onlar milli geliri artıran değil azaltan unsurlar’ diyerek, ne pis niyetleri olduğunu söylemişlerdi. Sonra 5510 sayılı yasayı yaparken o yasada aylık bağlama oranlarını belirlerken her bir satırında bir şeytanlıkla bugünün şartlarını bile isteye hazırladılar. Bugün gelinen nokta yani eskiden emekliler bu iktidar gelmeden önce, hani beğenmiyorlar ya önceki iktidarı, rahmetli Ecevit’in, rahmetli Mesut Yılmaz’ın ve Sayın Bahçeli’nin ortak olduğu o iktidarın son ödediği en düşük emekli maaşı, 1,5 asgari ücretti. Bugün biz bu asgari ücreti beğenmiyoruz. Size hiç ilişmeseler bugün 42 bin lira maaş alıyor olacaktınız ama işte bugünlere yani 18 bin 975 lira, şimdi harçlık verir gibi emekliye alay eder gibi bin lira daha vermeye kalkıyorlar. Dün ne büyük mücadeleler, ne büyük itirazlar yapıldı. Şimdi diyorlar ki ‘Emekli 20 bin lira ile geçinecek.’ Ev kirasının emekli maaşından yüksek olduğu bir dönemdeyiz. Yani bütün parayı kiraya verse, yetmiyor. Eğer kiraya verirse aç kalacak, karnını doyurmaya çabalasa sokakta kalacak emekli. Televizyonlar gösteriyor sokakta kalanları. Böyle 200 liralık otellerde sürünenleri, perişan olanları. Bu şartlar altında Türkiye’de biraz önce dinlediğim konuşmaların her bir tanesi bir diğerinden etkileyici. Utanmayalım mı’ diyor bir de kendisi soruyor ‘Utanmayalım mı’ diye. Vallahi siz utanmayın, sizi bu duruma getirenler, size bu maaşı reva görenler utansın.” “ÜLKENİN ANA GÜNDEMİ; EMEKLİDİR, ASGARİ ÜCRETLİDİR, YOKSULLARDIR” “Bundan 2 yıldan biraz fazla geçti üzerinden, Genel Başkan adayı olarak gittiğim her şehirde de sonra kurultayımızda da söylemiştim. ‘Cumhuriyet Halk Partisi, kimsesizlerin kimsesidir, Cumhuriyet Halk Partisi, kimsenin sesini duymayanın sesidir. Bundan sonra Cumhuriyet Halk Partisi, birilerinin istediği gibi kutuplaşmaya, birilerinin istediği gibi ‘Bizden olanlar, oradan olanlar’ diye birbirlerinden ayrılmaya, birilerinin uzaklaştırdığı, kutuplaştırıldığı, karşı tarafı şeytanlaştırıp arkasını kalabalıklaştırdığı bir dikine kesen siyaset yerine enine kesen ve herkese dokunan siyaset yapacak’ dedik. Dedik ki ‘Cumhuriyet Halk Partisi sadece CHP’li değil AK Parti’ye, MHP’ye ve diğer partilere oy vermiş emeklilere dokunacak. Asgari ücretlilere de dokunacak. Eğer emeklinin sorunu varsa sosyal demokrat bir partinin sorunu vardır. Eğer emekli geçinemiyorsa, ülkenin ana gündemi kutuplaşma değil emeklinin sesinin duyurulmasıdır. Ülkenin ana gündemi emeklidir, asgari ücretlidir, yoksullardır’ dedik.” “EMEKLİNİN CEBİNDEN HER AY 6 ÇEYREK ALTINI ÇALIYOR” “Siyaset, tarafını belirleme işidir. Siyaset, öncelik belirleme işidir. Bir ülkenin kaynakları her şeye yeter ama hepsine birden yetmez. İktidar gelir, bu kaynağı nereye kullanacağına karar verir. Bu iktidar geldi, geldiğinde en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti. Bugün 0,7 asgari ücret. Yani maaşın tamamının, yani 1,5 asgari ücretin fazlasını, 0,8’ini sizden aldı, 0,7’sini size bıraktı. Kızdıkları altın hesabıyla, inadına