SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kurban

Porsuk Haber Ajansı - Kurban haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kurban haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yeni Küçükbaş Projesinden Yalnızca Bin 500 Besici Yararlanabilecek Haber

Yeni Küçükbaş Projesinden Yalnızca Bin 500 Besici Yararlanabilecek

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı “Kırsalda Bereket, Küçükbaşa Destek” projesini değerlendirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, projenin ilk etabında 150 bin küçükbaş hayvanın üreticilere uygun şartlarda verileceğini belirterek, projeden yararlanacak her üreticiye 95 dişi ve 5 erkek küçükbaş temin edileceğini açıkladı. Erdoğan ayrıca, hayvanlar için aylık 15 bin lira, yıllık 180 bin lira bakım ve besleme desteğinin devlet tarafından karşılanacağını, finansman için üreticilerin Ziraat Bankası aracılığıyla faizsiz kredi kullanabileceğini ifade etti. Kredilerde 2 yıla kadar geri ödemesiz dönem ve 7 yıla kadar vade imkânı sunulacağı, küçükbaş hayvanların bir yıllık sigorta bedelinin de devlet tarafından karşılanacağı duyuruldu. Projeye ilişkin değerlendirmede bulunan Gürer, hayvancılık sektöründe yapısal sorunların giderek derinleştiğini belirtti. Et fiyatlarındaki artışın temelinde yüksek ahır giderleri, artan yem maliyetleri ve ithalata dayalı politikaların bulunduğunu ifade eden Gürer, “Ahır giderleri düşürülmeden, yem sübvanse edilmeden ve ithalatçı anlayıştan vazgeçilmeden et sorunu çözülemez” dedi. Her türlü destek ve projenin önemli olduğunu vurgulayan Gürer, ancak açıklanan programın sektördeki sorunlara ne ölçüde kalıcı çözüm getireceğinin sorgulanması gerektiğini kaydetti. 2018 yılında da benzer bir projenin açıklandığını hatırlatan Gürer, o dönemde 500 bin anaç koyun hedefi ortaya konulduğunu, bugün ise üç yılda yalnızca 150 bin koyun dağıtımının öngörüldüğünü belirtti. Gürer, “Hedeflerde yaklaşık yüzde 90’a varan bir daralma söz konusu. Bu tablo, hayvancılıkta yaşanan gerilemeyi açıkça gösteriyor” ifadelerini kullandı. “500 BİN HEDEFTEN 150 BİN KOYUNA GERİLEDİK” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2018 yılında kamuoyuna “300 Koyun Projesi” olarak yansıyan Üretici Şartlarında Sözleşmeli Küçükbaş Hayvancılık Projesi’ni hatırlatarak, “O gün bu proje ‘ithalatı bitirecek’ denilerek açıklandı. 8 yılda 5 milyon damızlık üretileceği, kırmızı et ihtiyacının yüzde 25’inin küçükbaştan karşılanacağı söylendi. 2023’te ithalatın tamamen biteceği ifade edildi. Sonuç alınamadı” diye konuştu. Dönemin Tarım Bakanı tarafından açıklanan projede üreticiye asgari ücret tutarında maaş, sigorta ve veterinerlik hizmeti gibi güvenceler vaat edildiğini anımsatan Gürer, “Gelinen noktada yeni dönemde hedeflerin ciddi biçimde küçüldüğü de görülüyor” dedi. Gürer, “2018’de 500 bin anaç koyun dağıtımı hedefleniyordu. Şimdi 2026–2028 döneminde üç yılda toplam 150 bin koyun dağıtılması öngörülüyor. Bu yaklaşık yüzde 90’lık bir daralma demektir” ifadelerini