SON DAKİKA
Hava Durumu

#Meslek Odaları

Porsuk Haber Ajansı - Meslek Odaları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Meslek Odaları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ESLOK Başkanı Murat Arnik: "Konser İzni mi, Ticari Festival İzni mi?" Haber

ESLOK Başkanı Murat Arnik: "Konser İzni mi, Ticari Festival İzni mi?"

Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası (ESLOK) Başkanı Murat Arnik, Kentpark’ta yaşanan konser iptali ve basına yansıyan mağduriyetlerle ilgili açıklamalarda bulundu. Yerel esnafın haksız rekabetle karşı karşıya kaldığını vurgulayan Arnik, denetimsiz ticarete ve yetkisiz gıda satışlarına karşı acil önlem çağrısı yaptı. ​"Eskişehir'de Yapılan Konserlere Değil, Yerel Esnafı Mağdur Eden Denetimsiz Ticarete Karşıyız!" ​Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Yönetim Kurulu Başkanı Murat Arnik, hafta sonu Kentpark’ta yaşanan konser iptalleri ve vatandaşların yaşadığı mağduriyetler üzerine bir basın açıklaması yaptı. Eskişehir’de konser düzenleyen organizatörlerin, bu organizasyonlara izin veren makamların ve denetimle yükümlü kurumların sorumluluklarının şeffaf bir şekilde açıklanmasını talep eden Arnik, olayların "aksaklık" denilerek geçiştirilemeyeceğinin altını çizdi. ​"Denetim İçin Mutlaka Şikâyet mi Bekleniyor?" ​Büyükşehir Belediyesi'ndeki yetkili bürokratlara seslenen ESLOK Başkanı Arnik, şu soruları yöneltti: ​Konser alanı hangi sözleşmeyle, kime ve hangi faaliyetler için kiralandı? ​Denetim yapılması için mutlaka vatandaşların şikâyet etmesi veya mağduriyet yaşanması mı bekleniyordu? ​Verilen konser izni, alan içinde ücret karşılığında stant kiralanmasını ve gıda satışını kapsıyor mu? Kapsamıyorsa sözleşme dışı faaliyetlere neden müdahale edilmemiştir? ​Bir sanatçının getirilip konser düzenlenmesinin, içeride sınırsız ve denetimsiz ticari faaliyet yürütme hakkı vermediğini belirten Arnik, Maliye ve Gelir İdaresi Başkanlığı'nın da bu işin peşini bırakmaması gerektiğini vurguladı. Şehir dışından gelen satıcıların ticari kimliklerinin doğrulanması ve tahsilatların incelenmesi çağrısında bulundu. ​"Yerel Esnafa Engel, Başkasına Ayrıcalık Olamaz!" ​Eskişehir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliğine bağlı sekiz oda olarak yerel esnafın katılımıyla bir panayır düzenlemek üzere Büyükşehir Belediyesine başvurduklarını hatırlatan Murat Arnik, karşılaştıkları çifte standarda dikkat çekti. ​Başvuru sürecinde kendilerinden vergi levhası, gıda işletmesi kayıt belgesi ve iş yeri ruhsatı gibi pek çok belgenin istendiğini belirten Arnik, "Şartları yerine getirmeye hazır olmamıza rağmen talep ettiğimiz alana onay verilmedi, başka alanlara yönlendirildik" dedi. ​Yerel esnafa uygulanan sıkı kuralların konser alanındaki ticari organizasyonlara da aynı şeffaflıkla uygulanıp uygulanmadığını soran Arnik, esnafın talebinin ayrıcalık değil, yalnızca eşit uygulama olduğunun altını çizdi. ​"Konser Adı Altında Denetimsiz Rant Alanları Oluşturulamaz" ​Kültür ve sanat etkinliklerinin sorumluluk üstlenilmeden gelir elde edilen denetimsiz rant alanlarına dönüştürülmesine izin verilmemesi gerektiğini belirten Arnik, kayıtlı esnafın kira, vergi, sigorta, enerji ve hijyen gibi ağır giderlerle istihdam sağladığını hatırlattı. ​Aynı yükümlülükleri taşımayan satıcıların maliye tarafından titizlikle incelenmesini talep eden Arnik, şunları kaydetti: ​"Vergi idaresi; organizatörlerin ve satıcıların kayıtlarını, stant kiralarını, satış gelirlerini, fatura düzenini ve banka/IBAN tahsilatlarını mevzuat çerçevesinde incelemelidir. İlgili kurumlar ruhsatları, faaliyet izinlerini, gıda işletmesi kayıt belgelerini ve ürün faturalarını mutlaka kontrol etmelidir." ​"Halk Sağlığının ve Esnafın Hakkının Mesai Saati Olmaz" ​Özel mülklerde, AVM otoparklarında veya hafta sonları gerçekleştirilen etkinliklerde denetim boşluğu yaratılmaması gerektiğine dikkat çeken ESLOK Başkanı, denetimlerin yalnızca pazartesi gününe bırakılamayacağını ifade etti. Kontrollerin etkinlik öncesinden başlayarak akşam saatlerinde ve hafta sonu boyunca kesintisiz sürdürülmesi gerektiğini belirtti. ​Valilik Koordinasyonunda Ortak Mücadele Çağrısı ​Geçmiş olsun dilekleriyle geçiştirilemeyecek bir tabloyla karşı karşıya olduklarını belirten Murat Arnik, kapsamlı bir eylem planı önerdi: "Kaymakamlıklar, belediyeler, vergi dairesi, Tarım ve Orman Müdürlüğü, Ticaret İl Müdürlüğü, emniyet ve meslek odaları ortak hareket etmelidir. Her etkinlik için yazılı görev paylaşımı, denetim takvimi ve sorumlu birimler önceden belirlenmelidir. Organizatörlerin mali yeterliliği önceden incelenmeli, sözleşmelere uygun teminat ve iptal hâlinde iade güvenceleri konulmalıdır." ​"Eskişehir Esnafı Sahipsiz Değildir" ​Şehrin sosyal hayatını ve ekonomisini canlandıran, lokanta ve restoranların kazanmasını sağlayan doğru planlanmış etkinlikleri desteklediklerini belirten Arnik, yerel esnafla iş birliği içinde çalışan organizatörlere teşekkür etti. ​Açıklamasını kararlı bir mesajla sonlandıran ESLOK Başkanı Murat Arnik, "Odamızın yetkileri çerçevesinde belge ve tespitlere dayanan idari ve hukuki başvurularımızı yapacak, sonuçlarını takip edeceğiz. Esnafımızın emeğini, vatandaşımızın sağlığını ve Eskişehir’in itibarını korumakta kararlıyız. Eskişehir esnafı sahipsiz değildir!" dedi.

