SON DAKİKA
Hava Durumu

#Öğrenci

Porsuk Haber Ajansı - Öğrenci haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Öğrenci haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gökkuşağı Kafe’de Emek Ve Sevgi Panolara İşlendi Haber

Gökkuşağı Kafe’de Emek Ve Sevgi Panolara İşlendi

Tepebaşı Belediyesi Kızılcıklı Mahmut Pehlivan Caddesi’ndeki Gökkuşağı Kafe’de düzenlenen Keçe İğneleme Pano Yapımı Atölyesi’nde, kafede çalışan öğrenciler aile bireyleriyle birlikte üretti. Toplam 18 katılımcının emeğiyle hazırlanan panolar, mayıs ayında açılacak sergide yerini alacak. Tepebaşı Belediyesi, Gökkuşağı Kafe’de öğrenciler ile ailelerini ortak üretimin heyecanında buluşturdu. Keçe İğneleme Pano Yapımı Atölyesi’nde kafede çalışan öğrenciler ve aile bireylerinden oluşan 18 katılımcı, el emeği panolar hazırladı. Öğrenci-veli iş birliğiyle gerçekleştirilen atölyede, keçeler binlerce iğne darbesiyle şekillendi; sevgi, sabır ve dayanışma rengârenk panolara dönüştü. Hazırlanan ürünler, mayıs ayında açılacak sergide kent halkıyla buluşacak. “Her öğrenci hayatın her alanında kendi emeğiyle var olmalı” Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, öğrencilerin üretim sürecinde aileleriyle yan yana olmasının çok kıymetli olduğunu belirterek, “Bir kentin gerçek gücü, herkesin yaşamın içinde eşit, özgür ve üretken biçimde yer alabilmesidir. Gökkuşağı Kafe, öğrencilerimizin yalnızca çalışma hayatında değil; sosyal yaşamda, sanatın ve üretimin içinde de kendi yetenekleriyle var olduğunun en güzel örneklerinden biridir” dedi. Başkan Ataç, “Ailelerimizle birlikte ortaya çıkan bu çalışmalar, dayanışmanın ne kadar güçlü bir değer olduğunu bir kez daha gösteriyor. Mayıs ayında sergilenecek her pano; sabrın, sevginin, emeğin ve birlikte başarmanın eseri olacak. Tepebaşı’nda herkesin kendini değerli hissettiği, ürettiği ve görünür olduğu bir kent yaşamını büyütmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. “Çocuğumla birlikte üretmek beni çok mutlu etti” Atölyeye çocuğuyla katılan Nuray Çıtak, birlikte üretmenin kendisi için çok anlamlı olduğunu ifade ederek, “Hem çocuğumla bir şeyler yapmak hem de onların adına faydalı bir ürün ortaya koymak beni çok mutlu etti. Zaman çok güzel geçiyor, insanın stresini alıyor. Çocuklarımızın el becerilerinin gelişmesi ve ürünlerinin sergide yer alacak olması çok değerli. Bu hizmetleri sunduğu için Başkanımız Ahmet Ataç’a teşekkür ediyorum” diye konuştu. “Çocuklarımıza verdiğimiz emek gibi…” Kızılcıklı Caddesi’ndeki Gökkuşağı Kafe çalışanlarından Asya’nın annesi Hale Kargın ise keçe çalışmasını, çocuklarının gelişimi için verdikleri emekle özdeşleştirdi. Kargın, “Bu tabloyu oluşturmak için binlerce iğne darbesi gerekiyor; tıpkı çocuklarımıza verdiğimiz binlerce emek gibi. Asya hangi keçeyi kullanacağımı seçiyor, ben de iğneyle sabitliyorum. Onunla birlikte çalışmak çok güzel. Bu atölye, iletişim kurmanın da farklı yollarından biri” dedi. Atölyeye katılan Sinem Nur Hüna ve Yaren Züncer de etkinlikten duydukları mutluluğu dile getirerek, hazırladıkları eserleri mayıs ayındaki sergide görmek için heyecanlandıklarını belirtti.

Anadolu Üniversitesinde 2026-2027 Nasreddin Hoca Eğitim-Öğretim Yılı Başladı Haber

