SON DAKİKA
Hava Durumu

#Niğde

Porsuk Haber Ajansı - Niğde haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Niğde haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP'li Gürer: “Emeklilerin Açlığını Ciddiye Alın” Haber

CHP'li Gürer: “Emeklilerin Açlığını Ciddiye Alın”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM Genel Kurulu’nda emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunlara dikkat çekerek, en düşük emekli aylığının asgari ücret seviyesine yükseltilmesi ve tüm emeklilere seyyanen artış yapılması çağrısında bulundu. CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Emekliler açlık sınırı altında yaşama mahkûm edildi, aç yaşıyorlar. Bir an önce en düşük emekli maaşı asgari ücret seviyesine yükseltilmeli, emeklilerin tümüne seyyanen artış sağlanmalıdır” dedi. Emeklilik sistemindeki sorunlara da değinen Gürer, emeklilikte kademeli düzenleme yapılması gerektiğini belirterek, “Emekli olabilmek de sorunlu kılındı. Emeklilikte kademe bir an önce gerçekleştirilmelidir. Emeklilikte adalet arayanların çığlığı duyulmalıdır” ifadelerini kullandı. CHP NiĞDE Milletvekili Ömer Fethi Gürer, EYT düzenlemesinin eksik kaldığını da belirterek, “EYT’yle eksik kalan düzenleme tamamlanmalıdır. Bir günle yılları yitirmesi haksızlıktır” diye konuştu. Gürer ayrıca emekli aylıklarının hesaplanmasında intibak düzenlemesi yapılması ve emekliliğe esas katsayının artırılması gerektiğini vurguladı. Esnafın prim gün sayısına ilişkin verilen sözün de yerine getirilmesini isteyen Gürer, “Esnafın da 9000 olan priminin 7200 güne düşürülmesi sözü yerine getirilmelidir” dedi. Emeklilerin ekonomik koşullarının ağırlaştığını ifade eden Ömer Fethi Gürer, “Emeklilerin içinde bulunduğu durum sokağa çıkamayacak boyutta sorunlu ve yoksulluğa mahkûm edilmiş bir hâldir. Bu durumun düzeltilmesi ve emeklilerin bir an önce sorunlarına çözüm üretilmesi şarttır” sözleriyle iktidara çağrıda bulundu.

Pancar Üreticisi Fiyat Bekliyor! Haber

Pancar Üreticisi Fiyat Bekliyor!

