SON DAKİKA
Hava Durumu

#Mutfak Kültürü

Porsuk Haber Ajansı - Mutfak Kültürü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mutfak Kültürü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

10. Uluslararası Gastronomi Turizmi Araştırmaları Kongresi Başladı Haber

10. Uluslararası Gastronomi Turizmi Araştırmaları Kongresi Başladı

Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi ev sahipliğinde düzenlenen 10. Uluslararası Gastronomi Turizmi Araştırmaları Kongresi (UGTAK26), Ramada Plaza by Wyndham Eskişehir’de başladı. Kongre başkanlığını Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakan Yılmaz, kongre dönem başkanlığını ise Prof. Dr. Emrah Özkul yürüttüğü kongrenin açılışına Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Eskişehir Vali Yardımcıları Akın Ağca ve Oğuz Şenlik, Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erkan Erdemir, Genel Sekreter Ecevit Öksüz, İl Kültür ve Turizm Müdürü Bülent Avnamak ile Eskişehir’in önde gelen firmalarının temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Rektör Adıgüzel: “İyi bir mutfağa sahip olabilirsiniz ancak onu iyi tanıtmak ve iyi anlatmak gerekir” Açılış konuşmasında mutfak kültürünün bir toplumu anlamadaki kilit rolüne değinen Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel tanıtım ve hikâyeleştirmenin önemini vurguladı. Rektör Adıgüzel konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Çok iyi bir mutfağa sahip olabilirsiniz ancak bunu çok iyi tanıtmazsanız, çok iyi anlatmazsanız ve hikâyeleştirmezseniz sahip olduğunuz değerler yerel sınırlar içinde kalır. Eskişehir, çibörek ve balaban köftenin çok ötesinde zengin bir göçmen mutfağı birikimine sahip. Bu gastronomik değerlerin görünür kılınması ve yerel lezzetlerin bir arada sunulabileceği alanların oluşturulması turizm açısından büyük önem taşıyor.” Rektör Adıgüzel ayrıca Anadolu Üniversitesi Yayınları arasından çıkacak olan “Eskişehir Göçmen Mutfağı” eserinin yeniden basımı için hazırlık yaptıklarını müjdeleyerek üniversitenin nitelikli insan kaynağı ve bilimsel araştırmalarla kentin gastronomi potansiyeline katkı sunmayı sürdüreceğini belirtti. Prof. Dr. Yılmaz: “Kongremize olan ilginin artarak devam ettiğini görüyoruz” Kongrenin 10’uncusunu Eskişehir’de gerçekleştirmekten duydukları memnuniyeti dile getiren Turizm Fakültesi Dekanı ve Kongre Organizasyon Kurulu Başkanı Prof. Dr. Hakan Yılmaz, kongreye gösterilen ilginin her geçen yıl arttığını ifade etti. Prof. Dr. Yılmaz, konuşmasında şunları söyledi: “Bu yıl 303 bildiriyle bugüne kadarki en yüksek sayıya ulaştık. Kongremizin gerçekleştirilmesinde üniversite yönetimimizin, kurullarımızın ve destek veren paydaşlarımızın katkıları büyük. Özellikle lisansüstü öğrencilerimizin bu tür akademik etkinliklerde daha fazla yer almasını önemsiyoruz. Kongreler, öğrencilerimizin akademik çevrelere kendini tanıtması ve yeni bağlantılar kurması adına önemli bir fırsat sunuyor.” Yılmaz ayrıca, gastrofizik gibi yeni disiplinlerle etkileşime giren gastronomi çalışmalarının bilimsel derinliğine de dikkat çekti. Prof. Dr. Özkul: “Her kongre mesleki ilerlememiz için önemli bir gelişim alanı oluşturdu” UGTAK Dönem Başkanı Prof. Dr. Emrah Özkul ise gastronominin yalnızca yemek tariflerinden ibaret olmadığını vurgulayarak “Bir tarif, toplumların tarihine, kültürel mirasına ve değişim süreçlerine dair önemli izler taşır. Yerel kültürün turizmle