SON DAKİKA
Hava Durumu

#Madencilik

Porsuk Haber Ajansı - Madencilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Madencilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İYİ Parti Odunpazarı Kırsal Mahallelerin Sorunlarını Paylaştı Haber

İYİ Parti Odunpazarı Kırsal Mahallelerin Sorunlarını Paylaştı

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanlığı tarafından yapılan haftalık basın toplantısında Odunpazarı İlçesine bağlı kırsal mahallelerde yapılan çalışmalarla ilgili bilgiler verildi. Parti binasında gerçekleştirilen basın toplantısında konuşan İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer şu ifadeleri kullandı: “8 Şubat Pazar günü Odunpazarı ilçemize bağlı 50 kırsal mahalle ve 1 yerleşim yerinden 49’una ulaşarak gerçekleştirdiğimiz kırsal mahallelerimiz çalışması kapsamında; Aziz vatan topraklarını bekleyen, her türlü zorluğa rağmen üretmeye, yetiştirmeye ve yaşatmaya devam eden çok kıymetli hemşehrilerimizin, vasıtamızla muhataplarına duyurulmasını istedikleri taleplerini ve bizim gözlemlerimizi iletmek için bir aradayız. Bazı kelimeler günlük dilimize ve anlayışımıza o kadar yerleşmiş ki, bu çalışmamız vesilesiyle bunu bir kez daha tespit etmiş olduk. Kırsal denildiğinde, köyler denildiğinde “İnsan mı kaldı?”, “Kimi bulacaksın?”, “Genç kalmadı.” gibi birbirinin aynısı ve tamamı olumsuz anlam içeren ifadeleri her kesimden duymak gerçekten çok can sıkıcı bir hâl almıştır. Çalışmamız sonucunda yaptığımız derlemede, bu anlayışın maalesef genel ve yerel yöneticilerin bakış açılarına da yerleşmiş olduğunu gördük, duyduk ve gözlemledik. Sağlık, ulaşım, ibadet, enerji; aklınıza ne gelirse kırsal söz konusu olduğunda, birçok yetkili “İnsan mı var?” cümlesini karşılık olarak kurmakta ya da iletilen talepleri bu anlayışla cevaplamaktadır. Biz, İYİ Parti Odunpazarı İlçe Teşkilatı olarak gittik, gördük, oturduk, konuştuk ve diyoruz ki: Evet, kırsalda ata topraklarını bekleyen, yaşatmaya çalışan, emanete sahip çıkan insanlarımız var. Saygı duyulması, bir dediği iki edilmemesi ve taleplerinin ötelenmemesi gereken insanlarımız var. Herkesin bir sebeple terk ettiği, uzaklaştığı kadim toprakları inatla sahiplenen; terk etmeyen, ocak tüttüren, bayrak dalgalandıran, ışık yakan, umudu yaşatan o insanları huzurlarınızda bir kez daha saygı ve minnetle selamlıyor; tespit ve taleplerini iletmek istiyoruz. Yapılan çalışma neticesinde; ulaşım, su, elektrik, sosyal tesis eksikliği, çevre kirliliği ve cami görevlisi yokluğu ortak sorunlar olarak karşımıza çıkmıştır. Çalışmanın yapıldığı birçok bölgede çevrenin özellikle moloz atıkları, plastik geri dönüşüm malzemeleri ve evsel atıklarla büyük ölçüde kirletildiği gözlemlenmiştir. Yağışlı havalarda elektrik kesintileri sürekli ve uzun süreli yaşanmakta; özellikle süt sağımı ve soğutmasında ciddi problemler ortaya çıkmaktadır. Kırsal mahallelerde net bir tespitimiz şudur: Genel ve yerel kamu hizmetlerinin sunumunda kişiye özel uygulamalar