SON DAKİKA
Hava Durumu

#Milli Güvenlik

Porsuk Haber Ajansı - Milli Güvenlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Milli Güvenlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İYİ Parti’nin 9. Kuruluş Yıl Dönümü Coşkuyla Kutlandı Haber

İYİ Parti’nin 9. Kuruluş Yıl Dönümü Coşkuyla Kutlandı

İYİ Parti’nin 9. kuruluş yıl dönümü ve Cumhuriyet’in 103. yılı dolayısıyla Eskişehir’de düzenlenen programda, Cumhuriyet değerleri, milli egemenlik, ekonomi, adalet ve terörle mücadele gündeme geldi. İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan, GİK Üyesi Melih Aydın, Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Volkan Yılmaz ve Genel Sekreter Osman Ertürk Özel, konuşmalarında hem parti teşkilatına hem de Türkiye’nin gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İYİ Parti’nin kuruluşunun 9. yıl dönümü dolayısıyla Eskişehir’de düzenlenen kutlama programı, parti yöneticileri, teşkilat mensupları ve vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Cumhuriyet’in 103. yıl dönümü kutlamalarının da eşlik ettiği programda, Türk bayrakları eşliğinde birlik ve beraberlik mesajları verildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programa İYİ Parti Genel Sekreteri Osman Ertürk Özel, Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Volkan Yılmaz, Genel İdare Kurulu Üyesi Melih Aydın, İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan, 27. Dönem Eskişehir Milletvekili Arslan Kabukcuoğlu, önceki dönem il başkanı Emine İdizgil, ilçe başkanları, parti yöneticileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda yapılan konuşmalarda Cumhuriyet’in temel değerlerine sahip çıkılması, milli iradenin korunması, ekonomik sorunların çözülmesi, adaletin güçlendirilmesi ve teşkilatların büyütülmesi gerektiği vurgulandı. Konuşmacılar ayrıca Türkiye’nin siyasi gündemine, ekonomi politikalarına ve terörle mücadele sürecine ilişkin eleştirilerini dile getirdi. Serdar Ulucan: “Cumhuriyet, milletin kendi kaderini eline almasıdır” İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan, konuşmasında Cumhuriyet’in 103. yıl dönümü ile partisinin 9. kuruluş yıl dönümünün aynı dönemde kutlanmasının anlamına dikkat çekti. Cumhuriyet’in bağımsızlık mücadelesinin ardından kurulan devletin temelini oluşturduğunu belirten Ulucan, İYİ Parti’nin de milli iradeye ve Cumhuriyet değerlerine sahip çıkma amacıyla siyasi mücadeleye başladığını ifade etti. Cumhuriyet’in yalnızca bir yönetim biçimi olmadığını dile getiren Ulucan, bağımsızlık, milli egemenlik, adalet, eşit yurttaşlık ve Türk milletinin onurlu bir yaşam sürme iradesinin bu mirasın temel unsurları olduğunu söyledi. Cumhuriyet’i savunmanın yalnızca sembolik ifadelerle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Ulucan, vatandaşların günlük yaşamda karşılaştığı sorunlara çözüm üretilmesinin önemini vurguladı. Ulucan, konuşmasında ekonomik sıkıntılara da değinerek geçim mücadelesi veren ailelerin, üreticilerin, emeklilerin ve çalışanların sorunlarının siyaset kurumunun öncelikleri arasında bulunması gerektiğini kaydetti. Cumhuriyet’in vatandaşlara yalnızca kimlik değil, aynı zamanda onurlu bir yaşam ve gelecek umudu sunması gerektiğini ifade etti. “Zorluklara rağmen mücadelemizden vazgeçmedik” İYİ Parti’nin kuruluş sürecinde çeşitli zorluklarla karşılaştığını belirten Ulucan, teşkilat mensuplarının seçim dönemlerinde ve saha çalışmalarında büyük fedakârlıklar yaptığını söyledi. Parti hareketinin zaman zaman eleştirildiğini ve başarısız olacağının öne sürüldüğünü dile getiren Ulucan, buna rağmen mücadelelerini sürdürdüklerini ifade etti. Partinin kuruluşunda ve sonraki yıllarda emek veren teşkilat mensuplarına teşekkür eden Ulucan, siyasetin yalnızca seçim kazanmaktan ibaret