SON DAKİKA
Hava Durumu

#Niğde Milletvekili

Porsuk Haber Ajansı - Niğde Milletvekili haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Niğde Milletvekili haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanlığı Sistemi Sonrası Mazot 12 Kat Arttı Haber

Cumhurbaşkanlığı Sistemi Sonrası Mazot 12 Kat Arttı

Cumhuriyet Halk Partisi Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Genel Kurul’da yaptığı konuşmada artan akaryakıt ve gübre fiyatlarının çiftçiyi üretimden koparma noktasına getirdiğini belirterek iktidara eleştiriler yöneltti. Gürer, konuşmasında Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne geçiş sürecini hatırlatarak şu ifadeleri kullandı: “2018 yılında Cumhurbaşkanlığı sistemine geçildiğinde mazotun litre fiyatı 5 lira 25 kuruştu. İktidar eliyle yılbaşından bu yana akaryakıta yüzde 10 zam yapıldı ve mazotun litre fiyatı 61 liraya kadar çıktı, savaş bahanesiyle yeni zamlar da yolda. Petrol bulup, doğal gaz bulup sürekli zam yapan dünyada öncü bir ülke durumuna Türkiye getirildi.” Artan mazot fiyatlarının doğrudan üretim maliyetlerine yansıdığını vurgulayan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Çiftçi traktörünün deposuna akaryakıt doldurduğunda geçen yıla göre daha çok gider olacak, nasıl üretim yapacak?” diye sordu. Girdi maliyetlerindeki artışın yalnızca akaryakıtla sınırlı olmadığını belirten Gürer, gübre fiyatlarındaki yükselişe de dikkat çekti. Tarım Bakanlığının “sıkıntı yok” açıklamalarını eleştiren Gürer, “Gübre fiyatları da fırladı. Bakan ‘Sıkıntı yok.’ diyor da gübrede DAP gübrenin tonu 37.500 liraya, amonyum sülfat 15.750 liraya, 20-20 gübre 24.500 liraya, 15-15 gübre 24.500 liraya, üre gübre 28.000 liraya fırladı. Gübreyi bulmak da almak da zorlaştı,” diye konuştu. “ÇİFTÇİ ÜRETİM YAPAMAZ HÂLE GELİYOR” Konuşmasında artan maliyetlerin üretim planlamasını imkânsız hâle getirdiğini vurgulayan CHP’li Ömer Fethi Gürer, mazot ve gübre fiyatlarındaki artışın doğrudan gıda enflasyonuna yansıyacağını ifade etti. Çiftçinin hem finansman hem de girdi temininde ciddi sorunlar yaşadığını belirten Gürer, mevcut politikaların gözden geçirilmesi gerektiğini kaydetti.