görülmekte; mahallenin ya da seçilmiş muhtarın siyasi kimliğine göre farklı yaklaşımlar sergilenmektedir. Seyitgazi–Demirli güzergâhında, özellikle orman yoğunluklu alanlarda madencilik faaliyetleri son düzenlemelerle birlikte genişleyerek devam etmektedir. Çevrenin tahrip olduğu köylerde su kaynaklarının kuruduğu; ana ve tali yolların ağır tonajlı maden araçları tarafından bozulduğu görülmüştür. Bu hafta idrak edeceğimiz Ramazan ayı dikkate alındığında, Odunpazarı ilçesinin yaklaşık 15 kırsal mahallesinde imam olmadığı tarafımıza iletilmiştir. Konu, İlçe Müftülüğümüz ile görüşülerek takip edilecektir. Kırsalda yaşam vardır ve sürmektedir. Kırsala dönüşün teşvik edilmesi ve mevcut yaşam kalitesinin artırılması için tüm kurumların ortak hareket etmesi zorunludur. Bu konuda genelden yerele planlı ve sıralı bir çalışma yapılması elzemdir. Pandemi sonrası ve gıdaya erişimin günden güne zorlaştığı bir dönemde üretimin desteklenmesi, kırsalın ayağa kaldırılması her şartta öncelik olmalıdır. Bu vesileyle, mahallelerimiz özelinde iletilen bazı talepleri aktarmak istiyoruz. ALPU YOLU GÜZERGÂHI Yapımı devam eden ilçe yolları sebebiyle, özellikle hafta sonları ve kurban hazırlıkları döneminde trafik yoğunluğu artmakta; riskli durumlar devam etmekte ve güzergâh üzerinde sürekli kazalar meydana gelmekte, can kayıpları yaşanmaktadır. Kireç Mahallesi sakinleri, köyün sosyal tesislerinde ve etkinliklerde kullanılmak üzere çeşitli malzemeler talep etmiştir. Karaçay Mahallesi’nde sosyal tesis ve çocuklar için spor alanı istenmektedir. SÜPREN MAHALLESİ Köy içerisinden geçen derenin ıslahı bildirilmesine rağmen hâlen yapılmamıştır. Mahalleye ulaşımı sağlayan yol çok bozuk olup acilen yapılması talep edilmektedir. Çiftçilik ve hayvancılığı destekleyen uygulamalarda unutulduklarını belirterek bu desteklere dâhil edilmek istediklerini, özellikle yerel yönetimlere bu konuda adım atılması gerektiğini ifade etmişlerdir. En önemlisi, köyün gençleri ve kız çocukları mahallelerine voleybol sahası yapılması talebini özellikle iletmemizi istemiştir. KARAPAZAR – DERBENT MAHALLESİ Afyon yolu üzerindeki esnaflarımız, ekonomik ve kapasite sorunları yaşadıklarını belirtmiş; kendilerini rahatlatacak çalışmaları öncelikle yerel yönetimlerden beklediklerini ifade etmişlerdir. “Ölüm yolu” olarak nitelendirdikleri güzergahta parça parça yapılan çalışmaların bir an önce tamamlanmasını istemektedirler. Yan yol ve mahalle bağlantı yollarında madencilik faaliyetlerinin çevre ve yol durumuna olumsuz etkileri görülmektedir. KARAMUSTAFAOĞLU MAHALLESİ Cami çatısı fırtınada hasar almış olup, ilgilenen olmadığı için hâlen onarılmamıştır. AKKAYA MAHALLESİ Sosyal Hizmet Binası’nda onarım ihtiyacı bulunmaktadır. Durum bildirilmesine rağmen gerekli çalışma yapılmamış; yağışlı havalarda bina su almaktadır. SEKLİCE – DEMİRLİ – YENİSOFÇA Güzergâh, maden genişleme alanında olup hukuki itiraz süreci devam etmektedir. Maden kaynaklı ağır tonajlı araç hareketliliği