SON DAKİKA
Hava Durumu

#Mehmet Nuri Ersoy

Porsuk Haber Ajansı - Mehmet Nuri Ersoy haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mehmet Nuri Ersoy haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Prof. Dr. Nabi Avcı'ya Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülü Haber

Prof. Dr. Nabi Avcı'ya Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla düzenlenen Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri ile Yaşayan İnsan Hazineleri Ödül Töreni kültür ve sanat dünyasının emektar isimlerini bir araya getirdi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy törende yaptığı konuşmada, kültürün bir milletin hayat hikâyesi olduğunu, nesilden nesile aktarılan, coğrafyalar arasında yol alan, zenginleşerek gelişen ancak özünden ve köklerinden asla kopmayan bir değer olduğunu ifade etti. Kültürün tüketim malzemesi olmadığına vurgu yapan Ersoy, kültürü tüketimle özdeşleştiren toplumların aslında kendi kimliğini tükettiğini söyledi. Bakan Ersoy, bugün Türk kültüründen söz edilebiliyorsa bunun; bu mirası ilmiyle, eseriyle, fikriyle ve üretimiyle yaşatan insanlar sayesinde mümkün olduğunu belirterek binlerce yıllık Türk kültür ve sanatını ayakta tutanlara minnet ve vefa duygusuyla bu ödüllerin verildiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın vizyonuyla, böylesi özel insanlara sahip çıkmanın ve onların emeğini zayi etmemenin gayretini verdiklerini dile getiren Ersoy, "Bu milletin bağrından daha nice insan hazineleri çıkacak, açtığımız bu parantez asla kapanmayacaktır." dedi. “Yarım Asırlık Bir Devlet Geleneği” Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödüllerinin 1979’dan bu yana Türk kültür ve sanatına hizmet eden kişi ve kurumlara takdim edildiğini hatırlatan Ersoy, bu ödüllerin yarım asra yaklaşan geçmişiyle aziz milletin takdir ve teşekkürünün Bakanlık eliyle vücut bulmuş bir simgesi olduğunu söyledi. Bunun yanında “Yaşayan İnsan Hazineleri – Geleceğe Aktarılan Mirasın Temsilcileri” adı altında verilen ödüllerin de aynı iradenin bir sonucu olduğunu belirten Ersoy, kültürel mirasın icrası ve yeniden yorumlanması için yüksek bilgi ve beceriye sahip ustalara sahip çıkmanın, aslında geçmişe, köklere ve töreye sahip çıkmak anlamına geldiğini vurguladı. 92 “Yaşayan İnsan Hazinesi”, Bu Yıl Listeye 10 Yeni İsim Bakan Ersoy, 2008–2024 yılları arasında 90 kişi ve 2 grup olmak üzere toplam 92 kişinin “Yaşayan İnsan Hazinesi” ilan edildiğini, bu yıl ise bu istisnai listeye 10 yeni ismin daha eklendiğini söyledi. Bugüne kadar bu listede yer alan 20 büyüğün vefat ettiğini belirten Ersoy, her birine Allah’tan rahmet dileyerek emanetlerine sahip çıkıldığını ve isimlerinin baki kaldığını bilmenin hüznü bir nebze hafiflettiğini ifade etti. “Türk Kültürüne Sahip Çıkmak Bir İrade Meselesidir” Ersoy, verilen tüm ödüllerin ve düzenlenen organizasyonların ancak Türk kültürüne samimiyetle sahip çıkıldığı sürece anlamlı olduğunu vurguladı. Bu noktada son 23 yılda devletin en üst makamında, millî iradeyi temsil eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sarsılmaz bir kararlılık ortaya koyduğunu ifade eden Ersoy, geçmişte millî ve manevi değerlerin küçümsendiği, inkâr edilmeye çalışıldığı dönemlerin yaşandığını hatırlattı. Çağdaşlık ve modernizm kisvesi altında kimliğin reddedilmeye çalışıldığı anlayışlarla mücadele edildiğini belirten Ersoy, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.” sözünü hatırlatarak geçmişle bağları koparmaya çalışan yaklaşımlara karşı bugün çok daha güçlü bir irade ortaya konulduğunu söyledi. Bu milletin kendi değerlerinden asla vazgeçmediğini vurgulayan Ersoy, bağlamanın telinden ebruya, çiniden ahşaba, deriden metale uzanan zengin bir kültür dünyasının, ustalar ve sanatkârlar sayesinde bugüne taşındığını ifade etti. Ersoy, kimi zaman mısralarla, kimi zaman motiflerle, kimi zaman el emeği eserlerle bu medeniyet mirasının kayıt altına alındığını dile getirdi. Bakan Ersoy, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vizyonu doğrultusunda, bu toprakların ilim ve sanat insanlarına sahip çıkmanın bir devlet geleneği hâline geldiğini belirterek “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışıyla, ilim ve sanat erbabına her zaman özel bir parantez açıldığını söyledi. Ersoy, bu milletin bağrından daha nice “insan hazineleri” çıkacağını ve bu parantezin asla kapanmayacağını vurguladı. Konuşmasının sonunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a güçlü iradesi ve desteği için şükranlarını sunan Ersoy, bugün ödül alan tüm ilim, sanat ve kültür insanlarını tebrik etti. Vefat eden ustaları rahmetle andığını belirten Ersoy, organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü ile Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü başta olmak üzere tüm çalışma arkadaşlarına teşekkür etti. "Gecenin Onur Konukları Sahneye Çıktı" Törende, Türk kültür ve sanatına ömürlerini adamış ustalar ile “Yaşayan İnsan Hazineleri” unvanına layık görülen isimlere ödülleri takdim edildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri kapsamında; Türk Dünyası Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Nabi Avcı, Yapı Kredi Yayınları Genel Müdürü Tülay Güngen ve Güray Müze Kurucusu Mustafa Güray Tüysüz ödül alan isimler oldu. “Yaşayan İnsan Hazineleri” ödülleri ise geleneksel sanat ve zanaat alanlarında yıllardır emek veren ustalara verilirken bu kapsamda; ipek böcekçiliği ve dokumacılığı alanındaki çalışmalarıyla Emel Duman, geleneksel kuyumculuk sanatındaki ustalığıyla Sevan Bıçakçı, üç telli bağlama icracılığıyla Osman Kırca, hüsn-i hat sanatındaki birikimiyle Hüseyin Öksüz, devdahlık geleneğini yaşatan Ertuğrul Şengünalp, folklorik bebek yapımcılığıyla Emine Polat, cilt sanatı alanındaki çalışmalarıyla Mehmet Karslı, körüklü çizme ustalığıyla Mustafa Karpuzcu, sedef kakma sanatındaki üretimleriyle Mehmet Bülent Fıstıkçı ve zil yapım ustalığıyla Mehmet Tamdeğer ödüllendirildi. Sağlık sorunları nedeniyle törene katılamayan Mehmet Tamdeğer’in ödülünü oğlu Onurhan Tamdeğer teslim aldı.