yapıyorum, diyor ki ‘Türkiye’yi geziyor, sarraf sarraf dolaşıyor, bana altın hesabı yapıyor. Sen o hesabı bırak’ diyor. O hesabı bırakırsam kendimi inkar etmiş olurum. Sen geldiğinde en düşük emekli maaşı, 8 çeyrek altın alıyordu, bugün 2 çeyrek altın alıyor. Sen emeklinin cebinden 6 çeyrek altını her ay çalacak bir plan yaptın. Ona göre bir kanuni düzen yaptın. O planı uyguladın. Şimdi 6 çeyrek altın her emeklinin cebinden çalındı. Gitti bir başka yere verildi.” “BİR SOSYAL KRİZ VE PATLAMA GELİYOR” “Biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak geçen yılın sonu gelirken yaklaşmakta olan bu sosyal krizi gördük. Ben bunu MYK’da arkadaşlarıma, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisinde, Gölge Kabinedeki Bakanlarımıza, Politika Başkanlarımıza şöyle anlatıyorum. Ben 2009 yılından beri bu partinin otobüslerinin üstündeyim kardeşim. Gitmediğim şehir yok. Meydan meydan dolaşıyoruz. Ama ilk kez son iki yıldır, o yüzden yerel seçimde, ana gündemimiz yine ekonomiydi, ana gündemimiz o zaman da emeklinin durumuydu. Çünkü bugüne doğru o serbest düşme başlamıştı. İlk kez son bir yıldır gördüğüm ve son bir aydır en üst düzeye ulaşmış bir şekilde meydanlarda ki çok sayıda emekli geliyor, gözlerindeki büyük öfkeyi görüyorum. Hiçbir zaman görmediğim kadar büyük bir öfke görüyorum. Bir sosyal kriz geliyor. Bir sosyal patlama geliyor. ‘Gelin bunu düzeltelim’ dedik. Bir sosyal krizden, sosyal patlamadan medet uman bir kolaycı siyaset değil buna mani olacak yapıcı bir siyasete giriştik. Burada iki arkadaşım yan yana oturuyor. Birisi Ulaş Karasu, Genel Başkan Yardımcımız. Emek Bürolarında görevi yeni üstlendi. Yanında Cumhuriyet Halk Partisi’nin önceden bu görevi yapan, şimdi gölge kabinesinde geleceğin Çalışma Bakanlığına hazırlanan ve sizin gündeminizi pozitif gündeminizi hazırlayan, bizden istenen yasa tekliflerini hazırlayan Gamze Taşcıer arkadaşımız oturuyor. Onun da Emek Bürolarına inanılmaz katkısı var. Emek bürolarına emek veren herkese çok teşekkür ediyoruz. İktidarımızdan önce daha bugünlerde yapılsın diye asgari ücretin 39 bin lira olmasını, en düşük emekli maaşının 39 bin liraya çıkarılmasını, bunun yapılması için gerekli kaynak çalışmalarını yaptık ve anlattık. Küçük esnafa, tekstilciye, sosyal güvenlik sistemi üzerinden prim desteği vererek… Türkiye’de sorun şu, asgari ücret alan için çok düşük, veren için çok yüksek. Bunun için orada devletin araya girip, belli sektörleri ve belli sayının altında personel çalıştıran küçük esnafı, KOBİ’leri kollayacak pirim destek sistemleri yapması lazım. Hepsini önerdik, ellerinin tersiyle ittiler. 19 bin lira yaptılar. Hatta duydum, inanamadım, dedim ki ‘Ya normal enflasyon zammı 19 bin, sorun bakayım emekli için ne yapmayı düşünüyorlar? Hiç değilse kendi asgari ücretlerine çıkaracaklar mı? İşte 28, 29 bin liraya.’ Grup Başkanvekili arkadaşlar sordu. Ben de Beykoz’da mitinge çıkmama yarım saat var, otobüsün arkasındayım. Dediler ki ‘Genel Başkanım, inanamazsınız…’ ‘Ne oldu’ dedim. Grup Başkanvekilim şöyle dedi telefonda, ‘Delirmiş bunlar.’ ‘Nedir’ dedim, ‘Bin lira vereceğiz’ diyorlar dedi. ‘Bin lira, 20 bin lira yapacağız’ dediler. “Bunun üzerine ‘Bir de kapatıp gidiyorlar’ dedi. ‘Vallahi onlar gitsin’ dedim.” “‘EMEKLİNİN ÖLÜM KALIM SAVAŞINDA MECLİS’İ AÇIK TUTALIM’ DEDİM” “Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 23 Nisan 1920’de o Meclis’i kurdu, Cumhuriyet’in ilanından üç yıl önce. Ve günü geldi, memleketi kurtardı. Dönüp dediler ki, ‘Ne yapacaksınız?’ Dedi ‘Ne yapayım?’ Dediler, ‘İngiliz tipi krallık mı?’ O zaman çok popüler. ‘Amerikan tipi başkanlık mı?’ O zamandan var. ‘Yoksa saraydan padişahlığa devam mı?’ Atatürk dedi ki; ‘Biz Ankara’da bir Meclis kurduk, millet o Meclis’te seçer. O Meclis ne görev verirse onu yaparım’ dedi. Ne daimi Cumhurbaşkanlığını kabul etti. Dedim ki arkadaşlara ‘Biz bu Meclis’te Kurtuluş Savaşı’nı kazanmışız, o Meclis’i Polatlı’dan top sesleri geldiğinde taşımamışız. Açık tutmuşuz, savaşta kapatmamışız. Şimdi emeklinin ölüm kalım savaşı başlıyor. Meclis’i açık tutalım. Orayı terk etmeyin arkadaşlar’ dedim. Sekiz gündür gece gündüz, kadın erkek orada duruyorlar. Şu anda da orada nöbet var. Burada grubumuzun çok değerli milletvekilleri, dünden nöbet tutanlar buraya sizi selamlamaya geldiler. Bugünün nöbetçileri orada. Yarının nöbetçileri belki istirahatte, uykuda. Ama o kanunu dün dedikleri gibi, büyük bir mücadeleye rağmen 20 bin lirada geçirdiler. Gelecek hafta Meclis’te çok tarihi bir oylama olacak. Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri o tarihi oylamada eksiksiz, Allah’tan kendi sağlığına, birinci derece yakınına bir şey olmayan herkes, ki günü gelmiştir, CHP’li milletvekili kolunda serumla oylamaya gelmiştir o Meclis’e. Hep birlikte orada olacağız. Çünkü büyük bir fırsat var. Biraz önce cümle içinde geçti, ‘Biz az değiliz, çoğunluğuz’ dedi. Emekli sayısı eşleriyle birlikte 30 milyon sayısını ifade ettiler. Ayrıca herkes sözünün arkasında durursa Meclis’te de artık azınlık değiliz. Biz zaten nöbetteyiz, tam kadro oradayız. DEM Parti eleştiriyor, en sert şekilde eleştiriyor. Yeni Yol grubunun üç partisi, Gelecek, Saadet, DEVA bu ücreti ‘Katlanılmaz ücret, sefalet ücreti, emekliyi açlığa mahkum etmek’ dediler. İtiraz ediyorlar. Son Salı günü de Sayın Bahçeli ‘Sefalet ücreti’ dedi. Şimdi hepsini alt alta sayarsak. Milletvekilleri dün Sayın Bahçeli’nin dediği gibi davranmadılar. Ama esas oylama Meclis’te. Biz orada emek örgütlerimizle, emekli örgütlerimizle de görüşerek, diğer partilerle de görüşerek, Milliyetçi Hareket Partisi’ne de sorarak, bütün partilerin üzerinde uzlaşabileceği bir iyileştirme önergesini oraya vereceğiz. Vereceğiz. Ümit ediyorum eğer bu maaşa, ‘Sefalet maaşı’ diyen herkes oy verirse siz Meclis’te azınlık değilsiniz, çoğunluksunuz. Herkes sözünü tutarsa haftaya bir şey olacak. Ondan sonra çok güzel şeyler olacak. 