SON DAKİKA
Hava Durumu

#Nihat Çelik

Porsuk Haber Ajansı - Nihat Çelik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nihat Çelik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İktidarın Gündeminde Ülkenin Gerçekleri Değil, Transferler Var! Haber

İktidarın Gündeminde Ülkenin Gerçekleri Değil, Transferler Var!

Saadet Partisi Odunpazarı Eğitim Başkanı Nihat Çelik, 7 Ekim Aksa Tufanı’nın yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen Filistin yürüyüşüne katılarak önemli açıklamalarda bulundu. Çelik, iktidarın ülkenin temel sorunlarını bir kenara bırakıp milletvekili, belediye başkanı ve para transferlerine odaklandığını belirterek, "Adil düzene geçin, herkes zaten kendiliğinden gelsin" çağrısında bulundu. Filistin Davası İnsanlığın ve Vicdanın Davasıdır 7 Ekim Aksa Tufanı’nın yıl dönümü vesilesiyle Anadolu Gençlik bünyesinde gerçekleştirilen yürüyüşe katılan Saadet Partisi Odunpazarı Eğitim Başkanı Nihat Çelik; Filistin, Gazze ve Kudüs’ün hiçbir zaman unutulmadığını ve unutulmayacağını bir kez daha gür bir sesle haykırdıklarını ifade etti. Gerçekleştirilen yürüyüşün sıradan bir anma programı olmadığının altını çizen Nihat Çelik, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Bu yürüyüş; zulme karşı duruşun, mazlumdan yana oluşun, insanlık onurunu savunmanın ve Filistin halkıyla dayanışmanın bir ifadesiydi. Herkes bilmelidir ki Filistin davası yalnızca Filistinlilerin değil; insanlıktan, adaletten ve vicdandan yana olan herkesin davasıdır." "Gazze’de Yaşanan Katliamlara Karşı Sessiz Kalamayız" Yıllardır işgal, baskı, abluka ve ağır saldırılar altında yaşam mücadelesi veren Filistin halkının çığlığına duyarsız kalınamayacağını belirten Çelik; Gazze’de hayatını kaybeden masum çocukları, evlerini kaybeden aileleri, bombalanan hastaneleri, okulları ve doğrudan hedef alınan sivilleri unutmamanın insani bir sorumluluk olduğunu vurguladı. "İktidarın Tek Gündemi: Milletvekili, Belediye Başkanı ve Para Transferleri" Türkiye’nin mevcut ekonomik ve sosyal gündemini de değerlendiren Nihat Çelik, iktidarın halkın gerçek sorunlarından kopuk bir siyaset yürüttüğünü belirterek sert eleştirilerde bulundu. Ülke gündeminde sadece siyasi ve maddi transferlerin yer aldığını söyleyen Çelik, şöyle devam etti: "Diğer yandan ülkemizde iktidarın gündeminde sadece transferler var. İktidarın gündeminden düşürmediği üç şey var: Milletvekili transferi, belediye başkanı transferi ve bir de para transferi... İktidar bu üç transfere oldukça önem veriyor; 'Bize gelsin de nereden gelirse gelsin' mantığıyla hareket ediliyor." "Transferlerle Her Şey Düzeliyor mu?" Siyasi transferlerle ülkenin kronikleşen sorunlarının çözülemeyeceğini vurgulayan Saadet Partisi Odunpazarı Eğitim Başkanı Nihat Çelik, iktidara şu kritik soruları yöneltti: Bütün milletvekilleri ve bütün belediye başkanları iktidar partisine geçince her şey düzeliyor mu? Örneğin gelir dağılımında adalet sağlanacak mı? İnsanların refah seviyesi yükselecek mi? Vatandaşın alım gücü artacak mı? Kiralar, market ve pazar masrafları kısacası vatandaşın mutfağı, sizlerin mutfağı gibi olabilecek mi? Çağrı: "Kapalı Kapılar Ardındaki Transferlerden Vazgeçin, Adil Düzen'e Geçin" Açıklamasının sonunda iktidara somut bir çağrıda bulunan Nihat Çelik, sözlerini şu şekilde tamamladı: "Buradan iktidara çağrımızdır: Lütfen kapalı kapılar arkasındaki transfer uğraşınızdan vazgeçin. Ülkenin gerçek meselelerini gündeminize alın ve adil düzene geçin. Siz adil bir düzen kurarsanız, zaten herkes kendiliğinden sizlere transfer olur. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

