SON DAKİKA
Hava Durumu

#Öğretmen

Porsuk Haber Ajansı - Öğretmen haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Öğretmen haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Öğrenciler Doğal Afetler Konusunda Bilgilendirildi Haber

Öğrenciler Doğal Afetler Konusunda Bilgilendirildi

Tepebaşı Belediyesi’nin paydaşı olduğu uluslararası çevre eğitim programı Eko-Okullar Çevre Çocuk Meclisi 16. dönem 2. Çalıştayı gerçekleşti. Çalıştayda, doğal afetler konusunda farkındalığın arttırılması amaçlandı. Tepebaşı Belediye Vecihi Hürkuş Havacılık ve Teknoloji Parkı’nda düzenlenen çalıştaya, program dahilindeki okullardaki öğrenci, öğretmen ve yöneticiler ile Tepebaşı Belediyesi yetkilileri katıldı. Çalıştay, Çevre Çocuk Meclisi Başkanı Nil Kökurgancı’nın gündem maddelerini okumasıyla başladı. “Tüm sorumluların titiz olması gerekir” Çalıştayın açılış konuşmalarını gerçekleştiren Eko Okullar İl Koordinatörü Nadir Erdem, “Tepebaşı Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü, Tepebaşı Belediyesi Arama Kurtarma Ekibi (TAK) ile ortaklaşa düzenlediğimiz Çevre Çocuk Meclisi 16. Dönem 2. Çalıştayı için bizlere bu ortamı sağlayan Tepebaşı Belediyesi ve paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. Doğal afetlerin can ve mal kaybına yol açmaması için önleyici tedbirlerin alınması, depreme karşı sağlam binaların yapılması konusunda tüm sorumluların titiz olması gerekir” dedi. Doğal afetler konusunda farkındalık artırıldı Ana teması doğal afetler konusunda farkındalığın artırılması olarak belirlenen Çevre Çocuk Meclisi 16. dönem 2. Çalıştayı’nda Tepebaşı Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü ile TAK ekibi iş birliğinde sunumlar ve atölye çalışmaları düzenlendi. TAK ekibi tarafından iklim değişikliğinin afetler üzerindeki etkileri ele alınırken; yangın, deprem, sel ve heyelan konularında bilgilendirme yapıldı. Çocuklara ayrıca deprem düdüğü ile kişisel acil durum bilgi kartları dağıtıldı. Tepebaşı Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü tarafından da iklim değişikliğine bağlı yaşanan afetlerden söz edildi. Afetsiz şehir hayalleri resmedildi Çalıştay kapsamında düzenlenen boyama etkinliğinde çocuklar, hayallerindeki afetsiz şehirleri resmederek duygu ve düşüncelerini çizimlerle ifade etti. Etkinliğin ardından TAK ekibi, Tepebaşı Belediyesi tarafından kendileri için temin edilen ve yangın, sel, deprem ya da olası pek çok afette kullanılmak üzere tasarlanan arama kurtarma aracını ve araçta bulunan malzemeleri öğrencilere tanıttı.