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, şeker pancarı üreticileriyle bir araya gelerek pancar alım kampanya öncesinde çiftçinin beklentilerini dinledi. Üreticiler, artan gübre, tohum, ilaç, sulama suyu, kira, mazot ve elektrik maliyetlerine dikkat çekerek pancar alım fiyatının en az 4 bin lira olmasını istedi. Bazı üreticiler ise çiftçi refahı düşünülüyorsa 4 bin 500 lira olmalı” dedi. Üreticiler gelecek yıl pancar ekimini artıracak seviyede fiyat beklentisi içinde olduklarını ifade ettiler. Gürer, Bor Pancar Ekicileri Kooperatif Başkanı ve Bor Ziraat Oda Başkanlarını da ziyaret etti. TBMM Tarım Orman ve Köy İşleri Komisyon Üyesi ve CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarlada üreticilerle buluştu. Gürer “şeker pancarının yalnızca üreticiyi değil, üretimden işleme ve pazarlamaya kadar geniş bir kesimi ilgilendiren stratejik bir ürün olduğuna dikkat çekti. Ömer Fethi Gürer, “Pancar stratejik bir ürün. Tohumunu, gübresini, ilacını satan, tarlada çapalayan, bakımını yapan, nakliyesini gerçekleştiren, fabrikada işleyen ve işlendikten sonra satışını yapan geniş bir kesimi ilgilendiriyor” dedi. Eylül ayında pancar kampanyasının başlayacağını belirten Gürer, pancar üreticisinin şu anda açıklanacak fiyatı beklediğini söyledi. Türkiye’de bu yıl yaklaşık 22 milyon ton pancar yetişmesinin beklendiğini ifade eden CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yıllık şeker üretiminin de 2,8-3 milyon ton aralığında olduğunu belirtti. Gürer, Türkiye’nin şeker pancarında kendi kendine yeterli olabilecek ülkelerden biri olduğunu vurgulayarak, “Türkiye bu bağlamda kendi kendine yetebilecek noktada olduğu ürünlerden biri pancar. Ancak son yıllarda pancar ekimlerinde alanın, üretimin ve rekoltenin varlığına rağmen çiftçi bu işten de çok mutlu değil. Çünkü girdi maliyetleri artıyor, aynı oranda gelir sağlayamıyor” diye konuştu. “GİRDİLER YÜZDE 100 ARTTI” Pancar üreticisi Kemal Çörekçi ise artan maliyetler nedeniyle üreticinin zor durumda olduğunu belirterek pancar için beklentisinin ton fiyatının 4 bin lira ile 4 bin 500 lira arasında olduğunu söyledi. Çörekçi, “Ben pancar alım fiyatının 4,5 lira olsun isterim. Çünkü girdiler çok pahalı” dedi. Geçen yıl desteklerle birlikte yaklaşık 3 bin 200 liralık fiyat açıklandığını hatırlatan Çörekçi, “Bu sene de 4 lira olmasını temenni ederiz çünkü girdilerimiz yüksek. Yani en az 4 bin olsun. 4 bin olsun ki çiftçiyi mutlu edecek rakam olsun, yüzü gülecek ki biz de seneye bir daha bu işi yapacağız” ifadelerini kullandı. Üretici, özellikle tohum fiyatındaki artışa dikkat çekerek, “Şimdi girdi maliyetleri önemli ölçüde arttı. Yüzde 100 arttı. 22 liraya aldığımız tohumu 38 liraya aldık. Akıllı tohum dediklerini, yani yüzde 100 zam geldi ona” diye konuştu. Çörekçi, “dekar maliyetimiz 25-27 bin lira. Dekarda verim 6'dan başlar, 8-9'a kadar çıkar. Yani bakımına göre, gübresine göre, sulamasına göre, şartlarına göre değişiyor” dedi. “SULAMA SUYU YÜZDE 100 ARTTI” Pancar üreticisinin maliyetlerinin yalnızca gübre ve tohumla sınırlı olmadığını belirten Ömer Fethi Gürer, sulama fiyatlarında da artış olup olmadığını sordu. Çörekçi, “Yüzde 100 artış var. 450 lira saat şu anda bizim burada suyun kooperatif...” diyerek sulama maliyetlerindeki artışı dile getirdi. Gürer ise üreticinin yaşadığı maliyet baskısını belirterek, “Yani sulama suyunuz arttı, gübre arttı, mazot arttı, elektrik gideri arttı.” dedi. Üretici de “Yüzde 100 arttı girdiler. Çok pahalı şu anda” diyerek artan maliyetlerin üretimi zorlaştırdığını belirtti. Çörekçi, pancarın en az 4 bin liralık alım fiyatına ihtiyacı olduğunu vurgulayarak, 4 bin 500 liranın ise gelecek yıl üretici sayısını artırabileceğini ifade ederek, “Yani en düşük 4.000 liralık fiyat ama diyor ki 4.500 lira olursa gelecek yıl ekim yapanın sayısında artış olur. Yani böyle fiyat vermedikçe millet pancardan dikmekten vazgeçmeye başladı. Çünkü adam masraf ediyor, ediyor, ediyor. 