SON DAKİKA
Hava Durumu

#Okul Öncesi

Porsuk Haber Ajansı - Okul Öncesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Okul Öncesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Prof. Dr. Gürcan: "Eğitim Yatırımları Hız Kesmeden Devam Edecek" Haber

Prof. Dr. Gürcan: "Eğitim Yatırımları Hız Kesmeden Devam Edecek"

AK Parti Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Ayşen Gürcan, Eskişehir’de yoğun bir program gerçekleştirdi. Nene Hatun Anaokulu’nun açılışını yapan Gürcan, ardından ESOGÜ’de düzenlenen Yeşilay Bahar Fest’te gençlerle buluştu. ​TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Ayşen Gürcan, Eskişehir’de eğitim ve sosyal sorumluluk odaklı ziyaretlerde bulundu. Nene Hatun Anaokulu’nun açılış töreninde konuşan Gürcan, okul öncesi eğitimin stratejik önemine vurgu yaparken; Yeşilay Bahar Fest’te gençlere sağlıklı yaşam mesajları verdi. ​"Anaokulu, Geleceğin İnşasında Kritik Bir Eşiktir" ​Nene Hatun Anaokulu açılışında konuşan Prof. Dr. Ayşen Gürcan, eğitimin sadece bilgi aktarımı olmadığını, bir "anlam kurma süreci" olduğunu belirtti. Bir eğitimci gözüyle okul öncesi dönemin önemine değinen Gürcan, şu ifadeleri kullandı: ​"Eğitim, çocuğun dünyayı anlamlandırmaya başladığı ilk yıllarda şekil alır. Anaokulu bu yüzden kritik bir eşiktir; dil gelişimi burada hız kazanır, özgüven burada inşa edilir. 'Ben yapabilirim' duygusunun kazanıldığı yer tam olarak burasıdır. Bugün açılışını yaptığımız bu okul, Eskişehir’in geleceğine atılmış güçlü bir adımdır." ​Nene Hatun İsminin Derin Anlamı ​Okula verilen ismin önemine dikkat çeken Gürcan, Nene Hatun’un Türk milletinin hafızasında azmin ve kararlılığın sembolü olduğunu hatırlattı. Bu çatı altında yetişecek çocukların da aynı güçlü karakter ve sorumluluk bilinciyle büyümesini temenni ettiğini dile getirdi. ​"Bilgi Yön Verir, Değer İse İstikamet Belirler" ​Konuşmasında karakter eğitimine geniş yer ayıran Gürcan, bilgi ve değerin birleşmesiyle karakterin ortaya çıktığını ifade etti. Okul öncesi eğitime verilen destekten dolayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e teşekkür eden Gürcan, Eskişehir’in eğitimde marka bir şehir olduğunu ve önümüzdeki haftalarda yeni açılış ve temel atma törenlerinin devam edeceği müjdesini verdi. ​Yeşilay Bahar Fest’te Gençlerle Buluşma ​Eğitim programının ardından Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) kampüsünde düzenlenen "Yeşilay Bahar Fest"e katılan Prof. Dr. Ayşen Gürcan, burada üniversite öğrencileriyle bir araya geldi. Bağımlılıkla mücadelede farkındalık çalışmalarının önemini vurgulayan Gürcan, sağlıklı yaşam bilincinin gençler arasında yaygınlaşması gerektiğini belirtti.

CHP Eskişehir Gençlik Kolları: "Çocuklar Okulda Bile Güvende Değil!" Haber

CHP Eskişehir Gençlik Kolları: "Çocuklar Okulda Bile Güvende Değil!"

Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir İl Gençlik Kolları, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 106. yıl dönümünde İl Milli Eğitim Müdürlüğü önüne yürüyüş düzenleyerek bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Eskişehir İl Gençlik Kolları, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 106. yıl dönümünde İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde bir araya gelerek çarpıcı bir basın açıklaması gerçekleştirdi. İl Gençlik Kolları Başkanı Anıl Yüksel, milli egemenliğin vesayet altında olduğunu savunarak, "Çocuklar İçin 23 Maddelik Manifesto"yu kamuoyuyla paylaştı. ​"Milli Egemenlik Vesayet Altındadır" ​Açıklamasına 23 Nisan’ın tarihi önemine vurgu yaparak başlayan CHP Eskişehir İl Gençlik Kolları Başkanı Anıl Yüksel, güncel siyasi gelişmelere sert tepki gösterdi. Yüksel yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "23 Nisan 1920, egemenliğimizin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun ilan edildiği gündür! Milli iradenin temsil edildiği Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106. yılındayız. Cumhuriyetimizin ve partimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bağımsızlık savaşını yönettiği Gazi Meclisimiz, Cumhuriyetimiz gibi sonsuza kadar yaşayacaktır. Bugün, sadece bir bayramı kutlamıyor; tam bağımsızlık inancımızı ve halkın kendi kaderini tayin etme iradesini selamlıyoruz. Ancak ne yazık ki, 23 Nisan 2026 Türkiye’sinde "Milli Egemenlik" kavramı, iktidarın eliyle ağır bir vesayet altına alınmış durumdadır. Seçilmiş İradeye Yapılan Müdahale, Halkın Kararına Saldırıdır Cumhurbaşkanı Adayımızın, halkın oylarıyla seçilmiş belediye başkanlarımızın, yol arkadaşlarımızın siyasi yargı operasyonlarıyla gözaltına alınmaları, hapsedilmeleri ve görevden uzaklaştırılmaları, seçmen iradesini ve Cumhuriyetimizin temel taşı olan "ulusal egemenlik" ilkesini hedef alan bir darbedir. Demokrasi, sadece sandık konulması değil; aynı zamanda sandıktan çıkan iradenin korunması ve bu iradeye saygı duyulması anlamına gelir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, halkın tercihine saygı duyulmayan bu düzeni mutlaka değiştireceğiz. Cumhuriyetimizin kurucusu ve kurtarıcımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu özel günü, 23 Nisan’ı çocuklarımıza armağan ederken, yalnızca bir bayram vermedi; bu ülkenin geleceğini, umudunu ve yarınlarını çocuklara emanet etti. Ve o gün çocuklara şu sözü verdi: Güvende olacaksınız. Eşit olacaksınız. Özgür olacaksınız. Bugün ise, çocuklarımız eşit değil; özgür değil ve en önemlisi ne evde ne sokakta ne de okulda güvende. Sadece 1 yılda 1.538 çocuğumuzu dışsal yaralanma ve zehirlenme nedeniyle kaybettik. 2025 yılında en az 94, son 10 yılda 836 çocuk işçi çalışırken hayatını kaybetti. Maalesef okullarımız da benzer bir durumda! Sadece geçtiğimiz hafta, bir gün arayla iki okulumuza saldırı düzenlendi. 14 Nisan’da Şanlıurfa’da okula düzenlenen saldırıda 16 kişi yaralandı. Kahramanmaraş’ta 15 Nisan’da yaşanan saldırıda 1 öğretmenimiz ve 9 öğrencimiz hayatını kaybetti, 13 çocuğumuz yaralandı. 18 Nisan’da, Diyarbakır’da bir cumartesi günü okul bahçesinde bulunan iki çocuğumuz paratoner olmaması nedeniyle hayatını kaybetti; biri ağır yaralandı. Hayatını kaybeden öğretmenimize, öğrencilerimize ve tüm yurttaşlarımıza Allah’tan rahmet; yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Ailelerinin, yakınlarının ve eğitim camiamızın başı sağ olsun. Eylül 2023’ten, bugüne kadar okullarda 47 şiddet ve saldırı olayı gerçekleşti. Bu sürede; 6 öğretmenimiz, 14 öğrencimiz, 2 okul çalışanımız ve 1 velimiz olmak üzere toplam 23 kişi okul güvenliği ve teknik eleman eksikliği nedeniyle yaşamını yitirirken; çocuk sömürü aracı haline gelen MESEM’lerde 18 çocuğumuz hayatını kaybetti. Buna göre: Yusuf Tekin’in Bakanlığı döneminde okullarda ve MESEM’lerde toplam 41 kişi hayatını kaybetti. Okullarımızda çocuklar maalesef güvende değil. Tüm uyarılarımıza, yasa, araştırma ve bütçe tekliflerimize, basın açıklamaları ve politika önerilerimize kulaklarını tıkayan, Meclis’te düzenli olarak reddeden iktidar yaşanan bu acı kayıpların temel sorumlusudur. Bu yaşananlar münferit olaylar değil. Bu yaşananlar, yıllardır süren ihmalin ve yanlış politikaların sonucudur. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı, çocuklarımızın sağlıklı, mutlu ve güvende yaşayacağı bir ülke hayaliyle karşılıyoruz. 23 Nisan’da 23 madde ile Çocuklar İçin Sağlıklı, Mutlu, Güvenli ve Özgür Gelecek Manifesto’muzu açıklıyoruz: 1. Devletin eğitim sorumluluğu hiçbir şekilde dernek, vakıf, cemaat, tarikat, STK, siyasi yapı veya benzeri üçüncü taraflara devredilmeyecek; eğitimi laik, bilimsel, çağdaş esaslara göre yürüteceğiz. 