Anadolu Üniversitesinde 2026-2027 Nasreddin Hoca Eğitim-Öğretim Yılı Başladı

Anadolu Üniversitesi 2026-2027 Nasreddin Hoca Eğitim-Öğretim Yılı Açılış Töreni, Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonu’nda gerçekleştirildi. Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve Senato üyelerinin Atatürk Anıtı’na çelenk koymasıyla başlayan törene Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Eskişehir Milletvekili Dr. Jale Nur Süllü, Cumhuriyet Başsavcısı Ferhat Deniz, Adli Yargı Komisyonu Başkanı Arif Hamdi Sazak, Eskişehir Vergi Mahkemesi Başkanı Ömer Şahin, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, Eskişehir Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yunus Özdemir, Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Yusuf Özkay, Prof. Dr. Serpil Koçdar, Prof. Dr. Erkan Erdemir ve Prof. Dr. Köksal Büyük, Rektör Danışmanı ve İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mustafa Bostancı, Anadolu Üniversitesi Genel Sekreteri Ecevit Öksüz, Anadolu Üniversitesi Yönetim Kurulu ve Senato Üyeleri ile şehir protokolünden isimler katıldı. Yeni akademik yılın ilk dersi İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın tarafından verildi. Prof. Dr. Yalçın “Dünya Düzeni ve Türkiye” başlıklı derste uluslararası sistem ve Türkiye’nin bu sistem içerisindeki konumu üzerine değerlendirmelerde bulundu. Vali Yılmaz: “Üniversitelerimiz geleceğin Türkiye’sinin en önemli stratejik merkezleridir” Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, yeni akademik yılın başta öğrenciler olmak üzere Anadolu Üniversitesi akademik ve idari kadrosu Eskişehir ve Türkiye için hayırlı olmasını dileyerek üniversite öğrencilerine Eskişehir’in sunduğu sosyal, kültürel ve akademik imkânlardan yararlanmaları çağrısında bulundu. Eskişehir’in yalnızca bir kampüs şehri olmadığını vurgulayan Vali Yılmaz “Eskişehir sizin için yalnızca kampüsten ibaret bir şehir olmayacak. Burası bilimin, kültürün, sanatın ve gençlik enerjisinin harmanlandığı, ilham bulacağınız, yaşayan bir gençlik başkentidir. Eskişehir sanayisi, turizmi, eğitimi ve çok boyutlu üretim ekosistemiyle siz değerli gençlerimize eşsiz imkânlar sunmaktadır. Üniversitelerimizin kamu kurumlarıyla, sanayi kuruluşlarıyla ve sivil toplumla kurduğu güçlü sinerji, kentimizin ve dolayısıyla sizlerin başarı potansiyelini her geçen gün yükseltmektedir. Sizlerden istirhamım derslerinizdeki başarının yanı sıra bu şehrin ruhunu hissetmeye, kültürel dokusunu solumaya ve sosyal hayatına değer katmaya da zaman ayırmanızdır. İnanıyorum ki yarın buradan mezun olduğunuzda sadece kendi alanında yetkin birer profesyonel değil aynı zamanda Anadolu Üniversitesi kültürünü ve Eskişehir sevgisini yüreğinde taşıyan birer gönüllü elçi olarak dünyayı değiştirmeye aday olacaksınız.” Vali Yılmaz nitelikli yükseköğretimin güvenli ve huzurlu bir akademik ortamla mümkün olduğunu belirterek “Şehrimizdeki huzur ve güven ortamı ne kadar güçlü ise sizlerin geleceğe odaklanması ve eğitimi de o kadar kolay olacaktır. Devletimizin tüm imkânlarıyla ilimizdeki ilk ve ortaöğretimden yükseköğretime kadar her bir evladımızın huzuru ve güvenliği için aralıksız çalışıldığını, her daim yanınızda olunduğunu bilmenizi isterim.” dedi. Anadolu Üniversitesinin akademik birikimi ve uluslararası alandaki başarılarının Eskişehir açısından da önemli olduğunu ifade eden Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz üniversitenin eğitim alanındaki uluslararası sıralamalardaki konumuna dikkat çekti. Bilgi ve teknolojinin hızlı biçimde değiştiği bir dönemde üniversitelerin yalnızca eğitim veren kurumlar değil araştırma, yenilik ve nitelikli insan kaynağı üretiminin merkezleri olduğunu belirten Vali Yılmaz “Başarı, yeni başarıların başlangıç noktasıdır. Bugünün dünyasında bilgi çok hızlı değişiyor. Yapay zekâ, dijital dönüşüm, biyoteknoloji, yeşil dönüşüm ve yeni nesil üretim teknolojileri hayatımızın tüm alanlarını yeniden şekillendiriyor. Böylesine hızlı değişen bir dünyada ülkelerin gücü yalnızca sahip oldukları doğal kaynaklarla değil bilgi üretme, bilgiyi teknolojiye dönüştürme ve yetişmiş insan kaynağı oluşturma kapasitesiyle ölçülüyor. Bu nedenle üniversitelerimiz geleceğin Türkiye'sinin en önemli stratejik merkezleridir. Üniversite araştırılan, yeni fikirlerin ortaya çıktığı ve insanlığın karşı karşıya olduğu sorunlara çözüm arandığı yerdir. Bu noktada akademisyenlerimizin sorumluluğu da son derece büyüktür. Sizler geleceğin bilim insanlarını, mühendislerini, öğretmenlerini, sanatçılarını, girişimcilerini ve yöneticilerini yetiştiriyorsunuz. Bir başka ifadeyle sizler aslında geleceği yetiştiriyorsunuz. Bizler de kamu yönetimi olarak ülkemizin bilimsel ve teknolojik kapasitesini artıracak, gençlerimizin önünü açacak, üniversitelerimizin üretim, araştırma ve inovasyon gücünü geliştirecek her çalışmanın yanında olmaya devam edeceğiz.” Rektör Adıgüzel: “Anadolu Üniversitesine yakışan, kültürel mirasımıza sahip çıkmaktır” Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, 2026-2027 Nasreddin Hoca Eğitim-Öğretim Yılı’nın üniversitenin kültürel mirasa sahip çıkma anlayışının bir yansıması olduğunu belirtti. Geçtiğimiz yıl Yunus Emre Eğitim-Öğretim Yılı kapsamında gerçekleştirilen çalışmaların ardından bu yıl Nasreddin Hoca’nın farklı yönleriyle ele alınacağını ifade eden Rektör Adıgüzel “Bu yıl Nasreddin Hoca Eğitim Öğretim Yılı bizim için. Geçtiğimiz yılı hatırlarsanız Yunus Emre Eğitim