SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ömer Fethi Gürer

Porsuk Haber Ajansı - Ömer Fethi Gürer haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ömer Fethi Gürer haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sorun Hal Yasası Değil, Üreticinin Desteksiz Bırakılması! Haber

Sorun Hal Yasası Değil, Üreticinin Desteksiz Bırakılması!

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, hal yasasına ilişkin yıllardır süren tartışmalara değinerek “Sorunun kaynağı hal yasası değil, üreticinin desteksiz bırakılmasıdır” dedi. Gürer, 2012 yılında çıkarılan hal yasasının kamuoyuna “fahiş fiyatları bitirecek” diye sunulduğunu hatırlatarak, “O gün dendi ki, hal yasası çıktıktan sonra fahiş fiyatlar sona erecek ve tüketici ürüne uygun fiyatla ulaşacak. Aradan geçen sürede bunun gerçekleşmediği çok açık şekilde ortaya çıktı” ifadelerini kullandı. “VERİM DÜŞTÜ, REKOLTE GERİLEDİ, ÇİFTÇİ TOPRAKTAN UZAKLAŞIYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarımdaki üretim düşüşünün yasadan bağımsız, daha derin sorunlara dayandığını belirterek, “Girdi maliyetleri yüksek. Üretici ürettiği üründen para kazanamayınca ekim düşüyor. Bu yıl diğer yıllara göre gerek sebzede, gerek tahılda, hububatta, bakliyatta düşmeler oluştu. Verimde düşme var, rekoltede düşme var. Girdi maliyetleri yüksek. Çiftçi topraktan uzaklaşıyor. İcralar var,” şeklinde konuştu. Bu tablo karşısında yalnızca hal yasasında yapılacak revizyonların çözüm olmayacağını vurgulayan Ömer Fethi Gürer, “Hal yasasıyla kısmi bir iyileştirme sağlansan da esas sorunun çözümü üreticinin ve çiftçinin doğrudan desteklenmesidir” dedi. “TARIM KANUNU UYGULANMIYOR: ÇİFTÇİYE 750 MİLYAR VERİLMESİ GEREKİRKEN 168 MİLYAR BÜTÇE AYRILDI” Gürer, Tarım Kanunu’nun 21. maddesinde üreticiye verilmesi gereken desteklerin yasal olarak yıllık milli gelirin en az %1’i olması gerektiğini hatırlatarak, iktidarın bu yükümlülüğü yerine getirmediğini söyledi. “Tarım Kanunu’nun 21. maddesine göre 2026 yılında çiftçiye 750 milyar lira destek verilmesi gerekirken 168 milyar lira ayrılmış. Bu desteklerle çiftçi ayakta duramaz. Üretimle ilgili sorunların kökten çözülmesi gerekiyor” dedi. “MARKETLER TARLADAN ALIYOR, YİNE AYNI FİYATA SATIYOR; SORUN ARACILIK SİSTEMİNİN YÖNETİLEMEMESİ” Ömer Fethi Gürer, hal yasasının piyasanın tek sorunu gibi sunulduğunu ancak gerçek tablonun çok daha farklı olduğunu belirterek, perakende zincirlerinin piyasayı belirleyici rolüne dikkat çekti: “Bugün marketler gidip doğrudan sözleşmeli ekim yaptırıyorlar. Ürünü tarladan alıp getirip rafa koyuyorlar. Halden çıkan ürünle aynı fiyata satıyorlar. Demek ki sorun sadece hal değil; aracılık sisteminin doğru biçimde yönetilmemesi.” Bu nedenle yeni bir hal yasasıyla “fahiş fiyatların biteceği” yönündeki açıklamaların gerçeği yansıtmadığını vurguladı. “ÇÖZÜM AÇIK: ARACILIK SİSTEMİ DÜZENLENMELİ, İTHALAT AZALTILMALI, ÇİFTÇİ DESTEKLENMELİ” Tarımda yaşanan krizin temel nedenlerinin bilindiğini ve bu nedenle çözümün de belli olduğunu ifade eden Gürer, şunları söyledi: “Aracılık sistemi düzene sokulmalı. İthalattan vazgeçilmeli. Çiftçi, üretici, besici desteklenmeli. Bunlar gerçekleşmeden sonuç alınamaz.” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, iktidarın tarım politikalarının üretimi artırmak yerine piyasayı ithalatla dizayn etmeye yöneldiğini belirterek, “Üretimi artırmadan, çiftçinin yükünü hafifletmeden fiyat istikrarının sağlanması mümkün değildir” değerlendirmesinde bulundu.

Emekliler Aldıkları Maaşla Geçinemiyor! Haber

Emekliler Aldıkları Maaşla Geçinemiyor!