olmadığını belirterek inandıkları değerleri zor zamanlarda da savunmaya devam edeceklerini kaydetti. Geçmişte partiye katkı sunmuş ancak bugün teşkilatlarda bulunmayan isimlere de seslenen Ulucan, İYİ Parti’nin kapılarının yeniden katılmak isteyenlere açık olduğunu söyledi. Millet, vatan ve memleket için çalışmak isteyen bütün gönüldaşlarını parti çatısı altında buluşmaya davet etti. “Eskişehir’in sorunlarını gündemde tutmaya devam edeceğiz” Eskişehir’in kendileri açısından yalnızca siyasi görev yaptıkları bir şehir olmadığını belirten Ulucan, kentin kültürel mirasına ve Cumhuriyet değerleriyle özdeşleşen kimliğine dikkat çekti. Mihalıççık ilçesinin Sazak köyünde yetiştiğini hatırlatan Ulucan, memlekete hizmet etmenin öncelikle vicdani bir sorumluluk olduğunu ifade etti. Esnafın, üreticinin, emeklinin, çalışanların ve gençlerin sorunlarını gündeme taşımayı sürdüreceklerini belirten Ulucan, Eskişehir teşkilatlarının sahada daha fazla çalışacağını söyledi. Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu’nun siyasi çizgisi doğrultusunda Cumhuriyet’e, hukuka, milli egemenliğe ve Türk milletinin birliğine sahip çıkacaklarını kaydeden Ulucan, hedeflerinin yalnızca siyasi varlıklarını sürdürmek değil, Türkiye’yi yönetmeye talip güçlü bir siyasi irade oluşturmak olduğunu dile getirdi. Konuşmasının sonunda İYİ Parti’nin kurucu genel başkanı Meral Akşener başta olmak üzere kuruluş sürecinde görev alanlara, mevcut Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu’na, teşkilat mensuplarına ve kendilerine destek veren vatandaşlara teşekkür eden Ulucan, Cumhuriyet’in 103. yıl dönümünü ve partisinin 9. kuruluş yıl dönümünü kutladı. Melih Aydın: “Artık kırılma değil, sarılma zamanı” İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi Melih Aydın da konuşmasında Cumhuriyet’in ve Eskişehir’in tarihsel önemine dikkat çekti. Eskişehir’in Milli Mücadele dönemindeki yerini hatırlatan Aydın, Cumhuriyet değerlerini savunma konusunda kararlı olduklarını belirtti. Partinin kuruluşundan bu yana çeşitli zorluklarla karşılaştığını ifade eden Aydın, teşkilat mensuplarının desteği sayesinde yeniden bir araya geldiklerini ve mücadelelerini sürdürdüklerini söyledi. Genel Merkez yönetiminin Eskişehir teşkilatlarına verdiği önemin kendileri için kıymetli olduğunu dile getiren Aydın, bu desteğin sahadaki çalışmalara güç kattığını kaydetti. İYİ Parti’nin Cumhuriyet’in temel değerlerini savunma iddiasını vurgulayan Aydın, vatandaşların ekonomik ve sosyal sorunlarının çözülmesi gerektiğini ifade etti. Çocukların açlık ve yoksullukla karşılaşmadığı, ailelerin geçim sıkıntısı nedeniyle kaygı yaşamadığı bir Türkiye hedeflediklerini söyledi. “Teşkilatımızı büyütmeliyiz” Aydın, konuşmasında parti içindeki dayanışmanın güçlendirilmesi gerektiğini de vurguladı. Teşkilat mensuplarının birbirlerini kırmadan, ortak hedefler doğrultusunda hareket etmelerinin önemine değinen Aydın, geçmişte yaşanan ayrılıkların geride bırakılması gerektiğini belirtti. “Artık kırılma değil, sarılma zamanıdır” mesajını veren Aydın, İYİ Parti’nin Eskişehir’de ve Türkiye genelinde daha güçlü bir yapıya kavuşması için daha fazla çalışılması gerektiğini söyledi. Vatandaşların sorunlarına çözüm üretmek için siyasi imkânların ve yetkilerin önemine dikkat çeken Aydın, teşkilatın büyütülmesi çağrısında bulundu. Kadınlar, gençler, yaşlılar ve bütün teşkilat mensuplarıyla birlikte mücadeleye devam edeceklerini ifade eden Aydın, konuşmasını “Ne mutlu Türk’üm diyene” sözleriyle tamamladı. Volkan Yılmaz: “Cumhuriyetimizin kurumlarını yeniden ayağa kaldıracağız" İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Volkan Yılmaz, konuşmasında Türkiye’nin farklı bölgelerinde vatandaşlarla bir araya geldiklerini ve ülkenin