kullandı. “1 MİLYON 37 BİN İŞLETMEYE KARŞILIK 1.500 DESTEK” Türkiye’de 1 milyon 37 bin küçükbaş işletmesi bulunduğunu belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Yeni projeden sadece 1.500 işletme yararlanabilecek. Bu her 691 işletmeden sadece birinin destekleneceği anlamına geliyor. Son üç yılda 112 bin işletme kapanmışken, 1.500 işletmeye destek vermek sektördeki kan kaybına pansuman bile olamaz” diye konuştu. “BAŞVURULARIN YÜZDE 90’I ELENDİ” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2018’de projeye 121 bin 28 kişinin başvurduğunu, ancak Bakanlık ve TİGEM ön değerlendirmesini geçenlerin sadece 11 bin 169 kişi olduğunu hatırlattı. “Başvuruların yalnızca yüzde 9’u sisteme dahil edilebildi” diyen Gürer, dönemin Bakanı tarafından verdiği soru önergesine iletilen yanıta göre elenmenin temel nedeninin Ziraat Bankası’nın kredibilite değerlendirmesi olduğunu söyledi. Gürer, “Sistem kredi notuna bağlandı. Hayvan yetiştirme tecrübesi olan, meraya dayalı üretim yapabilecek gerçek üreticiler kredi notu yetersizliği nedeniyle sistem dışına itildi. 500 bin baş hedeflenirken Ekim 2018 itibarıyla dağıtılan hayvan sayısı sadece 1.243 başta kaldı” dedi. “KÜÇÜKBAŞ VARLIĞI AZALDI, ÜRETİM GERİLEDİ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2023’ün “ithalatı bitirme yılı” olarak ilan edildiğini, verilerin bunun gerçekleşmediğini gösterdiğini ifade ederek, “2022’de 56 milyon 265 bin 750 olan küçükbaş hayvan sayısı 2023’te 52 milyon 363 bin 410’a geriledi. Yaklaşık yüzde 7’lik bir düşüş var” dedi. Koyun eti üretiminin 2023’te 569 bin tondan 2024’te 509 bin tona düştüğünü, keçi eti üretiminin ise 128 bin tondan 99 bin tona gerilediğini belirten Gürer, “Üretim düşüyor, hedefler küçülüyor” diye konuştu. 2024’te 3 milyon 84 bin olan küçükbaş kurban kesiminin 2025’te 2,5 milyona düştüğünü ifade eden Gürer, “Bu yaklaşık yüzde 19’luk bir azalma demektir. Bu sadece üretimdeki daralmayı değil, yurttaşın alım gücündeki erimeyi de gösteriyor” dedi. “İTHALAT BİTMEDİ, 28,7 MİLYON DOLAR HARCANDI” Gürer, 2021–2025 döneminde küçükbaş ithalatı için 28,7 milyon dolar harcandığını ve toplam 174 bin 637 baş hayvanın yurtdışından getirildiğini belirterek, “İthalatın bitmesi gereken yılda dahi dış alım sürmüştür” ifadelerini kullandı. “HİBE DEĞİL, BORÇLANDIRMA MODELİ” Projede hayvanların hibe edilmediğini vurgulayan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Üretici ya öz kaynağıyla ya da Ziraat Bankası kredisiyle hayvan alıyor. Sıfır faizli kredi cazip gibi görünebilir ama gelir istikrarı olmayan üretici için geri ödeme riski yüksektir” dedi. Hayvan başına aylık 150 TL bakım desteği öngörüldüğünü belirten Gürer, “Yem fiyatları dövize bağlı. Enflasyonist baskı sürerse bu 150 TL’nin alım gücü hızla erir. Günlük yem maliyeti dikkate alındığında bu destek sadece birkaç günlük ihtiyacı karşılıyor. Bu yapısal değil, sembolik bir destektir” diye konuştu. “YAPISAL SORUNLAR ÇÖZÜLMEDEN BAŞARI GELMEZ” Yüksek yem maliyetleri, çoban bulma sorunu, sosyal