SON DAKİKA
Hava Durumu

#Müzik

Porsuk Haber Ajansı - Müzik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Müzik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Manidar Grubu’ndan Odunpazarı’nda Unutulmaz Konser Haber

Manidar Grubu’ndan Odunpazarı’nda Unutulmaz Konser

Odunpazarı Belediyesi Kültür ve Sanat Sosyal İşler Müdürlüğü bünyesindeki sanatçılar tarafından kurulan Manidar grubu, Yunus Emre Kültür ve Sanat Merkezi’nde verdiği konserle müzikseverlere unutulmaz bir akşam yaşattı. Yoğun katılımın olduğu konserde birbirinden güzel ezgiler seslendirildi. Odunpazarı Belediyesi, kültür ve sanat etkinlikleriyle Eskişehirlileri müzikle buluşturmaya devam ediyor. Bu kapsamda Odunpazarı Belediyesi Kültür ve Sanat Sosyal İşler Müdürlüğü bünyesindeki sanatçıların bir araya gelmesiyle kurulan Manidar grubu, Yunus Emre Kültür ve Sanat Merkezi’nde sahne aldı. MÜZİKSEVERLERDEN YOĞUN İLGİ Konsere müzikseverler yoğun ilgi gösterdi. Salonu dolduran yurttaşlar, Manidar grubunun seslendirdiği birbirinden güzel ezgilere eşlik ederek müzik dolu bir akşam yaşadı. Gecede sahneden yükselen ezgiler, dinleyicilerle sanatçılar arasında güçlü bir bağ kurarken konser boyunca keyifli anlar yaşandı. Konseri Odunpazarı Belediyesi Başkan Yardımcısı Sibel Yeşildal da izledi. Konserin sonunda sahneye çıkarak kısa bir konuşma yapan Yeşildal, sanatçılara ve geceye katılan müzikseverlere teşekkür etti. Yeşildal, Manidar grubunun Odunpazarı Belediyesi Kültür ve Sanat Sosyal İşler Müdürlüğü bünyesindeki sanatçılar tarafından kurulmasının önemine dikkat çekerek, belediyenin kültür ve sanat alanındaki çalışmalarının kent yaşamına değer kattığını vurguladı. Sanatçıları emeklerinden dolayı kutlayan Yeşildal, kültür ve sanat etkinliklerinin artarak devam edeceğini ifade etti. ODUNPAZARI’NIN SANATÇILARI AYNI SAHNEDE Odunpazarı Belediyesi Kültür ve Sanat Sosyal İşler Müdürlüğü bünyesindeki sanatçılar tarafından kurulan Manidar grubu, belediyenin kültür ve sanat çalışmalarının bir parçası olarak müzikseverlerin karşısına çıktı. Farklı ezgilerin bir araya geldiği konser, sanatın insanları ortak duygularda buluşturan gücünü bir kez daha ortaya koydu. Odunpazarı Belediyesi, sanatçıları destekleyen ve yurttaşları kültür-sanat etkinlikleriyle buluşturan çalışmalarıyla kent yaşamına katkı sunmayı sürdürüyor. Yoğun katılımla gerçekleşen Manidar konseri de Odunpazarı’nda kültür ve sanatın toplumun her kesimine ulaşmasının önemini bir kez daha gösterdi.

6. Uluslararası Piyano Günleri Kapanış Konseriyle Sona Erdi Haber

6. Uluslararası Piyano Günleri Kapanış Konseriyle Sona Erdi

Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müzik Bölümü Piyano Anasanat Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 6. Uluslararası Piyano Günleri, İspanyol piyanistler Carles Lama ve Sofia Cabruja’nın “Love for Four Hands” başlıklı kapanış konseriyle sona erdi. Anadolu Üniversitesi Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonunda gerçekleştirilen konserde dört el piyano repertuvarından seçkin eserler sanatseverlerle buluştu. Kapanış konserine Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Erkan Erdemir, Prof. Dr. Serpil Koçdar ve Prof. Dr. Yusuf Özkay, Halk Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Oytun Eren, keman sanatçısı Prof. Dr. Cihat Aşkın, Devlet Konservatuvarı Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Erdal Uludağ, Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı öğretim üyesi Doç. Özge Güncan ve çok sayıda sanatsever katıldı. Rektör Adıgüzel: “Gençleri ustalarla buluşturmuş olması bizim için en kıymetli yönü” Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel kapanış programında yaptığı konuşmada Piyano Günleri’nin genç sanatçıların gelişimine katkısına ve etkinliğin sürdürülebilirliğine dikkat çekti. Etkinliğin yalnızca konserlerden ibaret olmadığını, genç piyanistlerle deneyimli sanatçıları bir araya getirmesinin de önemli olduğunu belirten Rektör Adıgüzel şunları söyledi: “Bu tür programların bizim açımızdan en kıymetli tarafı, sanat yönünün yanında bir eğitim kurumu olarak gençleri masterclass’larla buluşturmasıdır. Genç piyanistlerle ustaları bir araya getirmesi, ustaların gençlerin elinden tutarak onlarla yürümeyi ve yükselmeyi göstermesi bizim için çok kıymetli. Bu tür programlar güzel ve görkemli bir şekilde yapılıp geçilebilir ancak bunu sürdürebilmek, altıncısını gerçekleştiriyor olmak çok daha önemlidir.” Etkinliğin her yıl daha zengin bir programla sürdürülmesinin önemini vurgulayan Prof. Dr. Adıgüzel organizasyonda emeği geçen çalışanlara, akademisyenlere, yöneticilere ve Piyano Anasanat Dalı Başkanı Prof. Oytun Eren’e teşekkür etti. Prof. Eren: “Piyano Günleri’ne bu yıl daha uluslararası bir profil çizdiğimizi düşünüyorum” Anadolu Üniversitesi Halk Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Oytun Eren ise altı gün boyunca gerçekleştirilen etkinlikleri değerlendirerek bu yılki programın kapsamına ve uluslararası niteliğine ilişkin açıklamalarda bulundu. Piyano Günleri’nin 18 sanatçı ve 12 etkinlikle tamamlandığını belirten Prof. Eren, bu yıl ilk kez düzenlenen Genç Yetenekler Serisi’nin yanı sıra masterclass’lar, resitaller, caz konseri ve 21. yüzyıl müziği üzerine söyleşinin programda yer aldığını ifade etti. Yurt dışından gelen sanatçıların katılımıyla etkinliğin uluslararası niteliğinin güçlendiğini belirten Prof. Eren “Yurt dışından gelen piyanistlerin de katılımıyla Piyano Günleri’nin daha uluslararası bir kimlik kazandığını düşünüyorum. Bu organizasyon bir ekip işi.” dedi. Kapanış konserinde seçkin repertuvar Carles Lama ve Sofia Cabruja’dan oluşan Carles & Sofia Piano Duo konserde Christoph Ewers’in dört el piyano için yaptığı düzenlemelerle Robert Schumann, Clara Schumann ve Johannes Brahms’ın liedlerinden seçkiler seslendirdi. Programda Schumann’ın “Widmung” ve “Frühlingsnacht”, Clara Schumann’ın “Liebst du um Schönheit” ve “Die Lorelei”, Brahms’ın ise “Von ewiger Liebe” ve “Sapphische Ode” eserlerinin de aralarında bulunduğu yapıtlar yer aldı. Konserin devamında İspanyol besteciler Enric Granados ve Manuel de Falla’nın eserleri seslendirildi. Granados’un Goyescas operasından “La Maja y el Ruiseñor” ve “Los Requiebros” eserlerinin yanı sıra Manuel de Falla’nın El Amor Brujo süitinden “Pantomima”, “Canción del Fuego Fatuo”, “Danza del Terror”, “El Círculo Mágico” ve “Danza Ritual del Fuego” dinleyicilerle buluştu. Sanatçılara teşekkür belgesi ve çiçek takdim edildi Kapanış konserinin ardından Prof. Oytun Eren tarafından Carles Lama ve Sofia Cabruja’ya teşekkür belgeleri ve çiçek takdim edildi. Program sanatçıların posterlerini imzalamasıyla sona erdi. Altı gün süren 6. Uluslararası Piyano Günleri kapsamında 18 sanatçının katılımıyla resitaller, masterclass’lar, söyleşiler, caz konseri ve Genç Yetenekler Serisi’nin de aralarında bulunduğu 12 etkinlik gerçekleştirildi. Ulusal ve uluslararası sanatçıları öğrencilerle ve sanatseverlerle buluşturan etkinlik, Anadolu Üniversitesinin müzik alanındaki sanatsal ve eğitsel çalışmalarına katkı sundu.