sorunlarına çözüm önerilerini anlatmaya çalıştıklarını belirtti. Cumhuriyet’in üretimi, eğitimi, tarımı ve toplumsal kalkınmayı destekleyen bir yönetim anlayışını temsil ettiğini ifade eden Yılmaz, geçmişte Anadolu’nun farklı şehirlerinde fabrikalar kurulduğunu, köylere okullar açıldığını ve vatandaşların eğitim yoluyla farklı mesleklere ulaşabildiğini söyledi. Cumhuriyet’in kolay kurulmadığını dile getiren Yılmaz, bu nedenle Cumhuriyet’in kazanımlarının korunması ve güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Ekonomi ve üretim vurgusu Türkiye’de çiftçilerden esnafa, işçilerden öğretmenlere ve gençlere kadar toplumun farklı kesimlerinin çeşitli sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Yılmaz, ekonomik sıkıntıların aşılması için devlet kurumlarının daha etkin çalışması gerektiğini savundu. Türkiye’nin son yıllarda birçok alanda yeterince ilerleme kaydedemediğini düşündüklerini ifade eden Yılmaz, kurumsal yapının güçlendirilmesi ve vatandaşlara yeni fırsatlar sunulması gerektiğini söyledi. Gençlerin geleceğe ilişkin umutlarını kaybetmemeleri gerektiğini dile getiren Yılmaz, Cumhuriyet’in yeniden fırsat eşitliği sağlayabileceğini ve gençlerin önünü açabilecek bir yapıya kavuşturulması için çalışacaklarını belirtti. Devlet kurumlarının güçlendirilmesi, yeni istihdam alanlarının oluşturulması, çiftçilerin üretime devam edebilmesi ve vatandaşların geleceğe güvenle bakabilmesi gerektiğini ifade eden Yılmaz, İYİ Parti’nin bu hedefler doğrultusunda sahada çalışmayı sürdüreceğini kaydetti. Konuşmasının sonunda Cumhuriyet’e ve milli değerlere bağlılık mesajı veren Yılmaz, Eskişehirlilere katılımları ve destekleri için teşekkür etti. Osman Ertürk Özel’den ekonomi ve hayat pahalılığı eleştirisi İYİ Parti Genel Sekreteri Osman Ertürk Özel, konuşmasında Türkiye’nin ekonomik ve sosyal sorunlarına ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Cumhuriyet, demokrasi ve milliyetçilik açısından Eskişehir’in özel bir yere sahip olduğunu belirten Özel, kentte vatandaşlarla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Türkiye’de sağlık, eğitim ve güvenlik gibi temel hizmetlere erişimde ekonomik koşulların belirleyici hâle geldiğini savunan Özel, vatandaşların kamu hizmetlerinden eşit biçimde yararlanabilmesi gerektiğini söyledi. Sağlık hizmetlerinde randevu bekleme süreleri ve eğitimde özel okul masrafları üzerinden değerlendirmelerde bulunan Özel, ailelerin çocuklarının eğitimi ve güvenliği için giderek daha fazla harcama yapmak zorunda kaldığını ifade etti. Ekonomik sıkıntıların geçici bir kriz olmaktan çıktığını savunan Özel, uzun süredir devam eden hayat pahalılığının vatandaşların alım gücünü olumsuz etkilediğini belirtti. Enflasyon, dış borç ve emekli maaşları gündemdeydi Özel, 2023 sonrasında uygulanan ekonomi politikalarını eleştirerek enflasyonun vatandaşların satın alma gücünde ciddi kayıplara yol açtığını ileri sürdü. Konuşmasında kira ve enerji giderlerindeki artışlara, kısa vadeli dış borç stokuna ve emeklilerin ekonomik koşullarına ilişkin rakamlar paylaştı. Kısa vadeli dış borç stokunun 248 milyar dolar seviyesinde bulunduğunu belirten Özel, döviz kurundaki artışların borcun Türk lirası karşılığını yükselttiğine dikkat çekti. Emeklilere yapılan bayram ödemelerini örnek göstererek kamu kaynaklarının kullanımında önceliklerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Özel, ekonomi politikalarının vatandaşların günlük yaşamına yansıyan sonuçlarının dikkate alınması gerektiğini vurgulayarak gelir dağılımı, alım gücü ve sosyal refah konularında çözüm üretilmesi çağrısında bulundu. Fon iddiaları ve adalet tartışmaları Konuşmasında sermaye piyasalarına ilişkin iddialara da değinen Özel, bazı yatırım fonlarının işleyişi