SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kuraklık

Porsuk Haber Ajansı - Kuraklık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kuraklık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Saadet Parti'li Çalışkan: ''Vatandaşın Derdi Kurban, İktidarın Derdi Butlan!'' Haber

Saadet Parti'li Çalışkan: ''Vatandaşın Derdi Kurban, İktidarın Derdi Butlan!''

Saadet Partisi Odunpazarı İlçe Gençlik Kolları Başkanı İsrafil Çalışkan, Kurban Bayramı öncesi ülke gündemi ile ilgili değerlendirmelerde bulunarak erken seçim çağrısı yaptı. Kamuoyunda gündeme gelen "mutlak butlan" tartışmalarına ve kurban pazarlarındaki son duruma değinen Çalışkan, ülkenin içinde bulunduğu buhrandan tek çıkış yolunun erken seçim olduğunu vurguladı. İlçe Başkanı Çalışkan yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; ''Her ne kadar ekonomik olarak sıkıntılı günlerden geçiyor olsak da kuraklık endişesi beklentimiz yağan bereketli yağmurlarla bir nebze olsun azalmış oldu. İnşallah yağan yağmurlar neticesinde afet, sel, baskın gibi haberler yerine çiftçilerimizin mahsullerine bereket sevinci olur. Önümüz Kurban Bayramı… Bayramımız mübarek olsun. Temennimiz huzur içinde bir bayram geçirelim. Ama ne mümkün! Katlanarak artan sorunlar ağızlarımızda tat bırakmıyor ne yazık ki! Her gün bir şok, flaş, manşetleri ile karşılaşıyoruz. Bu sorunları çözmesi gerekenlerin derdi başka. Vatandaşın derdi “Kurban”, iktidarın derdi “Butlan”! Sonuçlarının nereye varacağı belli olmayan bir durumla karşı karşıyayız. Elbette hukuka göre hareket etmeliyiz. Elbette hukuki kararlara uymalıyız. Bizler mahkeme kararları ile siyasete müdahale edilmesinin doğuracağı vahim sonuçlardan en çok çeken siyasi hareketiz. En çok oyu alıp birinci parti olmamıza rağmen Partimiz kapatılmıştır. Bununla hukuki çerçevede mücadelemizi ortaya koyduk. Ama kaybeden Milletimiz olmuştur. Çünkü sözde, mühürde milletindir. Millet ise derdine derman bekliyor. Kurban pazarlarında bir tarafta maliyetini kurtaramayan besiciler, diğer tarafta ise çocuklarına et yedirememenin mahcubiyetini yaşayan vatandaşların bulunuyor. Artan maliyetler nedeniyle besicilik yapan insan sayısının hızla azalıyor. Geçmişte yüzlerce üreticinin bulunduğu pazarlarda bugün çok daha düşük rakamlar söz konusu. Tarım ve hayvancılık sektöründeki maliyet artışlarına sebebi olan yanlış ekonomi ve tarım politikalarının üreticiyi çıkmaza sürükledi. Saman, yonca ve yem fiyatlarındaki yükseliş dikkat çekicidir. Zira, Türkiye’nin üretim yerine ithalata bağımlı hale geldi. Tarımı bitiren, hayvancılığı ithalata mahkûm eden bir yönetim anlayışıyla karşı karşıyayız. Siyasi, hukuki, ictimai, iktisadi bir buhran içerisindeyiz. Bu durumdan kurtulmanın tek yolu sandıktır. Sandık güven demektir. Biz her zaman bir baskın seçim bekliyoruz. İktidar veriyi iyi kullanan partilerden biri. İktidar ve ortakları yüzde 50’ye yaklaştıklarını hissettikleri an seçim olacağı kesindir. Parçaları bir araya getirdiğimizde ise seçim çok uzak değil.''