Büyükşehir Halk Dansları Topluluğundan Muhteşem Gösteri Haber

Büyükşehir Halk Dansları Topluluğundan Muhteşem Gösteri

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, “2026 Eskişehir Yılı” etkinlikleri kapsamında kentin köklü tarihini ve kültürel zenginliğini sanatla buluşturdu. Büyükşehir Belediyesi Halk Dansları Topluluğunun ilk gösterisi olan “Eskiden Şehre Dorlion Zamanın Dansı”, izleyicilerden büyük beğeni topladı. Gösteriyi izleyen Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, topluluğun kuruluşundan duyduğu mutluluğu dile getirerek emeği geçen herkese teşekkür etti. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan “Eskiden Şehre Dorlion Zamanın Dansı” gösterisi, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Kültür Sarayı Tiyatro Sahnesi’nde sanatseverlerle buluştu. Yoğun ilgi gören gösteride Eskişehir’in geçmişten günümüze uzanan hikâyesi; halk dansları, müzik ve sahne sanatlarıyla anlatıldı. Kentin tarihî ve kültürel mirasını sahneye taşıyan performans, izleyicilere etkileyici bir sanat deneyimi sundu. Eskişehir Büyükşehir Belediyesinin kendi bünyesinde bir halk dansları topluluğu oluşturma hedefiyle Nisan 2026’da başlayan çalışmalar, “2026Eskişehir Yılı” kapsamında ilk gösteriyle taçlandı. Koordinatör Hüseyin Akçar, eğitmenler ve dans emekçilerinin katkılarıyla hazırlanan gösteri, kentin tarihini ve kültürel zenginliklerini kapsamlı bir anlatımla sahneye taşıdı. BAŞKAN ÜNLÜCE: “UZUN YILLARDIR İSTEDİĞİMİZ BİR ÇALIŞMAYDI” Gösteriyi izleyen Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, halk dansları topluluğunun kuruluşundan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Eskişehir Büyükşehir Belediyesinin kendi bünyesinde güçlü bir halk dansları topluluğu olması hayalimdi. Bugün bu hayalimizin gerçeğe dönüşmesinden büyük mutluluk duyuyorum.” dedi. Topluluğun ilk gösterisini büyük bir başarıyla gerçekleştirdiğini belirten Başkan Ünlüce, bu yolculuğun uzun yıllar devam etmesini diledi. Ünlüce, “Bu topluluğun yolculuğunun yalnızca bu gösteriyle sınırlı kalmasını istemiyoruz. Nice yıllar boyunca aynı heyecanla sahnelerde olmasını diliyoruz.” ifadelerini kullandı. ESKİŞEHİR’İN HİKÂYESİ SAHNEDE HAYAT BULDU Eskişehir’in tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yaptığını ve kentin hikâyesinin bugün de yazılmaya devam ettiğini vurgulayan Başkan Ünlüce, “Eskişehir, kendine özgü hikâyeleri olan ve bu hikâyeyi yazmaya devam eden bir şehir. Geçmişten geleceğe uzanan bu hikâyede Selçuklu’yla başladık, Osmanlı’yla gurur duyduk ve nihayetinde Cumhuriyet’le taçlanan tarihimizle bugünlere ulaştık. Bu anlamlı gösterinin hazırlanmasında emeği bulunan Büyükşehir Belediyesi Halk Dansları Topluluğu Koordinatörü Hüseyin Akçar’a, Şehir Tiyatrolarımıza, eğitmenlere, Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığımıza ve sahnede emek veren tüm dansçılarımıza teşekkür ederim.” dedi.