ve yatırımcıların olası kayıpları hakkında değerlendirmelerde bulundu. Fonların büyüklüğüne ve bazı finansal işlemlere ilişkin rakamlar paylaşan Özel, söz konusu iddiaların bütün yönleriyle incelenmesi ve sorumluların ortaya çıkarılması gerektiğini savundu. Sermaye Piyasası Kurulu, Hazine ve Maliye Bakanlığı ve ilgili kurumların elindeki kayıtlar üzerinden inceleme yapılmasının önemine dikkat çeken Özel, yatırımcıların mağduriyet yaşamaması için şeffaf bir süreç yürütülmesi gerektiğini ifade etti. Özel, Türkiye’de adalet ve güvenlik konularının da önemli sorunlar arasında yer aldığını belirterek hukuk karşısında herkesin eşit olması gerektiğini söyledi. Bazı kişilere yönelik işlemlerle ilgili kamuoyuna yansıyan iddiaların açıklığa kavuşturulmasını isteyen Özel, yargı süreçlerinde eşitlik ve şeffaflık çağrısı yaptı. Terörle mücadele sürecine yönelik eleştiriler Osman Ertürk Özel, konuşmasının önemli bir bölümünde terörle mücadele ve Abdullah Öcalan üzerinden yürütülen siyasi tartışmalara değindi. İYİ Parti’nin bu süreçte komisyona üye vermeme kararını hatırlatan Özel, partilerinin sürecin meşruiyetine katkı sunmak istemediğini ifade etti. Özel, komisyon çalışmaları ve gündeme gelen yasal düzenlemeler konusunda kamuoyunun yeterince bilgilendirilmediğini savundu. Düzenlemenin kapsamı, hangi kişilerin yararlanabileceği ve suçların nasıl değerlendirileceği konusunda soru işaretleri bulunduğunu ileri sürdü. Terör örgütünün silah bırakması ve kendisini feshetmesi yönündeki açıklamaları da değerlendiren Özel, teslim edilecek silahların eksiksiz biçimde tespit edilmesinin ve sürecin denetlenebilir olmasının önemini vurguladı. Örgütün farklı ülkelerdeki yapılanmalarına ilişkin gelişmelerin de dikkate alınması gerektiğini belirten Özel, Türkiye’de yürütülen süreç ile Suriye ve Irak’taki gelişmeler arasında çelişkiler bulunduğunu düşündüklerini ifade etti. Özel, terörle mücadele politikalarının açık, şeffaf ve denetlenebilir olması gerektiğini savunarak milli güvenlik ve Cumhuriyet’in temel değerleri konusunda taviz verilmemesi çağrısında bulundu. Program, İYİ Parti’nin kuruluş yıl dönümünün kutlanması ve Cumhuriyet’in 103. yılına ilişkin mesajların paylaşılmasıyla sona erdi.

Saadet Partisi Eskişehir Kadın Kolları Başkanı Nesrin Kuz’dan Gıda Güvenliği Uyarısı Haber

Saadet Partisi Eskişehir Kadın Kolları Başkanı Nesrin Kuz’dan Gıda Güvenliği Uyarısı

Saadet Partisi Eskişehir Kadın Kolları Başkanı Nesrin Kuz, Türkiye’de gıda güvenliği, taklit ve tağşiş uygulamaları ile artan gıda fiyatlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Güvenilir gıdaya erişimin temel bir insan hakkı olduğunu vurgulayan Kuz, denetimlerin artırılması, caydırıcı yaptırımların uygulanması ve yerel üreticilerin desteklenmesi çağrısı yaptı. Saadet Partisi Eskişehir Kadın Kolları Başkanı Nesrin Kuz, gıda güvenliği ve vatandaşların sağlıklı gıdaya erişimi konusunda değerlendirmelerde bulundu. Gıdaya erişimin temel insan haklarından biri olduğunu belirten Kuz, tarladan sofraya uzanan gıda zincirinde denetimlerin etkin yürütülmesi gerektiğini ifade etti. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 25. maddesine dikkat çeken Kuz, vatandaşların kendilerinin ve ailelerinin sağlığını koruyacak yeterli yaşam standardına sahip olmasının önemini vurguladı. Türkiye’de gıda güvenliği konusunda yaşanan sorunların toplum sağlığını ve özellikle çocukların beslenmesini doğrudan etkilediğini savunan Kuz, güvenilir ve sağlıklı gıdaya erişimin bir ayrıcalık değil, temel bir hak olduğunu dile getirdi. “Gıda Hilesi Değil, Kasten İşlenen Bir Gıda Suçu” Gıda ürünlerinde taklit ve tağşiş uygulamalarına tepki gösteren Nesrin Kuz, haksız kazanç elde etmek amacıyla yapılan gıda sahtekârlığının toplum