SON DAKİKA
Hava Durumu

#Orta Doğu

Porsuk Haber Ajansı - Orta Doğu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Orta Doğu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Ünlüce: "Küresel Krizler Artık Yerel Krizlerdir!" Haber

Başkan Ünlüce: "Küresel Krizler Artık Yerel Krizlerdir!"

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’nde Türkiye Ulusal Delegasyon Başkanı olarak tarihi bir konuşma yaptı. Ünlüce, küresel kaosun yerel yönetimler üzerindeki ağır yüküne dikkat çekerek “Dayanışma kültürü inşa etmek zorundayız” dedi. ​Strazburg’da Yerel Yönetimlerin Kritik Rolü Tartışıldı ​Fransa’nın Strazburg kentinde düzenlenen Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi, bu yıl küresel krizlerin şehirler üzerindeki etkisine odaklandı. Türkiye Ulusal Delegasyon Başkanı ve Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, beraberindeki heyetle birlikte kongrede Türkiye’yi temsil etti. ​Başkan Ünlüce’ye temaslarında Mahmudiye Belediye Başkanı İshak Gündoğan ve Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Nurcan Alkan eşlik etti. ​“Küresel Kaosu En Ağır Biz Hissediyoruz” ​“Uluslararası Kargaşa ve Bölgesel Sonuçlar” başlıklı oturumda söz alan Ayşe Ünlüce, savaşlar, ekonomik dalgalanmalar ve göç hareketlerinin doğrudan belediyelerin omuzlarına yüklendiğini vurguladı. Ünlüce’nin konuşmasından öne çıkan satır başları şöyle: ​Maliyetler ve Enflasyon: "Artan enerji maliyetleri ve yükselen enflasyon, yerel yönetimlerin hizmet kapasitesini zorlamaktadır. Küresel düzensizliğin faturası mahallelerimizde ve hanelerimizde ödeniyor." ​Göç Sorunu ve Yeni Dalga Riski: "Orta Doğu’daki savaşlar ve İran’ın sürece dahil olma ihtimali, yeni bir göç dalgasını tetikleyebilir. Bu sorumluluk yalnızca yerel yönetimlere bırakılmamalıdır." ​Demokrasi ve Hukuk Vurgusu: "Yaşadığımız kaosun temelinde demokrasinin gerilemesi ve hukukun üstünlüğünün zayıflaması yatıyor." ​"Bizler, küresel kaosun aşağıya doğru yayılma etkilerini en ağır hissedenleriz. Aşağıdan yukarıya doğru bir dayanışma kültürü inşa etmek zorundayız." ​Sosyal Haklar ve İnsan Hakları Oturumları ​Başkan Ünlüce, program kapsamında sadece genel kurulda değil, teknik oturumlarda da aktif rol aldı. “Yerel ve Bölgesel Düzeylerde Sosyal Haklar” ile “Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin Uygulanması” başlıklı oturumlarda sunumlar yaparak, Eskişehir modelini ve yerel yönetimlerin insan hakları konusundaki ödevlerini paylaştı. ​Türk Delegasyonu’na Önemli Görevler ​Kongre, Türkiye açısından stratejik başarılarla sonuçlandı: ​Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, Bölgeler Meclisi Başkan Yardımcılığı görevine seçildi. ​Zana Gümüş, Sosyalistler, Yeşiller ve İlerici Demokratlar Grubu yönetiminde yer aldı.