Gerici ve Piyasacı Eğitim Anlayışınızı Kabul Etmiyoruz Haber

Gerici ve Piyasacı Eğitim Anlayışınızı Kabul Etmiyoruz

Eğitim - İş Eskişehir Şube Başkanı Fadime Arslan, 2025 - 2026 Eğitim Öğretim yılının ilk yarısını değerlendirdi. Eğitim İş Eskişehir Şubesi Başkanı Fadime Arslan yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı; “Eğitimin kamusal niteliğinin yok edildiği, eşitsizliğin derinleştiği ve aydınlık yarınlarımızın teminatı olan çocuklarımızın çok yönlü bir kuşatma altında olduğu bir eğitim dönemini daha geride bıraktık. Milli Eğitim Bakanlığı, eğitimi kamusal bir hizmet olarak değil; ideolojik, gerici ve piyasa odaklı bir alan olarak yönetmeye devam ettikçe bu sorunlar her dönem üstüne koyarak devam edecektir. Daha kayıt döneminde bağış adı altında toplanan paralarla okul maliyetleri artmış, servis ücreti, kırtasiye parası, kantin harcamaları velileri zor duruma düşürmüştür. Zorunlu eğitime rağmen %100 okullaşma sağlanamaması, okulda olmayan çocuk sayısının artması, taşımalı eğitim mağduriyetleri, okul servisi sorunları, ikili eğitim sorunu bu dönem de devam etmiştir. MESEM’lerde onlarca çocuk işçi mağduriyet yaşamış, çocuklar hayatını kaybetmiştir. Okullardaki temizlik ve hijyen , beslenme ve temiz içilebilir su sorunu, denetimsiz okul yemekleri, güvenlik personeli sorunu, okullarda artan şiddet olayları, deprem bölgesindeki eğitim sorunları devam etmektedir. ÇEDES projesi, Maarif müfredatı, Atatürk ve ulusal günlerin görünmez kılınması, imam hatip okulları dayatması devam etmektedir. MEB yatırım bütçesi sistematik olarak azaltılmış, eğitim piyasalaştırılmıştır. Ücretli öğretmenlik güvencesiz istihdama neden olmuş, öğretmenlerin ve eğitim emekçilerinin alım gücü azalmış, öğretmenlere yüklenen angarya görevler artmış, norm fazlası öğretmen atamaları mağduriyetlere sebep olmuş, okullarda baskı mekanizmasına dönüşen CİMER İhbar Hattı ile öğretmenler haksız ve hukuksuz yere suçlanmış, öğretmen yetiştirme, akademi ve eğitim politikaları öğretmen üzerinde baskıcı ve öğretmeni değersizleştiren bir anlayışa dönüşmüştür. Ülkenin eğitim sorunlarını çözmekle yükümlü olan Milli Eğitim Bakanlığı bu sorunların çözümü için çalışmadığı gibi öğretmenlerin iş yükünü artırmış, piyasacı anlayışı sonucu velileri de ekonomik yönden zora sokmuştur. Eğitim İş olarak uyarıyoruz! Gerici ve piyasacı eğitim anlayışınızı da Atatürksüz müfredatınızı da öğretmenlerin itibarını zedeleyici, iş yükünü artırıcı, onları mağdur edici keyfi uygulamalarınızı da kabul etmiyoruz! Milli Eğitim Bakanlığı olarak yaptığınız her türlü hukuksuz ve haksız uygulamaların takipçisi olacağız. Eğitim İş olarak öğrencilerimizin, velilerimizin ve eğitim emekçilerimizin hakkını savunup mücadeleyi devam ettireceğimizi tüm kamuoyuna duyuruyoruz.”

Öğretmenlerimizi Mağdur Edecek Resen Atama Uygulamalarından Vazgeçilmelidir Haber

Öğretmenlerimizi Mağdur Edecek Resen Atama Uygulamalarından Vazgeçilmelidir