30 milyon emekliye, yakınına, ailesine, iki emeklinin evladı olarak söylüyorum. Gelecek hafta oylamayı hep birlikte izleyelim. Kim emeklinin yanında, kim değil. Kim sefalet maaşına ‘hayır’ deyip hiç olmazsa bir telafi zammına, olabildiğince bir telafi zammına ‘evet’ oyu kullanacak onu görelim. Benim sizden bir tek isteğim olur. Sizin için oy vermeyene değil sandıkta oy, sokakta selam vermeyin bundan sonra.” “KUTU KOLA GİBİ EZDİLER EMEKLİYİ” “Bir yandan da şunu söyleyeyim, kaynak maynak diyorlar ya. Biz zaten kaynağı koyduk. Şimdi Gamze Başkanımız önümüzdeki günlerde Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Hükümet Programında 5510’da ne değişiklikler yapacağımızı, emekliyi nasıl koruyacağımızı, o atılan büyük kazığı, emekliye tarihin en büyük golünü attılar aylık bağlama oranlarıyla, prim sistemiyle, çalıştıkça daha düşük maaş alan aptalca uygulamalarla ama kasten, bilerek, hile ve desiseyle. Şimdi onları nasıl düzelteceğimizi Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisinden, seçim kampanyamızda duyacaksınız. Zaten şu doğru, eskiden daha 2019’da en düşük emekli maaşı ortalama emekli maaşının yarısı kadardı. Şimdi ortalama 23 bin lira, en düşük emekli maaşı 20 bin lira. Yani en aşağıda kutu kola gibi ezdiler böyle emekliyi. En aşağıda birleştirdiler, en aşağıda. Şimdi bunu düzeltmek lazım, buna karşı bir şey yapmak lazım. Bunu bugünlerde bir 5510’u baştan, dört başı mamur düzeltmeye bunlar yanaşmaz. Ama bu sistemde hiç olmazsa en düşük emekli maaşını bir yere getirmeyi, aşağıdaki o baz maaşları kalıcı olarak düzeltmeyi ve hiç olmazsa bu sefalet maaşından uzaklaşmayı, açlık sınırın üzerine doğru çıkmayı, hiç değilse yaklaşmayı hep birlikte gelecek hafta bu kara düzenin içinde hep beraber deneyeceğiz. Buradan şunu söyleyeyim. Orada vereceğimiz teklif; kalıcı, doğru, düzgün olan değil. Bu şartlarda yapılabilecek olan. Esas doğru olan baştan aşağıya dört başı mamur bir yasal düzenleme yapmak. Onun için doğru kaynak, vergiyi adil almak.” “100-150 ŞİRKETE PARAYI BULUYOR, 30 MİLYON EMEKLİYE BULAMIYOR” “Buradan ilan ediyorum. Türkiye’de verginin yüzde 64’ü dolaylı vergi. Yani 20 bin vereyim dediği emekli ile 200 bin lira maaş alan da, 2 milyon geliri olan da bankada toplam gelirin yüzde 90’ını tutan zengin de aynı şeyi veriyor. Buradaki emekli de elektriğe, suya, doğalgaza, ete, yumurtaya, süte aynı vergiyi veriyor. Türkiye’nin en zengin insanı da aynı vergi veriyor. Yüzde 65 - 64. Üstüne bir de yüzde 24 geliyor. O da maaşlardan daha kimse maaşını çekmeden alınan gelir vergisi. Oldu sana yüzde 88. Toplam bütün üreten, ihracat yapan, inşaat yapan, köprü yapan, onu yapan, bunu yapan, kazanan hepsinin toplam verdiği kurumlar vergisi yüzde 11. Sisteme bak, bu salon verginin yüzde 80’ini verecek, Türkiye’nin en zenginleri yüzde 11’ini verecek. Bunu demin de birkaç büyüğümüz söyledi. Bu düzeninin adı AK Parti’nin kara düzenidir. İlk seçimde alaşağı edilecek. Seçim sonrası tam tersine çevrilecek. Niye kaynak bulamıyor biliyor musunuz? Bak nereye bulmuş kaynak. Emekliye kendi yaptığı zam 60 milyar diyor. E doğru. Bize ne lazım? 