SON DAKİKA
Hava Durumu

#Milli Savunma

Porsuk Haber Ajansı - Milli Savunma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Milli Savunma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Küçüğüyle Büyüğüyle Tüm Firmalarımızın Kazanacağı Bir Ekosistem Kurma Zamanı Haber

Küçüğüyle Büyüğüyle Tüm Firmalarımızın Kazanacağı Bir Ekosistem Kurma Zamanı

Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası (KUTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat, Kütahya ekonomisinin büyümesi için belirli sektörlerle ya da belirli kümelenmelerle sınırlı kalmayan, tüm firmaların ve KOBİ'lerin güçlendiği kapsayıcı bir kalkınma yaklaşımının önemine dikkat çekti. Bu yaklaşımın en somut adımlarından birinin, Türkiye'nin başarılarıyla dünyada dikkat çeken yerli ve milli savunma sanayi ekosistemine entegrasyon olduğunu belirten Esin Güral Argat, bu konuda üst düzey istişareler gerçekleştirdiklerini ve çalışmaların devam ettiğini söyledi. Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat, Kütahya ekonomisinin büyümesi için sektörel çeşitlendirmenin kritik önemde olduğunu vurguladı. Kütahya ihracatının ve üretiminin yüzde 75'inden fazlasını seramik, çimento, cam gibi taş ve toprağa dayalı sanayinin oluşturduğunu hatırlatan Esin Güral Argat, büyümenin ancak yeni sektörlerin kazanılması ve her ölçekten işletmenin bu büyümeye ortak edilmesiyle mümkün olacağını söyledi. "Balık tutmayı öğrenmemiz gerek" Kütahya'nın kalkınmasının dar bir çerçeveye sıkıştırılamayacağını vurgulayan Esin Güral Argat, şunları ifade etti: "Kütahya'nın ekonomisi büyümek zorunda. Ama bu büyüme, tek bir sektörün ya da tek bir kümelenmenin sırtında yükselemez, birkaç büyük firmanın başarısıyla da sınırlı kalamaz. Bu şehrin gücü bugüne kadar birkaç dala yaslandı. Bundan sonrası, o gücü hem derinleştirmeyi hem de çeşitlendirmeyi gerektiriyor. KUTSO olarak bizim hedefimiz, dar bir çerçeveye sıkışmadan, küçüğüyle büyüğüyle şehrimizin ekonomisine katkı sunan tüm paydaş firmalarımızın hep birlikte kazanacağı bir ekosistem kurmak. Balık yemek güzeldir ama bundan sonra hep beraber balık tutmayı öğrenmemiz gerek. Yani firmalarımıza tek tek destek ulaştırmanın ötesinde, her ölçekten işletmemizin kendi kabiliyetiyle üreteceği, rekabet edeceği ve büyüyeceği bir yapıyı hep birlikte inşa etmemiz önem taşıyor. Kütahya’mızın kalkınmasını daha çok sektörün bulunduğu, daha çok ayağı olan, tek bir dala bağlı kalmayan, daha çok paydaşla, güçlü ve dayanıklı bir ekosistemle ileri taşıyabiliriz." "Savunma sanayi ekosistemine dahil olmalıyız" KUTSO olarak Kütahya'nın potansiyelini gerçeğe dönüştürmek için yeni sektörlerde atılım yapılması gerektiğini belirten Esin Güral Argat, bunun en başında da Türkiye'nin başarılarıyla dünyada dikkat çeken yerli ve milli savunma sanayi ekosistemine entegrasyonun geldiğini söyledi. Esin Güral Argat, "Kütahyamız; Bursa, Eskişehir, Balıkesir ve Manisa gibi sanayileşmiş merkezlerin tam kesişiminde yer alıyor. Zafer Havalimanı'mız var; karayolu ve demiryolu projeleriyle lojistik entegrasyonumuz hızla gelişiyor. Bunun yanında makine imalatı, döküm, metal işleme, otomotiv yan sanayi, kimya, maden ve refrakter alanlarında onlarca yıllık bir üretim birikimimiz var. Dünya ve Türkiye ölçeğinde kritik öneme sahip bor, linyit, manyezit kaynakları bakımından zengin bir altyapıya sahibiz. Savunma sanayinin ihtiyaç duyduğu kabiliyetlerin önemli bir kısmı bu şehirde hâlihazırda mevcut. Mesele