SON DAKİKA
Hava Durumu

#Milli Teknoloji

Porsuk Haber Ajansı - Milli Teknoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Milli Teknoloji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Beylikova NTE ve Toryum Rezervi Masaya Yatırıldı Haber

Beylikova NTE ve Toryum Rezervi Masaya Yatırıldı

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi ve TMMOB Maden Mühendisleri Odası Eskişehir İl Temsilciliği tarafından düzenlenen panelde, Beylikova’da ki Nadir Toprak Elementleri ve bölgede bulunan dünyanın en büyük ikinci toryum sahasının potansiyeli ile Türkiye’nin yüksek teknolojisine yapacağı katkılar masaya yatırıldı. Türkiye’nin teknolojik ve enerji bağımsızlığı için kritik öneme sahip olan Nadir Toprak Elementleri (NTE) ve Toryum potansiyeli düzenlenen panelde ele alındı. Sektör temsilcileri, akademisyenler, mühendisler ve öğrencilerin katılımıyla gerçekleşen panelde; Beylikova sahasının sadece bir maden sahası değil, Türkiye’nin "milli teknoloji hamlesi" olduğu ifade edildi. Özdilek Kültür Merkezi’nde yapılan panelin açılış konuşmasını yapan TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi Başkanı Merve Edizkan Cihan şu ifadeleri kullandı; "Bugün burada yalnızca bir maden sahasını konuşmak için değil; Türkiye’nin teknoloji, enerji, sanayi ve stratejik bağımsızlığı açısından son derece önemli bir konuyu değerlendirmek üzere bir araya geldik. Nadir toprak elementleri artık yalnızca madencilik sektörünün değil; savunma sanayiinden yenilenebilir enerjiye, elektrikli araç teknolojilerinden yüksek teknoloji üretimine kadar birçok alanın temel ham maddesi hâline gelmiştir. Dünyada yeni ekonomik ve teknolojik dengeler kurulurken bu kaynaklara sahip ülkelerin önemi her geçen gün daha çok artmaktadır. Eskişehir Beylikova sahası da bu anlamda ülkemizin en dikkat çekici stratejik kaynak alanlarından biridir. İçerdiği nadir toprak elementleri ve toryum potansiyeliyle yalnızca ekonomik değil; bilimsel, teknolojik ve jeopolitik açıdan da büyük bir değere sahiptir. Ancak hepimizin çok iyi bildiği gibi doğal kaynakların gerçek değeri; onları bilimsel yöntemlerle, doğru planlamayla, çevresel duyarlılıkla ve mühendislik aklıyla değerlendirebildiğimiz ölçüde ortaya çıkar. Bugün artık sadece madeni çıkarmanın yeterli olmadığı bir dönemdeyiz. Özellikle ülkemizin ekonomik koşullarını düşündüğümüzde sahip olduğumuz stratejik kaynakları ham madde olarak ihraç eden değil; işleyen, teknolojiye dönüştüren ve yüksek katma değerli son ürün hâline getirebilen bir anlayışa ihtiyacımız var. Çünkü gerçek kazanç, yalnızca yer altındaki cevheri çıkartmakla değil; o cevheri bilgiyle, teknolojiyle ve sanayiyle buluşturarak ülke ekonomisine yüksek katma değer olarak geri kazandırabilmekten oluşur. Nadir toprak elementleri gibi stratejik minerallerin geleceği; cevher zenginleştirmeden ileri teknoloji üretimine, araştırma geliştirmeden sanayi entegrasyonuna kadar bütüncül bir bakış açısını zorunlu kılmaktadır. Eğer