dönüşümü, üreticilerin ekonomik kazanımları ve geleneksel bilginin korunması temel tartışma konularımız arasında yer alıyor. Eskişehir’in göçlerle zenginleşen mutfak mirası, kongrenin bu kentte yapılmasını çok daha anlamlı kılıyor.” dedi. Masadaki lezzet ağızda değil beyinde başlıyor Kongrenin ilk oturumunda, gastronomi ve nörobilim arasındaki ilişki, duyuların yeme-içme deneyimindeki rolü ve nörogastronomi alanındaki güncel yaklaşımlar üzerine sunum gerçekleştiren Oxford Üniversitesinden Prof. Dr. Charles Spence konuşmasında şunlara değindi: “Gastronomi ve nörobilimin kesişiminde yer alan gastrofizik disiplini, yeme-içme deneyimini yalnızca tat alma duyusuyla sınırlamayıp multisensöriyel (çok duyulu) bir yolculuğa dönüştürüyor. Yerel mutfak kültürü; ses, ışık, hikâye anlatımı ve görsel sunumlarla birleştirilerek küresel ölçekte gastrodiplomasi aracına dönüştürülebiliyor. Tabağın renginden yiyeceğin ismine kadar her unsur, tüketicinin satın alma ve lezzet algısını doğrudan etkiliyor. Yapay zekâ tarafından üretilen yemek görsellerinin insan zihninde gerçek yemeklerden daha iştah açıcı algılanabildiği ortaya konuyor.” Tarihsel kültürel miras ve ses gastrofizikle buluşuyor Geleneksel tatların nörogastronomik yaklaşımlarla modern sunumlara entegre edilebileceğini belirten Prof. Dr. Charles Spence, Osmanlı saray mutfağındaki gül suyu, şerbet ve yenilebilir çiçek kullanımı ile Ege mutfağındaki kabak çiçeği dolması gibi geleneksel unsurların modern gastronomi anlayışı içerisinde yeniden yorumlanabileceğini ifade ederken Müzik ve ses frekanslarının tat algısı üzerindeki etkilerine de değinen Prof. Dr. Spence, Sesin aynı zamanda acılık ve baharat hissinin algılanmasında da etkili olabileceğini aktardı. Kongrenin ilk günü tamamlandı UGTAK26’nın ilk panelinin ardından Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel tarafından Oxford Üniversitesinden Prof. Dr. Charles Spence’e plaket ve çiçek takdim edildi. Program, Kongre Dönem Başkanı Prof. Dr. Emrah Özkul tarafından kongreye ev sahipliği yapan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel’e teşekkür edilmesi ve plaket takdim edilmesiyle devam etti. Ürün geliştirme ve duyusal araştırmalardan gastronomik mirasa, destinasyon markalaşmasından sürdürülebilir turizme, yapay zekâdan akıllı mutfak uygulamalarına kadar farklı temaların ele alındığı kongrenin ikinci gününde şeflerin katılımıyla çeşitli buluşmalar gerçekleştirilecek. Bilimsel oturumlarda ise tabak tasarımı, menü dili, restoran ve otel deneyimi, gastrodiplomasi, coğrafi işaretler, gıda atığı ve dijital marka kimliği gibi başlıklar ele alınacak. Kongrenin üçüncü günü çevrim içi sunumlarla devam edecek. Programın son gününde kuram ve araştırma yöntemleri, gastronomik yaratıcılık, kültürel kimlik ve bellek, yer ve ülke markalama, sürdürülebilir gıda sistemleri, iklim, eğitim, istihdam, hukuk ve sağlık konularındaki çalışmalar katılımcılarla buluşacak. Kaynak: AnaHaber

Eskişehir, Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne İlk Kez Ev Sahipliği Yapacak Haber

Eskişehir, Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne İlk Kez Ev Sahipliği Yapacak