Kalıcı Barış Adalet ve Demokrasiyle Sağlanır Haber

Kalıcı Barış Adalet ve Demokrasiyle Sağlanır

Saadet Partisi Odunpazarı İlçe Başkanlığı Eğitim Başkanı Nihat Çelik, "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun" süreciyle ilgili basın açıklaması düzenledi. Açıklamada toplumsal barış, kardeşlik ve ortak akıl vurgusu yapılırken, ekonomiden adalete ülkenin temel sorunlarına da dikkat çekildi. ​"Süreçte Emeği Geçenlere Teşekkür Ediyoruz" ​Saadet Partisi Odunpazarı İlçe Başkanlığı'nda gerçekleştirilen basın açıklamasını Eğitim Başkanı Nihat Çelik yaptı. Konuşmasına kanunun kabulü yönünde irade ortaya koyan Saadet Partisi milletvekillerine ve Genel Başkan Mahmut Arıkan'a teşekkür ederek başlayan Çelik, farklı siyasi partilerden "kabul" oyu vererek sürecin Meclis zemininde ilerlemesine katkı sunan tüm milletvekillerine ve genel başkanlara minnettarlıklarını iletti. ​"Endişeler Dikkate Alınmalı, Değerlendirmeler Gerçek Hükümler Üzerinden Yapılmalı" ​Bunun daha büyük bir sorumluluğun başlangıcı olduğunun altını çizen Çelik, Saadet Partisi’nin genel yaklaşımının ‘Hayra motor, şerre fren olmak’ düsturuyla şekillendiğini belirtti. Çelik, süreçle ilgili kaygı taşıyan vatandaşların endişelerinin dikkate alınmasının elzem olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti: ​"Hiç kimsenin soru işaretleri veya itirazları nedeniyle suçlanmaması gerekli ve önemlidir. Değerlendirmelerin söylentiler ve siyasi yorumlar üzerinden değil, yasanın gerçek hükümleri ile Türkiye’nin güvenliği açısından ortaya koyduğu imkân ve riskler üzerinden yapılması çok kıymetli olacaktır." ​"Kalıcı Barış Yalnızca Güvenlik Politikalarıyla Sağlanamaz" ​Kalıcı ve sürdürülebilir bir barışın sadece güvenlik politikalarıyla tesis edilemeyeceğini belirten Nihat Çelik; adalet, hukuk, demokrasi, ekonomik kalkınma, istihdam, eğitim ve sosyal dayanışmanın da sürecin ayrılmaz parçaları olduğuna dikkat çekti. ​Çelik, Türkiye'nin kucaklayıcı vizyonunu şu sözlerle özetledi: ​Eşit ve Onurlu Vatandaşlık: Türk’üyle, Kürt’üyle, Arap’ıyla, Laz’ıyla, Çerkes’iyle; doğusuyla, batısıyla bütün vatandaşların kendisini bu ülkenin eşit ve onurlu bir parçası olarak gördüğü bir Türkiye isteniyor. ​Ortak Kazanım: Barışın bir tarafın diğerine üstün gelmesi anlamına gelmediğini, asıl hedefin kardeşliğin güçlenmesi ve Türkiye’nin tamamının kazanması olduğu ifade edildi. ​"Çocuklarımızın Geleceğini Geçmişin Acılarına Mahkûm Etmemeliyiz" ​Bir evladın daha toprağa düşmemesi, annelerin evlat acısı yaşamaması ve gençlerin silahların değil eğitim ile üretimin peşinden gitmesi için bu imkânın değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Çelik, bu hedefe ulaşmanın yolunun düşmanlaştırmadan, istişare, sağduyu, samimi diyalog ve ortak akıldan geçtiğini belirterek, Meclis’te ortaya çıkan iradenin toplumsal mutabakata dönüştürülmesinin herkesin ortak sorumluluğu olduğunu söyledi. ​"Türkiye Yeni Bir Siyasi ve Toplumsal Dile İhtiyaç Duyuyor" ​Öfke yerine sükûnet, çatışma yerine diyalog, intikam yerine adalet, ayrışma yerine kardeşlik, korku yerine güven ve kutuplaşma yerine istişarenin hayati önem taşıdığını dile getiren Çelik, Saadet Partisi'nin bu anlayışın takipçisi olmaya devam edeceğini belirtti: ​"Amacımız herhangi bir siyasi partinin başarısı değil, Türkiye’nin başarısıdır. İktidar ve muhalefetin üzerinde milletin hakkını ve Türkiye’nin geleceğini gözetmeye devam edeceğiz. Doğru gördüklerimizi destekleyecek, yanlış gördüklerimizi ise açıkça ifade etmekten çekinmeyeceğiz." ​Açıklama, ekonomi, adalet, eğitim, tarım, genç işsizliği ve yoksulluk başta olmak üzere ülkenin çözüm bekleyen diğer kronik sorunlarında da sorumluluk almaya devam edileceği mesajıyla sona erdi.

