SON DAKİKA
Hava Durumu

#Maliyetler

Porsuk Haber Ajansı - Maliyetler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Maliyetler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

2026 Eskişehir Yılı'nda Ekonomi Zirvesi Haber

2026 Eskişehir Yılı'nda Ekonomi Zirvesi

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, “2026 Eskişehir Yılı” etkinlikleri kapsamında kentin ekonomik geleceğine yön verecek önemli bir organizasyona imza attı. Nasıl Bir Ekonomi (NBE) gazetesi iş birliğiyle düzenlenen “Ekonomi 26 Paneli”, iş dünyasının önde gelen temsilcilerini bir araya getirdi. Haller Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirilen panelde; üretim, sanayi, ticaret ve yatırım vizyonu gibi Eskişehir’in bugününü ve yarınını şekillendirecek kritik başlıklar ele alındı. Etkinlik, iş dünyası ile yerel yönetimi aynı platformda buluşturarak dikkat çekti. Panelin açılış konuşmalarını Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ile NBE Eskişehir Temsilcisi Ali Baş yaptı. Programın moderatörlüğünü ise NBE Genel Koordinatörü Vahap Munyar üstlendi. Panele konuşmacı olarak; Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi (EOSB) Başkanı Nadir Küpeli, Eskişehir Sanayi Odası (ESO) Başkanı Celalettin Kesikbaş, Eskişehir Ticaret Odası (ETO) Başkanı Metin Güler ve NBE Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ katıldı. Açılışta konuşan Başkan Ünlüce, “2026 Eskişehir Yılı”nın yalnızca kültür ve sanat projeleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayarak, ekonomik katkının da öncelikli hedefler arasında yer aldığını belirtti. Ünlüce, bu doğrultuda Eskişehir Ticaret Odası başta olmak üzere çeşitli kurumlarla iş birliği içinde düzenlenen “26 indirim günleri” ile şehir ekonomisine canlılık kazandırmayı amaçladıklarını ifade etti. Ünlüce, “Bu kadar kıymetli konuklarla bir araya gelerek hem Eskişehir’i hem ülkemizi hem de küresel ekonomiyi konuşma fırsatı bulduk. Bu, şehrimiz için çok özel bir gün.” dedi. Daha sonra konuşan NBE Eskişehir Temsilcisi Ali Baş, “Biz, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanımızın bu konudaki düşüncelerinden ilham alarak böyle bir çalışma gerçekleştirmek istedik. Elbette şehirdeki önemli kurumlar, özellikle sanayi odası gibi yapılar tarafından çeşitli paneller düzenleniyor; ancak bu etkinlikler çoğunlukla kendi üyelerine yönelik oluyor. Biz ise bu bakış açısını şehrin geneline yaymayı amaçladık. Eskişehir’de yaşayan insanların şehre nasıl baktığını, ne düşündüğünü ve nasıl bir gelecek hayal ettiğini doğrudan kendilerinden dinlemek istedik. Kısacası, Eskişehir’de Eskişehirlilerle bir araya gelmeyi hedefledik. Bu düşünceyle böyle bir panel düzenledik. Katılım gösterdiğiniz ve bizleri yalnız bırakmadığınız için hepinize içtenlikle teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. Açılış konuşmalarının ardından NBE Genel Koordinatörü Vahap Munyar’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde konuşan ETO Başkanı Metin Güler, iş dünyasının üç temel sorunla karşı karşıya olduğunu belirterek enflasyon, yüksek finansman maliyetleri ve çalışma barışındaki bozulmaya dikkat çekti. Güler, 2026’nın ilk çeyreğinde enflasyonun yüzde 10’un üzerine çıktığını hatırlatarak, yılsonu hedeflerinin gerçekçi görünmediğini ifade etti. Kredi faizlerinin yüzde 48-49 seviyelerine ulaştığını vurgulayan Güler, bu durumun işletmeler üzerinde ağır bir yük oluşturduğunu söyledi. Artan maliyetler nedeniyle hem işverenin hem de çalışanların memnuniyetsiz olduğunu dile getiren Güler, “Bir yandan bizler birim başına maliyetlerimizi hesapladığımız zaman maalesef o çalışanımızın mutlu olduğu rakamlara ulaşamıyoruz. Bir yandan da çalışanlarımızın aldığı maaşlarla mutlu olma şansı maalesef şu an itibarıyla oluşmuyor. Bu şu demek, aslında mutsuz bir tablo çıktı ortaya. Mutsuz insandan ne kadar verim alabilirsiniz psikolojik olarak? Asıl hikâye burada bu. Şimdi ben zaman zaman düşünüyorum, acaba çalışanlarımız adına asgari ücrette tekrar bir revize olabilir mi? Ama artık bunu şu anda iş insanlarının üzerine yükleyerek de bunu yönetme şansınız kalmadı çünkü bizler de şu anda duvara toslatmış durumdayız. Bu anlamda maliyet açısından söylüyorum, rekabet gücümüzü kaybettik.” dedi. Panelistlerden ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş da Eskişehir’in köklü sanayi geçmişine dikkat çekerek kentin tarihsel