Odunpazarı’nda Sokak Müziği İçin Seçmeler Yapıldı Haber

Odunpazarı’nda Sokak Müziği İçin Seçmeler Yapıldı

Odunpazarı Belediyesi tarafından düzenlenen sokak müzisyenleri seçmeleri gerçekleştirildi. Seçmelere bireysel ve grup halinde toplam 14 kişi katıldı. Belediye tarafından belirlenen noktalarda bir yıl boyunca performans sergileyecek müzisyenler, Eskişehirlileri farklı müzik türleriyle buluşturacak. Odunpazarı Belediyesi, sanatı kentin günlük yaşamının bir parçası haline getirmek ve sokak müzisyenlerini desteklemek amacıyla hayata geçirdiği proje kapsamında seçmelerini gerçekleştirdi. Hasan Polatkan Kültür Merkezi’nde düzenlenen seçmelere toplam 14 kişi başvurdu. Bireysel ve grup halinde katılımın olduğu seçmelerde, farklı etnik kimliklerden gelen müzisyenler de yer aldı. ODUNPAZARI’NIN FARKLI NOKTALARINDA MÜZİK SESİ YÜKSELECEK Odunpazarı Belediyesi tarafından yürütülen proje kapsamında, belirlenen noktalarda sokak müzisyenlerine performans alanları tahsis edilecek. Seçmeler sonucunda performans sergilemeye hak kazanan müzisyenler, bir yıl boyunca kendileri için belirlenen farklı noktalarda sanatlarını sokaklara taşıyacak. Adalar’dan Hamamyolu’na, Odunpazarı Tarihi Bölge’ye uzanan kent yaşamında müzikle buluşacak Eskişehirliler, farklı müzik türlerini dinleme fırsatı yakalayacak. Uygulamayla sokak müzisyenlerinin sanatlarını daha geniş kitlelere ulaştırmaları ve kentteki müzik kültürünün güçlendirilmesi hedefleniyor. SANAT SOKAKLARDA, MÜZİK HERKES İÇİN Odunpazarı Belediyesi, sanatın yalnızca belirli salonlarda değil, yaşamın aktığı sokaklarda da herkesle buluşması anlayışıyla projeyi hayata geçiriyor. Farklı müzik türlerini ve kültürleri bir araya getiren çalışma, hem müzisyenlere kendilerini ifade edebilecekleri alanlar sunuyor hem de kent sakinlerinin gündelik yaşamına sanatın renklerini katıyor. Belirlenen alanlarda ve düzenli aralıklarla gerçekleştirilecek performanslarla sokak müziğinin daha düzenli bir yapıda sürdürülmesi, müzisyenler için fırsat eşitliğinin desteklenmesi ve vatandaşların nitelikli müzikle buluşması amaçlanıyor. Odunpazarı’nın sokakları, bir yıl boyunca farklı ezgilerle kent yaşamına renk katacak.

6. Uluslararası Piyano Günleri’nde “Sesin Bedeni” Resitali Haber

6. Uluslararası Piyano Günleri’nde “Sesin Bedeni” Resitali

Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müzik Bölümü Piyano Anasanat Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 6. Uluslararası Piyano Günleri kapsamında, “Boratav Project / Sesin Bedeni” iki piyano doğaçlama resitali gerçekleştirildi. Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonunda düzenlenen resitalde besteci ve piyanistler Emre Dündar ile Mehmet Ali Uzunselvi, doğaçlama müziğin olanaklarını dinleyicilerle buluşturdu. Resitale Anadolu Üniversitesi Halk Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Oytun Eren, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müzik Bölümünde uzun yıllar görev yapan Prof. Dr. Hülya Tarcan, öğretim elemanları, öğrenciler ve çok sayıda sanatsever katıldı. Doğaçlama ve bestelenmiş seslerin buluşması 2007 yılında Emre Dündar ve Mehmet Ali Uzunselvi tarafından kurulan Boratav Project, sanatçıların birlikte ya da ayrı ayrı gerçekleştirdikleri serbest doğaçlama performanslarını ve bu performanslardan elde edilen ses malzemeleriyle ürettikleri elektroakustik yapıtları kapsayan bir çalışma ortaklığı olarak öne çıkıyor. Adını halk edebiyatı araştırmacısı Pertev Naili Boratav’dan alan proje, anlatı geleneklerindeki doğaçlama eylemine ve anlık üretim sürecine gönderme yapıyor. “Sesin Bedeni” başlıklı performans önceden planlanmış ses yapılarıyla performans sırasında ortaya çıkan doğaçlama ses olaylarının bir araya gelmesi üzerine kuruldu. Piyanonun ses dünyasına elektronik klavyelerde depolanmış özgün ses malzemelerinin de eşlik ettiği resitalde, bestelenmiş veya yarı bestelenmiş kurgular ile iki sanatçının anlık kararları doğrultusunda şekillenen müzikal bir yapı ortaya çıktı. İki piyanodan tek bir ses bedeni Projenin çıkış noktasını ve “sesin bedeni” kavramını açıklayan Emre Dündar iki çok sesli enstrümanla doğaçlama yapmanın belirsizlikler ve riskler barındırdığını belirtti. Dündar, bu yaklaşımı şu sözlerle anlattı: “İki çok sesli enstrümanın beraber doğaçlama yapması riskli bir yapı oluşturuyor. Aynı canlı bir organizma gibi her an ölebilme, yaralanma, sakatlanma riskiyle karşı karşıya olan bir ikiliği var ediyor. Biz bu ikilikten bir ses bedeni üretmek için bir improvizasyon çalışması yapıyoruz. Bir bedenin hayat içerisinde her an ölümün, yaralanmanın kıyısında olması metaforuyla bağlı olarak yaşamla ve müzikle ilişkili bir doğaçlama çalışması.” Mehmet Ali Uzunselvi ise iki piyanonun etkileşimini bir bedenin oluşumuna benzeterek kavramı şöyle açıkladı: “İki farklı uzvun bir bedeni meydana getirmesi gibi o beden bir süre sonra beynin tek bir komutuyla ortak hareket ediyor. Dolayısıyla birbirini bazen tamamlayan, bazen birbirini kışkırtan iki karaktere dönüşüyor.” Anlık çağrışımlar ve zihinsel mücadele Doğaçlama sürecinde sanatçıların birbirlerinin fikirlerini takip etmesi ve geliştirmesi yüksek konsantrasyonun yanı sıra karşılıklı etkileşim ve sezgisel kararlar gerektiriyor. Sahnedeki iletişimin hızlı bir zihinsel mücadeleye dayandığını belirten Emre Dündar süreci şu sözlerle ifade etti: “Her şey konsantrasyonla ilgili. Tek malzememiz karşı tarafın ne yapacağına dair bir öngörüde bulunup sezgilerimize güvenip onun yarattığı bir fikri takip etmek için sürekli hızlı bir zihinsel mücadele içinde bulunmak. İşin doğasında kaza yapmak da var; keyifli kısmı da biraz bu.” Mehmet Ali Uzunselvi de doğaçlamanın anlık çağrışımlar ve karşılıklı yanıtlar üzerinden ilerlediğini vurgulayarak sanatçılar arasındaki tanışıklığın ve müzikal uyumun önemine dikkat çekti. Uzunselvi “Bir tür anlık çağrışım gibi; birinin diyaloğu başlatması, diğerinin ona cevap vermesi. Birbirinizi tanıyan iki kişiyseniz o öngörünün ihtimalleri çok daha tutarlı bir zemine oturuyor.” dedi. Belirsizlikten doğan müzikal uzlaşma Doğaçlamanın önceden bütünüyle belirlenemeyen yapısı, sanatçıların farklı refleksleri ve birikimleri arasında ortak bir müzikal yol bulmasını gerektirdiğini belirten ve bu süreci bir uzlaşma arayışı olarak değerlendiren Emre Dündar müziğin o anın koşullarıyla şekillendiğini belirterek şunları söyledi: “İki tarafın farklı refleksleri ve birikimleri içerisinde bir ara yol bulmaya çalışıyoruz aslında müzikal yoldan bir uzlaşma çabası. Önceden çok iyi planlanmış bir müziği ortaya çıkarmak amacını gütsek de o anın koşullarına, atmosferine ve biraz da şansa bağlı tarafları var.” Mehmet Ali Uzunselvi ise doğaçlama sırasında beklenmedik biçimde ortaya çıkan seslerin zamanla müziğin bir parçasına dönüşebildiğini ifade etti. Uzunselvi “O kazalar tekrar edildiği zaman doğaçlamanın asli unsuru gibi olabiliyor. Siz kaza olduğunu biliyorsunuz ama seyirci onu yeni bir fikir olarak algılıyor.” sözleriyle bu sürecin müzikal yaratıcılığa katkısını anlattı. Dinleyici de müzikal sürecin bir parçası Resitalin dinleyicilerle kurduğu ilişkiye değinen Emre Dündar müzik aracılığıyla farklı deneyimlerin paylaşılmasının ve ortak bir anlayış arayışının önemini vurguladı. Dündar “Burada iyi ya da kötü bir deneyimi paylaşmak ve aktarmak gerekiyor. Bu deneyimi paylaşırken insanların hayal dünyalarına var olabilecek bir uzlaşma çabasına dair bir öneri oluşturmuş oluyorsunuz.” dedi. Mehmet Ali Uzunselvi ise dinleyicilerin varlığının performansın gelişiminde etkili olduğunu belirterek “Seyircinin olması bir nevi otokontrol getiriyor ve mekanizmayı diri tutuyor. Konser sonrasında dinleyicinin katkı sunması, bu performansın seyirciyi de sürecin bir parçası olmaya davet eden taraflarını gösteriyor.” ifadelerini kullandı. Resitalin sonunda Anadolu Üniversitesi Halk Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Oytun Eren tarafından Emre Dündar ve Mehmet Ali Uzunselvi’ye teşekkür belgesi ve çiçek takdim edildi.

