SON DAKİKA
Hava Durumu

#Lozan

Porsuk Haber Ajansı - Lozan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Lozan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İYİ Parti İl Başkanı Ulucan:"Teröristle Müzakere Edilmez, Mücadele Edilir" Haber

İYİ Parti İl Başkanı Ulucan:"Teröristle Müzakere Edilmez, Mücadele Edilir"

​İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan, TBMM gündemine getirilen "çerçeve yasa" tartışmaları ve terörle müzakere süreçlerine yönelik bir basın açıklaması yaptı. Açıklamasında "Teröristle müzakere edilmez, teröristle mücadele edilir" vurgusu yapan Ulucan, millet iradesinin hiçbir siyasi hesabın perdesi yapılamayacağını belirtti. ​İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan, son günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşınan ve kamuoyunda "çerçeve yasa" olarak adlandırılan düzenlemelere ilişkin sert bir açıklama yaptı. Mesele yalnızca bir kanun teklifi olarak görmediklerini belirten Ulucan, durumun Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısını, milli egemenliğini, hukuk devletini ve Gazi Meclis’in itibarını ilgilendiren tarihi bir kırılma noktası olduğunu ifade etti. Ulucan açıklamasında şu ifadelere yer verdi; "Son günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine getirilen ve kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak adlandırılan düzenleme ile ardından yapılan açıklamalar, milletimizin vicdanında derin bir yara açmıştır. İYİ Parti olarak ilk günden beri ifade ettiğimiz gibi; mesele yalnızca bir kanun teklifi değildir. Mesele, Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısını, milli egemenliğini, hukuk devletini ve Gazi Meclis’in itibarını doğrudan ilgilendiren tarihi bir kırılma noktasıdır. Terörle mücadelede on binlerce şehit vermiş, binlerce gazisinin fedakârlığıyla ayakta kalmış bu devletin geleceği; İmralı’nın beklentilerine göre değil, Büyük Türk Milleti’nin iradesi doğrultusunda şekillenmelidir. Sayın Devlet Bahçeli’nin “Öcalan umuda, Ahmetler göreve, Demirtaş evine dönmelidir.” sözleri ve çerçeve yasaya attığı imzayı “bin yıllık kardeşliğin tescili” olarak nitelendirmesi, milletimizin hafızasında derin bir sorgulamayı da beraberinde getirmiştir. Biz açık ve net söylüyoruz: Teröristle müzakere edilmez, teröristle mücadele edilir. Bebek katiline bugün “umut hakkı” tanımaya kalkanlar, terör örgütü mensuplarının serbest bırakılmasını isteyenler; önce vicdanlarına, sonra da akıllarını kimlere teslim ettiklerini sorgulamalıdır. Kardeşliğin teminatı; terör örgütleriyle pazarlık yapmak değil, hukukun üstünlüğünü tesis etmek, adaleti sağlamak ve devlet otoritesini tavizsiz şekilde korumaktır. Daha vahimi ise, milletvekillerine içeriğini dahi görmedikleri metinlerin imzalatılmasıdır. Milletin emaneti olan irade, hiçbir kişi ya da yapının talimatıyla teslim alınamaz. Türkiye Büyük Millet Meclisi, millet adına karar verir; başka odakların onay makamı değildir. Bir tarafta yıllardır haklarını arayan gazilerimiz, diğer tarafta terör örgütü mensuplarına yönelik hazırlanan düzenlemeler… Gazilerimizin haklarının aynı takvim içerisinde gündeme getirilmesi, şehit ailelerimizin ve gazilerimizin vicdanını yaralamaktadır. Şehitlerimizin aziz hatırası ve gazilerimizin fedakârlığı hiçbir siyasi hesabın vicdan perdesi yapılamaz. Bugün çocuklarımızı uyuşturucuya, çetelere ve umutsuzluğa mahkûm eden anlayış; ekonomiyi, adaleti ve devlet kurumlarını zayıflatan anlayışın ta kendisidir. Türkiye’nin gerçek gündemi; terör örgütleriyle pazarlık değil, milletimizin geçim derdi, gençlerimizin geleceği ve adaletin yeniden tesis edilmesidir. Bizler, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında; üniter devlet yapımızdan, Lozan’ın kazanımlarından, milli egemenliğimizden ve şehitlerimizin emanetinden asla taviz vermeyeceğiz. Eskişehir’den bir kez daha haykırıyoruz: Cumhuriyet pazarlık konusu değildir. Terör meşrulaştırılamaz. Millet iradesi kiraya verilemez. Teröriste umut hakkı değil, hukuk önünde hesap vermek düşer. Bizim ittifakımız; makamların, koltukların ve siyasi hesapların değil, büyük Türk milletinin vicdanındadır. Dün olduğu gibi bugün de yarın da; devletimizin birliği, milletimizin bütünlüğü, Cumhuriyetimizin haysiyeti ve evlatlarımızın geleceği için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Çünkü biliyoruz ki; Oy çoğunluğun olabilir, ancak hüküm tarihin, son söz ise büyük Türk milletinindir."