olarak üretim ve teknolojiyle geliştiğini vurguladı. Kesikbaş, 1970’li yıllarda hazırlanan sanayici bildirgesindeki sorunların büyük bölümünün bugün de geçerliliğini koruduğunu belirterek özellikle enflasyon, tarım politikaları, finansmana erişim ve planlama eksikliklerinin hâlâ çözülemediğini ifade etti. Sanayicilerin son yıllarda üretimde önemli çaba gösterdiğini ancak artan maliyetler ve sektörel dengesizlikler nedeniyle zorlandığını dile getiren Kesikbaş, plansız yatırımların ve kaynak israfının da ekonomik verimliliği düşürdüğünü söyledi. Konuşmasında genç nüfusun şehirde tutulmasının önemine de değinen Kesikbaş, “Artık teknoloji ve bilgi çağındayız. İşte burada o ikiz dönüşüm dediğimiz dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm, bununla birlikte verimlilik, toplumsal dönüşüm, zihniyet dönüşümü, zihniyet açısından farklı bir bakış açısıyla yeni üretim teknikleri geliştirmek, bizim şehrimizin çocuklarına gerçekten iş bulabiliyor olmak, hatta üniversiteye eğitime gelmiş çocuklarımızı şehrimizde tutabiliyor olmak için hem yaratıcı endüstriler kısmında hem üretim kısmında hem teknolojik fabrikalar kısmında hem de yazılım kısmında gerçekten planlı yeni çalışmalar, yeni vizyon projeleri ortaya koymamız gerekiyor.” diye konuştu. EOSB Başkanı Nadir Küpeli, yaptığı konuşmada üretimin Türkiye’nin geleceği açısından hayati önem taşıdığını vurguladı. Üretmeden büyümenin ve güçlenmenin mümkün olmadığını ifade eden Küpeli, mevcut ekonomik koşullarda üretimi önceleyen bir yaklaşımın zorunluluk haline geldiğini belirtti. Kaynakların sınırlı, maliyetlerin yüksek ve teknolojik dönüşümün hızla devam ettiğine dikkat çeken Küpeli, bu süreçte üreticinin desteklenmesinin kritik olduğunu dile getirdi. Üretimin yalnızca gerçekleştirilmesinin yeterli olmadığını, asıl hedefin verimli, sürdürülebilir ve yüksek katma değerli üretim olması gerektiğini kaydeden Küpeli, birçok sektörde teorik kapasite ile fiili üretim arasında ciddi farklar bulunduğunu söyledi. Makinaların tam kapasite çalışabilecek durumda olmasına rağmen ekonomik şartlar nedeniyle üretimin çoğu zaman yüzde 70–80 seviyelerinde kaldığını belirten Küpeli, bunun maliyetleri artırarak rekabet gücünü zayıflattığını ifade etti. Mevcut ekonomik ortamda yeni yatırımların ve teknolojik yenilenmenin zorlaştığını da dile getiren Küpeli, finansmana erişimde yaşanan sıkıntılara ve artan risklere dikkat çekti. Bu nedenle üreticinin doğru teşvikler ve uzun vadeli politikalarla desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Küpeli, konuşmasının sonunda üretimin kalkınmanın temel unsuru olduğunu belirterek, “Üretim yoksa kalkınma olmaz. Üretici güçlenmezse ekonomi ayakta kalamaz. Kapasite kullanılmazsa potansiyel gerçeğe dönüşemez.” ifadelerini kullandı. NBE Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ da, kentin üretim gücünün yanı sıra yaşam kalitesi ve dinamizmiyle de öne çıktığını belirtti. Eskişehir’in her yönüyle dikkat çeken bir şehir olduğunu ifade eden Güldağ, kente yalnızca üretim açısından bakılmaması gerektiğini vurgulayarak, aynı zamanda yaşayan, dinamik ve güçlü bir kent profili çizdiğini söyledi. Güldağ, üretim ile yaşam kalitesinin bir arada bulunmasının Eskişehir’i özel kıldığını dile getirdi. Kentin sahip olduğu altyapının önemli avantajlar sunduğunu kaydeden Güldağ, bundan sonraki sürecin izlenecek politikalar ve küresel gelişmelerin doğru analiz edilmesine bağlı olduğunu ifade etti. Güldağ, küresel ölçekte yaşanan belirsizlikler ve rekabet ortamında dengeli ve akılcı adımlar atılması gerektiğine dikkat çekti. Eskişehir’in güçlü potansiyeline işaret eden Güldağ, “Doğru politikalarla bu kentin, Türkiye’nin yeni gelişim rotasında öncü şehirlerden biri olabileceğine inanıyorum. Bugün dünyada çok hızlı bir değişim ve ciddi bir belirsizlik ortamı yaşanıyor. Ancak tam da bu süreçte, Eskişehir’in öne çıkabilecek kentlerden biri olduğunu düşünüyorum. Bunun için de şehrin uluslararası bağlantılarını her alanda güçlendirmemiz gerektiğine inanıyorum. Eğer bu yönde doğru adımları atabilirsek, Eskişehir’in geleceğinin çok daha parlak olacağını rahatlıkla söyleyebilirim.” dedi. Konuşmaların ardından Başkan Ayşe Ünlüce, Kesikbaş, Küpeli, Güler ve Güldağ’a değerli katkılarından dolayı teşekkür plaketi takdim etti.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Atabay'dan İş Dünyasına Ziyaret Haber