sıfırdan bir sanayi kurmak değil; var olan kabiliyeti doğru yere bağlamak. Eskişehir'e kadar gelmiş olan bir sanayinin bütün bu avantajlara sahip olmamıza rağmen Kütahya’ya gelmemesi için hiçbir neden yok" dedi. "KOBİ'lerimiz için önemli bir fırsat penceresi açılıyor" Savunma sanayinde artan bütçelerin yalnızca büyük ana yüklenicilere değil, KOBİ'lere ve yeni teknoloji girişimlerine de yayılması yönünde uluslararası ölçekte güçlü bir eğilim bulunduğunu belirten Esin Güral Argat, "NATO bünyesinde son dönemde tedarik süreçlerini her ölçekteki firmaya açacak, KOBİ'lerin ve geleneksel savunma sanayi dışında kalan yenilikçi işletmelerin sisteme girişini kolaylaştırmayı hedefleyen önemli adımlar atılıyor. Ankara'nın yerli tedarik zincirini güçlendiren yaklaşımı, Savunma Sanayii Başkanlığımızın yatırım, nitelikli istihdam ve kapasite geliştirmeye yönelik destekleriyle birlikte düşünüldüğünde, Kütahya'daki yetkin KOBİ'lerimiz açısından önemli bir fırsat penceresi açılıyor. Bizim görevimiz firmalarımızı gerekli kalite, sertifikasyon ve üretim standartlarına hazırlayarak bu büyüyen bütçelerden ve tedarik zincirlerinden pay almalarını sağlamak" diye konuştu. Üst düzey temaslar gerçekleştirildi Son dönemde savunma sanayinin şehre kazandırılması için üst düzey temaslarda bulunduklarını da belirten Esin Güral Argat şu ifadeleri kullandı: "Savunma sanayinin şehrimize kazandırılması ve Kütahya'nın üretim gücünün bu stratejik sektöre entegre edilmesi konusunda konuyu doğrudan Sayın Cumhurbaşkanımızla istişare etme fırsatı bulduk. Ardından, geçtiğimiz haftalarda Savunma Sanayii Başkanımızı da bizzat ziyaret ederek bu hedef doğrultusunda kapsamlı değerlendirmelerde bulunduk. Görüşmelerimizde Kütahya'nın güçlü sanayi altyapısını, nitelikli insan kaynağını, lojistik avantajlarını ve üretim kabiliyetini ayrıntılı şekilde aktardık. Şehrimizin savunma sanayine katkı sağlayabilecek önemli bir üretim merkezi olabileceğine ilişkin değerlendirmelerimizi paylaştık. KUTSO olarak bu süreci yalnızca görüşmelerle sınırlı bırakmıyor; ilgili kurum ve kuruluşlarla temaslarımızı sürdürerek, Kütahya'nın savunma sanayi ekosisteminde daha güçlü bir yer edinmesi için önümüzdeki dönemde çalışmalarımızı artırarak devam ettiriyoruz.” "Kazanan tüm Kütahya olacak" “Kütahya'yı teknolojiyle üreten bir şehir yapma çabasındayız” diyen Esin Güral Argat sözlerini şöyle noktaladı: “KUTSO olarak ihracatımız içinde orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin payını artırma vizyonuyla hareket ediyoruz. Savunma sanayi bu hedefin tam merkezinde yer alıyor. Bu sektör bugün yalnızca bir savunma meselesi değil; mühendislik kabiliyeti, ileri malzeme, yazılım ve nitelikli iş gücü demek. Bir şehir bu tedarik zincirine girdiğinde sadece yeni işler almıyor; kalite standardı, sertifikasyon disiplini ve teknoloji seviyesi de yükseliyor. Katma değeri yüksek, nitelikli istihdam üreten ve gencimizi şehirde tutan bir alandan söz ediyoruz. Biz Kütahya için asıl kazancın burada olduğunu düşünüyoruz. Bu yolculukta kazanan tek bir sektör ya da tek bir firma değil, tüm Kütahya olacak. Bölgesel kalkınma odaklı projeler üretmeye, tüm paydaşlarımızla istişareler yürütmeye ve firmalarımızın bu potansiyeli gerçeğe dönüştürmelerine destek olmaya devam edeceğiz.”

Harb-İş Eskişehir Şubesi: "Savunma Sanayi İşçilerine Ayrı Parantez Açılsın!" Haber

Harb-İş Eskişehir Şubesi: "Savunma Sanayi İşçilerine Ayrı Parantez Açılsın!"