Yeni Sondajlarla Kırsal Mahallelere Yeni Su Kaynağı Haber

Yeni Sondajlarla Kırsal Mahallelere Yeni Su Kaynağı

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (ESKİ), iklim değişikliği ve kuraklık kaynaklı su sorunlarına karşı kırsal mahallelerde içme ve kullanma suyu arzını güçlendirmek amacıyla yürüttüğü sondaj çalışmalarını sürdürüyor. Kentin farklı ilçelerinde gerçekleştirilen yeni sondajlarla çok sayıda mahallede su kaynakları sisteme kazandırmaya devam ettiklerini ifade eden Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, kent merkezi ve kırsalda alt yapı yatırımlarının devam edeceğini belirtti. ESKİ ekipleri tarafından Alpu ilçesinde yürütülen çalışmalarda; Arıkaya Mahallesi’nde 100 metre derinlikte açılan sondaj kuyusundan saniyede 1,5 litre, Ağaçhisar Mahallesi’nde ise 138 metre derinlikte açılan kuyudan saniyede 0,4 litre su elde edildi. Seyitgazi ilçe merkezinde 156 metre derinlikte açılan kuyudan saniyede 2,5 litre su sağlanırken, Bardakçı Mahallesi’nde 144 metre derinlikte açılan kuyudan saniyede 25 litre, Beykışla Mahallesi’nde ise 181 metre derinlikte açılan kuyudan yine saniyede 25 litre debiye ulaşıldı. Sivrihisar ilçesinde gerçekleştirilen sondaj çalışmalarında ise Mülk Mahallesi’nde 220 metre derinlikte açılan kuyudan saniyede 7 litre, Kurtşeyh Mahallesi’nde 152 metre derinlikte açılan kuyudan saniyede 12 litre su elde edildi. Tepebaşı ilçesinde yürütülen çalışmalarda da Gündüzler Mahallesi’nde 220 metre derinlikte açılan kuyudan saniyede 19 litre, Emirler Mahallesi’nde 220 metre derinlikte açılan kuyudan saniyede 25 litre, Beyazaltın Mahallesi’nde ise 208 metre derinlikte açılan kuyudan saniyede 8 litre su sağlandı. Gerçekleştirilen çalışmalarla özellikle yaz aylarında artan su ihtiyacının karşılanması, mevcut kaynakların desteklenmesi ve kırsal mahallelerde kesintisiz içme suyu hizmetinin sürdürülebilir hale getirilmesi hedefleniyor. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, iklim krizinin etkilerinin her geçen gün daha fazla hissedildiğine dikkat çekerek, özellikle kırsal mahallelerde vatandaşların sağlıklı ve kesintisiz suya erişimini güvence altına almak için çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerini söyledi. Başkan Ünlüce “İklim değişikliği ve kuraklık artık geleceğin değil, bugünün en önemli sorunlarından biri haline geldi. Yağış rejimindeki düzensizlikler, yer altı su seviyelerindeki azalma ve artan su tüketimi, özellikle kırsal mahallelerimizde yeni önlemleri zorunlu kılıyor. Biz de ESKİ Genel Müdürlüğümüz aracılığıyla şehrimizin dört bir yanında kapsamlı bir çalışma yürütüyoruz.'' dedi. ESKİ Genel Müdürü Niyazi Solak ise iklim krizinin etkilerinin her geçen yıl daha fazla hissedildiğine dikkat çekerek, kırsalda yaşayan vatandaşların sağlıklı ve sürdürülebilir içme suyuna erişimi için alternatif su kaynaklarını sisteme kazandırmaya yönelik yatırımların kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.

Mahmudiyeli Çiftçilere Hububat Hastalıkları Eğitimi Haber

Mahmudiyeli Çiftçilere Hububat Hastalıkları Eğitimi

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ile TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi iş birliğinde düzenlenen “Çiftçi Söyleşileri”nin ikincisi, üretimin önemli merkezlerinden biri olan Mahmudiye’de yoğun katılımla gerçekleştirildi. Üreticilerin bilgiye erişimini artırmak, tarımsal üretimde karşılaşılan sorunlara bilimsel çözümler sunmak amacıyla düzenlenen söyleşide, “Hububat Hastalık ve Zararlıları” konusu ele alındı. Mahmudiyeli çiftçilerin büyük ilgi gösterdiği programda, hububat üretiminde sıkça görülen hastalıklar ve zararlılar tüm yönleriyle değerlendirildi. Eğitim programına, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi 2. Başkanı Dr. Necmettin Bolat eğitimci olarak katıldı. Programa ayrıca Mahmudiye Belediye Başkanı İshak Gündoğan, Mahmudiye Ziraat Odası Başkanı Semih Onar ve çok sayıda çiftçi katılım sağladı. Dr. Necmettin Bolat söyleşide; hububat alanlarında görülen fungal hastalıklar, zararlı organizmalar, erken teşhisin önemi ve doğru mücadele yöntemleri hakkında kapsamlı bilgiler paylaştı. Özellikle iklim değişikliği ve kuraklık koşullarının hastalık ve zararlı yoğunluğu üzerindeki etkilerine dikkat çeken Bolat, üreticilere sahada uygulanabilecek güncel ve etkili mücadele yöntemlerini anlattı. Söyleşinin interaktif bölümünde çiftçiler, ekili alanlarda karşılaştıkları sorunları doğrudan uzmanlara aktarma fırsatı buldu. Üreticilerin sorularının yanıtlandığı programda; bitki sağlığının korunması, verim kayıplarının önlenmesi, doğru gözlem yapılması ve zamanında müdahalenin önemi vurgulandı. Bilinçli ilaçlama uygulamalarının sürdürülebilir tarımsal üretimde kritik rol oynadığına dikkat çekilen etkinlik, üreticiler tarafından büyük memnuniyetle karşılandı. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, çiftçilerin üretim gücünü destekleyen eğitim ve bilgilendirme çalışmalarının kent genelinde devam edeceğini belirtti.