Öğretim Yılı ilan etmiştik. Bunlar bizim çok büyük kültürel değerimiz, çok büyük kültürel mirasımız. Dolayısıyla bize yakışan Anadolu'ya yakışan, Anadolu Üniversitesine yakışan da bu kültürel mirasa, bu kişiliklere, önümüzü aydınlatan, bizlere yönümüzü gösteren bu nefis değerlerle sahip çıkmak ve gereken değeri vermek olmalıdır diye düşünüyorum. Nasreddin Hoca sadece bizim fıkralarla hatırladığımız bir kişilik olarak kalmamalı diye düşünüyoruz. Nasreddin Hoca bu ülkenin, Eskişehir'in dünyaya mal olmuş bir değeridir. Nasreddin Hoca da tıpkı Yunus gibi tıpkı Mevlâna gibi sadece Türkiye'deki bazı şehirlerin değil, dünyanın çok farklı ülkelerindeki insanların sahiplendiği, benimsediği ve ‘benim’ dediği büyük insanlar.” Prof. Dr. Adıgüzel bu anlayış doğrultusunda Anadolu Üniversitesinin yıl boyunca Nasreddin Hoca’nın düşünce dünyasını ve toplumsal yönünü ele alan çalışmalar gerçekleştireceğini belirterek “Yunus'un geçen yıl felsefesini anlamak için yaptığımız paneller, çalıştaylar, sempozyumlar olduğu gibi bu yıl da Anadolu Üniversitesi olarak Nasreddin Hoca'yı sadece fıkralarıyla anılan bir kişi değil Horasan erenlerinin tasavvufi geleneğini de sürdüren, aynı zamanda kadı, imam, bir rehber, toplumun önünde bir kanaat önderi olduğunu da en doğru şekilde gençlerimizden başlayarak bütün topluma anlatmaya çalışacağız.” dedi. Yeni akademik yıla büyük bir heyecanla başladıklarını ifade eden Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Anadolu Üniversitesinin eğitim anlayışını çağın ihtiyaçları doğrultusunda sürekli yenilediğini vurguladı. Üniversitede gerçekleştirilen değişim ve dönüşümün yalnızca fiziki alanlarla sınırlı olmadığını belirten Rektör Adıgüzel “Her dem yeniden doğarız derken sürekli yenilenmenin, sürekli yeni bir arayışın içindeyiz. Hepiniz fark etmişsinizdir üniversitemizde büyük bir değişim ve dönüşüm yaşanıyor. Bu değişim ve dönüşüm sadece fiziksel olarak binaları yenilemek, yolları yenilemekten ibaret değil. Eğitim içeriklerimizi de yeniliyoruz. Yenilemek zorundayız. Çünkü çağ o kadar hızlı gelişiyor ki onun gerisinde kaldığımız zaman gençlerimizi, mezun olan çocuklarımızı geleceğe hazırlamak veya sektöre hazırlamak çok da mümkün olmuyor. Bu ihtiyacı bildiğimiz için öncelikle bilişim teknolojilerine büyük yatırım yaptık Anadolu Üniversitesi olarak. Bilişim Teknolojileri Yüksekokulunu kurduk ki burada yetişecek gençler yapay zekâ konusunda, bilişim konusunda, oyun tasarımları konusunda veya animasyon konusunda sektörün ihtiyacı olan insanı yetiştirmiş olsun. Yine Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültemizi kurduk. Burada da yapay zekâ odaklı, mühendislik dışında yapay zekâyı merkeze alan bir eğitim öğretimi hedefliyoruz.” Anadolu Üniversitesinde geçtiğimiz yıldan bu yana 21 yeni bölüm açıldığını ve bunların önemli bir bölümünün yeni nesil alanlardan oluştuğunu aktaran Rektör Adıgüzel “Sadece yeni bölümlerimizde 700'e yakın gencimiz Anadolu'yla ve Anadolu Üniversitesinin eğitim kalitesiyle tanışmış oldu. Eğitim kalitesi demişken geçtiğimiz günlerde açıklanan SCImago Endeksi'ne göre Türkiye'de ikinci sırada yer alıyor eğitim alanında Anadolu Üniversitesi. Dünyanın 300-400 bandında yer alan üniversitelerinden bir tanesi. Eğitim gerçekten üniversitelerin öncelikli misyonları arasında yer alıyor.” ifadelerini kullandı. Adıgüzel, Üniversitemizin eğitim misyonunun yanında araştırma, Ar-Ge ve toplumsal katkı alanlarında da çalışmalarını sürdürdüğüne dikkat çekerek “Bizim işimiz eğitimin yanında Ar-Ge yapmak, araştırma yapmak, bir şeyin nasıl daha iyi, daha güzel, daha ekonomik, daha doğru yapılabileceğini gösterecek motifler bulmak ve üretmek.” dedi. Yeni akademik yılın ilk dersi “Dünya Düzeni ve Türkiye” Anadolu Üniversitesi 2026-2027 Nasreddin Hoca Eğitim-Öğretim Yılı’nın ilk dersi, İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın tarafından “Dünya Düzeni ve Türkiye” başlığıyla gerçekleştirildi. Eskişehirli olması nedeniyle Anadolu Üniversitesinin açılış programında bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Prof. Dr. Yalçın uluslararası ilişkiler ve siyaset bilimi perspektifinden dünyada yaşanan dönüşümü ve Türkiye’nin bu dönüşüm içerisindeki konumunu değerlendirdi. Dünyanın önceki dönemlerden farklı olarak gerçek anlamda bir belirsizlik çağına girdiğini belirten Prof. Dr. Yalçın, “Bugünlerde insanlar belirsizliklerden bahsetmeye başladılar ve ilk defa bence gerçek anlamda bir belirsizlik çağına bu sefer girdik bu bir klişe olmanın ötesinde. Çünkü mesela 2012 yılında Suriye'de iç savaş devam ederken Amerika Birleşik Devletleri'nin, Rusya'nın Suriye'ye müdahil olmasına normal şartlarda müsaade etmiyor olmasını beklememiz gerekirdi. Bir baktık Amerika Birleşik Devletleri ile Rusya, hatta İran, üçü beraber anlaştılar ve Amerika Birleşik Devletleri'nin müttefiki olan Türkiye'yi Suriye'de oldukça zor bir durumun içerisine atıverdiler. Eski bildiğimiz dostluk düşmanlık ilişkileri bile birbirleriyle değişmeye başladı.” dedi. Yalçın, yaşanan dönüşümün yalnızca devletler arasındaki güç değişimi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek “Aslında çok daha köklü bir değişimden geçiyoruz. Güç el değiştirmiyor. A devletinden B devletine geçmiyor. Gücün kaynağı değişiyor.” ifadelerini kullandı. Dünya tarihindeki büyük dönüşümlerin gücün kaynağındaki değişimlerle birlikte gerçekleştiğini ifade eden Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın günümüzde bilginin ve