Eğitim-Bir-Sen Eskişehir 1 Nolu Şube Başkanı İbrahim Akar norm fazlası öğretmen atamaları ile ilgili yayınlanan kılavuzla yer alan engelli öğretmenlerin atama durumu ile ilgili bir basın açıklaması yaptı. Şube Başkanı İbrahim Akar yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Değerli Basın Mensupları, Kıymetli Katılımcılar; Millî Eğitim Bakanlığı tarafından 9 Ocak’ta norm fazlası öğretmenlerin atamalarına ilişkin yayımlanan son kılavuzda, %40 ve üzeri engelli öğretmenlerin il merkezi dışındaki uzak ilçe ve köylere atanmasının önü açılmış; gönüllü olmamaları hâlinde ise resen atama öngörülmüştür. 9 Ocak tarihinde yayımlanan yenilenmiş Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin daha mürekkebi kurumadan, yönetmeliğe aykırı bir kılavuz yayımlamak; hukuka, yürürlükteki mevzuata ve yerleşik yargı kararlarına açıkça aykırıdır. Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nde bu konuda açık ve tartışmasız bir hüküm bulunmaktadır. Buna göre, %40 ve üzeri engelli öğretmenler resen atamaya tabi tutulamaz. Ancak yayımlanan bu kılavuzla yönetmelik hükümleri yok sayılmakta; alt düzenleyici bir işlemle üst hukuk normları fiilen ortadan kaldırılmaktadır. Engelli öğretmenlerimiz, korunması ve desteklenmesi gereken bir dezavantaj grubudur. Anayasa, sosyal devlet ilkesine uygun olarak engelli bireyler lehine pozitif ayrımcılığı emretmektedir. Sağlık durumları, yaşam koşulları ve ulaşım imkânları dikkate alınmadan yapılan resen atamalar, öğretmenlerimizi cezalandırmak anlamına gelmektedir. Tepebaşı ilçe emrinde görev yapan, tekerlekli sandalyeye mahkûm bir öğretmenimiz merkeze 120 km mesafedeki Mihalıççık ilçesi Yunusemre Köyü’ne nasıl gidecektir? Odunpazarı ilçe emrinde görev yapan görme engelli öğretmenimiz merkeze 140 km mesafedeki Sivrihisar ilçesinin Buhara Köyü’ne nasıl gidecektir? Engelli çalışanlarımızın, hâlihazırda merkezde görev yaptıkları okullarda dahi engelsiz yaşam ve erişilebilirlik açısından yaşadıkları zorlukları biliyoruz. Kurumların fiziki şartlarının engelli çalışanlar için sorun teşkil eden yönleriyle maalesef sıkça karşılaşıyoruz. Merkezde dahi bu sorunlar tam anlamıyla aşılmamışken, ilçe ve köylerde çok daha zor şartlar engelli öğretmenlerimizi bekliyor olacaktır. Eğitim-Bir-Sen olarak geçmişte de resen atamalarla ilgili benzer uygulamalara karşı durduk. Resen atamaya mecbur bırakılan öğretmenlerimizin sesi olduk; yapılan atamalara itiraz ettik, yargıya taşıdık ve açtığımız davaların birçoğunu kazandık. Eğitim-Bir-Sen olarak buradan Millî Eğitim Bakanlığı yetkililerine sesleniyoruz: İş işten geçmeden, su köprüyü bulandırmadan, tercihler henüz bitmeden gelin bu resen atama yanlışından dönün. Söz konusu uygulamanın hukuka aykırı olduğu açıkça ortadadır. Buradan Millî Eğitim Bakanlığı’na açık çağrımızdır: Yayımlanan kılavuz derhâl geri çekilmeli, yönetmelik hükümleri eksiksiz uygulanmalı, engelli öğretmenlerimizi mağdur edecek resen atama uygulamalarından vazgeçilmelidir. Öğretmene ihtiyaç duyulan merkeze uzak kırsal bölgelerde resen atamalar yerine; teşvik edici, özendirici ekonomik politikalar uygulanarak öğretmenlerin bu bölgeleri gönüllü olarak tercih edecekleri bir sistem hayata geçirilmelidir. Eğitim-Bir-Sen Eskişehir Şubesi olarak, engelli öğretmenlerimizin haklarını sonuna kadar savunacağımızı; hukuksuz uygulamalara karşı sendikal ve hukuki tüm mücadele yollarını kararlılıkla kullanacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz. Engelli öğretmenlerimizin mağdur edilmesine, kazanılmış haklarının gasp edilmesine asla sessiz kalmayacağız. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