OKK Başkanı İsmail Kumru'dan Vicdanlı ve Sürdürülebilir Fiyat Çağrısı Haber

OKK Başkanı İsmail Kumru'dan Vicdanlı ve Sürdürülebilir Fiyat Çağrısı

Odunpazarı Kent Konseyi Başkanı İsmail Kumru, kentin "öğrenci dostu" kimliğini korumak adına tüm esnafa, meslek odalarına ve yetkili kurumlara vicdanlı ticaret ve indirimli tarife çağrısında bulundu. "Öğrenciler Bu Şehrin Müşterisi Değil, Öz Evladıdır" Eskişehir ekonomisinin yıllardır öğrenciler ve dar gelirli ailelerin desteğiyle ayakta durduğuna dikkat çeken İsmail Kumru, ekonomik krizin gençler üzerindeki yükünü hafifletmek gerektiğine vurgu yaptı. Kumru, konuya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Üç üniversitemiz ve on binlerce gencimizle var olan bu şehir, uzun yıllardır kimliğini bu dinamizm üzerine kurmuştur. Bugün kentin esnafı; bu gençlerin, emeklilerin ve zor şartlarda çalışan işçi çocuklarının desteğiyle ekmeğini kazanmaktadır. Ancak son dönemde derinleşen ekonomik kriz, artan kira yükleri ve yiyecek-içecek sektöründeki fahiş fiyat artışları, Eskişehir’in 'öğrenci dostu' kimliğini ciddi şekilde zedelemektedir. Öğrencilerimiz bu şehrin müşterisi değil, bu şehrin öz evladıdır. Ailelerinin büyük fedakârlıklarla okutmaya çalıştığı gençlerimiz ekonomik imkansızlıklar altında ezilirken sessiz kalamayız." "Tarihi Odunpazarı Başta Olmak Üzere İndirimli Uygulamalar Şart" Şehrin belirli noktalarında ciddi fiyat farklılıkları yaşandığını belirten Kumru, özellikle turistik ve ticari hareketliliğin yüksek olduğu bölgelere dikkat çekti: "Tarihi Odunpazarı bölgesi başta olmak üzere tüm alışveriş yapılan alanlarda oluşan yüksek fiyat algısının aksine, esnafımızın öğrencilere yönelik özel ve indirimli fiyatlar uygulaması gerekmektedir. Şehrimizin 'öğrenci dostu' olduğunu bu noktalarda da açıkça kanıtlaması şarttır. Yıllardır bu kentin ekonomisine omuz veren gençlere karşı vefa borcumuzu ödemenin vakti gelmiştir." Odalara ve Yetkili Kurumlara Somut Çağrı Odunpazarı Kent Konseyi olarak sadece esnafa değil, fiyat tarifelerini belirleyen oda yönetimlerine ve ilgili kuruluşlara da seslenen İsmail Kumru, çözüm için iki temel maddeyi öne çıkardı: Öğrenciye Özel Tarife ve Düzenleme: Öğrenciliğini resmi olarak belgeleyen tüm gençlere yönelik özel, insani ve erişilebilir fiyatlandırma politikalarına acilen geçilmeli; oda yönetimleri ve yetkili kuruluşlar tarife onay süreçlerinde gençleri gözeten adımlar atmalıdır. Vicdanlı Ticaret ve Dayanışma: Tarihi Odunpazarı dâhil olmak üzere tüm alışveriş noktalarında gençlerin bütçesini rahatlatacak indirimli uygulamalar hayata geçirilmelidir. Eskişehir’in öğrenci kenti unvanı kâğıt üstünde kalmamalı; esnaf, meslek odaları, yerel dinamikler ve sivil toplum anlayışıyla yeniden sahada kanıtlanmalıdır.