Lozan Barış Antlaşması'nın 103. Yıl Dönümünde Ortak Çağrı Haber

Lozan Barış Antlaşması'nın 103. Yıl Dönümünde Ortak Çağrı

Atatürkçü Düşünce Derneği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ve Eğitim-İş Eskişehir şubeleri, Lozan Barış Antlaşması'nın 103. yıl dönümü dolayısıyla Hicri Sezen Meydanı'nda bulunan Lozan Anıtı önünde ortak bir basın açıklaması yaptı. ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci tarafından yapılan açıklamada, Lozan'ın Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş belgesi ve ulusal egemenliğin hukuki güvencesi olduğu vurgulanarak, 24 Temmuz'un "Lozan Bağımsızlık Bayramı" olarak yasal güvence altına alınması istendi. ​"Lozan, Emperyalizmin Hesaplarını Bozan Büyük Türk Zaferidir" ​Eskişehir’deki sivil toplum kuruluşları ve sendika şubelerinin ortaklaşa gerçekleştirdiği açıklamada, 24 Temmuz 1923 tarihinin sadece bir antlaşma günü olmadığına dikkat çekilerek şu ifadeler yer aldı: ​"Bu tarih; Türk milletinin diz çökmeyeceğini bütün dünyaya ilan ettiği, Sevr'i tarihin çöplüğüne gömdüğü, bağımsızlığını ve egemenliğini uluslararası hukuk önünde tescil ettirdiği gündür. ​Lozan, emperyalizmin Anadolu üzerindeki hesaplarını bozan büyük Türk zaferidir. Lozan, işgal ordularının silahla yenildiği kadar, diplomasi masasında da dize getirildiği tarihî dönüm noktasıdır. ​Bu büyük destanın başında Gazi Mustafa Kemal Atatürk vardır. Lozan masasındaki sarsılmaz iradenin adı ise İsmet İnönü'dür." ​"Türk Milleti Esir Edilemez" ​İsmet Paşa’nın dünyanın en güçlü devletlerinin temsilcileri karşısında "Türk milleti esir edilemez" gerçeğini savunduğunu belirten açıklamada, "Aylar süren zorlu görüşmeler boyunca hiçbir tehdide, hiçbir baskıya, hiçbir dayatmaya boyun eğmemiş; Kurtuluş Savaşı'nın cephede kazanılan zaferini diplomasi masasında ölümsüzleştirmiştir" denildi. ​"Lozan'a Sahip Çıkmak; Cumhuriyet'e ve Laikliğe Sahip Çıkmaktır" ​Açıklamada, Cumhuriyet'in temel kazanımlarını ve Lozan'ı hedef alan çevrelerin söylemlerine de şu sözlerle tepki gösterildi: ​"Lozan, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş belgesidir. Lozan, ulusal egemenliğimizin hukuki güvencesidir. Lozan, tam bağımsızlığımızın dünyaya kabul ettirilmiş adıdır. Lozan, Türk Milletinin namusudur. ​İşte tam da bu nedenle, Cumhuriyet'in temel kazanımlarını tartışmaya açan çevrelerin hedefinde yıllardır Lozan vardır. Lozan'ı küçümseyenler ya da değersiz göstermeye çalışanlar, eleştirilerini farklı gerekçelerle dile getirebilir; ancak bu tartışmaların Cumhuriyet'in kuruluş süreciyle ilgili daha geniş değerlendirmelerin parçası olduğu açıktır. ​Biz biliyoruz ki; Lozan varsa Cumhuriyet vardır. Lozan varsa ulusal egemenlik vardır. Lozan varsa tam bağımsız Türkiye vardır." ​Ortak Çağrı: "24 Temmuz Lozan Bağımsızlık Bayramı İlan Edilsin" ​Lozan'a sahip çıkmanın vatanın bölünmez bütünlüğüne, üniter devlet yapısına, sosyal hukuk devletine ve laikliğe sahip çıkmak anlamına geldiğinin altı çizilen bildiride, şu somut talep dile getirildi: ​"Bu nedenle çağrımız açık ve nettir: 24 Temmuz, Türk milletinin bağımsızlığının uluslararası hukukta tescil edildiği gündür. ​Bu tarih artık yalnızca anma günü olarak değil; '24 Temmuz Lozan Bağımsızlık Bayramı' olarak yasal güvence altına alınmalı ve her yıl bütün yurtta resmî törenlerle kutlanmalıdır. ​Çünkü milletler, yalnızca savaş meydanlarında kazandıkları zaferlerle değil; o zaferleri hukuk önünde kabul ettirdikleri günlerle de tarih yazarlar. 24 Temmuz işte böyle bir gündür." ​"Hiçbir Güç Bizleri Lozan'dan Koparamayacak" ​Bildirinin sonunda, Atatürk'ün emanetlerine ve tam bağımsızlık idealine olan bağlılık şu kararlı vurguyla yinelendi: ​"Bugün bize düşen görev; Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün emanetine, İsmet İnönü'nün kararlılığına, Lozan Heyetinin dirayetine, Millî Mücadele kahramanlarının ve Kurtuluş Savaşımızda şehit düşen ve gazi olan atalarımızın fedakârlığına layık olmaktır. ​Cumhuriyetimizi, laik ve demokratik hukuk devletini, ulusal egemenliği ve tam bağımsız Türkiye idealini sonsuza kadar savunacağız. ​Atatürkçü Düşünce Derneği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası Eskişehir şubeleri olarak sesleniyoruz; ​Hiçbir güç bizleri Lozan'dan, Cumhuriyet'ten ve Atatürk devrimlerinden koparamayacaktır. ​Yaşasın Lozan! Yaşasın Cumhuriyet! Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye! ​24 Temmuz Lozan Barış Antlaşması'nın 103. yıl dönümü kutlu olsun! ​24 Temmuz Lozan Bağımsızlık Bayramı ilan edilsin!"