Öğretmene Şiddet Öğretmeni İtibarsızlaştıran Politikaların Sonucudur Haber

Öğretmene Şiddet Öğretmeni İtibarsızlaştıran Politikaların Sonucudur

Eğitim - İş Eskişehir Şube Başkanı Fadime Arslan, Ankara'da yaşanan öğretmene şiddet olayı ile ilgili bir açıklama yaptı. Şube Başkanı Arslan yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı; "Son yaşanan öğretmene yönelik saldırı, artık tahammül sınırlarımızı aşan bir tabloyu gözler önüne sermiştir. Öğretmenin sınıfta hedef haline geldiği, şiddetin sıradanlaştırıldığı, saygının yerle bir edildiği bu ortamın sorumlusu birkaç öğrenci değildir. Bu, yıllardır öğretmeni değersizleştiren, haklarını yok sayan ve eğitim sistemini içten çürüten politikaların doğrudan sonucudur. Öğretmeni ekonomik olarak zorlayan, güvencesiz çalıştıran, mesleki itibarını zayıflatan, eğitimde nitelik yerine gösterişi ve propaganda amaçlı uygulamaları öne çıkaran politikaların faturası; bugün sınıflarda saygısızlık, şiddet, otorite krizi ve öğrenme ortamının bozulması olarak geri dönmektedir. Ayrıca yıllardır uygulanan protokoller aracılığıyla eğitimle hiçbir ilgisi olmayan kişi ve yapıların okullara sokulması; pedagojik yetkinliği olmayan aktörlerin okul ortamlarına müdahil edilmesi, sınıf düzenini ve öğretmen otoritesini sistematik biçimde erozyona uğratmaktadır. Yaklaşık bir milyon öğretmen atama beklerken, asgari ücretin altında yürütülen ücretli öğretmenlik sistemi hala sürdürülüyor. Bu durum, kamusal eğitimden sorumlu olanların öğretmeni ne kadar değersiz gördüğünün açık bir ifadesidir. Bu politikaların sonucunda öğretmenlik, gençler için umut veren bir meslek olmaktan çıkarılmış; meslektaşlarımız ekonomik baskı, güvencesizlik ve itibarsızlık nedeniyle tükenmişlik noktasına sürüklenmiştir. Ankara’da yaşanan son olay, “geliyorum” diyen bir çöküşün artık saklanamaz hale gelişidir. Bu yalnızca bir öğretmene saldırı değil; yıllardır yok sayılan bir mesleğin, bir kurumun ve bir geleceğin çığlığıdır. Bugün buradan açık ve net bir çağrı yapıyoruz: * Ataması yapılmayan öğretmen bırakılmamalıdır — bu gecikmiş bir haktır. * Ücretli öğretmenlik adı verilen güvencesiz istihdam derhal sona ermelidir. * Tüm öğretmenler kadrolu olmalı, maaşlar yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmalıdır. * Okulların altyapısı, güvenliği ve fiziki koşulları hızla iyileştirilmelidir. * Eğitim sistemi gençlere işsizlik ve belirsizlik değil; güvenli bir gelecek sunmalıdır. * Okullara eğitimle ilgisi olmayan yapıların müdahalesi tamamen bitirilmelidir. Bu ülkenin geleceğini yetiştiren biz öğretmenler, yıllardır görmezden gelinen sorunların yükünü daha fazla taşımayacağız. Öğretmeni güçlendirmeyen, saygı göstermeyen, yaşam koşullarını iyileştirmeyen hiçbir anlayışla yol alınamaz. Yaşananlar açık bir uyarıdır. Bu uyarıyı dikkate almayanlar, çok daha ağır sonuçların sorumluluğunu taşımak zorunda kalacaktır. Eğitimin gerçek öznesi olan öğretmeni güçlendiren, itibarını koruyan ve kamusal eğitimi yaşatan politikaların hayata geçirilmesi artık ertelenemez bir zorunluluktur. Tekrar vurguluyoruz. Öğretmene şiddet, öğretmeni itibarsızlaştıran ve güvencesizleştiren politikaların sonucudur."