650 milyar. Doğru. ‘Bulamam’ diyor. Nasıl bulamıyorsun? Bak bütçeye. Bütçeye bu yıl o bahsettiğim şirketlerden alması gerektiği halde almayacağı, vazgeçilen kurumlar toplamına 768 milyar koymuş. Gelecek hafta bize ne lazım sizin her birinizin maaşını 30 bin lira yapmak için? 650 milyar. Oraya buluyor, sana bulmuyor. O bir avuç, hani Beşli Çete veya 40 Haramiler, bilemedin 100 - 150 şirkete bu parayı buluyor. 30 milyon emekli ve ailesine bulamıyor. Bu sene 2,7 trilyon lira faiz ödeyecek. Bize lazım paranın dört katını faize vermeyi biliyorsun. Geçen sene ne yapmışlar? Bugün Sözcü gazetesinde var. Emekli için sosyal güvenlik desteği. Koymuş bütçeye, hiç harcamamış. O paranın tamamını almış faize vermiş. Faizcilere vermiş. O yüzden altı ay önce 3,7 milyon emekli en düşük maaşı alırken, şu anda 4,9 milyon, 5 milyona yakın emekli en düşük maaşı alıyor. “ARTIK ONLAR DÜŞÜNSÜN” “Yani böyle kutu kola gibi ezmede ve en dipte birleştirmede operasyona devam ediyor. Yani vurdukça vuruyor. Şu ana kadar 23 bin liraya kadar geriletti en düşük emekli maaşını. 2019’da iki katıydı en düşük emekli maaşının. Bugün 20 bin liraysa 40 bin liraydı emeklilerin ortalama maaşı. Getirdi onu 23 bin liraya. Biz durursak o vurmaya devam edecek. Herkes ezilene ve yok olana kadar. Allah’ı var; ben gittiğimiz meydanlara çağırıyorum, emekliler de geliyor, örgütleri de var geliyor. Pijamasıyla gelen de var, ‘Çıkardım oğlum, bunu giyindim’ diyen var. Emeklilere şunu söylüyorum; bu mücadele belki Türkiye, dünya siyasi tarihine geçecek bir mücadeleye dönüşebilir. Haftaya Meclis’te uğraşacağız. Siz izleyeceksiniz, herkes izleyecek. Vermeden kaçtılar diyelim. Meydan, meydan; kaçtıkları yere kadar ve seçim sandığına kadar onları kovalayacağız. Duyduğum, dinlediğim bütün konuşmalardan özet şunu gördüm; artık emekli bugünün iktidarından zam, iyileştirme istemiyor. Sloganlardan da duyduğum emekli AK Parti hükümetinden zam istemiyor. Sandık istiyor, sandık. ‘Getir sandığı’ diyor. Buradan hepiniz adına AK Parti’nin kara düzenine meydan okuyorum. Bizim itirazımız var kardeşim. Bu kara düzene itirazı var emeklinin. Açlığa itirazım var. Yoksulluğa itirazım var. Sefalet ücretine itirazım var. Bu kara düzene itirazım var. AK Parti’nin kara düzenine itirazım var. Bu itirazı duyan duyuyor, duymayan kaçsın. Sandığa kadar kovalayacağız sizi, seçim sandığına kadar. ‘Kurtuluş yok tek başına. Ya hep beraber, ya hiçbirimiz.’ Haftaya 30 milyon emekli ve yakınının gözleri Meclis’te mi? Haftaya o oylamada emekliye oy vermeyene selam vermiyoruz, öyle mi? O zaman bütün emeklilere söylüyorum; artık onlar düşünsün. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Hepinizi çok seviyorum. Biz kazanacağız. Emekliler kazanacak. Emekçiler kazanacak. Yoksullar kazanacak. AK Parti’nin kara düzeni kaybedecek. Yıkacağız o düzeni; emekliyi aç bırakan o kara düzeni hep birlikte yıkacağız. Hepinize saygıyla selamlıyorum.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.