CHP'li Gürer: "Tarlada Üretici, Pazarda Esnaf ve Tüketici Dertli" Haber

CHP'li Gürer: "Tarlada Üretici, Pazarda Esnaf ve Tüketici Dertli"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Niğde’nin Bor ilçesinde kurulan Salı pazarında vatandaşlar ve pazar esnafıyla bir araya geldi. Esnaf kazançsızlıktan, tüketici ise fiyatların pahalılığından dert yandı. Pazarda geçmişe kıyasla herkes sorunların arttığını dile getirdi. Girdi maliyetlerindeki ve nakliye bedellerindeki artış üreticiyi ve pazarcı esnafını sıkıntıya sokarken, geliri azalan tüketici de artan fiyatlardan yakındı. Pazarda hem esnafın hem de yurttaşın ortak sorununun “alım gücünün daralması” olduğunu vurgulayan Ömer Fethi Gürer, ekonomik sorunların pazar yerinde dahi açıkça hissedildiğini söyledi. Marketlere göre daha uygun fiyatlar olmasına rağmen, cepteki gelir daralmasının vatandaşın her ürüne erişimini engellediğini belirtti. Üreticinin artan üretim maliyetlerinden, pazarcı esnafının ise ürünü aldığı fiyata eklenen nakliye, işgaliye ve fire gibi giderler nedeniyle bazı ürünleri maliyetine satmak zorunda kalmasından yakındığını ifade eden Gürer, emekli ve dar gelirlinin ise gelirinin istediği ürünü almaya yetmediğini dile getirdi. Yılbaşından bu yana yalnızca akaryakıta gelen zamların bile ürün nakliyesine doğrudan yansıdığını, bunun da fiyat artışlarına neden olduğunu belirten Gürer, hava değişimlerinin dahi pazardaki fiyatları etkilediğini söyledi. FİYAT VAR AMA SATIŞ YOK Pazar esnafı, ürünlerin etiket fiyatlarının uygun olmasına rağmen satış yapılamadığını belirterek, “Pırasayı 45–50 liraya veriyoruz ama tezgahtan kalkmıyor, satılmıyor. Vatandaşın alım gücü yok, alamıyor,” dedi. Ürünlerin yerli üretim olmasına karşın tezgâhta kaldığını ifade eden esnaf, tüketilecek ürünlerin dahi satılamadığına dikkat çekerek, “Üreten, satan, alan herkes aynı anda dertli,” diye konuştu. SORUN FİYAT DEĞİL, ALIM GÜCÜ Ömer Fethi Gürer’in “Neden satılmıyor?” sorusuna esnaf, “Alım gücü yok. Milletin alım gücü yok. Paranın değeri kalmadı,” yanıtını verdi. EMEKLİ MAAŞIYLA GEÇİNMEK MÜMKÜN DEĞİL Pazarda konuşan esnaf, 20 bin lira civarındaki emekli maaşıyla geçinmenin olanaksız hâle geldiğini ifade etti. “20 bin lira maaşın 12–13 bini kiraya gidiyor. Doğalgaz, elektrik, su geliyor. Eğitim, sağlık derken elde kalanla nasıl geçineceksin?” diye sordu. Bir vatandaş ise hesabını yaparak, “Kira, doğalgaz, elektrik, su derken elde 2 bin lira kalıyor. Onu da üçe böl, günlük 70 lira bile kalmıyor,” sözleriyle geçim sıkıntısını anlattı. TEZGÂHLARDA ETİKETLER DEĞİŞKEN Gürer, pazarda salatalığın kilosunun 100 lira, domatesin 100–120 lira, biberin ise 100 lira olduğunu; kış sebzelerinde pırasa gibi ürünlerde de fiyat değişkenliği yaşandığını belirtti. Ürünlerin büyük bölümünün Akdeniz ve Çukurova’dan geldiğini, ancak artan girdi maliyetleri nedeniyle yerinde de pahalılaştığını vurguladı. “Tarım ülkesiyiz ama domates 120 lira, salatalık 100 lira. Vatandaş ne yapacak?” diyen Gürer, fiyat artışlarının plansız tarım politikaları, artan girdi maliyetleri ve mazota gelen zamların yol açtığı nakliye fiyat artışları sonucu oluştuğunu söyledi. İŞÇİ, EMEKLİ, ÜRETİCİ, PAZARCI DERTLİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, krizin zincirleme etkisine dikkat çekerek, “İşçiye vermezsen, emekliye vermezsen o da gelip esnaftan alışveriş yapamıyor. Geliyor, pazarı geziyor, zorunlu ihtiyacını sınırlı alıp dönüyor,” ifadelerini kullandı. “EKONOMİK SORUNLARIN FOTOĞRAFI” Bor’daki pazar yerinde yaşananların Türkiye genelindeki tabloyu yansıttığını belirten Gürer, “Burada sorun sadece fiyatların yüksekliği değil; asıl sorun, halkın alım gücünün kalmamasıdır. Emekli, işçi, dar gelirli pazara çıkamıyor. Ürün var ama satış yok. Bu pazar, yanlış ekonomi ve tarım politikalarının vatandaşın sofrasına nasıl yansıdığının açık fotoğrafıdır. Pazarlar marketlere göre daha uygun fiyatların oluştuğu yerlerdir. Ancak ilaç, gübre, tohum, mazot, su ve işçilik giderleri artarken ürün fiyatları da yerinde durmuyor. Vatandaşın alım gücü geçmişe göre düştü. Cebindeki para temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetmiyor. Bu durum geçim sıkıntısını artırırken sağlıklı beslenmeyi de olumsuz etkiliyor,” dedi.

