SON DAKİKA
Hava Durumu

#Millî Mücadele

Porsuk Haber Ajansı - Millî Mücadele haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Millî Mücadele haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AHPADİ Başkanı Ektaş: "Mevhibe İnönü’ye Yapılan Saldırı Kabul Edilemez!" Haber

AHPADİ Başkanı Ektaş: "Mevhibe İnönü’ye Yapılan Saldırı Kabul Edilemez!"

AHPADİ Başkanı Av. Mehmet Ektaş, Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'nde Türkiye Cumhuriyeti’nin 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ve eşi Mevhibe İnönü’ye yönelik sarf edilen sözlere tepki gösterdi. Av. Mehmet Ektaş, yaptığı basın açıklamasında, devlet adamlarının siyasi olarak eleştirilebileceğini ancak ailelerine ve özellikle Cumhuriyetin öncü kadınlarından Mevhibe İnönü’ye yönelik hakaretlerin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Ektaş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Türkiye Cumhuriyeti, sadece Türk Tarihinin değil İnsanlık tarihinin parmakla gösterilen en başarılı devletlerindendir. Altı okla ifade edilen Kemalist ilkeler üzerine inşa edilmiş bu devler, emperyalizmin işgal planlarını alt etmekle kalmamış, çağdaş, modern, ve halk egemenliğine dayanan bir düzen kurarak kısa zamanda ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel devrimlerle Türk Milletine refah ve ümran sağlamıştır. Bu nedenledir ki; Kurtuluş Savaşının kahramanları ve Türk Devlerinin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü, Kazım Karabekir, Fevzi Çakmak ve diğerleri, sivil dava arkadaşları Ali Yusuf Akçura, Falih Rıfkı Atay Mahmut Esat Bozkurt ve diğerleri Türk Milletinin kalbinde eşsiz bir yer edinmişler, aziz hatıraları her zaman saygıyla anılmıştır. Ama, yine bu nedenledir ki, bu müstesna şahsiyetler, her zaman emperyalistlerin ve onların yerli işbirlikçilerinin, dini siyasete alet edenlerin, bölücülerin hedef tahtasında olmuşlardır. Milli Eğitim Seyredeni Yusuf Tekin’in en son Kurtuluş Savaşının ismini Milli Mücadele olarak değiştirme girişimini tartıştığım günlerde, Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'nde AKP Grup Sözcüsü Ahmet Alperen Aydın'ın İsmet İnönü ve eşi Mevhibe İnönü için sarf ettiği sözler gündeme düşmüştür. İsmet İnönü, Kurtuluş Savaşında meydan muharebeleri kazanmış, Cumhuriyetin Kuurluşundan sonra Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı yapmış büyük devlet adamıdır. Devlet adamlarını siyaseten eleştirmek politikadır ama ailelerine, namuslarına dil uzatmak alçaklıktır, ahlaksızlıktır, suçtur. Latife Uşaki, Reşide Bayar gibi dönemin devlet başkanları, başbakanları, bakanlarının eşleri gibi Sayın Mevhide İnönü’de modern ve çağdaş Türk Kadını kimliğini temsil ederek toplumsal öncüllerimizden olmuşlardır. AKP Grup Sözcüsü Ahmet Alperen Aydın, çirkin sözleriyle sadece kendi çirkinliğini ortaya dökmemiş Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçu ile Kişinin Hatırasına hakaret suçunu işlemiştir. Ancak, Ahmet Alperen Aydın’ın suçlarından daha üzücü olanı ise Cumhuriyet Savcılarınınve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tutumudur. Vahdettin'in İngilizlerin korumasını kabul edip İngiliz Gemisiyle Ülkeyi terk ettiği tespitini, Şeyh Saitin İstiklal Mahkemelerinde Vatana ihanetten yargılanıp mahkum edildiği gerçeğini dile getirenler hakkında hemen soruşturma açıp iddianame düzenleyen Savcılar şu ana kadar Ahmet Alperen Aydın’ın suçları için hiçbir işlem yapmamışlardır. Tüm Millletin Cumhurbaşkanı olması sıfatıyla herkesin ar ve namusunu da korunmakla görevli olan Recep Tayyip Erdoğan’da anılan kişinin partiden ihracı için hiçbir işlem başlatmamıştır. Rahmetli Mevhide İnönü üzerinden Cumhuriyet kadınlarına, Cumhuriyetin temsil ettiği kültürümüze yapılan bu iğrenç saldırıyı kabul etmiyor, şiddetle kınıyoruz. Cumhuriyet Savcılarına ve Sayın Recep Tayyip Erdoğman’ı göreve davet ediyoruz."

