SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ömer Fethi Gürer

Porsuk Haber Ajansı - Ömer Fethi Gürer haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ömer Fethi Gürer haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Vatandaş Sofrasını Kredi Kartı İle Kuruyor Haber

Vatandaş Sofrasını Kredi Kartı İle Kuruyor

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, BDDK ve TCMB verilerine dayanarak 2026 yılının ilk haftasında kredi kartı harcamalarının, 2025 yılının aynı dönemine göre önemli ölçüde arttığını belirtti. Bir yıl içinde kartlı harcamaların yüzde 54 yükseldiğine dikkat çeken Gürer, artışın en yoğun yaşandığı alanların yemek, market ve gıda harcamaları olduğunu vurguladı. Gürer, “AKP iktidarı sabit ve dar gelirliyi enflasyon karşısında ezerek açlık sınırının altına mahkûm ediyor. Vatandaş da hayatta kalabilmek için borçlanmak zorunda bırakılıyor. Bugün insanlar açlık sınırında yaşamını sürdürürken, geleceğini kredi kartı borçlarıyla ipotek altına alıyor,” ifadelerini kullandı. TOPLAM HARCAMADA BİR YILDA YÜZDE 54 ARTIŞ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2025 yılının Ocak ayının ilk haftasında kredi kartı ve banka kartı ile yapılan toplam harcama 382 milyar 754 milyon 507 bin TL olarak kayıtlara geçti. 2026 yılının aynı döneminde ise bu rakam 589 milyar 130 milyon 299 bin TL’ye yükseldi. Bir yıl içinde toplam kartlı harcamalarda yaklaşık yüzde 54’lük artış yaşandı,” dedi. 2026’DA MUTFAK HARCAMASI 178 MİLYAR LİRAYI AŞTI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2026 Ocak ayının ilk haftasında yemek harcamaları 31 milyar 742 milyon 107 bin TL’ye, market harcamaları 108 milyar 787 milyon 846 bin TL’ye, çeşitli gıda harcamaları ise 38 milyar 22 milyon 434 bin TL’ye çıktı. Böylece yalnızca bu üç kalemde yapılan harcama 178 milyar 552 milyon TL’yi aştı. Bu rakam, toplam harcamaların yaklaşık yüzde 30’una karşılık geldi,” diye konuştu. ARTIŞ LÜKSTE DEĞİL, TEMEL İHTİYAÇTA Bir yıllık karşılaştırmaya bakıldığında yemek harcamalarının yaklaşık yüzde 45, market harcamaları yüzde 54, çeşitli gıda harcamalarının ise yüzde 42 oranında arttığını belirten Ömer Fethi Gürer, “Veriler, harcama artışının lüks tüketimden değil, doğrudan temel ihtiyaçlardan kaynaklandığını ortaya koydu. Kredi kartının artık tatil, elektronik ya da lüks harcama aracı olmaktan çıktığını gösterdi. Geliri gıda enflasyonu karşısında eriyen vatandaş, sofrasını borçlanarak kurmak zorunda kaldı. Yemek, market ve gıda harcamalarının kartlı harcamalar içindeki ağırlığı bu durumu net biçimde ortaya koydu,” şeklinde konuştu. KART SAYISI ARTTI, BORÇ YAYGINLAŞTI CHP’li Ömer Fethi Gürer, “2025 yılının başında Türkiye’de 38 milyon 800 bin kişi kredi kartı kullanırken, toplam kart sayısı 130 milyon 185 bin olarak kaydedildi. 2026 yılına gelindiğinde kredi kartı kullanan kişi sayısı 40 milyon 300 bine, kredi kartı sayısı ise 142 milyon 272 bin 843’e yükseldi.. Bir yıl içinde kredi kartı sayısı 12 milyon 87 bin 112 adet arttı. 2025 yılının başında kişi başına düşen kart sayısı yaklaşık 3,35 olarak hesaplandı. 2026 yılı başında ise kişi başına düşen kredi kartı sayısı 3,53’e ulaştı. Bir yıl içinde kişi başına düşen kart sayısındaki artış, vatandaşın harcamalarını tek kartla değil, birden fazla kartla ve çoğu zaman borcu borçla kapatarak sürdürdüğünü ortaya koydu. Bir yıl içinde milyonlarca yeni kartın devreye girmesi, borçlanmanın sıradanlaştığını gösterdi,” dedi. RAKAMLAR GEÇİM KRİZİNİ DOĞRULADI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2025’ten 2026’ya uzanan süreçte kartlı harcamalardaki artış, refah artışını değil, geçim sıkıntısını işaret etti. Açıklanan veriler, vatandaşın artık karnını doyurabilmek için kredi kartına yüklenmek zorunda kaldığını ve geçim sorunun rakamlara da açık şekilde yansıdığını ortaya koydu,” diye konuştu.

Tarım 19 Yıldır En Yoksul Sektör! Haber

Tarım 19 Yıldır En Yoksul Sektör!

