SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kuraklık

Porsuk Haber Ajansı - Kuraklık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kuraklık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eskişehirspor’dan Örnek Proje: Eskişehirspor Afet Gönüllüleri (ESAG) Kuruluyor! Haber

Eskişehirspor’dan Örnek Proje: Eskişehirspor Afet Gönüllüleri (ESAG) Kuruluyor!

Eskişehirspor’un sosyal sorumluluk markası esesHUB+, afetlere karşı hazırlıklı bir toplum yaratmak amacıyla “Eskişehirspor Afet Gönüllüleri (ESAG)” projesini hayata geçiriyor. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'nin "Bi'Fikirle Eskişehir – 2026 Yılı Katılımcı Bütçe Uygulaması" kapsamında desteklenen proje, gönüllüleri afetlere karşı bilinçlendirmeyi hedefliyor. ​Sporun birleştirici gücünü toplumsal fayda ile buluşturan esesHUB+, Eskişehir için hayati bir adım atıyor. Afet anında profesyonel ekiplere destek olabilecek, eğitimli ve organize bir sivil gücün oluşturulmasını amaçlayan ESAG projesi, tüm Eskişehirlileri ortak bir amaç etrafında dayanışmaya davet ediyor. ​"İlk 72 Saatte Hazırlıklı Olmak Hayat Kurtarır" ​Eskişehirspor Afet Gönüllüleri projesi, profesyonel ekiplerin yerine geçmeyi değil, doğru bilgiyle donatılmış gönüllülerle bu ekiplere güç katmayı hedefliyor. Özellikle afet sonrası kritik öneme sahip olan ilk 72 saat için hazırlık kültürünü yaygınlaştırmayı amaçlayan proje; deprem, sel, kuraklık ve yangın gibi Eskişehir için öncelikli risklere karşı vatandaşları yetkin kılmayı amaçlıyor. ​Eğitimle Güçlenen Dayanışma Ağı ​Proje kapsamında gönüllülere sunulacak eğitimler, kapsamlı bir müfredattan oluşuyor. Eğitim süreci şu modüllerle destekleniyor: ​Afet Bilinci ve Psikososyal Destek ​İlk Yardım Müdahalesi ​Yangın Güvenliği ​Telsiz ve İletişim ​Hafif Arama-Kurtarma ​Eğitimlerin başlangıç çerçevesini oluşturan "Aile İçi Afet Planı" ile gönüllülerin önce kendi çevrelerinden başlayarak topluma katkı sağlaması hedefleniyor. ​Tanışma Toplantıları Başlıyor: Siz de Aramıza Katılın! ​Eskişehirspor Afet Gönüllüleri ağına dahil olmak isteyenler için Ergin Orbey Sahnesi’nde iki ayrı tanışma ve farkındalık toplantısı düzenlenecek: ​1. Oturum: 8 Temmuz, Saat: 19.00 ​2. Oturum: 11 Temmuz, Saat: 11.00 ​Ücretsiz olarak gerçekleştirilecek ve 18 yaşını doldurmuş tüm vatandaşların katılımına açık olan bu toplantılarda; proje detayları anlatılacak ve gönüllü ağının kurulumu gerçekleştirilecek.