Zafer Partisi İl Başkanı Demir: "İstibdat Dönemi İliklerimize Kadar İşledi" Haber

Zafer Partisi İl Başkanı Demir: "İstibdat Dönemi İliklerimize Kadar İşledi"

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, düzenlediği basın toplantısında hem ülke hem de Eskişehir gündemine dair açıklamalarda bulundu. Demir, "İstibdat dönemi iliklerimize kadar işlemiş durumda" ifadesini kullandı. ​MEB’in “Kurtuluş Savaşı” Kararına Sert Tepki ​Hasan Demir, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in müfredatta "Kurtuluş Savaşı" yerine "Milli Mücadele" ifadesinin kullanılacağı yönündeki söylemlerini "millilikten uzaklaşma" olarak değerlendirdi. Demir, Bakan Tekin’in "Neyden kurtuluyoruz?" sorusuna bir tarihçi kimliğiyle yanıt verdi: ​"1918 yılında Mondros Mütarekesi ile Osmanlı Devleti fiilen sona ermiş, Sevr Antlaşması ile Anadolu toprakları işgal edilmiştir. Türk milleti, Kuvayımilliye ve Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri ile bu esareti yırtıp atmış ve 1923’te Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmuştur. Bakanın bu söylemi, eğitim sisteminde sahnelenen tahribat oyununun sadece bir ayağıdır. Ancak unutulmamalıdır ki, bir buçuk yıl sonra bu millet sandıkta gerekli cevabı verecektir." ​Hukuksuzluk Sarmalı ve Sencer Solakoğlu Örneği ​Muhalefete uygulanan baskı politikalarını "düşman ceza hukuku" olarak tanımlayan İl Başkanı Demir, Genel Başkan Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın tutuklanmasından CHP’ye yönelik başlatılan "mutlak butlan" sürecine kadar birçok noktaya değindi. ​Bursa’da faaliyet gösteren ve tarım sektöründe örnek gösterilen işletmeci Sencer Solakoğlu’nun ruhsatının iptal edilmesini siyasi bir intikam olarak nitelendiren Demir, "Dünyanın parmakla gösterdiği bir tesisi siyasi hesaplarla hedef almak, istibdat döneminin geldiği boyutu göstermektedir. 13 tavuk üreticisine kayyum atanması da bu baskı silsilesinin bir parçasıdır," dedi. ​Ekonomik Çöküş: “Emekli 23 Bin Liraya Mahkûm Edilemez” ​Temmuz ayı maaş zammı düzenlemelerini "gerçeklikten kopuk" olarak yorumlayan Demir, veriler üzerinden şu tabloyu paylaştı: ​Açlık Sınırı: 4 kişilik bir aile için 35.759 TL. ​En Düşük Emekli Maaşı: Açıklanan 23.552 TL. ​Yoksulluk Sınırı: 116.478 TL. ​Demir, "Emeklimiz, sadece karnını doyurmak için gereken rakamın dahi çok altında yaşam mücadelesi veriyor. 'Uçan Türkiye' masalları, sokaktaki gerçeklikle örtüşmüyor. Kaynaklar adil yönetilseydi, bu yoksulluk tablosu yaşanmazdı," ifadelerini kullandı. ​Eskişehir’in Trafik ve Yol Çilesi ​Konuşmasında Eskişehir’in yerel yönetimine de uyarıda bulunan Demir, özellikle trafik ışıklarında dilendirilen çocukların durumuna ve kentin altyapı sorunlarına dikkat çekti: ​"Eskişehir’de yollar tarlaya dönmüş durumda. Trafik çizgilerinin bile bulunmadığı, düzensiz bir görüntü içindeyiz. Festivallere, eğlenceye bütçe ayıran belediyeler, görevlerinin temelinin 'halka hizmet' olduğunu unutmamalı. Şehrin trafik ve yol sorunu, modern bir şehre yakışmıyor. Halkımız, laf yerine hizmet bekliyor." ​“İkinci İhanet Süreci” Uyarısı: CIA Raporlarına İşaret Etti ​Basın toplantısının en dikkat çekici bölümünü "ikinci ihanet süreci" iddiaları oluşturdu. İçişleri Bakanlığı’nın Doğu ve Güneydoğu’daki 2 bin 763 kontrol noktasını kaldırma kararını "tehlikeli bir adım" olarak yorumlayan Demir, geçmişteki ABD büyükelçilerinin kitaplarını görsel kanıt olarak sundu. ​Graham Fuller - Siyasal İslam’ın Geleceği: "Siyasal değişim ve reformlar üzerinden toplumsal mühendislik." ​Henri Barkey & Graham Fuller - Türkiye’nin Kürt Meselesi: "28 yıl önce kurgulanan ve bugün sahnede gördüğümüz süreçlerin planı." ​Demir konuşmasını, "Dün hendek operasyonlarında 793 vatan evladını şehit verdik. Bugün ise terörle müzakere masaları kurulmaya çalışılıyor. Biz Zafer Partililer ve Türk milliyetçileri olarak terörle müzakereye değil, sadece mücadeleye inanıyoruz ve bu konuda asla taviz vermeyeceğiz," diyerek noktaladı.