Yenikent’in Revizyon İmar Planı Oy Birliğiyle Kabul Edildi Haber

Yenikent’in Revizyon İmar Planı Oy Birliğiyle Kabul Edildi

Odunpazarı Belediyesi tarafından hazırlanan ve Yenikent Mahallesi’ndeki yapılaşma alanını kapsayan revizyon imar planı, Belediye Meclisi’nde oy birliğiyle kabul edildi. Planla birlikte bölgede uzun yıllardır yaşanan plan, kadastro ve fiili durum arasındaki uyumsuzlukların giderilmesi, yapıların yenilenmesi ve dönüşüm sürecinin hızlandırılması hedefleniyor. Odunpazarı Belediyesi, Yenikent Mahallesi’nde uzun yıllardır devam eden plan, kadastro ve fiili durum arasındaki uyumsuzlukların giderilmesi ve bölgenin ihtiyaçlarına uygun yeni bir planlama yapılması amacıyla yürüttüğü çalışmayı tamamladı. Hazırlanan revizyon imar planı, Odunpazarı Belediye Meclisi toplantısında görüşülerek tüm Meclis üyelerinin oylarıyla kabul edildi. YENİKENT’TE 30 YILI AŞKIN SÜREDİR DEVAM EDEN SORUNLARA ÇÖZÜM İmar Komisyonu Başkanı Müberra Çetinkaya, Meclis toplantısında yaptığı bilgilendirmede, Yenikent Yapı Kooperatifi’nin bulunduğu alanda yaklaşık 30 ila 35 yıldır plan, kadastro ve fiili durum arasında çeşitli uyumsuzluklar bulunduğunu belirtti. Bölgede bulunan yapıların ekonomik ömürlerini tamamlamış olması da yeni bir planlama ihtiyacını beraberinde getirdi. İnşaat Mühendisleri Odası tarafından yapılan çalışmalarda bazı yapıların deprem güvenliği açısından sorunlu olduğunun tespit edilmesi, Yenikent’te yenileme ve dönüşüm ihtiyacını daha da önemli hale getirdi. MESLEK ODALARI VE BÖLGE TEMSİLCİLERİYLE GÖRÜŞMELER YAPILDI Bu ihtiyaç doğrultusunda Odunpazarı Belediyesi İmar Müdürlüğü tarafından özellikle son altı ayda kapsamlı bir çalışma yürütüldü. Revizyon imar planı öncesinde imar planlarına esas jeolojik ve jeoteknik etüt çalışmaları ile havacılık çalışmaları tamamlandı. Süreçte İnşaat Mühendisleri Odası, Mimarlar Odası ve Şehir Plancıları Odası başta olmak üzere meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarıyla görüşmeler gerçekleştirildi. Mahalle muhtarlığı ve Yenikent Yapı Kooperatifi yönetimiyle de görüşülerek bölgenin ihtiyaçları değerlendirildi. Gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda, alanın ihtiyaçları konusunda önemli ölçüde ortak bir anlayış sağlandı. EMSALLER YENİDEN HESAPLANDI, KAT YÜKSEKLİĞİ 6 KATA ÇIKARILDI İmar Komisyonu tarafından yapılan incelemelerde, yeni plan kapsamında inşaat emsallerinin yeniden hesaplandığı, kat yüksekliklerinin 5 kattan 6 kata çıkarıldığı ve açık alan oranlarının korunduğu belirtildi. Hazırlanan revizyon imar planının, bölgede yapıların yenilenmesini ve dönüşüm sürecinin hızlanmasını desteklemesi hedefleniyor. KURT: “DÖNÜŞÜMÜN ÖNÜNÜ AÇACAK BİR PLAN HAZIRLADIK” Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Yenikent’in yaklaşık 100 hektarlık bir alanı kapsadığını belirterek, özellikle kooperatif bölgesinde ciddi anlamda yıpranmış ve ekonomik ömrünü tamamlamış yapıların bulunduğuna dikkat çekti. Mevcut koşullar nedeniyle bölgede dönüşüm konusunda ciddi zorluklar yaşandığını ifade eden Başkan Kurt, Meclis’te kabul edilen planın bu sorunların aşılması açısından önemli bir adım olduğunu söyledi. Planın hazırlanmasında emeği geçen İmar Müdürlüğü çalışanlarına teşekkür eden Başkan Kurt, “Gerçekten ciddi ve kapsamlı bir çalışma yürüttüler. Ortaya koydukları plan, hem Odunpazarı Belediyesi’ni ciddi bir ekonomik külfetten kurtaracak hem de Yenikent halkının ihtiyaçlarına cevap verecek, dönüşümün önünü açacak bir plan niteliğinde” dedi. Sürece katkı sunan meslek odaları ve bölge temsilcilerine de teşekkür eden Başkan Kurt, İnşaat Mühendisleri Odası, Mimarlar Odası, Şehir Plancıları Odası, mahalle muhtarı ve kooperatif yöneticilerinin gösterdiği anlayış ve katkının önemli olduğunu vurguladı. “YENİKENT’TE DÖNÜŞÜMÜN ÖNÜNÜ AÇACAĞINA İNANIYORUZ” Revizyon imar planının sonuçlarının zaman içerisinde görüleceğini belirten Başkan Kurt, planın Yenikent’te yaşayan vatandaşların yapılarını yenilemelerinin önünü açacağına inandıklarını söyledi. Başkan Kurt, “Büyük ölçüde, Yenikent’te yaşayan vatandaşlarımızın yapılarını yenilemelerinin ve bölgenin dönüşümünün önünü açacağına inandığımız bir plan hazırladık” diye konuştu. Planın oy birliğiyle kabul edilmesinin önemine de dikkat çeken Kurt, başta İmar Komisyonu üyeleri olmak üzere karara katkı sunan tüm Meclis üyelerine teşekkür etti. Başkan Kurt, “Alınan kararın Yenikent’imize, Odunpazarı’mıza ve Eskişehir’imize hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı. ÇETİNKAYA: “YENİLENME VE DÖNÜŞÜMÜ HIZLANDIRACAK” İmar Komisyonu Başkanı Müberra Çetinkaya da planın hazırlanma sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede, yaklaşık 30 ila 35 yıldır çeşitli sorunların yaşandığı Yenikent’te kapsamlı bir çalışma yürütüldüğünü belirtti. Çetinkaya, “İmar Müdürlüğümüz tarafından yoğun bir çalışma yürütülmüş, planlara esas jeolojik ve jeoteknik etütler ile havacılık çalışmaları tamamlanmıştır. Meslek odaları, sivil toplum kuruluşları, mahalle muhtarlığı ve Yenikent Yapı Kooperatifi yönetimiyle görüşmeler gerçekleştirilmiştir” dedi. Yeni planla birlikte inşaat emsallerinin yeniden hesaplandığını, kat yüksekliklerinin 5 kattan 6 kata çıkarıldığını ve açık alan oranlarının korunduğunu belirten Çetinkaya, revizyon imar planının Yenikent’te yenilenme ve dönüşüm sürecini hızlandırmasının öngörüldüğünü ifade etti. Çetinkaya, planın hazırlanmasında emeği geçen İmar Müdürlüğü çalışanlarına ve planı oy birliğiyle kabul eden tüm Meclis üyelerine teşekkür ederek, kararın Yenikent halkına ve Eskişehir’e hayırlı olmasını diledi.