CHP Genel Başkan Yardımcısı Atabay'dan İş Dünyasına Ziyaret

CHP Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Güldem Atabay ve beraberindeki heyet, Eskişehir’de sanayi ve ticaret dünyasının temsilcileriyle bir araya gelerek ekonomik krizin etkilerini ve çözüm yollarını masaya yatırdı. ​CHP Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Güldem Atabay, CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar, İl Disiplin Kurulu Başkanı Muratcan Cırık ve parti heyeti; Eskişehir Sanayi Odası (ESO), Eskişehir Ticaret Odası (ETO) ve Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi (EOSB) yönetimlerini ziyaret etti. ​Sanayicinin Gündemi: Maliyetler ve Finansmana Erişim ​Heyet ilk duraklarından biri olan Eskişehir Sanayi Odası’nda, ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş ve sanayicilerle kapsamlı bir toplantı gerçekleştirdi. Küresel savaşların ekonomi üzerindeki negatif etkilerinin ele alındığı görüşmede; üretim maliyetlerindeki artış, finansmana erişim zorlukları ve piyasalardaki belirsizlikler ana gündem maddelerini oluşturdu. Genel Başkan Yardımcısı Atabay, CHP’nin bu sorunlara yönelik hazırladığı çözüm önerilerini paylaşırken, sanayicilerin taleplerini tek tek not aldı. ​Ticaret Odası’nda Güncel Ekonomik Değerlendirme ​Program kapsamında Eskişehir Ticaret Odası’nı da ziyaret eden CHP heyeti, ETO Başkanı Metin Güler ve yönetimiyle bir araya geldi. Samimi bir atmosferde geçen görüşmede, güncel ekonomik gelişmelerin yerel ticarete yansımaları değerlendirildi. Atabay, CHP’nin makroekonomik istikrarı sağlamaya yönelik politikaları hakkında bilgi vererek, ticaret erbabının beklentileri üzerine fikir alışverişinde bulundu. ​EOSB’de Üretim ve İstihdam Vurgusu ​Ziyaretlerin bir diğer önemli noktası ise Eskişehir Organize Sanayi Bölge Başkanlığı oldu. EOSB Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli’nin ev sahipliğinde gerçekleşen görüşmeye; Başkan Vekili Metin Saraç, Yönetim Kurulu Üyeleri Erol Öz, Mustafa Gönenli ile Denetim Kurulu Üyeleri Hasan Hakan Bayar ve Hamit Alper Çelebi katıldı. ​Ülke ekonomisinin genel durumu ve sanayi yatırımlarının önündeki engellerin konuşulduğu ziyarette Başkan Küpeli, nazik ziyaretlerinden dolayı Güldem Atabay ve beraberindeki heyete teşekkürlerini iletti. ​Atabay: "Çözüm Önerilerimizle Hazırız" ​Ziyaretler sonunda genel bir değerlendirme yapan Genel Başkan Yardımcısı Güldem Atabay, Eskişehir’in Türkiye ekonomisi için kritik bir üretim merkezi olduğunu vurgulayarak, "İş dünyamızın her bir ferdinin sorunlarını biliyoruz. Sanayicimizin, tüccarımızın ve üreticimizin nefes alabileceği bir ekonomik iklimi inşa etmek için hazırlıklarımızı tamamladık," mesajını verdi. ​Karşılıklı görüş alışverişi ve iyi niyet temennilerinin ardından heyetin Eskişehir programı sona erdi.