güvence eksikliği ve mera alanlarının daralması gibi sorunlara dikkat çeken Gürer, “Hayvan sayısını artırmadan önce bu yapısal sorunları çözmeliyiz” dedi. Pazarlama sorununa da değinen Gürer, “Bugün çok sayıda küçükbaş kesim için bekliyor ama üretici satışta zorlanıyor. Et ve Süt Kurumu piyasa fiyatlarının altında alım yaptığında üretici zarar ediyor. Güçlü bir alım garantisi ve fiyat istikrar mekanizması olmadan bu model sürdürülebilir değildir” ifadelerini kullandı. TÜİK VERİLERİ SORUNLU CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, TÜİK’in 2025 yılı verilerinin de sorgulanması gerektiğine dikkat çekti. Gürer, büyükbaş hayvan varlığının 2024 yılı için (Cumhurbaşkanlığı program hedefler kitabına göre) 16 milyon 824 bin baş olduğunu, 2025 yılında ise 739 bin baş ithal hayvan geldiğini belirtti. Büyükbaş hayvan varlığının, ithalat ve 2024 yılı toplamıyla birlikte 17 milyon 563 bin baş ettiğini ifade etti. TÜİK’in ise 2025 yılında yüzde 4 artışla büyükbaş hayvan varlığını 17 milyon 709 bin baş olarak açıkladığını kaydetti. 2025 yılının hayvancılıkta en sorunlu yıllardan biri olduğunu vurgulayan Gürer, 81 ilde hayvan pazarlarının şap hastalığı nedeniyle kapatıldığını belirtti. Şap hastalığının et ve süt üretiminin yanı sıra buzağı ölümlerine de neden olduğunu ifade etti. Bakanın, 830 bin büyükbaş ve 2,5 milyon küçükbaş olmak üzere toplam 3 milyon 330 bin hayvanın kesildiğini açıkladığını aktaran Gürer, şap nedeniyle telef olan, kurban kesilen ve şartlı kesime rağmen “mucizevi bir artış” yaşandığını söyledi. ABD Tarım Bakanlığının 2026 yılı Türkiye büyükbaş hayvan varlığı açıklamasının 14 milyon 300 bin baş olduğunu, Damızlık Birliğine göre ise büyükbaş hayvan varlığının 13 milyon 874 bin baş olarak ifade edildiğini belirtti. Ayrıca Avrupa ülkelerinin hayvan varlığıyla karşılaştırma yapılmasının da yanlış olduğunu dile getiren Gürer, “Avrupa’da tüketilen farklı bir hayvan var. O nedenle elma ile armut toplamak gibi bir karşılaştırma yapılıyor. Ayrıca nüfus ve kişi başı et tüketimi üzerinden bakarsanız veriler farklılaşır.” diye konuştu. ÜRETİM DÜŞÜYOR, GİRDİ MALİYETLERİ ARTIYOR; TARIMDA SORUN YOK DEMEK GERÇEKLERLE ÖRTÜŞMÜYOR CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Cumhurbaşkanı’nın tarımda işlerin iyi gittiğine yönelik açıklamalarına tepki göstererek, sahadaki verilerin ve üretici gerçeklerinin bunun tam tersini ortaya koyduğunu söyledi. Gürer, muhalefetin eleştirilerinin dikkate alınmak yerine olumsuz ifadelerle karşılık bulduğunu belirterek, “Biz bu ülkede tarımın gelişmesini, çiftçinin, üreticinin, besicinin daha iyi kazanca ermesini istiyoruz. Aynı zamanda raftaki ürünün fiyatının da girdi maliyetleri düşürülerek uygun seviyelere inmesini savunuyoruz” dedi. Tarım politikalarındaki aksaklıkları dile getirmenin ülkenin bugününe ve geleceğine iyilik yapmak anlamına geldiğini ifade eden Gürer, 2025 yılının Türk tarımı açısından en sorunlu dönemlerden biri olduğunu kaydetti. 