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından bu yıl altıncısı düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali, bu yıl ilk kez Eskişehir’i festival rotasına dahil ediyor. Konserlerden sergilere, gastronomiden çocuk etkinliklerine uzanan geniş bir içerikle 16-24 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek festival, şehrin kültür ve sanat hayatına yeni bir hareketlilik kazandıracak. Porsuk Çayı etrafında şekillenen şehir yaşamı, tarihi Odunpazarı evleri, çağdaş müzeleri, güçlü kültür-sanat altyapısı ve genç nüfusuyla öne çıkan Eskişehir, festival süresince ziyaretçilere çok yönlü bir kültür-sanat deneyimi sunacak. Anadolu’nun köklü tarihini modern şehir kültürüyle buluşturan Eskişehir; yaşayan sokakları, sanatla iç içe kamusal alanları ve dinamik atmosferiyle festivalin en özel duraklarından biri olacak. Eskişehir’in kültür, sanat ve şehir yaşamı alanındaki güçlü birikimiyle Türkiye’nin öne çıkan şehirlerinden biri olduğunu vurgulayan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, kentte gerçekleştirilecek festivalin önemine dikkat çekerek şunları kaydetti: “Eskişehir’i de Türkiye Kültür Yolu Festivali rotamıza dahil ederek şehrin sahip olduğu kültürel birikimi daha geniş kitlelerle buluşturacağız. Tarihi dokusu, çağdaş sanat yaklaşımı, güçlü kültür altyapısı ve dinamik şehir yaşamıyla öne çıkan Eskişehir; konserlerden sergilere, gastronomiden atölyelere, çocuk etkinliklerinden sahne performanslarına uzanan kapsamlı bir programla festivale ev sahipliği yapacak. Bu süreçte Eskişehir’in kültür, sanat ve gastronomi alanındaki görünürlüğünü daha da artırmayı amaçlıyoruz.” SERGİLERLE ESKİŞEHİR’DE KÜLTÜR VE SANAT YOLCULUĞU Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında Eskişehir’in farklı noktalarında sanatseverlerle buluşacak sergiler, geleneksel sanatlardan çağdaş üretimlere uzanan geniş seçkisiyle ziyaretçilere kültür ve sanatla iç içe çok katmanlı bir deneyim sunacak. Eti Arkeoloji Müzesi bahçesinde ziyaretçilerle buluşacak “ASELSAN İleri Dönüşen Bir Gelecek Vizyonu” sergisi, sanat ve teknolojiyi aynı potada bir araya getirecek. ASELSAN’ın ülkemizin teknolojik bağımsızlığı için geliştirdiği kritik teknolojilerden ilhamla hazırlanan projede; metal ve elektronik bileşenler, uluslararası sanatçıların özgün yorumlarıyla yeniden şekillendirilerek sanat eserine dönüştürüldü. Bilgi, üretim, sosyal inovasyon ve gelecek nesillere karşı sorumluluk anlayışının yansıması niteliğindeki projede yer alan at, kedi, keçi, albatros ve kurt figürlerinden oluşan eserler, ziyaretçilere teknoloji ile sanat arasında yenilikçi bir bakış açısı sunacak. Müzede yer alacak “Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri” sergisi ise Osmanlı dönemine ait kutsal emanetleri ve tarihi mirası sanatseverlerle buluşturacak. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan sergide; İstanbul Türbeler Müzesi, Türk ve İslam Eserleri Müzesi ile İstanbul Arkeoloji Müzeleri koleksiyonlarından seçilen eserler yer alacak. Osmanlı padişahlarının kutsal emanetlere duyduğu bağlılığı yansıtan hüsn-i hat levhaları, surre alaylarına ait eserler, Kâbe örtüleri, kuşak parçaları ve Kur’an-ı Kerim’in seçkin nüshaları ziyaretçilerin beğenisine sunulacak. Sergi, ziyaretçilerini Osmanlı’nın Haremeyn’e uzanan manevi yolculuğuna tanıklık etmeye davet edecek. Atatürk Kültür ve Sanat Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek “Yaşayan Miras: Eskişehir Sergisi”, kentin kültürel birikimini ve geleneksel sanat mirasını günümüzle buluşturacak. Geleneksel el sanatlarından özgün örneklerin yer aldığı sergi, Eskişehir’in kültürel hafızasını sanat aracılığıyla görünür kılacak. Olgunlaşma