Eskişehir’in Hikâyesi Dansla Sahneye Taşınıyor Haber

Eskişehir’in Hikâyesi Dansla Sahneye Taşınıyor

Odunpazarı Belediyesi Halk Dansları Topluluğu, Eskişehir’in antik dönemden Cumhuriyet’e uzanan tarihini, efsanelerini ve kültürel zenginliğini destansı bir dans gösterisiyle sahneye taşımaya hazırlanıyor. Afyon Kocatepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Muharrem Feratan’ın hazırladığı “Eskişehir’in Hikâyesi” adlı proje; Frigya’dan Roma’ya, Nasrettin Hoca’dan Yunus Emre’ye, Osman Gazi’nin rüyasından İnönü ve Sakarya savaşlarına uzanan bir tarih yolculuğunu dans, müzik ve kostümlerle anlatacak. Eskişehir’in binlerce yıllık geçmişi, efsaneleri, destanları ve farklı kültürlerin ortak mirası, yeni bir sanat projesinde buluşuyor. Odunpazarı Belediyesi Halk Dansları Topluluğunun hazırlıklarını sürdürdüğü “Eskişehir’in Hikâyesi”, kentin tarihini kitapların sayfalarından çıkararak sahnede canlandırmayı hedefliyor. Porsuk’un sularından Frigya uygarlığına, Roma döneminden Battalgazi’ye; Nasrettin Hoca’dan Yunus Emre’ye, Osman Gazi’nin rüyasından İnönü ve Sakarya savaşlarına uzanan gösteri, Eskişehir’in geçmişini dansın evrensel diliyle anlatacak. Projede yalnızca tarihsel olaylara değil, Eskişehir’in kültürel kimliğini şekillendiren göçlere ve farklı toplulukların yaşam biçimlerine de yer verilecek. Kırım, Balkan ve Kafkas kültürlerinin dansları ve müzikleriyle zenginleşecek gösteride, dönemin hikâyeleri, efsaneleri ve kostümleri aynı sahnede buluşacak. Yaklaşık bir aydır hazırlıkları devam eden proje, Eskişehir’in çok katmanlı tarihini sanatsal bir bütünlük içinde izleyiciyle buluşturmayı amaçlıyor. “ESKİŞEHİR’İN ZENGİNLİĞİNİ SAHNEYE YANSITMAK HEP HAYALİMDİ” Projenin fikir sahibi Afyon Kocatepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Muharrem Feratan, Eskişehir’in tarihsel ve kültürel zenginliğini sahneye taşıma hayalini gerçekleştirmek için yola çıktıklarını belirtiyor. Hazırladıkları gösterinin kapsamını anlatan Feratan, şöyle konuşuyor: “Hazırlayacağımız gösteri, Eskişehir’in tarihini anlatan; Eskişehir’in geçmişinde yer alan tarihsel hikâyelerini, efsanelerini ve destanlarını sahnede buluşturmayı hedefleyen bir gösteri. Porsuk sularından Frigya uygarlığına, Roma uygarlığından Battalgazi’ye, Nasrettin Hoca’dan Yunus Emre’ye, Osman Gazi’nin rüyasından İnönü ve Sakarya savaşlarına kadar Eskişehir’i var eden bütün hikâyeleri bir araya getiriyoruz. Eskişehir’i var eden göçmen topluluklarını, özellikle 93 Harbi başta olmak üzere Kırım, Balkan ve Kafkasya göçmenlerini, Eskişehir’deki bütün kültürleri bir arada yansıtan bir dans projesi hazırlıyoruz. Bu projeyle Eskişehir’in antik dönemden Cumhuriyet’e kadar uzanan hikâyesini destansı bir dille anlatıyoruz.” Gösterinin yalnızca tarihsel olaylardan oluşmayacağını, farklı kültürlerin sanatsal özelliklerini de yansıtacağını vurgulayan Feratan, “Bu gösteride birçok kültürün danslarını ve müziklerini bir arada yansıtmaya çalışacağız. Döneme ait kostümler, hikâyeler ve efsanelerin hepsi bir sahnede buluşuyor. Umarım çok yakında Eskişehir’e kalıcı, güzel bir sanat eseri bırakabileceğiz” diyor. Eskişehir’in kültürel birikimini sahneye aktarmanın kendisi için uzun zamandır taşıdığı bir hayal olduğunu ifade eden Feratan, projeyi hazırlama kararını da şu sözlerle anlatıyor: “Eskişehir çok zengin bir kültüre sahip. Bu zenginliği sahneye yansıtmak hep hayalimde olan bir şeydi. Bu nedenle Oktay Hocamla birlikte böyle bir gösteri yapmaya karar verdik.” DAHA ÖNCEKİ ÇALIŞMALARIN ÜZERİNE YENİ BİR YORUM Feratan, Eskişehir’in tarihini ve kültürel çeşitliliğini dansla anlatma fikrinin daha önce de farklı projelerle hayata geçirildiğini belirtiyor. 2012 yılında Türk Dünyası Kültür Başkenti kapsamında benzer bir gösteri hazırladıklarını, üniversite bünyesinde de bu doğrultuda çalışmalar gerçekleştirdiklerini hatırlatan Feratan, yeni projede farklı bir anlatım dili oluşturmayı hedeflediklerini söylüyor. Feratan, “Daha öncesinde 2012’de Türk Dünyası Kültür Başkenti kapsamında buna benzer bir gösteri yapmıştık. Yine buna benzer bir gösteriyi üniversite bünyesinde de yapmıştık. Ama güncellenmiş bir yapıda, daha farklı müzikal yapılarda, daha farklı konseptlerde tekrardan seyirciye sunmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullanıyor. Yeni gösteri, önceki deneyimlerden yararlanırken Eskişehir’in tarihsel anlatısını farklı kültürlerin dansları ve müzikleriyle yeniden yorumlamayı amaçlıyor. “ODUNPAZARI’NA DEĞER KATACAK” Odunpazarı Belediyesi Halk Dansları Topluluğu Eğitmeni Oktay Şahin de projenin hazırlık sürecini ve Odunpazarı’nın tercih edilme nedenini anlatıyor. Muharrem Feratan’ın hazırladığı proje üzerinde yaklaşık bir aydır çalıştıklarını belirten Şahin, gösterinin ilçenin tarihsel kimliğiyle güçlü bir bağ kurduğunu vurguluyor. Şahin, “Muharrem hocamızın yazmış olduğu bir proje. Odunpazarı Belediyesi Halk Dansları Topluluğu olarak bir aydır beraber çalışıyoruz. Odunpazarı, Eskişehir’in ilk yerleşim yeri olduğu için bütün hikâyeler, efsaneler burada olduğu için projeyi burada yapmak istedik” diyor. Topluluğun yıllardır sürdürdüğü çalışmaların yeni projelerle geliştiğini belirten Şahin, Odunpazarı Belediyesi Halk Dansları Topluluğunun 2014 yılından bu yana farklı yaş gruplarından katılımcılara eğitim verdiğini ifade ediyor. Şahin, topluluğun çalışmalarını şu sözlerle aktarıyor: “Odunpazarı Belediyesi Halk Dansları Topluluğu 2014 yılından beri küçük yaştan büyük yaşlara kadar çocuk, yıldızlar, gençler ve büyükler olmak üzere farklı kategorilerde eğitimler görüyor. Çeşitli gösteriler, etkinlikler yapıyoruz. Festivallere katılıyoruz. Bu yeni oluşturacağımız dans gösterisi de Odunpazarı’na değer katacak. Biz şimdiden çok heyecanlıyız. Sonucu hep birlikte izleyeceğiz.” ESKİŞEHİR’İN ORTAK HAFIZASI SAHNEDE BULUŞACAK “Eskişehir’in Hikâyesi”, bir kentin tarihini anlatırken aynı zamanda farklı dönemlerde bu topraklarda yaşayan insanların ve kültürlerin izlerini bir araya getirmeyi hedefliyor. Antik uygarlıklardan Anadolu’nun düşünce dünyasına, tarihsel mücadelelerden göçlerle şekillenen kültürel çeşitliliğe uzanan anlatı, Eskişehir’in ortak hafızasını dansla görünür kılacak. Odunpazarı Belediyesi Halk Dansları Topluluğunun hazırlıklarını sürdürdüğü gösteride, tarihsel hikâyeler dans, müzik ve kostümler aracılığıyla yeniden hayat bulacak. Eskişehir’in geçmişini sahneye taşımayı amaçlayan proje, tamamlandığında kentin kültürel mirasını gelecek kuşaklara aktaran kalıcı bir sanat eseri olmayı hedefliyor.