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, hanehalkı fertlerinin ekonomik faaliyet kollarına göre yıllık ortalama esas iş gelirlerini gösteren 2006-2025 verilerini değerlendirdi. Gürer, "İktidarın 'üretme, tüket' politikasının bu süreçte yol olduğunu söyledi. Çiftçi, betonlaşma ve hizmet sektörüne karşısında geriye düştü, " dedi. Gürer, “TÜİK’in verileri, çiftçinin ülkenin yoksulları arasında yer aldığını gösteriyor” diye konuştu. "ÇİFTÇİ, BU ÜLKENİN 'YOKSULU' CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 12006’dan bugüne, hatta 2025 projeksiyonuna kadar değişmeyen tek bir gerçek var: Tarım sektörü hep sonuncu, çiftçi hep mağdur. güneşin altında, çamurun içinde bu ülkeyi doyurmak için çalışan çiftçimiz, gelir sıralamasının en dibine demir atmış. bu bilinçli bir yoksullaştırma politikasıdır. İktidar, köylüye 'Sen bu ülkenin en fakiri kalmaya mahkumsun' demiştir," diye konuştu. "20 YIL ÖNCE KAFA KAFAYAYDI” İnşaat sektörü ile Tarım sektörü arasındaki makasın açılmasına "Beton, toprağı yuttu" diyerek tepki gösteren CHP'li Ömer Fethi Gürer,”2006 yılına dönüp bakalım. Bir tarım çalışanının yıllık geliri 5 bin 719 TL iken, inşaat sektöründeki gelir 6 bin 327 TL idi. Yani neredeyse kafa kafaya, eşit bir gelir dağılımı vardı. Peki, bugün ne görüyoruz? 2025 yılı tahminlerine göre inşaat sektörü geliri 402 bin TL’ye dayanırken, tarım 237 bin TL’de kalıyor. İnşaat, tarımı ikiye katlamış! iktidar çiftçiye 'Tarlanı sat, git şehirde inşaatta çalış' diyor.” "ORTALAMANIN YARISI” Türkiye ortalaması ile tarım geliri arasındaki farka da değinen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, "2025 yılında Türkiye genelinde ortalama iş geliri 403 bin TL olarak öngörülüyor. Peki, çiftçinin cebine girecek olan ne? Sadece 237 bin TL. Ülke ortalamasının neredeyse yarısı! Hizmetler sektörü 426 bin lira kazanırken, üreten, gıdayı sofraya koyan kesim bunun yarısına talim ediyor. Hizmet edenin, üretenden iki kat değerli görüldüğü bir ekonomide gıda enflasyonu düşmez" dedi. BAYRAMI YOK, TATİLİ YOK CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Tarım diğer tüm sektörlere kıyasla en meşakkatli, en fedakârlık gerektiren alandır. Çiftçinin bayramı yoktur, gecesi yoktur, gündüzü yoktur, tatili yoktur. Çiftçi; yağmurda, ayazda, sıcakta toprağın başındadır. Doğa şartlarına, kuraklığa, dona, afete karşı üretim yapmaya çalışır. Buna rağmen emeğinin karşılığını alamayan bir sektördür. Üstelik tarım yalnızca bir ekonomik faaliyet değil; ülkeyi doyuran, giydiren, besleyen stratejik bir alandır. Gıda güvenliği, toplumsal huzur ve ulusal bağımsızlık doğrudan tarıma bağlıdır. Böylesine hayati ve stratejik öneme sahip bir sektörün, en düşük gelirle ayakta kalmaya zorlanması kabul edilemez; bu tablo, tarıma verilen değerin değil, tarımın sistemli biçimde geriye gidişinin açık göstergesidir,” şeklinde konuştu.

Gürer: "Makarna Artık Lüks Gıda!" Haber

Gürer: "Makarna Artık Lüks Gıda!"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Ocak 2025’te fiyatlarını not aldığı zincir markette satılan aynı ürünün, bir yıl içinde fiyatının katlandığını söyledi. Gürer, Cumhurbaşkanı’nın altın hesabını tercih etmediğini belirterek, “Biz makarna üzerinden baktık. Asgari ücretlinin kaybını incelediğimizde, bir yılda asgari ücretle alınabilen 500 gramlık makarnadaki fiyat artışı nedeniyle sofrasından 474 paket makarna uçmuş durumda,” dedi. Buğday için Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) 2025 yılı hasat döneminde alım fiyatını kilogram başına 13 lira olarak açıkladığını anımsatan Ömer Fethi Gürer, buna karşın tüccarın buğday için 11 lira fiyat uyguladığını belirtti. Gürer, makarnadaki fiyat artışının çiftçinin buğday satış fiyatını sollayıp geçtiğini söyledi. Üretenin de tüketenin de mağdur edildiği bu düzende, emekli ve asgari ücretlinin cebine giren paranın alım gücünün hızla eridiğini ifade eden Gürer, makarna fiyatlarındaki artışın asgari ücretli ve emekli gelir düzeyi açısından bu ürünü adeta lüks tüketime dönüştürdüğünü vurguladı. YÜZDE 68 İLE YÜZDE 93’E VARAN ARTIŞ YAŞANDI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2026 yılına girilirken makarna fiyatlarındaki yükselişe dikkat çekti. Ocak 2025 ile Ocak 2026 dönemindeki fiyat değişkenliğini değerlendiren Gürer, aynı markette satılan, aynı kalite ve markadaki makarnaların etiket fiyatlarının bir yıl içinde önemli ölçüde farklılaştığını belirtti. Gürer’in paylaştığı verilere göre, makarnadaki artış oranları bir yıl içinde genel enflasyon verilerinin üzerinde seyretti. Ürün Kategorisi Ocak 2025 Fiyatı Ocak 2026 Fiyatı Artış Oranı (%) A Kalite Ürün 1 (Üst Segment) 28,75 TL 52,95 TL %84 A Kalite Ürün 2 (Popüler Segment) 16,00 TL 30,95 TL %93 Ekonomik Ürün (En Ucuz Segment) 11,00 TL 18,50 TL %68 BUĞDAYIN ANAVATANINDA MAKARNA FİYATI Ömer Fethi Gürer, iktidarın tarım politikalarını eleştirerek artan makarna fiyatlarına dikkat çekti. Gürer, “Bir yıl önce 16 liraya aldığınız makarnanın bugün 31 liraya dayandığını görüyoruz. En ucuz, ‘garibanın yemeği’ dediğimiz makarna bile bir yılda yüzde 93 zamlanmışsa, burada ciddi bir yönetim zafiyeti vardır. Buğdayın anavatanı olan bu topraklarda çiftçimiz maliyetler altında ezilirken, vatandaşın tenceresinde de zam kaynıyor. Buğdayı çiftçiden tüccar kilosu 11 liradan aldı,” dedi. “MAKARNAYA BİLE HASRET KALINABİLİR” Gürer, asgari ücretlinin alım gücünün bir yıl içinde hızla eridiğini söyledi. Ocak 2025’te sepetine alabildiği makarnayı, Ocak 2026 itibarıyla 28.075 TL olan yeni asgari ücretle alamaz duruma geldiğini belirtti. Gürer, aynı markette, aynı marka ve kalitedeki ürünlerin bir yıllık fiyat değişimine dikkat çekti. RAKAMLAR YALAN SÖYLEMİYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in vatandaşın en temel gıdası olan makarnada bir yıl içinde yaşanan değişimi şu şekilde gerçekleşti: Ürün Kategorisi Ocak 2025 Alım Gücü (22.104 TL ile) Ocak 2026 Alım Gücü (28.075 TL ile) Kaybolan Ürün Miktarı (Paket) A Kalite (Üst Segment) 768 Paket 530 Paket 238 Paket KAYIP Popüler Marka (A Kalite) 1.381 Paket 907 Paket 474 Paket KAYIP Ekonomik Ürün 2.009 Paket 1.517 Paket 492 Paket KAYIP CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Geçen yıl asgari ücretli maaşıyla bir markadan 1.381 paket makarna alabiliyorken, bugün maaşı yüzde 27 artmasına rağmen alabildiği ürün sayısı 907’ye düşmüş durumda. Tek kalemde 474 paket makarna alamaz hâle gelmiş,” ifadelerini kullandı. TENCEREYE GİREN ÜRÜN AZALIYOR Ömer Fethi Gürer, market raflarındaki gerçeklerin TÜİK verilerinden çok farklı olduğunu belirterek şunları söyledi: “Asgari ücreti artırdık diye övünüyorlar. Geçen yıl 11 lira olan en ucuz makarnanın 18,50 liraya, 28 lira olan kaliteli makarnanın ise 53 liraya çıktığını görsünler. Vatandaşın cebine giren para artmış gibi görünüyor ama tencereye giren ürün azalıyor.”