Güvenli Kentlerin Temeli Bilim, Mühendislik ve Kamusal Denetimdir Haber

Güvenli Kentlerin Temeli Bilim, Mühendislik ve Kamusal Denetimdir

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin yıl dönümünde açıklama yapan TMMOB Eskişehir İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Betül Hacımusalar, deprem riskine karşı bütüncül ve bilimsel önlemler alınması gerektiğini vurgulayarak, "Yapı stokumuzu bilmeden deprem riskini yönetemeyiz" dedi. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Eskişehir İl Koordinasyon Kurulu, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin yıl dönümü vesilesiyle kapsamlı bir basın açıklaması yayımladı. TMMOB Eskişehir İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Betül Hacımusalar tarafından İMO Eskişehir Şubesinde yapılan açıklamada; Van’dan Elazığ’a, İzmir’den Kahramanmaraş ve Hatay’a kadar yaşanan büyük felaketlerin ardından aynı acıların tekrarlanmaması için bilim, mühendislik, doğru planlama ve etkin kamusal denetim çağrısı yinelendi. TMMOB Eskişehir İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Betül Hacımusalar yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; ''17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçti. Binlerce yurttaşımızı kaybettiğimiz bu büyük felaket, Türkiye’nin deprem gerçeğiyle yüzleşmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koydu. Aradan geçen yıllarda Van’dan Elazığ’a, İzmir’den Kahramanmaraş ve Hatay’a kadar yaşadığımız depremler, aynı acıların tekrarlandığını gösterdi. Depremleri engelleyemeyiz; ancak depremlerin afete ve büyük can kayıplarına dönüşmesini önleyebiliriz. Bunun yolu bilimden, mühendislikten, doğru planlamadan ve etkin kamusal denetimden geçmektedir. YAPI STOKUMUZU BİLMEDEN DEPREM RİSKİ Nİ YÖNETEMEYİZ Deprem riskini gerçekten yönetebilmek için öncelikle hangi yapıların riskli olduğunu bilmek zorundayız. Mevcut yapı stokunun bilimsel yöntemlerle değerlendirilmesi, riskli yapıların belirlenmesi ve risk düzeylerine göre güçlendirilmesi ya da yenilenmesi artık ertelenemez bir zorunluluktur. Kentsel dönüşüm ise yalnızca bina yenilemek ya da ekonomik değeri yüksek bölgelerde parsel bazında dönüşüm gerçekleştirmek olarak ele alınamaz. Kentsel dönüşüm; risk odaklı, kamu yararını esas alan, kent ve bölge ölçeğinde planlanan bütüncül bir süreç olmak zorundadır. YALNIZCA BİNAYI DEĞİL, ZEMİNİ VE KENTİ BİRLİKTE ELE ALMAK ZORUNDAYIZ Depreme dayanıklı kentlerin oluşturulmasında zeminin doğru tanınması temel koşullardan biridir. Bir yapının güvenliği yalnızca taşıyıcı sisteminin niteliğine bağlı değildir. Yapının üzerine inşa edildiği zeminin özellikleri, doğru temel sisteminin seçilmesi, güncel deprem yönetmeliklerine uygun projelendirme, nitelikli malzeme ve işçilik ile etkin yapı denetimi birbirinden ayrı düşünülemez. Yer seçimlerinde aktif faylar, taşkın alanları, heyelan bölgeleri ve sıvılaşma riski bulunan alanlar dikkate alınmalı; kentleşme ve planlama kararları bilimsel veriler doğrultusunda alınmalıdır. Afetlere dayanıklı kentler; jeoloji mühendisliğinden jeofizik mühendisliğine, inşaat mühendisliğinden mimarlığa, şehir planlamadan diğer mühendislik ve teknik disiplinlere kadar çok sayıda meslek alanının ortak ve koordineli çalışmasıyla mümkündür. ESKİŞEHİR İÇİN DEPREM RİSKİ GÖZ ARDI EDİLEMEZ Kentimiz, Eskişehir Fay Zonu’nun deformasyon alanı içerisinde yer almakta; güneyde Eskişehir ve Dodurga fayları, kuzeyde ise havzanın oluşumunu denetleyen fay sistemleriyle çevrelenmektedir. Bunun yanında Eskişehir Havzası’nın geniş kesimlerinde bulunan genç, gevşek ve suya doygun alüvyal zeminler, deprem dalgalarının büyütülmesine ve sarsıntının daha şiddetli hissedilmesine neden olabilmektedir. 