6-7 aldığımız zaman zarar ediyor. Yani 6-7 aldık mı zarar şu anda” diyen üretici, mevcut maliyetlerle üretimin sürdürülebilir olmadığını ifade etti. “ÖZELLEŞTİRME PANCARIN PAZARINDA DA SORUN YARATTI” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, şeker fabrikalarının özelleştirilmesinin pancar üreticisi açısından ortaya çıkardığı sorunlara da dikkat çekerek, “Şimdi özelleştirme yapılması da şeker pancarının pazarında sorun yarattı. Niye? Özel sektör kâr etmeden bir işi yapmıyor” diyen Gürer, özellikle pancarın yan ürünü olan küspe konusunda yaşanan değişime dikkat çekti. Gürer, “Küspeyi daha önce fabrikaya pancarı veren çiftçiye ücretsiz verilirdi. Şimdi küspeyi fabrika parayla satıyor” dedi. Küspe fiyatının da 2,5 lirayı bulduğu söyleniyor şu anda paketi” ifadesini kullandı. Üretici de, “Pancar alım fiyatı ile nerede ise hemen hemen aynı yani. Bunun melası var, şekeri var. Bunları geç artık. Posasını yani o şekilde satıyorlar ama bize geldi mi fiyat niye korkuyorlar?” diye konuştu. GÜRER: “ŞEKER PANCARI MUTLAKA KORUNMALI” Ömer Fethi Gürer, üreticinin yaşadığı sorunun yalnızca pancarın tarladaki maliyetiyle sınırlı olmadığını, pancarın hayvancılık açısından da önemli bir ürün olduğunu belirtti. Gürer, “ Çiftçi diyor ki ben bir yıl emekle bunu üretiyorum, çabalıyorum. Ondan sonra götürüp teslim ediyorum fabrikaya. Küspeden alırken neredeyse pancarı sattığım fiyatla küspeyi alıyorum. Hayvancılarımız alıyor yani” sözleriyle küspe maliyetinin hayvancılık yapan üreticiler üzerindeki etkisine dikkat çekti. Şeker pancarının stratejik niteliği nedeniyle üreticinin desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Gürer, “Bu anlamda şeker pancarı üreticisinin desteklenmesi de gerekiyor. Çünkü şeker pancarı stratejik bir ürün olduğu için mutlak surette korunması gereken bir alan” dedi. Gürer ayrıca pancar şekerinin, nişasta bazlı şuruba karşı doğal ve önemli bir alternatif olduğunu belirterek, üretim maliyetlerindeki artışın pancarın pazardaki konumunu da etkilediğini belirterek, “Nişasta bazlı şurubun karşısında da doğal olarak şeker pancarının giderlerinin artması ona pazar yaratıyor. Bunun da önüne geçmek çiftçiye verilecek destekle ilgili.üreticinin sürdürülebilir biçimde üretim yapabilmesi için desteklerin artırılması gerekir” dedi. “ÇİFTÇİNİN TALEBİ NET: EN AZ 4 BİN LİRA” Pancar üreticisinin beklentisinin açık olduğunu belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiftçinin mevcut maliyetler karşısında pancar alım fiyatının en az 4 bin lira olmasını istediğini söyledi. Gürer, “Çiftçi alım fiyatı olarak en düşük 4.000 lira olsun istiyor” diyerek pancar üreticisinin beklentisini kamuoyuna taşıdı. Üreticiler ise yalnızca bu yılın fiyatının değil, gelecek yıl pancar ekiminin devam edip etmeyeceğinin de açıklanacak alım fiyatına bağlı olduğunu belirterek, maliyetleri karşılayacak ve üreticiyi yeniden tarlaya teşvik edecek bir fiyat açıklanması çağrısında bulundu. EYLÜL AYINDA SÖKÜM BAŞLIYOR CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer 20 Eylül’de genelde pancar alım kampanyası başlar. Çiftçi, üretici bu süreçte alım fiyatı açıklanmasını bekler. 6 dekara 40 bin TL ilaçlı tohum ekiliyor. 1 dekara en az 13 kez su veriliyor. Dekar su gideri de 25 bin lirayı buluyor. Geçen yıl destekle tonu 3100 TL’ dan çiftçi pancarın 16 polarını fabrikaya verdi. Bu yıl sulama suyu için elektrik, tarla kira gideri, gübre, mazot, tohum geçen yıla göre enflasyon üzerinde artış gösterdi. Girdilerde artışa müdahale etmeyen iktidar alım fiyatında çiftçiyi başabaş noktasında bırakıyor ve çiftçi refahını sağlayacak bir gelir olmayınca çiftçi borcunu ödemekte zorlanıyor. Çok çiftçi bankalarda borç ödemekte zorlanıyor. İcralık çiftçi sayısı artıyor” dedi. GÜRER, SORUNLARI DİNLEDİ CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Bor Pancar Ekicileri Kooperatifi Başkanı Fatih Eriç ve yönetim kurulu üyeleri ile Bor Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı ve Bor Ziraat Odası Başkanı Nurettin Eriç ile bir araya gelerek bölgedeki çiftçi ve üreticilerin sorunlarını görüştü. Bor Pancar Ekicileri Kooperatifi’nin bölge çiftçisi açısından önemli bir merkez olduğunu belirten Gürer, üreticilerin yaşadığı sorunları yerinde dinlemenin önemine dikkat çekti. Bor Pancar Ekicileri Kooperatifi Başkanı Fatih Eriç, Niğde, Nevşehir, Aksaray ve Ereğli bölgelerini kapsayan 27 bin ortaklı kooperatif olarak üreticilerin tohumdan gübreye, ilaçtan makine ve ekipmana kadar birçok ihtiyacını karşılamaya çalıştıklarını belirterek Gürer’e ziyareti için teşekkür etti. Bor Ziraat Odası Başkanı Nurettin Eriç de tarım sektörünün mevcut durumunun sahada ve üreticiyle doğrudan görüşülerek değerlendirilmesinin önemine vurgu yaparak, çiftçi ve üreticilerin sorunlarına gösterdiği duyarlılık nedeniyle Gürer’e teşekkürlerini iletti.