2002 yılının dahi gerisine düşen üretim kalemleri bulunduğunu vurgulayan Gürer, özellikle fasulye, mercimek ve nohut üretiminde ciddi gerileme yaşandığını belirtti. Resmî veriler üzerinden değerlendirme yapan Gürer, 2024 yılında 28 milyon ton olan meyve, içecek ve baharat bitkileri üretiminin 2025’te 19,6 milyon tona gerilediğini; tahıl ve diğer bitkisel üretimin 75,5 milyon tondan 68,1 milyon tona düştüğünü; sebze üretiminin ise 30,6 milyon tondan 30,3 milyon tona gerilediğini söyledi. Özellikle bakliyat ve hububatta ciddi kayıplar yaşandığını dile getiren Gürer, “2002 yılına göre nüfusumuz 30 milyonun üzerinde artmışken üretimin gerilemesi raftaki fiyatlara da yansımıştır. Bu tablo ortadayken ‘tarımda üretim sorunu yok’ demek mümkün değildir” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı’nın değerlendirmelerini bir önceki yılın verileriyle yaptığını ya da Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerindeki son değişimleri dikkate almadığını savunan Gürer, Aralık 2024 ile Aralık 2025 bitkisel üretim verileri arasındaki farkın açıkça görülmesi gerektiğini söyledi. Sahada üreticinin ciddi sıkıntı içinde olduğunu belirten Gürer, hayvan varlığındaki azalmaya ve düşük alım fiyatlarının çiftçi gelirlerini daraltmasına dikkat çekti. Köy ziyaretlerinde üreticilerin büyük kayıplar yaşadığını aktardığını ifade eden Gürer, “100 hayvanım vardı, 30’unu şap hastalığında kaybettim diyen üretici var. 2025 yılında şap hastalığında kaç hayvan kaybedildi? Bu konuda kamuoyuna net bir açıklama yapılmadı” dedi. Öte yandan enflasyon açıklamalarında zirai don ve kuraklığa atıf yapıldığını hatırlatan Gürer, “Madem zirai don ve kuraklık enflasyonu etkiledi deniliyor, o zaman bu afetlerden zarar gören çiftçiye hangi destek verildi? TARSİM ve ÇKS’ye kayıtlı olmayan üreticilere bir destek sağlandı mı? Kuraklıktan etkilenen çiftçiye özel bir destek verildi mi? Hayır” diye konuştu. Artan girdi maliyetlerinin üretimi sürdürülemez hale getirdiğini vurgulayan Gürer, yılbaşından bu yana akaryakıta gelen yüzde 10’u aşan zamların çiftçiyi daha tarlaya çıkmadan zarara uğrattığını söyledi. “100 dönümlük araziyi ekmeye çıkan çiftçinin mazotu daha yola çıktığı anda buharlaşıyor. Gübre, ilaç, tohum, elektrik, su ve mazot fiyatları artıyor; alım fiyatları ise düşük tutuluyor. Bu şartlarda çiftçiye ‘üretmeye devam et’ demek gerçekçi değildir” dedi. 2016–2018 yıllarında açıklanan koyun projesinin büyük ölçüde daraltılarak yeniden müjde gibi sunulmasını da eleştiren Gürer, mevcut politikalarla Türkiye tarımının sorunlardan arınmasının mümkün olmadığını ifade etti. Çözüm önerilerini de sıralayan Gürer, gübre ve yemde en az yüzde 50 sübvansiyon sağlanması, mazotta ÖTV ve KDV’nin kaldırılması, genç ve kadın çiftçilerin SGK primlerinin devlet tarafından karşılanması gerektiğini belirtti. Ayrıca çiftçilerin tüm borçlarının faizsiz olarak en az üç yıl ertelenmesini, icraların durdurulmasını isteyen Gürer, “Traktöre, ahıra, hayvana gelen icralar bir an önce sonlandırılmalıdır” çağrısında bulundu.

