SON DAKİKA
Hava Durumu

#Öngörülebilirlik

Porsuk Haber Ajansı - Öngörülebilirlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Öngörülebilirlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Baro Başkanı Barış Günaydın: "Hukuk Siyasal Aparat Olarak Kullanılamaz" Haber

Baro Başkanı Barış Günaydın: "Hukuk Siyasal Aparat Olarak Kullanılamaz"

Eskişehir Barosu Başkanı Barış Günaydın, kamuoyunda tartışılan mutlak butlan ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi tarafından verilen bir kararı eleştirdi. Kararın hukuki boyutunun ötesinde, yargı eliyle siyasetin dizayn edilmeye çalışıldığı yönündeki kaygıları haklı çıkardığını belirten Günaydın, "Hukuk, siyasal bir aparat olarak kullanılamaz" mesajını verdi. ​"Hukuk Güvenliği Ortadan Kalkıyor" Mutlak butlan ve ​Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına ilişkin açıklamalarda bulunan Baro Başkanı Barış Günaydın, bu durumun hukuk devletinin temel prensiplerinden olan "öngörülebilirlik" ilkesini zedelediğini vurguladı. Günaydın, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı: ​"Bu karar sadece bir hukuk metni değil, aynı zamanda hukuk devletinde olması gereken güvenceyi ve kuralların öngörülebilirliğini ortadan kaldıran bir yapıdır. Yargı, siyasi tartışmaların merkezine yerleşmemeli; siyaseti dizayn etmek yerine hukuku korumalıdır." ​"Demokrasi Sadece Sandıkla Değil, Hukuk Güvenliğiyle Yaşar" ​Demokratik rekabetin korunmasının hayati önem taşıdığına dikkat çeken Barış Günaydın, demokrasinin yalnızca sandık başarısıyla değil, hukuki güvenceyle ayakta kalabileceğinin altını çizdi. Mahkemelerin toplumsal kutuplaşmanın değil, adalet duygusunun güçlendiği yerler olması gerektiğini hatırlatan Günaydın, bağımsız yargı ve ortak akıl vurgusu yaptı. ​YSK Yetki Tartışmasına Dikkat Çekti ​Açıklamasında seçim yargısına dair hukuki sürece de değinen Günaydın, Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) kararlarının kesinliğine vurgu yaptı. Seçim yargısının asıl mercinin YSK olduğunu belirten Barış Günaydın, farklı hukuk mahkemelerinin bu süreçlere müdahale etmeye çalışmasının yaratacağı hukuki karmaşaya dikkat çekerek şunları söyledi: ​"Demokratik hukuk devleti; ancak bağımsız yargı, güçlü kurumlar ve özgür yurttaş iradesiyle ayakta kalabilir. Tüm kurumları, karar vericileri ve toplumun tüm kesimlerini anayasal hukuk düzenine ve adalet duygusuna sahip çıkmaya davet ediyorum." ​Hukuk ve Ekonomi İlişkisi ​Eskişehir Barosu Başkanı, hukuk güvenliğinin sadece siyaseti değil, ekonomiyi ve toplumsal huzuru da doğrudan etkilediğini belirtti. Hukuka olan güvenin zedelenmesinin toplumsal barışı da yara almasına sebep olacağını ifade eden Günaydın, hukukun üstünlüğünün her şeyin üzerinde tutulması gerektiğini bir kez daha yineledi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Atabay: "Bir Üretim Seferberliği Başlatacağız” Haber

CHP Genel Başkan Yardımcısı Atabay: "Bir Üretim Seferberliği Başlatacağız”

