SON DAKİKA
Hava Durumu

#Nadir Toprak Elementleri Tesisi

Porsuk Haber Ajansı - Nadir Toprak Elementleri Tesisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nadir Toprak Elementleri Tesisi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Beylikova’da Cevher Var, Rakam Yok! Haber

Beylikova’da Cevher Var, Rakam Yok!

Eskişehir’in Beylikova ilçesinde bulunan ve dünyanın sayılı nadir toprak elementleri (NTE) rezervleri arasında gösterilen sahaya ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın TBMM’ye sunduğu yanıt, üretim ve denetim süreçlerine dair önemli soru işaretlerini beraberinde getirdi. CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan’ın yazılı soru önergesine verilen resmi cevapta, Eti Maden Genel Müdürlüğü (ETİMADEN) tarafından Beylikova’da kurulan pilot tesiste “deneme üretim çalışmalarında kullanılmak üzere cevher çıkarıldığı” açıkça ifade edilirken, bu faaliyetlere ilişkin sayısal hiçbir veri paylaşılmadı. “Deneme üretim var” denildi, miktar açıklanmadı Bakanlık yanıtında, Beylikova sahasında gerçekleştirilen deneme üretim çalışmalarında pilot tesiste kullanılmak üzere cevher çıkarıldığı belirtilmesine rağmen, 2023 yılından bu yana kaç ton cevher çıkarıldığı, bu cevherin ne kadarının işlendiği, ne kadarının stoklandığı ya da atık hâline geldiği yönünde herhangi bir bilgi verilmedi. Pilot tesis var, fiilî üretim bilinmiyor Yanıtta, Beylikova’da 2023 yılında 244 milyon TL kamu kaynağıyla tamamlanan ve yıllık 1.200 ton kapasiteli olduğu belirtilen bir pilot tesisin kurulduğu bilgisi yer aldı. Ancak tesisin bugüne kadar fiilen ne kadar üretim yaptığı, hangi aşamada olduğu ve tam kapasiteyle çalışıp çalışmadığı soruları cevapsız bırakıldı. “İhracat yok” denildi, peki çıkarılan cevher ne oldu? Bakanlık cevabında, çıkarılan cevherin ham veya yarı işlenmiş halde ihraç edilmesine yönelik herhangi bir çalışma yapılmadığı da ifade edildi. Ancak bu açıklama, çıkarılan cevherin nerede ve nasıl değerlendirildiği sorusuna yanıt vermedi. Bu durum, “İhraç edilmiyorsa, çıkarılan cevher nerede?” sorusunu gündeme taşıdı. Yabancı firma sorusu yanıtsız bırakıldı Arslan’ın, Beylikova sahasında veya pilot tesiste yabancı, taşeron ya da danışman firmaların faaliyet gösterip göstermediğine ilişkin sorusu ise yanıtta tamamen karşılıksız bırakıldı. Bu başlık altında herhangi bir firma ismi ya da faaliyet kapsamı paylaşılmadı. CHP’li Arslan: ‘Şeffaflık zorunluluktur’ Yanıtı değerlendiren CHP’li Arslan, Beylikova’daki rezervin yalnızca Eskişehir için değil, Türkiye açısından da stratejik bir öneme sahip olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bakanlık cevabında ‘cevher çıkarıyoruz’ deniliyor ama ne kadar çıkarıldığı, ne yapıldığı ve bugün elimizde ne olduğu açıklanmıyor. ‘İhraç etmedik’ demek yeterli değil. Bu ölçekte stratejik bir kaynağın yönetimi, Meclis denetimi ve kamuoyu bilgilendirmesi olmadan yürütülemez.” Gözler Meclis denetiminde Uzmanlara göre, savunma sanayinden temiz enerji teknolojilerine kadar geniş bir kullanım alanına sahip nadir toprak elementleri konusunda şeffaflık ve hesap verilebilirlik, yalnızca ekonomik değil, ulusal çıkar ve güvenlik meselesi niteliği taşıyor. CHP’li Arslan, konunun TBMM gündeminde takip edilmeye devam edeceğini vurguladı.