bilgi teknolojilerinin bu dönüşümün merkezinde yer aldığını söyledi. Teknolojik gelişmelerin ekonomik yapıdan günlük hayata, medyadan güvenliğe kadar geniş bir alanda yeni bir düzen oluşturduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Yalçın “Şimdi ise gücün sahipleri tekrar değişiyor gücün kaynağı tekrar değişiyor. Onlarca yıldır ‘geliyor’ denilen bilgi çağının geldiğini söylememe gerek bile yok. Şu an gücün sahipleri kim oluyor diye soruyorsanız tabii ki gücün sahipleri artık bilginin sahipleri.” dedi. Yapay zekâ ve robotlaşmanın bu dönüşümün yalnızca bir bölümünü oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın üniversitelerde geleceğin meslekleri ve insanın bilgi üretimindeki rolü üzerine yürütülen tartışmaların önemine değindi. Prof. Dr. Yalçın “Yapay zekâ tek başına bizi veya işte robotlaşma tek başına bizi insanlık olarak dünya haritasından silmeyecek. Tabii ki yapay zekâ denilen şey bir ampirik model çerçevesinde çalışır ve David Hume'un ‘the problem of induction’ dediği problemi hiçbir zaman yenemeyecek. Yani tekillerden genelleme yapan ve insanın o uydurmacı kafasıyla ürettiği yeni bilgi biçimlerini üretmeyecek, üretilmiş bilgileri tekrar tekrar edecek. İnsanın bir de dedüktif yönü vardır. Newton gibi, Galileo gibi veya Kopernik gibi ‘Evet bakıyoruz, Güneş gerçekten Dünya'nın etrafında dönüyormuş gibi duruyor ama belki de biz dönüyoruzdur’ diyebilecek tek yaratık var yeryüzünde, o da insan. O yüzden zaten bilgi oradan yürüyor ve asıl kıymetli bilgi oradan çıkıyor.” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin geçmişte yaşanan büyük ekonomik ve teknolojik dönüşümlerin gerisinde kaldığını belirten İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın günümüzde ise ülkenin yeni dönüşümü yakalayabilmesi açısından farklı bir noktada bulunduğunu dile getirdi. Özellikle savunma sanayii, teknoloji ve üniversiteler alanındaki gelişmelerin Türkiye’nin bilgi çağındaki konumunu belirleyecek unsurlar arasında olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yalçın, “Demek ki şeyler de hızla da değişebiliyor. Yani belli bir noktaya da doğru geliyoruz ama bu noktalara gelirken yani ‘Peki Türkiye bu dönüşümü, değişimi yakalayabilecek mi?’ Birçok şeyimizi karmaşıklaştırmayı düşünceyi karmaşıklaştırmayı severiz ama aslında çok basit bir hikâyeden bahsediyoruz. Dünyada ne yaşanacak diye sorarsanız ben şöyle diyorum: Nasıl Soğuk Savaş nükleer silahlar üzerinden verilen bir mücadeleyse aslında önümüzdeki dönemde verilecek mücadele de dijitaller üzerinden ilerleyecek bir mücadele. Dijitallerin merkezinde de ne var? Bilgisayarlar, çipler, uydular, mercekler, GPS'ler, alıcılar, vericiler, işte yazılım programları.” dedi. Türkiye’nin sahip olduğu kaynakların ve özellikle Beylikova’daki nadir toprak elementleri rezervinin önemine de değinen Prof. Dr. Yalçın, “Türkiye'nin bence içerisinden geçtiği düzlem tam da burası ya biz oraya gideceğiz ya orada kalacağız. Yüzlerce yıldır geri kalmışlığı yaşayacağız ya da geri kalma değil, büyükler ligine transfer olacağız.” değerlendirmesinde bulundu. Türkiye’nin önündeki temel meselenin yaşanan büyük dönüşümü yakalamak ve insan kaynağını bu dönüşümün merkezine yerleştirmek olduğunu belirten Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın üniversitelerin bu süreçte üstleneceği role dikkat çekti. Türkiye’nin özellikle genç nüfusu, üniversiteleri ve yetişmiş insan kaynağıyla yeni dönemde önemli bir potansiyele sahip olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yalçın “Bütün hikâyenin gelip dayandığı yer burası. Türkiye'nin 21. yüzyıldaki bir Türk akademisyeni olarak bu seviyeye gelmiş bir Türkiye'nin hâlâ terör örgütleriyle uğraşan bir Türkiye olması görüntüsünden çok rahatsız oluyorum. Türkiye'nin çok daha büyük zeminlerde, çok daha üstün koşullarda, çok daha büyük mücadeleler veriyor olması lazım. O yüzden bu meselenin üzerini bir an önce kapatıp bu meseleyi sonlandırmak istiyoruz. Türkiye'nin dünyanın başat aktörlerinden birisi hâline gelmesi gerekiyor.” dedi. Türkiye’nin geleceğine ilişkin değerlendirmelerinde üniversiteleri ve insan kaynağını özellikle vurgulayan Prof. Dr. Yalçın, “Kişisel olarak en güvendiğim kaynak her zaman Türkiye için insan kaynağıdır. Üniversitelerimiz, eğitim dünyamızdır. Öğrencilerimizin, sizin gibi kıymetli hocalarımızın rehberliğinde, sizin gibi kıymetli hocalarımızın öğreticiliğinde yepyeni bir Türkiye gerçekliği, yepyeni bir dünya gerçekliğini inşa edebileceğine inanıyorum.” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı. Akademik Üstün Başarı Ödülleri sahiplerini buldu İlk dersin ardından Akademik Üstün Başarı Ödülleri ve Eğitimi Destekleme Vakfı Anadolu Üniversitesi Başarı Bursları Ödül Törenine geçildi. Anadolu Üniversitesi Akademik Üstün Başarı Ödülleri kapsamında bu yıl Onur Ödülü, Üstün Hizmet Ödülü, Eğitim Ödülü, Sanat Ödülü, Bilim Ödülü ve Yılın Tezi Ödülleri sahiplerine takdim edildi. Ödüller, Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Prof. Dr. Yusuf Özkay tarafından verildi. Onur Ödülü Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın Üstün Hizmet Ödülü Prof. Dr. Naci Gündoğan Eğitim Ödülü Prof. Dr. Turan Akman Erkılıç Prof. Dr. Aras Bozkurt Sanat Ödülü Prof. Dr. Cihat Aşkın Doç. Murat Ateşli Bilim Ödülü Prof. Dr. Yavuz Akbulut Prof. Dr. Temel Özek Kaynak: AnaHaber / Anadolu Üniversitesi Haber Ajansı Kaynak: https://anahaber.anadolu.edu.tr/tr/haber-detay/d4obtapieaof3mgwt1x3q4md