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin Eskişehir’de de ağır sonuçları olmuş; kentimizde bir apartmanın yıkılması sonucu 32 yurttaşımız yaşamını yitirmiştir. Bu acı deneyim bize bir kez daha göstermektedir ki Eskişehir’in deprem güvenliği yalnızca yapı ölçeğinde değil; zemin, yapı, altyapı, ulaşım, kent planlaması ve afet yönetimiyle birlikte bütüncül biçimde ele alınmalıdır. YENİ BİNALARIN GELECEĞİN RİSKLİ YAPILARI OLMASINA İZİN VEREMEYİZ Mevcut yapı stokunun güvenli hale getirilmesi kadar bugün ürettiğimiz yapıların gelecekte riskli yapılara dönüşmesini engellemek de kamusal bir sorumluluktur. Güvenli yapı üretimi; doğru zemin araştırmasından projelendirmeye, nitelikli malzeme ve uygulamadan şantiye şefliğine ve yapı denetimine kadar birbirini tamamlayan bütünlüklü bir mühendislik sürecidir. Bu zincirin herhangi bir halkasındaki eksiklik doğrudan can güvenliğini tehdit etmektedir. Bu nedenle yapı denetimi yalnızca ticari bir faaliyet olarak görülemez. Yapı denetimi, doğrudan yaşam hakkıyla ve kamu yararıyla ilişkili bir kamu hizmetidir. 27 YIL SONRA ARTIK DAHA FAZLA BEKLEYEMEYİZ 17 Ağustos 1999’dan bugüne geçen 27 yıl, ülkemizin deprem gerçeğini anlaması ve gerekli önlemleri alması için fazlasıyla uzun bir süredir. Bilim insanları uyardı. Mühendisler, mimarlar ve şehir plancıları uyardı. Meslek odaları ve üniversiteler yıllardır raporlar hazırladı, çözüm önerilerini kamuoyuyla ve yöneticilerle paylaştı. Buna rağmen yaşanan her büyük depremden sonra aynı sorunları yeniden konuşuyoruz. TMMOB Eskişehir İl Koordinasyon Kurulu olarak bir kez daha ifade ediyoruz: Türkiye’nin bütün yapı stokunu kapsayan güncel, bilimsel, şeffaf ve kamuya açık bir yapı envanteri oluşturulmalıdır. Riskli yapılar bilimsel yöntemlerle belirlenmeli; güçlendirme ve dönüşüm süreçleri risk düzeyine göre önceliklendirilmelidir. Kentsel dönüşüm rant odaklı ve parsel bazlı uygulamalardan çıkarılmalı; kamu yararını esas alan, risk odaklı ve kent ölçeğinde bir planlama anlayışıyla yürütülmelidir. Eskişehir’in zemin özellikleri ve aktif fay sistemleri dikkate alınarak yapılaşma ve kentleşme kararları bilimsel verilere dayandırılmalıdır. Parsel bazlı zemin etütleri eksiksiz uygulanmalı, gerekli durumlarda bilimsel esaslara uygun zemin iyileştirme yöntemleri kullanılmalıdır. Yapıların kullanım sürecindeki güvenliğini takip edecek periyodik yapı kontrol sistemi oluşturulmalıdır. Proje, uygulama, şantiye şefliği ve yapı denetimi süreçlerinde mühendislik ve mimarlık hizmetleri eksiksiz uygulanmalıdır. Yapı denetimi bağımsız, etkin ve kamusal yararı esas alan bir yapıya kavuşturulmalıdır. Afet politikalarının oluşturulmasında TMMOB’ye bağlı meslek odalarının bilgi ve birikiminden yararlanılmalı; karar süreçleri bilim insanları, meslek odaları, üniversiteler ve ilgili kamu kurumlarının katılımıyla yürütülmelidir. Deprem sonrası müdahaleye dayalı anlayış yerine, afet gerçekleşmeden önce riskleri azaltmayı esas alan bütüncül bir afet yönetimi politikası hayata geçirilmelidir. Deprem değil; bilimi, mühendisliği ve kamusal denetimi dışlayan anlayış öldürür. 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde ve ülkemizde yaşanan tüm depremlerde kaybettiğimiz yurttaşlarımızı saygıyla anıyoruz. Onları anmanın en anlamlı yolu, aynı acıların yeniden yaşanmaması için bilimin ve mühendisliğin gösterdiği yolda, daha fazla vakit kaybetmeden harekete geçmektir. Unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız.''