Dar Gelirli Ailelere Mama Desteği Verilmelidir Haber

Dar Gelirli Ailelere Mama Desteği Verilmelidir

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “en az 3 çocuk” tavsiyesini bebek maması fiyatları üzerinden değerlendirdi. Gürer, “Sayın Erdoğan, vatandaşın daralan geliriyle oluşan yoksulluğu görmeden çocuk sayısını artırma çağrısı yapıyor. Asgari ücretlinin 2024’ten bu yana bebeğinin rızkından 8 paket mama alındı. Bir çocuk bile vatandaşı sağlıklı beslenme ve ihtiyacını karşılamada zorlarken, üç çocuk tavsiyesine uyanın onu sağlıklı büyütmesi de zorlaştı. Ana-baba boğazını kıssa dahi çocuk giderleri ev gelir-gider dengesini bozuyor.” dedi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’deki derin yoksulluğun en somut göstergelerinin her ay açıklanan yoksulluk verileri olduğunu belirtti. Yoksulluk verileri açıklandığında durumun daha iyi görüldüğünü ifade eden Gürer, “Çocuk arabasından çocuk bezine kadar raftaki ürün fiyatları katlandı. Çocuk için rafa el uzatılan her ürünün fiyatı önemli ölçüde arttı. Bebek maması fiyatlarını ve asgari ücretin alım gücündeki erimeyi bir de bu pencereden bakalım.” dedi. Gürer, 2024-2026 yılları arasındaki verileri kıyaslayarak, iktidarın nüfus politikası ile ekonomi politikası arasındaki çelişkiyi mama fiyatları üzerinden gösterdi. “MAAŞ ARTIYOR, ALINABİLEN PAKET SAYISI AZALIYOR!” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in hazırladığı analizde, üst segment mamanın %119, alt segment mamanın ise %97 zamlandığı görüldü. “3 ÇOCUK DEMEK, AYLIK 10 BİN LİRA SADECE MAMA PARASI DEMEK!” “3 çocuk” söylemine özünde yaşlanan nüfus dikkate alındığında olağan görülebileceğini ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Peki, bu çocukların nasıl bakılacak, giderleri nasıl karşılanacak, karnı nasıl doyacağını hesaplıyor mu? Bugün bir bebek ayda 3 paket 900 gramlık mama bitiriyor. 2026 fiyatlarıyla 3 çocuklu bir ailenin sadece üst segment mama maliyeti ayda 10 bin 260 TL tutuyor! 28 bin lira asgari ücret alan bir babanın, maaşının üçte birinden fazlasını sadece mamaya vermesi gerekiyor. Bu hesaba çocuk bezi, kıyafet, kira, elektrik dahil değil. AKP iktidarı, halka çocuk sayısı vereceğine, marketlerde alarm takılan mamaların fiyatlarına bakmalıdır,” dedi. “VATANDAŞIN CEBİNDEN 8 PAKET MAMA ÇALINDI” Asgari ücretlinin son iki yılda yaşadığı kaybı yüzdesel olarak değerlendiren Ömer Fethi Gürer: Üst Segment Kaybı: “2024’te 32 paket alabilen işçi, 2026’da 24 pakete düştü. Alım gücü %25 eridi.”Maliyet Yükü: “Bir asgari ücretli, tek bir çocuğun üst segment maması için maaşının %12,1’ini ayırmak zorunda..” “BEBEK MAMASI LÜKS TÜKETİM DEĞİLDİR” CHP’ Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çözümün sayı vermekte değil, halkın alım gücünü korumakta olduğunu belirterek, “İktidarın ekonomi modeli, bebeklerin rızkını enflasyon ile eritmiştir. Bebek maması lüks değil, zorunlu bir ihtiyaçtır. Dar gelirli ailelere nakdi mama desteği verilmelidir. Vatandaş çocuk maması alırken düşünüyorsa, iktidar kendi politikalarını sorgulamalıdır. Bizim önceliğimiz tenceresi kaynayan, bebeği doyan aileler ile mutlu yaşamdır” diye konuştu.

Çiftçiden Ucuza Alındı, İthal Ürün Pahalıya Satıldı Haber

Çiftçiden Ucuza Alındı, İthal Ürün Pahalıya Satıldı

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) 350 bin ton ithal mısırı 12 bin 200 TL/ton fiyatla satışa sunmasını, hem ithalat verileri hem de önceki alım fiyatları üzerinden değerlendirdi. “İTHALAT UCUZA, SATIŞ PAHALI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2026 yılı ithalat verilerini belirterek, “2026 yılında 513 bin 595 ton mısır ithal edilmiş ve bunun karşılığında 121 milyon 760 bin 961 dolar ödenmiş. Bu da ton başına yaklaşık 237 dolar, yani 10 bin 185 TL demektir. Siz bu ürünü getirip 12 bin 200 TL’ye satıyorsunuz. Arada yaklaşık 2 bin TL fark var. Çiftçi değil kurum kazanmanın peşinde ,” dedi. “2025’TE MİLYARLARCA DOLARLIK İTHALAT” CHP’li Ömer Fethi Gürer, ithalata dayalı politikanın sürekliliğine dikkat çekerek 2025 verilerini de paylaştı. Gürer, “2025 yılında 5 milyon 70 bin ton mısır ithal edilmiş, bunun için 1 milyar 256 milyon dolar ödenmiş. Ton başına fiyat yaklaşık 248 dolar, yani 9 bin 596 TL. Türkiye her yıl milyarlarca doları ithalata harcıyor” ifadelerini kullandı. “ÇİFTÇİDEN DÜŞÜK FİYATA AL, İTHALİ DAHA PAHALIYA SAT” Ömer Fethi Gürer, en çarpıcı çelişkinin ise TMO’nun alım ve satış fiyatları arasında olduğunu belirterek, “2025 yılında TMO, yerli üreticiden mısırı 11 bin 300 TL/ton fiyatla aldı. Bugün ithal ettiği mısırı 12 bin 200 TL’ye satıyor. Yani çiftçinin ürününü daha düşük fiyata alırken, ithal ürünü daha yüksek fiyata piyasaya veriyor.,” diye konuştu. “350 BİN TONLUK SATIŞ İTHALAT ZİNCİRİNİN DEVAMI” TMO’nun 350 bin tonluk satış kararının yapısal sorunun bir parçası olduğunu belirten Gürer, “Piyasayı düzenlemek adına yapılan bu satış, aslında üretim planlamasının yapılmadığının itirafıdır. Yerli üretim desteklenmediği için çözüm ithalatta aranıyor. TÜİK verilerine göre Ülkemizde mısır üretimi ise 2023 yılına göre 2024 yılında %10,0 oranında azalarak 8,1 milyon ton oldu. 2024 yılına göre de 2025 yılında mısır üretimi ise %4,9 oranında artarak 8,5 milyon ton oldu. Ülkemizin Mısır ürünü ihtiyacı 10 milyon ton civarında olduğu ifade ediliyor. Bu açık giderilebilir. İktidar bu açığı gidermek yerine ithalat yapıyor. Yurt içi fiyatın altında fiyatla mısır getirip yurt içi verdiği fiyat üzerinde fiyatla satış yaparak kar etmeye çalışıyor. Kamu kar için değil piyasayı dengelemek ve destek için var” dedi “PEŞİN ÖDEME ŞARTI” Peşin ödeme zorunluluğunu da eleştiren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Besici ve sanayici zaten yüksek maliyetler altında eziliyor. Ahır giderleri, elektrik, yem ve finansman maliyetleri ortada. Buna rağmen ‘peşin öde’ demek desteklemek değil” ifadelerini kullandı. “DENETİM DEĞİL, POLİTİKA YANLIŞ” TMO’nun “fiili tüketim” ve sıkı denetim uygulamalarına da değinen Ömer Fethi Gürer, “Sorun denetim eksikliği değil, yanlış tarım politikalarıdır. Siz üretimi artıracak adımlar atmazsanız, ithalat bağımlılığı büyümeye devam eder.” dedi. “ÇÖZÜM: ÇİFTÇİYİ DESTEKLE, İTHALATI AZALT” Gürer açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Türkiye’nin toprağı da var, çiftçisi de var. Yapılması gereken ithalat kapılarını açmak değil, üreticiyi desteklemektir. Alım fiyatları maliyetin üzerinde belirlenmeli, girdi maliyetleri düşürülmeli ve planlı üretime geçilmelidir. Aksi halde bu tablo değişmez; kazanan ithalatçı, kaybeden çiftçi olur.”

