SON DAKİKA
Hava Durumu

#Maliye

Porsuk Haber Ajansı - Maliye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Maliye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ESLOK Başkanı Murat Arnik: "Konser İzni mi, Ticari Festival İzni mi?" Haber

ESLOK Başkanı Murat Arnik: "Konser İzni mi, Ticari Festival İzni mi?"

Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası (ESLOK) Başkanı Murat Arnik, Kentpark’ta yaşanan konser iptali ve basına yansıyan mağduriyetlerle ilgili açıklamalarda bulundu. Yerel esnafın haksız rekabetle karşı karşıya kaldığını vurgulayan Arnik, denetimsiz ticarete ve yetkisiz gıda satışlarına karşı acil önlem çağrısı yaptı. ​"Eskişehir'de Yapılan Konserlere Değil, Yerel Esnafı Mağdur Eden Denetimsiz Ticarete Karşıyız!" ​Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Yönetim Kurulu Başkanı Murat Arnik, hafta sonu Kentpark’ta yaşanan konser iptalleri ve vatandaşların yaşadığı mağduriyetler üzerine bir basın açıklaması yaptı. Eskişehir’de konser düzenleyen organizatörlerin, bu organizasyonlara izin veren makamların ve denetimle yükümlü kurumların sorumluluklarının şeffaf bir şekilde açıklanmasını talep eden Arnik, olayların "aksaklık" denilerek geçiştirilemeyeceğinin altını çizdi. ​"Denetim İçin Mutlaka Şikâyet mi Bekleniyor?" ​Büyükşehir Belediyesi'ndeki yetkili bürokratlara seslenen ESLOK Başkanı Arnik, şu soruları yöneltti: ​Konser alanı hangi sözleşmeyle, kime ve hangi faaliyetler için kiralandı? ​Denetim yapılması için mutlaka vatandaşların şikâyet etmesi veya mağduriyet yaşanması mı bekleniyordu? ​Verilen konser izni, alan içinde ücret karşılığında stant kiralanmasını ve gıda satışını kapsıyor mu? Kapsamıyorsa sözleşme dışı faaliyetlere neden müdahale edilmemiştir? ​Bir sanatçının getirilip konser düzenlenmesinin, içeride sınırsız ve denetimsiz ticari faaliyet yürütme hakkı vermediğini belirten Arnik, Maliye ve Gelir İdaresi Başkanlığı'nın da bu işin peşini bırakmaması gerektiğini vurguladı. Şehir dışından gelen satıcıların ticari kimliklerinin doğrulanması ve tahsilatların incelenmesi çağrısında bulundu. ​"Yerel Esnafa Engel, Başkasına Ayrıcalık Olamaz!" ​Eskişehir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliğine bağlı sekiz oda olarak yerel esnafın katılımıyla bir panayır düzenlemek üzere Büyükşehir Belediyesine başvurduklarını hatırlatan Murat Arnik, karşılaştıkları çifte standarda dikkat çekti. ​Başvuru sürecinde kendilerinden vergi levhası, gıda işletmesi kayıt belgesi ve iş yeri ruhsatı gibi pek çok belgenin istendiğini belirten Arnik, "Şartları yerine getirmeye hazır olmamıza rağmen talep ettiğimiz alana onay verilmedi, başka alanlara yönlendirildik" dedi. ​Yerel esnafa uygulanan sıkı kuralların konser alanındaki ticari organizasyonlara da aynı şeffaflıkla uygulanıp uygulanmadığını soran Arnik, esnafın talebinin ayrıcalık değil, yalnızca eşit uygulama olduğunun altını çizdi. ​"Konser Adı Altında Denetimsiz Rant Alanları Oluşturulamaz" ​Kültür ve sanat etkinliklerinin sorumluluk üstlenilmeden gelir elde edilen denetimsiz rant alanlarına dönüştürülmesine izin verilmemesi gerektiğini belirten Arnik, kayıtlı esnafın kira, vergi, sigorta, enerji ve hijyen gibi ağır giderlerle istihdam sağladığını hatırlattı. ​Aynı yükümlülükleri taşımayan satıcıların maliye tarafından titizlikle incelenmesini talep eden Arnik, şunları kaydetti: ​"Vergi idaresi; organizatörlerin ve satıcıların kayıtlarını, stant kiralarını, satış gelirlerini, fatura düzenini ve banka/IBAN tahsilatlarını mevzuat çerçevesinde incelemelidir. İlgili kurumlar ruhsatları, faaliyet izinlerini, gıda işletmesi kayıt belgelerini ve ürün faturalarını mutlaka kontrol etmelidir." ​"Halk Sağlığının ve Esnafın Hakkının Mesai Saati Olmaz" ​Özel mülklerde, AVM otoparklarında veya hafta sonları gerçekleştirilen etkinliklerde denetim boşluğu yaratılmaması gerektiğine dikkat çeken ESLOK Başkanı, denetimlerin yalnızca pazartesi gününe bırakılamayacağını ifade etti. Kontrollerin etkinlik öncesinden başlayarak akşam saatlerinde ve hafta sonu boyunca kesintisiz sürdürülmesi gerektiğini belirtti. ​Valilik Koordinasyonunda Ortak Mücadele Çağrısı ​Geçmiş olsun dilekleriyle geçiştirilemeyecek bir tabloyla karşı karşıya olduklarını belirten Murat Arnik, kapsamlı bir eylem planı önerdi: "Kaymakamlıklar, belediyeler, vergi dairesi, Tarım ve Orman Müdürlüğü, Ticaret İl Müdürlüğü, emniyet ve meslek odaları ortak hareket etmelidir. Her etkinlik için yazılı görev paylaşımı, denetim takvimi ve sorumlu birimler önceden belirlenmelidir. Organizatörlerin mali yeterliliği önceden incelenmeli, sözleşmelere uygun teminat ve iptal hâlinde iade güvenceleri konulmalıdır." ​"Eskişehir Esnafı Sahipsiz Değildir" ​Şehrin sosyal hayatını ve ekonomisini canlandıran, lokanta ve restoranların kazanmasını sağlayan doğru planlanmış etkinlikleri desteklediklerini belirten Arnik, yerel esnafla iş birliği içinde çalışan organizatörlere teşekkür etti. ​Açıklamasını kararlı bir mesajla sonlandıran ESLOK Başkanı Murat Arnik, "Odamızın yetkileri çerçevesinde belge ve tespitlere dayanan idari ve hukuki başvurularımızı yapacak, sonuçlarını takip edeceğiz. Esnafımızın emeğini, vatandaşımızın sağlığını ve Eskişehir’in itibarını korumakta kararlıyız. Eskişehir esnafı sahipsiz değildir!" dedi.