MHP’li Kaya’dan İnşaat Sektörü İçin “Ortak Akıl” Çağrısı Haber

MHP’li Kaya’dan İnşaat Sektörü İçin “Ortak Akıl” Çağrısı

Milliyetçi Hareket Partisi Eskişehir İl Başkan Yardımcısı Ali Kaya, şehrin ekonomik kalkınmasında stratejik bir role sahip olan inşaat sektörünün sorunlarının ancak ortak akıl ve iş birliği ile çözülebileceğini vurguladı. ​Eskişehir’in sanayi, eğitim ve nitelikli insan kaynağı ile Türkiye’nin üretim potansiyeli en yüksek şehirlerinden biri olduğuna dikkat çeken Ali Kaya, bu büyümenin ana lokomotiflerinden birinin inşaat sektörü olduğunu ifade etti. ​“İnşaat Sektörü Şehir Ekonomisinin Yapı Taşıdır” ​İnşaat sektörünün sadece konut ve iş yeri üretimi değil, aynı zamanda onlarca farklı sektörü tetikleyen, istihdamı artıran stratejik bir alan olduğunu belirten Kaya, şu değerlendirmelerde bulundu: ​“Güçlü bir inşaat sektörü, güçlü bir şehir ekonomisi demektir. Eskişehir’in potansiyelini ileriye taşımak için sektörün ihtiyaçlarını doğru analiz etmeli, yatırım ortamını güçlendirecek çözüm odaklı adımlar atmalıyız.” ​Deprem Gerçeği ve Kentsel Dönüşüm Vurgusu ​Türkiye’nin deprem gerçeğine dikkat çeken Ali Kaya, güvenli yapılaşmanın teşvik edilmesinin hayati önem taşıdığını belirtti. Modern, sağlam ve yaşanabilir bir şehir inşa etmenin ortak sorumluluk olduğunun altını çizen Kaya, kentsel dönüşüm çalışmalarının kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğine işaret etti. ​“Ortak Akılla Daha Güçlü Yarınlara” ​MHP Eskişehir İl Başkanlığı olarak sektörü desteklemeye devam edeceklerini belirten Ali Kaya, çözüm için tüm paydaşlara çağrıda bulundu: ​“Kamu kurumları, yerel yönetimler, meslek odaları, üniversiteler ve sektör temsilcilerinin ortak akıl ve istişare kültürüyle hareket etmesi, Eskişehir’in geleceği adına önemli kazanımlar sağlayacaktır. Kalifiye iş gücünün artırılması ve yeni teknolojilerin sektöre kazandırılmasıyla Eskişehir’in inşaat sektöründe örnek şehir olacağına inanıyoruz.” ​Ali Kaya, açıklamasını Eskişehir’in büyümesi ve daha yaşanabilir bir şehir haline gelmesi için sektör paydaşları arasındaki iş birliğinin vazgeçilmez olduğunu vurgulayarak noktaladı.

TMMOB Eskişehir İl Koordinasyon Kurulu’nda Bayrak Değişimi Haber

TMMOB Eskişehir İl Koordinasyon Kurulu’nda Bayrak Değişimi

TMMOB Eskişehir İl Koordinasyon Kurulu (İKK) Sekreterliği görevine, gerçekleştirilen seçimle İnşaat Mühendisi Betül Hacımusalar getirildi. Oy birliğiyle seçilen Hacımusalar, kent ve toplum yararına yürütülen mücadelenin kararlılıkla süreceğini vurguladı. ​Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Eskişehir İl Koordinasyon Kurulu’nda (İKK) yeni dönem başladı. TMMOB’ye bağlı meslek odalarının şube yönetim kurulu temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen devir teslim toplantısında, görev değişikliği heyecanı yaşandı. ​Salih Eğerci’ye Hizmetleri İçin Teşekkür ​Kurulda önceki dönem İKK Sekreterliği görevini başarıyla yürüten Salih Eğerci, görevini Betül Hacımusalar’a devretti. Toplantıda, Eğerci’ye görev süresi boyunca meslek odaları arasındaki dayanışmayı güçlendirmesi, kamusal çıkarları savunması ve kent politikalarına yönelik sunduğu değerli katkılardan dolayı teşekkür plaketi sunuldu. ​Betül Hacımusalar: “Ortak Akıl ve Dayanışmayla Çalışacağız” ​Kurul üyelerinin oy birliğiyle yeni TMMOB Eskişehir İKK Sekreteri seçilen Betül Hacımusalar, göreve gelişinin ardından yaptığı değerlendirmede TMMOB’nin toplumcu mühendislik ve mimarlık ilkelerine vurgu yaptı. Hacımusalar şunları kaydetti: ​"TMMOB’nin köklü geleneği doğrultusunda; kentlerimizin, doğamızın ve kamusal değerlerimizin korunması için var gücümüzle çalışacağız. Emek ve demokrasi mücadelesini, meslektaşlarımızla kuracağımız ortak akıl ve dayanışma kültürüyle bir adım öteye taşıyacağız." ​TMMOB Eskişehir İKK: Kentin Ortak Sesi ​TMMOB’ye bağlı meslek odalarının şube temsilcilerinden oluşan İl Koordinasyon Kurulu, şehrin geleceği için kritik bir rol üstleniyor. Kurulun yeni dönemde de odaklanacağı temel çalışma alanları şöyle belirlendi: Meslek alanlarını ilgilendiren ortak sorunlarda odalar arası koordinasyonu sağlamak. Kent, çevre ve yaşam alanlarına dair sorunlarda bilimsel birikimi toplum yararına kullanmak. Kent rantına, doğa talanına ve plansız kentleşmeye karşı durarak, kamu yararını esas alan projeler geliştirmek. Emekten, demokrasiden, laiklikten ve bilimden yana bir duruş sergileyerek, diğer demokratik kitle örgütleriyle ortak mücadeleyi büyütmek. ​TMMOB Eskişehir İKK, yeni dönemde de kentteki rant politikalarına ve kamusal değerlerin piyasalaştırılmasına karşı bilimsel bilgi ışığında toplumsal sorumluluk temelinde mücadele etmeye devam edeceğini yineledi.