Başkan Ataç “Çiftçinin Emeği, Bu Ülkenin Geleceğidir” Haber

Başkan Ataç “Çiftçinin Emeği, Bu Ülkenin Geleceğidir”

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, çiftçilerin artan üretim maliyetleri ve gelir kaybı etkileri altında üretimi sürdürmeye çalıştığını belirterek, “Çiftçi ayakta kalırsa kent de ayakta kalır, sofra da bereketli olur” dedi. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü nedeniyle bir mesaj yayımladı. Tarımsal üretimin yalnızca ekonomik bir faaliyet değil; toplumsal refah ve ülkenin geleceği açısından stratejik bir alan olduğunu vurgulayan Ataç, çiftçilerin her geçen gün daha ağır koşullarda üretim yaptığını ifade etti. Başkan Ataç, mazot, gübre, yem, ilaç, elektrik, sulama ve işçilik maliyetlerindeki artışların üreticinin belini büktüğünü belirterek şunları söyledi: “Çiftçimiz bugün tarlasına giderken mazotu, ürününü yetiştirirken gübreyi, sulama yaparken elektriği, hayvanını beslerken yemi düşünmek zorunda kalıyor. Üretim maliyetleri artıyor ama çiftçimizin emeğinin karşılığı aynı oranda artmıyor. Üreten kazanamıyor, tüketen pahalıya ulaşıyor. Bu tablo sürdürülebilir değildir.” Başkan Ataç, çiftçinin yaşadığı sorunun yalnızca kırsalın değil, toplumun tamamının sorunu olduğunu vurgulayarak, “Çiftçi üretmezse pazar boşalır, sofra küçülür, kent yoksullaşır, ülke dışa bağımlı hale gelir. Bu nedenle çiftçiyi korumak, aslında toplumun tamamını korumaktır” dedi. Çiftçiyi desteklemek tercih değil zorunluluktur Çiftçinin desteklenmesinin bir tercih değil, kamusal sorumluluk olduğunu vurgulayan Ataç, mesajını şu sözlerle tamamladı: “Üretim maliyetleri düşürülmeli, çiftçinin emeği değerinde karşılık bulmalı, küçük üretici korunmalı, yerel ürünler desteklenmelidir. Kırsal yaşamı güçlendirmeden sağlıklı kentler kuramayız. Tarımı güçlendirmeden ekonomik bağımsızlıktan söz edemeyiz. Toprağa emek veren, alın teriyle bu ülkenin sofrasına bereket taşıyan tüm çiftçilerimizin 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nü kutluyorum. Çiftçimizin emeği varsa umut vardır, bereket vardır, gelecek vardır.” “Tarımı, Enerjiyi ve Çevreyi Birlikte Düşünüyoruz” Tepebaşı Belediyesi olarak üretimin, emeğin, çevrenin ve yerel kalkınmanın yanında olduklarını belirten Başkan Ataç, belediyenin temiz enerji yatırımlarına da dikkat çekti. Başkan Ataç, “Bugünün dünyasında tarımı, enerjiyi ve çevreyi birbirinden ayrı düşünemeyiz. İklim krizi en çok çiftçimizi etkiliyor. Kuraklık, aşırı sıcaklar, düzensiz yağışlar ve artan enerji maliyetleri üreticimizin yükünü artırıyor. Tepebaşı Belediyesi olarak güneş panellerimizle temiz enerji üretiyor, kamu kaynaklarını daha verimli kullanıyor ve doğaya olan yükümüzü azaltıyoruz. Bizim için sürdürülebilirlik, çiftçinin, üreticinin, çocuklarımızın ve gelecek kuşakların hakkını koruma meselesidir” ifadelerini kullandı. “Küçük üreticinin emeğini görünür kılıyoruz” Tepebaşı Belediyesi’nin kırsal kalkınma anlayışında küçük üreticilerin desteklenmesinin ve yerel ürünlerin öne çıkarılmasının önemli yer tuttuğunu belirten Ataç, Kızılinler ve Uludere’de düzenlenen hasat şenliklerinin bu yaklaşımın somut örneklerinden olduğunu söyledi. Başkan Ataç, “Kırsal kalkınma; üreticinin toprağında kalması, köylerin yaşamaya devam etmesi, yerel ürünlerin değer kazanması, kadın emeğinin görünür olması ve gençlerin üretimden kopmaması demektir. Kızılinler’de ve Uludere’de gerçekleştirdiğimiz hasat şenlikleriyle küçük üreticilerimizin emeğini görünür kılıyor, yerel ürünlerimizin tanıtılmasına katkı sunuyoruz. Bu şenlikler, toprağa, üretime, yerel kültüre ve çiftçinin alın terine sahip çıkma iradesidir” dedi.