AK Parti Eskişehir Teşkilatı Bayramlaşma Programında Bir Araya Geldi Haber

AK Parti Eskişehir Teşkilatı Bayramlaşma Programında Bir Araya Geldi

AK Parti Eskişehir İl Teşkilatı, Ramazan Bayramı vesilesiyle Dede Korkut Parkı’nda düzenlenen geleneksel bayramlaşma programında buluştu. Coşkulu bir katılımın gözlendiği programda "birlik, beraberlik ve hizmet" vurgusu ön plana çıktı. ​"60 Bin Hemşehrimizle Gönül Soframızı Paylaştık" ​Programın açılış konuşmasını yapan AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, Ramazan ayı boyunca sürdürülen saha çalışmalarına dikkat çekti. Albayrak, "Soframız Seninle Eskişehir" mottosuyla 60 bine yakın vatandaşa ulaştıklarını belirterek, "Bu tablo, AK Parti teşkilatının sarsılmaz samimiyetinin eseridir. Biz sadece seçim zamanı değil, her zaman milletinin yanında olan bir sevdanın neferleriyiz," dedi. ​Eskişehir’in mevcut yerel yönetim anlayışını eleştiren Albayrak, şehrin "algı belediyeciliği" kıskacından kurtulması gerektiğini ve potansiyelini ortaya çıkarmak için durmadan çalışacaklarını ifade etti. ​"Türkiye Güvenli Bir Limandır" ​Savunma sanayiindeki atılımlara ve Türkiye’nin bölgedeki stratejik önemine değinen Albayrak; KAAN, SİHA ve TCG Anadolu gibi projelerle tam bağımsız Türkiye yolunda dev adımlar atıldığını vurguladı. Albayrak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye’nin fırtınalı bir denizde "güvenli bir liman" olduğunu söyledi. ​Prof. Dr. Ayşen Gürcan: "Gençlik Varsa Umut Vardır" ​Bayramlaşma programında partililere seslenen AK Parti Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Ayşen Gürcan, teşkilatın Ramazan ayındaki özverili çalışmalarına teşekkür etti. Özellikle trafik sıkışıklığında vatandaşlara iftarlık ulaştıran gençlik kollarını kutlayan Gürcan, "Gençlik varsa umut vardır, yarın vardır. Bu gençlik hazır ve kararlı!" ifadelerini kullandı. ​"Küresel Oyunları Bozan Güçlü Bir İrademiz Var" ​Dünyadaki siyasi hareketlilik ve Orta Doğu'daki gelişmelere de değinen Gürcan, Türkiye'nin sağduyunun merkezi olduğunu hatırlatarak şunları söyledi: ​"Siyonist akıl ve emperyalist düzen yeni senaryolar peşinde olsa da bu millet oyunları iyi tanır. Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu irade, kirli senaryoları bozan güçlü bir duruştur. Şer güçlerin bir hesabı varsa, Allah’ın da bir hesabı vardır." ​"Bir Olacağız, İri Olacağız, Diri Olacağız" ​Konuşmaların ardından teşkilat mensupları ve vatandaşlarla tek tek bayramlaşan protokol üyeleri, birlik ve beraberlik mesajı verdi. Program, AK Parti Eskişehir teşkilatının "Türkiye Yüzyılı" hedefleri doğrultusunda üye çalışmaları ve saha faaliyetlerine hız kesmeden devam edeceği kararlılığıyla sona erdi.

Tavuk Eti İhracatına Getirilen Kısıtlamalar Çok Boyutlu Değerlendirilmelidir Haber