bizler bu kaynakları yalnızca ham madde olarak ihraç edersek asıl ekonomik değeri başka ülkeler yaratmış olacaktır. Oysa hedefimiz, bu kaynaklardan elde edilen teknolojiyi, üretimi ve nihai ürünü de ülkemizde geliştirebilmektir. Tam da bu nedenle bugün burada jeoloji ve maden mühendisliğinin birlikte ürettiği bilimsel bakış açısını konuşacağız. Çünkü madencilik yalnızca yer altındaki cevheri çıkarmak değil; kaynak yönetimi, teknoloji geliştirme, çevre koruma, sürdürülebilirlik ve kamu yararını birlikte değerlendirme sorumluluğudur. Jeoloji mühendisleri olarak bizler; ülkemizin doğal kaynaklarının bilim ve teknik rehberliğinde değerlendirilmesini, plansız ve kısa vadeli değil, gelecek nesilleri gözeten sürdürülebilir bir anlayışla yönetilmesini savunuyoruz. Beylikova sahası gibi stratejik alanların da ancak nitelikli mühendislik hizmetleri, bilimsel araştırmalar ve güçlü teknolojik altyapıyla ülkemize gerçek anlamda katkı sağlayabileceğine inanıyoruz." dedi. TMMOB Maden Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Temsilcisi Gamze Yaş yaptığı açılış konuşmasında; "Nadir Toprak Elementleri korozyona karşı dirençli ileri teknoloji malzeme üretiminde çok farklı sektörlerde kullanımları nedeniyle stratejik elementler olarak değerlendirilmektedir. Türkiye açısından baktığımızda ise bu konu daha çok büyük bir anlam taşımaktadır. Ülkemiz ve özellikle Eskişehir'in sahip olduğu jeolojik potansiyel ile önemli bir avantaja sahiptir. Ancak burada asıl mesele yalnızca rezerv bulmak değil, asıl mesele bu kaynakları bilimsel yöntemlerle araştırmak, çevresel sürdürülebilirliği gözeterek işlemek ve yüksek katma değerli ürünlere dönüştürebilmektir. ​Bu nedenle bugün burada yalnızca bir maden grubunu değil, aslında geleceğin teknolojisini, enerji dönüşümünü, ülkelerin stratejik bağımsızlığını konuşmak için bir aradayız. Ayrıca bu mineralleri bilimsel irdeleyerek jeolojik oluşumu, yapısı, yataklanması gibi jeolojik konularla beraber madencilik açısından rezervi, üretim yöntemi, zenginleştirme prosesi gibi konuları kıymetli hocalarımız ile ele alacağız." dedi. Panelde konuşan projenin eski yürütücüsü Jeoloji Yüksek Mühendisi İsrafil Kayabalı, Beylikova sahasındaki 30,4 milyon tonluk kompleks cevher rezervinin detaylarını paylaştı. Kayabalı, "Hedefimiz hammadde satmak değil, yüksek teknoloji üreten ülke olmaktır" dedi. ​Eskişehir’in maden zenginliği ve Beylikova bölgesindeki Nadir Toprak Elementleri (NTE) rezervleri, düzenlenen teknik bir sunumla masaya yatırıldı. MTA bünyesinde projenin başkanlığını yürütmüş olan Jeoloji Yüksek Mühendisi İsrafil Kayabalı, sahadaki rezerv miktarından ekonomik değerine, çevresel etkilerden stratejik önemine kadar kritik açıklamalarda bulundu. ​30,4 Milyon Tonluk Dev Rezerv Kayabalı’nın paylaştığı verilere göre, Beylikova sahasında yapılan çalışmalar sonucunda toplam 30,4 milyon ton (görünür+muhtemel) kompleks cevher rezervi tespit edildi. Bu rezervin mineral içeriği; Florit: 11.381.760 ton (%37,44 tenör), ​Barit: 9.436.160 ton (%31,04 tenör), NTE (Basnazit+Monazit): 1.015.360 ton (%3,34 tenör), Yantaş (Gang) Mineralleri: 8.566.720 ton olarak belirtildi. ​​Yüksek Teknoloji İçin "Nadir" Fırsat ​Sunumda, Nadir Toprak Elementlerinin cep telefonlarından elektrikli otomobillere, savunma sanayiinden uzay teknolojilerine kadar geniş bir alanda kullanıldığı vurgulandı. 