Türk Harb-İş Sendikası Eskişehir Şubesi, önümüzdeki günlerde başlayacak olan Kamu Çerçeve Protokolü süreci ve Türk-İş ile Hükümet arasında imzalandığı iddia edilen protokollere karşı bir basın açıklaması ve imza kampanyası düzenledi. Eskişehir’deki yaklaşık 2 Bin üyenin desteğiyle başlatılan kampanya; Türk-İş Genel Merkezi, Türk Harb-İş Sendikası Genel Merkezi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Milli Savunma Bakanlığına gönderilecek. ​Şube Başkanı Hasan Atak tarafından yapılan açıklamada, savunma sanayii emekçilerinin stratejik önemine dikkat çekilerek, hak edilen sosyal ve ekonomik şartların sağlanması için net çağrılarda bulunuldu. ​"Başarılardan Bahsedilirken Emekçilerin Adı Geçmiyor" ​Eskişehir’in muharip uçakların yapımı, bakımı ve idamesinde üstlendiği kritik role vurgu yapan Hasan Atak, Türkiye'nin yerli ve milli savunma hamlelerinden övgüyle bahsedilirken bu başarıların ardındaki emekçilerin yeterince gözetilmediğini ifade etti. ​Atak, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: ​"Milli savunmada ülkemizin yerli ve milli başarılarından bahsedilirken, özellikle muharip uçaklarımızın yapımı, bakımı, idamesi Eskişehir'de; denizaltılarımız Gölcük'te; helikopterlerimiz Kayseri'de yapılıyor. Ancak bu başarıdan bahsedilirken emekçilerimizin adından yeteri kadar söz edilmemektedir." ​Gizli Protokollere ve "Parmak Bal" Uygulamalarına Tepki ​2027 yılı Kamu Çerçeve Protokolü hazırlıkları kapsamında gündeme gelen "verimliliği teşvik primi" düzenlemesini eleştiren Türk Harb-İş Eskişehir Şubesi, bu uygulamanın sadece yıllık izinlerle sınırlı tutulmasını kabul etmediklerini belirtti. ​Başkan Hasan Atak, gizli veya kamuoyundan saklanan hiçbir protokolü istemediklerini vurgulayarak, "Biz sadece emeğimizin adının konmasını, adaletin sağlanmasını talep ediyoruz. 'Yıllık izinlerde sizlere yüzde 1, yüzde 2 gibi ilave haklar aldık' denilerek savunma sanayi işçilerinin ağzına bir parmak bal çalınmasını kesinlikle kabul etmiyoruz" dedi. ​Savunma Sanayii İşçileri İçin Öne Çıkan Talepler ​Türk Harb-İş Eskişehir Şubesi'nin öncülüğünde binlerce üyenin imzasıyla hayata geçirilen kampanyada, 2027 KÇP için sıralanan başlıca beklentiler şunlar oldu: ​Savunma sanayii işçiliğinin milli güvenlik vizyonu kapsamında değerlendirilmesi ve maliyet hesabı yapılmaksızın ayrı bir ücretlendirme politikası uygulanması. Yetişmiş kalifiye personelin özel sektöre kaçışının önlenmesi için cazip çalışma ve ücret koşullarının sağlanması. ​Kamu Çerçeve Protokolü'nde savunma sanayii çalışanları için ayrı bir parantez açılarak teknik personel tanımının netleştirilmesi. ​Refah payının güncel ekonomik koşullara göre güncellenmesi ve vergideki kayıpların telafi edilmesi. Verimlilik primlerinin sadece yıllık izinlerde değil; hafta sonu, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinde de esas alınarak ödenmesi. ​Sosyal yardım şartlarının iyileştirilmesi ve çağdaş ülkeler düzeyinde İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) düzenlemelerinin hayata geçirilmesi. ​"Mücadelemiz Kararlılıkla Sürecek" ​Eskişehir’deki 2 Bine yakın üyenin ortak iradesiyle başlatılan imza kampanyasının tüm yetkili mercilere iletileceğini belirten Hasan Atak, açıklamasını şu sözlerle noktaladı: ​"Savunma sanayindeki emekçiler olmadığı takdirde bir başarıdan söz edilemeyeceği artık görülmeli ve anlaşılmalıdır. Kaybedilen her nitelikli personel, milli savunmanın geriye gideceğinin göstergesidir. Türk Harb-İş Sendikası Eskişehir Şubesi olarak bu mücadelemizi tüm kararlılığımızla sürdüreceğiz ve savunma sanayii işçileri eninde sonunda hakkını alacaktır."