Saadet Partisi’nden Orman Yangınları İçin Kritik Uyarı Haber

Saadet Partisi’nden Orman Yangınları İçin Kritik Uyarı

Saadet Partisi Eskişehir Sosyal İşler İl Sorumlusu Şevket Ünal, Türkiye genelinde artan orman yangınlarına dikkat çekerek, müdahale odaklı anlayıştan ziyade önleyici stratejilerin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. ​Son yıllarda ülkenin dört bir yanında meydana gelen orman yangınları; doğal varlıkları, insan hayatını, yerleşim alanlarını ve tarımsal üretimi ciddi şekilde tehdit etmeye devam ediyor. İklim değişikliği, artan sıcaklıklar ve kuraklık yangın riskini büyütürken, Saadet Partisi Eskişehir Sosyal İşler İl Sorumlusu Şevket Ünal, bu sorunun çözümünün sadece yangın söndürme araçlarının sayısını artırmaktan geçmediğini belirtti. ​“Mesele Sadece Hava Aracı Sayısı Değildir” ​Orman yangınları ile mücadelede temel önceliğin "yangın çıktıktan sonra müdahale" değil, "yangını önleme" olması gerektiğini ifade eden Şevket Ünal, mevcut yangın yönetimi anlayışını eleştirdi. Ünal, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: ​"Bugün yaşanan yangınlar bize göstermektedir ki mesele sadece birkaç uçağın, helikopterin veya söndürme aracının sayısından ibaret değildir. Asıl mesele, yangın riskini azaltacak planlama anlayışının oluşturulup oluşturulamadığıdır. Orman alanları ile yerleşim bölgeleri arasındaki sınırların giderek belirsizleşmesi, orman içlerine kadar uzanan kontrolsüz yapılaşmalar ve yeterince denetlenmeyen insan faaliyetleri, yangın riskini her geçen gün büyütmektedir." ​Yerleşim Alanları İçin “Tampon Bölge” Çağrısı ​Ormanların milletin ortak serveti ve çevresel güvenliğin temel unsuru olduğunu hatırlatan Ünal, yangın riskini minimize etmek için şu somut önerileri gündeme getirdi: ​Tampon Bölgeler Oluşturulmalı: Ormanlar ve yerleşim yerleri arasında mutlaka koruyucu tampon bölgeler tesis edilmeli. ​Yapılaşma Standartları: Orman kenarlarındaki yapılaşmalarda güvenli mesafe kuralları tavizsiz uygulanmalı ve yangına dayanıklı yapı standartları zorunlu hale getirilmelidir. ​Altyapı ve Emniyet Yolları: Yangın emniyet yolları ve şeritleri acilen gözden geçirilmeli, yıllardır ihmal edilen bakım-yenileme çalışmaları tamamlanmalıdır. ​Hızlı Müdahale: Müdahale ekiplerinin en zorlu bölgelere dahi hızlı ulaşımını sağlayacak altyapı eksiklikleri ivedilikle giderilmelidir. ​Saadet Partisi olarak orman varlığının korunması noktasında kararlı olduklarını belirten Şevket Ünal, plansız yapılaşma ve hatalı arazi kullanım politikalarına karşı daha disiplinli ve önleyici bir yönetim anlayışının şart olduğunu sözlerine ekledi.

Odunpazarı’ndan Çölleşme ve Kuraklığa Karşı Farkındalık Etkinliği Haber

Odunpazarı’ndan Çölleşme ve Kuraklığa Karşı Farkındalık Etkinliği

Odunpazarı Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü ile Ataçağ Koleji iş birliğinde, Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü kapsamında Botanik Park’ta çevre bilincini artırmayı hedefleyen anlamlı bir etkinlik gerçekleştirildi. Öğrenciler, geri dönüşüm malzemelerinden hazırladıkları kuş evlerini ağaçlara asarak hem doğal yaşama destek verdi hem de sıfır atık konusunda farkındalık oluşturdu. İklim değişikliğinin etkilerinin her geçen gün daha fazla hissedildiği günümüzde, kuraklık ve çölleşme riski dünya genelinde büyümeye devam ediyor. Artan sıcaklıklar, değişen yağış rejimleri ve azalan su kaynakları, ekosistemler üzerinde ciddi baskı oluştururken, çevre kirliliği ve atık sorunu da bu süreci hızlandıran önemli unsurlar arasında yer alıyor. Bu kapsamda düzenlenen etkinlikte Ataçağ Koleji öğrencileri, kullanılmış malzemeleri yeniden değerlendirerek hazırladıkları kuş evlerini Botanik Park’taki ağaçlara yerleştirdi. Böylece öğrenciler hem geri dönüşümün çevre üzerindeki olumlu etkilerini uygulamalı olarak öğrenme fırsatı buldu hem de kuşlar için yeni yaşam alanları oluşturdu. Odunpazarı Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen etkinlik, sıfır atık anlayışının yalnızca atık miktarını azaltmakla sınırlı olmadığını, aynı zamanda iklim değişikliğiyle mücadeleye de katkı sunduğunu ortaya koydu. Geri dönüşüm yoluyla doğal kaynakların korunması, enerji tasarrufu sağlanması ve karbon salımlarının azaltılması hedeflenirken, öğrenciler de çevre sorumluluğu konusunda önemli bir deneyim kazandı. Botanik Park’a yerleştirilen kuş evlerinin, kuşların güvenli yaşam alanlarına erişimini destekleyerek biyoçeşitliliğin korunmasına katkı sunması bekleniyor. Doğal yaşamı destekleyen çalışma, aynı zamanda sürdürülebilir çevre anlayışının yaygınlaşmasına yönelik örnek bir uygulama olarak dikkat çekti.