Enflasyon Maaşı Eritiyor, Vergi Dilimi Çalışanı Eziyor Haber

Enflasyon Maaşı Eritiyor, Vergi Dilimi Çalışanı Eziyor

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, gelir vergisi tarifesinde değişiklik yapılmasını öngören kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sundu. Gürer, yüksek enflasyon koşullarında ücretli çalışanların vergi sistemi nedeniyle giderek daha ağır bir yük altında kaldığını belirterek, hazırladığı teklif ile çalışanların net gelir kaybının önüne geçmeyi ve vergi adaletini güçlendirmeyi amaçladıklarını söyledi. “YÜKSEK ENFLASYON ÜCRETLİLERİN ALIM GÜCÜNÜ AŞINDIRIYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, son yıllarda Türkiye’de yaşanan yüksek enflasyonun özellikle sabit ve dar gelirli kesimlerin satın alma gücünü ciddi biçimde aşındırdığını belirterek, “Ücret artışları çoğu zaman enflasyon oranında ya da enflasyonun gerisinde belirleniyor. Buna rağmen mevcut gelir vergisi tarifesinin yapısı nedeniyle çalışanlar yıl içerisinde hızla üst vergi dilimlerine geçiyor,” ifadelerini kullandı. Ömer Fethi Gürer, çalışanların maaşlarında yapılan artışların yıl içinde vergi dilimi değişiklikleri nedeniyle hızla eridiğini belirterek bunun özellikle işçiler, memurlar ve diğer ücretli kesimler açısından ciddi bir gelir kaybına yol açtığını vurguladı. “VERGİ SİSTEMİ ÜCRETLİLER ALEYHİNE İŞLİYOR” Mevcut sistemde ücretlilerin yılın ilerleyen aylarında daha yüksek oranlı vergi dilimlerine girdiğini ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bu nedenle maaş artışlarının önemli bir bölümünün vergi yükü nedeniyle geri alındığını söyledi. Gürer, “Bu durum sabit maaşla geçinen işçiler, memurlar ve diğer ücretli çalışanlar açısından sosyal adalet ilkesini zedeliyor. Emeğin vergilendirilmesinde adil ve dengeli bir yapıdan uzaklaşılmasına neden oluyor. Vergi sisteminin temel ilkeleri arasında yer alan adalet, genellik ve mali güce göre vergilendirme prensipleri mevcut uygulamada ücretliler aleyhine aşınmaktadır,” diye konuştu. “ANAYASA’NIN VERGİ ADALETİ İLKESİ ZEDELENİYOR” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, vergi sisteminin temel dayanaklarından birinin mali güce göre vergilendirme ilkesi olduğunu hatırlatarak, “Anayasa’nın 73’üncü maddesi uyarınca herkes mali gücüne göre vergi ödemekle yükümlüdür. Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı maliye politikasının sosyal amacıdır. Ancak mevcut gelir vergisi tarifesi özellikle yüksek enflasyon koşullarında ücretlilerin mali gücünü aşan bir vergilendirme sonucunu doğurmakta ve gelir dağılımındaki adaletsizliği daha da derinleştirmektedir,” dedi “ÜCRETLİLERİN KORUNMASI EKONOMİK ZORUNLULUKTUR” Ömer Fethi Gürer, yüksek enflasyon dönemlerinde ücretlilerin korunmasının yalnızca sosyal bir tercih değil aynı zamanda ekonomik bir zorunluluk olduğunu belirterek, “Net gelir kaybına uğrayan geniş kitlelerin tüketim gücü zayıflıyor. Bu durum hem çalışanların refah düzeyini düşürüyor hem de ekonomik dengeleri olumsuz etkiliyor,” dedi. KANUN TEKLİFİNİN GETİRDİĞİ DÜZENLEMELER Gürer’in TBMM Başkanlığına sunduğu kanun teklifinde ücretli çalışanların vergi yükünü hafifletmeye yönelik önemli düzenlemeler yer alıyor. Teklife göre: Ücretli çalışanlar için ilk vergi diliminin oranı düşürülüyor. Vergi dilimi aralıkları genişletiliyor. Vergi dilimlerinin her yıl yeniden değerleme oranında artırılması zorunlu hale getiriliyor. Bu düzenleme ile vergi tarifesinin ekonomik gerçeklikten kopmasının önüne geçilmesi ve enflasyon karşısında otomatik güncelleme mekanizması oluşturulması amaçlanıyor. “DAHA HAKKANİYETLİ BİR VERGİ YAPISI KURULMALI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, teklifin artan oranlı vergi sisteminin özünü koruduğunu ancak ücretliler lehine daha hakkaniyetli bir yapı oluşturmayı hedeflediğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Vergi dilimlerinin otomatik güncellenmesi sayesinde ilerleyen yıllarda benzer mağduriyetlerin tekrar yaşanmasının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır. Amacımız çalışanların net gelir kayıplarını azaltmak, satın alma güçlerini korumak ve vergi sisteminde adalet duygusunu güçlendirmektir.” Gürer, hazırlanan kanun teklifinin hem sosyal adaletin güçlendirilmesine hem de yüksek enflasyon dönemlerinde çalışanların korunmasına katkı sağlayacağını ifade etti.

