SON DAKİKA
Hava Durumu

#Muammer Aksoy

Porsuk Haber Ajansı - Muammer Aksoy haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Muammer Aksoy haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

"Yılın Atatürkçüsü Ödülleri" Sahiplerini Buldu Haber

"Yılın Atatürkçüsü Ödülleri" Sahiplerini Buldu

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Genel Merkezi, Kurucu Genel Başkan Prof. Dr. Muammer Aksoy’u katledilişinin yıl dönümünde anmak ve Cumhuriyet değerlerine katkı sunan isimleri onurlandırmak amacıyla düzenlenen "Yılın Atatürkçüsü Ödülleri Takdim Töreni"ni gerçekleştirdi. 31 Ocak 2026 Cumartesi günü düzenlenen törende, beş farklı kategoride Türkiye’nin aydınlanma mücadelesine omuz veren isimlere ödülleri takdim edildi. ​Muammer Aksoy’un Mirası Geleceğe Taşınıyor ​Tören, ADD Genel Başkanı Dr. Hüsnü Bozkurt ve Yönetim Kurulu üyelerinin yanı sıra çok sayıda davetlinin katılımıyla, demokrasi şehidi Prof. Dr. Muammer Aksoy’un fikirsel mirasına vurgu yapılarak başladı. ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci, Yönetim Kurulu Üyeleri ve ADD Eskişehir Gençlik Kolları törende hazır bulundu. Yapılan açılış konuşmalarında, Atatürkçü düşüncenin tam bağımsızlık ve çağdaşlık yolundaki önemi bir kez daha hatırlatıldı. ​2025 Yılı Atatürkçüsü Ödülleri Sahiplerini Buldu ​ADD Genel Yönetim Kurulu tarafından titizlikle belirlenen ve 2025 yılında kendi alanlarında Cumhuriyet devrimlerini savunan, topluma örnek olan isimler şu şekilde sıralandı: ​Kültür-Sanat Alanında: Türk halk müziğinin güçlü sesi, geleneksel kültürün koruyucusu Sabahat Akkiraz,​ Edebiyat Alanında: Eserleriyle Cumhuriyet tarihine ve Türk edebiyatına ışık tutan usta yazar Ayşe Kulin,​ Eğitim-Bilim Alanında: Akademik çalışmaları ve tarih bilincine katkılarıyla Dr. Naim Babüroğlu, ​Basın Alanında: Kalemini her zaman Cumhuriyet değerleri için kullanan gazeteci-yazar Mustafa Balbay,​ Atatürkçü Düşünceye Katkı, Ekonomi ve Sanayi Onur Ödülü: Üretim ve sanayi alanındaki vizyoner duruşuyla Ahmet Güre.​ "Aydınlanma Meşalesi Hiç Sönmeyecek" ​Ödül alan isimler, yaptıkları teşekkür konuşmalarında Atatürk ilke ve inkılaplarının Türkiye’nin teminatı olduğunu vurguladılar. Tören, "Yılın Atatürkçüsü" seçilen isimlerin toplu fotoğraf çekimi ve Cumhuriyet marşları eşliğinde sona erdi.

Muammer Aksoy’un Mirası Yere Düşmedi! Haber

Muammer Aksoy’un Mirası Yere Düşmedi!

Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesi, Kurucu Genel Başkanı ve Devrim Şehidi Prof. Dr. Muammer Aksoy’u katledilişinin 36. Yılında törenle andı. Valilik Meydanı'nda düzenlenen tören Atatürk Anıtı'na çelenk sunumu, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Törende bir konuşma yapan ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci şu ifadeleri kullandı; "Bugün burada, bir anma töreni yapmak için değil; Cumhuriyet’e pusu kuranlara karşı açık bir duruş sergilemek için toplandık. Kurucu Genel Başkanımız Ak Saçlı Bilgemiz Prof. Dr. Muammer Aksoy, bu ülkenin bağımsızlığına, laikliğine ve hukuk düzenine sahip çıktığı için gericiler tarafından katledildi. Bu bir “faili meçhul” değildir. Bu bir “tesadüf” hiç değildir. Bu, Cumhuriyet düşmanlığının planlı ve kanlı bir sonucudur. Muammer Aksoy’u vuran kurşunlar, yalnızca bir bedene değil; Anayasa’ya, laikliğe, Atatürk devrimlerine ve halk egemenliğine sıkılmıştır. Ve bugün görüyoruz ki o zihniyet hâlâ ayaktadır. Aynı karanlık; farklı maskelerle, farklı yöntemlerle, aynı kinle ilerlemektedir. Buradan açık ve net söylüyoruz: Cumhuriyetle hesaplaşmaya çalışanlara, Atatürk’ün adını silmeye cüret edenlere, Laikliği “tartışma konusu” yapanlara, Hukuku bir talimat rejimine dönüştürenlere Karşı bizler buradayız. Sessiz kalmamızı bekleyenler yanılıyor. Boyun eğmemizi umanlar yanılıyor. Unutmamızı isteyenler yanılıyor. Biz unutmayız, affetmeyiz ve teslim olmayız. Atatürkçü Düşünce Derneği, bu ülkenin vicdanıdır. Muammer Aksoy, bu vicdanın susturulamayan sesidir. O ses bugün Eskişehir’de, Vilayet Meydanı’nda haykırmaktadır. Buradan ilan ediyoruz: Cumhuriyet düşmanlarıyla uzlaşmayacağız. Laikliğin pazarlık konusu yapılmasına izin vermeyeceğiz. Hukuksuzluğa alışmayacağız. Ve Karanlığa razı olmayacağız. Bu meydan şahit olsun: Muammer Aksoy’un mirası yere düşmedi. Atatürk’ün Cumhuriyeti sahipsiz değildir. Bu mücadele bitmedi, ve bitmeyecek. Ak saçlı bilgemiz Muammer Aksoy’u katledilişinin 36. Yılında o kör kurşunları vucüdumuzda hissederek saygıyla anıyoruz. Onu katleden zihniyeti ise öfkeyle, kararlılıkla ve örgütlü mücadelemizle mahkûm ediyoruz. Yaşasın laik Cumhuriyet! Yaşasın Atatürk devrimleri! Yaşasın Muammer Aksoy’un onurlu mücadelesi!"

