SON DAKİKA
Hava Durumu

#Osmanlı

Porsuk Haber Ajansı - Osmanlı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Osmanlı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

"Frigya’nın Gizemli Toprakları" Söyleşi Serisi Sona Erdi Haber

"Frigya’nın Gizemli Toprakları" Söyleşi Serisi Sona Erdi

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen “Frigya’nın Gizemli Toprakları” söyleşi serisinin dördüncüsü ve son programı yoğun katılımla gerçekleştirildi. Söyleşiye katılan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Eskişehir’in kadim geçmişinin önemine vurgu yaparak “Ekmeğimize Küllüoba, zeytinyağımıza Dorlion adını vererek hem geçmişimize sahip çıktık hem de saygı duruşunda bulunduk.” dedi. Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda düzenlenen söyleşilerde, alanında uzman akademisyenler ve kazı başkanları Frigya’nın binlerce yıllık geçmişini farklı yönleriyle ele aldı. Dört hafta boyunca tarih meraklılarını buluşturan etkinlikler, Ergin Orbey Sahnesi’nde başlayarak kentin kültür sanat hayatına önemli katkı sundu. Serinin final buluşması ise Haller Gençlik Merkezi’nde yapıldı. Final programına Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, çok sayıda tarih meraklısı ve vatandaş katıldı. Söyleşide Prof. Dr. Murat Türkteki, Prof. Dr. Yusuf Polat, Prof. Dr. Mahmut Bilge Baştürk, Doç. Dr. Hasan Yılmazyaşar, Prof. Dr. Zeliha Demirel Gökalp ve Doç. Dr. Adem Yurtsever konuşmacı olarak yer aldı. Katılımcılar, hem bilimsel bilgilerle hem de sahadan elde edilen deneyimlerle zenginleşen bir tarih yolculuğuna çıktı. Program öncesinde konuşan Başkan Ayşe Ünlüce, Eskişehir’in köklü tarihine dikkat çekerek, geçmişe sahip çıkmanın önemini vurguladı. Başkan Ünlüce, “Kazı başkanlarımız, kıymetli hocalarımız ve değerli Eskişehirliler; bugün burada Eskişehir’in kadim tarihini konuşmak ve bu tarihe ışık tutan kazı çalışmalarını yürüten hocalarımızla bir araya gelmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Şehrimizde devam eden kazılarda, kazı başkanlarımızın uzun yıllara dayanan özverili çalışmalarıyla ortaya çıkarılmış çok sayıda değerli eser bulunuyor. Bizans’tan Roma’ya, Küllüoba’dan Şarhöyük’e, Osmanlı’nın ilk izlerinin görüldüğü Karacahisar’dan, Sivrihisar yakınlarındaki Pessinus ve Amorium’a kadar uzanan bu zengin miras, Eskişehir’in tarihine dair bizlere önemli ipuçları sunuyor. Bugüne kadar ilmek ilmek işledikleri çalışmalarla şehrimize büyük değer katan tüm kazı başkanlarımıza, Eskişehir adına teşekkür ediyorum. Ayrıca, gücümüz yettiğince bu kazıların yanında olmaya devam edeceğimizi de ifade etmek isterim. Öte yandan, bu değerli mirasın daha geniş kitlelerce tanınması için kazı alanlarının isimlerini yerel ürünlerimizde yaşatmayı da hedefliyoruz. Örneğin ekmeğimize Küllüoba, zeytinyağımıza Dorlion adını vererek hem bu alanlara dikkat çekmek hem de geçmişimize bir saygı duruşunda bulunmak istiyoruz.” dedi. Başkan Ünlüce ayrıca, kazı çalışmalarına desteklerinin süreceğini belirterek, bu tarihi değerlerin daha geniş kitlelere ulaşması için yerel ürünlerde arkeolojik alan isimlerinin yaşatılacağını ifade etti. Kazı çalışmalarına desteklerinin süreceğini belirten Ünlüce, bu değerlerin daha geniş kitlelere ulaşması için farklı projeler geliştirdiklerini ifade ederek, yerel ürünlerde arkeolojik alan isimlerinin yaşatılması fikrini de paylaştı. Soru-cevap ve sohbet formatında gerçekleşen etkinlikte, Frigya uygarlığının kültürel mirası kapsamlı biçimde ele alındı. Katılımcılar, yaşadıkları coğrafyanın tarihine daha yakından tanıklık etme fırsatı bulurken, geçmiş ile bugün arasında güçlü bir bağ kurdu. Dört hafta süren “Frigya’nın Gizemli Toprakları” söyleşi serisi, Eskişehir’in tarihine ışık tutan zengin içeriğiyle hafızalarda iz bırakarak sona erdi.