Türkiye'de Michelin Yıldızlı Restoran Sayısı 17'ye Çıktı Haber

Türkiye'de Michelin Yıldızlı Restoran Sayısı 17'ye Çıktı

Dünyanın en prestijli restoran değerlendirme sistemlerinden biri olan Michelin Rehberi'nin 2026 Türkiye seçkisi açıklandı. 2026 Michelin Rehberi Türkiye seçkisinde toplam 171 restoran yer aldı. Bu restoranlardan 2’si iki Michelin Yıldızı, 15’i bir Michelin Yıldızı, 13’ü Yeşil Yıldız, 39’u Bib Gourmand ile ödüllendirildi. Ayrıca 115 restoran, Michelin Rehberi tarafından tavsiye edilen işletmeler arasında yer aldı. Michelin Rehberi 2026 İstanbul-İzmir-Muğla-Kapadokya seçkisi Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla düzenlenen ödül töreninde açıklandı. Four Seasons Hotel Istanbul At The Bosphorus'ta düzenlenen ödül töreninde konuşan Ersoy, “Kapadokya’mızın da listede yer almasının sevincini ve haklı gururunu yaşıyoruz.” dedi. Kapadokya da MICHELIN Listesinde MICHELIN Rehberi’nin Türkiye’deki kapsamının bu yıl genişletildiğini belirten Ersoy, “MICHELIN Rehberi’nin ülkemizdeki dördüncü yılında ise büyüleyici peribacalarıyla her gezginin seyahat listesinde yer alan Kapadokya’mızın da MICHELIN listesinde yer alacak olmasının sevincini ve haklı gururunu yaşıyoruz.” şeklinde konuştu. Kapadokya’nın yalnızca doğal güzellikleriyle değil, tarihî ve kültürel mirasıyla da ön plana çıktığını anlatan Ersoy, bölgenin Hristiyanlığın erken dönemlerine ışık tutan yer altı şehirlerinden çömlekçilik geleneğine, sıcak hava balonu turlarından mağara otellerine kadar birçok benzersiz deneyim sunduğunu vurguladı. Orta Anadolu mutfağının en seçkin örneklerini içinde barındırmasını da Kapadokya’yı gastronomi alanında değerli bir destinasyon hâline getirdiğine dikkat çekti. Bölgenin sahip olduğu killi toprağın özgün pişirme tekniklerine ve özel bağcılık kültürüne katkı sağladığını belirten Ersoy, bunun Kapadokya’nın kendine has bir gastronomi kimliği kazanmasına olanak tanıdığını ifade etti. Ersoy konuşmasını şöyle sürdürdü: “MICHELIN Rehberi’nin de gözünden kaçmayan bu zengin miras, Kapadokya’daki yetenekli şeflerimiz tarafından dünya standartlarındaki restoranlarda, yöresel ürünlerin yaratıcı dokunuşlarla yorumlanması sayesinde ziyaretçilere eşsiz bir lezzet yolculuğu sunuyor. Artık MICHELIN seçkisiyle daha da görünür hâle gelecek bu zengin gastronomi kültürünün Kapadokya’yı gezginler için çok daha güçlü bir çekim noktasına dönüştüreceğine yürekten inanıyoruz.” Yıldızlı Restoran Sayısı 17 Oldu Michelin Rehberi 2026 Türkiye seçkisinde, üç restoran ilk kez bir Michelin Yıldızı almaya hak kazandı. Muğla’dan 'Mezra Yalıkavak' şef Serhat Doğramacı, İstanbul’dan 'Araf İstanbul' şefler Pınar Korgan Çetinkaya ve Kenan Çetinkaya ile Nevşehir’den 'Revithia' şef Duran Özdemir, 2026 seçkisinde birer yıldızla ödüllendirildi. İki Michelin Yıldızı kategorisinde ise İzmir’den 'Vino Locale' şef Ozan Kumbasar listeye bu yıl dâhil oldu. İstanbul’dan TURK Fatih Tutak ise mevcut iki yıldızını koruyarak seçkideki yerini pekiştirdi. Böylece Türkiye’nin Michelin Yıldızlı restoran sayısı 17'ye ulaştı. MICHELIN Rehberi Türkiye’yi Kapsayacak Bakan Ersoy, konuşmasında önemli bir gelişmeyi de kamuoyuyla paylaşarak, bir sonraki MICHELIN Rehberi seçkisinin artık Türkiye’nin tamamını kapsayacağını açıkladı. Bu genişlemenin, Türk mutfağının tarihsel köklerini ve bölgesel çeşitliliğini daha görünür kılacağına işaret etti. Güçlü bir geleneğin, Anadolu’nun binlerce yıllık tarihi ve kültürel mozaiğiyle birleşerek saray mutfağında rafine hâle geldiğini vurgulayan Ersoy, “Türk mutfağı, ülkemizin 7 bölgesinde farklı ve eşsiz lezzetler sunuyor.” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin gastronomik zenginliğinin yalnızca yemek yapmaktan ibaret olmadığını dile getiren Ersoy, bunun aynı zamanda bir yaşam felsefesi ve kuşaktan kuşağa aktarılan bir bilgelik olduğunu belirtti. Gastronomide elde edilen başarıların sadece geçmişe değil, aynı zamanda geleceğe yönelik bir vizyonla şekillendiğini dile getiren Ersoy, geleneksel tariflerin modern sunumlarla buluşturulduğunu, yerel ürünlerin ön plana çıkarıldığını ve sürdürülebilir bir anlayışla hareket edildiğini kaydetti. MICHELIN Rehberi’nin Türkiye genelindeki bu zenginliği değerlendirmeye alacak olmasının, yerel