sebebiyle ana yollar sürekli bozulmaktadır. Ormanlık alanda bulunması nedeniyle özellikle yağışlı havalarda uzun süreli elektrik kesintileri yaşanmaktadır. Mahalle içi yollar ile komşu mahallelere bağlantı yollarının mıcır veya uygun dolgu malzemesi ile düzeltilerek kış aylarında da kullanılabilir hâle getirilmesi talep edilmektedir. Seklice Mahallesi’nde 72 saat süren su kesintisi yaşandığı ve benzer durumlara karşı tedbir alınması gerektiği belirtilmiştir. Seklice’de cami görevlisi bulunmamaktadır. ÇAMLICA MAHALLESİ Muhtarlık binasını da kapsayacak şekilde bir sosyal tesise ihtiyaç duyulduğu belirtilmiştir. Mahallede cami görevlisi ihtiyacı vardır. AŞAĞI ILICA – YUKARI ILICA Mahallelere ulaşımı sağlayan yol yağışlı havalarda bataklık hâlini almakta ve ulaşım neredeyse imkânsız hâle gelmektedir. Bu yol, mahalle sakinlerinin kullandığı tek ulaşım yoludur ve özellikle kış aylarında acil durumlar açısından hayati öneme sahiptir. Nitekim çalışmanın yapıldığı gün yoğun yağış sebebiyle bu iki mahalleye ulaşılamamış; bilgiler telefonla alınmıştır. EŞENKARA MAHALLESİ Cami yanında bulunan çeşmenin, mahallenin üst kısmındaki su deposuna bağlanması talep edilmiştir. Deponun tahliye borusundan bağlantı yapılabileceği ve böylece boşa akan suyun değerlendirilebileceği ifade edilmiştir. Muhtarlık binasını da kapsayacak şekilde toplu faaliyetlerin (yemek, mevlit vb.) yapılabileceği bir sosyal tesis talebi vardır. Köy içi yolların ve tarlalara giden yolların greyder ile düzeltilmesi istenmektedir. Yaptığımız çalışmanın sonuçları bunlardır. Son cümlemizi tekrar ediyoruz: Odunpazarı kırsalında yaşam vardır ve bu yaşamın insanları destek, ilgi ve anlayış beklemektedir. Aldığımız notları, tespitleri ve beklentileri her kurum nezdinde özellikle takip edeceğimizi beyan ediyor; katılımınız ve insanlarımızın sesine ses olduğunuz için teşekkür ediyoruz.”

Madencilik, Afyonkarahisar Ekonomisinin Omurgasıdır Haber

Madencilik, Afyonkarahisar Ekonomisinin Omurgasıdır

Cumhuriyet Halk Partisi Afyon İl Başkanlığı’nın; “Afyon’un Toprağı, Suyu ve Geleceği Madenciliğe Kurban Edilemez” çıkışına Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu sert tepki gösterdi. Ekonomik açıdan öne çıkan ülkelerin gelişimleri incelendiğinde hepsinin madenlerini etkin bir şekilde ekonomiye kazandırarak ekonomik refahlarını artırdıklarının görüldüğüne dikkati çeken Alimoğlu, “Afyonkarahisar’ın geleceği yalnızca sloganlarla korunamaz. Bu şehir, üretmeden, çalışmadan, ihracat yapmadan ayakta kalamaz. Madencilik, Afyonkarahisar ekonomisinin omurgalarından biridir. Bugün bu sektörü hedef tahtasına koymak, binlerce emekçinin ekmeğini tartışmaya açmak anlamına gelir. Buna sessiz kalmamız mümkün değildir” diye konuştu. Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre Afyonkarahisar’ın 2025 yılında ihracatını yüzde 25’lik artışla 341 milyon dolardan 428 milyon dolara çıkardığına dikkati çeken Alimoğlu şöyle devam etti: “Afyonkarahisar’dan yapılan ihracatta madencilik sektörü 284 milyon dolarlık dilimle temsil edildi. Madencilik sektörü Afyonkarahisar’dan yapılan her 3 dolar ihracatın 2 dolarına imza attı. Ticaret Bakanlığı faaliyet illeri istatistiğine göre Afyonkarahisar’ın ihracatı 834 milyon dolara ulaştı. Bu tutarın yüzde 66’sı ise 550 milyon dolara ulaşıyor. İhracat yanında istihdamda da madencilik sektörü Afyon’a büyük katkı sağlıyor. Bugün bu sektörü hedef tahtasına koymak, binlerce emekçinin ekmeğini tartışmaya açmak anlamına gelir. Buna sessiz kalmamız mümkün değildir.” Ege Maden İhracatçıları Birliği’nin 2025 yılında ihracat gerçekleştiren üyeleri arasında Afyon’dan 367 firmanın yer aldığını da aktaran Alimoğlu, “EMİB üyeleri arasında Afyonlu ihracatçılarımız en büyük temsiliyeti oluşturuyor. İkinci sırada 249 firmayla İzmirli firmalar, üçüncü sırada 143 firmayla Muğlalı firmalar yer alıyor” dedi. “Afyon’un toprağı ve suyu madenciliğe kurban ediliyor” iddiasının kabul edileme olduğunu savunan Alimoğlu şöyle devam etti: “Kimse Afyonkarahisar’ın toprağını, suyunu, yaşam alanlarını feda etmeyi savunmuyor. Ama madenciliği otomatik olarak “yıkım” ile eşitlemek, gerçekle bağdaşmayan ideolojik bir yaklaşımdır. Bugün dünyada refah üreten ülkelerin tamamı, yeraltı kaynaklarını işleyerek, katma değer yaratarak ekonomiye kazandırmaktadır. Madencilik yapmayan değil, madenciliği yönetemeyen ülkeler kaybeder.” Çevre ve madenciliğin bir arada yürütülebileceğinin altını çizen Alimoğlu, “Türkiye’nin meselesi “çevre mi, madencilik mi” ikilemi değildir. Türkiye’nin ihtiyacı; akılcı planlama, doğru alan seçimi ve sıkı denetimdir. Çevreyi ve tarımı tabii ki kutsamalıyız ama madenciliği şeytanlaştıran bir üslup ülkeye fayda sağlamaz. Ülkemizde ÇED süreçleri ciddiyetle ele alınmaktadır. Madencilik sektörü olarak 8 bakanlıktan izinler alarak faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. ÇED’i yatırımın önüne konmuş mutlak bir veto mekanizmasına dönüştürme niyeti büyük bir yanlıştır. Çevre korunmalıdır ama üretimi de çevreye duyarlı bir şekilde sürdürmeliyiz. Bu noktada Bilim, veri ve denetim konuşulmalı; korku siyaseti değil” dedi. Türkiye’nin yeraltı kaynakları açısından zengin bir ülke olduğuna vurgu yapan Alimoğlu, “Bu kaynakları kullanmayıp ithalatla cari açık büyüten bir model sürdürülebilir olmaz. Gelişmiş ülkeler yeraltı zenginliklerini ham olarak değil, işleyerek refah üretmiştir. Türkiye de bunu yapmak zorundadır. Afyonkarahisar bu dönüşümün merkezlerinden biridir. Afyonkarahisar ne sahipsizdir ne de göz göre göre yoksullaştırılacak bir şehir. Doğayı korumak kadar emeği, üretimi ve istihdamı korumak da sorumluluktur. Bizim savunduğumuz; çevreye duyarlı, kayıtlı ve ülke ekonomisine katkı sağlayan madenciliktir. Afyonkarahisar’ın geleceği, yasaklarla değil; akılla, planlamayla ve üretimle güvence altına alınır” diyerek sözlerini noktaladı.

Büyük ve Organize Bir Saldırıyla Karşı Karşıyayız! Haber

Büyük ve Organize Bir Saldırıyla Karşı Karşıyayız!