Çalışan Emekli Sayısında Rekor Artış! Haber

Çalışan Emekli Sayısında Rekor Artış!

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, emekli maaşlarının açlık sınırının altında kalmasının emeklileri yaşamlarını sürdürebilmek için yeniden iş aramaya zorladığını söyledi. Gürer, en düşük emekli maaşıyla birlikte tüm emekli maaşlarında seyyanen artış yapılmasının zorunlu olduğunu vurgularken, memur emeklilerinin maaşlarının da enflasyon karşısında ciddi biçimde eridiğini ifade etti. TBMM’de emekli maaşlarının en az asgari ücret seviyesine yükseltilmesi amacıyla CHP grubunun başlattığı Genel Kurul’u terk etmeme nöbetine katılan Ömer Fethi Gürer, destek için Meclis’e gelen emekli sendika ve dernek temsilcileriyle de görüştü. Gürer, bu görüşmelerde emeklilerin sorunlarına çözüm amacıyla verdiği kanun tekliflerini anlattı. İntibak yasasının çıkarılması, ilaç katkı paylarının kaldırılması, evi olmayan emeklilere kira yardımı sağlanması, emekli maaşlarının asgari ücret düzeyine çıkarılması, bayram ikramiyelerinin asgari ücret tutarında ödenmesi ve aylık bağlama oranlarının 2008 öncesi seviyeye getirilmesi yönündeki düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini dile getirdi. Gürer, “16 milyon emekli hakkını ararsa alır; açlık sınırının altında değil, insanca yaşayacağı bir ücrete kavuşur,” dedi. Emekli maaşlarının belirlenmesinde Cumhurbaşkanının yetkili olduğunu hatırlatan Gürer, açıklanan maaş artışlarının yetersiz kaldığını ve mutlaka artırılması gerektiğini söyledi. Enflasyon karşısında ücretlerin hızla eridiğine dikkat çeken Gürer, emekli maaşlarının yalnızca enflasyon karşısında değil, asgari ücret karşısında da ciddi kayba uğradığını belirtti. Gürer, “2015 yılında en düşük emekli maaşı asgari ücretle eşitlenmişti. Ancak 2026 yılına gelindiğinde emekli maaşları asgari ücretin yaklaşık yüzde 30 gerisine düşürüldü ve emekli toplumun en yoksul gelir grubuna itildi,” diye konuştu. Türkiye’de milyonlarca emeklinin geçim mücadelesi verdiğini ifade eden Ömer Fethi Gürer, iktidarın ekonomi politikalarının yoksulluğu artırdığını belirtti. Devletin kendi belirlediği ‘asgari yaşam standardının’ altında emekli maaşı verilmesini de düşündürücü olarak nitelendiren Gürer, bu durumun sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmadığını söyledi. 2015'TEN 2026'YA: EŞİTLİKTEN SEFALETE CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Açıklanan verilere göre, 2015 yılı temmuz ayında net asgari ücret 1.000 TL iken, yapılan düzenlemelerle en düşük emekli maaşı da 1.000 TL’ye eşitlenmişti. O dönemde emekli maaşının asgari ücrete oranı %100 seviyesindeyken, 2026 yılı ocak ayı itibarıyla bu tablo tamamen tersine döndü,” dedi. Gürer, “2026 yılında net asgari ücret 28.075 TL olarak uygulanırken, en düşük emekli maaşının 20.000 TL’de kalması, aradaki makasın emekli aleyhine 8.075 TL açıldığını gösteriyor. Bu durum, emeklinin asgari ücretli bir çalışana göre tam %30 daha az gelirle yaşamak zorunda bırakıldığı anlamına geliyor.” Dedi. "İKTİDAR, EMEKLİYE ASGARİ YAŞAM KOŞULLARINI BİLE REVA GÖRMEDİ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, asgari ücretin yasal tanımına dikkat çekerek AKP iktidarını eleştirdi. Asgari ücretin; gıda, konut, sağlık ve ulaşım gibi zorunlu ihtiyaçları karşılamak için gereken "en alt sınır" olduğunu hatırlatan Gürer, şunları söyledi: "Eğer devlet, bir insanın insanca yaşayabilmesi için gereken sınırı 28.075 TL olarak belirlediyse, emekliye 20.000 TL vermek; nasıl anlatılır. Devlet, emeklisini kendi belirlediği insani yaşam sınırının altında bırakarak emekliyi yok saymaktadır” dedi. EMEKLİ YAŞAMAK İÇİN ÇALIŞMAK ZORUNDA Rakamların sadece maaş kaybını değil, sosyal yaşam daralması da getirdiği belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, geçinemeyen emeklilerin yeniden iş gücüne katılımı önemli bir seviyeye ulaştığını ifade etti. 2018 Başında: Çalışan emekli sayısı 687.525 kişiydi. 2025 Ekim İtibarıyla: Bu sayı yaklaşık 3,5 kat artarak 2.165.956 kişiye yükseldi. Gürer, bu artışın bir tercih değil, bir zorunluluk olduğunu vurgulayarak; "Emekli eskiden asgari ücretliden daha müreffeh bir hayat sürerken, bugün toplumun en alt gelir grubunun dahi altına itilmiştir. 2 milyonun üzerinde emeklinin ilerlemiş yaşına rağmen çalışmak zorunda kalması, AKP iktidarının emekliye emekliliği çok görmesinin de göstergesidir," dedi. EMEKLİ "FAKİRLEŞTİ” CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Emekliyi asgari ücret karşısında bile koruyamayan bir yönetimle karşı karşıyayız. Emekliler artık sadece enflasyonla değil, aynı zamanda AKP iktidarı tarafından kendilerine reva görülen bu "yeni yoksulluk" statüsüyle de mücadele etmek zorunda bırakıldı,” şeklinde konuştu.