Büyükşehir'den Üniversiteli Gençlere Eğitim Desteği Haber

Büyükşehir'den Üniversiteli Gençlere Eğitim Desteği

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, üniversite eğitimine devam eden gençlerin eğitim süreçlerine katkı sunmak amacıyla eğitim desteği başvurularını başlatıyor. Eskişehir’de ikamet eden ailelerin lisans düzeyinde eğitim gören çocuklarına yönelik destek için başvurular 1-11 Ekim 2026 tarihleri arasında online olarak alınacak. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, gençlerin eğitim hayatlarını destekleyen çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda, Eskişehir’de ikamet eden ailelerin üniversitelerde lisans düzeyinde eğitim alan çocuklarına yönelik “Eğitim Desteği” programı bu yılda devam ediyor. Gençlerin eğitim süreçlerinde ailelerinin yükünü hafifletmeyi ve fırsat eşitliğine katkı sunmayı amaçlayan destek için başvurular 1-11 Ekim 2026 tarihleri arasında online olarak gerçekleştirilecek. Başvurular, basvuru.eskisehir.bel.tr/egitimdestek/ adresi üzerinden yapılabilecek. EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ Eğitim desteğinden yararlanacak öğrencilerin belirlenmesinde; ailenin sosyoekonomik koşulları, hanedeki kişi sayısı, hanede öğrenim gören öğrenci sayısı, özel durumlar ve başarı kriterleri göz önünde bulundurulacak. Öte yandan kırsal ilçelerde yaşayan öğrenciler için destek kapsamı genişletilecek. Kırsal ilçelerde ikamet eden öğrenciler, lisans eğitiminin yanı sıra önlisans eğitimi için de başvuruda bulunabilecek. “GENÇLERİMİZİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ” Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, gençlerin eğitim hayatlarında desteklenmesinin büyük önem taşıdığını belirterek, “Eğitim, toplumumuzun geleceği için en önemli yatırım. Gençlerimizin yanında olmak, onları desteklemek bizim önceliğimiz.” ifadelerini kullandı.

Başkan Ünlüce'den Gençlere: "Eskişehir’imize Hoş Geldiniz" Haber

Başkan Ünlüce'den Gençlere: "Eskişehir’imize Hoş Geldiniz"

YKS tercih sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte Eskişehir’de üniversite heyecanı başladı. Türkiye’nin 7 yıldır üst üste en öğrenci dostu şehri seçilen Eskişehir, kente yeni gelen üniversite öğrencilerini karşılamaya hazırlanıyor. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, gençlere “Türkiye’nin öğrenci başkenti güzel Eskişehir’imize hoş geldin. Gençsin, güzelsin, iyi ki Eskişehir’desin” sözleriyle seslendi. Üniversite tercih sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte binlerce genç için yeni bir dönem başlarken, Türkiye’nin öğrenci kenti Eskişehir de yeni üniversitelilerini karşılıyor. Öğrencilerin tercihleriyle şekillenen kent yaşamı, sosyal ve kültürel olanaklarının yanı sıra gençlere yönelik belediye hizmetleriyle de üniversite hayatına önemli katkılar sunuyor. ÜniAR Öğrenci Dostu Üniversite Şehirleri Araştırması (ÖDÜŞ) 2026 sonuçlarına göre Eskişehir, 65 bin üniversite öğrencisinin değerlendirmeleri sonucunda 90,1 puanla A+ derecesi aldı ve Türkiye birinciliğini bu yıl da korudu. Böylece Eskişehir, 7 yıl boyunca aralıksız Türkiye’nin en öğrenci dostu şehri seçilerek zirvedeki yerini sürdürdü. GENÇLER İÇİN HER ALANDA DESTEK Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, öğrencilerin kentteki yaşamlarını kolaylaştırmak ve üniversite hayatlarını daha erişilebilir hale getirmek amacıyla farklı alanlarda hizmet sunuyor. Bademlik Kız Öğrenci Misafirhanesi güvenli ve uygun koşullarda barınma imkânı sağlarken, Kent Lokantaları da öğrencilerin bütçelerine katkı sunuyor. Dijital Gençlik Merkezi (DİGEM), Osmangazi Meşelik Gençlik Merkezi, Haller Gençlik Merkezi ve Zeliha Tabanca Gençlik Danışma Merkezi ise gençlerin eğitim, sosyal yaşam ve kişisel gelişimlerine yönelik çalışmalar gerçekleştiriyor. Sosyal Kütüphane gençlere ders çalışma imkânı sunarken, Eskişehir Halk Okulu ücretsiz eğitim ve gelişim olanakları sağlıyor. 26 Altı 26 Genç Yaratıcılar Programı ile de gençlerin yaratıcı fikirleri destekleniyor. ÖĞRENCİLERİN KENTTEKİ YAŞAMINI KOLAYLAŞTIRIYOR Abonman Kart uygulaması ve gece saatlerinde devam eden toplu taşıma seferleri öğrencilerin kent içindeki ulaşımını kolaylaştırırken; kampüslerde gerçekleştirilen tanıtım çalışmaları, sıcak çorba ikramları, atölyeler, söyleşiler, tiyatro gösterimleri, festivaller ve kültür-sanat etkinlikleri de gençlerin sosyal yaşamına katkı sağlıyor. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, gençlerin kentin enerjisi ve umudu olduğunu belirterek, Eskişehir’in genç dostu kimliğini güçlendiren çalışmaların “Genç Dostu Kent İyi Yönetişim Teşvik Ödülü” ile de taçlandırıldığını ifade etti. Ünlüce, Eskişehir’e yeni gelen üniversite öğrencilerine yönelik mesajında, “Sevgili genç arkadaşım; bu şehrin, güzel ülkemizin enerjisi de umudu da sensin. Hayallerini özgürce büyütmen için her zaman yanındayız. Türkiye’nin öğrenci başkenti güzel Eskişehir’imize hoş geldin. Gençsin, güzelsin, iyi ki Eskişehir’desin.” ifadelerini kullandı.