Mahmudiye’nin 200 Yıllık Asil Mirası Haber

Mahmudiye’nin 200 Yıllık Asil Mirası

AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, "2026 Eskişehir’i Anlatır" dijital anlatı serisinin yeni bölümünde, Mahmudiye ilçesinin simgesi olan ve kökleri Osmanlı’ya dayanan atçılık geleneğini gündeme taşıdı. Video serisinin bu haftaki durağında, Anadolu’nun "atçılık merkezi" olarak bilinen Mahmudiye yer aldı. Hazırlanan videoda, 1800’lü yıllarda Sultan II. Mahmud döneminde kurulan çiftliklerle başlayan, Akıncılar için at yetiştirilen ve günümüzde Türkiye’nin en yetkin Arap ile İngiliz atı üretim merkezi haline gelen bu eşsiz mirasın hikâyesi anlatıldı. Eskişehir’in sadece sanayisiyle değil, yaşayan tarihi ve kültürel derinliğiyle de bir marka şehir olduğunu belirten Albayrak, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Eskişehir’imizin her karış toprağında ecdadımızın bir izi, her ilçesinde ayrı bir değerimiz var. Mahmudiye ilçemiz, asırlardır süregelen asalet ve emeğin vatanıdır. 200 yılı aşkın bir süredir bu topraklarda koşan her bir tay, sadece bir canlı değil; ecdadın mirası, bozkırın hür sesidir. Tarihte Akıncıların altında rüzgârla yarışan bu asil atlar, bugün modern tesislerimizde Türkiye’nin en iyi safkanları olarak yetişmeye devam ediyor. Geçmişin ruhunu korumadan, o ruhu geleceğe taşımadan gerçek bir kalkınmadan söz edemeyiz. '2026 Eskişehir’i Anlatır' serimizle, şehrimizin bu köklü zenginliklerini tüm dünyaya duyurmaya kararlıyız. 26 rakamı bizim için sadece bir plaka kodu değil, Eskişehir’e olan sevdamızın ve bağlılığımızın mührüdür. '2026' vizyonumuz ise Mahmudiye’den Sivrihisar’a, merkezden en uzak köyümüze kadar bu değerlerin daha güçlü, daha modern Eskişehir idealinin sembolüdür."