Nadir Toprak Elementleri Yağmasına Geçit Vermeyelim! Haber

Nadir Toprak Elementleri Yağmasına Geçit Vermeyelim!

Emek Partisi Eskişehir İl Başkanlığı, Beylikova'da yer alan ve kamuoyunda tartışılan Nadir Toprak Elementleri Tesisi ile ilgili olarak bir basın toplantısı düzenledi. EMEP Eskişehir İl Başkanı Ceren Kökoğlu düxenlediği basın toplantısında şu ifadeleri kullandı; "Beylikova’da bulunan nadir toprak elementleri (NTE) rezervlerinin gündeme gelmesiyle birlikte, uluslararası tekellerin ve emperyalist güçlerin ülkemiz üzerindeki planları yeniden görünür hale gelmiştir. “Yerlilik ve millilik” söylemleriyle halkı oyalayan Saray yönetimi, gerçekte ülkemizin doğal zenginliklerini küresel sermayenin çıkarları uğruna masaya sürmektedir. Emperyalist ABD ve başkanı Trump'un bahşedeceği "meşruiyet" için emeğimiz, toprağımız ve doğamız altın tepside sunulmaktadır. Nadir toprak elementleri neden bu kadar önemli? Modern dünyanın teknolojik altyapısı, büyük ölçüde bu 17 elemente (örneğin neodimyum, praseodim, terbiyum, itriyum vb.) dayanmaktadır. Bu elementler, F-35 savaş uçaklarının motorlarından radar sistemlerine, insansız hava araçlarından elektrikli otomobillere, rüzgar türbinlerinden akıllı telefonlara kadar her alanda kullanılmaktadır. Bugün dünya ekonomisinin ve askeri teknolojilerin kalbinde yer alan bu materyaller, “stratejik madenler” olarak adlandırılmaktadır. Kritik mineraller pazarının 2040’a kadar 770 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Ancak bu pazarın asıl kazananı işçiler, emekçiler ya da üretici halklar değil; küresel sermaye tekelleri ve onların siyasi temsilcileridir. Bu nedenle nadir toprak elementleri, sadece ekonomik değil, aynı zamanda jeopolitik bir silaha dönüşmüştür. Çin tekelinden ABD’nin yeni sömürü planlarına Dünya genelinde NTE üretiminin %70’i, rafinasyonunun ise %90’ı Çin’in elindedir. Çin’in bu tekel konumu, başta ABD olmak üzere Batılı ülkeleri bağımlı hale getirmiştir. ABD bu bağımlılığı kırmak için yeni kaynak arayışına girmiş; Ukrayna, Grönland ve Türkiye bu planın hedefi olmuştur. ABD’nin (Lockheed Martin, Raytheon vb. gibi) savaş sanayii tekelleri, bu madenlere büyük ölçüde bağımlıdır. Örneğin tek bir F-35 savaş uçağında yaklaşık 410 kilogram NTE, bir Arleigh Burke sınıfı destroyerde 2,36 ton, bir Virginia sınıfı denizaltıda ise 4 tondan fazla NTE kullanılmaktadır. Bu örnekler bile emperyalist savaşların ve askeri rekabetin, nasıl doğrudan doğa yağmasıyla iç içe geçtiğini göstermektedir. Sadece savaş değil savaş araç gereçleri de doğanın geri dönülemez yıkımına sebep olmaktadır. ABD’nin Eskişehir-Beylikova’daki 694 milyon tonluk rezervle ilgilenmesi bu bağlamda tesadüf değildir. Çin ve Rusya ile yapılan görüşmelerin sonuçsuz kalmasının ardından, Erdoğan yönetiminin Washington’daki temaslarında bu rezervlerin yeniden gündeme gelmesi, Türkiye’nin topraklarının "açık pazara" çıkarıldığını kanıtlamaktadır. Türkiye’nin bu madenleri işleyecek rafinasyon ve ileri teknoloji altyapısına sahip olmaması, dışa bağımlılığı daha da derinleştirecektir. Kısacası Beylikova’daki zenginlik, halkın değil, emperyalist