Cumhuriyetin Işığında, Atatürk'ün İzinde Yürümeye Devam Edeceğiz Haber

Cumhuriyetin Işığında, Atatürk'ün İzinde Yürümeye Devam Edeceğiz

ADD Eskişehir Şubesi, ÇYDD Eskişehir Şubesi ve Eğitim-İş Eskişehir Şubesi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Eskişehir'e gelişinin 106. yıl dönümünü anlamlı bir törenle kutladı. Valilik Meydanı’nda bir araya gelen Atatürkçü Düşünce Derneği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ve Eğitim-İş Eskişehir Şubeleri, Cumhuriyet değerlerine olan bağlılıklarını vurguladı. Valilik Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasıyla başlayan tören; saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından şubeler adına yapılan ortak basın açıklamasıyla devam etti. Şubeler adına ortak açıklamayı yapan ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avcı, şunları söyledi: "Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Eskişehir'e gelişinin 106. yıl dönümünü gurur, özlem ve kararlılıkla anıyoruz. 21 Haziran 1920'de Eskişehir'e gelen Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, işgal altındaki bir vatanın yeniden ayağa kalkması için milletimizin azim ve kararlılığını örgütlemekteydi. O gün verilen mücadele yalnızca topraklarımızı kurtarma mücadelesi değil; aynı zamanda bağımsızlığın, halk egemenliğinin, laikliğin ve çağdaşlaşmanın mücadelesiydi. Aradan geçen 106 yıla rağmen Atatürk'ün fikirleri ve Cumhuriyetin temel ilkeleri hâlâ ülkemizin en büyük güvencesidir. Bugün ekonomik sıkıntıların derinleştiği, hukukun üstünlüğü ve kuvvetler ayrılığı ilkelerinin tartışıldığı, eğitimden adalete kadar birçok alanda Cumhuriyet kazanımlarının aşındırılmaya çalışıldığı bir dönemde; Atatürk'ün akıl ve bilim temelli çağrısı her zamankinden daha büyük önem taşımaktadır. Cumhuriyet; kişilere, zümrelere veya ayrıcalıklı çevrelere değil, doğrudan millete dayanır. Atatürk'ün emaneti olan Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceği; demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti ilkelerine sahip çıkmaktan geçmektedir. Tarih göstermiştir ki milletimizin birliğini sağlayan ortak payda Cumhuriyet değerleri ve ulusal egemenliktir. Eskişehir, Milli Mücadele'nin en önemli merkezlerinden biri olarak dün olduğu gibi bugün de Cumhuriyetin aydınlık yüzünü temsil etmektedir. Bizler de Atatürk'ün gösterdiği çağdaş uygarlık hedefinden, laik eğitimden, bilimden, kadın-erkek eşitliğinden ve tam bağımsız Türkiye idealinden asla vazgeçmeyeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Kurtuluş Savaşı'nın tüm kahramanlarını, şehit ve gazilerimizi saygı ve minnetle anıyoruz. Ayrıca, evlatlarına Cumhuriyet sevgisini, vatan sevgisini ve çağdaş değerleri miras bırakan başta şehit ve gazi babaları olmak üzere tüm babalarımızın Babalar Günü'nü kutluyor; sağlık, huzur ve mutluluk diliyoruz. Cumhuriyetin ışığında, Atatürk'ün izinde yürümeye devam edeceğiz."