Adalet ve Demokrasi Haftası’nda "Devrim Şehitleri" Anıldı Haber

Adalet ve Demokrasi Haftası’nda "Devrim Şehitleri" Anıldı

Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesi tarafından düzenlenen "Devrim Şehitlerini Anma Programı" Taşbaşı Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. ​24 - 31 Ocak Adalet ve Demokrasi Haftası kapsamında düzenlenen etkinlikte, demokrasi ve aydınlanma mücadelesinde hayatını kaybeden isimler anıldı. ADD Eskişehir Şube Yönetim Kurulu, ADD Eskişehir Gençlik Kolları ve ADD Eskişehir Cumhuriyet Korosu’nun katkılarıyla düzenlenen programda, duygu dolu anlar yaşandı. Sunuculuğunu ADD Eskişehir Gençlik Kolları Başkan Yardımcısı İlknur Ünal'ın yaptığı geceye Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Meclis Başkan Vekili Hasan Ünal, Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı Ufuk Uysal, AHPADİ Dernek Başkanı Mehmet Ektaş ve çok sayıda dernek üyesi ve vatandaş katılım sağladı. ​​Gecenin açılış konuşmasını gerçekleştiren ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci, adaletin ve demokrasinin bedelini ödeyen bir dernek olduklarını vurguladı. Avci konuşmasında, "Biz bu memleket için yalandan 'kefenimiz arka cebimizde' diyenlerden değil, bu uğurda kefene sarılanların ta kendisiyiz" diyerek mücadelenin kararlılıkla süreceğini belirtti. ​Avci, özellikle 24 Ocak ile 31 Ocak tarihleri arasındaki haftanın kendileri için büyük bir yas ve kararlılık haftası olduğunu ifade etti. Kurucu Genel Başkan Prof. Dr. Muammer Aksoy ve araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu’nun mirasına sahip çıkmanın önemine değindi. ​​Programın en dikkat çeken noktası, etkinliğin planlanmasında gençlerin üstlendiği aktif rol oldu. Şube Başkanı Mehmet Avci, "Gençlerin Muammer Hoca’ya sadakatini göstermesi benim bir hayalimdi. Bugün bu hayal gerçek oldu. Bu mücadele kadınsız ve gençsiz olmaz" sözleriyle ADD Eskişehir Gençlik Kolları'na teşekkürlerini iletti. ADD Eskişehir Şubesi Gençlik Kolları Başkanı Arda Can Karaca ile Yönetim Kurulu Üyesi Busenur Deligöz tarafindan yapılan konuşmalar ve ADD Eskişehir Cumhuriyet Korosu’nun Şef Ziya Çoşkun yönetiminde sahne aldığı dinleti bölümü ise katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi ve çok beğenildi. Protokolde ise sembolik olarak aydınlanma şehitlerine yer ayrılan gecede, "Türkiye Cumhuriyeti’ni sonsuza dek yaşatacağız" sözü verildi. Dinletinin ardından gerçekleştirilen ​panelde, Atatürkçü Düşünce’de Prof. Dr. Muammer Aksoy ve fikir dünyası ele alındı.Panele konuşmacı olarak şu isimler katıldı: Öner Tanık - ADD Eski Genel Sekreteri ve Eski Gençlik Kolları Genel Başkanı​ ve Taylan Devrim Ercan - ADD GYK Üyesi ve Genel Sekreter Yardımcısı​ katılım sağladı. ​Program, ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avcı'nın, "Bu mücadele bizlerle ve bizden sonraki kuşaklarla devam edecektir" mesajı ve katılımcılara plaket takdimi ile sona erdi.

Kuvayı Milliye Ruhunu Ortadan Kaldırmaya Hiç Kimsenin Gücü Yetmez! Haber

Kuvayı Milliye Ruhunu Ortadan Kaldırmaya Hiç Kimsenin Gücü Yetmez!