tekellerin kasalarına akacaktır. Doğamız, emeğimiz ve sağlığımız tehlikede Nadir toprak elementlerinin madenciliği, büyük miktarda toksik atık ve ağır kimyasal kullanımı gerektiren bir süreçtir. Düşük tenörlü (az yoğunluklu) cevherlerin zenginleştirilmesi sırasında asit ve radyoaktif yan ürünler açığa çıkar. Bu da hem işçilerin yaşamını hem de çevreyi doğrudan tehdit eder. Çin’de ve Afrika’daki maden sahalarında yüz binlerce işçinin zehirlendiği, yer altı sularının tamamen kullanılamaz hale geldiği bilinmektedir. Benzer bir tablo, Türkiye’de de yaşanmak üzeredir. Eskişehir’deki tarım ve ormanlık alanların ortasında planlanan bu madencilik faaliyetleri, sadece Beylikova’yı değil, tüm Eskişehir havzasını geri dönüşsüz biçimde kirletecektir. Madenlerin işlenmesi için gereken su miktarı devasa boyuttadır; birkaç ilçe büyüklüğünde alanların su kaynakları tüketilecek, kalan sular kimyasallarla zehirlenecektir. Bu da hem tarımsal üretimi hem de halk sağlığını tehdit edecektir. Hatırlayalım: Erzincan İliç’teki altın madeni felaketi, siyanürün doğayı ve insanı nasıl yok ettiğini gözler önüne sermiştir. Beylikova’da benzer bir felaketin yaşanması an meselesidir. Emperyalizmin yeni yüzü: Yeşil enerji bahanesiyle sömürü Bugün emperyalistler, nadir toprak elementlerini “yeşil enerji dönüşümü” bahanesiyle meşrulaştırmaya çalışıyor. Elektrikli otomobillerin, rüzgar türbinlerinin ya da güneş panellerinin “temiz enerji” sembolü olarak gösterilmesi, bu madenlerin nasıl, kim tarafından ve hangi koşullarda çıkarıldığı gerçeğini gizliyorlar. Çevreye ve emeğe maliyeti halklara, kârı ise tekellere kalıyor. Bir ülkenin zengin doğal kaynaklara sahip olması önemlidir; ancak asıl mesele bu kaynakların doğaya vereceği zarar hesap edilerek ve çıkarılması uygun ise ülkenin ve halkın yararına kullanılmasıdır. Kapitalist sistem, bu kaynakları kendi çıkarları için sömürürken, bizlere yoksulluk, işsizlik, doğa tahribatı ve iş cinayetleri bırakıyor. Bugün Türkiye’nin maden mevzuatı, emperyalistlerin taleplerine uygun biçimde düzenlenmiştir. Yerli-yabancı şirketler, işçilerin alın teriyle, halkın toprağından zenginleşmekte; doğayı birer atık sahasına çevirmektedir. Halkın birleşen mücadelesiyle durdurabiliriz Nadir toprak elementleri meselesi sadece bir çevre sorunu değildir. Emperyalizm karşısında bağımsızlık, maden sermayesi tekeller karşısında sınıf mücadelesi sorunudur. Eskişehir’deki madenler yalnızca birkaç köyün ya da çevreci grupların değil, bütün Türkiye işçi sınıfının meselesidir. Çünkü bu topraklar, bu su, bu hava hepimizindir. Emperyalistlerin planlarını ancak işçilerin ve emekçilerin birleşik gücü durdurabilir. Doğayı, emeği ve yaşamı savunmak, emperyalizme ve sermayeye karşı durmak demektir. Emek Partisi (EMEP) olarak diyoruz ki: Toprağımıza, suyumuza, emeğimize, geleceğimize sahip çıkalım! Cebimize, sağlığımıza ve doğamıza uzanan elleri durduralım! Nadir toprak elementleri yağmasına, emperyalist sömürüye, doğa talanına geçit vermeyelim! Yaşanabilir bir ülke, bağımsız bir gelecek için birleşelim."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.