SON DAKİKA
Hava Durumu

#Öğretim Üyeleri

Porsuk Haber Ajansı - Öğretim Üyeleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Öğretim Üyeleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ESOGÜ Tıp Fakültesi 2026 Mezunlarını Verdi Haber

ESOGÜ Tıp Fakültesi 2026 Mezunlarını Verdi

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi 48. Dönem (2020-2026) mezunları, ESOGÜ Stadyumu’nda düzenlenen törenle diplomalarını aldı. Törene ESOGÜ Yönetimi’nin yanı sıra öğretim üyeleri ve mezun aileleri katıldı. Törende mezunlar adına konuşan dönem birincisi Dr. Hatice Esra Satır, altı yıl önce büyük hayaller, umutlar ve heyecanla başladıkları uzun yolculuğun sonunda, artık birer hekim olarak mezun olmanın gururunu yaşadıklarını dile getirdi. Tıp Fakültesi’ndeki hocalarına sabırları, özverileri ve kendilerine kattıkları her şey için teşekkür eden Dr. Hatice Esra Satır, tüm mezun ailelerine de kendilerine verdikleri maddi ve manevi tüm destekler ve onlara olan inançları için kendisi ve arkadaşları adına şükranlarını sundu. Mezun arkadaşlarına sağlık, mutluluk, huzur ve başarı dolu birer yaşam dileyen Dr. Hatice Esra Satır, Mustafa Kemal Atatürk’ün ''Beni Türk hekimlerine emanet ediniz'' sözünün kendilerine ömür boyu taşıyacakları bir sorumluluk yüklediğini belirterek konuşmasını tamamladı. ESOGÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Atilla Özcan Özdemir, yıllar süren azmin ve sayısız uykusuz gecenin ardından pırıl pırıl genç hekimlerin bugün mezun olduğunu belirterek, mezun ailelerine seslendi ve onların bu sürecin görünmez mimarları olduğunu ve ülkemize doktor kazandırdıkları için kendilerine minnettar olduklarını söyledi. Prof. Dr. Özdemir, ESOGÜ Tıp Fakültesi öğretim üyelerine de usta-çırak geleneğini canlı tutarak öğrencilerini eğittikleri ve onlara örnek oldukları için şükranlarını sundu. Sonrasında ESOGÜ’lü genç hekimlere seslenen Prof. Dr. Atilla Özcan Özdemir, onlara bir hocaları ve bir büyükleri olarak tavsiyelerde bulunmak istediğini söyledi. Dünyanın ve teknolojilerin değiştiğini, yapay zekânın devreye girdiğini ama hekimi vazgeçilmez kılan şeyin şefkati, iç görüsü, merhameti ve empati yeteneği olduğunu belirten Prof. Dr. Özdemir, bunların bir makineye devredilemeyeceğini vurgulayarak, bu yetkinliklerin hekimi hekim yapan özellikler olduğunu ifade etti. Mustafa Kemal Atatürk’ün ''Beni Türk hekimlerine emanet ediniz'' dediğini ve hekimler olarak bu yolda ellerinden geleni yapmalarının gerektiğini belirten Prof. Dr. Atilla Özcan Özdemir, yine Atatürk'ün ''Hayatta en hakiki mürşit ilimdir'' sözünü de hatırlatarak “Lütfen hep çalışın ve her nerede olursanız olun ülkeniz için çalışmayı unutmayın” dedi. Genç hekimlere uyarıda bulunarak, hekimlik hayatlarında onları en çok engelleyecek faktörün bilgi eksikliği ya da beceri yetersizliği değil egoları olacağını vurgulayan Prof. Dr. Özdemir, “Yükselirken daha mütevazı olun, unvan büyüdükçe dinleme yeteneğiniz küçülmesin. Ekibinizdeki hemşirenin, acil odanızdaki temizlik görevlisinin, hastanenizin koridorlarında dolaşan yaşlı hastanın size öğretecekleri vardır. Görmek isteyin” dedi. Anadolu geleneğinin en kadim değerlerinden birinin vefa olduğunu belirten Prof. Dr. Özdemir, genç hekimlere, onlara katkısı olan hocalarına ve değerlere vefalı olmalarını öğütlerken, 50 yılı aşkın mazisiyle ESOGÜ Tıp Fakültesi’nin kapılarının mezun olduktan sonra da kendilerine açık olduğunu söyledi. ESOGÜ Tıp Fakültesi mezunu olmanın bir ayrıcalık olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Atilla Özcan Özdemir, konuşmasını “Bu yolculukta aramızdan ayrılan, bu fakültenin kurulmasına ve büyümesine emek veren değerli hocalarımızı saygıyla anıyorum, emekli hocalarımıza en derin sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Sevgili yeni hekimlerimiz sizlere, başarılı, anlamlı ve insanlığa örnek bir meslek yaşamı diliyorum. Hepinizi saygı, sevgi ve gururla selamlıyorum“ sözleriyle tamamladı. ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak ise yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Bugün bizler için çok anlamlı bir gün. Üniversitemizin 56 yıllık mazisine yeni mezunlar kattığımız ve onların kıymetli ailelerini burada ağırladığımız için çok mutlu ve heyecanlıyız. ESOGÜ 13 Fakülte, 5 Meslek Yüksekokulu, 1 Yüksekokul, 4 Enstitü ve 40’a yakın Uygulama ve Araştırma Merkezleri ve 30 bine yakın öğrencisiyle ülkemizin önde gelen üniversitelerinden birisi olma yolunda kararlı adımlarla ilerlemektedir. Bünyesindeki Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi ve Diş Hastanesi ile sadece şehrimize değil bölgeye de hizmet sunmakta olan Üniversitemiz aynı zamanda, akademik ve bilimsel çalışmaları ile bilgi üretmenin yanı sıra yetiştirdiği öğrenciler ile güçlü Türkiye, güçlü gelecek yolunda yine önemli katkılar sunmaktadır. Sevgili 2026 yılı mezunlarımız, eğitim hayatınızın en önemli dönüm noktalarından olan üniversite eğitiminizi tamamladınız, çalıştınız ve başardınız. Hepinizi ayrı ayrı tebrik ediyorum. Zaman zaman zorlandınız ama inanın bütün bunlar sizin iyi yetişmeniz, bu yıllarınızı en verimli ve en donanımlı şekilde tamamlamanız içindi ve aynı yaş grubundaki arkadaşlarınızla aynı heyecanları paylaştığınız üniversite hayatı emin olun sizlere çok şeyler kattı. Bugün ESOGÜ’nün birer mezunu olarak sizleri uğurlarken Üniversitemizden aldığınız eğitime güvenin diyoruz. Okulumuzu ve ailelerinizi en güzel şekilde temsil edeceğinizden kuşkumuz yoktur. Kapımız sizlere her zaman açıktır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk İstiklal ve Cumhuriyetimizi sizlere emanet etmiştir. Sizler bu emanete sahip çıkarken devletin, ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünü ortadan kaldırmayı amaçlayan görüş ve tehlikelere karşı uyanık olmalısınız. Devletine ve milletine gönülden bağlı, vizyon sahibi bireyler olarak öğrenmeye ve üretmeye devam etmelisiniz. Sizleri hayatınızın yeni bir dönemine uğurlarken daima pozitif, yapıcı, başarı ve insan odaklı olarak adaleti, barışı, sevgi ve saygıyı paylaşmayı ön planda tutmanızı diliyoruz. Biz sizleri çok seviyoruz, sizlere güveniyoruz. Her birinizin kendi alanında en iyi şekilde yetişmesine katkı sunan saygıdeğer hocalarımıza da huzurlarınızda teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyorum. Sevgili anne babalar, emeklerinize ve yüreklerinize sağlık, iyi ki varsınız. Hiçbir fedakârlıktan kaçınmayarak büyük bir özveri ile yetiştirdiğiniz evlatlarınız bugün mesleğini eline almış yetişkin birer birey oldular. Bu vesileyle her birinize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum. Çocuklarınızın bundan sonra da vatana, millete hayırlı bir evlat olarak yollarına devan edeceklerine inancımız tamdır. Onlarla ne kadar gurur duysanız azdır. ‘Gelin Tanış Olalım İşi Kolay Kılalım. Sevelim Sevilelim. Dünya Kimseye Kalmaz ‘ diyen Yunus Emre’nin memleketi Eskişehir’deki bu anlamlı mezuniyet törenimize katılımlarıyla bizi onurlandıran tüm konuklarımıza bir kez daha teşekkür ederek saygılarımı sunuyor, öğrencilerimize yolunuz, bahtınız açık olsun diyorum.” Açılış konuşmalarının ardından ESOGÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Atilla Özcan Özdemir genç hekimlere hekimlik andını içirdi. Daha sonra mezuniyet belgelerinin verilmesine geçildi. İlk olarak okullarını dereceyle bitiren mezunlara mezuniyet belgeleri verilirken, Tıp Fakültesi dönem birincisi Dr. Hatice Esra Satır yaş kütüğüne plaket çaktı. Ardından diğer mezunlara mezuniyet belgeleri verildi. Stadyumdaki tören keplerin topluca havaya atılmasıyla sona erdi. Sonrasında ise Tıp Fakültesi merkezi dersliklerde, ESOGÜ Tıp Fakültesi’ni ilk on dereceye girerek bitiren mezunlara plaket ve başarı belgelerinin verildiği geleneksel Onur Holü Töreni gerçekleştirildi.