Hastane Yapılacak Denilen Yer Neden Satış Listesinde? Haber

Hastane Yapılacak Denilen Yer Neden Satış Listesinde?

CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Eskişehir’de eski Devlet Hastanesi’nin bulunduğu ve imar planlarında “sağlık alanı” olarak yer alan taşınmazın özelleştirme kapsamına alınmasını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Arslan, Sağlık Bakanı ile Hazine ve Maliye Bakanı’na verdiği iki ayrı soru önergesiyle, yıllardır “yeni hastane yapılacak” denilen bir alanın nasıl olup da satış listesine alındığını sordu. “Söz başka, karar başka” Söz konusu alan için uzun süre boyunca “750 yataklı hastane yapılacak”, “yatırım programına alındı” ve “ihale aşamasına gelindi” yönünde açıklamalar yapıldığını hatırlatan Arslan: “Hastane yapılacak denilen bir alanın bugün özelleştirme kapsamına alınması, verilen sözlerle alınan kararlar arasındaki açık çelişkidir.” dedi. “Hazır sağlık alanı satılıyor” Arslan, imar planında sağlık alanı olarak görülen ve kent merkezinde bulunan bu büyüklükte bir taşınmazın kamu tarafından değerlendirilmemesinin ciddi bir planlama sorunu olduğunu vurguladı: “Yeni hastane ihtiyacı ortadayken, bu ihtiyacı karşılayabilecek büyüklükte ve planı hazır bir sağlık alanını satışa çıkarmak hangi planlamanın ürünüdür?” “Yeni hastane için arsa gerekmiyor mu?” Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Hastanesi’nin fiziki durumu ve depreme dayanıklılığına ilişkin tartışmalara dikkat çeken Arslan, şu soruları yöneltti: “Yeni hastane yapılacaksa arsa gerekmiyor mu? Bu büyüklükte ve merkezi konumda bir sağlık alanı varken neden değerlendirilmiyor? Bu alan satıldıktan sonra yeni hastane için yeniden arsa mı aranacak? Bunun maliyeti ne olacak?” “Hazır alanı sat, sonra yeniden arsa ara” “Hazır sağlık alanını elden çıkarıp, ardından yeni hastane için arsa aramak kamu kaynaklarının doğru kullanımıyla bağdaşmaz.” “Bu sadece bir arsa değil, bir tercih” Arslan, kararın yalnızca Eskişehir’e özgü olmadığını, daha geniş bir ekonomik politikanın parçası olduğunu belirtti: “2026 bütçesinde öngörülen yüksek özelleştirme geliri hedefi doğrultusunda, köprülerden kamu arazilerine kadar elde ne varsa satış listesine konuluyor. Sağlık alanları da bu anlayıştan payını alıyor.” “Ekonomik krizin faturası kamu varlıklarıyla ödeniyor” “Ekonomik krizin bedelini kamu varlıklarını satarak kapatmaya çalışan bir anlayışla karşı karşıyayız. Elde ne varsa satışa çıkaran bu yaklaşım, kamunun yatırım yapma iradesinden vazgeçtiğini göstermektedir.” “Sorun bir arsa değil” Açıklamasının sonunda Arslan şu ifadeleri kullandı: “Sorun bir arsa değil; iktidarın yeni yatırımlar yapmak yerine elde ne var ne yoksa satmayı tercih etmesidir. Bu yaklaşım, Anayasa’nın 56’ncı maddesi ile güvence altına alınan sağlık hakkının adım adım özel sağlık kurumlarına devredilmesi anlamına gelmektedir.”

