SON DAKİKA
Hava Durumu

#Misafir

Porsuk Haber Ajansı - Misafir haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Misafir haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Vehbi Koç Kongre Merkezi'nden 2026 Eskişehir Yılına Destek Haber

Vehbi Koç Kongre Merkezi'nden 2026 Eskişehir Yılına Destek

Eskişehir Ticaret Odası tarafından hayata geçirilen Vehbi Koç Kongre Merkezi de 2026 Eskişehir Yılı kapsamında hazırlanan indirim programına katılarak 26 Mart’a özel olarak belirlenen etkinliklerde %15 indirim sağladı. Eskişehir Ticaret Odası tarafından hayata geçirilen Eskişehir Fuar Kongre Merkezi, kente sağladığı hizmetlere yeni boyutlar kazandırmaya devam ediyor. Bu kapsamda Eskişehir Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde hayata geçirilen 2026 Eskişehir Yılı indirim kampanyasına Vehbi Koç Kongre Merkezi de katılım sağladı. Kampanya kapsamında belirlenen etkinliklerde 26 Mart’a özel %15 indirim sağlandı. Kentin en önemli özel etkinlik alanı Eskişehir’de 2025 yılında ev sahipliği yaptığı etkinliklerle 420.000 misafir ağırlayan kompleks, kısa zamanda kentin en önemli etkinlik alanı haline geldi. Aynı yıl 200’e yakın özel etkinliğin düzenlendiği Vehbi Koç Kongre Merkezi, Eskişehir Ticaret Odası’nın sahip olduğu bütüncül vizyonla hem ETO üyelerine, hem Eskişehirlilere üst düzeyde hizmet üretiyor. Stand-up’larda indirim frsatı Kampanya kapsamında Vehbi Koç Kongre Merkezi’nde 30 Nisan’da gerçekleşecek “Miray Akovalıgil – Ya Bende Bir şey Yoksa?” gösterisi ile 6 Mayıs’ta gerçekleşecek “İlker Gümüşoluk Stand Up” gösterisi %15 indirimle Eskişehirlilerin beğenisine sunulacak. 26 Mart’a özel kampanyadan, biletinial.com sitesinde GUMUS15 ve MIRAY15 kodlarıyla yararlanılabilecek.