Kazım Karabekir’in Hatırası Anadolu Üniversitesi’nde Yaşatıldı Haber

Kazım Karabekir’in Hatırası Anadolu Üniversitesi’nde Yaşatıldı

Kazım Karabekir’in kızı Timsal Karabekir, Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ne konuk oldu ve Cumhuriyetin önemli isimlerinden olan babasını anlattı. Prof. Dr. Taciser Tüfekçi Sivas Konferans Salonunda gerçekleştirilen etkinliğe Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Yusuf Özkay ve Prof. Dr. Erkan Erdemir, Edebiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Yusuf Polat, Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Burhan Sayılır, Kazım Karabekir’in torunu Gülden Gazioğlu, öğretim elemanları ve öğrenciler katılım gösterdi. Rektör Yardımcısı Erdemir: “Canlı tarih dinletisini hep birlikte yaşamış olduk” Tarihi olayları her zaman ikincil kaynaklar ve arşivden öğrendiğini dile getiren Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erkan Erdemir, etkinlikte Timsal Karabekir’in katılımı ile canlı dinlemenin büyük önem arz ettiğini belirterek, “Tarihî gerçekleri kitaplardan okumak birtakım ikincil kaynaklardan öğrenmeye çalışmak tabii ki pek çok tarihçinin en çok kullandığı yöntem ama bugün burada bir canlı tarih dinletisini hep birlikte yaşamış olacağız. O zor günlerin Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunda ilk temel taşların oturduğu Rus Savaşı’nın yürütüldüğü toprakların tekrar geri kazanıldığı dönemlerin içinde yaşamış, canlı bir tanıdığından bu dönemleri dinlemek hepimiz için çok önemli olacak.” ifadelerine yer verdi. Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Burhan Sayılır: “Toplumlar bir hafızayı tecrübe aktarımıyla oluştururlar” Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Burhan Sayılır her Türk gencinin tarihini bilmesinin büyük önem arz ettiğini vurgulayarak “Tecrübe aktarımları önemlidir. Hem yaşarken kendi kahramanlarımızın kendi aktarımları hem de aileden dinlediklerimizi yazarak aktarmak önemlidir. Çünkü toplumlar bir hafızayı tecrübe aktarımıyla oluştururlar. Eğer tecrübe aktarımlarını kesersek, hafıza için ciddi bir sıkıntı oluşur. Her nesil kendi tecrübesini kendi yaratmaya kalktığında devamlı her nesil gidip duvara kendini vura vura o tecrübeyi elde etmeye çalışır. O açıdan bugün önemli bir gün. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurucusunu, kurucularını burada ciddi rol oynayan kahramanları anmak, unutmamak önemli. Onların yaşantılarını dinlemek de önemli.” dedi. Timsal Karabekir: “Tarihini bilmeyenin coğrafyasını başkaları çizer” Babasının hayatını katılımcılarla paylaşan Timsal Karabekir kişinin kendi tarihini bilmesinin neden önem arz ettiğini şöyle anlattı: "Kars'ta Gazi Muhtar Paşa Konağı’nda bir levha gördüm. Diyordu ki: ‘Tarihini bilmeyenin coğrafyasını başkaları çizer.’ Dolayısıyla coğrafyamıza sahip çıkmak istiyorsak tarihimizi hepimiz en az bir tarihçi kadar bilmek zorundayız. Evvela Allah'a şükretmemiz lazım. Osmanlı'nın en güç zamanları; can kaybediyoruz, kan kaybediyoruz, toprak kaybediyoruz. Allah'ın lütfuna bakın ki başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere o ilahi kadroyu dünyaya gönderiyor. O anda hepsinin beraberlikle can ve kan birliği olarak vatanı savunmaya gelmeleri şükretmemiz gereken çok büyük bir olay.” dedi. “Karakalem portresi tarihe atılmış asılsız iftiraları çürüten en somut belgedir” Timsal Karabekir, Kazım Karabekir’in “Doğu’nun Fatihi” ve “Yetimlerin Babası” unvanlarını almasını sağlayan olayları da şöyle anlattı: “Doğu Cephesi'nde sivil halkın maruz kaldığı akıl almaz zulümler karşısında sarf ettiği ‘Allah benim gözümün gördüklerini dünya üzerinde hiçbir göze göstermesin.’ sözleri, yaşanan acıların boyutunu gözler önüne serdi. Ancak o, sadece sahipsiz kalan Türk evlatlarını değil, ortada kalan Ermeni çocuklarını da kurtarmış ve onları eğiterek meslek sahibi yapmıştır. Trabzon'daki Ermeni yetimlerinin, altını ‘Yetimler Babası Kahraman Kazım Karabekir Paşa Hazretleri’ diyerek imzaladıkları karakalem portresi, tarihe atılmış asılsız iftiraları çürüten en somut belgedir.” ifadelerini kullandı. Kazım Karabekir’in çocukluğundan askerliğine ve sonrasında savaş maceralarına kadar birçok detayı ele alan Timsal Karabekir, babasının mücadeleci ruhunu ve nasıl bir insan olduğunu da dinleyicilere aktardı. Birçok fotoğraf ve anılarla babasını anlatan Timsal Karabekir, Mustafa Kemal Atatürk ve diğer cumhuriyet kahramanlarının içinde bulunduğu arşiv fotoğraflarını ve belgeleri de katılımcılarla buluşturdu. Soru cevap kısmının ardından etkinlik sonunda Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yusuf Özkay, Timsal Karabekir’e plaket takdim etti. Kaynak: AnaHaber