ustaların ve lezzetlerin uluslararası tanıtımına katkı sağlayacağını ifade eden Ersoy, bu adımın illerin gastronomi turizminden aldığı payı da artıracağına dikkat çekti. Ersoy, “Her yöremizin, her şehrimizin kendine has tarifleri, özel pişirme teknikleri ve unutulmaz lezzetleri vardır. MICHELIN Rehberi'nin Türkiye'nin tamamını kapsayacak olması, bu binlerce yıllık kültürel birikimimizin, yerel lezzetlerimizin ve mutfak sanatımızın dünya çapında takdir görmesi anlamına gelmektedir. Bu, sadece restoranlarımız için değil, tüm mutfak kültürümüz ve gastronomi mirasımız için gurur verici bir gelişmedir. MICHELIN Rehberi’nin İstanbul, İzmir, Muğla ve son olarak da Kapadokya için hazırladığı seçkiler yalnızca bu destinasyonlarımızın marka değerini arttırmakla kalmıyor; aynı zamanda gurme gezginleri Türkiye’ye çekerek ülkemizin dünyanın önde gelen lezzet merkezleri arasında hak ettiği yeri almasına da katkı sağlıyor. Üstelik MICHELIN Rehberi’nin ülkemizdeki varlığı, sürdürülebilirliği, yerelliği ve yaratıcılığı merkeze alan Türk gastronomi anlayışının daha iyi tanınmasına da destek oluyor. Türk mutfağı doğal yapısı itibariyle sürdürülebilir geleneklere bağlı olsa da sürdürülebilirlik bizim için sadece gastronomi sektörüyle sınırladığımız bir strateji değil. Bugün odağımız her ne kadar Türk gastronomisi olsa da sürdürülebilirliğin turizm sektörümüzün bel kemiğini oluşturduğunu belirtmek ve bu konuda gerçekleştirdiğimiz en önemli adımın altını bir kez daha çizmek istiyorum.” dedi. İstanbul, Dünyanın En İyi Gastronomi Şehri Seçildi Türk mutfağının uluslararası tanıtımı için Bakanlık olarak yürütülen iletişim stratejilerinin somut sonuçlar verdiğini belirten Ersoy, İstanbul’un kazandığı önemli bir unvana da değindi. Bakan Ersoy, “İstanbul, konuklarına sokak lezzetlerinden esnaf lokantalarına, fine dining restoranlardan Michelin Yıldızlı restoranlara uzanan beş duyuya hitap eden bir seçki eşliğinde; Asya, Orta Doğu, Akdeniz ve Avrupa mutfaklarının da en iyi örneklerini sunan gastro-şehrimiz olarak, yeni dünyanın en iyisi seçildi. Mastercard Ekonomi Enstitüsü tarafından, uluslararası yeme-içme harcamaları analiz edilerek hazırlanan Seyahat Trendleri 2025 Raporu’na göre İstanbul, dünyanın bir numaralı gastronomi şehri.” ifadelerini kullandı. MICHELIN Key Listesinde Türkiye’den 26 Otel Yer Aldı Bakan Ersoy, Türkiye’nin sürdürülebilir turizm alanında attığı öncü adımlara dikkat çekerek, 2022 yılında Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi (GSTC) ile imzalanan iş birliği anlaşmasının bu alanda bir ilke işaret ettiğini söyledi. Bu adımla Türkiye'nin, hükümet düzeyinde sürdürülebilirlik sertifikasyon çerçevesi geliştiren dünyadaki ilk ülke olduğunu hatırlattı. Bu girişimin diğer ülkelere de ilham verdiğini belirten Ersoy, yalnızca üç yıl içinde uluslararası tanınırlığa sahip GSTC Sertifikasını almaya hak kazanan konaklama tesislerinin sayısının 2 bini aştığını ifade etti. Ersoy, bu çerçevede tüm konaklama tesislerinin sertifikasyon sürecini 2030 yılına kadar tamamlamayı hedeflediklerini kaydetti. Konaklama sektöründe gerçekleşen bu sürdürülebilir dönüşümün ve hizmet kalitesinin MICHELIN Rehberi’nin dikkatinden kaçmadığını söyleyen Ersoy, konaklama alanında hayata geçirilen yeni değerlendirme sistemi MICHELIN Key seçkisinde Türkiye’nin önemli bir yer edindiğini bildirdi. Michelin Rehberi’nin ilk küresel Anahtar seçkisinde, Türkiye’de 22 otel ‘1’; 3 otel ‘2’ ve 1 otel ise ‘3’ Michelin Key’e sahip oldu. Önümüzdeki dönemde MICHELIN Key ile ödüllendirilen tesislerimizin sayısının hızla arttığına tanıklık edeceğiz.” diyen Ersoy, gastronomi destinasyonlarında olduğu gibi konaklama tesislerinde de bu başarının artarak süreceğine inandığını dile getirdi. MICHELIN Rehberi organizasyonuna ve süreçte emeği geçen herkese teşekkür eden Ersoy, “MICHELIN Rehberi seçkisinde yer almaya hak kazanan tüm restoranlarımızı ve şeflerini emeklerinden ötürü tebrik ediyorum. Bu başarının hem restoranlarımızın hem destinasyonlarımızın hem de ülkemizin turizmindeki yükselen konumunu daha da güçlendireceğine inanıyor ve MICHELIN Rehberi’nin artık tüm yurdumuza yayılıyor olmasındaki ivmeden duyduğum memnuniyeti sizlerle paylaşmak istiyorum.” diyerek sözlerini tamamladı.