1 ton orijinal cevherden elde edilen dağılımda; Seryum (16 kg), Lantan (12 kg), Neodmiyum (4 kg) ve Praseodmiyum gibi yüksek piyasa değerine sahip elementlerin bulunduğu ifade edildi. Özellikle Neodmiyum ve Praseodmiyumun kg fiyatının 100-110 dolar bandında olması, sahanın ekonomik potansiyelini gözler önüne seriyor. ​"Maden Çalışmaları Fay Hatlarını Tetiklemez" Son dönemde kamuoyunda oluşan endişelere yanıt veren Kayabalı, madencilik faaliyetlerinin depremle ilişkisi olmadığını belirterek şunları söyledi: "Uzmanlık alanım deprem mühendisliği olmasa da şunu net söyleyebilirim; maden çalışmaları fay hatlarını tetiklemez. Beylikova'daki maden, 25 milyon yıl önceki volkanizmaya bağlı oluşmuş, ölü bir fay üzerindedir. Aktif bir fay varsa o zaten kendi enerjisini boşaltır, maden işletmesiyle kırılmaz."dedi. ​Florit ve Barit İthalatına Çözüm Türkiye’nin yıllık 130 bin ton civarındaki florit ihtiyacının tamamını ithal ettiğine dikkat çeken Kayabalı, barit ihracatının ise ekonomiye 25-60 milyon dolar katkı sağladığını belirtti. Beylikova sahasının işletilmesiyle, florit ithalatı için harcanan milyonlarca doların yurt içinde kalması hedefleniyor. ​"Vahşi Madencilik Değil, Yüksek Teknoloji" ​İsrafil Kayabalı, yaptığı sunumda; "Madeni çıkarmak kolaydır; asıl olan onu işleyip uç ürün haline getirmektir. Hammadde satan değil, teknoloji üreten ülke olmalıyız. Florit ve barit konsantrelerinin radyoaktif kirliliği nedeniyle ticari ürün olarak değerlendirilmesi teknik bir hassasiyetle ele alınmalıdır. Basında yer alan "694 milyon ton" gibi rakamların resmi bir karşılığı yoktur; 30,4 milyon tonluk rezerv, bilimsel verilerle sabittir. Konu, günlük siyasete malzeme yapılmadan teknik gerekliliklere uygun olarak yönetilmelidir. ​Kayabalı, madenciliğin Türkiye ekonomisine katkısının şu an %2,5 seviyelerinde olduğunu ve Beylikova gibi stratejik sahaların bilimsel yöntemlerle ekonomiye kazandırılmasının bir zorunluluk olduğunu ifade ederek sözlerini tamamladı. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muammer Kaya, Beylikova’daki Nadir Toprak Elementleri (NTE) ve Toryum sahasının Türkiye'yi nükleer enerji liginde üst sıralara taşıyacağını belirtti. Kaya, "Dünyanın en büyük 2. toryum rezervine sahip ülkelerinden biri olarak bu treni kaçırmamalıyız" dedi. ​Panelde konuşan Prof. Dr. Muammer Kaya, Eskişehir Beylikova’daki cevherin sadece bir maden değil, Türkiye’nin "yeşil enerji" geleceği olduğunu vurguladı. Kaya, toryumun uranyuma göre daha güvenli, çevreci ve barışçıl bir nükleer yakıt olduğunu ifade etti. ​Dünyada