Enstitüleri Eskişehir tarafından hazırlanan “Kültür Yolunda Yunus’a Doğru” sergisi ise Anadolu irfanının önemli temsilcilerinden Yunus Emre’nin kültürel mirasını sanatla buluşturacak. Sergide; Yunus Emre dönemini yansıtan geleneksel kıyafet koleksiyonları, minyatür, hüsn-i hat, tezhip, dokuma, kilim, seramik ve cam sanatından eserler ziyaretçilerle buluşacak. Türk el sanatlarının farklı disiplinlerini bir araya getiren sergi, Yunus Emre’nin düşünce dünyasını estetik bir anlatımla sanatseverlere aktaracak. ÜNLÜ SANATÇILAR ESKİŞEHİR’DE SAHNE ALACAK Eskişehir Kültür Yolu Festivali kapsamında gerçekleştirilecek konser ve sahne performansları, müzikseverlere dopdolu bir program sunacak. Türk Dünyası Bilim, Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilecek konserlerde, Oğuzhan Koç, Sinan Akçıl, Levent Yüksel, Haluk Levent, Buray, Poizi, Bengü, Ebru Yaşar ve Sagopa Kajmer sahne performanslarıyla Eskişehirlilere unutulmaz akşamlar yaşatacak. ESKİŞEHİR’DE SAHNEYE TAŞINAN TARİHSEL BİR HİKAYE Atatürk Kültür ve Sanat Kongre Merkezi (AKM), Ayla Kutlu tarafından kaleme alınan “Sen de Gitme Triyandafilis” adlı oyuna ev sahipliği yapacak. Emre Basalak’ın sahne uyarlamasıyla izleyiciyle buluşacak eser; gidenlerin, kalanların ve bekleyenlerin hikayesini odağına alırken, kilitli kapılara vurulan yumrukların ve büyümüş bedenlere hapsolan çocuk ruhların anlatımını sahneye taşıyacak. 1930’lu yıllardan 20. yüzyılın son çeyreğine uzanan zaman diliminde bir Rum ailenin çocuk ruhlu kızı Triyandafilis’in öyküsünü konu alan müzikli oyun, Hatay’ın çok katmanlı kültürel hafızasına ve gidemeyenlerin hikayesine sahne üzerinden etkileyici bir yolculuk sunacak. ESKİŞEHİR’İN GASTRONOMİ ROTASI FESTİVALLE KEŞFEDİLECEK Festival rotasında yer alan şehirlerin kendine özgü gastronomi değerlerini ön plana çıkarmayı amaçlayan “Lezzet Noktası” projesi, Eskişehir’de kentin köklü mutfak kültürünü çağdaş gastronomi anlayışıyla birlikte görünür kılacak. Gastronomi alanında ünlü şefler ve kanaat önderlerinden oluşan danışma kurulu tarafından yerel mutfağı temsil eden 33 restoranda ziyaretçilere kentin lezzet hafızasını doğrudan deneyimleme imkanı sunulacak. Anadolu’nun kadim kavşak noktalarından biri olan Eskişehir’in mutfak kültürü; Kırım Tatarları, Balkanlar ve Kafkaslardan gelen kültürel etkilerle şekillenen çok katmanlı yapısıyla dikkat çekiyor. Çibörek, balaban köfte, met helvası ve haşhaşlı çörek gibi kente özgü tatlar; geleneksel tariflerin modern şehir yaşamıyla buluştuğu güçlü bir gastronomi hafızasını yansıtıyor. Unlu ürünlerin ve haşhaş kullanımının öne çıktığı Eskişehir mutfağı, festival ziyaretçilerine özgün bir lezzet deneyim sunacak. Köklü tarihi, yaşayan şehir kültürü ve zengin mutfak mirasıyla öne çıkan Eskişehir’de belirlenen 31 Lezzet Noktası, kentin gastronomik çeşitliliğini yansıtan güçlü bir rota sunacak. Ziyaretçiler; Odunpazarı Tarihi Bölgesi’nden Atlıhan El Sanatları Çarşısı’na, Hamamyolu ve Arifiye hattından semt pazarlarına uzanan geniş bir coğrafyada, geleneksel tatlardan modern yorumlara uzanan kapsamlı bir gastronomi yolculuğuna davet edilecek. Sivrihisar’ın taş fırın lezzetleri, yerel üretici marketleri ve Haller Gençlik Merkezi çevresindeki gastronomi durakları da festivalin lezzet rotasında yer alacak. Şef Deniz Ahmet Köse ev sahipliğinde gerçekleştirilecek gastronomi programında Şef Sinem Özler, Şef Pınar Aluç, Yemek Kültürü Araştırmacısı