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, İktidar dar gelirliyi mecliste görüşmeleri devam eden vergi kanun teklifindeki düzenlemelerle daha ezdiğini belirterek, “Fakirden, fukaradan, dar gelirliden nasıl vergi alırız diye kanun teklifleri meclise getiriliyor” dedi. Gürer, AKP iktidarının özelleştirmeler, satışlar ve yanlış politikalarla ülke ekonomisini çıkmaza sürüklediğini ifade ederek, yurttaşların gerçek sorunlarının Mecliste konuşulmadığını söyledi. “FAKİRDEN VERGİ ALMADA UZMANLAŞTINIZ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, konuşmasına siyasi iktidarın vergi politikalarını eleştirerek, “Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarlarının becerdiği, yaptığı en iyi işlerden biri yapılıyor: ‘Fakirden, fukaradan, dar gelirliden nasıl vergi alırız?’ diye bir torba kanun teklifi daha Meclise getiriliyor” diyen Gürer, gıdadan akaryakıta kadar her kalemde zamların yağmur gibi geldiğini söyledi. “Gıdaya zam, akaryakıta zam, vatandaşın kullandığı ürünlere zam… Yetmiyor, ardından dolaylı vergiler, ardı arkası kesilmiyor. Oysa vergide adalet beklenen ülkede adalet yerine ‘Daha çok vergi nasıl salarız, nasıl alırız?’ uygulaması gerçekleştiriliyor” sözleriyle siyasi iktidara yüklendi. “ÜLKENİN KAYNAKLARINI SATTINIZ, YİNE DE EKONOMİYİ DÜZELTEMEDİNİZ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, AKP iktidarının yıllardır yaptığı özelleştirmeleri hatırlatarak, “Adalet ve Kalkınma Partisi iktidar olduğundan bu yana özelleştirmeyle kamu fabrikalarını sattı, limanları sattı, enerji şirketlerini sattı; yetmedi,hazine arazilerini sattı, yine yetmedi, vatandaşlığı sattı. Ülke ekonomisini düzlüğe çıkaramadı. Ülke ekonomisini düzlüğe çıkaramayınca da sürekli getirdiği kanun düzenlemeleri, vatandaşın cebinde kalan ne var, onu nasıl alırım üzerine uygulanıyor,” diye konuştu. “VATANDAŞ ARIYOR, SORUNLARINI ANLATIYOR AMA MECLİSTE TARTIŞAMIYORUZ” Ömer Fethi Gürer, Meclise gelen her torba yasada yurttaşların yaşadıkları mağduriyetleri kendilerine ilettiğini belirterek, “Staj, çırak mağdurları arıyor, taşeronda kalanlar arıyor, çiftçi borçlarının ertelenmesini isteyenler arıyor, Covid mağdurları arıyor, 5 bin kısım prime takılanlar arıyor, 4 Aralık mağdurları arıyor.” Ancak bu sorunların Mecliste konuşulamadığını vurgulayan Gürer, “Neyi konuşuyoruz? Bürokratların hazırladığı, birinci parti milletvekillerine verdiği, Plan ve Bütçe Komisyonuna gelip noktası dahi değişmeden Meclisten geçen kanunlarla işi sürdürüyoruz. Oysa Türkiye Büyük Millet Meclisinin asli görevlerinden biri halkın sorunlarına çözüm üretmek.” Dedi. “EMEKLİ GEÇİNEMİYOR” CHP’li Ömer Fethi Gürer, emeklilerin durumuna da dikkat çekti: “Emekliler aldıkları maaşla geçinemiyor, seyyanen zam yapılsın talebinde bulunuyor; onlara kulak tıkanıyor. Suriyelilerden ilaç katkı payı alınmıyor, ülkemiz emeklisinden alınıyor; bunlarla ilgili düzenleme yapılsın diyoruz, duymuyorsunuz.”diye konuştu. “HAYVANCILIK BİTME NOKTASINDA” Ekonominin her alanda sıkıntıda olduğunu belirten Ömer Fethi Gürer, özellikle tarım ve hayvancılıktaki çöküşe dikkat çekti: “Hangi kente gitseniz insanlar yolunuzu kesiyor, yaşadığı mağduriyeti anlatıyor. Ekonomik anlamda büyük sıkıntı var, hayvancılık bitme noktasına gelmiş. 2010 yılından bu yana 10 milyon hayvan ithal etmişsiniz. Hayvancılık sorunlar bitmemiş; Et ve Süt Kurumu yurt dışından getirdiği ürünleri Türkiye’de üretilenlerin üstünde fiyatla piyasaya verip ticaret yapar hâle gelmiş.”dedi. “KAMUCULUK ORTADAN KALKTI, DEVLETİN HALK İÇİN OLDUĞU UNUTULDU” Gürer, sorunların temel nedenlerinden birinin kamucu anlayıştan uzaklaşılması olduğunu belirterek, “Kamucu bir anlayışa dönün. Bu ülkenin içinde bulunduğu sorunların en büyük nedenlerinden biri kamucu anlayıştan uzaklaşmak, devletin halk için olduğunu unutmak. Yalnızca belli bir kesim mutlu olsun diye çıkarılan bütün kanunlar azınlıklar için çıkarılmaz ki; azınlık mutlu olacak, çoğunluk eziyet çekecek. Böyle bir anlayıştan arınmak gerekiyor,” diye konuştu. “BİZİM KANUN TEKLİFLERİMİZ NEDEN GÜNDEME GELMEZ?” Ömer Fethi Gürer, CHP’nin sunduğu kanun tekliflerinin Meclis gündemine alınmamasını da eleştirerek, “Çiftçilerin borçları üç yıl ertelensin diyoruz. 10 milyon meyvede kayıp var, 2 yılda 8 milyon tahılda kayıp var bu yıl. Bu insanlar borcunu ödeyemiyor, haciz memurları kapıya dayanmış; ineğine, keçisine, traktörüne, arazisine el koyuyorsunuz. Gelin bunları öteleyelim.” “TARSİM’in yeniden yapılandırılması için kanun teklifi verdik. Borç ötelenmesi için kanun teklifi verdik. İcraları durdurun diye kanun teklifi verdik. Taşeronda olanları kadroya alın diye kanun teklifi verdik. Staj ve çırak mağdurları sigorta kartı aldığı gün sigortaları, yaşlılık sigortaları başlasın diye kanun teklifi verdik. Ya bunlardan hiçbiri bu Meclise gelmez mi?”dedi. “TORBA YASA VATANDAŞA FAYDA DEĞİL YÜK GETİRİYOR” Ömer Fethi Gürer, torba yasanın yine yurttaşın sırtına yük bindirdiğini söyleyerek bürokratik egemenliğe dikkat çekerek, “Torba yasa… İçine ne bulursanız atıyorsunuz ama vatandaşa hayrı bir şey yok. Bürokratların hazırladığı, milletvekillerinin imzasıyla gelen ve esas milletvekili kanun teklifi hazırlayacak anlayışından uzaklaşan bir düzenlemeyi burada yine konuşuyoruz,” dedi. “KONUT KREDİSİ FAİZ İNDİRİMİ DE GERİ ALINIYOR” Gürer, teklifin 2’nci maddesindeki düzenlemeyi de şöyle açıkladı: “2’nci madde diyor ki: ‘Hâlen konut kredisi alınan konutların mesken olarak kiraya verilmesi durumunda bu kredilere ilişkin ödenen faizler gider olarak dikkate alınabilmektedir.’ Yapılan değişiklikle kiraya verilen konutlar için yapılan ve bunlara sarf olunan borçların faizleri artık gider olarak indirilmeyecektir.” Dedi.

Tarımda Üretim Düşüyor, Dışa Bağımlılık Artıyor! Haber

Tarımda Üretim Düşüyor, Dışa Bağımlılık Artıyor!