Türkiye Kültür Yolu Festivali 2026 Yılında Eskişehir’e Geliyor Haber

Türkiye Kültür Yolu Festivali 2026 Yılında Eskişehir’e Geliyor

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy Türkiye Kültür Yolu Festivalleri’nin Aydın, Eskişehir, Kahramanmaraş, Mersin, Ordu ve Sakarya’nın da katılımıyla, 2026 yılında 26 ilde yapılacağının müjdesini verdi. Bakan Ersoy, Türkiye Kültür Yolu Festivalleri'nin 15. durağı olan İstanbul Kültür Yolu Festivali'nin açılış programında yaptığı konuşmada; "Bugün burada sizlerle büyük bir müjdeyi paylaşmaktan gurur duyuyorum. 2026 yılında Türkiye Kültür Yolu Festivali, 20 şehirden 26 şehre genişliyor. Türkiye Kültür Yolu Festivalimiz Aydın, Eskişehir, Kahramanmaraş, Mersin, Ordu ve Sakarya’nın da katılımıyla, 2026 yılında 26 ilde ve neredeyse 8 aya yayılan bir takvimde hayat bulacak." dedi. AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin Eskişehir’de yapılacak olması ile ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Türkiye Kültür Yolu Festivali, 2026 yılında Eskişehir’de hayat bulacak! Değerli hemşehrilerim, bugün sizlerle güzel bir haberi paylaşmanın mutluluğunu yaşıyorum. 2026 yılı Eskişehir’imize çok yakışacak demiştik Bu kıymetli etkinliğin şehrimize kazandırılmasındaki emekleri için başta Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy olmak üzere kıymetli milletvekillerimize ve katkı sunan herkese yürekten teşekkür ediyorum. Eskişehir’imiz; kültürüyle, sanatıyla, coşkusuyla her şeyin en iyisine layık." dedi. Konuyla ilgili sosyal medya hesabından bir açıklama yapan Milletvekili Fatih Dönmez; "Eskişehir, 2026’da Kültür Yolu’nun Altın Halkası Olacak. Türkiye Yüzyılı’nın yükselen şehirlerinden Eskişehir’imiz, 2026 yılında Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin önemli duraklarından biri olacak. Türkiye Yüzyılı'nın yükselen yıldızı şehrimiz, 2026 yılında Türkiye Kültür Yolu Festivali'nin altın halkası oluyor! Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Mehmet Nuri Ersoy'a, Eskişehir'in bu büyük kültür ve medeniyet birikimini Türkiye'nin en büyük festivaliyle buluşturma kararı için teşekkür ediyoruz. Bu karar, yalnızca bir festival kazanımı değil; aynı zamanda Eskişehir’in vizyonunun, potansiyelinin ve Türkiye’nin kültür-sanat haritasındaki güçlü yerinin bir tescilidir. Kültürden sanata, ekonomiden turizme kadar şehrimizin her alanına değer katacak bu adımda emeği geçen herkese teşekkür ediyor; hemşehrilerime hayırlı olmasını diliyorum." dedi. Sosyal medya hesabından konuyla ilgili bir açıklama yapan Milletvekili Prof. Dr. Ayşen Gürcan: "Türkiye Kültür Yolu Festivali, 2026 yılında medeniyetimizin incisi, Anadolu’nun kültür durağı Eskişehir’de hayat bulacak! Tarih boyunca ilham veren güzellikleri, sanatın her alanına dokunan zenginliği ve coşkulu ruhuyla şehrimiz, bu büyük festival için eşsiz bir ev sahibi olacak. Bu kıymetli organizasyonun Eskişehir’imize kazandırılmasında emeği geçen Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Mehmet Nuri Ersoy’a teşekkür ediyorum. Eskişehir’imiz; kültürün, sanatın ve kardeşliğin en güzel şekilde yaşandığı şehir olarak Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne değer katacaktır." dedi.