Saadet Parti'li Çalışkan: ''Vatandaşın Derdi Kurban, İktidarın Derdi Butlan!'' Haber

Saadet Parti'li Çalışkan: ''Vatandaşın Derdi Kurban, İktidarın Derdi Butlan!''

Saadet Partisi Odunpazarı İlçe Gençlik Kolları Başkanı İsrafil Çalışkan, Kurban Bayramı öncesi ülke gündemi ile ilgili değerlendirmelerde bulunarak erken seçim çağrısı yaptı. Kamuoyunda gündeme gelen "mutlak butlan" tartışmalarına ve kurban pazarlarındaki son duruma değinen Çalışkan, ülkenin içinde bulunduğu buhrandan tek çıkış yolunun erken seçim olduğunu vurguladı. İlçe Başkanı Çalışkan yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; ''Her ne kadar ekonomik olarak sıkıntılı günlerden geçiyor olsak da kuraklık endişesi beklentimiz yağan bereketli yağmurlarla bir nebze olsun azalmış oldu. İnşallah yağan yağmurlar neticesinde afet, sel, baskın gibi haberler yerine çiftçilerimizin mahsullerine bereket sevinci olur. Önümüz Kurban Bayramı… Bayramımız mübarek olsun. Temennimiz huzur içinde bir bayram geçirelim. Ama ne mümkün! Katlanarak artan sorunlar ağızlarımızda tat bırakmıyor ne yazık ki! Her gün bir şok, flaş, manşetleri ile karşılaşıyoruz. Bu sorunları çözmesi gerekenlerin derdi başka. Vatandaşın derdi “Kurban”, iktidarın derdi “Butlan”! Sonuçlarının nereye varacağı belli olmayan bir durumla karşı karşıyayız. Elbette hukuka göre hareket etmeliyiz. Elbette hukuki kararlara uymalıyız. Bizler mahkeme kararları ile siyasete müdahale edilmesinin doğuracağı vahim sonuçlardan en çok çeken siyasi hareketiz. En çok oyu alıp birinci parti olmamıza rağmen Partimiz kapatılmıştır. Bununla hukuki çerçevede mücadelemizi ortaya koyduk. Ama kaybeden Milletimiz olmuştur. Çünkü sözde, mühürde milletindir. Millet ise derdine derman bekliyor. Kurban pazarlarında bir tarafta maliyetini kurtaramayan besiciler, diğer tarafta ise çocuklarına et yedirememenin mahcubiyetini yaşayan vatandaşların bulunuyor. Artan maliyetler nedeniyle besicilik yapan insan sayısının hızla azalıyor. Geçmişte yüzlerce üreticinin bulunduğu pazarlarda bugün çok daha düşük rakamlar söz konusu. Tarım ve hayvancılık sektöründeki maliyet artışlarına sebebi olan yanlış ekonomi ve tarım politikalarının üreticiyi çıkmaza sürükledi. Saman, yonca ve yem fiyatlarındaki yükseliş dikkat çekicidir. Zira, Türkiye’nin üretim yerine ithalata bağımlı hale geldi. Tarımı bitiren, hayvancılığı ithalata mahkûm eden bir yönetim anlayışıyla karşı karşıyayız. Siyasi, hukuki, ictimai, iktisadi bir buhran içerisindeyiz. Bu durumdan kurtulmanın tek yolu sandıktır. Sandık güven demektir. Biz her zaman bir baskın seçim bekliyoruz. İktidar veriyi iyi kullanan partilerden biri. İktidar ve ortakları yüzde 50’ye yaklaştıklarını hissettikleri an seçim olacağı kesindir. Parçaları bir araya getirdiğimizde ise seçim çok uzak değil.''