ve Yazar Neşe Aksoy Biber, Berrin Bal ile Pasta Şefi Meltem Beker, kentin gastronomi değerlerinin daha geniş kitlelere tanıtılmasına katkı sağlayacak. FOTOĞRAF TUTKUNLARI KADRAJINA ESKİŞEHİR'İ ALACAK Odunpazarı Modern Müze’de düzenlenecek “FotoMaraton Eskişehir” ve “FotoMaraton Çocuk” etkinlikleri, fotoğraf tutkunlarını bir araya getirecek; katılımcılar gün boyunca kentin tarihi dokusunu, kültürel zenginliğini ve yaşayan şehir atmosferini kadrajlarına yansıtacak. Çekilen fotoğraflar aynı gün içerisinde dijital platformlar üzerinden sisteme yüklenecek ve alanında uzman jüri tarafından değerlendirilecek. Süreç sonunda dereceye giren eserler ödüllendirilirken, seçili fotoğraflar sergilenerek sanatseverlerle buluşturulacak. Festivalin çok şehirli yapısı sayesinde her şehir kendi hikayesini üretirken, ortaya çıkan çalışmalar Türkiye’nin kültürel çeşitliliğini yansıtan güçlü bir görsel arşivin parçası olacak. SÖYLEŞİLERDEN GELENEKSEL SANATLARA UZANAN KÜLTÜR ROTASI Eskişehir Kültür Yolu Festivali, söyleşilerden geleneksel sanat atölyelerine uzanan zengin içeriğiyle katılımcılara çok yönlü bir kültür ve sanat deneyimi sunacak. Dr. Sıtkı Karaca, Eskişehir İl Halk Kütüphanesi’nde gerçekleştirilecek “Mazeret Yok! Kuş Diliyle Mazeret Üretme Psikolojisi” başlıklı söyleşide okurlarıyla bir araya gelecek. Karaca, kitabı üzerine gerçekleştireceği söyleşinin ardından imza etkinliği düzenleyecek. “Frig Vadisi ve Kadim Uygarlık İzleri” söyleşisinde Prof. Dr. Yusuf Polat, Yazılıkaya/Midas, Doğanlı, Yapıldak ve Kümbet vadilerindeki Frig dönemine ait taşınmaz kültür varlıklarını ele alacak; bölgenin arkeolojik mirası ve güncel kazı verileri ışığında Frig uygarlığının Eskişehir’deki somut izlerini katılımcılarla paylaşacak. “Gelenekten Geleceğe Lületaşı ve Edebiyat” başlıklı söyleşide ise Doç. Dr. Aysel Kaya, Eskişehir’in önemli kültürel değerlerinden biri olan lületaşını tarih, seyahatnameler ve edebiyat ekseninde değerlendirecek. Programda, lületaşının kültürel hafızadaki yeri ve uluslararası anlatılardaki yansımaları ele alınacak. Necibe Taşkın Çetinkaya, Aydın Çetinkaya ve Şerife Gündoğdu’nun katılımıyla gerçekleştirilecek “Yunus Emre Hoşgörüsü” şiir programı ise Yunus Emre’nin insan odaklı düşünce dünyasını ve hoşgörü anlayışını şiir dinletileri eşliğinde sanatseverlerle buluşturacak. Atatürk Kültür ve Sanat Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek “Yaşayan Miras: Lületaşı” söyleşisi, Eskişehir’in önemli somut olmayan kültürel miras unsurlarından biri olan lületaşı işlemeciliğine odaklanacak. Alanında uzman konuşmacılar eşliğinde düzenlenecek programda; lületaşının tarihsel geçmişi, çıkarılma süreçleri, işleme teknikleri ve ustalık geleneği ele alınacak. İmren Erşen Oya Müzesi’nde gerçekleştirilecek “Yaşayan Miras: Oya” söyleşisi ise Anadolu’nun köklü el sanatlarından biri olan oyayı kültürel hafıza, sözlü gelenek ve estetik üretim bağlamında değerlendirecek. Katılımcılar, oyanın kadınların duygu ve düşüncelerini aktardıkları sembolik bir iletişim dili olarak taşıdığı kültürel anlamı yakından tanıma fırsatı bulacak. Festival kapsamında gerçekleştirilecek atölye programları da geleneksel sanatları yeni kuşaklarla buluşturacak. Atatürk Kültür ve Sanat Kongre Merkezi’nde düzenlenecek tezhip, ebru, Sivrihisar sarka işlemesi, lületaşı, çömlek, seramik, ahşap oymacılığı, ney yapımı, tespih ve geleneksel bebek yapımı atölyelerinde