sağlığı açısından ciddi riskler oluşturduğunu belirtti. Kuz, zeytinyağına farklı tohum yağlarının karıştırılması, et ürünlerinin içeriğinin değiştirilmesi ve süt ürünlerinde mevzuata aykırı maddelerin kullanılması gibi uygulamaların tüketicilerin güvenini zedelediğini ifade etti. Gıda denetimlerinin yetersiz kalmasının ve uygulanan cezaların caydırıcılığına ilişkin tartışmaların sorunun büyümesine neden olduğunu savunan Kuz, gıda sahtekârlığıyla mücadelede daha etkili önlemler alınması gerektiğini kaydetti. Gıda Güvenliğinde Denetim ve Şeffaflık Çağrısı Türkiye’de taklit ve tağşişle mücadele, gıda fiyatları ve tarım politikalarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Kuz, üretimden tüketime kadar bütün aşamalarda denetim mekanizmalarının güçlendirilmesini istedi. 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’na ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kuz, gıda işletmelerinin sorumluluklarının etkin biçimde uygulanması ve denetim süreçlerinin geliştirilmesi gerektiğini savundu. İlgili meslek kuruluşlarının denetim mekanizmalarına daha etkin katılım sağlaması gerektiğini ifade eden Kuz, ziraat, gıda ve veteriner hekimleri odalarının sürece dâhil edilmesini önerdi. Saadet Partisi Kadın Kollarından Gıda Sahtekârlığına Karşı Caydırıcı Ceza Talebi Saadet Partisi Eskişehir Kadın Kolları Başkanı Nesrin Kuz, gıda güvenliğinin sağlanması için taklit ve tağşiş yapan işletmelere yönelik yaptırımların güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Kuz, açıklamasında şu talepleri sıraladı: Taklit ve tağşiş yapan işletmelere yönelik yaptırımların caydırıcı hâle getirilmesi; gerekli durumlarda hapis cezası, ticaretten men ve tesis kapatma gibi tedbirlerin değerlendirilmesi.Küçük çiftçilerin, kırsal üreticilerin ve tarımda çalışan kadınların doğrudan desteklenmesi.Ziraat, gıda ve veteriner hekimleri odaları gibi ilgili meslek kuruluşlarının denetim süreçlerine katılımının artırılması.Dar gelirli ailelerin ve çocukların temel gıda maddelerine erişiminin sosyal devlet anlayışı doğrultusunda güvence altına alınması. Kuz, özellikle kadınların hem aile bütçesini yönetirken hem de çocuklarının beslenmesini sağlarken gıda fiyatlarından ve ürün güvenliğinden doğrudan etkilendiğine dikkat çekti. “Yerel Üretim Desteklenmeli, Sağlıklı Gıdaya Erişim Güvence Altına Alınmalı” Gıda enflasyonu ve tarımsal üretimde yaşanan sorunların vatandaşların alım gücünü olumsuz etkilediğini belirten Kuz, yerel üretimin desteklenmesinin önemine vurgu yaptı. Sebzecilik, meyvecilik ve hayvancılık alanlarında üretim yapan küçük çiftçilere daha fazla destek verilmesi gerektiğini ifade eden Kuz, özellikle tarımda emek veren kadınların üretim süreçlerinde güçlendirilmesinin önem taşıdığını kaydetti. Kuz'a göre, üreticinin desteklenmesi, gıda denetimlerinin güçlendirilmesi ve temel gıda ürünlerine erişimin kolaylaştırılması, güvenilir gıda politikasının temel unsurları arasında yer alıyor. Nesrin Kuz: “Gıda Güvenliği, Nesillerimizin Geleceği Meselesidir” Gıda güvenliğinin yalnızca bir tüketici sorunu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Nesrin Kuz, konunun toplum sağlığı, ekonomik güvence ve gelecek nesillerin korunması açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Saadet Partisi Kadın Kolları olarak vatandaşların güvenilir, sağlıklı ve helal gıdaya erişimi için mücadele etmeyi sürdüreceklerini belirten Kuz, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Gıda güvenliği, geçiştirilecek bir tüketici sorunu değil, doğrudan bir millî güvenlik ve nesil emniyeti meselesidir. Saadet Partisi Kadın Kolları olarak evlatlarımızın kursağına giren her bir lokmanın helal, temiz ve sağlıklı olması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.”