Odunpazarı Belediyesi, 24 Ocak 1993'te Ankara'daki evinin önünde otomobiline yerleştirilen bombanın infilak etmesiyle hayatını kaybeden gazeteci ve yazar Uğur Mumcu’yu unutmadı. 33 yıl önce katledilen Uğur Mumcu için bombalı suikasta uğradığı “06 YR 245” plakalı aracının bulunduğu Uğur Mumcu Parkı’nda anma töreni düzenlendi. Anma töreninde konuşan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, 2015 yılından bu yana anmaların Uğur Mumcu Parkı’nda yapıldığını hatırlattı. Cinayetin arkasındaki güçlerin ortaya çıkarılamadığına dikkat çeken Başkan Kurt, “Uğur Mumcu'nun katillerinden, Uğur Mumcu'yu cinayetle karşı karşıya bırakan düzenden henüz bir hesap soramadık. O günler yakındır, bunun hesabı sorulacaktır” dedi. Anma törenine Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, CHP Eskişehir Milletvekilleri Jale Nur Süllü ve İbrahim Arslan, CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar, Mumcu’nun mesai arkadaşı gazeteci-yazar Işık Kansu ile çok sayıda gazeteci ve vatandaş katıldı. Törende Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğünden Hüseyin Yılmaz, Tayfun Duman müzik dinletisi, Odunpazarı Belediye Tiyatrosu’ndan Ferhat Karataş ve Abdullah Çiftçi ise şiir dinletisi gerçekleştirdi. Emekli Albay Dr. Murat Durukan ve Öğretmen Barış Baran Gelir de anmaya katılanlar için müzik dinletisi düzenledi. Anma töreninde, törene katılanlar Uğur Mumcu’nun saldırıya uğradığı “06 YR 245” plakalı aracının sergilendiği kaideye kırmızı karanfil bırakarak, barış güvercini uçurdu. “24 OCAK ARTIK SADECE MATEM GÜNÜ OLMAMALI” Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, anma töreninde yaptığı konuşmada, 24 Ocak’ın artık sadece bir yas günü olarak kalmaması gerektiğini vurguladı. Konuşmasında adalet, hukuk ve demokrasi çağrısı yapan Başkan Kurt, “Bugün 24 Ocak. 33 yıldır bu günü bir matem günü, bir yas günü olarak anıyoruz” dedi. 2015 yılından bu yana anmaların Uğur Mumcu Parkı’nda yapıldığını hatırlatan Başkan Kurt, “2015 yılından bu yana da bu parkta Uğur Mumcu'nun patlayan otomobilinin önünde minnetle anıyoruz, saygıyla anıyoruz” ifadelerini kullandı. Cinayetin arkasındaki güçlerin ortaya çıkarılamadığına dikkat çeken Başkan Kurt, “Ama Uğur Mumcu'nun katillerinden, Uğur Mumcu'yu cinayetle karşı karşıya bırakan düzenden henüz bir hesap soramadık. O günler yakındır, bunun hesabı sorulacaktır” diye konuştu. LAİKLİK VE DEMOKRASİ VURGUSU! Mumcu cinayetinin hesabının sorulamamasının yeni cinayetlerin önünü açtığını dile getiren Başkan Kurt, “Uğur Mumcu'nun cinayetinin hesabı sorulamadığı için, Gaffar Okkan'ın cinayetine de engel olunamadı” dedi. Sorunun bireylerden çok sistemle ilgili olduğunu belirten Başkan Kurt, “Demek ki terörün kendisi dışında herkes düşmanı. O zaman sorun terörü bitirmekte, terörün sonuna kadar ortadan kaldırılması için bir hukuk düzeninin kurulmasında” şeklinde konuştu. Laiklik ve demokrasi vurgusu da yapan Başkan Kurt, “Eğer bunu kuramazsak, eğer bunu çözemezsek Uğur Mumcu gibi demokrat olanlar, Uğur Mumcu gibi laikliği savunanlar, Uğur Mumcu gibi cumhuriyeti savunanlar her zaman tehlikededir” dedi. Konuşmasının devamında küresel güçlere de atıfta bulunan Başkan Kurt, “Çünkü Amerika, işte Mossad, birtakım düzenekleri kuruyor ve dünyayı kendi istemi doğrultusunda yönetmeye çalışıyor. Esas görmemiz gereken bataklık orasıdır” diye konuştu. “2026 yılında da Amerika katil” diyen Başkan Kurt, “Bu hesabı soramayan dünya teslim olmak durumundadır. Buna itiraz ediyoruz. Buna hayır diyoruz” ifadelerini kullandı. Türkiye’de direniş ruhunun yok edilemeyeceğini vurgulayan Başkan Kurt, “Türkiye'de buna direnecek Kuvayı Milliye ruhunu ortadan kaldırmaya hiç kimsenin gücü yetmez” dedi. “BİZ 24 OCAK'IN HESABINI SORACAĞIZ” Konuşmasında birlik çağrısı yapan Başkan Kurt, “Laikler burada, cumhuriyetçiler burada, demokratlar burada, halkçılar burada, devrimciler burada. Biz birlikte olduğumuz sürece bu işin sonunu doğru noktaya getireceğiz” ifadelerini kullandı. 