Okullarda Kayıt Parası Gerçeğiyle İnsanımız Mağdur Durumda Haber

Okullarda Kayıt Parası Gerçeğiyle İnsanımız Mağdur Durumda

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer düzenlediği basın toplantısında ülke ve şehir gündemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, okul kayıtlarının başlaması ile gündeme gelen kayıt parası sorununu gündeme getirdi. İYİ Parti Odunpazarı İlçe Yöneticilerininde katılım sağladığı basın toplantısında konuşan İlçe Başkanı Yer şu ifadelere yer verdi; ''Türkiye Cumhuriyeti Devletinin tapu senedi Lozan Antlaşmasının 101 . yılı kutlu olsun. Aziz Atatürk ve İsmet İnönü ile bize bu cennet vatanı bırakanları huzurunuzda yad ediyorum. Lozan Bizim için hiç bitmeyecektir. Devamında 24 Temmuz 1995 te karanlık bir trafik kazasında kaybettiğimiz Batı Trakya Türklüğü lideri Dr Sadık Ahmet’i şehadet seneyi devriyesinde rahmet ile yad ediyor ve Tüm Türklere azadlık diliyor, Batı Trakya Türklüğünü muhabbet ile selamlıyoruz. Değerli Arkadaşlar, Sevgili Basın Emekçileri. Öncelikle belirteyim bir gün değil hayatın her gün ve anında, düşüncemizde, gönlümüzde olduğunuz beyanımızla, hatırlanma, hatırlatma, hissettirmeye vesile 24 Temmuz  Gazeteciler Günü ve Basın Bayramınızı kutluyorum. Sebep olsun ki 24 Temmuz 1908 de basından sansürün kaldırılıp gazetelerin sansür edilmeden yayın yapması üzerinden geçen sürenin kazanımlarının kayıplarından çok olması ve kazanımların sabit olması dileğimizdir. Sesimizin, niyetimizin ve çabalarımızın kamuoyuna duyurulmasında bizlere kattığınız değer, bunu yaparken yaşadığınız bin bir zorluk, harcadığınız emeği biliyoruz ve gerçekten sizleri seviyoruz. Israrla belirtelim bir gün değil her gün ve an düşüncemizdesiniz. Çalışmalarınızda kolaylıklar diliyor, tüm basın bileşenlerini, emekçilerini, görev uğrunda, görev başında şehit olan basın mensuplarını minnet, saygı ve sevgiyle selamlıyoruz. Değerli Basın Mensupları haftalık gündem ve güncel izlememiz devam ediyor. Geldiğimiz günde daima itirazcısı olduğumuz siyasetin ülkemizde ve şehrimizde iki kutup arasına sıkıştırılması ve insanımızın bu duruma mecbur edilmesini net olarak gözlemlemekteyiz. Uzun yılların biriktirilmiş, ötelenmiş sorunları yaşanan ağır ekonomik kriz, sığınmacılar, yolsuzluklar, yoksulluk, yandaşlara kıyaklar, adam kayırmalar, üç beş maaşlar konuşulmasın, gündem olmasın isteniyor. Yapay ve yönlendirilmiş gündemler Göbels taktikleriyle servis edilmekte ve bunların detaylandırılmasıyla kimse gerçekleri konuşmasın, düşünmesin istenmektedir. Bu yapılırken aradan alınan bazı sözler üzerinden yangın çıkarılmakta ve niyet gerçekleştirilip yapay gündem aktörlerince çok güzel uygulanmaktadır. Biz İyi Parti olarak başından beri bu iki kutba itiraz ettik. Bu yolda bedel ödedik, ödemeye devam ediyoruz ve edeceğiz. Bunun çok iyi farkındayız. Geri adım atmadık, atmayacağız, başımızı eğmedik eğmeyeceğiz ne dediysek onu uygulayacağız ve duruşumuzu bozmadan söylenmesi gerekeni söyleyip, haklının, mağdurun, mazlumun ve doğrunun yanında durmaya onurla gururla devam edeceğiz. Değerli Basın Mensupları biliyorsunuz sizlerle her irtibatımızda mutlaka içerikte bir şekilde olan sabit bir kurum ve sistemimiz