“Yarının Ustaları 2” Konserinde Türkülerle Dolu Gece Haber

“Yarının Ustaları 2” Konserinde Türkülerle Dolu Gece

Odunpazarı’nda düzenlenen “Yarının Ustaları 2 – Kenan Pekgöz ve Öğrencileri” konserinde genç sanatçılar, Anadolu’nun farklı yörelerinden seslendirdikleri türkülerle dinleyicilere müzik dolu bir akşam yaşattı. Odunpazarı Belediyesi tarafından düzenlenen “Yarının Ustaları 2 – Kenan Pekgöz ve Öğrencileri” konseri, Yunus Emre Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirildi. Genç sanatçıların sahne aldığı konserde, Anadolu’nun köklü müzik geleneği farklı yörelerden seçilen türkülerle dinleyiciyle buluştu. Konserin sunumunu, Sunuculuk Atölyesi Eğitmeni Serpil Mercan Vurucu üstlendi. Program boyunca sahne alan sanatçılar, seslendirdikleri eserlerle dinleyicileri Anadolu’nun farklı yörelerine uzanan müzikal bir yolculuğa çıkardı. ANADOLU TÜRKÜLERİ AYNI SAHNEDE BULUŞTU Beyza Ozan, Sinem Deveci, Ali Çiftçi, Cezmi Armağan Kırlı, Cenker Dinler ve Onur Tepekaya’nın sahne aldığı konserde, Türk halk müziğinin sevilen eserlerinin yanı sıra geleneksel repertuvarın önemli örnekleri de seslendirildi. Beyza Ozan, Çorum’un Alaca yöresine ait “Bir Kuzu Taş Dibinde Meliyor” ve Erzincan’ın Tercan yöresinden “Tercan Elleri” adlı türküleri seslendirdi. Sinem Deveci, Afyonkarahisar’ın Emirdağ yöresine ait “Zalım Poyraz Gıcım Gıcım Gıcıl Gılar” ve Erol Parlak’ın “İğdeli Yar” adlı eserini yorumladı. Ali Çiftçi, Divriği yöresine ait “Akmeleğim Göç Eylemiş Yurdundan” ve Neşet Ertaş’ın “Bağışla Sevdiğim Hakkı Seversen” adlı eserlerini seslendirdi. Cezmi Armağan Kırlı, “Tükenmez Davayı Bana mı Verdin” ve Muharrem Ertaş ile Neşet Ertaş’ın repertuvarıyla özdeşleşen “Dane Dane Benleri Var Yüzünde” eserleriyle sahne aldı. Cenker Dinler, Elazığ-Harput yöresine ait “Elezber Hoyrat (Yara Bende)” ve “Al Almayı Daldan Al” eserlerini seslendirirken Onur Tepekaya, “Dert Bana Kaldı” ve “Pirlere Niyaz Ederiz” adlı eserleri dinleyicilerle buluşturdu. GENÇ SANATÇILARDAN KÜLTÜREL MİRASA KATKI Geleneksel müziğin kuşaktan kuşağa aktarılmasına katkı sunan konser, genç sanatçıların sahne deneyimlerini dinleyicilerle paylaşmalarına da olanak sağladı. Farklı yörelerin müzikal özelliklerini bir araya getiren repertuvar, Anadolu’nun zengin türkü kültürünü bir kez daha gündeme taşıdı.