2. Hiçbir okulumuza silah girmeyecek; okullarımıza kadrolu 65 bin uzman ve deneyimli, çocuk pedagojisi eğitimleri ile güçlendirilmiş güvenlik görevlisi atayacağız. 3. Hiçbir çocuk sağlık hizmetinden mahrum kalmayacak; okullarımıza kadrolu 75 bin okul sağlığı hemşiresi atayacağız. 4. Hiçbir çocuk okulda aç kalmayacak, tuvaletlerden su içmeyecek; tüm kademelerde temiz içme suyu ve bir öğün okul yemeğini ücretsiz vereceğiz. 5. Risk altındaki çocuklar görmezden gelinmeyecek; yoksulluk, ihmal, şiddet ve suça sürüklenme gibi durumlara karşı erken müdahale eden, okul-aile-toplum iş birliğine dayalı güçlü bir okul sosyal hizmet programı hayata geçireceğiz. 6. Akran zorbalığı, bağımlılık ve şiddetle mücadele günübirlik yaklaşımlara bırakılmayacak; bilimsel temelli, sürekli ve izlenebilir önleyici programları tüm okullarda uygulayacağız. 7. Şiddeti besleyen toplumsal iklim görmezden gelinmeyecek; şiddete özendiren televizyon dizileri ve medya içerikleri, cezasızlık algısı ve bireysel silahlanmaya karşı kapsamlı bir sosyal politika ve sosyal hizmet eylem planını hayata geçireceğiz. 8. Okullarımıza yeterli sayıda rehber öğretmen atayacak, öğrencilerin duygusal, sosyal ve bilişsel gelişimini izleyen güçlü bir psikososyal destek sistemi kuracağız. Rehberlik Araştırma Merkezleri’ni ruh sağlığı meslek elemanları ile güçlendireceğiz. 9. Okul yöneticileri ve öğretmenlerin mesleki saygınlığını yeniden tesis edecek; yetki ve sorumluluklarını güçlendirecek, adil ve etkili işleyen disiplin mekanizmalarını yeniden kuracağız. 10. Okul-aile birlikleri yalnızca para toplama aracı olmayacak; okul-aile-toplum iş birliğini güçlendiren etkin mekanizmalar haline getireceğiz. 11. Aileleri destekleyen, sağlıklı ebeveynlik becerilerini güçlendiren, okul-aile iş birliğini sürekli kılan yaygın ve bilimsel temelli programları hayata geçireceğiz. 12. Okullar ihtiyaçlarını karşılamak için velilerden bağış toplamak zorunda kalmayacak; okullarımıza öğrenci sayısına göre düzenli okul bütçeleri göndereceğiz. 13. Okullar ve bölgeler arasındaki altyapı ve donanım eşitsizlikleri ortadan kaldırılacak; tüm okulları eşit olanaklara kavuşturacak, her çocuğun nitelikli eğitim için gerekli tüm imkanlara erişimini sağlayacağız. 14. Okullar yalnızca ders yapılan beton binalar olmayacak; sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif faaliyetlerle zenginleşen, güvenli, yeşil, erişilebilir ve çocuk dostu tasarımlarla “mutlu ve yaşayan okullar” haline getireceğiz. 15. Okul öncesi eğitimi bir ayrıcalık olmaktan çıkaracak, her çocuk için kamusal bir hak olarak en az bir yıl ücretsiz ve zorunlu hale getireceğiz. 16. Okul dışında kalan hiçbir çocuk yok sayılmayacak; tüm çocukların örgün eğitime devamını sağlayacak, etkin izleme ve takip sistemleriyle her çocuğun eğitime erişim hakkını güvence altına alacağız. 17. Yoksul çocuklarımız denetimsiz yapılara mecbur kalmayacak; öğrencilere barınma ve burs desteği vereceğiz, köy okullarını yeniden açacağız. 18. Mesleki ve teknik eğitim çocuk işçiliğine ve emek sömürüsüne izin vermeyecek; çocukların iş gören değil, iş öğrenen bireyler olarak hem akademik hem mesleki olarak nitelikli eğitim almasını sağlayacağız. 19. Ölçme ve değerlendirme sistemi çocukları yarıştıran ve eleyen bir yapı olmayacak; çok boyutlu ve adil bir değerlendirme sistemi kuracağız. 20. Eğitimde dijitalleşme eşitsizlik yaratmayacak; tüm çocukların teknolojiye güvenli, eşit ve nitelikli erişimini sağlayacak, dijital okuryazarlığı güçlendireceğiz. 21. Hiçbir çocuk afet ve acil durumlarda korumasız kalmayacak; tüm okulları depreme dayanıklı hale getirecek, afetlere hazırlık eğitimlerini zorunlu kılacak ve her okulda uygulanabilir acil durum planlarını hayata geçireceğiz. 22. Ücretli öğretmenlik kaldırılacak; tüm sınıflarımızı ve çocuklarımızı kadrolu öğretmenlerle buluşturacağız. 23. Cumhuriyet’in temel değerlerine bağlı, fikri hür, vicdanı hür ve irfanı hür nesiller yetiştirecek; çocuklarımızı ve gençlerimizi yalnızca bilgiyle değil, etik değerlerle, kültür, sanat ve sporla, sürdürülebilirlik ve eşitlik anlayışıyla donatacağız. Çocukları korumak bir tercih değil, devletin asli görevidir. Güvenli, nitelikli, bilimsel, laik, kamusal, parasız, eşit, kapsayıcı ve özgür bir eğitim sistemi bir vaat değil, bir haktır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizim önceliğimiz; çocuklarımızın iyi olması, sağlıklı büyümesi, kendini güvende hissetmesi, eşit olanaklara sahip olması, nitelikli bir eğitimle geleceğe hazırlanması ve mutlu olmasıdır. Bu anlayışla çocukların iyi olma halini, yaşam hakkını ve eğitim hakkını güvence altına almak için söz veriyoruz. Başta Cumhuriyetimizin ve partimizin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm şehitlerimizi ve Cumhuriyet kahramanlarımızı şükranla anıyor, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz. Yaşasın Cumhuriyet!"