24 Ocak’ın matem günü olmaktan çıkması gerektiğini söyleyen Başkan Kurt, konuşmasına şu sözlerle devam etti: “Ben 24 Ocakları artık matem günü olsun istemeyenlerdenim. Biz 24 Ocak'ın hesabını soracağız ama yeni yeni düzenekleri biz kuracağız. Halktan yana, ezilenlerden yana, sömürülenlerden yana bir düzenin kurulması yakındır. Çünkü bugünkü düzen artık tükendi. Bugün bu düzenden memnun olan hiç kimse yok. Çok net söylüyorum; yakın çevredeki yandaşların dışında ne işçiler memnun, ne köylüler memnun, ne esnaf memnun, ne ticaretçiler memnun, ne sanayiciler memnun. O halde bu düzenin değişmesi gerekiyor. Biz iddialıyız, umutluyuz, halkımıza güveniyoruz. Bu düzeni değiştireceğiz ve bu düzendeki sorulmayan hesapları ilgililerinden soracağız. Bu noktada bugün bu yüreklilikle, bu azimle, bu kararlılıkla buraya gelen bütün herkese teşekkür ediyorum. Saygılar sunuyorum.” “UĞUR MUMCU CİNAYETİ FAİLİ MEÇHUL DEĞİLDİR” Anma töreninde konuşan bir diğer isim, Uğur Mumcu’nun mesai arkadaşı gazeteci-yazar Işık Kansu oldu. Kansu, konuşmasında Uğur Mumcu suikastına ilişkin kamuoyundaki “faili meçhul” algısına dikkat çekerek, cinayetin arka planını ayrıntılarıyla anlattı. Uğur Mumcu’nun “Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz” sözünü hatırlatarak konuşmasına başlayan Kansu, “Bu arabanın önündeyken Uğur ağabeyi öldürenlerle ilgili biraz bilgi vermek istiyorum” dedi. Toplumda yaygın olan kanaatin aksine, cinayetin aydınlatıldığını vurgulayan Kansu, “Toplumda bu cinayetin ‘faili meçhul’ olduğu yönünde bir algı vardır. Ancak bu doğru değildir; Uğur Mumcu cinayeti faili meçhul değildir” dedi. Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Uğur Mumcu ve Ahmet Taner Kışlalı’ya yönelik saldırıların aynı yapı tarafından gerçekleştirildiğini belirten Kansu, “Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Uğur Mumcu ve Ahmet Taner Kışlalı’ya yönelik dörtlü suikastı gerçekleştiren sanıklar, yani katiller bulunmuştur ve bugün çoğu cezaevindedir. Bu cinayetleri gerçekleştiren yapı, İran’da Humeyni devrimini ihraç etmek üzere görevlendirilmiş, İran’da yetiştirilmiş Kudüs Ordusu adlı bir çetedir; bir katil örgüttür. Uzun süre boyunca bu olaylar, ne yazık ki Türkiye’de devletin istihbarat mekanizmaları tarafından yeterince üzerine gidilmeden ortada bırakılmıştır. Sayın Bülent Ecevit’in başbakanlığı döneminde, dönemin İçişleri Bakanı Saadettin Tantan’a bu konuda görev verilmiştir. Saadettin Tantan bugün rahatsızlığı nedeniyle evindedir; kendisine minnet duyuyorum. Bu katillerin ortaya çıkarılmasında önemli bir rol oynamıştır. Hatırlayacağınız üzere, 1990’lı yılların sonlarında Hizbullah örgütüne yönelik “ceset evler” operasyonları yapılmıştır. Saadettin Tantan döneminde Beykoz’da bir eve operasyon düzenlenmiş ve Hizbullah’ın lideri orada öldürülmüştür. Örgüt, evdeki bilgisayarları yakmıştır; ancak Türk Emniyeti bu bilgisayarların hafızasından örgütün şemasını çıkarmayı başarmış ve bu çalışmalar sonucunda Kudüs Ordusu yapılanmasına ulaşılmıştır. Ankara’nın Sincan ilçesinde yapılan kazılarda, Muammer hocamızı arkadan kalleşçe vuran tabanca bulunmuştur. Uğur ağabeyi, Ahmet Taner Kışlalı’yı ve Bahriye Üçok’u aramızdan alan C-4 patlayıcıların fünyeleri ve benzeri materyaller de ele geçirilmiştir. Sonuç olarak bu Kudüs Ordusu yapılanması yakalanmıştır” dedi. “RABITA BAĞLANTILARI MUMCU’NUN YAZILARINDA AÇIK” Konuşmasında Mumcu’nun öldürüldüğü otomobilin sembolik önemine de değinen Kansu, örgütün daha önce diplomatlara yönelik bombalı saldırılar gerçekleştirdiğini hatırlattı. “Son eylemlerinde hedef