Başkan Ünlüce'den Esnaf Odaları Birliği Yönetimine Ziyaret Haber

Başkan Ünlüce'den Esnaf Odaları Birliği Yönetimine Ziyaret

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Eskişehir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanlığına seçilen Adnan Karamanlı ve yeni yönetimine hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. Ünlüce, esnafın kentin ekonomik ve sosyal yaşamındaki önemine dikkat çekerek iş birliği mesajı verdi. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, kısa süre önce gerçekleştirilen genel kurulun ardından Eskişehir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanlığı görevine seçilen Adnan Karamanlı’yı ziyaret ederek yeni dönemin hayırlı olması temennisinde bulundu. Eskişehir Esnaf Odaları Birliği hizmet binasında gerçekleşen ziyarette Başkan Ünlüce’ye Büyükşehir Belediyesi bürokratları eşlik etti. Görüşmede kent ekonomisinin gelişimi, esnafın beklentileri ve yerel yönetimlerle meslek odaları arasındaki iş birliği olanakları ele alındı. Esnaf ve sanatkârların Eskişehir’in üretim gücünün ve sosyal hayatının en önemli unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Başkan Ünlüce, Adnan Karamanlı ve yönetim kuruluna görevlerinde başarılar diledi. Büyükşehir Belediyesi olarak esnafın yanında olmaya devam edeceklerini ifade eden Ünlüce, dayanışma anlayışıyla kente değer katacak çalışmaları sürdüreceklerini belirtti. Esnaf Odaları Birliği Başkanı Karamanlı da nazik ziyareti dolayısıyla Başkan Ayşe Ünlüce’ye teşekkür ederek, esnafın sorunlarının çözümü ve kentin gelişimi için yerel yönetimlerle iş birliğine önem verdiklerini söyledi