Başkan Ataç: "Öğretmenlerimizin Emeği Paha Biçilemez" Haber

Başkan Ataç: "Öğretmenlerimizin Emeği Paha Biçilemez"

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla yayınladığı mesajda tüm öğretmenlere teşekkür ederek, eğitim emekçilerinin toplum için taşıdığı öneme dikkat çekti. Başkan Ataç mesajında şu ifadelere yer verdi: Öğretmenlerimiz; ülkemizin aydınlık yarınlarını şekillendiren, çocuklarımızın ve gençlerimizin yaşamına yön veren en değerli rehberlerimizdir. Ben öğretmenlerimin isimlerini hiç unutmam. Bir belediye başkanı olarak da, bir yurttaş olarak da, eğitim neferlerimize her zaman büyük saygı ve minnet duyuyorum. Sınıflarda, köy okullarında, şehirlerde; her koşulda fedakarca çalışan tüm öğretmenlerimizin emeği paha biçilemez. Uluönder Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı yolda bizler, Tepebaşı Belediyesi olarak eğitime ve çocuklara yönelik her çalışmamızda öğretmenlerimizin yanında durmaya devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki güçlü bir toplum, güçlü bir eğitimle mümkündür. Bugün hepimiz biliyoruz ki bir ülkenin kaderi, sınıfın kapısından içeri adım atan öğretmenin yüreğinde başlar. Öğretmenlerimizin ışığı olmasa ne bilginin yolu bulunur ne de geleceğin kapısı aralanır. Bu yüzden onların sesinin daha gür çıkması, hak ettikleri değerin verilmesi, hepimizin ortak sorumluluğudur. Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, ebediyete uğurladığımız tüm öğretmenlerimizi saygıyla anıyor; görevini büyük özveriyle sürdüren tüm öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü yürekten kutluyorum.

Ara Tatil Öğretmenler İçin Zulme Dönüşmüştür! Haber

Ara Tatil Öğretmenler İçin Zulme Dönüşmüştür!

Eğitim - Sen Eskişehir Şube Başkanı Özkan Demirkol ara tatili değerlendirdi ve Öğretmen Bilişim Ağı üzerinden yürütülen seminerlere yönelik eleştirilerde bulundu. Şube Başkanı Demirkol yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Tatiller, öğretmenlerin; Fiziksel ve zihinsel olarak dinlenmesini, ailesiyle, sosyal çevresiyle ve kendisiyle bağ kurmasını, kültürel, sanatsal veya kişisel gelişim etkinliklerine zaman ayırmasını, yeni döneme motive ve üretken biçimde hazırlanmasını sağlaması gerekirken Bakanlık eliyle eziyete dönüştürülen bir keşmekeşe yol açmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ara tatil döneminde ÖBA (Öğretmen Bilişim Ağı) üzerinden yürütülen online seminerler, yine öğretmenlerin görüşü alınmadan, teknik ve pedagojik planlamadan uzak, gerçek ihtiyaçları karşılamayan biz zorunluluğa dönüştürmüştür. Ülke genelinde çok sayıda öğretmen, seminer sürecinde bağlantı kopmaları, erişim sorunları, donmalar ve sayfaların açılmaması gibi teknik aksaklıklarla karşılaşmıştır. Bu durum, öğretmenlerin eğitimleri sağlıklı biçimde takip etmesini imkânsız hale getirmiştir. Ancak tüm bu sorunlara rağmen, öğretmenler sistemde görünürlük sağlamak ve görevlerini tamamlamak için saatlerce bilgisayar başında beklemek zorunda bırakılmıştır. Matruşka gibi birbiri içinde açılan yeni konu başlıkları, uzun video ve online test içerikleri Eğitimde teknoloji kullanımını teşvik edecek yerde eğitim emekçilerini neredeyse teknolojiden nefret edecek hale getirmiştir. Ayrıca, seminer içeriklerinin birbiri içine girmesi ve uzun süre ekran karşısında olmayı zorunlu kılması, hem öğretmenlerin dinlenme hakkını gasp etmekte hem de mesleki gelişim sürecini anlamsız hale getirmektedir. Eğitim-Sen olarak bir kez daha vurguluyoruz: Öğretmenlerin mesleki gelişim etkinlikleri, göstermelik biçimde değil; katılımcı, demokratik, yerel ihtiyaçlara uygun ve bilimsel temelli bir anlayışla öğretmenlerin görüşleri alınarak planlanmalıdır. Ara tatiller öğretmenlerin dinlenme, yenilenme ve kendini geliştirme sürecidir. Bu sürecin keyfi biçimde dijital zorunluluklara dönüştürülmesi, eğitim emekçilerinin emeğine ve zamanına saygısızlıktır. Milli Eğitim Bakanlığı’nı, öğretmenleri sürekli çevrimiçi gözetim altında tutan ve teknik sorunlarla boğan bu uygulamalara son vermeye; öğretmenlerin gerçek ihtiyaçlarına dayalı, sosyal, zihinsel, kültürel etkinlikler yapmalarına olanak sağlayıcı ortamlar oluşturmaya çağırıyoruz."