Atatürk’ün Eskişehir Ziyareti: Cumhuriyet Yolunda Tarihi Dönüm Noktası Haber

Atatürk’ün Eskişehir Ziyareti: Cumhuriyet Yolunda Tarihi Dönüm Noktası

Millî Mücadele'nin en kritik günlerinde stratejik konumu ve demiryolu ağıyla küllerinden doğan Eskişehir, Kurtuluş Savaşı'nın kaderini tayin eden şehirlere öncülük etti. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 21 Haziran 1920’de Eskişehir’e gerçekleştirdiği ilk ziyaret, düzenli ordunun kurulmasından Cumhuriyet’in ilanına uzanan sürecin en önemli kilometre taşlarından biri oldu. Atatürk’ün Eskişehir’e gelişinin 106. yıl dönümünde, Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Elemanı ve Cumhuriyet Tarihi Müzesi Müdürü Öğr. Gör. Dr. Burcu Çalıkuşu Aykanat, kentin Millî Mücadele’deki stratejik rolünü ve bu köklü mirasın müzede nasıl yaşatıldığını anlattı. 21 Haziran 1920: Milne Hattı Yarılırken Eskişehir Garı'nda Alınan Kritik Kararlar Mondros Ateşkes Antlaşması’nın ardından Anadolu'nun işgale açık hale gelmesi ve Yunan kuvvetlerinin Milne Hattı’nı aşarak Bursa, Uşak ve Nazilli yönünde ilerlemesi, Ankara hükûmetini harekete geçirdi. İşte tam bu kritik süreçte, 21 Haziran 1920'de Mustafa Kemal Paşa Eskişehir’e geldi. Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya bu tarihi ziyarette Milli Savunma Bakanı Fevzi Çakmak Paşa ve Genelkurmay Başkanı Albay İsmet Bey (İnönü) eşlik etti. Batı Cephesi Komutanı Ali Fuat Cebesoy ile Eskişehir Garı’ndaki mektep binasında bir araya gelen heyet, harita üzerinde hayati kararlar aldı. Dr. Burcu Çalıkuşu Aykanat, bu görüşmenin önemini şu sözlerle aktarıyor: "Mustafa Kemal Paşa, bu tarihi görüşmede ordunun artık düzenli bir yapıya kavuşturulması gerektiğini vurguladı. Nitekim bu karardan kısa süre sonra düzenli orduya geçildi; 1921 zaferleri ve 1922 Büyük Taarruz ile Anadolu işgalden kurtarılarak Cumhuriyet’e giden yol açıldı." Kurtuluş Savaşı'nın Lojistik Üssü: Eskişehir Demiryolu Fabrikası Eskişehir, yalnızca cephedeki askerlerin kararlılığıyla değil, endüstriyel ve lojistik gücüyle de savaşa yön verdi. İstanbul ile Ankara’yı bağlayan demiryolu hattının kontrolü Mart 1920’de millî kuvvetlere geçince, Eskişehir adeta savaşın kalbi haline geldi. Top Kaması ve Silah Onarımı: Mondros sonrası İtilaf Devletleri tarafından kullanılmaz hale getirilen topların eksik parçaları (top kamaları) ve nişangâhları Eskişehir Demiryolu Fabrikası'nda eski raylar eritilerek yeniden üretildi. Halkın Büyük Fedakarlığı: Eskişehir halkı kurduğu millî müfrezelerle cepheye koşarken, Tekâlif-i Milliye Emirleri’ne de tam destek vererek ordunun iaşe ve asker sevkiyatını sırtladı. Atatürk Eskişehir’i 22 Kez Ziyaret Etti Gazi Mustafa Kemal Atatürk, hayatı boyunca Eskişehir’i toplamda 22 kez ziyaret ederek şehre verdiği önemi her fırsatta gösterdi. Bu ziyaretlerin en coşkulularından biri, zaferin ardından çıktığı Batı Anadolu gezisinin ilk durağı olan 15 Ocak 1923 tarihiydi. İstasyon caddelerinin bayraklarla süslendiği o gün Atatürk, Eskişehir halkının vatanseverliğini ve kahramanlığını meydanlarda gururla ilan etti. Büyük önder, şehre son ziyaretini ise vefatından kısa süre önce, soğuk bir kış akşamına denk gelen 20 Ocak 1938 tarihinde gerçekleştirdi. Cumhuriyet Mirası 32 Yıldır Bu Müzede Yaşıyor: Anadolu Üniversitesi Cumhuriyet Tarihi Müzesi Atatürk’ün Eskişehir’deki izleri ve Millî Mücadele dönemi, Anadolu Üniversitesi’nin ilk özel müzesi olan Cumhuriyet Tarihi Müzesi’nde kronolojik bir düzenle geleceğe aktarılıyor. 1994 yılında kapılarını açan ve bu yıl 32. faaliyet yılını kutlayan müze; Türk Tarihi, Millî Mücadele, Cumhuriyet Dönemi ve Eskişehir Tarihi olmak üzere 4 ana salondan oluşuyor. Müzede Öne Çıkan Eserler: 15 Ocak 1923 Panosu: Atatürk’ün tarihi Eskişehir ziyaretini ve yaptığı konuşmanın metnini içeren devasa illüstrasyon pano. Özel Portre ve Eşyalar: Ressam Yaşar Çallı tarafından yapılan ve Bandırma Vapuru ile Savarona Yatı görselleri arasında sergilenen Mustafa Kemal Atatürk portresi ile Atatürk’e ait kişisel eşyalar. Haftanın 6 günü ziyarete açık olan müze, özellikle millî bayramlarda ziyaretçi akınına uğruyor. Okullar müfredat derslerini müze ortamında işleyerek öğrencilere tarihi yerinde deneyimleme fırsatı sunuyor. Tarihe tanıklık etmek isteyen herkes, Eskişehir'deki bu eşsiz yapıyı hafta içi ve hafta sonu ziyaret edebilir. Kaynak: AnaHaber