Kara Lahana Tarlada Kaldı, Markette Fiyatı Katladı! Haber

Kara Lahana Tarlada Kaldı, Markette Fiyatı Katladı!

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Niğde ili Bor İlçesinde Sinandı Bölgesinde 25 dönüm alanda satılamadığı için tarlada kalan karalahananın çürüdüğünü söyledi. Gürer kara lahana tarlasında yaptığı incelemede, tarımda yaşanan derin soruna dikkat çekti. 25 dönümlük alana ekilen kara lahanaların tek bir tanesinin bile sökülmediği tarlada anlatan üretici Hasan Aydın ürettik ama satamadık” dedi. Karalahana tarlasında konuşan Ömer Fethi Gürer, ürünün maliyetini karşılamadığı için tarlada bırakıldığını, bunun ise hem üreticiyi hem de tüketiciyi mağdur ettiğini vurguladı. Gürer, “Kara lahana tarlasındayız. Bu tarlada yaklaşık 25 dönümlük bir alanda kara lahana ekilmiş ama üreticimiz bir tanesini bile sökmedi. Çünkü maliyetini karşılamadı. İşçilik giderini de kattığı zaman üretici zarar edeceğini düşündüğü için bu lahanaya sökmediğini anlattı. Görüldüğü gibi kara lahana tarlada kaldı” dedi. TBMM Tarım,Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi ,Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, pazarda bugün tanesi 25 liraya satılan ürünün döneminde alan olmadığından sökülmediği için artık çürümek üzere olduğunu belirterek, “Bu tarlaya yaklaşık 500 bin liralık tohum ve işçilik masrafı yapıldı ve üretici büyük zarara erdi,” dedi. “SATILMADI, TARLADA KALDI; BORCU NASIL ÖDEYECEĞİZ BİLMİYORUM” Üretici Hasan Aydın ise yaşadığı tabloyu çaresizlikle anlattı. “Burası 25 dönüm. Buraya 500 bin lira masraf ettik. Satılmadı, tarlada kaldı. Tanesi 5 lira verdiler ama nakliyesini, işçiliğini kurtarmadığı için kesmedik. Ondan sonra da böyle kaldı” diyen Aydın, banka kredisi çiftçinin genelinin kullandığını ancak satılan ürün olmadığında ödeme güçlüğü yaşadığını söyledi. “Banka kredi kullandık ama ürün yok tarlada. Nasıl ödeyeceğiz bilmiyorum.” sözleriyle içinde bulunduğu çıkmazı dile getirdi. Aydın, ürünün neden tarlada kaldığını ise maliyet kalemlerini tek tek sıralayarak anlattı: “Bunu 5 liraya kesmek, buradan yüklemek, Adana’ya, Mersin’e göndermek; işçiliğiyle, masrafıyla hiçbirini kurtarmıyor. Fidesi zaten 5-6 lira. Gübre var, su var. Bunların hepsi gider.” Aydın, İstanbul ve Ankara gibi büyükşehirlerde fiyatların yüksek olmasına rağmen kendilerinin ürünü satamadığını da vurguladı. “ÜRÜN GİTMEYİNCE ORADA FİYAT ARTIYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üretim zincirindeki kopuşun sonuçlarına işaret ederek, “Buradan