Yeni Sondajlarla Kırsal Mahallelere Yeni Su Kaynağı Haber

Yeni Sondajlarla Kırsal Mahallelere Yeni Su Kaynağı

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (ESKİ), iklim değişikliği ve kuraklık kaynaklı su sorunlarına karşı kırsal mahallelerde içme ve kullanma suyu arzını güçlendirmek amacıyla yürüttüğü sondaj çalışmalarını sürdürüyor. Kentin farklı ilçelerinde gerçekleştirilen yeni sondajlarla çok sayıda mahallede su kaynakları sisteme kazandırmaya devam ettiklerini ifade eden Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, kent merkezi ve kırsalda alt yapı yatırımlarının devam edeceğini belirtti. ESKİ ekipleri tarafından Alpu ilçesinde yürütülen çalışmalarda; Arıkaya Mahallesi’nde 100 metre derinlikte açılan sondaj kuyusundan saniyede 1,5 litre, Ağaçhisar Mahallesi’nde ise 138 metre derinlikte açılan kuyudan saniyede 0,4 litre su elde edildi. Seyitgazi ilçe merkezinde 156 metre derinlikte açılan kuyudan saniyede 2,5 litre su sağlanırken, Bardakçı Mahallesi’nde 144 metre derinlikte açılan kuyudan saniyede 25 litre, Beykışla Mahallesi’nde ise 181 metre derinlikte açılan kuyudan yine saniyede 25 litre debiye ulaşıldı. Sivrihisar ilçesinde gerçekleştirilen sondaj çalışmalarında ise Mülk Mahallesi’nde 220 metre derinlikte açılan kuyudan saniyede 7 litre, Kurtşeyh Mahallesi’nde 152 metre derinlikte açılan kuyudan saniyede 12 litre su elde edildi. Tepebaşı ilçesinde yürütülen çalışmalarda da Gündüzler Mahallesi’nde 220 metre derinlikte açılan kuyudan saniyede 19 litre, Emirler Mahallesi’nde 220 metre derinlikte açılan kuyudan saniyede 25 litre, Beyazaltın Mahallesi’nde ise 208 metre derinlikte açılan kuyudan saniyede 8 litre su sağlandı. Gerçekleştirilen çalışmalarla özellikle yaz aylarında artan su ihtiyacının karşılanması, mevcut kaynakların desteklenmesi ve kırsal mahallelerde kesintisiz içme suyu hizmetinin sürdürülebilir hale getirilmesi hedefleniyor. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, iklim krizinin etkilerinin her geçen gün daha fazla hissedildiğine dikkat çekerek, özellikle kırsal mahallelerde vatandaşların sağlıklı ve kesintisiz suya erişimini güvence altına almak için çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerini söyledi. Başkan Ünlüce “İklim değişikliği ve kuraklık artık geleceğin değil, bugünün en önemli sorunlarından biri haline geldi. Yağış rejimindeki düzensizlikler, yer altı su seviyelerindeki azalma ve artan su tüketimi, özellikle kırsal mahallelerimizde yeni önlemleri zorunlu kılıyor. Biz de ESKİ Genel Müdürlüğümüz aracılığıyla şehrimizin dört bir yanında kapsamlı bir çalışma yürütüyoruz.'' dedi. ESKİ Genel Müdürü Niyazi Solak ise iklim krizinin etkilerinin her geçen yıl daha fazla hissedildiğine dikkat çekerek, kırsalda yaşayan vatandaşların sağlıklı ve sürdürülebilir içme suyuna erişimi için alternatif su kaynaklarını sisteme kazandırmaya yönelik yatırımların kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.