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer Tarım ve Orman Bakanlığı bütçe görüşmelerinde tarımın içinde bulunduğu duruma dikkat çekti. CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Tarım ve Orman Bakanlığının 2026 Plan ve Bütçe Komisyonun görüşmelerinde TÜİK ve Bakanlık üretim verileri üzerinden gıda arz açığını ekranda görüntülü anlattı.Gürer” “Bakanlığın kamuoyuna sunduğu tabloyla gerçek üretim rakamları arasında büyük uçurum var. Üretim birçok üründe hızla düşüyor, buna rağmen yeterlilik varmış gibi açıklamalar yapılıyor. Türkiye gıda alanında kırılgan ve dışa bağımlı bir hale geldi.” dedi. “TARIM MİLLÎ GÜVENLİK KADAR ÖNEMLİ; VERİLER GERÇEKLERİ ÖRTMÜYOR” Tarımın “doyuran ve giydiren” temel bir sektör olduğuna vurgu yapan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Bakanlığın kamuoyuna sunduğu “İddialar ve Gerçekler” kitapçığındaki verilerin fiili üretim rakamlarıyla örtüşmediğini söyledi. “2023 yılında 77,7 milyon ton olan tahıl ve bitkisel üretim, 2025 TÜİK tahminlerinde 67,1 milyon tona düşüyor. Yani iki yılda 10 milyon tonluk kayıp var. Meyve üretiminde de benzer bir tablo var: 2023’te 27,4 milyon ton olan üretim 2025 tahminlerinde 19,8 milyon tona iniyor. Kayıt dışıyla beraber kayıp 10 milyon tona ulaşıyor. Böyle bir düşüş varken ‘yeterlilik’ nasıl sağlanıyor?” dedi. BUĞDAY, ARPA, AYÇİÇEĞİ… “BAKANLIĞIN YETERLİLİK HESAPLARI GERÇEĞİ YANSITMIYOR” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, özellikle buğday üretimindeki tabloyu eleştirerek şunları kaydetti: “Bakın, bir kitapçık yayınlıyorsunuz, orada, 17 milyon 900 bin tona buğday üretimimiz düşmüş. "Yıllık üretimimiz 19 milyon ton ortalama bize yeter." diyorsunuz. Yeterlilik olarak İddialar ve Gerçekler kitabına yazmışsınız ki: "Yüzde 224 buğdayda yeterlilik var." Bir de parantez koymuşsunuz, durum. Bu, durumun tespiti mi durum buğdayı mı? Durum buğdayı ise Türkiye'de durum buğdayı yetiyorsa niye ithalat yapıyorsunuz? 2002 yılına göre 19 milyon 500 bin ton olan buğday üretimi 17 milyon 900 bine düştüyse nasıl kendi kendine yeterlilik var? Bu İddialar ve Gerçekler'i kamuoyuna nasıl paylaşıyorsunuz? Bakın, bu sizin verileriniz. Buradaki verilerinizde 2019-2020'de yeterlik 89,5; 2020-2021'de 102,3; 2021-2022'de yüzde 87,3; 2022-2023'te yüzde 96,1; 2023-2024'te yüzde 118; bu yıl 17 milyon 900 bine düşmüşüz, yüzde 226; bu nasıl bir olaydır”dedi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı soruları yanıtlarken konuşmasında Gürer ‘i doğruladı.Bakan Yumaklı şöyle konuştu ” “hububatta yeterli değiliz” dedi Ömer Fethi Gürer vekilimiz ekranada yansıttı ama orada zaman farkı var.Onu söylüyeyim.Biz notlarımıza,daha doğrusu biz açık şekilde yazmamız gerekir.En son açıklanan yeterliliğimiz iki yıl geriden geldiği için 2023 rakamları ,O yüzden orada farklılıklar var.Onu düzelteceğiz”dedi.Gürer açıklanan verilerde tarih ifade edilebilirdi “ demesi üzerine Bakan Yumaklı” Evet onu düzelteceğiz” diye konuştu. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer arz açığı ürünleri de rakam rakam açıkladı. Gürer; "Arpada, 2002 yılında Türkiye arpa üretiminde 8 milyon 300 bin ton üretmiş, bu yıl 6 milyon 900 bin tona düşeceğimizi TÜİK açıklamış, burada da "Yeterliliğimiz var." deniliyor. Keza, çeltikte yeterliliğimizde, çeltik üretimi artmış ama yine Türkiye dışa bağımlı. Ayçiçeğinde 2023 yılında üretim 2 milyon 198 bin tonken 2025 yılında 1 milyon 800 bin tona düşmüş; bunda da dışa bağımlıyız. Verilerin hepsi Tarım Bakanlığının verileri. Cevizde 2002 yılında Türkiye ceviz üretimi 120 bin tonken bugün ceviz üretimimiz 360 bin tona gelmiş; yine, sizin verdiğiniz yanıta göre yeterliliğimiz yüzde 80. Soyada 2002'de Türkiye'nin soya üretimi 75 bin tonmuş, şimdi 148 bin tona çıkmış ama yeterliliğimiz yüzde 4,1. Kuru fasulyede, 2002 yılında Türkiye'de kuru fasulye üretimi 250 bin tonmuş, nüfusumuz 65 milyon; bu yıl kuru fasulye üretimimiz 247 bin ton, 2002 yılının altındayız "Kendi kendine yeterliliğimiz var." diyorsunuz. 2002 yılında Türkiye'nin nohut üretimi 650 ton, bu yılki üretim 406 bin 400 ton; burada da yine "Yeterliliğimiz var." diyorsunuz. Kırmızı mercimek, 2002 yılında Türkiye'de kırmızı mercimek üretimi 500 bin ton, şu anda olacağı tahmin edilen 230 bin tona düşüyor; kırmızı mercimekte Kanada'dan ithal ediyoruz, tohumunu verdiğimiz ülkeden; bırakın, yeterliliği yarı yarıya üretim kaybı var. Çayda, 2002 yılında Türkiye'nin çay üretimi 791 bin 700 ton, 2023'te 1 milyon 369 bine çıkılmış, bu yıl 1 milyon 350 bin tona üretim gelmiş; çayda dahi ithalat yapıyoruz. Pamukta, 2002 yılında Türkiye'nin pamuk üretimi 966 bin ton, 2023 yılında üretim 777 bin tona gerilemiş; yeterliliğimiz yüzde 97. Şeker pancarı, 2002 yılı şeker pancarı üretimimiz 16 milyon 500 bin ton, bu yıl tahmin edilen, 2025 yılı ikinci tahmini 21 milyon 500 bin ton; 2025 yılın ilk dokuz ayında 109 bin 969 ton şeker ithalatı yapılmış. Üretim tahminlerindeki sapmaları da tek tek çıkardım. 21 üründe arz açığımız var "Net ihracatçıyız." diyorsunuz; hububatta, bakliyatta Türkiye ithalatçı. Ha, ihracat yaptığımız var mı? Var; domates var, kayısı var, fındık var, üzüm var. E, bunlardan yemek olmaz ki, yemek olan ürünlerde dışa bağımlıyız; Türkiye bu anlamda geriye düşmüş durumda. Arkadaşlarımız kamuoyuyla verileri paylaşırken hangi dayanakla bunları kamuoyuyla paylaşıyorlar? Sonra diyorsunuz ki: "Net ihracatçıyız." Dedi. HAYVAN VARLIĞI 1980’DEN BERİ HIZLA DÜŞÜŞTE Ömer Fethi Gürer, hayvan varlığına ilişkin verileri de değerlendirerek, “1980'de büyükbaş, küçükbaş hayvan varlığı toplamı 84 milyon 598 bin; bugün geldiğimiz noktada 71 milyon 888 bin baş yani 84 milyon 598 binden 71 milyon 888 bine düşmüşüz; kişi başına hayvan varlığında da et üretiminde de geriye düşmüşüz.” Diye konuştu. “GÜBRE FİYATLARI PATLADI; ÇİFTÇİ GİRDİ MALİYETLERİNİN ALTINDA EZİLİYOR” Üre ve DAP gübresi fiyatlarındaki artışa dikkat çeken CHP’li Gürer, “2024’te üre gübresi 12 bin liraydı, bugün 25 bin 500 lira. DAP gübre 18 bin 350 liraydı, bugün 34 bin lira. Bir yılda fiyat katlanmış. Destekleme miktarları bu artışın çok gerisinde. Çiftçi girdi maliyetlerini karşılayamıyor,”dedi. “ALIM FİYATI DÜŞÜK, GİRDİ MALİYETİ YÜKSEK; ARACILIK SİSTEMİ KAZANIYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, mevcut uygulamaların çiftçiyi üretimden kopardığını belirterek, Mehmet Şimşek'in politikalarıyla üreticilerden ürün alım fiyatları düşük tutuluyor. Alım fiyatı düşük, girdi maliyeti yüksek; esasında olması gereken girdi maliyetleri artı makul bir kâr olmalı. Aracılık sistemiyle üretilen ürün rafa gidinceye kadar 5 kat artıyor, çiftçiye faydası yok, vatandaş kazık yiyor; arada birileri bu işi götürüyor, bunu da herkes görüyor” dedi. “TARIM SAYIMI KAĞIT ÜZERİNDEN YAPILMAZ; ÇİFTÇİ TEHDİT EDİLİYOR” Tarım sayımının sağlıklı yapılmadığını söyleyen Ömer Fethi Gürer, şöyle konuştu: “Bakınız, sizin dönemizde doğru bir şey yapıldı, planlamaktan söz edildi, tarım sayımından söz edildi ama uygulama yanlış; tarım sayımı için mesaj atıyorsunuz çiftçiye "Verilerini bildir." tarım sayımında gidilir, yerinde tespit yapılır; yerinde tespit yok. "Bildirmezsen 60 bin lira da ceza var." diye bir de tehdit yazıyorlar” dedi. “SÜT ÜRETİCİSİ BİTME NOKTASINDA; AHIRLAR BOŞALIYOR” Çiğ süt fiyatlarının yem maliyetini karşılamadığını belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer,“1 litre sütle 1,5 kilo yem alınamıyor. Ahırlar boşalıyor, hayvancılık dip yaptı. Türkiye süt tozu ithal eden bir ülke haline geldi,” şeklinde konuştu.Bakan süt tozu ithal etmiyoruz açıklaması itiraz eden Gürer 1000 ton 2025 yılı ilk 9 ayında ithalat yapıldığını TÜİK verileri ile ifade edince Bakan bu konuya da bakalım “ dedi. “ÇİFTÇİ BORÇ İÇİNDE; HACİZLER DURDURULSUN, BORÇLAR ÜÇ YIL ERTELENSİN” Ömer Fethi Gürer, tarımsal borçların çiftçiyi üretimden koparacak seviyeye ulaştığını belirterek çağrı yaptı: “ çiftçilerin borçlarını en az üç yıl öteleyin, kanun teklifi de verdik, icraları durdurun. 10 binden fazla tarım arazisi, bine yakın traktör, ahırdaki inek, Malta keçisine varıncaya kadar haciz işlemi uygulanıyor Sayın Bakan. Bunlara, icra dairelerindeki işlemlere arkadaşlar gidip bakmıyorlar mı? Hacizleri durdurun, günahtır, zaten 2 milyon 300 bin çiftçimiz kalmış; onların da bir kısmı destekleme almak için gidip kaydoluyor, onları da biliyoruz.” Diye konuştu. “MAZOTTA ÖTV-KDV KALDIRILSIN; TARIMA AYRILAN DESTEK MİLLÎ GELİRİN YÜZDE 1’İ OLMALI” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer; "Millî gelirin yüzde 1'ini çiftçiye vereceğiz." diyorsunuz, kanun çıkarmışız. Peki, kanuna göre 750 milyar lira vermeniz gerekir, ayırdığınız 168 milyar destek ama daha acısı Tarım ve Orman Bakanlığının bütçesi 542 milyar. Yani millî gelirin yüzde 1'i kadar Tarım Bakanlığının bütçesi yok” dedi. Gürer “Alım fiyatına değil taban fiyata geçin. ÖTV ve KDV'yi mazotta kaldırın. Bu yıl 20 milyar lira mazotta destek ayırmışsınız, ÖTV ve KDV olarak aldığınız 60 milyarın üstünde para, 3 kat vergi olarak geri aldığınızı çiftçiye 20 milyar olarak verseniz ne yazar! 9 milyar da bu yıl gübreye ayırmışsınız. Gübredeki bir yıllık artış verdiğiniz desteği karşılamıyor.” Diye konuştu. BAKANA SORULAR CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer Bakana sorularda yöneltti. Atama bekleyen ziraat mühendisi, veteriner ve gıda mühendisleri için atama yapılacak mı? Zoonotik hastalıkları kontrol edecek bir kurum var mı? Veteriner İşleri Genel Müdürlüğünün yeniden oluşturulması düşünülüyor mu? 8 bin personelle 750 bin kayıtlı, kayıt dışıyla 1 milyon gıda işletmesini denetlemeniz olası mı? Yurt dışı ithal ceviz, badem ABD ülkelerinden farklı ülkelere ithal edilirken aflatoksin çıkıyorken Türkiye'ye ithal edildiğinde hiçbir üründe sorun yok mu, yoksa denetim mi yetersiz?” Dedi. Bakan sorulara yazılı yanıt vereceğini söyledi.