Eskişehir’de Yaşam İçin Kritik Çağrı: "Doğaya Bir Can Suyu Yeter" Haber

Eskişehir’de Yaşam İçin Kritik Çağrı: "Doğaya Bir Can Suyu Yeter"

Eskişehir’in önde gelen çevre ve tarım paydaşları, “Doğaya Bir Can Suyu Yeter” başlığıyla düzenlenen panelde bir araya gelerek kentin su varlığını, kuraklık tehlikesini ve ekolojik geleceğini masaya yatırdı. TEMA Vakfı, Türkiye Ormancılar Derneği ve Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) iş birliğiyle gerçekleştirilen panelde, kuraklıktan vahşi madenciliğe kadar pek çok hayati konu değerlendirildi. ​Eskişehir Kuraklık Riski ile Karşı Karşıya ​Panellin moderatörlüğünü yapan Türkiye Ormancılar Derneği Eskişehir İl Temsilcisi Deniz Hakan Durmuş, yağışlara rağmen İç Anadolu’da kuraklık tehlikesinin sürdüğünü vurguladı. Durmuş, yağışların toprak altına süzülmesinin önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "25 Nisan itibarıyla baraj doluluk oranları iyi görünse de, yüzeysel akışla kaybolan su nedeniyle kuraklık tehlikesi devam ediyor. Yanlış ziraat uygulamaları ve su kullanımına karşı sularımızı boşa sarf etmemeli, su depolamasını iyi kullanmalıyız". ​Vahşi Madencilik ve Su Yönetimi Tehdidi ​TEMA Vakfı Eskişehir İl Temsilcisi Dr. Gürsel Gür, Türkiye’nin su stresi çeken ülkeler arasında olduğunu ve Eskişehir'in 2 numaralı havzada su sıkıntısı yaşayan iller arasında yer aldığını belirtti. Gür, madencilik faaliyetlerinin su kaynakları üzerindeki baskısına dikkat çekerek şunları söyledi:​Uşak'taki altın madenlerinde harcanan su, tüm kentin tüketimine eşdeğerdir. Eskişehir Alpagut gibi bölgelerde vahşi madenciliğe karşı yerel önlemler alınmalıdır. Türkiye'deki tarım sektörü suyun %70'inden fazlasını tüketmektedir; daha akıllı bir su yönetimi şarttır. ​Paydaşlar Doğa İçin Güçlerini Birleştirdi ​ZMO Eskişehir Şube Başkanı Selma Güder, bu iş birliğinin Cumhuriyet’in 100. yılından bu yana sürdüğünü hatırlatarak, her yıl farklı bir tema ile doğayı gündeme taşıdıklarını ifade etti. Panelde çocuk, sanat ve doğa ekseninde çözüm önerilerinin sunulduğunu belirten Güder, Hasan Çakıllı’nın kuraklığın sosyolojik etkilerini, orman mühendislerinin ise yangın dirençli toplum konularını aktardığını belirtti. ​7 Milyon Çocuğa Doğa Bilinci ​Panelde ayrıca TEMA Vakfı’nın Milli Eğitim Bakanlığı ile yürüttüğü Doğa Eğitimi programlarına değinildi. Dr. Gürsel Gür, Türkiye genelinde 7 milyon öğrenciye ekolojik okuryazarlık ve doğa sevgisi aşılamanın gururunu yaşadıklarını belirterek, "Türkiye Çöl Olmasın" mottosunun güncelliğini koruduğunu hatırlattı. ​Panel Program Akışı ve Konuşmacılar ​Moderatör: Deniz Hakan DURMUŞ ​Dr. Gürsel GÜR: Doğa Eğitimi (TEMA Vakfı) ​Dr. Nejat ÇELİK: Orman Okulu ​Öğr. Gör. İlayda ÇELİK BAĞLUM: Doğa, Çocuk ve Sanat ​Azmet Başar KAVCIN: Orman ve Kırsal Yangınlarına Dirençli Toplum ​Hasan ÇAKILLI: Kuraklığın, Kırsalda Üretime ve Sosyolojik Yapısına Etkisi (TMMOB ZMO)