Mahmudiyeli Çiftçilere Hububat Hastalıkları Eğitimi Haber

Mahmudiyeli Çiftçilere Hububat Hastalıkları Eğitimi

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ile TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi iş birliğinde düzenlenen “Çiftçi Söyleşileri”nin ikincisi, üretimin önemli merkezlerinden biri olan Mahmudiye’de yoğun katılımla gerçekleştirildi. Üreticilerin bilgiye erişimini artırmak, tarımsal üretimde karşılaşılan sorunlara bilimsel çözümler sunmak amacıyla düzenlenen söyleşide, “Hububat Hastalık ve Zararlıları” konusu ele alındı. Mahmudiyeli çiftçilerin büyük ilgi gösterdiği programda, hububat üretiminde sıkça görülen hastalıklar ve zararlılar tüm yönleriyle değerlendirildi. Eğitim programına, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi 2. Başkanı Dr. Necmettin Bolat eğitimci olarak katıldı. Programa ayrıca Mahmudiye Belediye Başkanı İshak Gündoğan, Mahmudiye Ziraat Odası Başkanı Semih Onar ve çok sayıda çiftçi katılım sağladı. Dr. Necmettin Bolat söyleşide; hububat alanlarında görülen fungal hastalıklar, zararlı organizmalar, erken teşhisin önemi ve doğru mücadele yöntemleri hakkında kapsamlı bilgiler paylaştı. Özellikle iklim değişikliği ve kuraklık koşullarının hastalık ve zararlı yoğunluğu üzerindeki etkilerine dikkat çeken Bolat, üreticilere sahada uygulanabilecek güncel ve etkili mücadele yöntemlerini anlattı. Söyleşinin interaktif bölümünde çiftçiler, ekili alanlarda karşılaştıkları sorunları doğrudan uzmanlara aktarma fırsatı buldu. Üreticilerin sorularının yanıtlandığı programda; bitki sağlığının korunması, verim kayıplarının önlenmesi, doğru gözlem yapılması ve zamanında müdahalenin önemi vurgulandı. Bilinçli ilaçlama uygulamalarının sürdürülebilir tarımsal üretimde kritik rol oynadığına dikkat çekilen etkinlik, üreticiler tarafından büyük memnuniyetle karşılandı. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, çiftçilerin üretim gücünü destekleyen eğitim ve bilgilendirme çalışmalarının kent genelinde devam edeceğini belirtti.

Başkan Ataç “Çiftçinin Emeği, Bu Ülkenin Geleceğidir” Haber

Başkan Ataç “Çiftçinin Emeği, Bu Ülkenin Geleceğidir”