Bakan Işıkhan Emeklilikte Adalet Arayanların Çığlığını Duymadı! Haber

Bakan Işıkhan Emeklilikte Adalet Arayanların Çığlığını Duymadı!

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’a CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in staj ve çıraklık mağduriyeti, 1 gün ile 17 yıl arada kaybedilenlerin sorununu ve EYT'de kademeli geçiş taleplerine ilişkin beklentileri sordu. Bakan yazılı yanıt verdi. Bakan, mağduriyetleri çözmek yönünde bir açıklamada bulunmadı. STAJ VE ÇIRAKLIK MAĞDURİYETİ: BAKANLIK “EĞİTİM” DEYİP GEÇTİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in “Çırak ve stajyerlere neden 18 yaşından önce yaşlılık sigortası başlatılmıyor?” sorusuna Bakan Vedat Işıkhan’ın yanıtı, yıllardır çözüm bekleyenleri umutlarını karşılamadı. Bakan Işıkhan, aday çırak, çırak ve mesleki eğitim öğrencilerinin sadece iş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık sigortası kapsamında olduğunu belirterek yaşlılık sigortası primi alınmamasını, staj ve çıraklığın “mesleki eğitimin bir parçası” olmasına bağladı. Bakan'ın açıklamasına göre: Staj ve çıraklık dönemlerinde yaşlılık sigortası primi alınmadığı için bu dönemler emeklilik hesabında ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilemiyor. Bu süreler malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası kapsamında görülmediğinden, “kanunen de prim olarak da imkan bulunmadığı” ifade edildi. Uygulamada yaşanan tüm mağduriyetlere rağmen Bakanlık, staj dönemlerinin emeklilik başlangıcı olmasına yönelik herhangi bir adım atmayacağını net biçimde ortaya koydu. Bu yaklaşım; bir gün bile eksik prim nedeniyle yıllarca fazla çalışmak zorunda kalan, sigorta başlangıcı staj yılları olabilse erken emekli olabilecek yurttaşların, yine yok sayıldığını gösterdi. 1 GÜN İLE 17 YIL KAYIP YAŞAYANLARA DA KAPILAR KAPANDI Gürer’in, “EYT kapsamı dışında bırakılan 1999 sonrası sigortalılar ile ilgili kademeli geçiş neden uygulanmadı?” sorusuna verilen yanıt da yine mağduriyeti büyüten bir yaklaşım ortaya koydu. Bakan Işıkhan’ın verdiği bilgilere göre: 1999 düzenlemesiyle getirilen yaş şartı, EYT’de sadece 08.09.1999 öncesi sigortalılar için kaldırıldı. 09.09.1999 sonrası ilk defa sigortalı olanların yaş şartı korunuyor; bu konuda bir değişiklik yapılması planlanmıyor. Bakanlık, 2000 ve 2008 reformlarını gerekçe göstererek sistemin “sürdürülebilirliği” adına bu kapsama herhangi bir hak düzenlemesinin yapılmayacağını belirtti. Bu açıklamalar, 1999 sonrası işe başlayanların 1 gün farkla 17 yıla varan ek çalışma yükü altında bırakılmasının devam edeceğini ortaya koydu. EMEKLİLİKTE ADALET ARAYANLAR YİNE YOK SAYILDI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bakan Işıkhan’ın açıklamaları, hiçbir mağduriyetin giderilmeyeceğini ve AKP iktidarının sorunları çözmek adına bir çaba sarf etmediğini göstermektedir” dedi. Gürer, “Bakanlığın ısrarla ‘mevcut düzen böyle’ yaklaşımı, toplumda giderek büyüyen emeklilikte adalet talebinin karşılanmadığını gösteriyor. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bakanın verdiği yanıtlar, milyonlarca yurttaşın yaşadığı mağduriyeti görmezden gelmenin adeta resmi ilanıdır. Staj ve çıraklık dönemlerini ‘eğitim’ diyerek emeklilik hesabının dışında tutmak, bir gün ile on yedi yıl arasında hak kaybına uğrayanları yok saymak, çözüm odaklı bir yaklaşım değildir. 1999 sonrası sigortalıları kaderine terk eden bu anlayış, sosyal devlet ilkesine de, adalet duygusuna da uygun değildir. İnsanlar yıllardır hak ettikleri emekliliğe erişebilmek için mücadele verirken Bakanlığın “kanunen imkan yok” yaklaşımına sığınması, çözüm üretme iradesinin olmadığını göstermektedir. Emeklilikte adalet arayanları duymayan bu yaklaşımı kabul etmiyoruz; çünkü bu ülkenin emekçileri lütuf değil, haklarının teslim edilmesini istiyor. Staj ve çırak 18 yaş öncesi Sigorta kartı verilmekte ancak işe başlangıç bu süreç sayılmayıp yaşlılık sigorta başlangıcı 18 yaş sonrası devreye alınması ile en az 4 yıl çırak ve stajyer hak kaybı oluşmaktadır. Bu haksızlık giderilmelidir” dedi.