Toryum Rezervi: Türkiye Stratejik Konumda Prof. Dr. Kaya’nın sunduğu verilere göre, Türkiye toryum kaynağı açısından dünyada 12. sırada yer alırken, rezerv miktarı bazında (IAEA ve World Nuclear Association verilerine göre) 374 bin ton ile dünyanın en önemli oyuncularından biri konumundadır. Beylikova sahası yaklaşık 380 bin ton görünür Toryum rezerviyle nükleer enerji için devasa bir potansiyel sunmaktadır. ​"Toryumlu Otomobiller ve Kombiler Gelecek" Toryumun sadece dev santrallerde değil, günlük yaşamda da devrim yaratabileceğini belirten Kaya, şu öngörülerde bulundu: "Gelecekte evlerimizde toryumlu kombiler veya toryumlu otomobiller görebiliriz. Toryum, uranyuma nazaran çok daha barışçıl bir enerji kaynağıdır. Bizim bu kaynağı zenginleştirip yakıt formuna dönüştürecek teknolojiyi (know-how) acilen geliştirmemiz gerekiyor." ​Siyanür Tartışmalarına Bilimsel Yanıt: "Aramada Değil, Üretimde Kullanılır" ​Kamuoyundaki yanlış algılara da değinen Prof. Dr. Kaya, siyanürün maden arama veya sondaj aşamasında kesinlikle kullanılmadığını hatırlattı: "Siyanür sadece üretim aşamasında, 'liç' dediğimiz işlemde kullanılır. Eğer bu işlem kapalı tanklarda veya doğru mühendislikle düz arazide 'yığın liçi' şeklinde yapılırsa çevreye zarar vermez. İliç'teki kaza, eğimli arazide yapılan yüksek yığından kaynaklanan bir mühendislik hatasıdır. Modern yöntemler ve doğru işletmecilikle madencilik, uçak yolculuğu kadar güvenlidir." ​Beylikova NTE Pilot ve Endüstriyel Tesis Tasarımı ​Beylikova'daki tesisleşme süreci ; 2020 yılında Eti Maden tarafından kurulmuş ve Nisan 2023'te sürekli üretim testlerine başlanmıştır. Kırma-öğütme, manyetik ayırma ve liç süreçleriyle %85 oranında NTE konsantresi elde etmek. Yılda 72.000 ton Barit ve 70.000 ton Florit üretimi planlanmaktadır. ​Enerji Bağımsızlığı İçin Milli Yakıt ​Türkiye'nin enerji ihtiyacının %74'ünü ithal ettiğini hatırlatan Prof. Dr. Muammer Kaya, "Enerji üretim, üretim ise kalkınma demektir. Kendi 'kokar yakıtımız' olan toryumu ekonomiye kazandırmak, milli bir görevdir" diyerek sözlerini tamamladı. Panelin moderatörü Jeoloji Yüksek Mühendisi Hüseyin Sendir ise şu ifadeleri kullandı; "21. yüzyılın çok önemli konularından biri olan nadir toprak elementleri üzerine, Eskişehir özelinde özellikle yaklaşımda bulunacağız. Nadir toprak elementleri, savunma sanayisinden pil yapımına kadar birçok alanda teknolojik ürün olarak kullanılıyor. Artık özellikle toryumda yeşil enerji alanında çok büyük kullanım alanına sahip bir mineralimiz, elementimiz ve onun bileşimlerinden mineralimiz var ve kullanılıyor. Önemli olan madenlerimizi çıkarabilmek ama ortak yolu bulup hani doğayı da koruyup, halkla iç içe olup bir şekilde madenleri çıkarmak önemlidir. Çevreyi kirletmeden ama bu değerimiz bizim de, onları da işleyip uç ürün olarak elde edip satış noktasında rekabet etmemiz gerekiyor, bu kaçınılmaz bir şeydir. O yüzden değerlendirme yönünde çabalarımız sürüyor diye düşünüyorum." dedi.