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, çiftçilerin artan üretim maliyetleri ve gelir kaybı etkileri altında üretimi sürdürmeye çalıştığını belirterek, “Çiftçi ayakta kalırsa kent de ayakta kalır, sofra da bereketli olur” dedi. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü nedeniyle bir mesaj yayımladı. Tarımsal üretimin yalnızca ekonomik bir faaliyet değil; toplumsal refah ve ülkenin geleceği açısından stratejik bir alan olduğunu vurgulayan Ataç, çiftçilerin her geçen gün daha ağır koşullarda üretim yaptığını ifade etti. Başkan Ataç, mazot, gübre, yem, ilaç, elektrik, sulama ve işçilik maliyetlerindeki artışların üreticinin belini büktüğünü belirterek şunları söyledi: “Çiftçimiz bugün tarlasına giderken mazotu, ürününü yetiştirirken gübreyi, sulama yaparken elektriği, hayvanını beslerken yemi düşünmek zorunda kalıyor. Üretim maliyetleri artıyor ama çiftçimizin emeğinin karşılığı aynı oranda artmıyor. Üreten kazanamıyor, tüketen pahalıya ulaşıyor. Bu tablo sürdürülebilir değildir.” Başkan Ataç, çiftçinin yaşadığı sorunun yalnızca kırsalın değil, toplumun tamamının sorunu olduğunu vurgulayarak, “Çiftçi üretmezse pazar boşalır, sofra küçülür, kent yoksullaşır, ülke dışa bağımlı hale gelir. Bu nedenle çiftçiyi korumak, aslında toplumun tamamını korumaktır” dedi. Çiftçiyi desteklemek tercih değil zorunluluktur Çiftçinin desteklenmesinin bir tercih değil, kamusal sorumluluk olduğunu vurgulayan Ataç, mesajını şu sözlerle tamamladı: “Üretim maliyetleri düşürülmeli, çiftçinin emeği değerinde karşılık bulmalı, küçük üretici korunmalı, yerel ürünler desteklenmelidir. Kırsal yaşamı güçlendirmeden sağlıklı kentler kuramayız. Tarımı güçlendirmeden ekonomik bağımsızlıktan söz edemeyiz. Toprağa emek veren, alın teriyle bu ülkenin sofrasına bereket taşıyan tüm çiftçilerimizin 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nü kutluyorum. Çiftçimizin emeği varsa umut vardır, bereket vardır, gelecek vardır.” “Tarımı, Enerjiyi ve Çevreyi Birlikte Düşünüyoruz” Tepebaşı Belediyesi olarak üretimin, emeğin, çevrenin ve yerel kalkınmanın yanında olduklarını belirten Başkan Ataç, belediyenin temiz enerji yatırımlarına da dikkat çekti. Başkan Ataç, “Bugünün dünyasında tarımı, enerjiyi ve çevreyi birbirinden ayrı düşünemeyiz. İklim krizi en çok çiftçimizi etkiliyor. Kuraklık, aşırı sıcaklar, düzensiz yağışlar ve artan enerji maliyetleri üreticimizin yükünü artırıyor. Tepebaşı Belediyesi olarak güneş panellerimizle temiz enerji üretiyor, kamu kaynaklarını daha verimli kullanıyor ve doğaya olan yükümüzü azaltıyoruz. Bizim için sürdürülebilirlik, çiftçinin, üreticinin, çocuklarımızın ve gelecek kuşakların hakkını koruma meselesidir” ifadelerini kullandı. “Küçük üreticinin emeğini görünür kılıyoruz” Tepebaşı Belediyesi’nin kırsal kalkınma anlayışında küçük üreticilerin desteklenmesinin ve yerel ürünlerin öne çıkarılmasının önemli yer tuttuğunu belirten Ataç, Kızılinler ve Uludere’de düzenlenen hasat şenliklerinin bu yaklaşımın somut örneklerinden olduğunu söyledi. Başkan Ataç, “Kırsal kalkınma; üreticinin toprağında kalması, köylerin yaşamaya devam etmesi, yerel ürünlerin değer kazanması, kadın emeğinin görünür olması ve gençlerin üretimden kopmaması demektir. Kızılinler’de ve Uludere’de gerçekleştirdiğimiz hasat şenlikleriyle küçük üreticilerimizin emeğini görünür kılıyor, yerel ürünlerimizin tanıtılmasına katkı sunuyoruz. Bu şenlikler, toprağa, üretime, yerel kültüre ve çiftçinin alın terine sahip çıkma iradesidir” dedi.