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanlığı tarafından Eskişehir’in farklı noktalarında devam eden siyanürlü altın arama faaliyetleri ve madencilik ile ilgili olarak bir basın toplantısı düzenlendi. İYİ Parti Odunpazarı İlçe binasında düzenlenen ve İlçe Yöneticilerinin de katılım sağladığı basın toplantısında konuşan İlçe Başkanı Gürol Yer şu ifadeleri kullandı; "Güncel yaşam, gündem ve gelişmeleri detayla takip ettiğimiz bir durumdayız. Dünya çalkantılar içinde ülkemiz sürpriz olmayan, beklenen, tahmin edilen süreçleri yaşarken, esas olan esas konuşulması, dikkate alınması gereken dert, tasa, sorun ve gelişmeler perdelenirken, şehrimiz de de ülkemizle aynı paralel, dekoratif gelişmeleri net bir şekilde görmekteyiz. Eskişehir gündeminde uzun süredir olan ve kamuoyunun, çevre duyarlı yurttaşların, oluşum ile sivil insiyatifin, fikri,fiziki,hukuki mücadelesini verdikleri, geleceğimizin yok edilmesinin yolunu açacak, siyasi iktidarın Jet maden kanunu ve şehrimizi, bizi bizzat ilgilendiren siyanür ile altın arama işlemi projeleri konusunda tespit, yorumlarımızı vasıtanızla paylaşmak istiyoruz. Eskişehir’de öncesi Cumhuriyet dönemine dayanan, şehir insanının anlayış ve algısının yüksek olması sebebiyle bir çevre sahiplenme kültürü bilinci çok net mevcuttur. 1937 yılında Cumhuriyet döneminin ilk bilinçli ve birleşik çevre eylemi Mihallıcçık Bölgesinde Çatacık’ta Alman, Macar, Fransız ve Yerli ortakla kapitülasyonlar sebebiyle kurulan bir kereste şirketinin Milli varlığımız ormanlara zarar vermesi ve tahribat yapmasına civar köylülerin tepkisini Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e duyurup Gazi’nin bu çağrıya duyarlılık gösterip hasta yatağından kalkıp bölgeye gelmesi 11 köy muhtarının ve halkın taleplerini dinleyip konuyu yerinde tespit ile fabrikanın kapatılması ve işleyişin iptal edilmesi talimatını vermesi hadise’nin millet iradesi yönünde tecelli etmesi tarihsel olarak önümüzde durmaktadır. Bakın bugün o ormanlar devasa olarak ayaktadır, doğa aynı haliyle mevcuttur ve örnek bölgelerden biridir. Niye biliyormusunuz. Bilinç, ferasat ve devlet adamlığı ile liderliğin gereği yapıldığı içindir… Bugünlere geri dönecek olur isek. Eskişehir'in madencilik nazarında özel bir durumu var. İl yüzölçümü baz alındığında maden işletme izinli alanlar yüzde 15.5 ile Eskişehir Türkiye’de oran olarak en büyük alanda maden işletmesi izni verilen şehirdir. Bu durum bizi, sizi, şehir mensubu, duyar sahibi her bireyi konuya sorumlu yapmaktadır. Malumu üzere ülke gündemine bir anda bir jet maden kanunu geliverdi. İktidar mensubu olan 3 madenci milletvekilinin öncülüğünde. Öncesinde meşhur beşli ekipten 1 firmanın resmi muhataplarına yazdığı ve iktidarı tehtit ettiği ortaya çıkan mektubun olduğu anlaşılan maden yasası önerisi tüm itiraz ve engellemelere rağmen meclis ilgili komisyonundan geçerek genel kurula bu hafta görüşülmek üzere yıldırım hızıyla sıraya alınmıştır. İçeriğinde tüm yasal zeminin çoğu noktasının es geçildiği, her türlü itirazın görmezden gelineceği, tamamen sermayeye yol açmak ve ön alma olan yasa, İktidar ve küçük ortağı tarafından aldığı her türlü tepkiye rağmen ısrarla hızla çıkartılmak