Tüm Depremlerden Daha Büyüğü Sorumlularının Hesap Vermemesidir Haber

Tüm Depremlerden Daha Büyüğü Sorumlularının Hesap Vermemesidir

Saadet Partisi tarafından düzenlenen haftalık basın toplantısı deprem ve Gazze gündemiyle Odunpazarı İlçe Başkanlığı tarafından gerçekleştirildi. Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanlığında düzenlenen basın toplantısında konuşan Odunpazarı İlçe Eğitim Başkanı Nihat Çelik şu ifadelere yer verdi; "Muhterem Eskişehirli Hemşehrilerim, Şehrimizin güzide basın mensupları ve kıymetli Milli Görüşçüler! Bugün 17.08.2025. Yani sadece hatıra olarak hafızamızda kalan, hiç ders almadığımızı 6 Şubat 2023 de anladığımız bir deprem gününün yıl dönümü. Bugün hemen her yerde bugüne dair mesajlar göreceğiz, görmekteyiz. Özel şirketlerin reklam senaryolarında konu olacak. Cumhurbaşkanı, parti başkanları, bakanlar, vekiller, daire başkanları, müdürler, fenomenler vs. hepsi kendi resimleri ile bir şeyler paylaşacaklar. “Ders aldık mı?” sorusuna hala net bir cevap verilemiyor. Orman yangınların da olduğu gibi deprem konusunda da hala çok gerideyiz. En son yaşanan “Balıkesir Depremi” ne kadar hazır olduğumuzu veya olmadığımızı göstermiştir. Büyük bir yıkım olmaması yine bu meseleyi halı altına süpürmeye yetti maalesef. Hoş büyük bir yıkım olsa da, binlerce can gitse de değişen bir şey olmayacağını gördük ne yazık ki! Tabi sadece jeolojik depremlerle sarsılmıyoruz. İlla bizi sarsacak depremler yaşıyoruz. Klişe bir ifade var: “Başka ülkede olsa, o ülkede yer yerinden oynar”. İşte biz bu klişeyi 2-3 güne bir yaşıyoruz. Öylesine alışmışız ki, artık şaşırmıyoruz bile. Japonya’da yaşanan deprem videolarını, haberlerini izlerken, Japonların soğukkanlı davrandıklarını görüyoruz. Alışmışlar depremlere, Onlar için çok sıradan bir olay. Japon jeolojik depremlere, bizler ise jeolojik olmayan depremlere alışkınız. “Sahte diploma Depremi”, “Açılım Depremi”, “Belediyelere Operasyon Depremi”, “Siyasi Transferler Depremi”… Sayabildiğiniz kadar sayın. Ülkece çok soğukkanlıyız bu depremlere. Çok sıradan olaylar bunlar. Tüm bu depremlerden daha büyüğü de sorumlularının hesap vermemesi, vermeyecek olmasıdır. Bu apayrı bir depremdir bizim ülkemizde. Tıpkı yıkımı bir felakete dönen depremleri unuttuğumuz gibi unutur gideriz bu depremleri de. Depremi kadere bağlayan anlayışın karşısında, “Deprem öldürmez, ihmal öldürür!” sloganı atılır. Gerçekten de jeolojik depremler bir takım teknolojik ve ahlaki tedbirlerle yıkımı olabildiğince en aza indirilebilir. Ama jeolojik olmayan depremlere sadece ahlaki ve hukuki tedbirler uygulanır. Uygulanmazsa tahmin edilemeyecek boyutlarda yıkımlar olur. Nice hayatlar mahvolur. Nesiller ifsada uğrar. Böyle giderse ki gidecek, reklamını yapacağınız, yıl dönümünü anacağınız, resimlerinizi koyup mesajlar paylaşacağınız daha pek çok depremler yaşarız. Bir başka deprem de Gazze’de yaşanıyor. İnsanlık bu depremin enkazı altında kaldı. Siyonist teröristler sadece Gazze’yi değil insanlığı da katletmeye devam ediyor. Başta İktidarımız olmak üzere Gazze’yi kırmızı çizgisi ilan edeler, İslam Ülkeleri ve sözde medeni bütün devletler. Seyretmeye devam ediyorlar. Hepimiz Gazze Depreminin altında kaldık. Geçmiş olsun. Basın toplantımıza gösterdiğiniz ilgi ve alaka için hepinize teşekkür ediyorum."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.