Hayvan Varlığı Azalıyor, Kişi Başı Et Tüketimi Düşüyor Haber

Hayvan Varlığı Azalıyor, Kişi Başı Et Tüketimi Düşüyor

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye’de hayvancılık sektörünün her geçen yıl daha ağır bir krize sürüklendiğini belirterek hayvan varlığındaki azalma, et–süt fiyatlarındaki yükseliş, artan ithalat ve yanlış politikaların üreticiyi çökerttiğini söyledi. Gürer, özellikle 2025 yılında şap hastalığı nedeniyle yaşanan kayıpların da kamuoyundan gizlendiğini ifade ederek ‘Besici desteklenmezse Türkiye’nin et–süt sorunu kalıcı hale gelir’ uyarısında bulundu. “HAYVAN VARLIĞI AZALIYOR, KİŞİ BAŞI ET TÜKETİMİ DÜŞÜYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, hayvancılıkta yaşanan krizin derinleştiğini belirterek, “Ülkemizde hayvancılıkla ilgili sorunlar giderek artıyor. Hayvan varlığımız azalıyor, kişi başı et tüketimi düşüyor. Hayvan varlığının azalmasıyla ortaya çıkan sorunlar ithalatla kapatılmaya çalışılıyor.” Gürer, 1980 yılı ile 2024 yılı arasındaki tabloyu karşılaştırarak, nüfus iki katına çıkmasına rağmen hayvan varlığının gerilediğine dikkat çekti. 1980’de 84,5 milyon olan toplam hayvan varlığının 2024’te 71,8 milyona düştüğünü belirten Gürer, “Nüfusumuz 90 milyona ulaştı, ancak kişi başına düşen et varlığı geriledi” dedi. İTHALAT ARTIYOR: “3 YILDA 1 MİLYON 700 BİNDEN FAZLA HAYVAN GETİRİLDİ” CHP’li Gürer, et ithalatının hızla arttığını da belirterek, “2023 yılında 818 bin 17 hayvan ithal edildi; 1 milyar 163 milyon dolar ödendi. 2024’te ithal edilen hayvan sayısı 373 bin 126 oldu; 704 milyon dolar ödendi. 2025 yılı henüz bitmedi ama 526 bin 554 hayvan ithal edildi, karşılığında 831 milyon dolar ödendi.” Gürer, üç yılda toplam 1 milyon 717 bin 697 hayvan ithal edildiğini, Türkiye’nin bu ithalat için 2 milyar 699 milyon dolar ödediğini belirtti. “Ne ette sorun bitiyor ne sütte. İthalat artıyor ama hayvan varlığımız artmıyor.” ifadelerini kullandı. “YEM FİYATLARI VE AHIR GİDERLERİ ÜRETİCİYİ BİTİRDİ” Hayvancılığın sorunlu hale geldiğini söyleyen CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bunun temel nedenlerini tek tek sıraladı: “Yem fiyatlarının sürekli artması hayvancılığı sürdürülebilir olmaktan çıkardı. 50 kiloluk süt yemi 900 liraya dayandı. Ahır giderleri durmuyor. Hayvancılık kârlı bir iş olmaktan çıktı. Besiciler ödemelerde güçlüğe düşünce icra yoluyla hayvanlarına el konuyor. Böyle olunca hayvancılığın sürdürülebilirliği sorunlu hale geldi.” “ÇİĞ SÜT FİYATI ARTMIYOR, ÜRETİCİ KAYBEDİYOR TÜKETİCİ PAHALI ALIYOR” Çiğ süt fiyatının maliyetlerin altında kalmasının küçük aile işletmelerini bitirme noktasına getirdiğini belirten Ömer Fethi Gürer, “Çiğ süt fiyatı küçük aile tipi işletmelerde artmayınca maliyetlerin altında bir süt fiyatı oluştu. Üretici kazanamıyor, tüketici daha pahalı ürün alıyor. Bu işte ithalatçılarla aracılar vurgunu vuruyor, iktidar seyrediyor,” diye konuştu. “ŞAP HASTALIĞI KAYIPLARI GİZLENİYOR” Gürer, 2025 yılında yaşanan şap hastalığı krizine de dikkat çekerek, “2025 yılında şap hastalığıyla ortaya çıkan kayıplardan dahi bakanlık doğru bilgi vermiyor. Çok sayıda hayvan öldü. Et ve süt kayıpları oluştu. Hayvancılık bu yıl daha sorunlu bir biçime dönüştü,” dedi. “ÇÖZÜM: MERA HAYVANCILIĞINA DÖNÜŞ VE BESİCİNİN DESTEKLENMESİ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, hayvancılıkta yaşanan sorunların çözümünün doğru politika uygulamalarıyla mümkün olduğunu belirterek, “Hayvancılıkta sorunların bitmesi için mera hayvancılığına dönülmesi gerekiyor. Ahır giderleri düşürülmeli, her yerde veteriner bulundurulmalı. Besici desteklenmeli. Kırsalda yeniden hayvancılık mera hayvancılığına dönüşmeli. Kapalı alanda yapılan hayvancılığın yarattığı giderlerdeki artış mera hayvancılığıyla düşürülmeye çalışılmalıdır,” şeklinde konuştu. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, hayvancılıkta ithalat odaklı politikaların yerini üreticiye destek veren bir anlayışa dönüştürülmemesi durumunda hem üreticinin hem tüketicinin ağır bedel ödeyeceğini belirterek iktidarı kalıcı ve yapısal önlemler almaya çağırdı. İTHALATTA KİRLİ İLİŞKİLER CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer 2010 yılında et ve hayvan ithalatı başladığını hatırlatarak 10 milyona yakın hayvan ithalatının sorunlara çözüm olmadığı gibi Büyükbaş Hayvan varlığının da yerinde saydığına ve et hayvan ithalatı başladığından beri skandallarında sürekli gündemde olduğuna işaret etti. Gürer hayvan ve et ithalatında birileri vurgun vurduğunu halkın ise uygun fiyatla et beklentisi karşılanmadığını söyledi. Son dönemde et ve süt kurumu ithalat yapsa da eti ve hayvanı temin edenlerle ilgili de iddialarının arkası kesilmediğini ve kirli ilişkilerin ortaya döküldüğünü, yerli üretici, besici yerine ithalatı vurguncularının önü açıldığını, ithal yemle de yerli üretici sürekli zamlanarak çok yönlü hayvancılığı sürdüremez kılınmaya çalışıldığını belirtti.

Zoonotik Hastalık ve Gıda Zehirlenmelerini Bakanlık İzliyor mu? Haber

Zoonotik Hastalık ve Gıda Zehirlenmelerini Bakanlık İzliyor mu?

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer Sağlık Bakanı Prof.Dr Kemal Memişoğlu’na gıda zehirlenmeleri ve Zoonotik hastalıklara yönelik bir dizi sorular yöneltti. Gürer “Gıda güvenliği, pestisit–aflatoksin sağlığa etkileri, ambalajlı su içeriği, GDO’lu yemler, halk sağlığına etkileri, nişasta bazlı şuruplar, baz istasyonları ve çevresel risklerden personel yetersizliğine kadar pek çok kritik alanda Bakanlığa sorular yöneltti. “NİŞASTA BAZLI ŞURUPLAR, PESTİSİT, AFLATOKSİN: ETKİLER ARAŞTIRILIYOR MU?” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, halkın her gün tükettiği ürünlerdeki risklerin bilimsel olarak araştırılmadığını belirterek, “Nişasta bazlı şurupların insan sağlığına etkisi incelendi mi? Pestisit ve aflatoksin kalıntılarının hastanelere yansıyan sonuçları var mı? İçme sularında arsenik, demir, klor gibi maddeler için uzman takibi yapılıyor mu? Bu alanda ihtisaslaşmış kaç doktor var?” GÜNEŞ ÇARPMASI, GIDA ZEHİRLENMELERİ, BULAŞICI HAYVAN HASTALIKLARI… CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, sağlık sisteminin parçalı yapısının vatandaşı mağdur ettiğini belirterek: “Bu alanlarda Bakanlığın bütüncül bir çalışması var mı? Yoksa her kurum ayrı yönlere mi çekiyor?” AMBALAJLI SUYUN DAMACANA KULLANIM SAYISI Ambalajlı suların denetim sürecine değinen Ömer Fethi Gürer şu soruları sıraladı: “Radyasyon dahil ambalajların güneşte bekleme süresine kadar inceleme yapılıyor mu? Damacanalar kaç kez kullanılıyor? Bu konuda şeffaf bir denetim var mı?” “İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ, YENİ HASTALIKLAR VE ZOONOTİK RİSKLER İÇİN HAZIRLIĞINIZ VAR MI? CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer geleceğe dönük riskleri de değindi, iklim değişikliği kaynaklı yeni hastalık tiplerine karşı Bakanlığın hazırlığının olup olmadığını sordu: “Gıda zehirlenmeleri artıyor, zoonotik hastalıklar yaygınlaşıyor. Bu alanlarda sağlık eğitiminde yeni düzenlemeler yapılacak mı? Tıp eğitiminde gıda ve zoonotik hastalıklar için özel bir branş düşünülüyor mu?” “ŞAP, ŞARBON, BRUSELLA… HAYVAN HASTALIKLARININ İNSANA ETKİSİ İZLENİYOR MU?” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, zoonotik hastalıklara dair verilerin şeffaf olmadığını belirterek, “Tarım ve Orman Bakanlığı ‘biz bakıyoruz’ diyor ama Sağlık Bakanlığı verisi yok. 2025 yılında kaç zoonotik vaka saptandı? Kaç zehirlenme, kaç ölüm yaşandı? GDO’lu yemlerle beslenen hayvanların insan sağlığına etkisi incelendi mi? Bu konular halk sağlığı için kritik” diye konuştu. “BAZ İSTASYONLARININ, YÜKSEK ENERJİ HATLARININ İNSAN SAĞLIĞINA ETKİSİ İZLENİYOR MU?” Ömer Fethi Gürer, çevresel risklere ilişkin sorular yöneltti: “Baz istasyonlarının, yüksek enerji hatlarının insan sağlığına etkisine ilişkin bilimsel bir izleme yapılıyor mu? Bu konuda veri paylaşacak mısınız?” “VETERİNER HEKİMLER HASTANELERDE GÖREVLENDİRİLECEK Mİ?” Zoonotik hastalık yükünün arttığını belirten Ömer Fethi Gürer: “Hayvan hastalıklarının insana geçişi olası ise , veteriner hekimlerin hastanelerde görev alması düşünülüyor mu?” “HİZMET ALIMINDAKİ ÇALIŞANLAR VE 39 BRANŞTA ATANAMAYAN MEZUNLAR KADRO BEKLİYOR” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Sağlık Bakanlığında hizmet alımı ile çalışan personelin de büyük mağduriyet yaşadığını belirterek, “Hastane bilgi işlemciler, görüntüleme merkezi çalışanları, yemekhane çalışanları, güvenlik, şoför… Hizmet alım sözleşmesine takılan binlerce kişi kadro bekliyor. 39 farklı sağlık branşında atanamayan on binlerce mezun var. Örneğin, 10 yılda 50 bin fizik tedavi mezunu verilmiş, Bakanlık sadece 1.651 kişiyi atamış. Tıbbi sekreterinden paramediğine kadar her gün bize mail geliyor; hastanelerde eleman açığı ciddi boyutlarda,” dedi. “SURİYELİDEN İLAÇ KATKI PAYI ALINMIYOR, EMEKLİDEN NEDEN ALINIYOR?” Ömer Fethi Gürer, sağlıkta adaletsizlik olduğunu ifade ederek şu soruyu yöneltti: “Suriyeliden ilaç katkı payı alınmazken emekliden neden alınıyor? Bu ayrımcılıktır.” “KAPATILAN SAĞLIK OCAKLARI ÇÜRÜYOR” Niğde’de rahmetli Sağlık Bakanı Doğan Baran döneminde köylere kadar sağlık ocakları bulunduğunu hatırlatan Gürer: “AKP iktidarı bu sağlık ocaklarını kapattı, binalar çürümeye terk edildi. Aile hekimliği sistemi doktor yetersizliği nedeniyle köylerde işlemiyor. Halk ulaşılabilir sağlık hizmeti bekliyor ama bulamıyor.” FİZİK TEDAVİ HASTANESİ ÇUKUR OLARAK KALDI BOR FİZİK TEDAVİ HASTANESİ NE ZAMAN YAPILACAK? CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Niğde Bor ilçesi Fizik Tedavi Merkezi Hastanesi depremden sonra kullanılamaz raporuyla yıkıldı. Devlet hastanesinin yanında yeni hastane için çukur açıldı, Şubat 2025'te hastane yapımının biteceği duyuruldu; temel çukur olarak kaldı, müteahhit işi bıraktı, gitti, daha da temel atılmadı. Çukur açılan yerden fay hattı geçtiği gerekçesiyle başka bir yere inşaatın yapılacağı söyleniyor. Nasıl bir fay hattıysa, 100 metre yakınındaki devlet hastanesi için risk değil de yapılacak hastane için risk oluşturuyor. Fizik tedavi hastanesi ne zaman, nerede yapılacak, 2026 yılı programında var mı? Bor merkezde eski devlet hastanesi de yıkıldı "Bu alanda sağlık bilimleriyle ilgili bir yatırım olacak." denildi; tabela var, arsa olarak kaldı. Niğde'de rahmetli Sağlık Bakanı Doğan Baran döneminde köylere kadar sağlık ocakları vardı, hepsi kapatıldı, binalar çürümeye terk edildi,” dedi. “NİĞDE’DE ONKOLOJİ ENDOKRİNOLOJİ NEFROLOJİ DOKTORU YOK…” Niğde’de doktor eksikleri bulunduğunu vurgulayan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, özellikle kritik branşlarda yurttaşların mağdur olduğunu belirterek, “Niğde’de onkoloji, gastroenteroloji, nefroloji, göğüs hastalıkları, endokrinoloji, çocuk endokrinolojisi doktoru yok. İlçelerde de doktor yetersizliği var. Kemoterapi gören hastalar haftada beş gün, beş dakikalık ışın tedavisi için başka illere gidiyor; otel parası, yol masrafı, moral bozukluğu… Bu nasıl bir sağlık hizmetidir? Niğde’ye ışın tedavi merkezi ne zaman kurulacak?” “MESLEK HASTALIKLARI, YANIK TEDAVİLERİ, BAĞIMLILIK MERKEZLERİ… VERİLER NEREDE?” Gürer, “2024–2025 yıllarında kaç kişi meslek hastalığı nedeniyle tedavi gördü? Kaç kişi sağlık raporuyla zorunlu emekli edildi? Son iki yılda kaç yanık vakası oldu, kaç hastanede yanık ünitesi var? Kaç ilde madde bağımlılığı ile mücadele merkezi var? Sigara kadar madde bağımlılığına karşı neden mücadele edilmiyor? Mevcut merkezler yeterli mi?” dedi.