Down Sendromu Farkındalığı İçin Anlamlı Buluşma Haber

Down Sendromu Farkındalığı İçin Anlamlı Buluşma

Eskişehir İl Millî Eğitim Müdürlüğü, Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi ve Türkiye Down Sendromu Derneği iş birliğiyle gerçekleştirilen “Down Sendromu Farkındalık Etkinliği”, Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonunda yapıldı. Etkinliğe Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serpil Koçdar, Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Halil Diken, Eskişehir İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Barış Hancı, Odunpazarı İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü Özel Eğitim Koordinatörü Uğur Bozkurt, Odunpazarı Kaymakamı Ömer Ulu, Türkiye Down Sendromu Derneği Başkan Yardımcısı Fulya Ekmen ile öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı. Program kapsamında panel, sergi açılışı ve çeşitli gösteriler yer aldı. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Koçdar: “Down sendromu hayata +1 ile başlamaktır” Etkinliğin panel bölümünün açılış konuşmasını gerçekleştiren Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serpil Koçdar, tüm katılımcılara teşekkür ederek üniversitenin kapsayıcı eğitim vizyonunu şu sözlerle özetledi: “Down sendromlu bireyler hayata +1 ile başlar. Dolayısıyla hayatta önemli olan, eksikliği değil bu artı değerleri görebilmek ve bunu yalnızca bir gün değil, her gün hatırlayabilmektir. Bu noktada eğitim kritiktir; çünkü farkındalık oluşturur, kapsayıcılığı güçlendirir ve toplumu dönüştürür.” Dekan Prof. Dr. Diken: “Ailelerin çocuklarla kurduğu iletişim, gelişim sürecinde temel rol oynar” Panelde konuşan Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Halil Diken ise erken çocukluk döneminde kurulan etkileşimin belirleyici rolüne dikkat çekti. Diken, “Çocuklar uyanıkken ve etkileşimler aracılığıyla öğrenir. Öğrenme, anlık yaşantıların anlamlandırılmasıyla gerçekleşir.” dedi. Özellikle 0-9 yaş aralığının kritik olduğunu belirten Diken, ailelerin çocuklarla kurduğu iletişimin gelişim sürecinde temel rol oynadığını ifade etti. Hancı: “Onlar bize iyi insan olmayı öğretiyor” Eskişehir İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Barış Hancı, Down sendromlu bireylerin topluma kattığı manevi değere dikkat çekti. Hancı, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Down sendromlu bireyler dünyaya, bizlerin çoğu zaman unuttuğu bir pencereden bakar. Bizler onlara bir şey öğretmeye çalışırken aslında onlar bize iyi insan olmayı öğretir. Eğitim camiası olarak bizler, kapsayıcı eğitim anlayışıyla her öğrencimizin potansiyelini ortaya çıkarmayı ve onları hayata en donanımlı şekilde hazırlamayı temel bir görev kabul ediyoruz.” Bozkurt: “Gerçek engel zihinlerdeki kalıplardadır” Odunpazarı İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü Özel Eğitim Koordinatörü Uğur Bozkurt, farkındalığın ötesine geçerek “dâhil etme” vurgusu yaptı. Bozkurt, “Gerçek engel kromozom sayılarında değil, zihinlerdeki kalıplarda ve toplumsal önyargılardadır. Bu kapsamda onlara sadece kapıları açmakla kalmamalı, o kapıdan birlikte yürümeliyiz.” ifadelerini kullandı. Ekmen, Down sendromuna ilişkin toplumsal algıya dikkat çekti Türkiye Down Sendromu Derneği Başkan Yardımcısı Fulya Ekmen ise Down sendromuna ilişkin toplumsal algıya değinerek 21 Mart’ın kendileri için bir farkındalık gününden öte anlam taşıdığını ifade etti. Ulu, toplumsal sorumluluğa dikkat çekti Odunpazarı Kaymakamı Ömer Ulu ise Eskişehir’in özel bireyler için örnek bir şehir olduğunu belirterek toplumsal sorumluluğun önemini vurguladı. Prof. Dr. Ergenekon, Down sendromlu bireylerin günlük yaşam becerilerine odaklandı Panelin bir diğer konuşmacısı, Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yasemin Ergenekon oldu. Ergenekon, Down sendromlu bireylerin günlük yaşam becerilerine odaklanarak “Serbest zaman etkinlikleri bireyin bağımsızlığını ve yaşam kalitesini artırır.” dedi ve bu becerilerin sistemli şekilde öğretilmesi gerektiğini vurguladı. Panelin ardından etkinlikte Down sendromlu bireyler tarafından hazırlanan çalışmalar sergilenirken, katılımcılar farkındalık mesajları verdi. Etkinlik, konuşmacılara çiçek takdimi ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi. Kaynak: AnaHaber

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.