Eskişehir’de Yaşam İçin Kritik Çağrı: "Doğaya Bir Can Suyu Yeter" Haber

Eskişehir’de Yaşam İçin Kritik Çağrı: "Doğaya Bir Can Suyu Yeter"

Eskişehir’in önde gelen çevre ve tarım paydaşları, “Doğaya Bir Can Suyu Yeter” başlığıyla düzenlenen panelde bir araya gelerek kentin su varlığını, kuraklık tehlikesini ve ekolojik geleceğini masaya yatırdı. TEMA Vakfı, Türkiye Ormancılar Derneği ve Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) iş birliğiyle gerçekleştirilen panelde, kuraklıktan vahşi madenciliğe kadar pek çok hayati konu değerlendirildi. ​Eskişehir Kuraklık Riski ile Karşı Karşıya ​Panellin moderatörlüğünü yapan Türkiye Ormancılar Derneği Eskişehir İl Temsilcisi Deniz Hakan Durmuş, yağışlara rağmen İç Anadolu’da kuraklık tehlikesinin sürdüğünü vurguladı. Durmuş, yağışların toprak altına süzülmesinin önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "25 Nisan itibarıyla baraj doluluk oranları iyi görünse de, yüzeysel akışla kaybolan su nedeniyle kuraklık tehlikesi devam ediyor. Yanlış ziraat uygulamaları ve su kullanımına karşı sularımızı boşa sarf etmemeli, su depolamasını iyi kullanmalıyız". ​Vahşi Madencilik ve Su Yönetimi Tehdidi ​TEMA Vakfı Eskişehir İl Temsilcisi Dr. Gürsel Gür, Türkiye’nin su stresi çeken ülkeler arasında olduğunu ve Eskişehir'in 2 numaralı havzada su sıkıntısı yaşayan iller arasında yer aldığını belirtti. Gür, madencilik faaliyetlerinin su kaynakları üzerindeki baskısına dikkat çekerek şunları söyledi:​Uşak'taki altın madenlerinde harcanan su, tüm kentin tüketimine eşdeğerdir. Eskişehir Alpagut gibi bölgelerde vahşi madenciliğe karşı yerel önlemler alınmalıdır. Türkiye'deki tarım sektörü suyun %70'inden fazlasını tüketmektedir; daha akıllı bir su yönetimi şarttır. ​Paydaşlar Doğa İçin Güçlerini Birleştirdi ​ZMO Eskişehir Şube Başkanı Selma Güder, bu iş birliğinin Cumhuriyet’in 100. yılından bu yana sürdüğünü hatırlatarak, her yıl farklı bir tema ile doğayı gündeme taşıdıklarını ifade etti. Panelde çocuk, sanat ve doğa ekseninde çözüm önerilerinin sunulduğunu belirten Güder, Hasan Çakıllı’nın kuraklığın sosyolojik etkilerini, orman mühendislerinin ise yangın dirençli toplum konularını aktardığını belirtti. ​7 Milyon Çocuğa Doğa Bilinci ​Panelde ayrıca TEMA Vakfı’nın Milli Eğitim Bakanlığı ile yürüttüğü Doğa Eğitimi programlarına değinildi. Dr. Gürsel Gür, Türkiye genelinde 7 milyon öğrenciye ekolojik okuryazarlık ve doğa sevgisi aşılamanın gururunu yaşadıklarını belirterek, "Türkiye Çöl Olmasın" mottosunun güncelliğini koruduğunu hatırlattı. ​Panel Program Akışı ve Konuşmacılar ​Moderatör: Deniz Hakan DURMUŞ ​Dr. Gürsel GÜR: Doğa Eğitimi (TEMA Vakfı) ​Dr. Nejat ÇELİK: Orman Okulu ​Öğr. Gör. İlayda ÇELİK BAĞLUM: Doğa, Çocuk ve Sanat ​Azmet Başar KAVCIN: Orman ve Kırsal Yangınlarına Dirençli Toplum ​Hasan ÇAKILLI: Kuraklığın, Kırsalda Üretime ve Sosyolojik Yapısına Etkisi (TMMOB ZMO)

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.