ürün gitmeyince orada fiyat artıyor, vatandaş alamıyor. Sizde de binlerce dönüm ürün tarlada kalıyor,” dedi. “Bir üretici olarak ne düşünüyorsunuz?” sorusuna ise Hasan Aydın’ın yanıtı net oldu: “Bırakacağız. Yapmayacağız. Zarar ettikten sonra ne yapalım? Emeğimizi karşılamadık. Çapası, gübresi, ilacı… Çoluk çocuk tırnaklarımız burada kaldı.” Aydın, daha önce de kara lahana ektiğini ancak aynı sonucun yaşandığını belirterek, “Binlerce dönüm ürün ne yazık ki çöp oldu. Bir liralık bile satış olmadı. Soğuklar başladı, dondu” dedi. “DESTEK YOK, KÖSTEK VAR” Tarladaki çürümüş ürünleri gösteren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer ise yaşananların somut bir kanıt olduğunu ifade ederek, “Bu, lahananın tarlada kaldığının somut göstergesi. Bu kara lahanadan bir tane bile satılmadı. Hava soğuyunca da dondu, yok oldu” dedi. Üreticinin zararını tespit eden bir mekanizma olmadığını da vurgulayan Gürer, “Destek deniyor ama ortada destek yok, köstek var. Konuşursa başı ağrıyor, konuşmazsa ürün tarlada kalıyor ve üretimden uzaklaşıyor” sözleriyle AKP iktidarının tarım politikalarını eleştirdi. Ömer Fethi Gürer, üretimden uzaklaşan çiftçinin sonucunun gelecek yıl raflarda daha pahalı ürün olarak yurttaşa döndüğünü belirterek, bu kısır döngünün kırılmadığı sürece sorunun büyüyerek devam edeceğini söyledi. “SENEYE EKİLİR Mİ? HAYIR” “Seneye buraya kara lahana eker misiniz?” sorusuna Hasan Aydın’ın yanıtı kısa ve kesin oldu: “Ekilmez. Bir de bunu yarın sürüp kaldıracaksın. Hayvan yemi bile olmadı. Zaten çürümüş.” Bu yanıtın, tarımın geleceği açısından son derece çarpıcı olduğunu belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Binlerce dönüm kara lahana tarlada kalıyor, Ankara’da, İstanbul’da vatandaş markette alamıyor. Emekli alamıyor, asgari ücretli alamıyor. Ülkenin tarım politikasının en acı tablolarından biri bu” dedi. “BU TARLA İSRAFIN EN SOMUT GÖSTERGESİ” Üreticinin borç yüküne de dikkat çeken Gürer, “Ürün tarlada kalıyor, üretici mağdur. ‘Borcumu nasıl ödeyeceğim?’ diyor ama borç yapılandırması yok. Bankaya gidince BAĞ-KUR prim borcun var deniyor, kredi verilmiyor. Çiftçi kredi alamadan üretimi nasıl yapacak?” diye sordu. Açıklamasının sonunda ülkeyi yönetenlere seslenen CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Bu kara lahana tarlası israfın en somut göstergesidir. Bu çiftçiye sahip çıkın. Böyle giderse bir gün bu tarlada kara lahana da, başka ürün de olmayacak. Geriye sadece boz bir toprak kalacak” ifadelerini kullandı.