CHP'li Gürer: "Bombalar Et, Süt ve Gıdayı da Vuruyor" Haber

CHP'li Gürer: "Bombalar Et, Süt ve Gıdayı da Vuruyor"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, hayvancılık sektöründe artan ithalat ve yem maliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gürer, hayvancılıkta dışa bağımlılığın giderek arttığını belirterek, özellikle yem hammaddelerinde yaşanan ithalatın hem üreticiyi hem de tüketiciyi zor durumda bıraktığını söyledi. Hayvancılıkta sorunların her geçen gün büyüdüğünü vurgulayan Gürer, “Bölgemizde yaşanan savaş gübre ve yem fiyatlarını etkileyecektir. Bakanlık hayvan varlığımız arttı derken daha ilk ayda ithalata sarıldı. Savaşla birlikte gübre, yem ve hayvan varlığında yeterliliğin önemi bir kez daha görüldü. Bu süreç doğru yönetilmezse et ve süt ürünlerinde fiyatlar katlanacağı gibi, tüm gıda ürünlerinin maliyeti de artacağı için raf fiyatları da artacaktır.” dedi. Ömer Fethi Gürer, özelleştirmelerle kamunun yem ve gübre fabrikalarının satıldığını, bunun da ithalata kapı açtığını belirtti. İran’dan önemli miktarda gübre ithalatı yapıldığını ifade eden Gürer, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin yem hammaddesi tedariki için ihaleye çıkmasının da ithalatın devam edeceğinin göstergesi olduğunu söyledi. 739 BİN SIĞIR İTHAL ETTİK AKP iktidarlarının yanlış hayvancılık politikalarının ithalata dayalı olduğunu belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, son yıllardaki ithalat rakamlarına dikkat çekti. Gürer, “Hayvancılıkta sorunlar bitmiyor. 2025 yılında 739 bin 652 adet sığır ithal ettik. Bunun için de 1 milyar 19 milyon doları yurt dışına ödedik. 2026 yılının sadece ilk ayında ise 85 bin 160 adet sığır için 131 milyon doları yurt dışına gönderdik. Bu yıl 500 bin baş ithal hayvan hedefinin de ilk ay ithalatına bakıldığında aşılacağı görülüyor.” dedi. İthalatın sektörde kalıcı çözüm üretmediğini belirten Gürer, besicinin desteklenmesi yerine dış alımın tercih edilmesinin sorunu büyüttüğünü dile getirdi. YEM İTHALATI 5,7 MİLYAR DOLARI AŞTI Hayvancılıkta en önemli maliyet kalemlerinden biri olan yem konusunda da Türkiye’nin büyük ölçüde dışa bağımlı hale geldiğini ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Hayvancılıkta yem ithalatı da önemli rakamlara ulaştı. Yemi dışarıdan aldığımız sürece fiyat artışları da devam edecek. 2025 yılında 5 milyar 712 milyon dolarlık yem ithal ettik. En çok dövizi ise soya fasulyesi, dane mısır ve kepeğe harcadık.” diye konuştu. SOYADA YÜZDE 95 DIŞA BAĞIMLIYIZ Yem hammaddelerinde dışa bağımlılığın çok yüksek seviyelere ulaştığını belirten CHP’li Ömer Fethi Gürer, “2025 yılında en çok ithal edilen yemlerden biri soya fasulyesi oldu. 4 milyon 71 bin ton soya fasulyesi için 1 milyar 773 milyon dolar ödedik. Soyada yüzde 95 oranında yurt dışına bağımlıyız. Dane mısırda ise 4 milyon 730 bin ton karşılığında 1 milyar 139 milyon dolar ödedik. Kepekte ise 1 milyon 997 bin ton karşılığında 416 milyon dolar ödeme yapıldı.” diye konuştu. 2026’NIN İLK AYINDA 475 MİLYON DOLARLIK YEM İTHALATI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2026 yılının sadece ilk ayında yem ithalatına 475 milyon dolar gitti. İlk üç sırada yine dane mısır, soya fasulyesi ve soya küspesi yer alıyor.” ifadelerini kullandı. ARPA ÜRETİMİ DÜŞTÜ, AÇIK BÜYÜDÜ Yem üretiminde yerli üretimin yeterince değerlendirilmediğini belirten Ömer Fethi Gürer, üretimdeki düşüşe de dikkat çekerek, “Tüketimde üst sıralarda yer alan bu ürünlerden arpa üretimi 2024 yılında 8 milyon 200 bin ton iken 2025 yılında 6 milyon tona düştü ve böylece açık daha da arttı.” dedi. 800 BİN TONA YAKIN YEM HAMMADDESİ İTHALATI PLANLANIYOR Toprak Mahsulleri Ofisi’nin açtığı ihalelerin de yem ithalatının boyutunu ortaya koyduğunu belirten TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, “Toprak Mahsulleri Ofisi toplam 455 bin ton yem hammaddesi tedariki için mart ayında ihale açıyor. 28 Şubat’ta ise 350 bin ton yemlik mısır ithalatı için ihale açılmıştı. Bu son ihalelerle birlikte kısa süre içinde planlanan toplam yem hammaddesi ithalatı 800 bin tonu aşıyor.” dedi. KABA YEMİN SADECE YÜZDE 31’İ ÜRETİLEBİLİYOR Gürer, Türkiye’de hayvansal üretim için gerekli kaba yem üretiminin de yetersiz olduğunu belirterek, “Ülkemizde hayvansal üretim için gerekli olan minimum kaba yem miktarının yalnızca yüzde 31’i üretilebiliyor. Bu da yaklaşık yüzde 70 oranında bir açığa işaret ediyor.” dedi. MERA ISLAHI VE YEM BİTKİSİ ÜRETİMİ ARTIRILMALI Hayvancılığın sürdürülebilirliği için üretim odaklı politikalara ihtiyaç olduğunu belirten Gürer, “Yem bitkileri talebinin karşılanması açısından mera ıslah çalışmaları büyük önem taşıyor. Meraların kalitesinin artırılması ve verimliliğin sağlanması, yem ihtiyacı olan ürünlerde üretimin artırılması gerekiyor.” diye konuştu. YEM FİYATLARI ET VE SÜT FİYATLARINI DA ARTIRIYOR Gürer, yem maliyetlerindeki artışın doğrudan gıda fiyatlarına yansıdığını belirterek, “Eğer yemdeki bu süreç devam ederse özellikle ithal yemlerdeki fiyat artışı et ve süt ürünlerinin yanında beyaz ette de fiyatların artmasına yol açacak. Çünkü gerek kırmızı et gerekse beyaz et üretiminde kullanılan yemlerin önemli bölümü yurt dışından ithal ediliyor. İthal yem oranının yüzde 70’e ulaşması nedeniyle ülkemizde yem fiyatları sürekli dövize bağlı olarak artıyor ve her artış hayvancılıkta yeni maliyetler oluşturuyor.” şeklinde konuştu. SÜT YEMİ 900 LİRAYA ÇIKTI Yem fiyatlarındaki artışın üreticiye doğrudan yansıdığını söyleyen Ömer Fethi Gürer, “Ülkemizde süt yemi de 50 kiloluk torbalarda 900 liraya kadar çıktı. Süt yeminin de önemli bir bölümü ithal girdilere dayanıyor. Ayrıca yonca, saman ve küspe fiyatları da sürekli artıyor. Bu artışlar hayvancılıktaki maliyetleri katlayarak üretimi daha da zorlaştırıyor.” dedi. YEMDE DIŞA BAĞIMLILIK AZALTILMALI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bu koşullar altında hayvancılığın sürdürülebilirliği ciddi risk altında. Özellikle hayvancılık yapan üretici aynı zamanda tarım yapmıyorsa bu faaliyetin sürdürülebilirliği giderek daha da zor hale geliyor. İthal yemlerdeki fiyat artışı hayvancılığın sürdürülebilirliğinin önünde önemli bir tehdit oluşturuyor. Bu nedenle yem üretimini artırıcı politikalar geliştirilmelidir. Yemde dışa bağımlılığın en aza indirilmesinin yolları aranmalı, meralar ıslah edilmeli ve hayvanların tükettiği yemlerde yüzde 50 sübvansiyon sağlanarak hayvancılık yapan üreticilere destek verilmelidir.” dedi. GÜBREDE DE FİYAT ARTIŞI SÜRÜYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, gübrede de savaşın olumsuz etkisi olduğunu söyledi. Gürer, çiftçilerin en çok kullandığı gübre türlerindeki artışa dikkat çekerek şunları kaydetti: “Üre gübresinin tonu yılbaşında 26.000 TL idi, bugün bayi fiyatı 30.500 TL’yi geçti. DAP gübresinin tonu yılbaşında 32.000 TL iken savaş başladığında 35.000 TL’ye çıktı, bugün ise bayi fiyatı 37.500 TL’yi aştı. %21 Amonyum Sülfat gübresi mart ayına 14.500 TL/ton fiyatıyla başladı, 16.500 TL’ye çıktı. %26 CAN gübresi ise ay başında 15.600 TL/ton iken 10 gün içinde tonu 16.500 TL oldu. Savaş sürerse fiyat artışlarının devam etmesi bekleniyor. Çiftçi bu koşullarda nasıl üretim yapacak? Bu fiyatlar raflara yansıyacak, vatandaş gıda ürünlerini nasıl alacak? Emekli ve asgari ücretli, geçen yıla göre daha düşük alım gücüyle nasıl yaşamını sürdürecek? Kendi kendine yeterli olmanın önemi bir kez daha görülmüştür.” dedi.