Bu Yıl Şap Nedeniyle Kaç Hayvan Öldü? Haber

Bu Yıl Şap Nedeniyle Kaç Hayvan Öldü?

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, şap hastalığıyla ilgili resmi açıklamalar ile sahadaki tablo arasındaki çelişkilere dikkat çekerek, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın süreci yönetirken kamuoyunu doğru bilgilendirmediğini söyledi. Gürer, hastalığın “kontrol altına alındığı” yönündeki açıklamalara rağmen İstanbul’un 21 mahallesinde karantina uygulanmasının, durumun sanıldığı kadar kontrol altında olmadığını ortaya koyduğunu vurguladı. “KONTROL ALTI” AÇIKLAMASIYLA KARANTİNA GERÇEĞİ BİRBİRİNİ TUTMUYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, şap hastalığı nedeniyle 81 ilde hayvan pazarlarının kapatıldığını, aşılama süreci başlatıldığını ve hastalığın kontrol altına alındığının ilan edildiğini hatırlattı. Ancak İstanbul’da 21 mahallede karantina uygulanmasının, bu açıklamaların gerçeği yansıtmadığını ortaya çıkardığını belirtti. Gürer, “İstanbul gibi bir kentte kontrol altına alınamayan bir hastalığın 81 ilde tamamen kontrol edildiğini iddia etmek doğru değildir” dedi. “KAÇ HAYVAN ÖLDÜ, EKONOMİK KAYIP NE?” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Tarım ve Orman Bakanlığı’na yönelttiği yazılı soru önergelerine yanıt alamadığını belirterek, “Bu yıl şap nedeniyle kaç hayvan öldü, et ve süt kaybı ne kadar, şartlı kesime kaç hayvan gönderildi? Bu sorular hâlâ yanıtsız.Zarar gören besiciye destek verildi mi? Zararları karşılandı mı? ” dedi. Bakanlığın şeffaf olmayan yaklaşımının hem üreticinin hem de kamuoyunun doğru bilgiye ulaşmasını engellediğini ifade etti. AŞI YETERSİZ KALDI: SORUN DEVAM EDİYOR Şap hastalığının, Irak üzerinden Türkiye’ye giriş yaptığı belirtilen yeni bir varyantla yayıldığını aktaran Ömer Fethi Gürer, mevcut aşıların yetersiz kalması nedeniyle yeniden aşılama sürecine geçildiğini söyledi. Bir çok ilde besicilerin hâlâ ciddi sorun yaşadığını kaydeden Gürer, “Aşı zinciri doğru kurulmadığı için hastalık yeniden yayılıyor.Tüm aşılar yapıldı denip hastalık durmuyorsa burda bir eksik ve yanlış yok mu? ” dedi. VETERİNER İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ KURULSUN CHP’li Ömer Fethi Gürer, Veteriner İşleri Genel Müdürlüğü’nün geçmişte kaldırılmasının büyük bir hata olduğunu vurgulayarak, hayvancılığın olduğu her bölgede veteriner bulunması gerektiğini, atanamayan veteriner hekimlerin sahada görevlendirilmesi gerektiğini belirtti. “İstanbul’da bile kontrol sağlanamıyorsa burada temel yapısal sorun vardır” diye konuştu. “HER İLDE UZMAN DOKTOR YOK” Türkiye’de zoonotik hastalıklara ilişkin geçmiş yıllarda açıklanan başvuru sayılarını anımsatan Ömer Fethi Gürer, 2019’da sadece Bruselle şüphesiyle 18.839 kişi, Şarbon hastalığı şüphesi ile 430 kişi kişinin sağlık kuruluşlarına başvurduğunu, son olarak 2023–Kasım 2024 döneminde 50 .856 kişi şarbon ve bruselloz dahil farklı Zoonotik hastalık vakanın tespit edildiğini bakanlar soruma verdiği yanıtlar ile hatırlattı. Buna rağmen 81 ilde hayvanlardan insana bulaşan hastalıkları teşhis edecek donanıma sahip uzman doktor sayısının yeterli olmadığını söyledi. “Veterinerler hayvanda hastalığı görüyor ama insana geçtiğinde doktorların çoğu bu hastalıkları yeterli tanıyamıyor. Eğitim bu bağlamda eksikler var. Bu, ciddi bir halk sağlığı sorununa yol açabilir” ifadelerini kullandı. GDO’LU YEMLER VE BİLİNMEYEN RİSKLER CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’de 30’dan fazla GDO’lu yem türüne izin verildiğini, ancak bu yemlerin hayvanlar üzerindeki olası olumsuz etkilerinin insana yansıyıp yansımadığını ortaya koyan hiçbir bilimsel çalışma olmadığını belirtti. “Hayvanın tükettiği yemden kaynaklanan olumsuzluk insana geçiyor mu bilmiyoruz. Araştırma yok” dedi. BESİCİLER HEM HASTALIKLA HEM YÜKSEK YEM FİYATLARIYLA BOĞUŞUYOR Hayvancılık geçinenlerin ekonomik sıkıntılarına da dikkat çeken CHP’li Ömer Fethi Gürer, 50 kiloluk süt yeminin 900 liraya ulaştığını, şap nedeniyle hayvanı ölen üreticilere destek verilmediğini söyledi. “10 bin liralık hayvanını kaybeden besiciye bakanlık sahip çıkmıyor. Ölen hayvan sayısı kaydedilmiyor, destek mekanizması işletilmiyor” dedi. “KONTROL ALTINDA” SÖYLEMİ İLE SAHADAKİ GERÇEKLER ÇELİŞİYOR Gürer, Bakanlığın “şap kontrol altına alındı” açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını, bu açıklamalardan kısa süre sonra İstanbul’da karantina ilan edilmesinin bunun en açık göstergesi olduğunu söyledi. “Gerçekçi ve çözümcü bir yaklaşım gerekiyor. Sorunu gizleyerek çözemezsiniz” ifadelerini kullandı. “ŞEFFAF BİLGİLENDİRME VE KALICI ÇÖZÜM ŞART” Tarım ve Orman Bakanlığı’nı şeffaflığa davet eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Veteriner İşleri Genel Müdürlüğü’nün yeniden kurulmasını, her ilde zoonotik hastalık konusunda uzmanlaşmış doktorlar görevlendirilmesini, aşıların etkisinin bilimsel olarak incelenmesini ve besicilerin kayıplarının karşılanmasını istedi. “Bu sorun hepimizi ilgilendiriyor. Çünkü hepimiz bu ürünleri tüketiyoruz. Hayvan hastalıklarını görmezden gelmek halk sağlığı açısından çok daha büyük sorunlara yol açar” dedi. “BESİCİYE SAHİP ÇIKALIM YOKSA ET VE SÜTTE KRİZ DERİNLEŞECEK” Açıklamalarını üreticiye destek çağrısı yaparak tamamlayan Ömer Fethi Gürer, “Besicilerimize sahip çıkmazsak et ve sütte yaşanan sorunlar daha da ağırlaşacak. Üreticinin yanında olun, besicinin yanında olun, gerçekleri gizlemeyin.Şap zarar gören besiciye destek verin.Zararını karşılayın.Besici yanında olun ” dedi.