Şehir Tiyatrolarından Minik İzleyiciler İçin Yeni Oyun Haber

Şehir Tiyatrolarından Minik İzleyiciler İçin Yeni Oyun

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, okul öncesi yaş grubundaki minikler için sahneleyeceği “Rüzgârda Savrulan Yapraklar” adlı oyununun provalarına başladı. Her sezon olduğu gibi 2025 – 2026 tiyatro sezonunda da seyircilerini farklı ve renkli projelerle buluşturan Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, repertuvarına yeni bir çocuk oyunu eklemeye hazırlanıyor. Yönetmenliğini Şehir Tiyatroları sanatçısı Pınar Bekaroğlu Ciotta’nın üstlendiği, İtalyan bağımsız tiyatro sanatçısı Luigi Ciotta’nın hikâyesinden yola çıkılarak oyunlaştırılıp sahnelenen “Rüzgârda Savrulan Yapraklar” adlı oyunun provaları aralıksız olarak sürdürülüyor. Doğa ve çocuk ilişkisine odaklanan oyun, farklı bir bakış açısı sunuyor ve yaşama sevincinin kaynağı olan doğanın, çocuğun dünyasında nasıl bir yuvaya dönüşebileceğini renkli ve müzikli bir hikâye eşliğinde anlatıyor. Gamze Kılıkcı’nın rol aldığı tek kişilik oyunda, masalsı anlatımlarda, yaratıcılıkta sınır tanımayan usta sanatçı Ayten Öğütçü, kukla ve sahne tasarımını üstleniyor. Oyunun ışık tasarımını ise Ali Rıza Tekin gerçekleştiriyor. Göz alıcı görselliği ve güçlü hikâyesiyle çocukların hayal dünyasına eşlik edecek olan “Rüzgârda Savrulan Yapraklar”, Mart ayı içinde izleyicisiyle buluşacak ve sezon boyunca Şehir Tiyatrolarında sahnelenmeye devam edecek.