Tokyo'da Büyük Başarı: Özel Çağdaş Okulları'ndan 12 Madalya Haber

Tokyo'da Büyük Başarı: Özel Çağdaş Okulları'ndan 12 Madalya

Japonya'da düzenlenen WMI Dünya Matematik Yarışması'nda ülkeyi ve Eskişehir'i temsil eden Özel Çağdaş Okulları öğrencileri, uluslararası alanda büyük bir gurura imza atarak 12 madalya kazandı. 26 Ülkeden 1.100 Öğrenci Arasından Gelen Gurur ​Tayvan Olimpiyat Ekibi tarafından bu yıl 14.sü gerçekleştirilen prestijli organizasyona 26 ülkeden yaklaşık 1.100 öğrenci katıldı. Kıyasıya rekabetin yaşandığı küresel finalde Özel Çağdaş Okulları öğrencileri gösterdikleri üstün performansla dikkat çekti: Gümüş Madalya: Elif Nergis Ertem, Mehmet Aras Başçiftçi ​Bronz Madalya: Eliz Yıldırım, Emirhan Saraç, Yusuf Rüzgar Karamanlı, Hande Bayrak, Irmak Hacıoğlu ​Onur Madalyası: Ata Sönmez, Emir Kerem, Ada Melemen, Koray Kayırgan, Gözde Melike Oflas ​Uluslararası Arenada İstikrarlı Başarı ​Özel Çağdaş Okulları, uluslararası bilim ve matematik platformlarındaki başarılarına bir yenisini daha ekledi. Okul, geçtiğimiz Temmuz ayında Roma'da düzenlenen Uluslararası STEM Olimpiyatları'nda da 54 ülkeden yaklaşık 750 katılımcı arasında 4'ü altın olmak üzere toplam 15 madalya kazanarak adını dünyaya duyurmuştu. ​"Öğrencilerimiz Ülkemizi Başarıyla Temsil Ediyor" ​Elde edilen tarihi başarıyla ilgili açıklamalarda bulunan Özel Çağdaş Ortaokulu Müdür Yardımcısı, Ulusal ve Uluslararası Yarışmalar Koordinatörü ve WMI Türkiye Temsilcisi Esra Çelik, yarışmanın kapsamı ve öğrencilerin süreci hakkında şu bilgileri aktardı: ​"WMI Dünya Matematik Yarışması; anaokulundan 12. sınıfa kadar tüm öğrencilere açık, Tayvan merkezli prestijli bir uluslararası matematik organizasyonudur. Yarışma, öğrencilerin mantıksal akıl yürütme ve yaratıcı problem çözme becerilerini geliştirmeyi amaçlıyor. Öğrenciler, her yıl farklı bir ülkede düzenlenen küresel finale katılabilmek için öncelikle kendi ülkelerinde gerçekleştirilen eleme aşamalarını başarı başarıyla tamamlıyor. 2013 yılında kurulan organizasyona Amerika Birleşik Devletleri, Güney Kore, Endonezya ve Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 38'den fazla üye ülkeden binlerce öğrenci katılıyor." ​Türkiye'nin bu organizasyona 2019 yılından bu yana dahil olduğunu belirten Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü: ​"Bu yıl WMI Dünya Matematik Yarışması'nın 14. finali Japonya'da gerçekleştirildi. Final organizasyonuna 26 ülkeden yaklaşık 1.100 öğrenci katıldı. Özel Çağdaş Okulları olarak 12 öğrencimizle yer aldığımız bu büyük organizasyonda hem okulumuzu hem de ülkemizi temsil ettik. Öğrencilerimiz, son derece güçlü rakiplerin yer aldığı bu prestijli yarışmada elde ettikleri derecelerle hepimizi gururlandırdı. Her bir öğrencimizi yürekten kutluyor, başarılarında emeği bulunan öğretmenlerimize ve ailelerimize teşekkür ediyorum."