ölmediği için Uğur ağabeyin arabasına yerleştirilen C-4’ün miktarını artırdılar” diyen Kansu, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Bu nedenle aracın üst kısmı yok olmuştur ve Uğur ağabeyin bedeni çeşitli yerlere savrulmuştur. Bu, son derece vahşi ve canice bir olaydır. Uğur Mumcu’nun Rabıta kitabını okursanız, oradaki tüm bağlantıları açıkça görebilirsiniz. Rabıta, Suudi Arabistan ve Amerika bağlantılı bir örgüttür ve dünyada Müslüman ülkelerin şeriatla yönetilmesini savunur. Uğur Mumcu bu örgütle bağlantılı vakıfları ve isimleri tek tek sıralamıştır. Bunlar arasında Ensar Vakfı ve Bereket Vakfı da vardır. Bu vakıfların yöneticilerinden bazıları, AKP döneminde Maliye Bakanlığı gibi önemli görevlerde bulunmuştur. Uğur Mumcu, Ömer Dinçer’i de yazmıştır. Ömer Dinçer daha sonra Milli Eğitim Bakanı ve Çalışma Bakanı olmuştur. Milli Türk Talebe Birliği’nin Rabıta ile bağlantısı vardır. Bu birliğin 1970’li yıllarda yöneticiliğini yapan Recep Tayyip Erdoğan bugün Cumhurbaşkanıdır. Yine bu yapının yöneticilerinden İsmail Kahraman Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı olmuştur; Abdullah Gül ise Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı görevlerinde bulunmuştur.” “KUVAYI MİLLİYE RUHU HÂLÂ AYAKTA” Konuşmasının sonunda Mumcu’nun neden hedef alındığını özetleyen Kansu, “Uğur Mumcu sadece bir gazeteci değildi; önemli bir yurtseverdi ve her şeyden önemlisi bir Kuvayı Milliyeciydi” dedi. Yaklaşık çeyrek asırdır süren karşı devrimci dalgaya rağmen mücadelenin sürdüğünü vurgulayan Kansu, “İçimizdeki Kuvayı Milliye ruhunu ve Atatürk sevgisini bu halkın yüreğinden söküp atamadılar” ifadelerini kullandı. Kansu, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Mücadeleye devam edeceğiz. Bu mücadeleyi demokrasiyle çözeceğiz, yenilmeyeceğiz. Atatürk’ün yolunda yürümeyi sürdüreceğiz. Hiç kimse enseyi karartmasın.” “UĞUR MUMCU GERÇEĞİN BEDELİNİ CANIYLA ÖDEMİŞTİR” Anma töreninde konuşan CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, Uğur Mumcu’nun yalnızca bir gazeteci değil, Türkiye’nin vicdanını ve aydınlanma mücadelesini temsil eden bir aydın olduğunu vurguladı. “Bugün burada yalnızca aramızdan ayrılmış bir gazeteciyi anmak için değil; bu ülkede bir vicdanı, bir aklı, bir mücadeleyi ve kararlı bir direnişi temsil eden yiğit ve onurlu bir duruşu anmak için toplandık. Bugün burada Uğur Mumcu’yu anıyoruz” diyen Yalaz, Uğur Mumcu’nun gerçeğin bedelini canıyla ödemiş bir aydın olduğunu söyledi. Yalaz konuşmasına şu sözlerle devam etti: “Uğur Mumcu, kalemini iktidara kiralamayan, hakikat için mücadele eden, bir an olsun vazgeçmeyen ve ‘Ben susarsam kim konuşacak?’ diyen yiğit bir yurtseverdir. Bugün hâlâ sorduğumuz sorular, onun yıllar önce sorduğu sorulardır. “Faili meçhul cinayetler neden aydınlatılmıyor?” diye soruyoruz; bu, onun sorusudur. “Bu ülkenin karanlık ilişkileri ve karanlık bağlantıları neden bir türlü ortaya çıkarılamıyor?” diyoruz; bu da onun sorusudur. “Hukuk ve yargı neden zalimin, iktidarın ve güçlünün sopası hâline getiriliyor?” diye soruyoruz; bunlar da Uğur Mumcu’nun sorularıdır. Biliyoruz ki onun sorularını sormaya devam ettiğimiz sürece Uğur Mumcu yaşayacaktır. Çünkü onun kalemi gömülmemiştir. O öldürüldükten sonra kalemi, binlerce yiğit ve gözü pek gazetecinin, hukukçunun elinde çoğalmaya devam etmiştir. O kalemler çoğaldıkça, o duruşlar sürdükçe ve bizler onun sorularını sormayı bırakmadıkça, Uğur Mumcu mücadelemizde yaşamayı sürdürecektir. Bu duygu ve düşüncelerle, “Vurulduk ey halkım, unutma bizi” diyen o yiğit insana, o yiğit mücadele adamına ve o yiğit devrimciye sonsuz saygı, minnet ve şükranlarımızı sunuyorum.” Anma töreninde CHP Eskişehir Milletvekilleri Jale Nur Süllü ve İbrahim Arslan da konuşma yapan diğer isimler oldu.