katılımcılar, alanında uzman ustalar eşliğinde uygulamalı çalışmalar gerçekleştirecek. Dede Korkut Parkı Çocuk Köyü’nde gerçekleştirilecek Olgunlaşma Enstitüleri Eskişehir Workshop ve Atölye Çalışmaları ise Yunus Emre’nin kültürel mirasını sanat aracılığıyla ziyaretçilerle buluşturacak. Minyatür, hat, tezhip, dokuma, kilim, seramik ve cam sanatından oluşan eserlerin yanı sıra Yunus Emre dönemi giysi koleksiyonu da festival ziyaretçileriyle buluşacak. MİNİKLER FESTİVALİN RENKLİ DÜNYASIYLA BULUŞACAK Festivalde; çocuk oyun alanlarından teknoloji deneyimlerine, atölyelerden kültürel etkinliklere uzanan program, Eskişehirli çocuklara eğlence ve keşif dolu bir deneyim yaşatacak. Dede Korkut Parkı’nda kurulacak “Çocuk Köyü”, çocuklara yönelik zengin ve çok yönlü içeriğiyle festivalin en renkli buluşma noktalarından biri olacak. Şişme oyun parkları, dijital oyun alanları, panayır çadırları ve atölye çalışmalarıyla minik ziyaretçilere eğlenceli bir ortam sunulurken; geleneksel yarışmalar, Karagöz atölyesi ve VR balon turu gibi etkinliklerle çocuklar hem eğlenecek hem de yeni deneyimler kazanacak. Alanda gerçekleşecek “ASELSAN Çocuk Şenliği”, teknoloji ve bilimi çocuklarla buluşturacak. ASELSAN’ın Tekno Macera Tırı ile hayata geçirilen etkinlikte; interaktif deneyim alanları, teknoloji sergileri ve bilim temalı aktiviteler yer alacak. Çocuklar, insanlık tarihine yön veren icatların anlatıldığı “Mucitler Müzesi Sergi Alanı”nı keşfederken, artırılmış gerçeklik teknolojisiyle hazırlanan “Tekno Maceracılar, Bir Doğa Yolculuğu” dijital deneyim alanında yeni nesil öğrenme ortamlarıyla buluşacak. Bilim şovları ve saha aktiviteleriyle zenginleşen program, çocukların teknolojiye olan ilgisini artırmayı hedefleyecek. Gerçekleştirilecek “Etnospor” etkinlikleri ise geleneksel sporları ve kültürel değerleri çocuklarla buluşturacak. Okçuluk, mangala ve mas güreşi gibi geleneksel oyun alanlarında çocuklar birebir deneyim kazanırken; ebru ve ıhlamur baskı gibi geleneksel sanat atölyelerinde üretim süreçlerine katılarak kültürel mirasla doğrudan temas kurma imkanı bulacak. Eskişehir İl Halk Kütüphanesi’nde gerçekleştirilecek “Kütüphanede Drama” etkinliği kapsamında çocukların kitap ve kütüphane temaları üzerinden yaratıcılıklarını geliştirmeleri, iletişim becerilerini güçlendirmeleri ve kendilerini ifade etme yetilerini artırmaları hedeflenecek. Atölye süresince çocukların aktif katılımı teşvik edilerek okuma kültürüyle bağ kurmaları sağlanacak. Eskişehir Eti Arkeoloji Müzesi’nde düzenlenecek “Kültür Koruyucuları” etkinliğinde öğrencilerin tarihi ve kültürel değerleri tanımaları, koruma bilinci geliştirmeleri ve sosyal farkındalık kazanmaları hedeflenecek. Rıfat Batur’un katılımıyla Eskişehir İl Halk Kütüphanesi’nde gerçekleştirilecek “Sözlerim Kalbini Kırmasın” etkinliği ise çocukları kitaplar aracılığıyla zorbalık ve empati kavramları üzerine düşünmeye davet edecek. Etkinlik sonunda yazar tarafından imzalanan kitaplar çocuklara hediye edilecek. Atatürk Kültür ve Sanat Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek “Lüle Taşı Atölyesi”nde ise çocuklar, Eskişehir’in simgelerinden biri olan lületaşını yakından tanıma fırsatı bulacak. Ustalar eşliğinde gerçekleştirilecek uygulamalı çalışmalarda çocuklar, lületaşının işlenme süreçlerini deneyimleyerek geleneksel el sanatlarının inceliklerini keşfedecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.