Gürer: "Hayvancılıkta Sorunları Seyrederek Çözüm Gelmez" Haber

Gürer: "Hayvancılıkta Sorunları Seyrederek Çözüm Gelmez"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer’in saha ziyaretlerinde besicinin de süt inekçiliği yapan üreticinin de ortak sorununun artan ahır giderleri ve önlenemeyen yem fiyatı artışları olduğu belirtildi. Hayvancılık yapan üreticiler, “Biz yüksek kazanç peşinde değiliz, maliyetimizi düşürecek önlemler alınsın. Fiyatlar artmasın.” dediler. “YİRMİ DÖRT SAAT EMEK İSTİYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, hayvancılığın emek yoğun yapısına dikkat çekerek, “Hayvancılık zor bir iş. Yirmi dört saat hayvanla ilgilenmek zorundasınız. Bakımından doğumuna kadar sürekli ilgi ve takip gerekir. On iki ay kapalı kalan hayvanda refahı ne kadar sağlarsanız o kadar fayda elde edilir. Süt yemi vermeden süt verimini artıramazsınız. Ülkemizde büyükbaş hayvanda mera hayvancılığı da bitmek üzere. Yem fiyatları düzenli artıyor. Süt inekçiliği yapanların en büyük derdi, yem fiyatındaki artışa gelirlerinin yetişmemesidir. İthal yem fiyatlarındaki artış, doğrudan hayvancılık yapanın canını yakarken süt inekçiliği yapanların mağduriyetini de derinleştiriyor. Elli kiloluk süt yemi şu an ülkemizde 900 lirayı bulmuş durumda. Yoncası, samanı, silajı arttıkça hayvanların maliyetleri de artıyor. Ancak o maliyete göre satış yapamayınca zarar, hayvancılığı geriletiyor.” dedi. Hayvancılığın çiftçilik ile birlikte yürütülmezse sürdürülebilirliğinin riske girdiğini söyleyen Ömer Fethi Gürer, “Bu işi yapan çiftçilik yapmıyorsa yem giderlerini karşılaması zorlaşmaktadır. Buğdayı, arpası, mısırı, yoncası, küspesi, samanı yanında özel besi yemindeki artış, hayvancılık yapanın içinde bulunduğu olumsuzlukla maliyet fiyatını katlıyor. Kesimhaneden 600 liradan çıkan et, rafta 1000 TL’yi aşıyor. Besleyen, kesen, satan ve markette rafta satışa sunanların fiyat üzerine eklemeleriyle dar gelirli ete erişemiyor. Hem çiftçilik yapacaksın hem hayvancılık yapacaksın, hem de kazanmadan bu işi sürdüreceksin. Çok kolay bir durum değil.” dedi. CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Süt ineklerimizin verimliliği üreticiyi de doğrudan etkiliyor. Fransa’da 3,5 milyon süt ineği var. Türkiye’de ise 6,5 milyondan fazla süt ineği bulunmasına rağmen Fransa’nın bizden daha fazla süt üretmesi, dikkate değer bir ayrıntıya işaret ediyor. Fransa’nın hayvanından sağladığı fayda ile bizden çok süt üretmesi, hayvan refahı ile doğrudan ilgilidir. Hayvan refahı, hayvanın gerekli bakımı ile sağlanabilir.” şeklinde konuştu. YEM-SÜT DENGESİ KAÇTI Besici Zülfü Ünal ise, “Ülkemizde üretim kıtlığı var. Yani çiftçimiz, besicimiz bu işi teker teker bıraktı. 2026 yılına geldiğimizde rakamlar ortada. Şimdi ben et hayvanı ürettiğim zaman hayvanı pahalıya alıp, yemi de pahalıya alıp hayvanımı kestirdiğimde yerine yenisini koyamıyorum. Kendi geçimimi sağlamakta zorlanıyorum.” dedi. Ünal, “Süt fiyatlarına geldiğimizde yılbaşından sonra, ocak ayının 20’sinden itibaren süt fiyatı 22 lira oldu. Bu rakam bizi kurtarmıyor. Biz en kötü ihtimalle fiyatın şu an 30 lira olmasını talep ediyoruz. Bir litre süte iki kilo yem alamıyoruz. Yarın bu bir kiloya düşecek. Yarın yem de alamayacağız, süt de alamayacağız. Elektriğimi, faturalarımı, giderlerimi, hayvanlarımın ilaç masrafını, veteriner ücretini ödemekte zorlanıyorum. Köyde hayvan kalmadı. Azalmayı bırakın, şu an çoğu ahır boş. Üretim yok köyümüzde. Bizim Cullaz Köyü, Haymana’nın ve Ankara’nın en büyük köyüyüz.” dedi. Küçükbaş hayvan üreticisi Zafer Özyiğit ise, “Daha önce 400 davar vardı, şimdi 50–60 davara düştü. Bakım yok, destek yok. Devlet bize destek çıkmıyor. Yem alamıyoruz, gücümüz yetmiyor. Köyde 20 kişi hayvancılık yapıyordu, şimdi 5–6 kişiye düştü. Köyde göç var, kimse kalmadı.” şeklinde konuştu. “YEM MALİYETİ ARTTIKÇA HAYVANCILIK DAHA DA ZORLAŞIYOR” Niğde ili Yeşilgölcük Kasabası’nda da hayvan sahipleri ile görüşen Ömer Fethi Gürer, “Yalnızca 2025 yılında 739 bin baş hayvan için yurt dışına 1 milyar 191 milyon dolar döviz ödendi. Bu tutar yerli besiciye destek olarak verilse daha doğru bir iş yapılmış olurdu. İthal hayvanda ağırlık kesimlik büyükbaşta oluyor. Süt inekçiliğinin daha çok teşvik edilmesi gerekir. Süt inekçiliği, süt yemi verilerek hayvanın beslenmesini zorunlu kılar. Hayvan refahı sağlanmadan yeterli süt verimi elde edilemez. Bu bağlamda destek ve önlemler sağlanmalıdır. Sütte verim, süt yemi ile sağlandığına göre çözümü de öncelikle bu noktada aramak gerekir. Yem maliyeti arttıkça hayvancılık daha da zorlaşıyor.” dedi. Süt inekçiliği yapan Bülent Özden ise, “Maliyetler yüksek, yem fiyatları yüksek, veteriner giderleri yüksek. Yetişemiyoruz. Hem tarım hem hayvancılık yaptığımız için iki yıldır çiftçi perişan. Yüz hayvanım varsa yetmişe düşürdüm. Yemi versek bu sefer yemciye çalışıyoruz. Samancıya, yoncacıya çalışıyoruz. Bunları kendimiz ürettiğimiz hâlde maliyetler yüksek. Ekmeği zor kazanıyoruz. Çoluk çocuk çalışmasa, dışarıdan bir eleman tutsak bu işin içinden çıkamayız. On iki ay kapalı, meraya da çıkmıyor hayvanlar. Maliyetler çok yüksek. Çoluk çocuk bakmazsa bu işten ekmek çıkmaz. Şu anda çiftçi zorda, hayvancılık zorda.” dedi. “ÜRETİCİNİN ELİNE 20 LİRA GEÇMİYOR” Niğde Kızılca Köyü’nde de tablonun farklı olmadığını belirten Ömer Fethi Gürer, “Elli kiloluk süt yemi 900 lira civarında. USK çiğ süt tavsiye fiyatı 22 lira 22 kuruş. Ancak aracılar sütü topladığı için üreticinin eline geçen fiyat 20 liranın üzerine çıkmıyor. Raftaki ürünün fiyatı artıyor ama bu işi yirmi dört saat emek vererek yapanlar para kazanamıyor. Et ve süt ile et ve süt mamullerini dar gelirli sınırlı miktarda alabilirken, besicilik yapan da bu işi yapmak istemez duruma gelmiş.” dedi. Gürer, “Türkiye’de şu anda hayvan yemini satan aynı zamanda sütü de alıyor. ‘Sütü ucuza alayım, yemi pahalı satayım’ diyor. Ne zaman Ulusal Süt Konseyi bir alım fiyatı açıklasa ertesi gün yeme zam geliyor. Bir litre süt bir buçuk kilo yem alamazsa gelir-gider dengesi bozulur.” diye konuştu. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çözüm önerilerini ise net şekilde sıralayarak, “Bir, yem sübvanse edilecek. İki, hayvan hastalıkları ve buzağı ölümleri önlenecek. Veteriner hizmetleri düzenli ve yeterli sağlanacak. Ahır giderlerini düşürecek politikalar oluşturulacak. Aşılar zamanında ve düzenli biçimde yapılacak. Hayvancılıkta bir litre süt satan üretici en az bir buçuk kilo yem alabilecek düzeye getirilecek. Eğer bu oran sağlanamazsa önümüzdeki dönemde hayvancılıkta sorunlar daha da derinleşecek.” dedi. Kızılca Köyü’nde besiciler de, “Çiftçilik yapmazsak bunları besleme şansımız yok. Kaba yemini kendin üretmek zorundasın. Şu an yemin yüzde 70’ini kendimiz ürettiğimiz hâlde zor ayakta duruyoruz. Yemi sürekli hazır almamız durumunda bu işin sürdürülebilirliği yok.” ifadelerini kullandı. SEYRETMEYİN, DÜZENLEME YAPIN CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ankara’dan Niğde’ye kadar üreticinin talebi ortak: Destekler artırılsın, ithal değil yerli üretici ile çözüm aransın. Köyler değişiyor, dertler değişmiyor. Artan yem maliyetleri, yetersiz süt fiyatları ve yükselen üretim giderleri karşısında üretici ayakta kalma mücadelesi veriyor. Hayvancılıkta sorunlar seyrederek çözülmez. Üretici açık konuşuyor, çözüm bekliyor. Aksi hâlde boşalan ahırlar ve küçülen sürüler, kırsalda üretimin daha da gerileyeceğinin habercisi olmaya devam edecek.” şeklinde konuştu.

Gürer: "Çiftçi Çekle, Besici Yemle Uğraşıyor" Haber

Gürer: "Çiftçi Çekle, Besici Yemle Uğraşıyor"