Atatürk’ün Eskişehir’e İlk Gelişinin 106. Yıl Dönümü Coşkuyla Kutlandı Haber

Atatürk’ün Eskişehir’e İlk Gelişinin 106. Yıl Dönümü Coşkuyla Kutlandı

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Millî Mücadele’nin en kritik dönemlerinde, 21 Haziran 1920’de Eskişehir’e gerçekleştirdiği tarihi ilk ziyaretin 106. yıl dönümü, şehirde düzenlenen resmi törenle gururla kutlandı. Vilayet Meydanı’nda bir araya gelen protokol üyeleri, gaziler ve vatandaşlar, Cumhuriyet’in temellerinin atıldığı bu özel günü coşkuyla andı. Protokol ve Vatandaşlar Vilayet Meydanı’nda Buluştu Eskişehir Vilayet Meydanı’nda düzenlenen anlamlı törene; Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Muharip Hava Kuvveti ve Garnizon Komutan Vekili Tümgeneral Ali Özmen, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, kent protokolü, gaziler, öğrenciler ve çok sayıda Eskişehirli katıldı. Program, Atatürk Anıtı’na çelenk sunma töreniyle başladı. Vali Dr. Erdinç Yılmaz, Tümgeneral Ali Özmen ve Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin anıta çelenk bırakmasının ardından, askeri bando eşliğinde saygı duruşunda bulunuldu. İstiklal Marşı’nın okunmasıyla birlikte Türk bayrağı göklere çekildi. Öğrencilerden Şiirler, Uzmanlardan Tarihi Konuşma Törende, Eskişehirli gençler Atatürk’e ve Cumhuriyet mirasına olan bağlılıklarını okudukları şiirlerle dile getirdi. Şehit Ali Gaffar Okkan Ortaokulu öğrencisi Yasemin Özdemir ile Gazi Mustafa Kemal Anadolu Lisesi öğrencisi Kübra Gönüldür, günün anlam ve önemine hitaben yazdıkları duygusal şiirleri meydandakilerle paylaştı. Ziyaretin tarihsel arka planını ve Eskişehir’in Kurtuluş Savaşı’ndaki lojistik önemini aktarmak üzere kürsüye çıkan Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Dr. Burcu Çalıkuşu, günün anlam ve önemini belirten derinlikli bir konuşma gerçekleştirdi. Çalıkuşu, 21 Haziran 1920 tarihinin düzenli orduya geçiş sürecinde ve Batı Cephesi kararlarında nasıl bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Halk Oyunları Gösterisiyle Görkemli Kapanış Vilayet Meydanı’ndaki anma programı, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından titizlikle hazırlanan halk oyunları gösterisiyle sona erdi. Renkli görüntülere sahne olan ve geleneksel motifleri barındıran dans gösterisi, meydandaki katılımcılardan büyük alkış topladı. 106 yıl önce yakılan bağımsızlık meşalesinin şehri olan Eskişehir, Atatürk’ün mirasına sahip çıkmaya devam ediyor.