Bayram Sofraları: Paylaşmanın ve Birlikte Olmanın En Kadim Ritüeli Haber

Bayram Sofraları: Paylaşmanın ve Birlikte Olmanın En Kadim Ritüeli

Bayram sabahlarının kendine özgü bir sesi vardır. Henüz gün yeni ağarırken mutfaktan yükselen yemek kokuları, telaşla hazırlanan tabaklar ve bir araya gelmenin verdiği o tanıdık sevinç… Türk kültüründe bayram sofraları yalnızca bir yemek buluşması değil; paylaşmanın, bereketin ve şükrün somutlaştığı güçlü bir kültürel mirastır. Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sibel Önçel Güler, Türk kültüründe bayram sofralarının taşıdığı anlamı, yörelere göre değişen lezzetleri, tatlı ikramının sembolik değerini ve yeni neslin bayram sofralarına yaklaşımını değerlendirdi. Bayram sofraları paylaşımın ve bereketin sembolü Türk kültüründe bayram sofraları yalnızca karın doyurulan bir masa değil; aynı zamanda paylaşımın, bereketin ve birlikte olma duygusunun en görünür hâli. Bayram günleri için hazırlanan sofralar günlük yemek düzeninden farklı; daha özenli, daha zengin ve daha anlam yüklü. Prof. Dr. Önçel Güler’e göre bayram yemeği çoğu zaman haftalar öncesinden planlanır. Evlerde en iyi malzemeler saklanır, mutfaklar bayram sabahına hazırlanır. Evin en geniş masası ya da geleneksel yer sofrası kurulur. Çünkü bayram sofrasında sunulan her tabak, ev sahibinin misafirine gösterdiği hürmetin bir ifadesi olarak kabul edilir. Bayram sabahının kendine özgü ritüelleri Anadolu’nun birçok yerinde bayram sabahı sofraları belirli ritüeller eşliğinde hazırlanır. Bayram namazından sonra kurulan kahvaltı sofraları, ailenin ilk buluşma noktası. Bu sofralarda börekler, çörekler, etli yemekler, reçeller ve tatlılar yer alır. Ancak Anadolu’nun her köşesinde bayram sofralarının kendine özgü bir hikâyesi vardır. Karadeniz bölgesinde bayram sabahı sofralarında mıhlama, börek ve tatlılar öne çıkarken Güneydoğu Anadolu bölgesinde baklava ve et yemekleri sofraların baş köşesine yerleşir. Bazı bölgelerde bayram sabahı kavurma yapılması ise bereketin sembolü olarak kabul edilir. Birçok ailede hazırlıklar bayramdan bir gün önce başlar. Aile büyükleriyle birlikte mutfakta geçirilen bu zaman yalnızca yemek hazırlığı değil, aynı zamanda kültürel aktarımın da bir parçası. Bu sofralarda en dikkat çeken geleneklerden biri ise hiyerarşi. Evin en büyüğü masaya oturmadan yemeğe başlanmaz, dualar edilir ve bayramlaşma çoğu zaman bu sofranın etrafında gerçekleşir. Böylece genç kuşaklara aile içindeki saygı ve birlik duygusu doğal bir şekilde aktarılır. Tatlılar, yeni bir dönemin ağız tadıyla başlaması için verilen sessiz bir söz niteliğinde Bayram sofralarının vazgeçilmezlerinden biri de tatlılar. Baklava, şerbetli tatlılar ve şekerlemeler yalnızca damak tadı için değil, taşıdıkları sembolik anlam nedeniyle de sofralarda yer alır. Prof. Dr. Önçel Güler, tatlı ikramının Türk kültüründe önemli bir mesaj taşıdığını vurguluyor. Misafirlere sunulan tatlılar, aslında “hoş geldiniz” demenin ve iyi dilekleri paylaşmanın bir yolu. Aynı zamanda kırgınlıkların geride bırakıldığı, yeni bir dönemin ağız tadıyla başlaması için verilen sessiz bir söz niteliğinde. Tatlıların paylaşılması, bayramın sevinç atmosferini genişleterek toplumsal ilişkilerin güçlenmesine de katkı sağlıyor. Bayram sofraları toplumsal bağları güçlendiriyor Bayram sofraları yalnızca aile bireylerini değil, farklı kuşakları ve sosyal çevreleri de bir araya getiren önemli bir kültürel mekân niteliği taşıyor. Aynı masa etrafında buluşan aile üyeleri hem yemeklerini paylaşıyor hem de anılarını tazeliyor. Misafir ziyaretleri, komşulara yapılan ikramlar ve akraba buluşmaları bu sofraların sosyal boyutunu genişletiyor. Prof. Dr. Önçel Güler’e göre bayram sofraları modern dünyanın bireyselleşen yaşam tarzına karşı güçlü bir direnç noktası oluşturuyor. Paylaşılan bir tencere yemeği ya da aynı tepsiden yenilen bir tatlı, “biz” olma duygusunu pekiştiriyor. Ekonomik durum ne olursa olsun bayram günlerinde kapıların herkese açık olması, yani “Tanrı misafiri” kültürü, toplumsal dayanışmayı canlı tutan önemli bir değer olarak varlığını sürdürüyor. Modern yaşam bayram sofralarını dönüştürüyor Günümüzde şehirleşme ve hızlanan yaşam temposu bayram sofralarının hazırlık süreçlerini de değiştirmeye başlamış durumda. Eskiden günler süren imece usulü hazırlıkların yerini çoğu zaman hazır alınan tatlılar ya da dışarıda yenilen bayram yemekleri alabiliyor. Özellikle büyük şehirlerde bayramların bir tatil fırsatı olarak görülmesi, kalabalık aile sofralarının yerine daha küçük buluşmaları getirebiliyor. Ancak köklerine bağlı birçok aile için bayram sofraları hâlâ önemli bir kültürel değer olmayı sürdürüyor. Geleneksel tarifler kimi zaman modern sunumlarla birleşerek yeni neslin sofralarında yaşamaya devam ediyor. Gastronomi eğitimi kültürel mirası yaşatabilir Prof. Dr. Sibel Önçel Güler’e göre gastronomi eğitimi, geleneksel yemek kültürünün korunmasında ve gelecek kuşaklara aktarılmasında önemli bir rol üstleniyor. Eğitim programlarında yerel mutfak kültürüne ve bayram yemeklerine yer verilmesi, öğrencilerin bu mirası akademik bir bakış açısıyla tanımasını sağlıyor. Uygulamalı dersler, atölyeler ve kültürel etkinlikler sayesinde öğrenciler hem geleneksel tarifleri öğreniyor hem de bu tarifleri modern gastronomi anlayışıyla yeniden yorumlayabiliyor. Böylece bayram yemekleri yalnızca geçmişe ait bir hatıra olmaktan çıkıp yaşayan bir kültürel değer hâline geliyor. Bayram sofraları yalnızca yemeklerin değil, anıların da paylaşıldığı yerler. Aynı masanın etrafında toplanan insanlar, bir yandan geleneksel lezzetleri tadarken diğer yandan geçmişten bugüne uzanan hikâyeleri yeniden hatırlar. Bu nedenle bayram sofraları Türk kültüründe yalnızca bir yemek ritüeli değil, aynı zamanda toplumsal hafızayı canlı tutan güçlü bir kültürel miras olarak varlığını sürdürmeye devam ediyor. Kaynak: AnaHaber

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.