2025 Yılında Her Gün 17 Şirket Konkordatoya Başvurdu Haber

2025 Yılında Her Gün 17 Şirket Konkordatoya Başvurdu

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılı sonu itibarıyla güncel konkordato ve icra verilerini değerlendirdi. Gürer, "Sadece 2025 yılında 6 bin 361 şirket konkordato masasına oturdu. Fabrikalar icradan satılıyor ama alıcı bile bulunamıyor. Bu tablo, iktidarın 'ekonomi düzeliyor' anlatısı ile örtüşmüyor " dedi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılı Şirketlerinde sorunlarının arttığını el değiştirmeler ve işçi çıkışları yanında Konkordato başvurularının da yaşandığını belirtti. Gürer, konkordatonun bir borç yapılandırma talebi olduğunu , borç ödeyemeyen , "iflası geciktirme durağı" olarak da tanımlanacak bir yol olduğunu ifade etti. "FABRİKALAR İCRALIK, ALICI YOK!" icra yoluyla satışa çıkarılan 7 fabrikanın durumuna dikkat çeken Gürer, “Ocak ayında muhammen bedelleri 29 milyon TL ile 913 milyon TL arasında değişen tam 7 fabrika icradan satışa çıkarıldı. Acı olan şu ki; bu ihalelerin tamamında henüz tek bir teklif dahi verilmiş değil. Sanayici finansmana erişemiyor, Üretimin yapan fabrikalar satışta ama talepte sınırlı kalıyor” dedi. 2025: KONKORDATODA ARTTI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılının şirketler açısından da sorunlu bir yıl olduğunu belirterek, “2025 yılında toplam 6 bin 361 konkordato kararı verildi. Bu sayı, 2024’e göre %82, 2023’e göre ise %320 artış anlamına geliyor," dedi. Gürer, "2025’te tasdik oranı %2’ye kadar geriledi. Yani konkordato ilan eden her 100 şirketten sadece 2’si kurtulabiliyor. Diğerleri ya mühlet alıp zaman kazanmaya çalışıyor ya da doğrudan iflasa sürükleniyor. sadece süreci uzatıyor" dedi. Aralık 2025’te 768 dosyanın karara bağlanmasıyla yılın en yüksek seviyesine ulaşıldığını belirten Gürer, Konkordato başvurmayan ancak iş yerinde işi daraltan ve işçi çıkaran şirketler de var. Özellikle Tekstili başta olmak üzere bazı iş yerleri sorunlar yaşıyor. Bu bağlamda iş insanları sorunları da yakinen izlenip çözüm getirilmelidir” dedi. İSTANBUL VE SANAYİ ŞEHİRLERİNDE SORUNLAR ARTTI Ömer Fethi Gürer, Konkordato da İstanbul: 1.417 başvuru ile listenin başında. Ankara: 598 başvuru. Kocaeli, İzmir ve Bursa: Sanayi iller toplamda 700’e yakın dosya ile krizin sanayi bölgelerindeki sorunu gösteriyor.” dedi. İNŞAAT VE TEKSTİLDE SIKINTI BÜYÜK CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, sorunların belli sektörlerde kümelendiğini ve yapısal bir soruna dönüştüğünü belirterek, “Her 3 konkordatodan 1’i (511 dosya) inşaat sektöründe yaşanıyor. Tekstil sektörü ise 380 dosya ile en çok etkilenen ikinci sektör. Zorunlu tüketim maddesi olan gıdada (120 dosya) ve üretimin temeli tarımda (87 dosya) var” dedi. İKTİDAR POLİTİKALARINI GÖZDEN GEÇİRİLMELİ CHP’li Ömer Fethi Gürer, "2018’den bu yana 22 binden fazla konkordato dosyası karara bağlandı. İktidar her alanda “iyiyiz” derken, Türkiye’nin sanayi kuruluşları, tekstil atölyeleri ve inşaat firmaları sorun “yaşıyoruz” diyor. Yüksek faiz ve maliyet baskısı başlıca sorun. Bu tablo, konkordato olmaktan çıkıp, bir son çare haline geldiğini