ESOGÜ'de Dijital Dönüşüm Hızlandı Haber

ESOGÜ'de Dijital Dönüşüm Hızlandı

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) geçtiğimiz dönemde ESTRAM ile imzaladığı ve üniversite personeli ile öğrencilere ESOGÜ Kimlik Kartı ile ulaşım kolaylığı sağlayan örnek iş birliğinin ardından, kampüs içi dijitalleşme vizyonuna dev bir halka daha ekliyor. ESOGÜ, Ziraat Bankası iş birliğiyle kampüs genelinde sıfır maliyetli Sanal POS ve ESOGÜ E-Cüzdan uygulamasını hayata geçiriyor. Konuya ilişkin iş birliği protokolü ESOGÜ adına Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Demiral ve Ziraat Bankası adına Ziraat Bankası Eskişehir Şube Müdürü Durak Yıldırım tarafından ESOGÜ Rektörlük Senato Salonu’nda imzalandı. Sanal POS ile yeni nesil entegrasyon sayesinde öğrenci ve personel, kampüsteki fiziki veznelere ya da yükleme noktalarına gitmek zorunda kalmadan, mobil cihazlar ve web arayüzü üzerinden kullanıcı dostu bir deneyimle 7/24 tüm banka ve kredi kartlarıyla saniyeler içinde ESOGÜ kimlik kartlarına online bakiye yükleyebilecek. Maksimum finansal verimlilik ilkesiyle planlanan protokol kapsamında, yapılacak online bakiye yükleme işlemlerinden hiçbir şekilde komisyon veya kesinti alınmayacak. Öğrenci ve personelin bütçesini koruyan bu "Sıfır Maliyet" modeli, dijital ekosistemin en büyük avantajlarından biri olacak. Dijital finans hamlesinin en önemli ayaklarından birini ise harç ödemeleri oluşturuyor. Yeni sistem sayesinde, üniversite bünyesinde eğitim gören tüm öğrenciler, yurt içinden veya yurt dışından fark etmeksizin öğrenim ücreti ve harç ödemelerini herhangi bir komisyon veya ek ücret ödemeden sıfır kesintiyle online olarak gerçekleştirebilecek. Bu sayede özellikle uluslararası öğrenciler için küresel standartlarda, hızlı ve masrafsız bir ödeme altyapısı sunulmuş olacak. Dijitalleşme hamlesi sadece ödemelerle sınırlı kalmıyor. ESOGÜ Portal üzerinden tamamen dijital ortamda gerçekleştirilecek yeni nesil başvuru sistemiyle; ESOGÜ Kimlik Kartı ve araç etiketi talepleri, yenileme veya kayıp bildirimleri tek tıkla online yapılacak. "Sıfır kağıt israfı" ilkesiyle yürütülecek bu süreç, hem anlık işlem alma kabiliyetiyle yüksek iş gücü tasarrufu sağlayacak hem de doğayı koruyacak. ESOGÜ, hem ESTRAM entegrasyonuyla yakaladığı ulaşım kolaylığını hem de Ziraat Bankası iş birliğiyle hayata geçirdiği sıfır komisyonlu finansal teknoloji adımını birleştirerek Türkiye’deki üniversitelere örnek teşkil etmeye devam ediyor.

2026 Anadolu Üniversitesi Spor Ödülleri Sahiplerini Buldu Haber

2026 Anadolu Üniversitesi Spor Ödülleri Sahiplerini Buldu

Anadolu Üniversitesi, Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu (TÜSF) tarafından düzenlenen ulusal ve uluslararası müsabakalarda elde edilen başarıların yanı sıra Bahar Şenlikleri kapsamında gerçekleştirilen 40. Geleneksel Spor Turnuvasında dereceye giren sporcuları düzenlenen Spor Ödülleri 2026 Töreni’nde bir araya getirdi. Törene Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mustafa Bostancı, Genel Sekreter Ecevit Öksüz, Genel Sekreter Yardımcısı ve Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanı Abdurrahman Şafak, senato üyeleri, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Anadolu Üniversitesi sporcularının yıl boyunca ulusal ve uluslararası arenada elde ettiği başarıların kutlandığı törende, sporun üniversite yaşamındaki önemi ve kurumsal spor kültürünün gelişimine yapılan katkılar vurgulandı. Rektör Adıgüzel: “Anadolu Üniversitesi spor dostu bir kampüstür” Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Spor Ödülleri 2026 Töreninde yaptığı konuşmada Anadolu Üniversitesinin spor alanındaki köklü geleneğine vurgu yaparak sporun üniversite kültürünün önemli bir parçası olduğunu belirtti. Kırk yıldır başarıyla sürdürülen spor ödülleri geleneğinin önemine dikkat çeken Rektör Adıgüzel şunları söyledi: “Bugün burada Anadolu Üniversitesinin azmini, emeğini ve başarıya olan inancını yansıtan çok anlamlı bir törende bir aradayız. Düzenlediğimiz bu tören yalnızca bir yılın başarılarını kutlamak için gerçekleştirdiğimiz bir organizasyon değil, kırk yıldır sürdürülen köklü bir geleneğin parçasıdır. Anadolu Üniversitesi, öğrencilerine ve çalışanlarına spor yapma imkânlarını en geniş şekilde sunan, spor dostu bir kampüstür. Hem bireysel hem de takım sporlarında güçlü bir altyapıya sahibiz. Bu altyapının ve spor kültürünün sonucu olarak bugüne kadar binden fazla millî sporcu yetiştirmiş bir üniversite olmanın gururunu yaşıyoruz. Kampüsümüzde yıl boyunca düzenlenen turnuvalarda mücadele eden, dostça rekabet eden ve sporun birleştirici gücünü yaşatan tüm öğrencilerimizi ve personelimizi gönülden kutluyorum.” “Spor, birlikte başarma kültürünü güçlendiriyor” Sporun yalnızca başarı elde etmekten ibaret olmadığını, aynı zamanda dayanışma ve aidiyet duygusunu güçlendirdiğini ifade eden Rektör Adıgüzel, Anadolu Üniversitesi sporcularının ulusal ve uluslararası alanda elde ettiği başarıların gurur verici olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Spor, insanları bir araya getiren, birlikte başarma kültürünü geliştiren ve kurum aidiyetini güçlendiren çok önemli bir değerdir. Üniversitemizin adını ulusal ve uluslararası arenalarda başarıyla temsil eden, bayrağımızı gururla dalgalandıran sporcularımız bizim için büyük bir gurur kaynağıdır. Sizler azminiz, disiplininiz ve kararlılığınızla yalnızca madalya kazanmıyor, aynı zamanda gençlere örnek oluyorsunuz. Bu başarıların arkasında sporcularımız kadar antrenörlerimizin, akademik ve idari personelimizin, organizasyonların görünmeyen kahramanlarının da büyük emeği bulunuyor. Emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Bugün kupa ve madalya almaya hak kazanan sporcularımızı kutlarken, centilmence mücadele eden ve sahaya çıkarak emek veren tüm sporcularımızı da ayrıca tebrik ediyorum. Anadolu Üniversitesi olarak sporu ve sporcularımızı desteklemeyi sürdürecek, ülkemizi ve üniversitemizi başarıyla temsil edecek yeni şampiyonların yetişmesine katkı sağlamaya devam edeceğiz.” Prof. Dr. Adıgüzel’in konuşmasının ardından TÜSF tarafından düzenlenen şampiyonalarda derece elde eden takım ve bireysel sporcular ile Anadolu Üniversitesi 40. Geleneksel Spor Turnuvasında başarılı olan öğrenci ve personel takımlarına kupa, madalya ve başarı belgeleri takdim edildi. Törende ayrıca Avrupa Üniversiteler Şampiyonasında genel klasmanda Avrupa ikinciliği elde eden ve Avrupa Üniversite Sporları Birliği tarafından Polonya’da düzenlenen Oryantiring Şampiyonası’nda önemli bir başarıya imza atan Anadolu Üniversitesi sporcuları da alkışlarla onurlandırıldı. Spor Ödülleri 2026 Töreni, toplu fotoğraf çekimi ve sporcuların başarılarının kutlanmasının ardından sona erdi.