var. Milli Eğitim… Bu hafta yine gerçek hayatta yaşanan ve can yakan bir konuyu tespitlerimiz ile vasıtanızla paylaşmak istiyoruz. Son günlerde okul kayıtlarının başlamasıyla ilk ve ortaokullar özelinde şehrimizdeki okullarda bir kayıt parası furyası ve piyasası gerçeğiyle insanımız oldukça mağdur durumdadır. Adrese dayalı kayıt hak edilmiş okullar, kura sonucu kayda hak kazanılmış olanlarda dahil olmak üzere insanlarımızca Milli Eğitimin yanlış ve yanlı uygulamaları neticesinde dengesi bozulan okul tanınırlığı ve tercih algısıyla okullara kayıtta velilerden okul aile birliklerince oldukça uçuk rakamlar talep edilmekte ve ısrarla istenmektedir. Yani tam anlamıyla konu ticari bir duruma net olarak getirilmiştir. Bu noktada Gökmeydan Mahallemizde bir ortaokula adrese dayalı kayıtta kendisinden önce malzeme devamında 2bin 500 Lira ücret istenen bir vatandaşımızın sosyal medya üzerinden yazdıklarını sizinle paylaşmak istiyorum… Devamında konuyu ilerlettiğimizde şehir merkezindeki bir okulumuzda ana sınıfı kaydı için 6 bin 700 lira, Yine buraya Yakın bir ortaokulda Adrese dayalı sistemin yönlendirdiği öğrencinin velisinden 3 bin Lira talep edilmiş ve paranın okul aile birliğine ödenmemesi durumunda kaydın yapılamayacağı bizzat okul müdürünce veliye söylenmiştir. Tam gün eğitim veren ve noter kurası ile kayıt hakkı kazanılan bir devlet okulunda kayıt ücreti 25 bin liradır ve bu ücret yatırılmadan kurada çıkan öğrencinin kaydının yapılamayacağı ve hakkını kaybedeceği söylenmiştir. İddia olarak pek çok okul ve uçuk rakam zikredilmektedir ancak bizim teyit ettiklerimiz sizinle paylaştıklarımızdır, Tespit olacakların devamının bu basın açıklamasından sonra geleceğine oldukça eminiz. Bu uygulama yapılırken velilere söylenen ise; hep okul giderleri, bakım ve tadilat için ödenek yok, buralara kullanılacak şeklindedir. Şimdi biz İyi Parti Odunpazarı Teşkilatı olarak inanın adını bile bilmediğimiz, var mı yok mu belli olmayan, bulvar manzaralı odasında deri koltukta oturan Sayın İl Milli Eğitim Müdürüne soruyoruz. Lütfen cevap verin, bu yapılanlar hak mıdır. Hani eğitim anayasal haktı? hani eğitim ücretsizdi? Hani her bireye eşitti? Hani kendilerinin bağlı olduğu siyasi irade Türkiye’yi değiştirmişti. Gündelik kazancı olan bir veli,10 bin lira emekli maaşı olan bir veli, 17.002 lira asgari ücret alan bir veli bu bağış adı altında istenen rakamları nasıl verecek yada onun çocuğunun hak ettiği okulda eğitim hakkı yok mudur? Bu konuya hangi siyasetçi, hangi milletvekili, hangi bürokrat cevap verecekse buyursun bekliyoruz. Kendi çocukları özel okullarda ayrıcalıklı eğitim alsın. Garibanın çocuğu parası varsa kaydı yapılsın üstelik hak ettiği okula parası yoksa yazılamasın! Yazıklar olsun diyoruz ve buradan kamuoyuna sesleniyoruz. Bu konu ve yarattığı mağduriyet bir yönetimsel yanlış ile hatanın ürünüdür, sorumlusu siyasettir, siyasi iktidardır. Milli Eğitim bütçesinden başka kanallara aktarılan milyarlarca lira Milli Eğitime bağlı okullarda okuyan garibanın çocuğunun hakkıdır ama mevcut zihniyet bu hakkı bile gasp etmektedir diyoruz kamuoyunun konuya dikkatini çekiyoruz.''

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.