Cumhuriyet Halk Partisi Odunpazarı İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen "Kara Ekonomik Düzenden Çıkış: Anadolu Kalkınma Yolu" paneli, Hasan Polatkan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Yoğun katılımın gözlendiği panelde; yerel yönetimlerin gücü, sanayicinin beklentileri ve CHP’nin makro ekonomi vizyonu bir araya getirildi. CHP Odunpazarı İlçe Başkanlığı tarafından Hasan Polatkan Kültür Merkezi’nde düzenlenen panele ilgi yoğun oldu. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, CHP İl Başkanı Talat Yalaz, Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda vatandaşın katıldığı etkinlikte, Türkiye’nin ekonomik çıkmazdan kurtuluş reçetesi masaya yatırıldı. Panelin açılış konuşmasını yapan CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar, konuşmasında krizin toplumsal maliyetine odaklanarak mevcut düzeni "ayırt edici ve ayrıcalıklı" olarak tanımladı. Çınar, Türkiye’nin bir üretim krizinden ziyade bir tercih krizinde olduğunu belirterek; çiftçinin toprağını ekememesinin, esnafın ayakta duramamasının ve gençlerin gelecek umudunu yitirmesinin "yanlış politikaların bir sonucu" olduğunu ifade etti. Bu tablonun bir kader olmadığını vurgulayan Çınar, çözümün Anadolu’nun öz gücünü harekete geçirecek adil bir paylaşımdan geçtiğini dile getirdi. ​CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz yaptığı konuşmada, ekonomi ve hukuk arasındaki kopmaz bağa dikkat çekerek iş dünyasının en büyük ihtiyacının "öngörülebilirlik" olduğunu belirtti. Yalaz, yatırımcının önündeki en büyük engelin maliyet artışlarından ziyade hukuki belirsizlikler ve finansmana erişim zorluğu olduğunu söyledi. Eskişehir özelinde bir kalkınma modeli çizen Yalaz; sanayinin güçlendirilmesi, KOBİ’lerin desteklenmesi, üniversite-sanayi iş birliğinin kağıt üstünde kalmaması ve özellikle "yeşil dönüşüm ile dijitalleşmenin" bir tercih değil, küresel rekabet için zorunluluk olduğunu ifade etti. Devletin iş dünyasına rakip olan değil, bürokratik engelleri kaldıran bir "yol arkadaşı" olması gerektiğinin altını çizdi. Cumhuriyet Halk Partisi Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve MYK Üyesi Güldem Atabay, yaptığı konuşmada partinin yeni ekonomi vizyonunu ve "çatı programı"nın detaylarını paylaştı. Orta Doğu’daki savaşın ve küresel ekonomik dönüşümün Türkiye’yi kırılgan bir zeminde yakaladığını belirten Atabay, liyakat ve stratejik planlama ile 6 ayda rahatlama, 30 yılda ise tam kalkınma vadetti. ​"Kamuculuk Devletleştirme Değildir" ​Konuşmasında partinin "kamucu" kimliğine açıklık getiren Atabay, bu kavramın yanlış anlaşıldığını vurguladı: ​"Kamuculuk, her şeyi devletleştirmek değildir. Kamuculuk, bir yatırım planlanırken belirli grupların çıkarı yerine toplumun genel faydasının gözetilmesidir. Devlet, özel sektörün girmeye cesaret edemediği alanlarda 'buz kırıcı' rolü üstlenecek, yolu açacak ve stratejik hedeflere ulaşıldığında yerini özel sektöre bırakacaktır." ​100 Günlük Acil Eylem Planı Atabay, iktidara geldiklerinde ilk 100 günde atılacak adımları şöyle sıraladı: • ​Merkez Bankası ve Hazine: Kurumsal akıl ve liyakat geri getirilecek. • ​Bereket Köprüsü: Çiftçilerin birikmiş borçlarının faizleri silinecek, gıda enflasyonuyla doğrudan mücadele edilecek. • ​Türkiye Enerji Kurumu: Özelleştirme sonrası aksayan enerji süreçleri tek bir stratejik çatı altında toplanacak. • ​Barınma Hakkı Planı: Büyükşehirlerdeki konut krizi için acil çözümler devreye alınacak. ​"Anadolu Kalkınma Yolu" ve Yeni Teşvik Sistemi ​Türkiye’nin sanayi haritasını yeniden çizmeyi hedeflediklerini belirten Atabay, "Anadolu Kalkınma Yolu" projesiyle sanayiyi Marmara havzasına sıkışmaktan kurtaracaklarını ifade etti. Atabay, teşvik sisteminde devrim yapacaklarını belirterek, "Teşvikler artık sadece bölgeye göre değil, performansa, genç istihdamına ve ihracat potansiyeline göre verilecek. Şeffaf ve dijital bir portal üzerinden herkesin görebileceği bir sistem kuracağız," dedi. ​Sektörel Odak Noktaları: ​Atabay’ın sunumunda öne çıkan bölgesel stratejik hedefler ise şunlar oldu: • ​İç Anadolu: Savunma sanayi ve makine üretimi. • ​Ege ve Akdeniz: Yeşil imalat, gıda işleme ve yeşil enerji. • ​Güneydoğu Anadolu: Tekstil ve lojistik merkezi. • ​Karadeniz: Enerji veri merkezleri. ​"Rant Değil, Üretim Ekonomisi" ​Mevcut büyüme modelinin tüketime ve ithalata dayalı olduğunu, bunun da sürekli kriz doğurduğunu savunan Atabay, "Bizim modelimiz üretim seferberliğidir. Rant ekonomisinden üretim ekonomisine geçerek, Türk lirasını baskılayan değil, verimlilik ve markalaşma ile rekabet eden bir Türkiye inşa edeceğiz," diyerek sözlerini tamamladı.