"Uluslararası Eskişehir Yapay Zekâ Zirvesi" Başladı Haber

"Uluslararası Eskişehir Yapay Zekâ Zirvesi" Başladı

Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen ve disiplinler arası etkileşimi güçlendirmeyi ve yapay zekâ ekosistemini ortak bir zeminde buluşturmayı hedefleyen “Uluslararası Eskişehir Yapay Zekâ Zirvesi” açılış töreni ile başladı. Zirvenin açılışına Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Türkiye Büyük Millet Meclisi Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu Başkanı ve Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, Eskişehir Milletvekili İdris Nebi Hatipoğlu, Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Üzeyir Karakülah, Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Arif Hamdi Sazak, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, Eskişehir Teknik Üniversitesi (ESTÜ) Rektörü Prof. Dr. Adnan Özcan, şehir protokolünden isimler ve çok sayıda kişi katıldı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: “Ülkemiz teknolojiyi dışarıdan izleyen değil, bizzat yöneten, tam bağımsız bir kapasiteye ulaşmayı hedefliyor” Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Uluslararası Yapay Zekâ Zirvesi'nin açılışında zirvenin Türkiye'nin yapay zekâ ekosisteminde bilimsel birikimi ekonomik değere dönüştüren stratejik bir dönüm noktası olarak öne çıktığının altını çizdi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz çevrim içi olarak yaptığı konuşmasında yapay zekâyı yalnızca teknik bir araç değil, toplumsal refahın ve stratejik özerkliğin temel bir bileşeni olarak tanımlandığına dikkat çekerek şunları söyledi: “Bu vizyon; ülkemizin teknolojiyi dışarıdan izleyen değil, bizzat geliştiren, yöneten ve küresel ölçekte rekabet gücüne dönüştürebilen tam bağımsız bir kapasiteye ulaşmasını hedeflemektedir. Bu doğrultuda, 2021-2025 Ulusal Yapay Zekâ Strateji Belgesi ile sağlanan kurumsal olgunlaşma ve iş birliği kültürünün üzerine eğitimden yüksek başarımlı hesaplama altyapılarına, güvenli veri ekosistemlerinden operasyonel verimliliğe kadar uzanan bütüncül ve sürdürülebilir bir yeni dönem inşa edilmektedir.” Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz konuşmasının devamında “Önümüzdeki aylarda açıklanacak olan güncel eylem planı; etken, egemen ve yeşil yapay zekâ gibi ileri teknolojilere odaklanırken, teknolojinin demokratik, etik ve hukuksal boyutlarını insan odaklı bir perspektifle yönetme kararlılığını sürdürmektedir. Meclisteki ilgili araştırma raporları ve akademik paydaşların katkılarıyla güçlendirilen bu yol haritası, hem Türkiye’nin küresel rekabet konumunu sağlamlaştırmayı hem de akademik dünyayı bu köklü dönüşümün en önemli motivasyon ve uygulama merkezlerinden biri haline getirmeyi amaçlamaktadır.” ifadelerini kullandı. Eskişehir Valisi Dr. Yılmaz: “İlim ilim bilmektir, ilim kendini bilmektir" Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz zirvenin açılışında yaptığı konuşmasında yapay zekânın doğru kullanımına vurgu yaparak, "Yapay zekâ, insanoğlunun akıl cevherini bir aynaya yansıtma çabasıdır. Yunus Emre’nin dediği gibi; 'İlim ilim bilmektir, ilim kendini bilmektir.' Yapay zekâ bize dış dünyayı bilmeyi, tahmin etmeyi ve yönetmeyi sağlamaktadır. Ancak