Gürer: "Besilik Sığırın İthalat Fiyatı 4 Yılda Yüzde 60 Zamlandı!" Haber

Gürer: "Besilik Sığırın İthalat Fiyatı 4 Yılda Yüzde 60 Zamlandı!"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım,Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer 2025 yılında artan canlı hayvan ve et ithalatının 2026 yılında da devam edeceğinin ve yerli hayvancılık yapanların bu yılda dertli bir yıl yaşayacağını söyledi .2021 yılı ile 2025 yılı arası ithal canlı sığır ve et verileri değerlendirdi. Ömer Fethi Gürer, “İthalat yoluyla piyasayı dengeleme iddiası bir kez daha amacına ulaşmamıştır. Artan maliyetler nedeniyle ithal hayvanlar da pahalı hâle gelmiş, sonuçta kazanan ne üretici ne de tüketici olmuştur. Kaybeden ise yine ülke ekonomisi ve yerli hayvancılık sektörü olmuştur. Artık taşıma suyla değirmen dönmeyeceğinin anlaşılması gerekir. Ancak Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan duyuruya göre, 2026 yılı besilik hayvan ithalatının Et ve Süt Kurumu (ESK) aracılığıyla gerçekleştirileceği, kapasite büyüklüğüne bakılmaksızın tüm başvuruların 12–23 Ocak 2026 tarihleri arasında İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlükleri aracılığıyla alınacağı ve başvuruların Türkvet sistemi üzerinden değerlendirileceği belirtilmiştir. Yani 2026 yılında da ithalat devam edecektir,” dedi. RESMİ VERİLER SORUNU GÖSTERİYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin hayvancılık ve kırmızı et politikasındaki "ithalat sarmalını" resmi verileri irdeleyerek değerlendirdi. 2010 yılında başlayan hayvan ve et ithalatını 2021-2025 yıllarını kapsayan veriler üzerinden yorumlayan Gürer , Türkiye’nin sadece daha fazla hayvan almadığını, aynı zamanda "küresel bir fiyat kıskacına" alınarak her geçen yıl daha pahalıya ithalat yapmak zorunda bırakıldığına dikkat çekti. Son 4 yılın verileri yan yana getirildiğinde ortaya çıkan tablo net: Türkiye artık sadece et değil, yabancı çiftçinin enflasyonunu ve kâr marjını da ithal ediyoruz .” Dedi. Ömer Fethi Gürer, “AKP iktidarında her gelen bakan, ithalatı bitirmek için üç yıl istedi. Yıllar geçti, bakanlar değişti; ancak bu üç yıl bir türlü gelmedi.Tarım ve Orman Bakanlığı 2026 yılı içinde ithalatın Et ve Süt Kurumu aracılığı ile devam edeceğini açıkladı,” dedi. CANLI HAYVAN İTHALATINDA "BİRİM FİYAT" ARTIŞI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, hayvancılığın besilik sığır ithalatında hem adet hem de fiyat bazında son yıllarda bir yükseliş yaşandığı da görülüyor” diye konuştu. Gürer, “2021 yılında bir adet besilik sığırın ortalama ithalat fiyatı 975 dolar iken, 2025 yılının iitibarıyla bu rakam 1.561 dolara fırladı. Bu, dövizden bağımsız olarak sadece dolar bazında %60’lık bir artış anlamına geliyor. Damızlık sığır ithalatı 2025 yılında adet başına 2.019 dolara kadar çıktı,” diye konuştu 261 BİN BAŞ'TAN 654 BİN BAŞ'A İthalatın sadece fiyatı değil, miktar olarak da arttığını belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2021 yılında toplam 261.688 adet sığır ithal edilirken, 2025’in ilk 11 ayında bu sayı 654.430 adede ulaştı. Artış oranı yaklaşık %150. 2021’de sığır ithalatına 285,7 milyon dolar ödenirken, 2025’in ilk 11 ayında bu rakam 1 milyar 52 milyon dolara (1,05 Milyar $) çıktı. Toplam tutardaki artış %268 olarak hesaplandı.” Dedi. KIRMIZI ET İTHALATI: 4 YILDA 60 KATLIK ARTIŞ CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, canlı hayvan ithalatı gibi kırmızı et ithalat artış sürüyor, 2021 yılında yalnızca 1.204 ton et ithal edilirken, 2024 yılında bu miktar 79.127 tona ulaştı. 2025 yılının ilk 11 ayında ise geçici verilere göre 56.240 ton et gümrüklerden geçti. 2021’de toplam 7,2 milyon dolar olan et ithalat faturası, 2024’te 504,9 milyon dolara, 2025’in ilk 11 ayında ise 443,1 milyon dolara ulaştı. 2021’de ithal etin kg fiyatı 5,98 dolar iken, 2022’de 7,52 dolara, 2025’te ise rekor kırarak 7,88 dolara yükseldi,” dedi. “YERLİ BESİCİ YERİNE YABANCI BESİCİ KAZANIYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, "2021 yılında canlı hayvan ve et ithalatına toplamda 300 milyon dolar bile ödemezken, bugün sadece 11 ayda 1,5 milyar doları (yaklaşık 50 milyar TL) aşan bir fatura önümüzde duruyor. Bu para yerli üreticiye destek olarak verilseydi, bugün ahırlarımız boş kalmazdı. İktidar, 'ithalatla ucuzlatacağız' dedi; ancak rakamlar gösteriyor ki dışarıdan aldıkça fiyat artıyor, biz aldıkça yabancı besici zam yapıyor,” şeklinde konuştu. "TAŞIMA SUYLA DEĞİRMEN DÖNMÜYOR" Gürer, 2025 yılında 587 binden fazla besilik hayvanın ithal edilmesine rağmen, bu ithalatın ne tüketicinin ödediği et fiyatlarında bir düşüş sağladığını ne de besicilik yapan üreticilere kalıcı bir katkı sunduğunu vurguladı.