Stajyer Avukata Ücret, Beraatte Vekalet Ücreti Haber

Stajyer Avukata Ücret, Beraatte Vekalet Ücreti

CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca tarafından TBMM’ye sunulan iki ayrı kanun teklifi, avukatlık mesleğinde “staj döneminde gelir güvencesi” ve ceza yargılamasında “beraat halinde vekalet ücretinin akıbeti” başlıklarında düzenleme öngörüyor. Teklifler, hem mesleğe girişte fırsat eşitliği hem de uygulamadaki tereddütlerin giderilmesi hedefiyle komisyonlarda görüşülüyor. STAJ DÖNEMİNE “GELİR GÜVENCESİ” FORMÜLÜ Avukatlık Kanununda değişiklik öngören teklifle; avukatlık stajının mahkemeler, Cumhuriyet savcılıkları ve barolar nezdinde geçen ilk altı aylık kısmı için stajyer avukatlara ücret ödenmesi amaçlanıyor. Düzenlemeye göre, bu süre boyunca aylık net asgari ücretin üçte ikisi tutarında “stajyer avukat ücreti” ödenmesi ve bu ödemenin Türkiye Barolar Birliği bütçesine Hazine ve Maliye Bakanlığı bütçesinden aktarılacak ödenekten karşılanması öngörülüyor. Teklifte, stajyer avukat ücretinin kapsam ve uygulama ayrıntılarının belirlenmesiyle, staj sürecinde yaşam giderlerini karşılamakta zorlanan gençler için asgari bir güvence oluşturulması; mesleğe girişte ekonomik engellerin azaltılması hedefleniyor. BERAATTE “SAVUNMA GİDERİ” TARTIŞMASINA KANUNLA NETLİK Ceza Muhakemesi Kanununda değişiklik öngören diğer teklifte ise, beraat eden ya da hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen sanığın, vekil veya müdafi ile temsil edilmesi halinde lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi açıkça kanun metnine yazılıyor. Düzenleme, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki ceza davalarına ilişkin hükümler esas alınarak, tarife üzerinden belirlenecek tutardan az olmamak üzere maktu avukatlık ücretinin “Hazine aleyhine” hükme bağlanmasını öngörüyor. Bu ücret, yargılama giderlerinden sayılacak ve Hazinenin üzerinde bırakılacak. ZORUNLU MÜDAFİLİKTE MAHSUP ESASI Teklif, özellikle CMK kapsamında görevlendirilen zorunlu müdafilik hallerinde ortaya çıkan tereddütleri gidermeyi de amaçlıyor. Buna göre, sanığın CMK gereği görevlendirilen müdafii bulunması halinde, kovuşturma için Hazineden yapılan ödemeler, hükmolunacak avukatlık ücretinden mahsup edilecek. Böylece hem “beraat eden sanığın savunma gideri yükünün altında bırakılmaması” ilkesi korunacak, hem de zorunlu müdafilik uygulamasında yeknesaklık sağlanacak. UYGULAMADA DAĞINIKLIK VE “HUKUK GÜVENLİĞİ” VURGUSU Teklif gerekçesinde, beraat halinde avukatlık ücretinin kapsam ve usulü konusunda uygulamada farklı yaklaşımlar oluştuğu; bazı mahkemelerin yalnızca vekaletnameli avukatlar yönünden ücrete hükmedip CMK müdafilerini dışarıda bıraktığı, bunun da eşitlik ve öngörülebilirlik ilkeleriyle bağdaşmayan bir tablo doğurduğu ifade ediliyor. Ayrıca, tarife düzeyindeki düzenlemelerin “kanun düzeyinde açık dayanak” ihtiyacı nedeniyle tartışma konusu olduğu; bu nedenle kuralın CMK metnine açıkça yazılmasının gerekli olduğu belirtiliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.