3 Yılda 112 Bin Hayvancılık İşletmesi Kapandı Haber

3 Yılda 112 Bin Hayvancılık İşletmesi Kapandı

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada hayvancılık sektöründeki krizi tüm boyutlarıyla gündeme taşıdı. Gürer, artan maliyetler, çelişkili veriler ve ithalata dayalı politikalar nedeniyle yerli üretimin zayıfladığını, sektörün sürdürülemez bir noktaya sürüklendiğini söyledi. “HAYVANCILIK HER GEÇEN GÜN SORUNLU HÂLE GELİYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üreticinin artan maliyetler karşısında ayakta kalamadığını belirterek, “Ülkemizde hayvancılık her geçen gün sorunlu hâle geliyor. Yem fiyatları, ahır giderleri, veterinerlik hizmetlerindeki artışlar çoğu kişiye hayvancılığı bıraktırıyor. Ülkemizin içine düşürüldüğü durum ise bu anlamda ithalatçı bir politikayla çözüm üretme yönünde.” diyen Gürer, 2010 yılından bu yana hayvan ithalatı gerçekleştirildiğini hatırlattı. “Ne acı ki tablo her yıl ülkemizin aleyhine devam ediyor.” ifadelerini kullanan Gürer, ithalatın kalıcı çözüm olmadığını vurguladı. 2025’TE 739 BİN HAYVAN İTHALATI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılına ilişkin verileri paylaşarak ithalatın ulaştığı boyutu gözler önüne serdi. “2025 yılında toplam 739 bin 706 baş hayvan ithalatı gerçekleşti. Bu büyükbaş hayvanlar için ödenen para 1 milyar 191 milyon lira, birim maliyeti 1.610 dolar ama ithal edilen hayvanların önemli bölümü, yüzde 92’si kesimlik yani sürdürülebilir bir hayvancılık değil, yalnızca kesim üzerinden soruna yaklaşım gösteriliyor,” dedi. İthalatın et açığını kapatmadığını belirten Ömer Fethi Gürer, “Et açığını gidermeye çalışıyorlar, et açığı giderilemiyor, rafta ürünün fiyatı artıyor, besici para kazanamıyor, ülkenin hayvancılığı bitme noktasına taşınıyor.” diye konuştu. “DAHA AZ HAYVAN, DAHA FAZLA ÖDEME” 2018 ve 2025 yıllarını karşılaştıran CHP’li Ömer Fethi Gürer, ithalat maliyetlerindeki artışa dikkat çekerek, “İthalat adedi ve ödenen tutar karşılaştırmasında 2018 yılında 1 milyon 460 bin baş hayvan ithalatı gerçekleşirken 2025 yılında yüzde 50 daha az hayvan ithal ettiğimiz hâlde, 1 milyar 19 milyon lira yurt dışına paramız gidiyor yani yurt dışından daha pahalıya hayvan almak durumunda kalıyoruz,” dedi. Birim maliyetlerdeki artışı da CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer şu sözlerle aktardı: “2019’da 976 dolar olan birim maliyeti 2024 yılında 1.889 dolara kadar yükseldi; ülke daha pahalı bir hayvancılık modeline doğru sürükleniyor. Bu durumda hayvan ithalatı ülkede çözüm olmuyor, sorunları artırıyor.” Dedi. “VERİLER SAĞLIKSIZ, KAMUOYU YANILTILIYOR” Resmî istatistiklerdeki çelişkilere dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2024 yılı Cumhurbaşkanlığı Programı’nın ‘Hedefler’ bölümünde hayvan varlığımız büyükbaşta 16 milyon 824 bin baş olarak ifade ediliyor. 2025 yılında Tarım ve Orman Bakanlığının TÜİK’e bildirdiği büyükbaş hayvan varlığı 17 milyon 709 bin baş. Büyükbaş varlığımız 2025 yılında yüzde 4 artmış. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer “2024 yılı Cumhurbaşkanlığı Programı'nın "Hedefler" bölümünde hayvan varlığımız büyükbaşta 16 milyon 824 bin baş olarak ifade ediliyor.2024 yılında 16 milyon 824 bin başın üstüne 2025 yılında ithal edilen 739 bin başı eklediğinde 17 milyon 563 bin baş yapıyor. Ve şap, Kurban Bayramı kesimi, şartlı kesim dikkate alınmadan "150 bin hayvan eksildi." ifadesi yer alıyor. Âdeta aklımızla dalga geçiyorlar.” Dedi 3 MİLYON 874 BİN BAŞLIK SAPMA İDDİASI Uluslararası ve sektörel verilerle resmî açıklamalar arasındaki farkı gündeme getiren Gürer, “Amerika Tarım Bakanlığı diyor ki: ‘2026 yılında Türkiye'nin büyükbaş hayvan varlığı 14 milyon 300 bin büyükbaşa düşecek.’ Damızlık Sığır Birliği de yaptığı açıklamada ‘Türkiye'de büyükbaş olarak 13 milyon 685 bin baş hayvan varlığı var olacak.’ diyor. 3 milyon 874 bin baş sapma olur mu?” ifadelerini kullandı. “Yine doğru bilgi verilmiyor, kamuoyu yanıltılıyor, hayvan varlığındaki düşme saklanıyor. ‘2025 yılında hayvan varlığı toplam 150 bin azaldı.’ gösterilerek kamuoyu da yanıltılıyor.” diyen Gürer, hayvan varlığındaki düşüşün gizlenmesinin iç piyasada talep karşılanamamasına yol açtığını söyledi. 112 BİN İŞLETME HAYVANCILIĞI BIRAKTI Sektördeki çözülmenin sahada açıkça görüldüğünü belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Üç yılda 112 bin 161 işletme hayvancılıktan çekilmiş, 108 bin 694 küçük aile tipi işletme de ahırın kapısına anahtar vurmuş.” dedi. Anadolu’daki tabloyu ise şu sözlerle anlattı: “Böyle olunca Anadolu’da gittiğiniz zaman 1 ila 10 hayvanı olanın zaten ahırında artık hayvan yok, çiftçilik yapmayanın hayvancılığı bu şartlarda sürdürebilme şansı da yok. Bu durumda ülke hayvancılığı katlediliyor.” “HER GELEN BAKAN ‘ÜÇ YILDA BİTİRECEĞİZ’ DEDİ” 2010 yılında başlatılan ithalat politikasını eleştiren CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2010 yılında AKP eliyle bu ülkede hayvancılığı yok etme pahasına ithalat başlatıldı, her gelen bakan ‘Üç yılda bu işi bitireceğiz.’ dedi; bitmedi, devam ediyor.” dedi. 2026 yılında 500 bin hayvanın daha ithal edileceğinin belirtildiğini aktaran Gürer, bu rakamın artmasının da muhtemel olduğunu ifade etti. “Ama sorunun kaynağı yerli üreticiyi, yerli besiciyi desteklememek. Üreten para kazanamıyor, tüketen pahalı ürün alıyor; kasabı da dertli, bakanı da dertli.” diye konuştu. “HEM ÜRETEN HEM TÜKETEN DERTLİ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, sektörün tüm taraflarının mağdur olduğunu belirterek, “Bir kesim düşünün ki hem besicisi hem bakıcısı hem keseni hem satanı hem de alanı aynı anda dertli.” diyen Gürer, kesim ve raf fiyatları arasındaki farkı da gündeme getirdi: “Kesimhanenin kesim fiyatı danada 610 lira, kuzuda 600 lira. Bu durumda rafa gidiyor, Ankara’da bir markette bin liranın altında et yok. Yani sorun her kesimi doğrudan etkileyen bir sorun.” ÇÖZÜM: YERLİ ÜRETİMİ GÜÇLENDİRMEK Gürer, çözümün ithalatta değil üretimi desteklemekte olduğunu vurgulayarak şu önerilerde bulundu: “Ülkenin destek ve teşvikleri bu işi yapacak başta gençler olmak üzere doğru alanlara kanalize edilmeli, mera hayvancılığı geliştirilmeli, on iki ay kapalı yemle beslenen ve ithal yemle bu ülkenin hayvancılığının dibine kibrit suyu dökülen süreç sonlandırılmalı ve ülkenin hayvancılık olgusu doğru yönetilmeli.” Konuşmasını, “Aksi takdirde geleceğimiz bu anlamda sorunludur, karanlıktır. İthalata bağlı bir sorunda gidip yurt dışından istediğimiz fiyata hayvan da artık alınamayacak noktaya gelmiştir.” sözleriyle tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.