Beylikova Barajı %95 Doluluğa Ulaştı Haber

Beylikova Barajı %95 Doluluğa Ulaştı

Beylikova Belediyesi, Porsuk Çayı’ndan gerçekleştirdiği 15 milyon metreküplük su takviyesiyle Beylikova Barajı’nı doldurdu. 50 bin dekar araziye can suyu verecek projede, suyun ton fiyatı ise 4,25 TL olarak açıklandı. Porsuk Çayı’ndan Dev Operasyon: 10 Kilometreden Su Taşındı Eskişehir’in tarım merkezlerinden biri olan Beylikova’da, kuraklık riskine karşı devrim niteliğinde bir adım atıldı. Beylikova Belediyesi, kış boyunca sürdürdüğü yoğun mesai ile Porsuk Çayı’ndan yaklaşık 10 kilometrelik mesafeden taşıma sistemiyle baraja su aktardı. 4 adet büyük çaplı elektrikli su pompasının gece gündüz çalışmasıyla, kısa sürede 15 milyon metreküp su depolama alanına ulaştırıldı. Beylikova Barajı’nda Rekor Doluluk: %95 Seviyesi Geçildi Yapılan stratejik hamle meyvelerini verdi. Mevcut debinin de eklenmesiyle barajdaki toplam su miktarı 23 milyon metreküpe yükselirken, doluluk oranı %95 seviyesine ulaştı. Bu doluluk oranı, özellikle yaz aylarında beklenen kuraklık tehlikesini bölge tarımı için bir risk olmaktan çıkardı. 50 Bin Dekar Arazi Akıllı Sistemle Sulanacak Belediye, sadece su temin etmekle kalmayıp altyapıyı da modernize etti. Akıllı sayaçlar ve yenilenen sulama hatları sayesinde: 50 bin dekar tarım arazisi kesintisiz suya kavuştu. Su israfı minimize edilerek sürdürülebilir üretim modeli sağlandı. Tarımsal sulama hatları tamamen kullanıma hazır hale getirildi. Çiftçinin Yükünü Hafifleten Fiyat: Tonu 4,25 TL! Üreticinin maliyetlerini düşürmeyi hedefleyen Beylikova Belediye Meclisi, örnek bir karara imza attı. Bölgedeki tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilirliği için tarımsal sulama suyu fiyatı 1 ton için 4,25 TL olarak sabitlendi. Bu rakam, çevre bölgelerle kıyaslandığında üretici için büyük bir ekonomik avantaj sağlıyor. Başkan Hakan Karabacak: "Çiftçimiz Üretirse Beylikova Büyür" Yatırımlar hakkında açıklama yapan Beylikova Belediye Başkanı Av. Hakan Karabacak, üretimin önemine dikkat çekti: "Zor kış şartlarına rağmen ekiplerimizle sahadaydık. Porsuk Çayı’ndan barajımıza su taşıyarak büyük bir riski bertaraf ettik. Çiftçimiz üretirse Beylikova büyür, Beylikova büyürse ülkemiz kazanır. Uygun fiyat politikamızla üreticimizin yanında olmaya devam edeceğiz."