Tepebaşı’nda Çevre Dostu Nesiller Yetişiyor Haber

Tepebaşı’nda Çevre Dostu Nesiller Yetişiyor

Tepebaşı Belediyesi Kağıt Geri Dönüşüm Atölyesi, geri kazanım konusunda farkındalık yaratırken, çocuklara da çevre bilinci aşılamaya devam ediyor. Tepebaşı Belediyesi Kağıt Geri Dönüşüm Atölyesi’nde, atık kağıtların elde geri dönüşüm yöntemiyle yeniden değerlendirilmesine devam edilirken çocuklara da çevre bilinci konusunda farkındalık yaratacak eğitimler düzenleniyor. Tepebaşı Belediyesi hizmet binasında ofislerde kullanıldıktan sonra çıkan kağıt atıkların ve başkanlığa gelen buket çiçeklerin değerlendirildiği Kağıt Geri Dönüşüm Atölyesi’nde atık kağıtlar ve kuru çiçekler bazı fiziksel işlemlerden geçirilerek önce kağıt hamuru daha sonra el yapımı kağıda dönüştürülüyor. Her yıl binlerce çocuk ve genci ağırlayan atölye 2009 yılından beri faaliyetlerini sürdürüyor. Geri dönüşüm sürecini öğreniyorlar Geri Dönüşüm Atölyesi’nde uygulanan; çevre sorunlarının tüketim ve insan etkileriyle ilgisi ve çözüm önerilerini içeren bilinçlendirme programına katılan çocuklar, oyunlar ve görsel materyallerle doğayı korumanın yollarını eğlenceli bir şekilde öğreniyor. Düzenlenen 60 atölyeye 27 okuldan gelen bin 333 öğrenci, atık kağıtların geri dönüşüm sürecini uygulamalı olarak öğrenerek birer çevre dostu olarak merkezden ayrıldı. Öğrenciler ayrıca evlerinde de atık ayırmak konusunda özenli olup, çevrelerini de bu konuda teşvik edeceklerini belirtiyor.

Anadolu Üniversitesi'nde Otizm İçin "Kırmızı" Adımlar Haber

Anadolu Üniversitesi'nde Otizm İçin "Kırmızı" Adımlar

Anadolu Üniversitesi, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında düzenlenen “Otizm İçin Kırmızı Kampüs Yürüyüşü” ile otizm spektrum bozukluğuna dikkat çekti. Eğitim Fakültesi tarafından organize edilen etkinlikte, otizmin bir eksiklik değil, nöro-gelişimsel bir farklılık olduğu vurgulandı. ​Otizm Spektrum Bozukluğu İçin Toplumsal Farkındalık Vurgusu ​Birleşmiş Milletler tarafından farkındalık ayı ilan edilen Nisan ayında gerçekleştirilen yürüyüşe; Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Halil Diken, Özel Eğitim Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sezgin Vuran, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı. Kırmızı renk temasıyla gerçekleştirilen yürüyüşte, otizmli bireylerin sosyal ve iletişimsel haklarına dikkat çekildi. ​Prof. Dr. Diken: "40 Yıllık Birikimle Engelleri Kaldırıyoruz" ​Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Halil Diken, Anadolu Üniversitesi'nin özel eğitim alanında Türkiye ve Avrupa’da örnek bir model olduğunu belirtti. Farkındalığın toplumsal bir dönüşüm başlatması gerektiğini ifade eden Diken: ​"Karar alıcılar ve toplum bu farkındalığa sahip olduğunda, fiziksel ve sosyal engeller ortadan kalkar. Tekerlekli sandalye kullanan bir birey için erişilebilirlik sağlandığında nasıl ki engel ortadan kalkıyorsa, otizm için de aynı kapsayıcı yaklaşımı sergilemeliyiz." dedi. ​Otizm Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar: "Otizm Bir Yelpazedir" ​Etkinliğin koordinatörlüğünü üstlenen Prof. Dr. Sezgin Vuran, otizmin toplumda hâlâ yeterince tanınmadığına işaret ederek kritik bilgiler paylaştı. Otizmin geniş bir spektrum (yelpaze) olduğunu hatırlatan Vuran, şu noktaların altını çizdi: ​Zihinsel Durum: Otizmli bireylerin yaklaşık %70'i zihin yetersizliği yaşamaz; hatta birçoğu üstün yetenekler sergileyebilir. ​Eğitimin Gücü: Doğru eğitim ve toplumsal kabul ile otizmli bireyler sosyal yaşama aktif katılım sağlayabilir. ​Erişilebilirlik: Kamu alanlarının otizmli bireylerin duyusal ve sosyal ihtiyaçlarına göre düzenlenmesi hayati önem taşır. ​"Farkındalık Sadece Bir Gün Değil, Her Gün" ​Yürüyüşe destek veren Engelsiz Anadolu Kulübü Başkanı Şeyma Ataş ise farkındalığın sürekliliğine vurgu yaptı. Akademisyenlerle iş birliği yapmanın önemine değinen Ataş, otizmli bireylerin her ortamda kabul görmesi için çalışmaya devam edeceklerini belirtti. Kaynak: AnaHaber

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.