İl Müdürü Bildirici’den Kurban Bayramı Mesajı ve Sağlıklı Beslenme Uyarısı Haber

İl Müdürü Bildirici’den Kurban Bayramı Mesajı ve Sağlıklı Beslenme Uyarısı

Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, Kurban Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda tüm sağlık çalışanlarının ve vatandaşların bayramını kutlayarak, bu özel günlerin sağlık içinde, sevdiklerimizle birlikte, huzurla geçmesini temenni etti. Bayram süresince sağlıklı beslenme, hijyen kuralları ve güvenli et tüketimi konusunda da önemli uyarılarda bulundu. “Bayramlar; birlik, beraberlik ve dayanışma duygularının yoğunlaştığı, ailemiz ve sevdiklerimizle bir araya geldiğimiz özel günlerdir. İslam dininin önemli vecibelerinden biri olan kurban ibadetinin yerine getirildiği bu mübarek Kurban Bayramı’nın milletimize sağlık, huzur ve mutluluk getirmesini diliyorum” ifadelerini kullanan Bildirici, özellikle et tüketiminin yoğunlaştığı bu dönemde dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Hijyen uyarısı: “Kesim alanları temiz ve kontrollü olmalı” Kurban kesim işleminin çevre ve halk sağlığını tehdit etmeyecek şekilde, belirlenen kesim alanlarında yapılması gerektiğini belirten İl Sağlık Müdürü Bildirici, şu uyarılarda bulundu: “Kesim yapılacak alanların hijyen kurallarına uygun olması son derece önemlidir. Gerek kesim öncesi, gerekse sonrasında kullanılan aletlerin temizliği, personelin el hijyeni ve çevreye kan, atık ve artıkların yayılmaması halk sağlığı açısından hayati önem taşımaktadır. Kesim işlemleri sırasında maske, eldiven gibi koruyucu ekipmanların kullanılması da önerilmektedir. “Tek tip değil, beş besin grubuyla dengeli beslenin” Bildirici, bayram süresince öğünlerde yalnızca ete ağırlık verilmemesi gerektiğini vurgulayarak, süt ve süt ürünleri, sebzeler, meyveler, tahıllar ve baklagiller gibi beş ana besin grubunun dengeli bir şekilde tüketilmesinin önemini belirtti. “Yeni kesilen et hemen tüketilmemeli” Yeni kesilmiş hayvan etinin dinlendirilmeden tüketilmesinin sindirim sorunlarına yol açabileceğini belirten Bildirici, “Özellikle mide rahatsızlıkları olan bireyler, eti en az 24 saat dinlendirdikten sonra tüketmelidir” dedi. Etin yanına sebze, salata ve yoğurt önerisi Kurban etlerinin C vitamini ve kalsiyum açısından yetersiz olduğunu hatırlatan İl Sağlık Müdürü, “Etin yanında taze sebzeler, meyveler, salata, ayran veya yoğurt gibi tamamlayıcı besinler tüketilmelidir. Bu hem besin çeşitliliği sağlar hem de demir emilimini artırır” ifadelerini kullandı. “Etler küçük parçalara ayrılmalı, doğru koşullarda saklanmalı” Etlerin büyük parçalar halinde değil, birer yemeklik porsiyonlar hâlinde hazırlanarak buzluk ya da derin dondurucuda saklanması gerektiğini vurgulayan Bildirici, çözündürme işleminin de buzdolabında yapılmasını önerdi. “Kavurma kendi yağında pişirilmeli, kızartmalardan kaçınılmalı” Bayram sofralarının vazgeçilmezi olan kavurmanın da sağlıklı yöntemlerle hazırlanması gerektiğini belirten Bildirici, “Kuyruk yağı veya tereyağı eklenmeden, kendi yağıyla ve kısık ateşte pişirilmesi daha sağlıklıdır. Kızartma yönteminden mümkün olduğunca uzak durulmalı, haşlama, ızgara veya fırında pişirme tercih edilmelidir” dedi. Sakatat ve aşırı et tüketimi konusunda uyarı Kurban Bayramı'nda sakatat tüketiminin arttığına dikkat çeken Bildirici, kolesterol yüksekliği olan bireylerin ve kalp-damar hastalığı riski taşıyanların sakatattan uzak durmaları gerektiğini belirtti. Ayrıca, aşırı et tüketiminin sindirim sistemini zorlayabileceğini ve porsiyon kontrolünün önemini vurguladı. Günde 4-5 porsiyon sebze-meyve ve 30 dakika yürüyüş önerisi Beslenmede lifli gıdalara ve su tüketimine özen gösterilmesi gerektiğini belirten Bildirici, “Sindirim sisteminin düzenli çalışması ve kabızlıktan korunmak için sebze, meyve ve kuru baklagiller tüketilmeli; imkan dahilinde günde en az 4-5 porsiyon sebze-meyve yenilmelidir. Ayrıca, bayram boyunca kilo kontrolünü sağlamak ve sindirimi desteklemek adına günde en az 30 dakika yürüyüş yapılmalıdır” dedi. İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici açıklamasını, “Bu duygu ve düşüncelerle tüm vatandaşlarımızın Kurban Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyor, sağlık, huzur ve mutluluk dolu bir bayram geçirmelerini temenni ediyorum” sözleriyle tamamladı.