Atatürk’ün Eskişehir Ziyareti: Cumhuriyet Yolunda Tarihi Dönüm Noktası Haber

Atatürk’ün Eskişehir Ziyareti: Cumhuriyet Yolunda Tarihi Dönüm Noktası

Millî Mücadele'nin en kritik günlerinde stratejik konumu ve demiryolu ağıyla küllerinden doğan Eskişehir, Kurtuluş Savaşı'nın kaderini tayin eden şehirlere öncülük etti. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 21 Haziran 1920’de Eskişehir’e gerçekleştirdiği ilk ziyaret, düzenli ordunun kurulmasından Cumhuriyet’in ilanına uzanan sürecin en önemli kilometre taşlarından biri oldu. Atatürk’ün Eskişehir’e gelişinin 106. yıl dönümünde, Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Elemanı ve Cumhuriyet Tarihi Müzesi Müdürü Öğr. Gör. Dr. Burcu Çalıkuşu Aykanat, kentin Millî Mücadele’deki stratejik rolünü ve bu köklü mirasın müzede nasıl yaşatıldığını anlattı. 21 Haziran 1920: Milne Hattı Yarılırken Eskişehir Garı'nda Alınan Kritik Kararlar Mondros Ateşkes Antlaşması’nın ardından Anadolu'nun işgale açık hale gelmesi ve Yunan kuvvetlerinin Milne Hattı’nı aşarak Bursa, Uşak ve Nazilli yönünde ilerlemesi, Ankara hükûmetini harekete geçirdi. İşte tam bu kritik süreçte, 21 Haziran 1920'de Mustafa Kemal Paşa Eskişehir’e geldi. Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya bu tarihi ziyarette Milli Savunma Bakanı Fevzi Çakmak Paşa ve Genelkurmay Başkanı Albay İsmet Bey (İnönü) eşlik etti. Batı Cephesi Komutanı Ali Fuat Cebesoy ile Eskişehir Garı’ndaki mektep binasında bir araya gelen heyet, harita üzerinde hayati kararlar aldı. Dr. Burcu Çalıkuşu Aykanat, bu görüşmenin önemini şu sözlerle aktarıyor: "Mustafa Kemal Paşa, bu tarihi görüşmede ordunun artık düzenli bir yapıya kavuşturulması gerektiğini vurguladı. Nitekim bu karardan kısa süre sonra düzenli orduya geçildi; 1921 zaferleri ve 1922 Büyük Taarruz ile Anadolu işgalden kurtarılarak Cumhuriyet’e giden yol açıldı." Kurtuluş Savaşı'nın Lojistik Üssü: Eskişehir Demiryolu Fabrikası Eskişehir, yalnızca cephedeki askerlerin kararlılığıyla değil, endüstriyel ve lojistik gücüyle de savaşa yön verdi. İstanbul ile Ankara’yı bağlayan demiryolu hattının kontrolü Mart 1920’de millî kuvvetlere geçince, Eskişehir adeta savaşın kalbi haline geldi. Top Kaması ve Silah Onarımı: Mondros sonrası İtilaf Devletleri tarafından kullanılmaz hale getirilen topların eksik parçaları (top kamaları) ve nişangâhları Eskişehir Demiryolu Fabrikası'nda eski raylar eritilerek yeniden üretildi. Halkın Büyük Fedakarlığı: Eskişehir halkı kurduğu millî müfrezelerle cepheye koşarken, Tekâlif-i Milliye Emirleri’ne de tam destek vererek ordunun iaşe ve asker sevkiyatını sırtladı. Atatürk Eskişehir’i 22 Kez Ziyaret Etti Gazi Mustafa Kemal Atatürk, hayatı boyunca Eskişehir’i toplamda 22 kez ziyaret ederek şehre verdiği önemi her fırsatta gösterdi. Bu ziyaretlerin en coşkulularından biri, zaferin ardından çıktığı Batı Anadolu gezisinin ilk durağı olan 15 Ocak 1923 tarihiydi. İstasyon caddelerinin bayraklarla süslendiği o gün Atatürk, Eskişehir halkının vatanseverliğini ve kahramanlığını meydanlarda gururla ilan etti. Büyük önder, şehre son ziyaretini ise vefatından kısa süre önce, soğuk bir kış akşamına denk gelen 20 Ocak 1938 tarihinde gerçekleştirdi. Cumhuriyet Mirası 32 Yıldır Bu Müzede Yaşıyor: Anadolu Üniversitesi Cumhuriyet Tarihi Müzesi Atatürk’ün Eskişehir’deki izleri ve Millî Mücadele dönemi, Anadolu Üniversitesi’nin ilk özel müzesi olan Cumhuriyet Tarihi Müzesi’nde kronolojik bir düzenle geleceğe aktarılıyor. 1994 yılında kapılarını açan ve bu yıl 32. faaliyet yılını kutlayan müze; Türk Tarihi, Millî Mücadele, Cumhuriyet Dönemi ve Eskişehir Tarihi olmak üzere 4 ana salondan oluşuyor. Müzede Öne Çıkan Eserler: 15 Ocak 1923 Panosu: Atatürk’ün tarihi Eskişehir ziyaretini ve yaptığı konuşmanın metnini içeren devasa illüstrasyon pano. Özel Portre ve Eşyalar: Ressam Yaşar Çallı tarafından yapılan ve Bandırma Vapuru ile Savarona Yatı görselleri arasında sergilenen Mustafa Kemal Atatürk portresi ile Atatürk’e ait kişisel eşyalar. Haftanın 6 günü ziyarete açık olan müze, özellikle millî bayramlarda ziyaretçi akınına uğruyor. Okullar müfredat derslerini müze ortamında işleyerek öğrencilere tarihi yerinde deneyimleme fırsatı sunuyor. Tarihe tanıklık etmek isteyen herkes, Eskişehir'deki bu eşsiz yapıyı hafta içi ve hafta sonu ziyaret edebilir. Kaynak: AnaHaber