CHP'li Gürer’den Çiftçilerin Beklediği Kanun Teklifi Haber

CHP'li Gürer’den Çiftçilerin Beklediği Kanun Teklifi

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, BAĞ-KUR prim borcu bulunan çiftçilerin Hazine destekli sübvansiyonlu tarım kredilerinden yararlanamamasına neden olan düzenlemenin kaldırılması amacıyla hazırladığı kanun teklifini TBMM Başkanlığına sundu. Gürer, söz konusu uygulamanın çiftçileri üretimden koparmasına neden olabileceğini vurguladı. Tarım sektörünün son yıllarda çok yönlü bir krizle karşı karşıya bırakıldığını ifade eden Ömer Fethi Gürer, “Türkiye ekonomisinin ve kırsal istihdam yapısının temel direklerinden biri olan tarım sektörü, son yıllarda derinleşen yapısal sorunların yanı sıra iklim değişikliğinin olumsuz etkileri nedeniyle son derece kırılgan bir sürece girmiştir,” diye konuştu. “2025 YILI ÜRETİCİ AÇISINDAN AFET YILI OLDU” 2025 yılı boyunca ülkenin farklı bölgelerinde yaşanan doğal afetlerin tarımsal üretimi ağır biçimde etkilediğini belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bitkisel ve hayvansal üretimde ciddi kayıplar yaşandığını dile getirdi. Gürer “2025 yılı boyunca ülkemizin farklı coğrafi bölgelerinde ardı ardına yaşanan kuraklık, hayvan hastalıkları, zirai don ve dolu gibi afetler; hububat, bakliyat, meyve ve sebze üretiminde ciddi rekolte kayıplarına yol açtı. Hayvancılıkta ise yem temini ve artan maliyetler üreticiyi ağır bir baskı altına aldı” dedi. Bu koşulların üreticinin iradesi dışında geliştiğini vurgulayan TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, yaşananların mücbir sebep kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. “ÇİFTÇİ PRİMİNİ DEĞİL, AYAKTA KALMAYI DÜŞÜNÜYOR” Yaşanan doğal afetlerin ardından gelir kaybına uğrayan çiftçilerin sosyal güvenlik primleri ve kamu borçlarını ödemekte zorlandığını söyleyen CHP’li Ömer Fethi Gürer, üreticinin borç sarmalına itildiğini ifade etti: “Yaşanan afetler üretim miktarlarını düşürdü, çiftçinin geliri ani ve telafisi güç biçimde azaldı. Bu durumda üretici, BAĞ-KUR primi başta olmak üzere vergi ve kamu borçlarını ödeyemez hale geldi. Gelir-gider dengesi bozulan çiftçi, borçlanarak ayakta kalmaya çalışıyor.” “KREDİ KAPISI KAPANIRSA ÜRETİM ZİNCİRİ KOPAR” 1 Ocak 2026 itibarıyla kamuya borcu olan çiftçilerin sübvansiyonlu tarım kredilerinden yararlanmasının engellenmesini eleştiren Ömer Fethi Gürer, bu uygulamanın tarımı kilitlediğini söyledi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Tarımsal üretim mevsimseldir, süreklilik gerektirir ve ön finansman olmadan yapılamaz. Krediye erişimin borç gerekçesiyle engellenmesi, üretim zincirinin en temel halkasında tıkanmaya yol açmaktadır,” dedi. Gürer, finansmana ulaşamayan üreticinin üretimden çekildiğine dikkat çekerek, “Bu durum ekim alanlarının daralmasına, hayvansal varlığın azalmasına ve tarımsal kapasitenin kalıcı biçimde zayıflamasına neden olur,” diye konuştu. “BU SADECE ÇİFTÇİNİN DEĞİL, ÜLKENİN MESELESİDİR” Sorunun yalnızca çiftçiyi değil, tüm toplumu ilgilendirdiğini vurgulayan Ömer Fethi Gürer, gıda arz güvenliği riskine dikkat çekerek, “Üretimde yaşanacak her daralma, ithalat bağımlılığını artırır, gıda fiyatlarını yükseltir ve enflasyonist baskıları toplumun tüm kesimlerine yayar. Bu nedenle mesele bireysel borç değil, kamu yararı ve ekonomik istikrar meselesidir,” dedi. “AMACIMIZ ÇİFTÇİYİ TARLADA TUTMAK” Hazırlanan kanun teklifinin amacını net ifadelerle ortaya koyan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bu kanun teklifiyle mücbir sebeplerle ve AKP iktidarının yanlış tarım politikaları sonucu gelir kaybına uğrayan üreticilerin finansmana yeniden erişimini sağlamayı amaçlıyoruz. Çiftçinin üretimden kopmasını engellemek, tarlaların boş kalmamasını sağlamak ve gıda arzını güvence altına almak istiyoruz. Üretici korunursa toplum korunur.” GÜRER’İN KANUN TEKLİFİ MADDESİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in TBMM Başkanlığına sunduğu kanun teklifi ise şöyle: MADDE 1- 18/4/2006 tarihli ve 5488 sayılı Tarım Kanunu'na aşağıdaki ek madde eklenmiştir: "EK MADDE 2 - Kamu bankaları ve Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından üreticilere kullandırılan Hazine faiz destekli kredilerin tahsis, onay ve kullanım süreçlerinde; 5510 sayılı Kanun'un 4'üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi kapsamındaki sigortalılık statüsünden doğan prim ve BAĞ-KUR borçlarının bulunması hiçbir şekilde kısıtlayıcı bir kriter olarak değerlendirilemez." MADDE 2- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer. MADDE 3- Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.