Eskişehir’de Milli Savunma Politikaları Masaya Yatırıldı Haber

Eskişehir’de Milli Savunma Politikaları Masaya Yatırıldı

Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir İl Başkanlığı tarafından organize edilen Milli Savunma Politikaları Paneli, Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu’nun katılımıyla Taşbaşı Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Taşbaşı Kültür Merkezi, kritik bir organizasyona ev sahipliği yaptı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu’nun katılımıyla düzenlenen "Milli Savunma Politikaları Paneli"nde, güvenliğin sadece sınırlardan ibaret olmadığı vurgulandı. Panele; CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, CHP İl Başkanı Talat Yalaz, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar, Tepebaşı İlçe Başkanı Tevfik Yıldırım, ilçe başkanları, STK temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. Etkinlikte, modern savunma anlayışının şeffaf ve kurumsal bir yapıda nasıl inşa edilmesi gerektiği tartışıldı. ​İl Başkanı Talat Yalaz: "Güvenlik Sadece Sınırları Korumak Değildir" ​Panelin açılış konuşmasını yapan CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, güvenliği insan odaklı bir perspektifle tanımladı. Yalaz, yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi: "Güvenlik; bir çocuğun tok yatması, bir kadının korkmadan sokakta yürüyebilmesi ve bir gencin geleceğe umutla bakabilmesidir. Biz güvenliği özgürlükten ve adaletten ayırmıyoruz. Hukukun olmadığı yerde güvenlik değil, keyfiyet vardır." Konuşmasında modern dünyanın değişen tehdit algısına dikkat çeken Yalaz, CHP’nin güvenlik vizyonunun sadece askeri değil, sosyal ve dijital alanları da kapsadığını belirtti. Siber güvenlik, düzensiz göç, ekonomik kırılganlıklar ve dezenformasyonun ulusal güvenlik meselesi haline geldiğini vurgulayan Yalaz, "Veri dünyasında savunma, en az toprak savunması kadar hayati bir noktadadır" dedi. ​"Korku Değil, Güven Veren Devlet" ​Panelin ana temasını, devletin vatandaş üzerindeki baskıcı değil, koruyucu rolü oluşturdu. Katılımcılarla paylaşılan vizyonda öne çıkan başlıklar şunlar oldu: Toplumsal Barış: Kalıcı güvenliğin temel şartı olarak nitelendirildi. Liyakat ve Kurumsallık: Savunma sanayii ve politikalarında profesyonel yaklaşımın önemi vurgulandı. Sosyal Devlet: Yoksullukla mücadelenin, suç oranlarını düşürerek iç güvenliği tahkim edeceği ifade edildi. ​Yankı Bağcıoğlu’ndan Stratejik Değerlendirmeler Açılış konuşmalarının ardından söz alan CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu güncel güvenlik risklerini ve CHP’nin çözüm önerilerini içeren kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Bağcıoğlu, milli savunmanın siyaset üstü bir anlayışla, ancak demokratik denetleme mekanizmalarına açık bir şekilde yönetilmesi gerektiğinin altını çizdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.