Kazım Kurt’tan Kent Konseyleri İçin Reform Çağrısı Haber

Kazım Kurt’tan Kent Konseyleri İçin Reform Çağrısı

Türkiye Belediyeler Birliği tarafından Ankara’da düzenlenen ''Kent Konseyleri ve Demokratik Belediyecilik Çalıştayı''nda konuşan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, kent konseylerinin yerel demokrasinin en önemli araçlarından biri olduğunu belirterek mali yapıdan temsil sistemine, bağımsızlıktan belediye meclislerinde temsile kadar birçok konuda reform önerileri sundu. Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) tarafından düzenlenen ''Kent Konseyleri ve Demokratik Belediyecilik Çalıştayı'', Ankara’daki TBB hizmet binasında gerçekleştirildi. Çalıştayın ilk oturumunda konuşan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, “Kent konseyi deneyimleri, geride kalan yıllar, sorun alanları ve katılım modelleri” başlıklı sunumunda kent konseylerinin geçmişini, mevcut durumunu ve geleceğine ilişkin önerilerini paylaştı. Önceki yıllarda Eskişehir Kent Konseyi Başkanlığı görevini de yürüten Kurt, konuşmasının ardından gerçekleştirilen forum bölümünde katılımcıların sorularını yanıtladı ve önerileri dinledi. “KENT KONSEYLERİ BİR DEMOKRASİ MESELESİDİR” Konuşmasına kent konseylerinin yalnızca bir yönetmelik ya da kurumsal yapı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayarak başlayan Kurt, kentlerin gerçek sahiplerinin o kentte yaşayan insanlar olduğunu söyledi. Kent konseylerinin katılımcı demokrasi, yönetişim, ortak akıl ve birlikte karar alma anlayışının ürünü olduğunu belirten Kurt, “Kent konseyleri, vatandaşın sadece seçim dönemlerinde değil, her zaman yönetime katılabilmesinin araçlarından biridir” dedi. “YAKLAŞIK 400 KENT KONSEYİ VAR, ANCAK NİTELİK SORUNU SÜRÜYOR” Türkiye’de yaklaşık 400 kent konseyi bulunduğunu ifade eden Kurt, son yıllarda sayısal artış yaşanmasına rağmen aynı gelişimin etki ve nitelik açısından gerçekleşmediğini savundu. Bazı kent konseylerinin başarılı çalışmalar yürüttüğünü, bazılarının ise pasifleştiğini belirten Kurt, katılımcı demokrasi kültürünün gelişmediği yerlerde kent konseylerinin yalnızca tabeladan ibaret yapılara dönüşebildiğini söyledi. Kurt, nüfusu 300 bine yaklaşan Büyükçekmece’de kent konseyi bulunmadığını, Muğla Büyükşehir Belediyesi’nde kent konseyi olmadığını, Afyonkarahisar ve Kütahya’nın ilçelerinde de kent konseyi kurulmadığını belirterek, kent konseylerinin yaygınlaşmasının büyük ölçüde yerel yönetimlerin yaklaşımına bağlı olduğunu ifade etti. YEREL DEMOKRASİ VE SİVİL TOPLUM VURGUSU Kent konseylerinin tek başına değerlendirilemeyeceğini dile getiren Kurt, sivil toplum kuruluşları, meslek odaları, sendikalar ve üniversitelerin güç kaybetmesinin kent konseylerini de doğrudan etkilediğini söyledi. Son yıllarda yaşanan siyasal ve toplumsal gelişmelerin yerel demokrasi üzerinde olumsuz etkiler yarattığını belirten Kurt, kent konseylerinin güçlü bir demokratik ekosistemin parçası olduğunu ifade etti. “KENT KONSEYLERİNİN KADERİNİ BELEDİYE BAŞKANLARININ YAKLAŞIMI BELİRLİYOR” Konuşmasında belediye başkanlarının rolüne de değinen Kurt, kent konseylerinin başarısında belirleyici unsurlardan birinin belediye yönetimlerinin katılımcılık anlayışı olduğunu söyledi. Kent konseylerinin eleştiri ve önerileriyle yerel yönetimlere katkı sunduğunu belirten Kurt, katılımcı demokrasi kültürünün hem belediye başkanları hem de kent konseyi yöneticileri tarafından benimsenmesi gerektiğini ifade etti. ODUNPAZARI KENT KONSEYİ ÖRNEĞİ Odunpazarı Kent Konseyi’nin Türkiye’de öne çıkan örneklerden biri olduğunu belirten Kurt, bunun temel nedeninin katılımcılığı önceleyen kurumsal anlayış olduğunu söyledi. Mahalle meclisleri, gençlik meclisleri ve sivil toplum kuruluşlarıyla kurulan ilişkilerin konseyin etkinliğini artırdığını ifade eden Kurt, Odunpazarı Kent Konseyi’nde mahalle ve gençlik meclislerinde uygulanan eş başkanlık modelinin kent konseyi başkanlıklarında da uygulanabilmesi için yönetmelik değişikliği yapılabileceğini dile getirdi. KENT KONSEYLERİ İÇİN 10 MADDELİK REFORM ÖNERİSİ Kurt, konuşmasının önemli bölümünü kent konseylerinin karşı karşıya bulunduğu sorunlar ve çözüm önerilerine ayırdı. Bu kapsamda; kent konseylerine yasal güvenceye sahip mali destek mekanizmaları oluşturulması, üniversiteler, meslek odaları ve uzmanlık kuruluşlarının temsil gücünün artırılması, genel kurul çağrılarının kent konseyi organlarınca yapılabilmesi, kent konseylerinin siyasi ve idari makamlar karşısında bağımsızlığının güçlendirilmesi, kent konseyi başkanlarının belediye meclislerinde doğal üye olarak yer alması, stratejik plan hazırlık süreçlerinde kent konseylerine zorunlu paydaş statüsü verilmesi, kent konseylerinin görünürlüğünün artırılması, TBB bünyesinde ulusal ölçekte bir ''Kent Konseyleri Ağı'' oluşturulması, Kent konseylerinin tüm belediyelerde yaygınlaştırılması, Siyasi partiler ile kent konseyleri arasında daha sistematik ilişkiler kurulması önerilerinde bulundu. “YENİ NESİL KENT KONSEYLERİ İNŞA ETMELİYİZ” Konuşmasının son bölümünde geleneksel katılım yöntemlerinin artık tek başına yeterli olmadığını belirten Kurt, dijital araçları kullanan, veri üreten, gençlere ve kadınlara ulaşan, çevrimiçi katılım mekanizmaları geliştiren yeni nesil kent konseylerine ihtiyaç olduğunu söyledi. Kent konseylerinin günün koşullarına uygun biçimde dönüşmesi gerektiğini ifade eden Kurt, güçlü kent konseylerinin daha demokratik ve katılımcı şehirlerin inşasında önemli rol oynayacağını kaydetti. Çalıştay, oturumların ardından gerçekleştirilen forum ve değerlendirme bölümüyle devam etti. Kazım Kurt da forum sırasında katılımcıların sorularını yanıtlayarak kent konseylerinin geleceğine ilişkin görüş ve önerileri dinledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.