ADD Eskişehir "Adalet ve Demokrasi Haftası" Etkinliklerini Açıkladı Haber

ADD Eskişehir "Adalet ve Demokrasi Haftası" Etkinliklerini Açıkladı

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Eskişehir Şubesi, 24-31 Ocak tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan "Adalet ve Demokrasi Haftası" programını duyurdu. Hafta boyunca Uğur Mumcu ve Muammer Aksoy başta olmak üzere demokrasi şehitleri çeşitli etkinliklerle anılacak. ​Türkiye’nin aydınlanma mücadelesinde hayatını kaybeden isimlerin anısına düzenlenen "Adalet ve Demokrasi Haftası", bu yıl da Eskişehir’de kapsamlı bir programla gerçekleştiriliyor. ADD Eskişehir Şubesi tarafından hazırlanan program; anma törenleri, tiyatro gösterimi ve panelleri bir araya getiriyor. ​Program Akışı ve Etkinlik Takvimi ​Hafta, 24 Ocak 1993’te katledilen gazeteci-yazar Uğur Mumcu’nun anma töreni ile başlayacak. Etkinlik takvimi şu şekilde açıklandı: ​24 Ocak | 13.00: Uğur Mumcu Anma Töreni – Yer: Valilik Meydanı​ 25 Ocak | 20.00: "Açık Denizde" Tiyatro Oyunu – Yer: Genco Erkal Sahnesi (Sanat Sokağı)​ 28 Ocak | 19.00: Devrim Şehitleri Anma Programı (Dinleti ve Panel) – Yer: Taşbaşı Kültür Merkezi Kırmızı Salon ​31 Ocak | 12.00: Muammer Aksoy Anma Töreni – Yer: Valilik Meydanı​"Unutmadık, Unutturmayacağız" ​ADD Eskişehir Şubesi yaptığı açıklama ile tüm Eskişehir halkını bu anlamlı etkinliklere davet ederek; adaletin, demokrasinin ve laikliğin savunucusu olan isimlerin mirasına sahip çıkmanın önemini vurguladı. Hafta boyunca sürecek etkinliklerle, toplumsal hafızanın canlı tutulması ve demokrasi bilincinin pekiştirilmesi hedefleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.