Mevlana’nın 751. Vuslat Yıl Dönümü Etkinlikleri Sona Erdi Haber

Mevlana’nın 751. Vuslat Yıl Dönümü Etkinlikleri Sona Erdi

Bu yıl “Muhabbet Vakti” temasıyla düzenlenen Hazreti Mevlana’nın 751. Vuslat Yıl Dönümü Uluslararası Anma Törenleri, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katıldığı “Şeb-i Arus” programı ile sona erdi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, Mevlevihanelerin bütün Osmanlı diyarına, bütün gönül coğrafyasına yayılan bir ışık olduğunu belirterek, “Ümit ediyorum en kısa zamanda Şam'da ve Halep mevlevihanesinde fevkalade güzel ayinler yapılacak, orada Mevlana dostları Konya'da olduğu gibi özgürce buluşacak ve inşallah Hazreti Mevlana'yı anacaklardır. Aynı şekilde, şimdi belki hayal gibi görünüyor ama çok kısa bir süre sonra Kudüs Mevlevihanesi de kapılarını açacak. Ya Rabbi, Şam ve Halep'i özgürleştirdiğin gibi Kudüs'ü ve Kudüs Mevlevihanesi'ni de özgürleştir, bugünleri görmeyi bizlere nasip eyle” dedi. Bakan Ersoy, Mevlana'yı anma töreninin asırlar boyunca benzersiz bir ahenk içerisinde dilden dile, gönülden gönüle bugüne ulaşan köklü bir kültür mirasının benzersiz bir iz düşümü olduğunu belirterek, "Bizler bu mirası muhafaza etmeye, bu sesi dünyanın farklı coğrafyalarına ulaştırmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Konya Valisi İbrahim Akın, “Şeb-i Arus vesilesiyle Konya’mızdan yayılan bu ışığın, inşallah Müslüman kardeşlerimizin ve dünyamızın ihtiyaç duyduğu ‘barış içinde, sevgi ve muhabbetle yaşamak’ düsturunu kalplerimize perçinleyeceğine ve dünyamızı aydınlatacağına yürekten inanıyorum” cümlelerine yer verdi. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, “Gazze başta olmak üzere, gönül coğrafyamızın diğer bölgelerinde ve dünyanın çeşitli yerlerinde yaşanan zulüm ve adaletsizlikler kalplerimizi sızlatmaktadır. Ne olursa olsun biz mücadelemize devam edeceğiz. Hz. Pir gibi gönül sultanlarının sesiyle, nefesiyle, âlemlerden geniş olan nice gönüller kazanacağız” dedi. Bu yıl “Muhabbet Vakti” temasıyla icra edilen Hazreti Mevlana’nın 751. Vuslat Yıl Dönümü Uluslararası Anma Törenleri “Şeb-i Arus” programı ile tamamlandı. Konya Büyükşehir Belediyesi Uluslararası Mevlana Kültür Merkezi’ndeki program, Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürü Ömer Faruk Belviranlı'nın Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı. “MEVLANA, ÖZ İFADEYLE DİN İKLİMİNİN SULTANIDIR” Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, programda yaptığı konuşmada, “Bu anlamlı geceyi, içimizde yeşeren taptaze heyecanlarla; Hz. Pir’in vasiyetine, onun tavsiyesine uyarak, aşığın maşukuyla kucaklaştığı bir ‘Düğün Gecesi’ olarak idrak ediyoruz. Mevlana, öz ifadeyle din ikliminin sultanıdır. Hayatını Allah aşkıyla süslemiş, Kur’ân ve Peygamber sevgisiyle bezemiş bir muhabbet velisidir” dedi. Bugün zulümle, adaletsizlikle, terörle, katliamlarla dünyayı cehenneme çevirenlerin İslam’ın özünü teşkil eden ve insanı insan kılan ilahi sevgiden zerre nasibi olmadığını belirten Başkan Altay, “Gazze başta olmak üzere, gönül coğrafyamızın diğer bölgelerinde ve dünyanın çeşitli yerlerinde yaşanan zulüm ve adaletsizlikler kalplerimizi