Gürer: "Gıda Üretende Tüketende Sorunlu Bir Yıl Yaşadı" Haber

Gürer: "Gıda Üretende Tüketende Sorunlu Bir Yıl Yaşadı"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, 2025 yılının çiftçi, üretici ve besici açısından “kara bir yıl” olarak geride kaldığını belirterek, iklim krizinden tarım politikalarına, borç yükünden ithalata kadar yaşanan sorunları rakamlar ve sahadan örneklerle değerlendirdi. Gürer, doğru destek verilmemesi halinde 2026 yılının gıda açısından daha da zor geçeceği uyarısında bulundu. Gürer , 2025 yılı Üretici kazanmadığı ,Tüketici pahalı ürün nedeni gıdaya erişmekte zorlandığı aracı ve ithalatçıların kazandığı bir yıl oldu” dedi. “ÜRETİCİ BORÇLA AYAKTA DURMAYA ÇALIŞTI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılının tarım sektörü açısından son derece ağır geçtiğini belirterek, “2025 yılı üretici, çiftçi, besici için çok zor bir yıl oldu” diye konuştu. Yıl boyunca yaşanan ani hava değişimleri, zirai don ve kuraklığın bitkisel üretimi ciddi biçimde etkilediğini vurgulayan Gürer, bu tabloya yanlış tarım politikalarının da eklendiğini söyledi. Ömer Fethi Gürer, çiftçinin borçla üretim yapmaya zorlandığını belirterek, “1 trilyon 120 milyarın üzerinde çiftçi yalnızca bankalara borcu var. Borçla çiftçiliği sürdürmeye çalıştı. Bu dönemde icralar arttı. Araziler, traktörler, hayvanlar icra yoluyla üreticinin, besicinin elinden alındı” ifadelerini kullandı. “DESTEKLER YETERSİZ, ALIM FİYATLARI DÜŞÜK” Yetersiz desteklerin, düşük alım fiyatlarının ve artan girdi maliyetlerinin üreticiyi daha da zorladığını belirten CHP Milletvekili ve TBMM Tarım,Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, “Bu süreçte yetersiz desteklerin yanı sıra düşük alım fiyatları, artan girdi maliyetleri üretici açısından yılın daha da sorunlu olmasına neden oldu” dedi. Bu tablonun yalnızca üreticiyi değil, tüketiciyi de etkilediğini vurgulayan Gürer, “Olumsuz yansıma ise vatandaşın rafta gidip ürünün fiyatına bakıp dönmesine neden oldu. Çünkü sürekli artan fiyatlarla vatandaş da çok gıda ürününe erişemedi” diye konuştu. “BU YIL KİRAZI YEMEDEN SEZONU KAPATANLAR OLDU” Meyve üretiminde yaşanan büyük kayba dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, zirai donun etkilerini şu sözlerle anlattı: “Bu yıl kirazı yemeden sezonu geçirenler var. Çünkü meyvede meydana gelen zirai don ülkemizde neredeyse 8 milyon tonun üzerinde kayba neden oldu.” Gürer, 2024 yılında 28 milyon ton olan meyve üretiminin 2025’te 19 milyon 600 bin tona düştüğünü belirterek, “Böyle olunca kirazda, elmada, kayısıda, fındıkta ,üzümde hatta zeytinde, şeftalide sorunlar oluştu. Küresel iklim değişikliği ile ilgili yeterli önleyici tedbirlerin alınmaması da bunda bir neden” dedi. TAHILDA DÜŞÜŞ, BAKLİYATTA 2002’NİN ALTI Tahıl üretimindeki gerilemeye de dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Tahılda bir yıl öncesine göre düşme 7 milyon 400 bin tonu buldu. 2002 yılında 19 milyon 600 bin ton buğday yetişen ülkemizde bu yıl buğday 17 milyon 900 bin tona geriledi” dedi. Mercimek, fasulye ve nohutta da üretimin 2002 yılının altına düştüğünü ifade eden Ömer Fethi Gürer, “Sorunlu bir yıl yaşandı” değerlendirmesinde bulundu. “PATATES DEPODA, FİYAT RAFTA UÇTU” Çiftçilerin ürününü satamadığını belirten CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, patates üreticisinin yaşadığı sorunlara özel olarak değindi. “Çiftçiler sattıkları üründe para kazanamamanın yanında bazı ürünler tarlada kaldı. Patates, hububattan sonra en çok üretilen gıda ürünümüz ama orta ve küçük boy tarlada kaldı” dedi. Niğde’nin patates üretiminde başı çektiğini belirten Gürer, “Niğde, 1 milyon ton kayıt dışıyla beraber en çok patates üretilen illerimizin başında geliyor. Bu yıl Niğde’de şu anda 500 bin yakın patates depoda bekliyor” diye konuştu. Gürer, üretici ile tüketici arasındaki fiyat uçurumuna dikkat çekerek, “Markete gidiyorsunuz, patates kilosu 20 liradan satılıyor. Üreticiye gidiyorsunuz, ürününü satamadığı için dert yanıyor. Şu anda depo gideriyle birlikte 8 lira civarında bir maliyeti var ama bu ürün depoda duruyor. Eğer ilk iki ay ürün satışı gerçekleşmezse o ürün de çöp olacak” dedi. “İTHALAT ARTTI, ET FİYATI YİNE DÜŞMEDİ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, hayvancılık politikalarını da eleştirerek, “Tarımı tüccara ve ithalatçıya bırakan bir anlayışla sürdürülebilirliği olamaz” dedi. İlk 10 ayda 585 bin 855 baş hayvan ithal edildiğini, 52 bin ton et getirildiğini belirten Gürer, “Et fiyatları da durdurulamadı. Çünkü yerli besici ve üreticinin desteklenmediği dönemde et fiyatlarının da düşmesi olası değil” ifadelerini kullandı.Mera hayvanclığa dönülmesi,Hayvan hastalıkları ve buzağı ölümleri önlenmesi ve yem fiyatları sübvanse edilerek destek verilmesi,ahır giderleri düşürülmesi gerekli” dedi. “MAZOT PAHALIYSA RAFTAKİ ÜRÜN DE PAHALI OLUR” Girdi maliyetlerine dikkat çeken CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Mazotu, gübreyi, tohumu, ilacı , yemi; eğer girdi fiyatları düşmezse raftaki ürünün fiyatı düşmez” dedi. Sürekli gelen akaryakıt zamlarının hem üretimi hem de nakliyeyi etkilediğini vurgulayan Gürer, bunun doğrudan raf fiyatlarına yansıdığını ifade etti. “TMO FİYAT AÇIKLIYOR, ÜRÜNÜ ALMIYOR” Piyasanın tüccara bırakıldığını söyleyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Toprak Mahsulleri Ofisi’ni de eleştirerek, “Toprak Mahsulleri Ofisi fiyat açıklıyor, açıkladığı fiyattan ürünü almıyor. Şartlar sıralıyor .Üreticiyi tüccara mahkûm ediyor. Tüccar dilediği fiyattan ürün alıyor. Çünkü çiftçi borçlu” dedi. “2025 TARIM İÇİN AÇIK BİR UYARIDIR” Gürer, 2025 yılının tarım açısından bir uyarı niteliği taşıdığını belirterek, “2025 yılı tarım için kara bir yıl oldu. Çiftçi, besici, üretici yeterli oranda desteklenmedi. Sorunlarına çözüm getirilmedi” dedi. Kuraklık, rekolte düşüşü, sulama sorunları ve tamamlanmayan projelerin tabloyu ağırlaştırdığını söyleyen Ömer Fethi Gürer, “Toplulaştırmayla ilgili yapılması gerekenler hızlandırılmadı.GAP bitirilmedi” ifadelerini kullandı. “2025’TEN DERS ÇIKARILMAZSA SORUN BÜYÜR” “2025 yılı ciddi anlamda bir sinyal verdi” diyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Destekleri doğru vermezseniz, çiftçiyi üretimin içinde tutmazsanız, girdi maliyetlerini düşürmezseniz, alım fiyatlarını düşük tutarsanız önümüzdeki süreçte sorunlar daha da artacak.” Diye konuştu. “DESTEKLER HERKESİ KAPSAMALI” Çözüm önerilerini de sıralayan CHP’li Ömer Fethi Gürer, tarım kanununa göre verilmesi gereken desteklerin eksiksiz uygulanması gerektiğini belirterek, “Üretici, besici, çiftçi desteklenmeli. Borçlar ötelenmeli. Uğradıkları felaketlerde yanlarında olunmalı” dedi. Desteklerin yalnızca ÇKS veya TARSİM’e bağlı olmaması gerektiğini vurgulayan Gürer, “ÇKS’si olsun olmasın tüm çiftçilerin zararları karşılanmalı. Sonuçta orada da bir üretim var” ifadelerini kullandı. “BİR YILDA 20 MİLYON TON ÜRÜN KAYBI VAR” Son bir yıllık süreçte yaşanan kaybın büyüklüğüne dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bitkisel üretimde, tahılda, meyvede kayıp 20 milyon tonu buluyor. Bu çok önemli bir rakam” dedi. Gürer, ihracatın azaldığını, ithalatın arttığını belirterek bu yapının sürdürülebilir olmadığını vurguladı. “KAMUCU PLANLAMA VE KOOPERATİFÇİLİK ŞART” Tarımda kamucu bir anlayışa ihtiyaç olduğunu belirten Gürer, “Kooperatifçilik geliştirilerek üretim öncesi, üretim süreci, üretim sonrası doğru planlanmalı. İsrafın önüne geçilmeli. Çiftçiye yeterli ve doğru destek zamanında verilmeli” dedi. Ziraat Bankası’nın rolüne de değinen Gürer, “Ziraat Bankası bir çiftçi kuruluşu olmalı; çiftçilerin sorunlarına eğilen, onları dinleyen, anlayan, çözüm üreten bir yaklaşımla hareket etmeli” ifadelerini kullandı. “ÖNLEM ALINMAZSA 2026 DAHA ZOR OLACAK” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2026’da zor bir yıl olacak. Şu anda stoktaki ürün sınırlı. İthalatla bazı ürünlerde süreç yönetilecek. Ama 2026’da eğer rekolte ve verim isteniyorsa mutlak surette üretici, besici ve çiftçi desteklenmeli. Hayvancılıkta yerli ve yerel olana destekler sağlanmalı. Yerli ırk geliştirilmeli. Ortaya çıkan olumsuzlukları ortadan kaldırmanın tek yolu, gerçekçi çözümleri o işi yapanlarla birlikte, ortak akılla bulmaktır.”dedi.