MSD Eskişehir Şube Başkanı Güler Yılmaz’ın 19 Mayıs Mesajı Haber

MSD Eskişehir Şube Başkanı Güler Yılmaz’ın 19 Mayıs Mesajı

Memleket Sevdalıları Derneği Eskişehir Şube Başkanı Güler Yılmaz, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nın 107. yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. MSD Eskişehir Şube Başkanı Yılmaz mesajında şu ifadelere yer verdi; "Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 19 Mayıs 1919'da "Ya istiklal ya ölüm!" düşüncesiyle yola çıktığı; emperyalist güçlere karşı Milli Mücadele ve Kurtuluş Savaşı'nı başlattığı gündür. Atatürk, bağımsızlık ve aydınlanma meşalesini yaktığı bugünü "Gençlik ve Spor Bayramı" olarak Türk gençliğine armağan etmiştir. O günden bugüne aklı hür, vicdanı hür Türk gençliği, cumhuriyetimizin yılmaz bekçileri olarak Atatürk'ün ilke ve devrimlerinin izinde yürümektedir. 19 Mayıs 1919, Milli Mücadele tarihimizde ve yeni Türk Devleti'nin kuruluşunda çok önemli bir yere sahiptir. Atatürk, "Nutuk" eserine "1919 senesi Mayıs'ının 19'uncu günü Samsun'a çıktım." cümlesi ile başlayarak Millî Mücadele sürecini ve sonrasını anlatmaya başlamıştır. Cumhuriyetin ilanından sonra Atatürk, "19 Mayıs benim doğum günümdür." demiştir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e doğum gününün ne zaman olduğunu sorduklarında "19 Mayıs" demesinin sebebi de asla prangalara boyun eğmeyen, bağımsızlığı için hep mücadele etmiş Türk milletinin 19 Mayıs'ta tekrar küllerinden doğmasıdır. Büyük Önder, Çanakkale'de yazdığı destandan sonra 19 Mayıs'ta yaktığı bağımsızlık ateşi ile Kurtuluş Savaşı'nı başlatmış ve dünya tarihini değiştirecek, mazlum ülkelere umut olacak büyük zaferi adım adım hazırlamıştır. 19 Mayıs'ta Samsun'da yanan meşale hâlâ yanmakta, Atatürk'ün yolundan ilerleyen vatan evlatları tam bağımsız Türkiye için mücadelesini kararlılıkla sürdürmektedir. Gelecek kuşaklar unutmamalıdır ki; barış, huzur ve güven içinde, özgür bireyler olarak yaşamaları, laik ve demokratik cumhuriyetimizle mümkündür. Bu bayram, milletimizin kurtuluşunun yine milletimizin azmi ve kararıyla olacağına inananların günüdür. Bu bayram, Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'dır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 107 yıl önce Samsun'da yaktığı bağımsızlık meşalesi yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor. Güzel ülkemizi aynı yolda, aynı kararlılıkla hep birlikte geleceğe taşıyacağız.''

Anadolu Üniversitesi Müzeler Haftasında Kültürel Mirasın Kapılarını Aralıyor Haber