sızlatmaktadır. Ne olursa olsun biz mücadelemize devam edeceğiz. Âlemlere rahmet olan Resûl-i Kibriyâ Efendimizin yolundan yürüyeceğiz. İnşallah insanlığın üzerine kabus gibi çöken karanlıkları İslam’ın nuruyla aşacağız. Hz. Pîr gibi gönül sultanlarının sesiyle, nefesiyle, âlemlerden geniş olan nice gönüller kazanacağız” ifadelerini kullandı. “KONYA’MIZDAN YAYILAN BU IŞIĞIN DÜNYAMIZI AYDINLATACAĞINA İNANIYORUM” Konya Valisi İbrahim Akın, “Şeb-i Arus’ta ‘muhabbet vakti’ temasının davetine icabet ederek manevi değerlerimizle bir kez daha mücehhez olduk. Hazreti Mevlana'nın ‘bir mum diğer mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez’ sözünde ifadesini bulan ve Şeb-i Arus vesilesiyle Konya’mızdan yayılan bu ışığın, inşallah Müslüman kardeşlerimizin ve dünyamızın ihtiyaç duyduğu ‘barış içinde, sevgi ve muhabbetle yaşamak’ düsturunu kalplerimize perçinleyeceğine ve dünyamızı aydınlatacağına yürekten inanıyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde, bu ulvî merasimin tertibinde emek veren Kültür ve Turizm Bakanlığımıza, Konya Büyükşehir Belediyemize ve tüm gönüllülerimize şükranlarımı sunuyorum” cümlelerine yer verdi. “CELALEDDİN-İ RUMİ’Yİ MİNNET VE RAHMETLE YAD EDİYORUZ” Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, dünyanın dört bir yanında devam eden çatışmaların ve zulümlerin; insanların zorla yurtlarından edilmesini, kadınların, çocukların, yaşlıların kaderine terk edilmesini ve işgalleri beraberinde getirdiğini vurgulayarak, “Mevcut kaos, karmaşa ve çatışma ortamlarını göz önüne aldığımızda Mevlana, Yunus Emre ve Hacı Bektaş Veli gibi bu mukaddes toprakların çıkardığı abide şahsiyetlerin bizlere ulaştırdığı erdem ve değerlere tüm insanlığın ne kadar muhtaç olduğunu bir kez daha anlıyoruz” açıklamasında bulundu. “BU SESİ DÜNYANIN FARKLI COĞRAFYALARINA ULAŞTIRMAYA DEVAM EDECEĞİZ” İnsanların Mevlana'dan yaşamı güzelleştirmeyi, hayrı konuşmayı, kendisine layık gördüğünü dostlarına da layık görmeyi öğrendiğini aktaran Bakan Ersoy, tüm dünya milletlerinin insanlığı hatırlamak için bu çağrıya kulak vermesi gerektiğini kaydederek şöyle devam etti: “İçine düşülen şiddet ve anlamsızlık girdabından ancak bu şekilde kurtulabiliriz. Mevlana'nın çağrısına, insanlığın kaybolan huzuru ve düştüğü ümitsizlik girdabından kurtulması için her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyoruz. Bugün burada izleyeceğimiz tören; asırlar boyunca benzersiz bir ahenk içerisinde dilden dile, gönülden gönüle günümüze ulaşan köklü bir kültür mirasının benzersiz bir izdüşümüdür. Bizler bu mirası muhafaza etmeye, bu sesi dünyanın farklı coğrafyalarına ulaştırmaya devam edeceğiz.” “CELALEDDİN RUMİ GİBİ BİR DEĞERE SAHİP OLDUĞUMUZ İÇİN RABBİMİZE SONSUZ ŞÜKREDİYORUZ” Her yıl düzenlenen Hazreti Mevlana'nın Vuslat Yıl Dönümü Uluslararası Anma Törenleri'nin gönül coğrafyasındaki büyük değerlerin maneviyatları önünde bir saygı duruşu niteliğinde olduğuna dikkati çeken Bakan Ersoy, “Bu hislerle, ülkemizin ve dünyanın dört bir yanından gelen siz Mevlana dostlarını saygıyla selamlıyor, asırlar boyunca üstadın izinden giden gönül ehli merhumları rahmetle anıyor, değerli sanatçılarımıza, Bakanlığımızdaki