CHP'li Çakırözer: "Keyfi Atamaları Durdurun!" Haber

CHP'li Çakırözer: "Keyfi Atamaları Durdurun!"

Türkiye genelindeki proje okullarında çok sayıda öğretmenin yeri değiştirilirken, Eskişehir’de 17 proje okulunda yüzlerce öğretmen okullarından sürgün edildi ya da norm fazlası durumuna düştü. Eskişehir’de proje okulları uygulamasındaki atamalar nedeniyle yerlerinden sürgün edilen öğretmenler mağduriyetlerini CHP’li Utku Çakırözer’e anlattı. Proje okullarındaki atama mağduru öğretmenler, “Kaymakamların, Valinin ödüllendirdiği, yüksek puanlı, doktoralı, donanımlı, Cumhuriyet değerlerini, çağdaş eğitim ilkelerini kendine hedef edinmiş öğretmenler hiçbir kritere dayandırılmadan sürgün edildik. Müdürlerin keyfi kararıyla kara listeye alındık. Hangi kriterlerle bizleri sürüyorlar açıklasınlar! Proje okul uygulamasına derhal son versinler” dedi. CHP’li Çakırözer, “Öğretmenler mağdur, öğrenciler mağdur, veliler mağdur. Liyakatli, donanımlı, disiplinli öğretmenleri okullarından gönderiyorlar. Ortada büyük bir yanlış var. Bir an önce bu keyfi atamalar iptal edilmeli” dedi. “PROJE OKUL GARABETİNE SON VERİLSİN” Türkiye genelinde proje okullarında öğretmen kıyımı sürüyor. Eskişehir’de 15’i merkez 2’si ilçede toplam 17 proje okulunda yüzlerce öğretmen mağdur edildi. CHP Milletvekili Utku Çakırözer, Eskişehir’de proje okullarda mağdur edilen öğretmenlerle bir araya gelerek, öğretmenlerin mağduriyetlerini ve talepleri dinledi. Çoğunluğu Eğitim-İş ve Eğitim-Sen üyesi öğretmenler, “Proje okulları bir garabettir. Bu yanlış adımdan bir an önce geri adım atılmalıdır ve proje okulları garabetine son verilmelidir” dedi. “ANAOKULU ÖĞRETMENİYİM BENİ DE MAĞDUR ETTİLER” CHP’li Çakırözer’in Eskişehir’de dinlediği öğretmenler proje okulları uygulaması kapsamında yapılan atamalarda kendilerine yaşatılan mağduriyetleri şu şekilde anlattı: Gazi Meslek Lisesi’nde Uygulama Anaokulu Öğretmeni: “40 yıldır öğretmenin. 38 yıldır okulumda öğretmenlik yapıyorum. Ben mesleki, kültürcü değilim, Anaokulu öğretmeniyim. Ama beni de proje okulları için mağdur ettiler ben de gidiyorum. Okulumuzda proje okulu olarak bir bölüm var, grafik bölümü! Biz sadece bir bölümden dolayı mağdur oluyoruz. Sınavla gelmedim, 3-6 yaş çocuklara öğretmenlik yapıyorum. Ama proje okulu diye beni de mağdur ediyorlar. Benim aylıkla ödüllendirmem var, kaymakamlık ödüllerim var. Ben 40 yıllık öğretmenin ama asla oturmuyor çalışıyorum. Havuza alındım.” “MÜDÜRÜN KEYFİ ATAMASIYLA KARA LİSTEYE ALINDIK” Çocuk Gelişimi Bölümü Öğretmeni: “Ben de 40 yıldır bu mesleği yapıyorum. Yurt dışında da 5 yıllık hizmetim var. Bolca ödülümüz var. Okulda en yüksek puanlı öğretmenlerden biriyim. Ben de müdürün keyfi atamasına dahil olmuş, listesine girmiş öğretmenlerden biriyim. Biz bu özelliklerimize rağmen kara listeye alınan öğretmenleriz.” “DOKTORASI, ÖDÜLÜ OLAN ÖĞRETMENLERİ GÖNDERDİLER” Edebiyat Öğretmeni: “Proje okulda Edebiyat Öğretmeniyim. Kendi okulumu birinci tercih olarak yazdım, 7 ayrı proje okuluna tercihte bulundum. Puanım yüksek olmasına rağmen hiçbir okula atanamadım. Havuzda kaldım. Benden daha düşük puanı olan arkadaşlarımız atandı. Neye göre yapıldı bilmiyoruz.  Aramızda doktorası olan, üstün başarı, belgesi olan öğretmenlere hiçbir sebep gösterilmeden ‘siz gidin’ denildi. Ancak gidebilecekleri okulları bile engellediler, havuzda kaldılar. Şu durumda ciddi bir mağduriyet var.” “HANGİ KRİTERLERLE GÖNDERİYORLAR AÇIKLASINLAR” “Sayın Bakan bizler ‘bu okulları işgal etmişiz, bu okullardan gitmek istemiyoruz’ gibi bir algı yaratıyor. Kesinlikle böyle bir şey yok. Bizler misyonumuzu tamamladığımız zaman kesinlikle gideriz. Tek istediğimiz şu: yeni gelen arkadaşlarımızın dosyasını açsınlar, bizim dosyamızı açsınlar ve bize ‘hocam yeni gelen arkadaş donanımlı, sizden daha donanımlı’ desinler. Biz gönül huzuruyla kurumlarımızı o arkadaşlarımıza teslim etmeye hazırız. Ve severek, arkadaşlarımızı takdir ederek, kurumdan ayrılırız tek istediğimiz bu. Bizim amacımız zaten çocuklarımızı bizden daha iyi öğretmenlere bırakmak. Ama yaşanan bu değil. İyi bir kriter olsun. Ve bizim yerlerimizi onlar alsın. Biz hangi kriterleri karşılayamıyoruz belli olmadığı gibi çoğu atanan öğretmenlerin kriterlerini de bilmiyoruz.” Bilişim Teknolojileri Bölümü Öğretmeni: “Alanımda puan sıralamasında 5. sıradayım. Benden düşük puanlı 3 kişi okulunda kaldı. Tezli Yüksek Lisansım da olmasına rağmen hiçbir açıklama yapılmadan il emrine alındım.” “ÖĞRETMENLER ODASINI AYRIŞTIRDILAR” Eskişehir Eğitim İş Şube Başkanı Fadime Arslan: “Proje okullarında çalışacak öğretmenler şu anda mağdur edilmektedir. 