Eskişehir'in Neşesi Uluslararası Yunus Emre Edebiyat Şenliği Oldu Haber

Eskişehir'in Neşesi Uluslararası Yunus Emre Edebiyat Şenliği Oldu

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından “2026 Eskişehir Yılı” etkinlikleri kapsamında bu yıl ilk kez düzenlenen Uluslararası Eskişehir Yunus Emre Edebiyat Şenliği, dört gün boyunca edebiyatın, şiirin ve müziğin farklı renklerini Eskişehirlilerle buluşturdu. “Neşe” temasıyla düzenlenen şenlik, dördüncü ve son gününde gerçekleştirilen birbirinden özel söyleşi ve dinletilerin ardından sona erdi. Şenliğin son gününde konuşan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, neşenin zorluklar karşısında bir direnme gücü olduğunu vurgularken, “Eskişehir başlı başına bir neşe.” dedi. ŞİİRDEN ŞARKIYA NEŞE Eskişehir’in edebiyat ve kültür hayatına yeni bir soluk kazandıran şenliğin son gün programları, Haller Gençlik Merkezi Frigya Salonu’nda gerçekleştirildi. Gün boyunca edebiyatseverler; şiir, müzik ve roman dünyasının önemli isimleriyle bir araya gelme fırsatı buldu. Programın ilk etkinliğinde “Şiirden Şarkıya Neşe” başlıklı dinletide Gülçin Elif Yücel ve Ertan Bilgi sahne aldı. Şiir ile müziğin buluştuğu etkinlikte, dizeler ezgilerle hayat bulurken katılımcılara keyifli ve duygu dolu anlar yaşatıldı. ROMAN NEŞESİ Şenliğin bir diğer etkinliğinde ise edebiyat dünyasının sevilen yazarları Ayfer Tunç ve Murat Gülsoy, “Roman Neşesi” başlıklı söyleşide edebiyatseverlerle buluştu. Romanın dünyası, yazarlık deneyimleri ve edebiyat üzerine gerçekleştirilen samimi diyaloglar, katılımcılardan büyük ilgi gördü. ESKİŞEHİR NEŞESİ’NDE BAŞKANLAR BULUŞTU Şenliğin son gününün en özel buluşmalarından biri ise “Eskişehir Neşesi” başlıklı söyleşi oldu. Şenlik Yöneticisi ve şair Haydar Ergülen’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen programda Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ilçe belediye başkanlarıyla bir araya geldi. Programa Başkan Ünlüce ile birlikte Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Sivrihisar Belediye Başkanı Habil Dökmeci, Çifteler Belediye Başkanı Zehra Konakcı, Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe, Alpu Belediye Başkanı Gürbüz Güller, Mihalıççık Belediye Başkanı Haydar Çorum ve Mahmudiye Belediye Başkanı İshak Gündoğan katıldı. Eskişehir’in ilçeleri, kent kültürü, yerel yönetim deneyimleri ve kentin geleceğine ilişkin değerlendirmelerin paylaşıldığı buluşmada, başkanlar Eskişehir’in farklı ilçelerinin kendine özgü hikâyelerini ve kent yaşamına kattığı değerleri anlattı. Haydar Ergülen’in renkli ve samimi moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşi, izleyicilere Eskişehir’i farklı yönleriyle konuşma ve dinleme fırsatı sundu. Şenliğin “Neşe” temalı buluşmasında konuşan şair Haydar Ergülen, Eskişehir’in kendisine her zaman heyecan verdiğini belirterek kentin sakin, barışçıl ve huzurlu yapısına dikkat çekti. Eskişehir’in farklılıkları, özgürlüğü, kültürel birikimi ve birlikte yaşama kültürüyle özel bir şehir olduğunu ifade eden Ergülen, çocukluğundan bugüne kentin neşesini taşıyan Hıdırellez, Porsuk, Adalar, aşure, yazlık sinemalar ve mahalle kültüründen örnekler verdi. Ergülen, Eskişehir’in neşesinin Yunus Emre ve Nasreddin Hoca gibi kentin simge isimlerinin mirasıyla da güçlendiğini söyledi. “YÜZÜMÜZ HEP GÜLSÜN” Daha sonra konuşan Başkan Ünlüce de, konuşmasında ilk olarak kadınlara vurgu yaptı. Kadın neşesinin kendine özgü bir hikâyesi olduğunu ifade eden Ünlüce, Anadolu’da kadınların yokluklardan, kayıplardan ve zorluklardan neşe yaratmayı bildiğini vurguladı. Ünlüce, “Kıt kanaat bir sofradan bayram sofrası çıkarabildiler. Gündüz çok yorucu geçen bir günün ardından akşam rengârenk oyalar işlemeyi bildiler. Büyük sıkıntıların yaşandığı dönemlerde dahi düğünlere rengârenk şalvarlarını giyerek gitmeyi bildiler.” dedi. Eskişehir’in köylerinde gerçekleştirilen şalvar gecelerinin de bu kültürün önemli bir yansıması olduğunu belirten Ünlüce, kadınların bir araya gelerek rengârenk şalvarlarını giyip birlikte eğlenmelerinin yalnızca bir gelenek değil, aynı zamanda zorluklara karşı bir direnme biçimi olduğunu söyledi. Belediyeciliği kadınlara daha çok yakıştırdığını dile getiren Ünlüce, belediyelerin yalnızca yol, asfalt, kanalizasyon ve park gibi fiziki hizmetler üretmediğini, asıl önemli olanın kentte yaşayan insanların