çalışma arkadaşlarıma, Konya Büyükşehir Belediye Başkanımıza ve tüm ekibine gönülden şükranlarımı sunuyorum” ifadelerine yer verdi. “MEVLANA’NIN BİRLEŞTİRİCİ GÖRÜŞLERİ 751 YILDIR ANILIYOR” TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş da yeryüzünde bazı büyük insanların ölümlerinden sonra bile yol gösterici sıfatlarını taşımayı sürdürdüğünü dile getirerek, Mevlana'nın fikirlerinin, birleştirici ve insanlığa faydalı olan görüşlerinin 751 yıldır anıldığını söyledi. "MEVLEVİHANELER BİZİM BURÇLARIMIZIN NURDAN KALELERİDİR" Mevlevihanelerin bütün Osmanlı diyarına, bütün gönül coğrafyasına yayılan bir ışık olduğunu belirten TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Saraybosna'dan Halep'e, Şam'a, Bağdat'a, Mekke'ye, Hicaz'a, Kudüs'e kadar geniş coğrafyada mevlevihaneler bizim burçlarımızın nurdan kaleleridir, nurdan kuleleridir. Bu çerçevede sadece bunu bir terbiye mektebinin, irfan mektebinin çok kuvvetli medreseleri olarak, dervişlerin eğitim aldıkları alan olarak değil, aynı zamanda geçmiş dönemde mücahitlerin birleştiği, bütünleştiği yerler olarak da ortaya koymuşlardır” dedi. Geçen sene düzenlenen 750. Vuslat Yıl Dönümü programında, İsrail'in Gazze'de başlattığı insanlık dışı saldırılarının nefretle kınandığını ve Kudüs Mevlevihanesi'nin dile getirildiğini aktaran Kurtulmuş, bu sene de bir başka mevlevihaneye dikkati çekmek istediğini söyleyerek, "Suriye'de, Halep Mevlevihanesi ve Şam Mevlevihanesi de Mevlevi dergahlarının en önemli ayaklarından ikisidir. Ümit ederiz ki en kısa zamanda Halep ve Şam mevlevihanelerinde de burada olduğu gibi Mevlevi ayinlerinin yapılacağı güzel, esenlik dolu günler gelecektir. Ümit ederiz ki Şam'dan açılan kapı Kudüs'e doğru yürüyecek ve Kudüs Mevlevihanesi'nde de en kısa zamanda böylesine görkemli ayinler yapılacaktır. Sizin gibi dünyanın dört bir tarafından gelen Mevlana dostlarını ağırlayacak ve orada hem geçmişimize rahmet okuyacak hem de Mevlana Celaleddin-i Rumi daha iyi anmak ve anlamak için bir araya gelecek. Şam'ın kapıları, Kudüs'ün kapılarını açsın diyor, Şam Mevlevihanesi'ne nasip olan özgürlük, Kudüs Mevlevihanesi'ne de nasip olsun diyorum. Çünkü Anadolu'da yaşayan Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı olan bizler için bu mevlevihanelerdeki ecdadın bize bıraktığı bir miras vardır” diye konuştu. Kurtulmuş, daha sonra, "Sizin ecdadınız, Kudüs Mevlevihanesini asırlar boyunca imar ve inşa etti, orayı açık tuttu. İnşallah bu güzel gecede, 751. Vuslat Gecesi'nde niyazımız odur. Ya Rabbi, Şam ve Halep'i özgürleştirdiğin gibi Kudüs'ü ve Kudüs Mevlevihanesi'ni de özgürleştir, bugünleri görmeyi bizlere nasip eyle" ifadesini kullandı. Törende, İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi (IRCICA) Genel Direktörü Prof. Dr. Mahmud Erol Kılıç, Mesnevi sohbeti yaptı. Daha sonra Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu eşliğinde sanatçı Ahmet Özhan tarafından Türk tasavvuf müziği konseri verildi. Yerli ve yabancı çok sayıda misafirin de takip ettiği program, Kültür ve Turizm Bakanlığı Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu’nun “Mevlevi Ayini Şerifi” ile son buldu.