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, basın toplantısında çiftçilerden ve besicilerden gelen mektupları kamuoyuyla paylaştı, kanatlı et ihracatının durdurulmasına yönelik kararı ve tarım politikalarını değerlendirdi. Gürer, “Üretici de tüketici de mağdur. Girdi maliyetleri düşürülmeden raftaki fiyat düşmez” dedi. “BOĞAZIM DÜĞÜMLENİYOR” Basın toplantısında sözlerine kendisine iletilen mektupları okuyarak başlayan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, domates üreticisinin çığlığını dile getirdi. Gürer, Niğde’de kasaba ve köye gidip sorunları paylaşıyorum. Bu kere İç Anadolu illerinden gelen mektuplardan birkaç örnek paylaşacağım,” dedi. İç Anadolu’da üç ayrı ilden gelen mektuplarda üretici, üç yıldır girdi fiyatlarının “tavan yaptığını”, buna karşın ürün fiyatlarının yalnızca işçilik maliyetine denk geldiğini belirtti. Gürer, üreticinin şu yazdıklarını aktardı: “Yazacağım her satırda içim içimi yiyor, boğazım düğümleniyor. İlimizin en büyük domates üreticilerindendik. Üç yıldır girdi fiyatları tavan yaparken, sattığımız ürünlerin fiyatı sadece işçi parasına eşdeğer kaldı. Böylelikle babamızın 30 yıllık emeğine mi üzülelim, itibarsızlaşan kimliğimize mi, yoksa sattığımız tarlalardaki ayak izlerimizin silinmesine mi? Ya da şöyle söyleyeyim; üç yıldır mahsulü para etmeyen bir üretici olarak, yazdığımız çekler nedeniyle cezaevine girecek olmanın derdine mi düşelim? Bu memlekette en namuslu, en şerefli insan üretici ve çiftçidir; ancak ne yazık ki düştüğümüz pozisyon budur. İnanın, derdimizi kime anlatacağımızı bilmiyoruz. Bazı zamanlar insan intiharı bile düşünebiliyor; çünkü hiçbir emek karşılıksız kalmamalı. Bırakın verdiğimiz emeği, ben ve ailem şu an açıkta kalmış, kuru ekmeğe muhtaç hale gelmiş durumdayız. Sesimiz olsanız, en azından çiftçilerin yazdığı çekler nedeniyle ceza almaması için 12. Yargı Paketi’nde siz de sesimizi duyursanız… Cezaevine girerek borç nasıl ödenir? Gerçekten çok çaresiziz.” Ömer Fethi Gürer üretici durumunu bildiğimiz için 2025 yılında yaşanan zirai don ve kuraklık nedeniyle çiftçi borçlarının üç yıl ertelenmesi, faizlerin silinmesi ve ek kredi verilmesine ilişkin kanun teklifini daha önce Meclis gündemine taşıdık” dedi. “YEM %100 ARTTI, MALIMIZIN YÜZÜNE BAKAN YOK” Bir başka ilden gelen mektupta sürü sahibi hayvancıların durumunun “kan ağladığını” belirten Ömer Fethi Gürer, yem fiyatlarının bir yılda yüzde 100 arttığını, buna karşın et kesim fiyatlarının giderleri karşılamadığını ifade etti. Mektupta yer alan ifadeleri paylaşan Gürer, “Dolandırıcı bulsak ona dahi mal verecek duruma düştük. Canlı kilo alan da yok, kesen de yok. Girdiler artarken gelirimiz düşüyor” sözlerinin, besicinin içinde bulunduğu çıkmazı ortaya koyduğunu söyledi. 200 BAŞ SINIRI TEPKİSİ Et ve Süt Kurumu’nun uygulamalarına da değinen Ömer Fethi Gürer, 200 başın altında hayvanı olan işletmelere kesim zorunluluğu getirilmesini besicilerin tepkisini mesajla ilettiklerini belirtti. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “200 baş altında ithal hayvan alanlar Et ve Süt kurumunda hayvan kesme zorunluluğu getirilirken daha çok hayvan alan bu kesimden muaf tutulması küçük besici için dezavantaj olarak ifade ediliyor” dedi. Gürer” 200 üzerinde ithal hayvan alan için böyle bir zorunluluk yok. Kurumun daha düşük fiyatla kesim yapması küçük aile işletmelerini daha az kazanca mahkûm ediyor” diye konuştu. Gürer, uygulamanın küçük üreticiyi zora soktuğunun belirtildiğini ifade etti. SULAMA BİRLİKLERİ VE AKKAYA BARAJI UYARISI İktidar tarafından Sulama birliklerinin elinden kanunla alındığını hatırlatan Gürer yeni bir düzenleme ile gölet işletmelerinin kiralandığı yönünde gönderlerde geldiğini ifade etti. Devlet Su İşleri tarafından sulama birliklerinin yapısının değiştirilmesini ve göletlerin farklı işletmecilere devrine yönelik düzenlemeleri de eleştirildiğini belirten Gürer, çiftçilerin işletmelerin muhtarlar, belediyeler ve sulama kooperatiflerine verilmesini talep ettiğini aktardı. BARAJ KİRLENDİ Niğde Bor’daki Akkaya Barajı’nda yaşanan koku ve köpürme sorununa da dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yapılan temizliğe rağmen riskin sürdüğünü belirtti. “KÖYLER BOŞALIYOR, AHIRLAR KAPANIYOR” Sahadaki gözlemlerini de paylaşan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, küçük aile tipi işletmelerde ahırların boşaldığını, köylerde okulların kapandığını ve kırsalda yaşamın durma noktasına geldiğini söyledi. “Hayvancılıkta ithalatçı politika Türkiye’nin hayvan varlığını tartışmalı hale getirdi. Hayvan hastalıkları, buzağı ölümleri ve ithal hayvanlarda çözüm üretilememesi sorunu büyütüyor” diyen Gürer, yerli üreticinin desteklenmesinin zorunlu olduğunu kaydetti. KANATLI ETTE İHRACAT YASAĞI TARTIŞMASI Ticaret Bakanlığı’nın 9 Şubat 2026’da kanatlı et ihracatını durdurma kararını da değerlendiren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, benzer kararların geçmişte zeytinyağı ve salça için de alındığını hatırlattı. Türkiye’nin yaklaşık 2,8 milyon ton beyaz et ürettiğini ve bunun yüzde 15-20’sini ihraç ettiğini belirten Gürer, 2022’de 705 bin ton, 2023’te 526 bin ton, 2024’te 451 bin ton, 2025’te ise 547 bin ton ihracat yapıldığını aktardı. “İhracat durduruldu ama markette fiyat düşmedi. Ramazan öncesi et fiyatlarındaki artışı önleyemeyen iktidar, beyaz et fiyatını sabitlemek için ihracatı aniden durdurdu. Bu karar iç piyasada fiyatı düşürmediği gibi dış pazarda pay kaybına yol açacaktır” dedi. Gürer, ani ve öngörüsüz kararların Türkiye’nin rakipleri olan Amerika Birleşik Devletleri, Rusya ve Brezilya’nın pazar payını artırabileceğini söyledi. “SORUNUN KAYNAĞI GİRDİ MALİYETLERİ” Kanatlı sektöründeki fiyat artışının temel nedeninin yem maliyetleri olduğunu vurgulayan Ömer Fethi Gürer, özellikle soya ve mısırda dışa bağımlılığın artığını soyada yüzde 90’a ulaştığını belirtti. Döviz bazlı maliyet artışlarının üretimi olumsuz etkilediğini ifade eden Gürer, “Yem sübvanse edilmeden, üretim alanlarındaki girdi maliyetleri düşürülmeden raftaki fiyat düşmez” dedi. “ÜRETİCİ DE TÜKETİCİ DE FİYAT ARTIŞI İSTEMİYOR” Sahada görüştüğü üreticilerin ortak talebini de aktaran Ömer Fethi Gürer, “Besici diyor ki Biz de tüketiciyiz. Fiyatlar artsın istemiyoruz. Girdi maliyetlerimiz düşsün ki raftaki fiyat artmasın” sözlerini paylaştı. Gürer, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Geçici ve plansız çözümler ne üreticiye ne tüketiciye fayda sağlıyor. Kamucu, planlamacı, öngörülebilir; girdi maliyetlerini düşüren, üreticiyi ve tüketiciyi aynı anda koruyan gerçekçi politikalara ihtiyaç var.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.