hayatına dokunmak olduğunu vurguladı. Ünlüce, “Günün sonunda önemli olan, bu şehirde yaşayanların yüzünü güldürebiliyor muyuz, yüzlerinde bir gülümseme yaratabiliyor muyuz? Eğer buna ‘evet’ diyebiliyorsak başarılı belediyeciyiz.” ifadelerini kullandı. Başarılı belediyeciliğin temelinde sevgi, şefkat ve kapsayıcılığın bulunduğunu belirten Ünlüce, kadınların bu değerleri kent hizmetlerine yansıtmasının önemli olduğunu söyledi. Porsuk Festivali ve Yunus Emre Edebiyat Şenliği gibi kültür-sanat etkinliklerinin de kent yaşamında insanlara nefes alabilecekleri, gülümseyebilecekleri anlar sunduğunu ifade etti. Konuşmasının sonunda Eskişehir’in kendisinde yarattığı neşeden söz eden Başkan Ünlüce, kentin simgelerinin yanı sıra kişisel anıların da insanda güzel duygular uyandırdığını belirtti. Ünlüce, “Küllüoba ekmeğini görünce gülümsüyoruz, Kalabak’ı görünce gülümsüyoruz, Eskişehirspor’u duyunca, Porsuk’u görünce, Kızılyer’deki tuğlalı evleri görünce gülümsüyoruz. Eskişehir Garı’nı görünce gülümsüyoruz. Doğduğum sokaktan geçiyorsam, mezun olduğum lisenin önünden geçiyorsam neşeleniyorum. Yani Eskişehir başlı başına neşe.” dedi. “ESKİŞEHİRLİLİK RUHU VAR” Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt da Eskişehir’in farklı kültürlerin bir arada yaşadığı özel bir kent olduğunu belirterek, “Eskişehir deyince tren, uçak, Eskişehirspor akla geliyor. Eskişehir’de farklı kültürlerden gelen insanların bir Eskişehirlilik ruhu oluşturabilmiş olması, kentin en önemli neşe kaynaklarından biri.” dedi. Kurt, ekonomik ve sosyal zorluklara rağmen Eskişehir halkının direnmeye ve neşesini korumaya devam ettiğini söyledi. KIRSAL İLÇE BAŞKANLARI DA KATILDI Söyleşiye temsili Nasreddin Hoca Ömer Özgeneci ile birlikte gelen Sivrihisar Belediye Başkanı Habil Dökmeci, Sivrihisar’ın kadim Anadolu kültürüne, misafirperverliğine ve neşesine vurgu yaptı. Zamanın ve hayatın değişmesine rağmen Sivrihisarlılık ruhunun değişmediğini belirten Dökmeci, gelenekleri devam ettirmeye çalıştıklarını söyledi. Çifteler Belediye Başkanı Zehra Konakcı, Eskişehir’in Yunus Emre, Nasreddin Hoca ve Seyit Battal Gazi gibi önemli kültürel değerlere sahip olduğunu belirterek, belediyeciliğin yalnızca yol ve yapı yapmak olmadığını vurguladı. Konakcı, insanların kendilerini değerli hissetmesinin neşenin temel kaynaklarından biri olduğunu ifade ederek, gelenekleri yaşatmak ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmek için düzenlenen festivallerin önemine dikkat çekti. Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe ise Eskişehirli olmanın kendileri için başlı başına bir neşe kaynağı olduğunu söyledi. Eskişehir’in kültür, sanat ve sosyal yaşam açısından sunduğu imkânların kenti farklılaştırdığını belirten Tepe, belediyeciliğin toplumun mutluluğunu ve sosyal yaşamını güçlendirmeyi de kapsadığını ifade etti. Alpu Belediye Başkanı Gürbüz Güller, Yılmaz Büyükerşen ile başlayan ve Ayşe Ünlüce ile devam eden Eskişehir Büyükşehir Belediyesi yönetiminin ilçelere yönelik çalışmalarına dikkat çekti. Alpu’da gerçekleştirilen altyapı ve üstyapı yatırımlarının kendisi için büyük bir mutluluk kaynağı olduğunu belirten Güller, Ayşe Ünlüce’nin desteğiyle ilçede yeni projeleri hayata geçirmeyi hedeflediklerini söyledi. Mihalıççık Belediye Başkanı Haydar Çorum da Yunus Emre adına uluslararası bir etkinliğin düzenlenmesinden dolayı Başkan Ayşe Ünlüce’ye teşekkür etti. Eskişehir’in kendine özgü kültürel değerlerinin kente önemli bir güç kattığını belirten Çorum, belediyelerin insanlara neşe ve umut katacak çalışmalar yapmasının önemli bir sorumluluk olduğunu söyledi. Mahmudiye Belediye Başkanı İshak Gündoğan ise Eskişehir’in farklı kültürlerin, inançların ve kimliklerin bir arada yaşadığı güçlü bir toplumsal yapıya sahip olduğunu belirterek, geçmişten gelen komşuluk, dayanışma ve düğün geleneklerinin yaşatılmasının önemine dikkat çekti. Gündoğan, kırsal ilçelerde düzenlenen buluşmaların bu kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sunduğunu ifade etti. Şenlik, dört gün boyunca çok sayıda yazar, şair, sanatçı ve edebiyatseveri bir araya getirdi. İlk kez düzenlenen ve yoğun ilgi gören Uluslararası Eskişehir Yunus Emre Edebiyat Şenliği, şiirden romana, müzikten söyleşilere uzanan zengin programıyla “2026 Eskişehir Yılı” etkinlikleri arasında önemli bir kültür buluşması olarak tamamlandı.