Gürol Yer’den Hobi Bahçesi Uyarısı: "Eskişehir'de 100 Bin Mağdur Var!" Haber

Gürol Yer’den Hobi Bahçesi Uyarısı: "Eskişehir'de 100 Bin Mağdur Var!"

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, hobi bahçeleriyle ilgili hazırlanan yeni yönetmeliğe ve yıkım kararlarına sert tepki gösterdi. Yer, "Zamanında göz yumanlar, bugün bedeli vatandaşa kesiyor. Bu bir milli güvenlik sorunu değil, yönetim zafiyetidir" dedi. ​İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, pandemi süreciyle birlikte hayatımıza giren ve Türkiye genelinde 7 milyona yakın insanı ilgilendiren hobi bahçeleri krizine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. 4 Nisan 2026 tarihinde yayınlanan yeni yönetmelikle getirilen ağır yaptırımları eleştiren Yer, hükümetin "önce hizmet verip sonra yasaklama" politikasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. ​"Pandemide Sessiz Kalanlar Bugün Yıkım Peşinde" ​Hobi bahçelerinin bir ihtiyaçtan doğduğunu belirten Gürol Yer, sürecin gelişimini şu sözlerle özetledi: ​"Hatırlayınız o günlerde toprağa dokunmak nasıl bir özlemdi. İnsanlar toprağı, ekmeyi, biçmeyi hatırladı. Devletin tüm kurumları bu oluşumu seyretti. Bakanlıklar izledi, belediyeler 'bizim konumuz değil' dedi ama ne hikmetse buralara elektrik ve su verildi, yolları yapıldı. Şimdi ise yıkım talimatları havada uçuşuyor. Oluşurken uyuyanlar, bugün vatandaşı cezalandırıyor." ​"Eskişehir’de 100 Bin Kişi Mağduriyetle Karşı Karşıya" ​Eskişehir özelindeki rakamlara dikkat çeken Yer, hobi bahçeleriyle ilişkilendirilen insan sayısının kentte 100 bine yaklaştığını belirtti. Bu rakamın Eskişehir’in kırsal nüfusuna eşdeğer olduğunu ifade eden İlçe Başkanı, konunun artık sosyolojik ve ekonomik bir mesele haline geldiğini, "akşamdan sabaha değişen kararlar" ile çözülemeyeceğini savundu. ​"Cezalandırmak Değil, Islah Etmek Devletin Görevidir" ​İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun meclis grubundaki sözlerine atıfta bulunan Gürol Yer, çözüm önerilerini şu başlıklarla sıraladı: ​Vasıf Değişikliği ve Islah: Mevcut yapılar için uzmanların katılımıyla bir tasnifleme ve düzenleme yapılmalıdır. ​Netlik ve Güven: Kafa bulanıklığı ve huzursuzluk değil, vatandaşın lehine net bir çözüm üretilmelidir. ​Tersine Göç Fırsatı: Boşalan köyler ve biten kırsal nüfus için bu süreç, doğru bir planlamayla tersine göç projesine dönüştürülebilir. ​"Bu Bir İmar Affı Hazırlığı mı?" ​Hükümetin tavrını "ciddiyetsizlik" olarak niteleyen Gürol Yer, zihinlerin arkasında yeni bir "2B" veya "imar affı" benzeri mali kaynak arayışı olabileceği şüphesini dile getirdi. Trafikten bahçeye kadar her alanda ceza kesilerek hazinenin vatandaşın cebine dayandırıldığını iddia eden Yer, "Vatandaştan intikam almak yerine insanı yaşatın ki devlet yaşasın" dedi. ​"Hamamyolu'nda Duvar İçin Koşanlar, On Binlerin Mağduriyetine Sessiz" ​Yerel siyasetçilere de seslenen Yer, "Hamamyolu’nda yıkılan bir duvar için bölgeye koşan irade temsilcileri, on binlerce vatandaşın mağdur olduğu hobi bahçeleri önünden geçerken başını çeviriyor" diyerek tepkisini dile getirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.