CHP'li Gürer: "Gıda Zehirlenmelerinde Denetim Yetersizliği Var" Haber

CHP'li Gürer: "Gıda Zehirlenmelerinde Denetim Yetersizliği Var"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, son günlerde artan gıda zehirlenmeleri ve gıda güvenliği tartışmaları üzerine bir değerlendirme yaparak, Bakanlığın kadroları denetime yeterli değil.Belediyelerin kısıtlanan yetkileri ve laboratuvarları yeniden devreye alınsın ” dedi. 2023–2024’te 39 BİN 778 KİŞİ GIDA ZEHİRLENMESİYLE HASTANEYE BAŞVURDU CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Sağlık Bakanlığı’na verdiği yazılı soru önergesine gelen yanıtı paylaşarak, 2023 ve 2024 yıllarında 39.778 kişinin gıda zehirlenmesi nedeniyle hastanelerde tedavi gördüğünü açıkladı. Bozuk gıdaların yanı sıra kaçak alkol ve pestisit kalıntılarının da ciddi bir halk sağlığı sorunu yarattığını belirten Ömer Fethi Gürer, ekonomik kriz nedeni ile düşük gelirli vatandaşların ucuz olduğu için kontrol dışı ürünlere yönelmek zorunda kaldığını vurguladı. 1 MİLYONA YAKIN GIDA İŞLETME NOKTASI, SADECE 8 BİN DENETÇİ Türkiye’de 750 bin kayıtlı işletme bulunduğunu, kayıt dışıyla birlikte bu sayının 1 milyona yaklaştığını hatırlatan CHP’li Ömer Fethi Gürer, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın yalnızca 8 bin denetçiyle bu alanı kontrol etmeye çalışması yetersiz.Gıda Mühendisleri atanma bekleniyor.Daha çok gıda mühendisleri istihdam edilerek gıda denetimleri sürekli ve düzenli kılınmalıdır.Bu kadar geniş bir alanda etkili denetim yapılması mevcut kadrolarla mümkün değil. Sorunların büyümesinin nedeni de bu.” Dedi. “BELEDİYELERİN YETKİLERİ ELLERİNDEN ALINDI, LABORATUVARLARI KAPATILDI” Ömer Fethi Gürer, 2004 ve 2012’de yapılan düzenlemelerle belediyelerin gıda denetimi yapma yetkilerinin kaldırıldığını, belediyelerin laboratuvarlarının da kapatıldığını belirterek şu çağrıyı yaptı: “En kısa sürede belediyelerin gıda denetim ve el koyma yetkileri geri verilmeli; laboratuvarlar yeniden açılmalıdır.” PESTİSİT GERÇEĞİ: 223 YASAK AMA Sağlık Bakanlığı’nın pestisit denetimlerinin Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapıldığını söylediğini aktaran CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bu alanda 2009’dan bu yana 223 pestisitin yasaklanmasına karşın, sorunun alanda devam ettiğini ifade etti. Greenpeace’in araştırmasına göre ünlü zincir marketlerde incelenen ürünlerden her üçünden birinde pestisit kalıntısı bulunduğunu hatırlatan Gürer, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın verileri “kamuya faydası yok” diyerek açıklamadığını ancak Greenpeace’in açtığı davada mahkemenin 28 Ekim 2025’te bu bilgilerin açıklanmasına karar verdiğini belirtti. “Artık bakanlık bu verileri saklayamaz. Pestisit tarım zehridir ve insan sağlığı üzerinde doğrudan olumsuz etkisi vardır.Yasak olan ya da üründe ortaya çıkan pestisitler için daha kapsamlı çalışmaların gerektiği açık .” Diye konuştu. “DENETİMLER OLAYDAN SONRA DEĞİL, ÖNCE YAPILMALI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, denetimlerin ancak zehirlenmeler yaşandıktan sonra gündeme geldiğini belirterek, düğün yemeklerinden öğrenci beslenmelerine kadar pek çok alanda yaşanan vakaların nedeninin yetersiz denetim olduğunu söyledi. Gürer, “İşini düzgün yapan esnaf da bundan zarar görüyor. Ahlaksız, gözü doymayanlar sağlığa zararlı ürünleri satıyor, insanlar hayatını kaybediyor,” diye konuştu. “BU TABLONUN SORUMLUSU SİYASİ İKTİDARDIR” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, gıda güvenliği sorunlarının temelinde siyasi iktidarın denetim mekanizmalarını zayıflatmasının yattığını belirtti: “Siyasi iktidar yalnızca denetim yaptım demekle yetinemez, denetimi sürekli kılmak zorundadır. Sokakta da, markette de, markalı üründe de kontrol sağlanmalıdır.” Daha önce gıda sektöründe çalışanların akciğer filmi ve portör muayenesi zorunluluğu bulunduğunu ancak AK Parti döneminde bunun da kaldırıldığını hatırlatan Gürer, hijyen koşullarının işveren insiyatifine bırakılmasının yanlış olduğunu söyledi. “GIDA ZEHİRLENMELERİ YAYGINLAŞTI, ÖLÜMLER YAŞANIYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, son günlerde farklı illerde peş peşe yaşanan gıda zehirlenmelerine dikkat çekerek ölümlü vakaların bulunduğunu ve kesin sonuçların açıklanmasıyla tablonun daha da netleşeceğini söyledi. Gıdanın üretim aşamasından sofraya kadar her adımda “zehire dönüşme ihtimali” bulunduğunu belirten Gürer, ekonomik koşulların özellikle dar gelirli yurttaşların tükettikleri gıdalarda riskleri artırdığını belirterek, “Özellikle öğrencilerin tükettiği düğün ve toplu yemeklerde yaşanan sorunlar daha görünür hale geldi” dedi. “DENETİM YETKİLERİ ARTIRILMALI, CEZALAR CAYDIRICI OLMALI” Ömer Fethi Gürer, taklit ve tağşiş ürünlerin düzenli açıklanmasına rağmen aynı işletmelerin faaliyetlerine devam ettiğini belirterek, denetimlerin ve cezaların yetersiz kaldığını vurguladı. Gürer, “Denetimler sıklaştırılmalı, belediyelere yetki verilmeli, işini düzgün yapmayanlara caydırıcı cezalar uygulanmalıdır,”dedi.