Tavuk Eti İhracatına Getirilen Kısıtlamalar Çok Boyutlu Değerlendirilmelidir

Türk Veteriner Hekimleri Birliği tarafından Ticaret Bakanlığı tarafından kanatlı eti ihracatının durdurulmasının olası ekonomik ve üretimsel sonuçları ile ilgili bir açıklama yapıldı. TVHB Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Ticaret Bakanlığı tarafından geçtiğimiz günlerde yapılan yazılı açıklamada; son dönemde bölgesel gelişmelerin gıda piyasaları üzerindeki etkileri, iç talepte gözlemlenen artış ve dönemsel tüketim eğilimlerindeki değişimlerin bazı ürün gruplarında fiyat hareketlerini hızlandırabildiği belirtilmiş; bu kapsamda kanatlı eti piyasasındaki fiyat oluşumlarının yakından takip edildiği ve arz-talep dengesini destekleyici bir tedbir olarak kanatlı eti ihracatının durdurulmasına yönelik kararın hayata geçirildiği kamuoyuna duyurulmuştur. Söz konusu gelişmeler üzerine, kanatlı eti üretimi ve ihracatının mevcut durumu ile alınan kararların muhtemel etkilerinin bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirilmesi gereği doğmuştur. Türkiye’de kanatlı eti üretimi ve ihracatına ilişkin güncel veriler, sektörün son yirmi beş yılda kayda değer bir üretim kapasitesine ulaştığını açıkça göstermektedir. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2001 yılında 614 bin ton düzeyinde olan tavuk eti üretimi, 2025 yılı itibarıyla yaklaşık 2,6–2,8 milyon ton bandına yükselmiştir. Aynı dönemde kişi başına düşen üretim miktarı 15 kilogram seviyelerinden 32 kilogramın üzerine çıkmıştır. Bu tablo, kanatlı sektörünün ülkemizin hayvansal protein arzında stratejik bir konuma sahip olduğunu ve iç talebi karşılayabilecek bir üretim gücüne ulaştığını ortaya koymaktadır. Kanatlı sektörü; dikey entegrasyonun güçlü olduğu, sözleşmeli üretim modeliyle yaygın istihdam oluşturan, hem iç piyasaya hem de dış pazarlara üretim yapabilen önemli bir üretim alanıdır. Bununla birlikte sektör; yem hammaddeleri başta olmak üzere canlı materyal temini bakımından büyük ölçüde dışa bağımlı bir yapı arz etmektedir. Döviz kurlarındaki dalgalanmalar ve girdi maliyetlerindeki artışlar doğrudan üretim maliyetlerine yansımakta; bu durum nihai ürün fiyatlarında baskı oluşturmaktadır. İhracat verileri incelendiğinde, tavuk eti ihracatının son on beş yıllık süreçte önemli bir ivme kazandığı görülmektedir. 2010 yılında 138 bin ton olan ihracat miktarı 2024 yılı itibarıyla 370 bin tonun üzerine çıkmış; 2025 yılında ise yaklaşık 378 bin tonluk ihracat düzeyine ulaşılmıştır. İhracat değeri aynı dönemde yaklaşık üç kat artış göstermiştir. Başta Irak olmak üzere Orta Doğu, Afrika ve Asya pazarlarına yönelik ihracat, sektörün dış ticaretteki stratejik konumunu güçlendirmiş; tavuk eti ihracatı tarım, ormancılık ve balıkçılık toplam ihracatı içerisinde kayda değer bir paya ulaşmıştır. Bu çerçevede, tavuk eti ihracatına yönelik getirilen kısıtlamaların muhtemel etkilerinin çok boyutlu değerlendirilmesi gerekmektedir. Kısa vadede ihracatın sınırlandırılması veya tamamen durdurulması, iç piyasada arz artışı sağlayarak fiyatlarda geçici bir gerilemeye yol açabilecektir. Ancak kanatlı eti üretimi biyolojik üretim döngüsüne dayalıdır ve kapasite planlaması belirli bir süreklilik gerektirir. Üretimin kârlılık temelinde sürdürülemediği bir fiyat düzeyi; kapasite daralmasına, işletmelerin üretimden çekilmesine, istihdam kayıplarına ve sözleşmeli üretim zincirinin zayıflamasına neden olabilecektir. Orta ve uzun vadede üretimde yaşanacak daralma ise bu kez arz yetersizliği oluşturarak fiyatların daha sert dalgalanmasına zemin hazırlayabilecektir. Ayrıca ihracat, yalnızca üreticinin gelir kalemi değil; aynı zamanda ülkemize döviz kazandıran önemli bir faaliyettir. İhracat gelirlerindeki azalma, ithal girdilere bağımlı olan sektörde maliyet baskısını artırmakta; finansman ve yatırım kapasitesini zayıflatmaktadır. Bunun yanında dış pazarlarda güven kaybı, ticari ilişkilerin zedelenmesi ve uzun yıllar emek ve yatırım ile oluşturulan pazar ağlarının kaybedilmesi riski bulunmaktadır. Uluslararası pazarlarda kaybedilen payın kısa sürede yeniden kazanılması ise çoğu zaman mümkün olmamaktadır. Üretim döngüsünün biyolojik niteliği dikkate alındığında, düşürülen kapasitenin kısa sürede yeniden artırılması mümkün değildir. Ani ve kapsamlı ticari kısıtlamalar, fiyat istikrarını sağlama amacı taşısa da, öngörülebilirlikten uzak uygulamalar üretim planlamasını zorlaştırmakta ve sektörün rekabet gücünü zayıflatabilmektedir. Türkiye Veteriner Hekimleri Birliği olarak; gıda arz güvenliğinin sağlanması, tüketicinin makul fiyatlarla güvenilir hayvansal proteine erişimi ve üreticinin sürdürülebilir üretim yapabilmesi arasında hassas bir denge bulunduğunu önemle vurguluyoruz. Hayvansal üretim politikalarının kısa vadeli fiyat dalgalanmalarına odaklanmak yerine; maliyetleri azaltıcı, üretimi planlayan, stratejik stok yönetimini içeren ve özel sektörle koordinasyon içerisinde yürütülen öngörülebilir politika araçlarıyla desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz. Kanatlı sektörü; halk sağlığı, gıda güvenliği, istihdam ve ihracat boyutlarıyla stratejik öneme sahiptir. Bu nedenle alınacak her kararın; bilimsel veriler ışığında, üreticiyi koruyan, tüketiciyi gözeten ve ülke ekonomisini güçlendiren bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.