181 öğretmen Eskişehir’de istemelerine rağmen hiçbir okula atanmamıştır. Neden olduğunu sorduğumuzda hiçbir cevap alamıyoruz. Burada atanamayan öğretmenler de mağdur. Yani o okulda olmayıp da proje okulu isteyen ‘neden atanmadım’ sorusuna cevap bulamıyor. Öğretmen odasını ayrıştırdılar öğretmenleri birbirine düşürdüler çünkü bir kriter olsaydı kalan da zan altında kalmayacaktı. Giden ‘neden gidiyorum’ diye soruyor gelemeyen ‘neden gelemedim’ diye soruyor. Ama Bakanlık bize her zamanki gibi kör sağır dilsiz.” “ATATÜRKÇÜ, CUMHURİYETÇİ ÖĞRETMENLERİ GÖNDERİYORLAR” “Nitelikli Eğitim almak Anayasal haktır. Her çocuğumuz eşit imkanlarda eğitim almalıdır. Bu yüzden de okulları proje okulları, nitelikli okul, niteliksiz okul diye ayırmak hem velilere hem öğrencilere hem de öğretmenlere yapılan büyük bir haksızlıktır. Proje okullarının asıl amacı, nitelikli okul diye tabir ettikleri ve Eskişehir'in gerçekten çok iyi öğrencilerinin gittiği bu okullardaki kurum hafızasını yok etmektir. Özellikle Atatürkçü, Cumhuriyetçi öğretmenleri buradan alıp o kurumdaki kültürü yok etmek istiyorlar. Çünkü okul bir kültürdür. Bu haksızlıktan bir an önce vazgeçilmelidir. Proje okulları bir garabettir ve bu garabete son verilmelidir. Herkes eşit imkanlarda eğitim almalıdır.” “ÖĞRENCİLER, AİLELER BÜYÜK VEFA ÖRNEĞİ GÖSTERDİ” “Gençlik bugün dedi ki ben öğretmenimi yalnız bırakmayacağım. Bütün okullarda öğretmenlerine destek vermek için onlar da bahçede değişik etkinlikler yaptılar. Buna eylem deyip çocuklara disiplin cezası vermeye çalışıyorlar. Eylem değildir bu, vefadır. Bu vefa duygusuyla öğretmene sahip çıkmadır. Bu da proje okullarındaki öğretmenlerin aslında öğrencilerle çok iyi bir bağ kurduğunu göstermiştir bugün. Sadece bu da değil, veliler de yine vefa örneği gösteriyorlar.” EĞİTİM SEN: “ARKADAŞLARIMIZI YALNIZ BIRAKMAYACAĞIZ” Eskişehir Eğitim Sen Şube Başkanı Özkan Demirkol: “Burada büyük bir haksızlık söz konusu. Tamamen keyfiyete dayalı atamalar. Arkadaşlarımızın liyakatlerinin hiçe sayılıp öğrencilerinden koparılması ve itibarlarının bu şekilde yerler altına alınması bizim için kabul edilebilir bir durum değil. Bundan sonraki eylemliliklerimiz devam edecek. Arkadaşlarımızı asla yalnız bırakmayacağız.” “KEYFİ ATAMALARA DERHAL SON VERİLSİN” “Bu keyfiyetin arkasında siyasi bir amaç var” diyen CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer ise, proje okul uygulamasından derhal vazgeçilmesi çağrısında bulunarak şunları söyledi: “Görüyoruz ki Milli eğitime yönelik, okullara yönelik ele geçirme amacı var. Öğretmenler mağdur, öğrenciler mağdur, veliler mağdur. Bu öğretmenlerin hepsi yıllarını bu mesleğe vermiş alanlarının en iyi isimler ama neden gönderildiklerini bilmiyorlar. Yine proje okuluna gelmek için başvurmuş birbirinden değerli öğretmenler var neden alınmadıklarını bilmiyorlar. Ortada büyük bir keyfiyet var. Türkiye'de okulların daha da iktidarın güdümünde ideolojik yönlendirmeyi amaçlayan bir kampanyanın son ayağı ile karşı karşıyayız. Okullarda kadrolaşma amacıyla bilgili, donanımlı, iyi yetişmiş, Cumhuriyet değerlerini, Atatürk ilkelerini, çağdaş eğitimi kendine ilke edinen öğretmenleri yok sayıyorlar. Okullardan gönderiyorlar. Burada maalesef ne eğitim camiasının emekçileri olan öğretmenlerin sözleri dinleniyor ne onların tavsiyeleri dinleniyor ne liyakate bakılıyor ne deneyime bakılıyor. Hiçbir şekilde ama hiçbir şekilde öğretmenin sözü dinlenmiyor. Ortada büyük bir yanlış var. Yapılması gereken bir an önce bu atamaların iptal edilmesi ve en kısa sürede bu proje okulları garabetine son verilmesidir. Burada ortak talebimiz: ne olduğu belli olmayan tamamen keyfi atamalara derhal son verilsin.”