Uluslararası Yunus Emre Edebiyat Şenliği'ne Yıldız Yağmuru Haber

Uluslararası Yunus Emre Edebiyat Şenliği'ne Yıldız Yağmuru

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından “2026 Eskişehir Yılı” etkinlikleri kapsamında bu yıl ilk kez düzenlenen Uluslararası Eskişehir Yunus Emre Edebiyat Şenliği, üçüncü gününde de edebiyatın, şiirin, müziğin ve sanatın farklı disiplinlerini Eskişehirlilerle buluşturmaya devam etti. Sevilen oyuncu Cengiz Bozkurt, ünlü sanatçılar Can Bonomo ve Tuna Kiremitçi’nin katıldığı etkinlikler büyük beğeni topladı. Şehrin kültür ve sanat hayatına yeni bir soluk getiren şenlik, üçüncü gününde de birbirinden renkli etkinliklerle dolu programıyla katılımcılara unutulmaz anlar yaşattı. Gün boyunca gerçekleştirilen söyleşiler, atölyeler, sunumlar, şiir dinletileri ve müzik buluşmaları, Eskişehir’in dört bir yanında edebiyat ve sanatın enerjisini hissettirdi. EDEBİYATIN NEŞESİ HALLER GENÇLİK MERKEZİ’NDE Şenliğin üçüncü gün programı, Haller Gençlik Merkezi Frigya Salonu’nda gerçekleştirilen “Deneme Neşesi” ile başladı. Yazar Ali Lidar, moderatör Ezgi Akyıldız eşliğinde edebiyat yolculuğunu, deneme türünü ve yazarlık serüvenini katılımcılarla paylaştı. Çocuklar da şenliğin neşesine ortak oldu. “Çocuk Neşesi” başlığı altında Çiğdem Sezer ile Şen Çiftlik Orkestrası çocuklarla buluşurken, gerçekleştirilen Yaratıcı Okuma Atölyesi ile minik katılımcılar edebiyatın renkli dünyasında keyifli bir yolculuğa çıktı. Atölye, Sanat Sokağı Sanatçı Atölyesi’nde gerçekleştirildi. PEDALLAR EDEBİYAT İÇİN ÇEVRİLDİ Şenliğin dikkat çeken etkinliklerinden biri de “Bisiklet Neşesi” oldu. EBB Velespit Parkı’nda başlayan bisiklet turuna katılanlar, Eskişehir sokaklarında pedal çevirerek Haller Gençlik Merkezi’ne ulaştı. Edebiyat ve kentin yaşam kültürünü bir araya getiren bisiklet turu, şenliğin Eskişehir’in kendine özgü ruhuyla bütünleşen etkinliklerinden biri olarak renkli görüntülere sahne oldu. “CENGİZ CENGİZ NEŞESİ” BÜYÜK BEĞENİ TOPLADI Günün devamında Aydan Çelik, Frigya Salonu’nda gerçekleştirdiği sunumla katılımcılarla buluştu. Ardından “Cengiz Genciz Neşesi” başlığında sevilen oyuncu Cengiz Bozkurt Eskişehirlilerle bir araya geldi. Bozkurt’un keyifli sohbeti ve sanat yaşamına dair paylaşımları, katılımcılardan büyük ilgi gördü. Şiirin güçlü sesi ise “Şiir Neşesi” ile şenlikte yankılandı. Şenliğin birbirinden değerli konuk şairlerinin katılımıyla gerçekleştirilen şiir buluşmasında, Yunus Emre’nin hoşgörü ve insan sevgisiyle yoğrulan şiir dünyasının izleri farklı sesler ve dizelerle yaşatıldı. Atina Ablitar Romanya, Zeliha İbrahim Bulgaristan, Altay Suroy Kosova, Sylvain Cavaillès Fransa, Lulzim Haziri K. Makedonya, Mario Tiago Paixao Portekiz, Zeynep Hüseyin K. Makedonya, Rahmi Emeç, Emel İrtem, Nilüfer Altunkaya, Gürcan Banger, Ali Lidar, Nihat Özdal, Çiğdem Sezer, Can Bonomo, Haydar Ergülen, Hasan Erkek, Kadriye Cesur, Erol Tufan, Tuğrul Keskin, Efnan Ezenel, Gülşah Demirci, Tuna Kiremitçi birbirinden özel şiirleri okudu. CAN BONOMO’DAN EDEBİYAT VE MÜZİK DOLU SÖYLEŞİ Şenliğin üçüncü gününün ilgi gören buluşmalarından biri de “Can Neşesi” oldu. Sanatçı Can Bonomo, gerçekleştirdiği söyleşide edebiyat, müzik ve sanat yaşamına ilişkin deneyimlerini Eskişehirlilerle paylaştı. Gençlerin yoğun ilgi gösterdiği söyleşi büyük beğeni topladı. TUNA KİREMİTÇİ’DEN MUHTEŞEM PERFORMANS Günün finalinde ise sahne Tuna Kiremitçi’nin oldu. “Müzik Neşesi – Şarkılar ve Sohbet” programıyla dinleyicilerle buluşan Kiremitçi ve keman sanatçısı Müge Alpay şarkıları ve samimi sohbetiyle şenliğin üçüncü gününe müzik dolu bir kapanış yaptı. Katılımcılar Kiremitçi’nin sevilen şarkılarını eşlik ederek unutulmaz bir akşam yaşadı. Edebiyatın şiirle, müzikle, bisikletle, çocukların hayal dünyasıyla ve kentin sanat yaşamıyla buluştuğu Uluslararası Eskişehir Yunus Emre Edebiyat Şenliği, üçüncü gününde de Eskişehir’in kültür-sanat atmosferini zenginleştirmeyi sürdürdü.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.