CHP’li Gürer: ''Asgari Ücret Cebe Girmeden Et Fiyatı Arttı'' Haber

CHP’li Gürer: ''Asgari Ücret Cebe Girmeden Et Fiyatı Arttı''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, asgari ücretin açıklandığı hafta kırmızı et fiyatlarında değişim yaşandığını ve enflasyonu son ay düşürmek adına ertelenen fiyat artışlarının gerçekleştiğini söyledi. Gürer, yem fiyatlarındaki artış nedeniyle besicinin zarar noktasına erdiğini, artan girdi maliyetleriyle hayvancılık yapanların sıkıntılarının katlandığını belirtti. Buna rağmen fiyat artışlarının enflasyonu düşük göstermek adına son iki ay baskılandığını, yıl bitmeden fiyat artışlarının yeniden ortaya çıktığını ifade etti. Ömer Fethi Gürer, “Girdi maliyetleri düşürülmeden, yem fiyatlarındaki artış önlenmeden raftaki fiyatlar durmaz. Hayvancılık yapan ‘zarardayız’ diyor, vatandaş ise ‘cepteki gelirle et alacak hâlimiz kalmadı’ diyor. Süreci yönetmesi gereken iktidar seyrediyor. Yeme yüzde 50 sübvansiyon verilmeli ki maliyet düşsün. 50 kilogram süt yemi 900 lira olmuş, besici zor durumda. Emekli ve asgari ücretli ise açlık sınırı altında kalan gelirle et için bütçe ayıramıyor. Gramla alırsa şükür ediyor. Fiyat arttıkça ete bakıp geçiyor,” diye konuştu. Gürer, “İktidar ithalatla fiyatları düşüreceğini sanıyor ama veriler tam tersini söylüyor. 1,3 milyar dolardan fazla parayı yabancı besiciye yedirdiler. Bizim vatandaşımız ise hâlâ pahalı et yiyor ve görünen o ki daha da pahalıya yemek zorunda kalacak,” dedi. ASGARİ ÜCRET BELİRLENDİ, ET FİYATLARI DA ARTMAYA BAŞLADI 24 Aralık 2025 tarihinde belirlenen yeni asgari ücret, açlık sınırının altında açıklandı. Sanki asgari ücreti bekler gibi, ertesi gün kesimhane, kasap ve marketlerde et fiyatlarında artış başladı. Enflasyon verileri için baskılanan fiyatlar yeniden yükselişe geçti. Ömer Fethi Gürer, • 11 Aralık’ta 528 TL olan dana bıçak yağsız etin kilogram fiyatının, • 25 Aralık’ta, yani asgari ücretin açıklandığı günün ertesi günü, 569 TL’ye çıktığını söyledi. Gürer, sadece 14 günde dana etindeki artışa dikkat çekerek, “Asgari ücretlinin cebine henüz tek kuruş girmeden, sofrasındaki etin kilosu 41 lira birden arttı. Kuzu etinde de benzer bir hareketlilik var. 18 Aralık’ta 528 TL olan fiyat, bir haftada 536 TL’ye yükseldi,” dedi. İTHALAT LOBİLERİ KAZANIYOR, ÜRETİCİ VE TÜKETİCİ KAYBEDİYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılının ilk 10 ayına ait dış ticaret verilerine göre şu bilgileri paylaştı: 2025 Yılı (İlk 10 Ay): Canlı sığır: 585.855 baş – 927.064.286 dolarKırmızı et (kemikli/kemiksiz): 52.811 ton – 410.637.908 dolar Toplamda 1.337.702.194 dolar ödendi. “1,3 MİLYAR DOLARI YABANCI ÇİFTÇİYE VERDİLER!” Gürer, “2025’in ilk 10 ayında toplamda 1,33 milyar dolar, güncel kurla yaklaşık 56 milyar TL’den fazla para canlı hayvan ve et ithalatı için yurt dışına gönderildi. Bu kaynak yerli üreticiye destek olarak verilse, yem fiyatları sübvanse edilseydi bugün et fiyatlarını konuşuyor olmazdık. İktidar ithalat politikasında ısrar ettikçe, hayvancılıktaki sorunlar devam ediyor,” diye konuştu. “YERLİ HAYVANCILIK BİTİRİLİYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ithalatın sadece fiyatları düşürmemekle kalmadığını, yerli besiciyi de üretimden kopardığını belirterek şunları söyledi: “52 bin tonun üzerinde et ithal etmişiz, yarım milyondan fazla canlı hayvan getirmişiz ama hâlâ raflarda sorun var. Bu tablo gösteriyor ki ithalat çözüm değil, aksine bir bağımlılık yaratıyor. İthalat lobileri bayram ederken, ülkemiz besicisi ahırını boşaltıyor. Karkas etin maliyeti artarken, yem fiyatları kontrol altına alınmadan et fiyatlarının düşmesi zor.” GÜRER’İN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ Siyasi iktidara çağrıda bulunan Ömer Fethi Gürer, şu önerileri sıraladı: “Besicinin en büyük gideri olan yem fiyatları sübvanse edilmeli. İthal değil, yerli yem üretimi sağlanmalı. On iki ay kapalı beslenmek zorunda kalan hayvanlar için mera hayvancılığının yolu açılmalı. Yerli ırklar için daha fazla destek verilmeli. Ahır giderlerini düşürecek önlemler artırılmalı. Küçük aile tipi işletmeler korunmalı. Bir litre süt, en az bir buçuk kilo yem alabilir hâle getirilmelidir. Ulusal Süt Konseyi’nin açıkladığı fiyat taban fiyat olmalıdır. Hayvan hastalıkları ve buzağı ölümleriyle mücadele güçlendirilmelidir. Hayvancılığın temeli olan meralar ranta değil, ıslah edilerek kaliteli yem alanları olarak açılmalıdır. Marka ürünler üretilerek katma değerli ürünlerle yurt dışına ihracat yapılmalıdır. Yerli aşı geliştirilmeli, veteriner hizmetleri yaygınlaştırılmalıdır. Hayvan bakımı zordur, meşakkatlidir. Hayvancılık yapanın zarar etmemesi, vatandaşın uygun fiyatla ürüne ulaşması doğru tarım politikalarıyla mümkündür. Et fiyatlarındaki artış maliyettendir. Asıl sorun, bu ete ulaşamayanlara hak ettikleri ücretin verilmemesidir.”