Mağdur Olan Öğretmenlerimizin Her Zaman Yanında Olacağız! Haber

Mağdur Olan Öğretmenlerimizin Her Zaman Yanında Olacağız!

İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan Milli Eğitim Bakanlığı tarafından proje okulu olarak belirlenen okullarda yapılan öğretmen atamalarına tepki gösterdi. İl Binasında bir basın toplantısı düzenleyen İYİ Parti İl Başkanı Serdar Ulucan yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; ''Gün geçmiyor ki; Akp iktidarının bakanlıklarında yaşanan sorunlar ve problemler silsilesine her gün bir yenisi ekleniyor. Sağlık Bakanlığı, Adelet Bakanlığı, Tarım Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Çevre Şehircilik Bakanlığı vb. bakanlıklarda olduğu gibi 2014 yılında Görevlerinde başarılı bir şekilde hizmet eden Cumhuriyet gençlerini yetiştiren bir sürü ödül ve başarıya sahip yaklaşık 30 bin okul müdür ve müdür yardımcılarımızı, sebepsiz yere sendika durumlarından dolayı görevden alan Milli eğitim bakanlığı yeni bir skandal kararla karşımıza çıkmıştır. Buradan Milli Eğitim Bakanlığımıza sesleniyoruz. LİYAKAT MI? SADAKAT MI? İktidarın son dönemde  Proje Okulları olarak adlandırdığı Cumhuriyetimizin köklü okullarına haksız şekilde öğretmen atamaları yapıldı. İlk düğmeyi yanlış iliklemişlerdi. Neye göre proje okulu? Neyin Projesi? Kadrolaşmayı daha rahat yapmak, gizli ajandalarındaki niyetlerini daha kolay gerçekleştirmek için ihtiyaç duyacakları tetikçileri daha rahat konuşlandırmak için geliştirdikleri sözde proje okullarına geçtiğimiz günlerde yer değiştirme şeklinde öğretmen atamaları gerçekleştirildi. Yıllarını çalıştıkları köklü liselere vakfetmiş, o kurumlarının herkes tarafından kabul edilmiş kültürlerinin oluşmasında   yıllarını vermiş , ortaya koydukları projelerle, aldıkları eğitimler ve hizmet içi çalışmalarıyla kendilerini ispat etmiş çok değerli hocalarımız yerine birilerinin tanıdığı, bazı sendikalarının üyeleri, siyasi kişiliklerden referanslı diye nitelenen kişilerin atamaları bu okullara yapılmıştır. Bir örnek verecek olursak ilimizin köklü okullarından Gazi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde görev yapan E-twinning projesinde 1. Olan öğretmenin ataması neden yapılmadı? Atama yaparken kriterleriniz nelerdi? Liyakat mı yoksa sadakat mı aradınız? Ne zamandan beri okul müdürleri milli eğitim bakanlığının veya valilerin yetkisinde olan öğretmen atamalarında yetkili olmuştur? Okul müdürleri öğretmenleri seçerken cinsiyetine göre mi, giyinişine göre mi, konuşmasına göre mi karar verdiler? Ellerinde öğretmenlerin başarıları ile ilgili somut veriler var mıdır? Amacınız ne? Çoğu 500 ve 500 e yakın puanlarla öğrenci alan, cumhuriyetin nitelikli okullarının genleri ile mi oynanmak isteniyor? Bu okulları kazanarak gelen ve Modern Türkiye’nin  2.yüzyılına yön verecek bu parlak çocuklarımızın önüne ket mi vurulmak isteniyor? Ne yapılırsa yapılsın çocuklarımızın, gençlerimizin Atatürk ve Cumhuriyet sevdasını engelleyemeyeceksiniz.  Okullarımızı tarikat ve cemaatlerin arka bahçesi, çocuklarımız da körü körüne bağlılık yemini etmiş müritler yapılmasına izin vermeyeceğiz. Norm fazlası kadroya  düşen öğretmenlerimiz ne olacak? Nitelikli, proje okullarındaki kadrolarına yeni atanan öğretmenlerimiz MEB takvimine göre bugünden itibaren il içi tercihte bulunacaklar. Tercihte bulunmayan veya ataması yapılmayan öğretmenler belki de ilçelere resen gönderilecek.  Bakanlık bu öğretmenlerin mağdur olmayacağını söylüyor. Zaten yerlerinden ederek mağduriyetin en büyüğünü yaşatmışınız…  Bu neyin merhameti?  Mesleklerine yıllarını vermiş, yaşadıkları ilçelerde düzenlerini kurmuş bu öğretmenlerin yaşadığı mağduriyeti kamuoyunun takdirine bırakıyoruz. Bir başka konu da daha önce proje okul atamaları ve resen atamalar yargıdan dönmüş yargı giderleri Milli Eğitim bakanlığı bütçesinden ödenmişti. Burda Milli Eğitim Bakanlığına soruyoruz oluşacak kamu zararı cebinizden çıksaydı bu atamaları yapar mıydınız? 23 yıllık iktidarları döneminde her fırsatta müfredat, program, yönetmelik değişikliği yapan iktidar çağdaş, laik, Atatürkçü, Cumhuriyet’i özümsemiş, milli ve manevi değerlerin farkında öğretmenler ve genç nesiller yerine yandaş , düşünmeyen , sorgulamayan körü körüne bağlı biat kültürünü şiar edinmiş nesil hedefine ulaşmaya her zamankinden daha çok çırpınmaktadır. Başaramayacaklar!! İzin  vermeyeceğiz! Buradan Sayın Bakana sesleniyoruz: Eğitimin önemine inanıyorsanız önce yıkılıp yapılmayan okulların bir an öce yapılmasını sağlayın. Taşıma ile eğitim gören çocuklarımızın taşınma ve öğle yemeklerinin kalitesini arttırın. Çocuklarımızın beslenme çantalarına destek olun.   Derslik sayını arttırarak sınıf mevcutlarını azaltın.  Atanamayan öğretmen  intiharlarına son verin. Öğretmenlerimize yönelik şiddeti engellemek için yasal düzenlemeleri  sağlayın. Eğitim camiasının ekonomik durumunu düzeltin.  Atama ve yer değiştirme  işlemlerini daha adil yapın. Yönetici atamalarında sadakat yerine liyakate önem verin.  Elinizi öğretmenler odalarından çekin. Milli Eğitim Bakanlığının uygulamaların her zaman takipçisi olacağız. Mağdur olan öğretmenlerimizin her zaman yanında olacağız. Hak ettikleri kaliteli eğitimi alamayan çocuklarımızın her zaman yanında olacağız. Mücadelemizi, TBMM grubumuzla birlikte yasal platformda hukuksal boyutta devam ettirirken , fiziken de meydanlarda olacağız.   Kamuoyuna saygılarımızla.''

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.