Bilecik Belediyesi Kurbanlık Hayvanları Kontrol Ediyor Haber

Bilecik Belediyesi Kurbanlık Hayvanları Kontrol Ediyor

Bilecik Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından kurban hayvanı satış pazarında gebelik testi yapılıyor. Vatandaşların daha sağlıklı ve güvenli bir şekilde kurbanlık hayvan alışverişini yapması amacıyla çalışmalarını sürdüren ekipler, pazar alanında herhangi olumsuz ve uygunsuz bir duruma izin vermiyor. Belediye Başkan Yardımcısı Güven Sönmez beraberinde Bilecik Belediyesi Veteriner Hekimi Mehmet Umut Ünal ile birlikte pazar alanında kontroller gerçekleştirdi. Yapılan denetimlerde gebe ve damızlık hayvanın olmadığı bilgisi paylaşılırken, denetimlerin devam edeceği bilgisi verildi. BAŞKAN YARDIMCISI GÜVEN SÖNMEZ: ‘’VATANDAŞLARIMIZIN İBADETLERİNİ EN SAĞLIKLI VE GÜVENLİ ŞEKİLDE YAPMASI TEMEL HEDEFİMİZ’’ Yapılan denetimler ve kontroller hakkında bilgi veren Başkan Yardımcısı Güven Sönmez, ‘’Veteriner İşleri Müdürlüğündeki arkadaşlarımız pazar alanında hizmet veriyor. İl dışından gelen hayvanların nakil belgesini alıyoruz. İçeriden getirilen küçük baş hayvanların veteriner sağlık raporunu, büyük başlarda ise pasaportunu kontrol ediyoruz. Belediyemiz Veteriner İşleri Müdürlüğünde seyyar ultrason cihazı ile gebelik testi yapıyoruz. Kurbanlık vasfını kazanmamış hayvanların satışına izin vermiyoruz’’ ifadelerini kullandı. ‘’İLİMİZE HASTALIKLI HAYVAN GİRİŞİNİ ÖNLEMEK ADINA HER TÜRLÜ GİRİŞİMDE BULUNUYORUZ’’ Bilecik’e çevre illerden herhangi bir hastalıklı hayvan girişini önlemek adına da faaliyetleri olduğunu hatırlatan Başkan Yardımcısı Sönmez, ‘’Arkadaşlarımız Tarım İl Müdürlüğündeki ekiplerle koordineli şekilde çalışıyor. Kurulan bir komisyon var. Komisyon sadece pazar alanı değil kesim yerleri ve diğer noktalarda gerekli denetim ve kontrolleri yapıyor. Özellikle il dışından gelen ve geçen bütün hayvanlara yönelik belgeler titizlikle kontrol ediliyor.’’ Şeklinde konuştu. ÇİFTÇİLERDEN BAŞKAN SUBAŞI’NA TEŞEKKÜR Hayvan sahipleri de kurban satış alanındaki denetim ve faaliyetlerden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Pazar alanının gölgelik ile korunmasının da kendileri için büyük kolaylık sağladığını kaydeden çiftçiler, Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı ve Başkan Yardımcısı Güven Sönmez’e teşekkür etti.

Emekli Bırakın Kurbanı Horoz Bile Kesemez! Haber

Emekli Bırakın Kurbanı Horoz Bile Kesemez!

Türkiye Emekliler Derneği Eskişehir Şube Başkanı Muhsin Dilbaz düzenlediği basın toplantısında yaklaşan Kurban Bayramı öncesi emeklinin durumunu dile getirdi. TÜED Eskişehir Şube Başkanı Muhsin Dilbaz yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı; “Değerli Basın, Allah kimseyi Emeklinin durumuna düşürmesin. Öylesine acınacak durumdayız ki sorunlarımıza çare bulunmuyor, haykırışlarımıza kulaklar tıkanıyor. Sürekli gündemler değiştiriliyor, Emekli gündemde olmasın isteniyor. Emekli aç, karnını doyuramıyor. Haziran ayında Bayram var. Sahi ne Bayramı bu? Emekli Bayram nedir biliyor mu? Evet hatırladık Kurban Bayramı değil mi? Kurban Bayramında ne yapılıyor? Biz Emeklilerde unutkanlıklar başladı. B12 eksikliği dediler. Aklımıza geldi şimdi Kurban kesiliyordu. Kurban kesmek Küçük baş hayvan 24.000 TL Büyük baş hissesi 40.000 TL. Emeklinin maaşı 14.469 TL ikramiyesi 4.000 TL. Emekli Kurban fiyatlarının yarısını bile almıyor. Bırakın kurban kesmeyi horoz bile kesemez. Emekli Kurban Bayramında nerelere gizleneceğini bilemiyor. Bir yerlerden koku gelir de özeniriz diye. Eskiden Kurban kesilince Durumu uygun olmayanlara et dağıtılır, yılda bir kez olsa da et yemeleri sağlanırdı. Şimdi kimse Kurban kesmek istemiyor, kesemiyor. Çoğu insanın durumu Kurban kesmeye müsait değil. Et yeme hayallerimizde de böylece yok edildi. Çocukluğumuzda Uyku tutmadığında uykun gelinceye kadar koyun sayılırdı. Koyunları göremediğimizden şeklini bile unuttuk. İnsanlar eti artık vitrinlerde seyrediyor. Seyrederken bu neydi acaba diyor. Allah kimseyi açlıkla terbiye etmesin der gibi Allah kimseyi Emeklinin durumuna düşürmesin. Bu SGK yasası artık değişmeli Bu ikramiyeler mutlaka maaş düzeyine çıkarılmalı. Yasa Güvenlik yasası olmaktan çok uzaklaşmış güvensizlik yasası olmuştur.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.