Eğitim İçerisinde En Önemli Alan Okul Öncesidir Haber

Eğitim İçerisinde En Önemli Alan Okul Öncesidir

Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Okul Öncesi Eğitimi Anabilim Dalı tarafından düzenlenen “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Okul Öncesi Eğitim Programı Çalıştayı” Eğitim Fakültesi E Blok Konferans Salonunda gerçekleştirildi. Çalıştaya başta Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erkan Dinç, Okul Öncesi Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Özlem Melek Erbil Kaya ve Okul Öncesi Eğitimi Anabilim Dalı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Gültekin olmak üzere öğretim elemanları ve öğrenciler katılım gösterdi. Çalıştayın açılış konuşmalarını Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erkan Dinç, Okul Öncesi Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Özlem Melek Erbil Kaya ve Okul Öncesi Eğitimi Anabilim Dalı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Gültekin yaptı. Dekan Prof. Dr. Dinç: “Eğitim içerisinde en önemli alan okul öncesidir” Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erkan Dinç şunları söyledi: “Yaklaşık yedi çeyrek asırdır resmi eğitime geçmiş bir ülkeyiz. Bu süreçte eğitimle ilgili yapılan çalışmaların odağında öğretim programları ve müfredatlar olmuştur. Bence eğitim içerisinde en önemli alan okul öncesi ve daha sonra da sınıf eğitimidir. Bu yüzden özellikle okul öncesi öğretmenleri ve öğretmen adayları için bu programın önemli olduğunu düşünüyorum. Bugün burada Millî Eğitim Bakanlığından okul öncesi öğretmenlerimiz var. Öğrencilerimiz için birinci elden, programı yapanlardan bilgileri öğrenmek kadar değerli bir şey yok. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.” Dr. Öğr. Üyesi Kaya: “Planlama süreçlerini deneyimleme şansı elde edeceğiz” Okul Öncesi Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Özlem Melek Erbil Kaya konuşmasında şunları söyledi: “Ülkemizde Okul Öncesi Eğitimi programı geliştirme çalışmaları ve gelişim süreci aslında ilk 1952 yılında başladı. Daha sonrasında 1989, 1994, 2002, 2006, 2013 ve 2024’e kadar birbirini inceleyen birtakım çalışmalar yapıldı. Bu çalışmaların en sonuncusu olarak geliştirilen ve beceri temelli yapısı ile bizlerin dikkatini çeken “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Okul Öncesi Eğitim Programı” oldu.  Bugün programı geliştirme sürecinde görev alan hocalarımızdan dinlemek üzere toplanmış bulunuyoruz. Zoom bağlantımız ve çalıştayın öğleden sonraki oturumuyla eğitim modelinin planlama süreçlerini deneyimleme şansı elde edeceğiz. Bizimle bilgi ve deneyimlerini paylaşan hocalarımıza teşekkür ediyoruz.” Prof. Dr. Gültekin: “Bu tarz programlar önemli birer rehber oluyorlar” Okul Öncesi Eğitimi Anabilim Dalı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Gültekin ise “Çok güzel bir etkinliğe ev sahipliği yapmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu tarz programlar Milli Eğitim teori ve politikasını uygulamaya dönüştüren çok önemli rehber, yol gösterici, günümüz deyimi ile de tam bir yol haritası oluyorlar. Milli Eğitimin teori ve politikası program yoluyla uygulamaya dönüştürülüyor. Bu açıdan mevcut programların çok iyi hazırlanması ve sürekli olarak da geliştirilmesi gerekiyor. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” şeklinde konuştu. “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Okul Öncesi Eğitim Programı Çalıştayı” Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esra Ömeroğlu’nun çevrim içi olarak Maarif Modeli Okul Öncesi Eğitim Programının genel tanıtım sunumunu gerçekleştirmesi ile başladı. Çalıştay gün boyunca hem çevrim içi hem de yüz yüze katılımla paralel olarak devam etti. Çalıştay, katılımcı grupların program kapsamında kazanımlarının değerlendirilmesi ve teşekkür belgelerinin takdimi ile sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.