Anadolu Üniversitesi Müzeler Haftasında Kültürel Mirasın Kapılarını Aralıyor

Müzeler Haftası, dünya genelinde kültürel mirasın korunması, tanıtılması ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla çeşitli etkinliklerle kutlanırken müzeler geçmiş ile bugün arasında köprü kuran önemli kültür kurumları olarak öne çıkıyor. Sanatın, tarihin ve bilimin somutlaştığı bu yapılar, toplumsal hafızanın canlı tutulmasına katkı sağlarken, özellikle genç kuşaklarda tarih bilincinin gelişmesinde de önemli bir rol üstleniyor. Anadolu Üniversitesi de bünyesinde yer alan dört müzesiyle bu kültürel misyona katkı sunmaya devam ediyor. Çağdaş Sanatlar Müzesi, Cumhuriyet Tarihi Müzesi, Eğitim Karikatürleri Müzesi ve Yunus Emre Yazı Sanatları Müzesi, Müzeler Haftası kapsamında sanatseverleri ve ziyaretçileri farklı disiplinlerde zengin bir kültürel yolculuğa davet ediyor. Cumhuriyet Tarihi Müzesi kuruluş felsefesini ziyaretçilere aktarıyor Müzelerin geçmişle bugün arasında bağ kuran, bilimin, sanatın ve tarihin somutlaştığı mekânlar olduğunu vurgulayan Cumhuriyet Tarihi Müzesi Müdürü Öğr. Gör. Dr. Burcu Çalıkuşu Aykanat müzelerin yalnızca sergi alanları değil aynı zamanda birer eğitim kurumu niteliği taşıdığını belirtiyor. Öğr. Gör. Dr. Aykanat, özellikle genç kuşaklarda tarih bilincinin oluşmasında önemli bir rol üstlendiğini ifade ediyor. Müzelerin, sergilenen eserler aracılığıyla geçmişin zihinde somutlaşmasını sağladığını dile getiren Öğr. Gör. Dr. Aykanat, bu yönüyle toplumsal hafızanın oluşumuna katkı sunduğuna dikkat çekerken Cumhuriyet Tarihi Müzesi’nin Türk tarihi ve Millî Mücadele’ye ışık tutan salonlarıyla Cumhuriyet’in kuruluş felsefesini ziyaretçilere aktardığını ve müzenin Eskişehir’de yaşanan tarihsel dönüşümü de görünür kıldığını ifade ediyor. 1994 yılında açılan müzenin, üniversite müzeciliği açısından örnek teşkil eden yapılardan biri olduğunu vurgulayan Öğr. Gör. Dr. Burcu Çalıkuşu Aykanat, Cumhuriyet Tarihi Müzesi’nin yalnızca akademik çevrelerin değil, her yaştan ziyaretçinin ilgisini çeken önemli bir kültür merkezi olduğunu kaydediyor. Çağdaş Sanatlar Müzesi Türkiye’de ortaya konan sanat yansıtmayı amaçlıyor Çağdaş Sanatlar Müzesi Müdürü Prof. Dr. İsmail Özgür Soğancı ise Müzeler Haftası’nın UNESCO tarafından desteklenen uluslararası bir etkinlik olarak 18-24 Mayıs tarihleri arasında kutlandığını açıklamalarında hatırlatıyor. Bu kapsamda Anadolu Üniversitesi Çağdaş Sanatlar Müzesi’nin de 700’ü aşkın eserden oluşan daimî koleksiyonundan özel bir seçkiyi sanatseverlerle buluşturduğunu ifade ediyor. Prof. Dr. Soğancı, sergide Abidin Dino, Kayıhan Keskinok, Yusuf Ziya Aygen, Adnan Çoker ve Hüsamettin Koçan gibi Türk sanat tarihinde önemli yere sahip sanatçıların eserlerine yer verildiğini belirtirken seçkinin özellikle son kırk yılda Türkiye’de ortaya konan sanatsal üretimi kapsamlı bir şekilde yansıtmayı amaçladığını vurguluyor. Farklı dönem ve sanat anlayışlarını bir araya getiren serginin hem içerik hem de biçim açısından geniş bir sanat perspektifi sunduğunu ifade eden Prof. Dr. Soğancı, kampüs ve çevre illerden tüm sanatseverleri müzenin tarihi binasında yer alan sergiyi ziyaret etmeye davet ediyor. Eğitim Karikatürleri Müzesi yaşayan müze anlayışıyla yenileniyor Eğitim Karikatürleri Müzesi Müdürü Öğr. Gör. Tahir Kutluay Aksoy, müzenin 1900’lü yılların başında inşa edilen tarihi bir Odunpazarı evinde hizmet verdiğini ve 265 metrekarelik bir alanda faaliyet gösterdiğini belirtirken müzenin Türkiye’de bir ilk olan Karikatür Sanatını Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin bir parçası olarak akademik bir temel üzerinde çalışmalarını sürdürdüğünü ifade ediyor. Müze içerisinde Türk karikatür sanatına adanmış özel bölümlerin, Eskişehirli karikatürcülere ayrılan alanların, portre odasının ve süreli sergi salonlarının bulunduğunu aktaran Öğr. Gör. Aksoy ziyaretçilere yalnızca bir sergi alanı değil aynı zamanda atölye çalışmaları ve zengin bir ihtisas kitaplığı da sunduklarını söylüyor. Müzenin “yaşayan müze” anlayışıyla sürekli yenilenen sergilere ev sahipliği yaptığını belirten Öğr. Gör.Aksoy, müzenin akademik araştırmalar için önemli bir kaynak merkezi olarak da işlev gördüğünü ifade ediyor. Orijinal karikatür, kitap, poster ve süreli yayın bağışlarıyla koleksiyonun sürekli genişlediğini dile getiren Aksoy, tüm sanatseverleri bu özel müzeyi keşfetmeye davet ediyor. Yunus Emre Yazı Sanatları Müzesi kaligrafi ve tipografiyi kültür alanına dönüştürüyor Yunus Emre Yazı Sanatları Müzesi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Mehtap Uygungöz ise Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Sanatlar Bölümü’nün yaklaşık 40 yıllık birikimiyle Türkiye’de sanat hayatına yön veren önemli kurumlardan biri olduğunu ifade ediyor. Bölümün bu köklü kültürel mirasıyla uluslararası sanat ortamına katkı sunduğunu belirtiyor. Dr. Öğr. Üyesi Uygungöz, 2009 yılından bu yana düzenlenen Uluslararası Anadolu Kaligrafi ve Tipografi Etkinliği’nin dünyanın önde gelen organizasyonları arasında yer aldığını ve çok sayıda yerli ve yabancı sanatçıyı Eskişehir’de buluşturduğunu aktarırken bu etkinliklerin kaligrafi ve tipografi alanında Türkiye’nin uluslararası görünürlüğünü artırdığını vurguluyor. 2023 yılında açılan Yunus Emre Yazı Sanatları Müzesi’nin bu birikimin kalıcı bir kültür alanına dönüştürülmesi açısından önemli bir adım olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Uygungöz, müzenin koleksiyon sergileriyle birlikte akademisyen ve sanatçıların eserlerine de ev sahipliği yaptığını ifade ediyor. Anadolu Üniversitesi bünyesindeki müzeler, Müzeler Haftası kapsamında sanat, tarih ve kültür alanında sundukları etkinliklerle ziyaretçilerini ağırlamayı sürdürüyor. Çağdaş Sanatlar Müzesi, Yunus Emre Kampüsü içerisinde; Cumhuriyet Tarihi Müzesi, Eğitim Karikatürleri Müzesi ve Yunus Emre Yazı Sanatları Müzesi ise Odunpazarı Bölgesinde yer alan konumlarıyla yıl boyunca ziyarete açık olarak kültürel mirası yaşatmaya devam ediyor.