asıl mesele, bu teknolojiyi geliştirirken kendimizi, yani insani değerlerimizi de koruyabilmektir. Teknolojinin, vicdanın ve etik değerlerin önüne geçmemesi temel kırmızı çizgimiz olmalıdır. Şunu çok iyi biliyoruz ki yapay zekâ ve inovasyon konuşulacaksa bunun en doğru adresi hiç şüphesiz Eskişehir’dir. Çünkü Eskişehir bir ilkler şehridir. Dün sanayi devrimine Devrim otomobiliyle selam duran bu şehir, bugün dijital devrime de yapay zekâ ile öncülük etmektedir. Dünya, teknoloji kavramının yeniden tanımlandığı bir dönemden geçmektedir. Artık veriye hükmeden, geleceğe de hükmetmektedir. Eskişehir olarak bizler; havacılıktan raylı sistemlere, yazılımdan yaratıcı endüstrilere kadar geniş bir yelpazede stratejik gelişimimizi yapay zekâ entegrasyonunun üzerine kuruyoruz. Tam bağımsızlık, sadece sınırlarımızı korumakla değil; dijital sınırlarımızı ve verimizi korumakla da mümkün olacaktır. Milli Teknoloji Hamlesi rehberliğinde kendi algoritmalarımızı yazmak ve siber güvenliğimizi yerli yazılımlarla tahkim etmek mecburiyetindeyiz. Yapay zekâ, siber savunma kalkanlarımızın en keskin kılıcı olacaktır. Gelecek gençlerdedir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 'İstikbal göklerdedir' vizyonu, bugün dijital semalarda, kod satırlarında ve derin öğrenme modellerinde hayat buluyor. Türkiye Yüzyılı’nda en büyük yatırımımız gençliğedir. Gençlerimizi sadece teknolojiyi tüketen değil, o teknolojinin etik ve felsefi temellerini atan bireyler olarak yetiştiriyoruz.” dedi. TBMM Yapay Zekâ Araştırmaları Komisyonu Başkanı Dönmez: “En kritik meselemiz veri egemenliği” Türkiye Cumhuriyeti önceki dönem Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu Başkanı ve Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez ise "Uluslararası Eskişehir Yapay Zekâ Zirvesi’nde, yapay zekânın sadece teknik bir yenilik değil, bilişsel yetenekleri ikame eden tarihsel bir kırılma olduğunu vurguladı. Dönmez konuşmasının devamında: “Elektriğin keşfi kas gücümüzü nasıl makinelere devrettiyse, yapay zekâ da bugün düşünme yeteneklerimizi taklit eder hale geldi. TBMM olarak bu sürece seyirci kalmıyoruz. Dünyadaki liberal, regülasyon odaklı ve devlet kontrollü modelleri analiz ederek, inovasyonu engellemeyecek esnek bir yol haritası üzerinde çalışıyoruz. Eğitim, sağlık, hukuk ve tarım gibi güçlü olduğumuz beş tematik alana odaklanarak, milli teknoloji hamlesi tecrübemizi yapay zekâya aktarmayı hedefliyoruz. Burada en kritik meselemiz veri egemenliğidir. Verisini koruyamayan ülkelerin bağımsızlığını koruyamayacağını biliyoruz; bu yüzden verilerimizi yerli altyapılarımızda işleyip katma değere dönüştürmeliyiz. Ayrıca Eskişehir’in kültürel miraslarını, yapay zekâ destekli dijital müzelerle geleceğe taşıyacak projeleri destekliyoruz. Gençlerimizi bu dönüşümün sadece tüketicisi değil, mimarı olarak görüyor; zirvemizin ülkemiz için ufuk açıcı olmasını diliyorum." ifadelerini kullandı. Rektör Adıgüzel: “Gençlerimize, geleceği ellerinde şekillendirecekleri nitelikli dijital araçlar sunmak bizim en büyük görevimizdir” Yapay zekânın çağımızın en dönüştürücü ve stratejik akımlarından birisi olduğuna dikkat çeken Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel zirvenin açılışında şunları aktardı: “Tüm alanlarda işlerimizi kolaylaştıran yapay zekâ, diğer taraftan ciddi bir tehdidi de içinde barındırmaktadır. Akademik kurumlara düşen görev, sektörün evrildiği yönde proaktif çalışmalar yaparak eğitim kalitesini yükseltmektir. Anadolu Üniversitesi olarak yapay zekâ konusunda ülkemizde eğitim alanında liderlik yapmak gibi temel bir hedefimiz var. Bu kapsamda, çok kısa bir süre sonra 'Yapay Zekâ Araştırma Merkezi'ni kuracağımızı sizlerle paylaşmak istiyorum. Üniversitemizin en güçlü olduğu Açıköğretim Sistemi üzerinden yapay zekâ alanında yeni adımlar atmaya karar verdik. Herkes için erişilebilir akademik yapay zekâ eğitimi vermek üzere, iki yeni programı bu yıl hayata geçiriyoruz. Bunlardan birincisi 'Yapay Zekâ Destekli Kodlama', ikincisi ise 'Veri Görselleştirme ve Bilgi Yönetimi' programıdır. Bu programlar, sektörün ihtiyaçlarını karşılayabilecek ve ara eleman yetiştirmeye katkı sağlayacak nitelikte olacaktır. Yapay zekânın Açıköğretim üzerinden verilmesi, ülkemizin yetişmiş insan gücü ihtiyacına önemli bir karşılık verecektir. Bu adımlarla amacımız sadece bilgi üretmek değil, bilgiyi inşa edecek bir gelecek vizyonunu ortaya koymaktır. Bilgiyi dijitalleşme ile buluşturarak, ülkemizin teknolojik bağımsızlığına ve dijital dönüşümüne hizmet ediyoruz. Gençlerimize, geleceği ellerinde şekillendirecekleri nitelikli dijital araçlar sunmak bizim en büyük görevimizdir. Eğitimdeki liderlik hedefimize, teknolojik altyapımız ve uzman kadromuzla kararlılıkla yürümeye devam ediyoruz. Zirvenin, şehrimiz ve ülkemiz için ufuk açıcı yeni iş birliklerine vesile olmasını yürekten temenni ediyorum.” ESOGÜ Rektörü Çolak: "Yarını kodlayanlar Eskişehir'de buluşuyor" Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak ise "Bilginin teknolojiyle, teorinin pratikle buluştuğu bu kıymetli zirvede, yapay zekânın dünyayı dönüştüren o büyük gücünü, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi olarak yürüttüğümüz akademik ve sektörel çalışmalarla birleştirmekten büyük bir kıvanç ve gurur duyuyorum. Üniversitemizde, özellikle sağlık alanında dijitalleşmeye odaklanıyor; yapay zekâ destekli uygulamalarımızla diş hekimliği başta olmak üzere birçok dalda kayda değer ilerlemeler kaydediyoruz. Aynı zamanda endüstri ve ulaştırma sektörleriyle kurduğumuz iş birlikleri sayesinde, Avrupa Birliği stratejileriyle uyumlu, uluslararası ölçekte AR-GE projeleri yürütüyoruz. Gururla ifade etmek isterim ki, Akıllı Fabrika ve Robotik Laboratuvarımız, 2021 yılında Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri ağına dahil edilen Türkiye’nin ilk üniversite birimi olma unvanına sahiptir. Bizim temel gayemiz, yapay zekâyı sadece geliştirmek değil, onu etik değerler ışığında güvenli bir şekilde toplumla buluşturmaktır. Bu vizyon doğrultusunda son dönemde yapay zekâ üzerine 500'ü aşkın yayın, çok sayıda yüksek lisans ve doktora tezi, ayrıca TÜBİTAK ve AB destekli pek çok proje hayata geçirdik. Eğitimden mühendisliğe, sağlıktan sosyal bilimlere kadar çok geniş bir perspektifte; etik, güvenilirlik ve veri odaklı yaklaşımlarla ülkemizin dijital geleceğini inşa ediyoruz. Bu zirvenin, yapay zekânın sunduğu sınırsız fırsatları tartışacağımız