Bakan Ersoy ve Başkan Şahin Üzüm Pekmezi Yaptı Haber

Bakan Ersoy ve Başkan Şahin Üzüm Pekmezi Yaptı

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilerek kente kazandırılan Kayna Sabun ve Pekmez Müzesi, GastroAntep Kültür Yolu Festivali etkinlikleri kapsamında Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla açıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, AK Parti Grup Başkanvekili ve AK Parti Gaziantep Milletvekili Abdulhamit Gül, Gaziantep Valisi Kemal Çeber, AK Parti Gaziantep Milletvekilleri Derya Bakbak, İrfan Çelikaslan ve Bünyamin Bozgeyik Kayna Sabun ve Pekmez Müze’sinde açılış öncesinde incelemelerde bulundu. Üzümden pekmeze giden yolculuğu anlatan han ziyaret edildi. Bakan Ersoy ve Başkan Şahin üzüm pekmezi yaptı. Bakan Ersoy coğrafi işaretli ürün olan ve üzümden yapılan bastığın tadına baktı. Pekmez müzesi ziyaretinin ardından Sabun müzesine geçildi. Sabun müzesinde ise, sabunun yapım aşamalarını anlatan bölüm incelendi. Protokolün hayırlı olsun dilekleriyle kurdele kesilerek açılış gerçekleşti.  KAYNA SABUN VE PEKMEZ MÜZESİ HAKKINDA  Geçmişten günümüze kadar zeytinyağı, sabun, pekmez, mercimek üretimiyle kentte önemli bir yere sahip olan ve içinden geçen bir merdivenle iki sokağı birbirine bağlayan benzersiz yapısı ile müzeye dönüştürülen han, ziyaretçilerine keyifle gezecekleri, öğrenerek keşfedecekleri ayrıcalıklı bir müze deneyimi yaşatma imkanı sunacak. Zeytin oluşumundan toplanmasına, yağ oluşumundan sabun oluşumuna, üzümün bağlardan toplanıp pekmez oluşumuna kadar geçirdiği serüvenin anlatılacağı yapı, görsel malzemeler, video filmler, dijital sunumlar gibi içeriklere sahip olacak. Müze gezisi sırasında örnek sabunlar sunulacak, pekmez atölyesinde ise şireden yapılan inovatif ürünlerin tanıtımı ve tadımı gerçekleşecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.