Rektör Prof. Dr. Çolak'tan 19 Mayıs Mesajı Haber

Rektör Prof. Dr. Çolak'tan 19 Mayıs Mesajı

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik Ve Spor Bayramı dolayısıyla bri mesaj yayınladı. Rektör Çolak mesajında şu ifadelere yer verdi; ''Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a attığı tarihi adım, işgal altında bulunan ve savaşlarla yorgun düşmüş vatanımızın kurtuluşu için ilk meşaleyi yakmış ve milli mücadele ile birlikte bağımsızlığa giden yol açılmıştır. 19 Mayıs 1919’da tutuşturulan bu meşale, milletimizi muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkarma mücadelemizde bugün de yolumuzu aydınlatmaya devam etmektedir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk büyük bedeller ödenerek kazanılan Türkiye Cumhuriyeti’ni, en büyük zenginliğimiz ve geleceğimiz olarak gördüğü gençlerimize emanet etmiştir. Gençlerimiz Atatürk’ün bu emanetini korumak ve yüceltmek için bilgili, donanımlı, araştıran, üreten, evrensel düşünebilen, milli ve manevi değerlerimize bağlı bireyler olarak çok çalışmalıdır. Atatürk’ün gençlerimize duyduğu inancın ve güvenin bir göstergesi olarak 19 Mayıs’ı “Gençlik ve Spor Bayramı” olarak Türk gençliğine armağan etmesi, bu yolda gençlerimize çok değerli bir motivasyon kaynağıdır. Bu duygu ve düşüncelerle Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ile tüm şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyor, tüm gençlerimizin bayramını kutluyorum.''

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.