istenmektedir. Ülke genelinde konuya duyarlı oluşumların hareketliliği ve duyulup, engellenmesi yönündeki faaliyetleri devam etmekte olup 23 Haziran 2025 Salı günü TBMM önünde ülkenin her yanından gelen çevre duyarlıları yasaya itiraz için ses verip ses yükseltecekler bunuda buradan duyuralım istedik. Eskişehir yerelinde ise maden ve madencilik konusu tamamen gerçekten olumsuzluk boyutuna gelmektedir. Az olan elde kalan orman, tabiat, yeşilimiz, suyumuz maalesef son süreçte ve siyasi iktidarın ısrarıyla bitirilmek, yok edilmek ve maden şirketleri ile meşhur ve bir türlü doymak bilmeyen beşi bir yerdelerden birine ısrarla peşkeş çekilmek istenmektedir. Eskişehir bileşenleri, duyarlı insanları, kurum ve oluşumları bu noktada direnç ve direnişlere devam etmektedir. Mücadele Ölürüm Türkiyemli yerli ve milli söylemli çevre tabiat yok edici anlayışa karşı Eğilmez başın gibi diyen Vatan Millet Toprak sevdalılarının düzleminde devam etmektedir. Alpagut-Atalan-Mihalgazi-Sarıcakaya bölgesi Eskişehir'de ki büyük dokuz mahalle genişliğinden büyük 18.4 kilometre kare bir alanda Sakarya nehri, Yoğun orman alanları, Su kaynakları, Gıda üretim, Aktif hayvancılık yapılan bölge altın uğruna talan edilecektir. Buradan çıkacak altının ülkemizin kurtuluşu olarak lanse edilmesi bölge insanlarını bilinçsizleştirme çalışmaları, isimsiz buroşürlerin şehir merkezinde hızlı ve organize bir şekilde dağıtılması ve daha birçok nahoş duyulan durumlar ile Eskişehir hedefe konulmuş. Kesinlikle bu proje yapılacak tavrı ve yerli iş birliği sağlanan etkenler ile şehir olarak gerçekten büyük ve organize bir saldırıyla karşı karşıyayız. Dün Kapitülasyon şirketleri bugün beşli yapı şirketleri, dün ülkenin talan edilmesi durumu, bu gün çocuklarımızın geleceğinin çalınması durumu değişen hiçbir şey yok. Dün geçek bir liderin ferasetiyle müdahale edilen ve Millete iade edilen bir doğa Bugün ise meclis komisyonlarında sermayeye yol amak için verilen can siparane ve yıldırım hızında çalışmalara şahit oluyoruz. Takdir Yüce Türk Milletinin diyoruz. Eskişehir ruhu, kimliği ve hafızası teslim olmaz, teslim alınamaz. Sebeple dün Alpu ovası, Sevinç köyü nasıl savunuldu, sahip çıkıldıysa bugün Alpagut - Atalan - Mihalgazi - Sarıcakaya savunulmaya yerli işbirlikçilere ve ranttan beslenenlere rağmen devam edilecektir. Bu şehirin yaşam alanlarının maden adı altında talan edilmesine, tabiatın bozulmasına izin verilmeyecektir. İnsanlar siyanürle, kömür tozuyla doğa tahribatı ve daraltılmış alanlara mahkum ettirilmeyecektir diyoruz. Bu şehirin genetiği aydındır. Bakar, okur,anlar düşünür, değerlendirir ve karşı gelir, Doğruyu bulur. Bu durum dün böyleydi, bugün böyle, yarında böyle olacaktır. Bu topraklar bize Atalarımızın mirası, gelecek nesillerin emanetidir. Biz İYİ Partililer bu topraklara ihanet edenlerin değil. Savunanların, Sahip çıkanların tarafındayız. İYİ Parti olarak sesleniyoruz. Değerli Hemşehrilerimiz Yalandan Ölürüm Türkiyem diyenlerin değil, Eğilmez başın gibi diyenlerin tarafı senin geleceğindir. Saygı, Sevgi ve Muhabbetlerimizi sunuyor. Bu mücadelenin her evresinde olacağımızı beyan ediyoruz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.