MÜSİAD'dan Zimem Defteri Geleneği Haber

MÜSİAD'dan Zimem Defteri Geleneği

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Eskişehir Şubesi, Ramazan ayı kapsamında ihtiyaç sahibi ailelere yönelik erzak kolisi ve market kartı desteği sağlarken, Osmanlı’dan günümüze uzanan “Zimem Defteri” geleneğini de sürdürdü. Şube Başkanı Oğuz Özdemir öncülüğünde yürütülen çalışmalar kapsamında, kent genelinde ihtiyaç sahibi aileler ziyaret edilerek hem ayni hem de nakdi destekler ulaştırıldı. Yapılan ziyaretlerle yalnızca maddi katkı sunulmakla kalınmayıp, toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi de hedeflendi. Ramazan boyunca devam eden faaliyetlerde, dernek üyeleri birçok haneye misafir olarak vatandaşların talep ve ihtiyaçlarını yerinde dinledi. Öte yandan MÜSİAD Eskişehir Şubesi, bu yıl da “Zimem Defteri” uygulaması kapsamında mahalle esnafını ziyaret ederek bakkallardaki veresiye defterlerini satın aldı. Bu sayede dar gelirli vatandaşların borçları kapatıldı. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Şube Başkanı Özdemir, Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhuna vurgu yaparak, “Her yıl olduğu gibi bu Ramazan’da da ihtiyaç sahibi ailelerimizin yanında olmaya gayret ettik. Gerçekleştirdiğimiz çalışmalarla hem destek sağladık hem de gönül bağlarımızı güçlendirdik.” ifadelerini kullandı. Özdemir, “Zimem Defteri geleneği, yardımlaşmanın en zarif örneklerinden biridir. Bu uygulamayla ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın borçlarını kapatarak Ramazan’ın kardeşlik ve paylaşma ruhunu yaşatmaya devam ediyoruz.” dedi. MÜSİAD Eskişehir Şubesi yetkilileri, benzer sosyal sorumluluk çalışmalarının yıl boyunca sürdürüleceğini bildirdi.

''Sessiz Taşlar, Kayıp Bir Başkent: Amorium'' Sergisi Açıldı Haber

''Sessiz Taşlar, Kayıp Bir Başkent: Amorium'' Sergisi Açıldı

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Anadolu’nun köklü tarihine ışık tutan önemli bir sergiyi sanat ve tarihseverlerle buluşturdu. “Sessiz Taşlar, Kayıp Bir Başkent: Amorium” adlı sergi, Kent Müzeleri Kompleksi Geçici Sergi Salonu’nda kapılarını ziyaretçilere açtı. Serginin açılışına, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Hasan Ünal ile birlikte Afyonkarahisar’ın Emirdağ ilçesinde yer alan Amorium Antik Kenti kazı başkanı ve Anadolu Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zeliha Demirel Gökalp, çok sayıda sanatsever katıldı. Sergide Eskişehir Büyükşehir Belediye Bakanı Ayşe Ünlüce’nin sanata verdiği önemden bahseden Başkan Vekili Hasan Ünal, böyle bir sergiye ev sahipliği yapmaktan dolayı gurur duyduklarını belirtti. Yüzyıllar boyunca Anadolu’nun önemli merkezlerinden biri olan Amorium, arkeolojik kazılarla gün yüzüne çıkarılan zengin mirasıyla sergide yeniden hayat buluyor. Sergide yer alan buluntular ve bilimsel veriler, ziyaretçilere tarihin derinliklerine uzanan etkileyici bir yolculuk sunuyor. 1987 yılında başlayan bilimsel kazı çalışmaları; şehir surları, kilise kompleksi, Bizans hamamı, sokak dokusu ve üretim atölyeleri gibi önemli keşiflerle Amorium’un MS 6. ile MS 11. yüzyıllar arasında büyük bir başkent ölçeğinde geliştiğini ortaya koydu. Günümüzde Prof. Dr. Zeliha Demirel Gökalp başkanlığında sürdürülen kazılar ise kentin Roma’dan Bizans’a, Selçuklu’dan Osmanlı’ya uzanan kesintisiz tarihsel sürekliliğini gözler önüne seriyor. “Sessiz Taşlar, Kayıp Bir Başkent: Amorium” sergisi, arkeolojik buluntular ve bilimsel araştırmalar eşliğinde ziyaretçileri Anadolu’nun güçlü tarihsel mirasını yeniden okumaya davet ediyor. Tarihin sessiz tanıkları olan taşlar arasında kayıp bir başkenti keşfetme fırsatı sunan sergi, tarih ve kültür meraklıları için önemli bir buluşma noktası olmayı hedefliyor. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen sergi, Kent Müzeleri Kompleksi Geçici Sergi Salonu’nda 5 Nisan’a kadar ziyaretçilerini bekliyor.