ve somut çıktılarla geleceğe yön vereceğimiz çok verimli bir platform olacağına yürekten inanıyorum." şeklinde konuştu. ESTÜ Rektörü Özcan: "Bu zirveyi özel kılan en önemli unsur, üç üniversitemizin sergilediği güçlü ortak iradedir" Eskişehir Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Özcan yapay zekâyı yöneten akıl olarak insan zekâsının önemine vurgu yaparak şunları söyledi: “Bugün sadece bir teknolojiyi değil, medeniyetimizin yeni evresini ve akıllı yarınları tasarlamak için buradayız. Bu zirveyi özel kılan en önemli unsur, üç üniversitemizin sergilediği güçlü ortak iradedir; bu birliktelik şehrimizin entelektüel sermayesinin en somut göstergesidir. Eskişehir Teknik Üniversitesi olarak yapay zekâyı sadece teorik değil, yaşayan bir ekosistem olarak görüyoruz. Eğitimden AR-GE’ye, mühendislikten uygulamaya kadar her aşamada, sektörün ihtiyaç duyduğu yetkin uzmanları yetiştirerek bu dönüşüme öncülük ediyoruz. Kurumsal olarak, yapay zekânın her evresinde aktif bir paydaşız. Yapay zekâ bize devasa verileri işleme gücü sunsa da bu gücü yöneten temel unsur insan zekâsı ve vicdanıdır. Bizler burada algoritmaların soğuk dünyası ile insan yaratıcılığını ve etiğini buluşturacağız. Eskişehir'i uluslararası bir teknoloji köprüsü haline getiren bu zirve, Milli Teknoloji Hamlemizin hedeflerine giden yolda atılmış güçlü bir adımdır. Zirvenin yeni iş birliklerine ve ufuk açıcı projelere vesile olmasını diler, hepinizi saygıyla selamlarım.” AÖF Dekanı Bozkurt: "Yapay zekâ bir beka meselesidir" Yarını kodlayanlar Eskişehir'de buluşuyor sloganıyla düzenlenen “Anadolu Üniversitesi Yapay Zekâ Zirvesi” açılış konuşmasını yapan Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aras Bozkurt şu sözleri kullandı: “Günümüzde teknolojik bağımsızlık, tam bağımsızlığın ayrılmaz bir parçasıdır. Bu bakış açısıyla, altını çizerek ifade etmek isterim ki: Yapay zekâ bir beka meselesidir. Bu mesele sadece bir teknolojiyi kullanma meselesi değildir; bu ekonomik, stratejik, toplumsal varlığımızı geleceğe taşıma mücadelesidir. Bugün dünyamız, yapay zekâ ile çok derin ve çok hızlı bir dönüşümün eşiğinde durmaktadır. Bu dönüşümde seyirci kalmak ise kesinlikle bir seçenek değildir. Bizler bu kritik dönemeçte üzerimize düşen sorumluluğun tam anlamıyla farkındayız. İşte bugün bir araya geldiğimiz 'Uluslararası Eskişehir Yapay Zekâ Zirvesi', bu farkındalığın somut adımlara dönüştüğünün ve ortak bir vizyon çerçevesinde birleştiğimizin en büyük kanıtıdır. Sevgili gençler, tüm bu çabalarımızın asıl odağı sizlersiniz. Geleceği ellerinde şekillendirecek olan siz gençlerimize ilham vermek, yolunuzu açmak ve bu büyük dönüşümde sizlere rehberlik etmek en büyük gayemizdir.” Açılış konuşmalarının ardından “Uluslararası Eskişehir Yapay Zekâ Zirvesi” Türkiye Cumhuriyeti önceki dönem Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu Başkanı ve Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Türkiye’de Yapay Zekâ Ekosistem Yönetimi” başlıklı panel ile devam etti. Zirve iki gün boyunca alanında önemli isimlerin yer aldığı paneller ve davetli konuşmaların sunumlar ile Anadolu Üniversitesi ev sahipliğinde devam edecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.