İki Yılda Tahıl ve Bitkisel Üretimde 9 Milyon Ton Kayıp Var Haber

İki Yılda Tahıl ve Bitkisel Üretimde 9 Milyon Ton Kayıp Var

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım ,Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer TÜİK verileri ile 2023 yılına göre Tahıl ve Bitkisel Üretimde 9 milyon 600 bin ton,2024 yılına göre de 7 milyon 700 bin ton ürün kaybı yaşandığını söyledi. Gürer” meyve,içecek ve baharatı bilgilerinde ise 2024 yılına göre kayıbın 8 milyon 400 bin ton olduğunu belirtti. 2025 yılında zirai don ve kuraklık etkisi yanında düşük alım fiyatları ve artan girdi maliyetleri ile üretim kayıplarında artış ortaya çıktığını söyledi. BUĞDAY.DA 2002 YILI ALTINDA ÜRETİM CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer Tahıl üretimi 2025 yılında bir önceki yıla göre azaldığını ve buğdayda azalmanın dikkat çekici olduğunu belirtti. Gürer 2002 yılında ülkemizde 19 milyon 600 bin ton buğday üretilirken 2025 yılında üretim 17 milyon 900 bin ton olarak gerçekleşti .2024 yılı üretimi ise 20 milyon 800 bin ton idi.Bir yıl öncesine göre 2 milyon 900 bin ton bir kayıp var.Bu da daha çok ithalat demek.Ülke ihtiyacın altında bir üretim gerçekleşti. Genelde Tahıl ürünleri üretim miktarları 2025 yılında bir önceki yıla göre %12,3 oranında azalarak yaklaşık 34,2 milyon ton olarak gerçekleşti., arpa üretimi 2024 yılı 8 milyon 100 bin yon iken %25,9 oranında azalarak 6 milyon ton, çavdar üretimi,yulaf üretimi de düştü. Kuru baklagiller grubunda ise tüm ürünler 2002 yılının altında üretim gerçekleşti.Kırmızı mercimekte yarı yarıya düşme var.Geçen yıla göre nohut 575 bin tondan 413 bin tona üretim gerçekleşirken Kuru fasülye üretimi de 289 bin tondan 247 bin tona geriledi.Kırmızı mercimek 2024 yılı 279 bin tona düşmüştü.Bu kere 250 bin tona düştü.2002 yılında üretim 500 bin ton idi” dedi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer “Yağlı tohumlardan soya üretimi %17,4 oranında azalarak yaklaşık 149 bin ton, ayçiçeği üretimi ise %11,8 oranında azalışla yaklaşık 1,9 milyon ton oldu. Şeker pancarı üretimi %2,0 oranında azalarak yaklaşık 22 milyon ton olarak gerçekleşti.”dedi. SEBZEDE GERİLEME VAR Ömer Fethi Gürer “Sebze üretimi 2025 yılında bir önceki yıla göre azaldı.Sebze ürünleri üretim miktarı 2025 yılında bir önceki yıla göre %0,9 oranında azalarak yaklaşık 33,3 milyon ton olarak gerçekleşti. Sebzeler grubu ürünlerinden domateste %7,6, salçalık kapya biberde %4,7, hıyarda %2,0 oranında üretim azalışı oldu.” Diye konuştu . MEYVEDE KAYIP BÜYÜK CHP Niğde Milletvekili,TBMM Tarım,Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer meyvede üretim kaybının zirai donun etkisi büyük olduğunu söyledi. Gürer” 2024 yılında 28 milyon ton meyve baharat ve içecek ürünleri 2025 yılında 19 milyon 600 bin tona geriledi.8 milyon 400 bin ton bir yılda kayıp önemli.Bu bağlamda ÇKS ve Tarsim olana kısmı destek verildi.Çiftçi kayıt sistemine dahil olmayan destekte alamadı. Meyve üretimi 2025 yılında bir önceki yıla göre azaldı.Meyveler, içecek ve baharat bitkileri üretim miktarı 2025 yılında bir önceki yıla göre %30,9 oranında azaldı Meyveler grubunda, bir önceki yıla göre elmada %48,3 azalma oldu.Ortalama 4 milyon ton elma yetişen ülkemiz bu yıl ciddi bir yurt dışı pazarı sorunu da yaşadı.Şeftali ve Neltarin üretimi de yıllık ortalama 892 bin yon iken şeftalide %46,1, nektarinde %44,1, kayıp yaşandı.700 bin ton ortalama kiraz yetişen ülkemizde yurt içi ve yurt dışı pazarını da olumsuz etkileyen % 70.6 bir yıl öncesine göre kayıp ortaya çıktı. üzümde %27,5, narda %10,2 oranında üretim azalışı oldu. Turunçgil meyvelerinden mandalinada üretimde %5,8'lik artış oldu; portakalda ortalama 1 milyon 500 bin ton üretim olurken %17,5 azalma ortaya çıktı.limonda %34,4 oranında üretim azalışı görüldü. Sert kabuklu meyvelerden fındıkta %38,5, cevizde %38,2, Antep fıstığında %61,5 oranında üretim azalışı oldu. Muz üretiminde %1,2, zeytin üretiminde %34,7 azalış gerçekleşti. Bu veriler küresel iklim değişikliği etkisi kadar yanlış tarım politikalarının da etkisi var.Çiftçi üretici borç içinde,üretim ve verim artışı sağlamak için iktidar destekleri artırıp ürün alım fiyatlarında çiftçi refahını da dikkate alarak üretim teşvik etmelidir “ dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.