Özcan Türkmen'den Yepyeni Bir Kitap Haber

Özcan Türkmen'den Yepyeni Bir Kitap

Eskişehir’de uzun yıllardır eğitim camiasına emek veren eğitimci-yazar Özcan Türkmen, kültürel hafızaya ışık tutan önemli bir eseri daha okuyucularla buluşturdu. “Unutulan Kültür Değerlerimiz: Doğum–Evlenme–Ölüm–İnanışlar (Emirdağ Örneği)” adlı kitap, titiz bir araştırma ve inceleme sürecinin ürünü olarak yayımlandı. Altı bölümden oluşan eser, yalnızca bir folklor çalışması olmanın ötesine geçerek Emirdağ’ın köklü geçmişini, sözlü kültür zenginliğini ve toplumsal hafızasını kayıt altına alıyor. Kitapta, Emirdağ ağzından derlenen ağıtlar, türküler, atasözleri ve deyimler; kültürün yaşayan tanıkları olarak sayfalara taşınıyor. Eserde Emirdağ yöresinin tarihsel serüvenine de özetle yer veriliyor. Friglerden Lidyalılara, Perslerden Helenlere; Bergamalılardan Romalılara, Bizans’tan Selçuklu ve Osmanlı dönemine kadar uzanan geniş bir tarihsel panorama okuyucuya sunuluyor. Ayrıca aşiretlerin iskân süreci ve Millî Mücadele döneminde Aziziye’nin rolü de ele alınıyor. Kitapta, Emirdağ sevdasını mısralara döken şairler de unutulmadı. Muharrem Kubat’ın “Emirdağı” şiiri ile Şükrü Türkmen’in “Emirdağ” şiiri, esere ayrı bir edebi derinlik katıyor. Beş sayfalık kapsamlı kaynakçasıyla akademik bir niteliğe de sahip olan çalışmada, Özcan Türkmen’in yıllar içinde derlediği yaklaşık beş yüze yakın Emirdağ türküsüne yer verilmesi ise kitabı benzersiz kılan unsurlar arasında bulunuyor. Altı ana bölümden oluşan eser şu başlıkları kapsıyor: Halk Kültürü: Sözlü kültür, kültür aktarıcıları, kültürün sessiz kaybı ve Emirdağ’da yapılan halk kültürü çalışmaları. Doğum: Doğum öncesi, doğum anı, doğum sonrası ve çocukta ilkler. Evlenme. Ölüm ve Emirdağ Ağıtları. Diğer Batıl İnanışlar. Emirdağ Türküleri. Yazar Özcan Türkmen, eserine ilişkin yaptığı açıklamada kültürel mirasın korunmasına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Çalışmalarından alıntı yaptığım veya yapmadığım ama mutlaka yararlandığım değerli araştırmacıları kutluyor, onları takdir ediyorum. Eserin daha kapsamlı çalışmalara kaynak olabilmesi, en büyük arzumdur. Herkesin faydalanması için kitabımın satışı yoktur ve isteyen herkese ücretsiz olarak vereceğim. İyi okumalar diliyorum.” “Unutulan Kültür Değerlerimiz”, sadece Emirdağ’ın değil, Anadolu’nun ortak hafızasına tutulan güçlü bir ışık niteliği taşıyor. Geleneklerin, inançların ve toplumsal ritüellerin kayıt altına alındığı bu eser; geçmiş ile gelecek arasında köprü kurarak kültürel mirasın yaşatılmasına önemli bir katkı sunuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.