CHP’li Gürer: "Çiftçiye 1,9 Trilyon Lira Destek Ödenmedi" Haber

CHP’li Gürer: "Çiftçiye 1,9 Trilyon Lira Destek Ödenmedi"

TÜİK’in Tarım-ÜFE verileri meyve ve sebzede sert yükselişi ortaya koyarken, CHP’li Ömer Fethi Gürer ürün kaybından nakliye krizine, çiftçinin borcundan yerine getirilmeyen yasal desteklere kadar tarımdaki sorunları tüm yönleriyle anlattı. MEYVEDE 10 MİLYON TONLUK KAYIP, FİYATLARDA ARTIŞ SÜRECEK. CHP Niğde Milletvekili ve Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, TÜİK’in açıkladığı tarım ürünleri üretici fiyat endeksinin tarımdaki yaşanan tabloyu bir kez daha gözler önüne serdi. Gürer “meyve ve sebze fiyatlarının kış boyunca artmaya devam edeceğini söyledi. Gürer, Tarım-ÜFE’nin yıllık bazda %45,40’a çıktığını, en yüksek artışın ise %137,84 ile yumuşak ve sert çekirdekli meyvelerde görüldüğünü ifade etti. Bu yıl meyvede 8 milyon tonluk bir ürün kaybı yaşandığını, kayıt dışıyla birlikte bu kaybın 10 milyon tona ulaştığını vurgulayan Gürer, “Bu tablo fiyat artışını kaçınılmaz hale getiriyor” dedi. SEBZEDE ASIL KRİZ NAKLİYE: “MARUL, KARNABAHAR, BROKOLİ TARLADA KALIYOR” Sebzede üretim maliyetlerinin artmasının yanı sıra nakliye giderlerindeki olağanüstü yükselişin üreticiyi çaresiz bıraktığını belirten Ömer Fethi Gürer, özellikle mazota gelen zamların nakliye giderlerini artırdığını belirtti. Marul, karnabahar, brokoli gibi hafif ürünlerin taşıyıcılar tarafından tercih edilmediğini dile getiren Gürer, bu nedenle birçok ürünün üreticinin elinde kaldığını aktardı. Akdeniz ve Çukurova’daki seralarda üretilen ürünlerin büyük kentlere yüksek maliyetle taşındığını, bu yüzden raflara yüksek fiyatla girdiğini ifade eden Ömer Fethi Gürer, “Vatandaş pahalı diye ürünü alamıyor, üretici ise değerine satamıyor. Aracılar fiyatı katlıyor, zincir bozuluyor” dedi. GÜRER’DEN DEMİRYOLU ÖNERİSİ: “SERADAN RAFLARA ULAŞIM MALİYETLERİ DÜŞÜRÜLMELİ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, özellikle Antalya gibi sera üretiminin yoğun olduğu bölgelerden büyükşehirlere ürün taşımak için demiryolu hatlarının devreye alınması gerektiğini belirtti. Tren taşımacılığının lojistik maliyetleri düşüreceğini kaydeden Gürer, bu adımın hem üretici hem tüketici için fiyatları kısmen de olsa kontrol altına alabileceğini ifade etti. ÇİFTÇİYE 1 TRİLYON 892 MİLYAR LİRALIK DESTEK ÖDENMEDİ Tarım Kanunu’na göre çiftçiye verilmesi gereken yıllık millî gelirin %1’lik desteğinin 2014’ten bu yana ödenmediğini söyleyen CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çarpıcı rakamlar paylaştı. 2014–2026 arasında çiftçiye verilmesi gereken toplam desteğin 2 trilyon 512 milyar lira olduğunu, ancak bunun sadece 620 milyar lirasının ödendiğini belirten Gürer, “Çiftçinin devletten alacağı 1 trilyon 892 milyar lira hâlâ ödenmedi. Bu para çiftçinin hakkıdır ve verilmediği için bugün tarım ayakta durmakta zorlanıyor” dedi. ÇİFTÇİNİN BORCU 1 TRİLYONU AŞTI. CHP’li Ömer Fethi Gürer, bankalara olan tarımsal kredi borcunun 1 trilyon 110 milyar liraya yükseldiğini, takipteki alacakların ise 10 milyar 202 milyon lira seviyesinde olduğunu belirtti. 2026 bütçesinde de Tarım Kanunu’na göre verilmesi gereken 722 milyar liralık desteğin yerine sadece 168 milyar liranın ayrıldığını hatırlatan Gürer, bu yaklaşımın çiftçiyi borç artışına sürüklediğini söyledi. Gürer, “Borçsuz çiftçi kalmadı. Destek yok, maliyet çok. Bu tablo raflardaki fiyatların sürekli yükselmesine neden oluyor” açıklamasında bulundu. “TARIM KREDİ VE ZİRAAT BANKASI YENİDEN YAPILANDIRILMALI” Çiftçinin girdilerde desteklenmesi gerektiğini vurgulayan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yem, gübre ve mazotta sübvansiyon sağlanmasını istedi. Ziraat Bankası’nın yeniden gerçek bir çiftçi bankasına dönüştürülmesi gerektiğini ifade eden Gürer, Tarım Kredi Kooperatiflerinin de üretimin tüm aşamalarında çiftçinin yanında olacak şekilde yeniden yapılandırılmasının zorunlu olduğunu belirtti. ARACILIK ZİNCİRİ KRİZİ DERİNLEŞTİRİYOR CHP’li Ömer Fethi Gürer, Türkiye’de aracılık sisteminin daraltılmadığını, bu nedenle bazı ürünlerin taşınmasında isteksizlik oluştuğunu söyledi. Aracıların kâr düşük gördüğü ürünlere yönelmemesi nedeniyle raflara daha az ürün ulaştığını belirten Gürer, “Bu durum fiyatların daha da artmasına yol açıyor. Aracılık zinciriyle mücadele edilmedikçe tüketici ucuz ürüne ulaşamaz” dedi. “TARIMDAKİ ÇÖKÜŞÜ GÖRMEZDEN GELMEYİN” Ömer Fethi Gürer, açıklamasının sonunda tarım sektörünün mevcut koşullarla ayakta kalmasının zorlaştığını hem üreticinin hem tüketicinin giderek daha büyük bir çıkmaza sürüklendiğini söyledi. “Çiftçiye destek verilmediği sürece üretim güçlenmez, raftaki fiyatlar düşmez” diyen Gürer, tarımdaki krizin artık ertelenemez çözüm gereken bir sorun haline geldiğini vurguladı. GÜRER TBMM’DE DE KONUŞTU CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer Genel Kurulda da bir konuşma yaptı. Gürer “Çiftçilerimiz için 2026 yılında Tarım Kanunu'na göre verilmesi gereken destek 722 milyar lira iken ayrılan destek 168 milyar lira. 2014-2016 yılları arasında çiftçilere verilmesi gereken destek 2 trilyon 512 milyar lira iken destek olarak verilen yalnızca 620 milyar lira, ödenmeyen destek 1 trilyon 892 milyar lirayı buluyor. Çiftçilerin bankalara toplam borçları 1 trilyonu aştı, takibe alınan borç 10 milyar 202 milyar lira. Traktörleri, arazileri haczediliyor, hayvanları haczediliyor. Çiftçilere yeterli destek verilmiyor, tarım kesiminin sorunları katlanıyor. Bu bağlamda iktidar çiftçinin, üreticinin, besicinin hakkını teslim etmelidir.” Dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.