Yapılan Denetimler Tedavi Süreci ve Tedavi Hakkına Zarar Veriyor Haber

Yapılan Denetimler Tedavi Süreci ve Tedavi Hakkına Zarar Veriyor

Eskişehir - Bilecik Tabip Odası Başkanı Nazan Aksaray düzenlediği basın toplantısında muayenehanelere ve hekimlere yönelik yapılan mali denetimleri eleştirdi. Eskişehir - Bilecik Tabip Odası Yönetim Kurulu Adına konuşan Başkan Dr. Nazan Aksaray şu ifadeleri kullandı; "Bilindiği üzere, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nda yapılan bir değişiklikle, muayenehaneleri bulunan serbest hekimler de dâhil olmak üzere ticari ve mesleki faaliyette bulunan mükelleflere yönelik yeni bir denetim yöntemi yürürlüğe konulmuştu. 2 Ağustos 2024 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak 1 Ocak 2025 tarihinde uygulamaya konulan bu düzenleme ile Vergi Usul Kanunu’nun 127. maddesi çerçevesinde ayda en az üç, yılda ise on ikiden az olmamak üzere yerinde yoklamalar yapılması öngörülmektedir. Uygulamanın 6 ayı tamamlanmış durumdadır. Altı aylık bu dönemde uygulamanın önemli hukuki ve etik sorunlara neden olduğunu ifade etmek isteriz. Hekimlik mesleğinin en önemli ilkelerinden biri, belki de en başta geleni hasta mahremiyetine saygı ve hassasiyettir. Hekimlik mesleği açısından, hasta mahremiyetinin korunması, yalnızca etik değil aynı zamanda hukuki bir yükümlülük olup, Anayasa’nın 20. maddesindeki özel hayatın gizliliği, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi gibi ulusal ve uluslararası normlarla güvence altına alınmıştır. Hekimlerin serbest meslek faaliyetini yürüttüğü muayenehaneler, hem kişisel veri içeren, hem de özel hayatın gizliliğine ilişkin yüksek hassasiyet barındıran alanlardır. Muayenehanelerde hasta mahremiyeti giriş kapısından itibaren başlar, bekleme odası da buna dâhildir. Bu nedenle, hekimler, randevuları bir hastanın diğerini görmeyecekleri şekilde muayene aralarına bir boşluk da koyarak düzenlemeyi uygun ve gerekli görürler. Oysa uygulamada vergi denetmenleri, hekimlerin mesleklerini icra ettikleri muayenehanelere gelerek, çalışma saatleri süresince muayenehanedeki hasta bekleme salonunda hastalarla birlikte beklemektedirler. Muayenehaneye başvuran hastalar da, doğrudan hasta mahremiyetinin ihlali demek olan bu uygulamadan rahatsızlıklarını açıkça ifade etmektedirler. Mahremiyetin ihlal edilmesi nedeniyle hekim-hasta arasındaki güven ilişkisi olumsuz olarak etkilenmektedir. Bu şekilde yapılan denetimler ayrıca, adeta kanun dışı faaliyetler gerçekleştirildiği izlenimi uyandırarak maddi veya manevi zararın doğmasına ve hak edilmeyen sorgulamalara da sebep olmaktadır. Sonuç olarak hekimlerin mali yükümlülüklerine ilişkin yerinde denetim faaliyetlerinin, muayenehanelerde tüm gün bulunmak şeklinde gerçekleştirilmesi, mevzuatın ölçülülük, sınırlılık ilkelerine aykırı ve özel hayatın gizliliği hakkını ihlal eder niteliktedir. Hekimlerin mesleki itibarlarını ve hastaları ile aralarındaki güven ilişkisini zedelemektedir. Tedavi sürecine ve tedavi hakkına zarar verici niteliktedir. Tıbbi uygulama alanlarının özellikleri ve mesleğin etik ilkeleri gözetilmeksizin ve meslek örgütümüzün görüşleri alınmadan başlatılan bu uygulamaya bir an önce son verilmesi gerekmektedir. Uygulamanın sonlandırılması için Hazine ve Maliye Bakanlığı’na Odamız adına bir yazının da iletildiğini ayrıca ifade etmek isteriz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.