Eskişehir’de Tarımsal Kuraklık Masaya Yatırıldı Haber

Eskişehir’de Tarımsal Kuraklık Masaya Yatırıldı

Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Tarımsal Kuraklık İl Kriz Merkezi Yönetimi toplantısına ev sahipliği yaptı. Vali Yardımcısı Adem Keleş başkanlığında toplanan kurul, şehrin su rezervlerini, baraj doluluk oranlarını ve önümüzdeki döneme ait tarımsal stratejileri değerlendirdi. Kuraklıkla Mücadelede Stratejik Adımlar Eskişehir Vali Yardımcısı Adem Keleş’in yanı sıra kamu kurum amirleri, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin katıldığı toplantıda, Tarım Reformu Genel Müdürlüğü uzmanları tarafından kapsamlı sunumlar yapıldı. Şube Müdürü Tuncay Burhan ve Mühendis Kemal Pekdoğan, tarımsal kuraklıkla mücadele stratejileri ve modern su yönetimi teknikleri üzerine detayları paylaştı. Toplantı, 2022 yılında yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ve ilgili yönetmelikler çerçevesinde, İl Kuraklık Eylem Planı uygulama adımlarının takibi amacıyla gerçekleştirildi. Yağışlar Uzun Yıllar Ortalamasının Üzerinde Toplantıda paylaşılan meteorolojik veriler, Eskişehirli üreticiler için sevindirici bir tablo ortaya koydu. 1 Ekim 2025 ile 1 Mart 2026 tarihleri arasındaki "su yılı" verilerine göre: Gerçekleşen Yağış Miktarı: 224,2 mm Uzun Yıllar Ortalaması: 164,4 mm Yağış miktarının normalin üzerinde seyretmesi sayesinde, hâlihazırda hem sulu hem de kuru tarım alanlarında bitki çıkışı ve gelişimi konusunda bir problem yaşanmadığı belirtildi. Hububatta Kritik Dönem: Kardeşlenme Tamamlandı Eskişehir genelinde hububat ekili alanlarda bitkilerin kardeşlenme evresini başarıyla tamamladığı vurgulandı. Ancak uzmanlar, verimliliğin korunması için önümüzdeki ay düşecek yağışların "belirleyici" olacağı konusunda uyarılarda bulundu. Barajların Durumu ve Su Tasarrufu Çağrısı Eskişehir’deki içme suyu ve tarımsal sulama kaynaklarının güncel durumu, baraj doluluk oranları ile birlikte analiz edildi. Toplantının odak noktalarından biri de suyun tasarruflu kullanımı oldu. Kurul üyeleri, yağışlar ortalamanın üzerinde olsa dahi su tasarrufunun sürdürülebilir tarım için hayati önem taşıdığını hatırlattı.

TZOB Başkanı Bayraktar’dan Gıda İsrafı Uyarısı Haber

TZOB Başkanı Bayraktar’dan Gıda İsrafı Uyarısı

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada gıda israfının korkutucu boyutlarına dikkat çekti. Bayraktar, Türkiye’de her yıl 18-20 milyon ton gıdanın çöpe gittiğini belirterek "Gıdayı israf etmek, çiftçinin emeğini ve doğanın kaynaklarını yok etmektir" dedi. ​30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü Teması: "Gıda İsrafı" ​Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen ve bu yıl dördüncüsü kutlanan 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü’nün ana teması bu yıl "Gıda İsrafı" olarak belirlendi. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, yaptığı basın açıklamasında sıfır atık yaklaşımının sadece çevresel bir konu değil, gıda güvenliği ve üretim süreciyle doğrudan ilişkili bir yaşam disiplini olduğunu vurguladı. ​Korkutan Rakamlar: Küresel Kayıp 1 Trilyon Dolar ​Gıda israfının küresel ve yerel ölçekteki ekonomik bilançosunu paylaşan Bayraktar, çarpıcı veriler sundu: ​Dünya Genelinde: Üretilen gıdanın %30-35’i (yaklaşık 1,3 milyar ton) israf ediliyor. ​Ekonomik Kayıp: Küresel gıda israfının doğrudan maliyeti 1 trilyon dolar, çevresel ve sosyal etkileriyle birlikte bu rakam 2,6 trilyon dolara ulaşıyor. ​Türkiye Bilançosu: Yıllık 18-20 milyon ton gıda israfı yaşanıyor. ​Ekmek ve Sebze-Meyvede Büyük Kayıp ​Türkiye’deki israfın detaylarına değinen Bayraktar, özellikle temel gıda maddelerindeki kayıpların altını çizdi: ​Ekmek İsrafı: Günde yaklaşık 4,9 milyon adet ekmek çöpe gidiyor. ​Sebze ve Meyve: Yıllık 50 milyon tonu aşan üretimin 10-13 milyon tonu sofraya ulaşmadan veya tüketilmeden israf ediliyor. ​"Gıdayı Korumak, Üreticiyi Korumaktır" ​Tarımsal üretimin iklim değişikliği ve kuraklık gibi büyük risklerle karşı karşıya olduğunu hatırlatan Bayraktar, tüketicilere şu çağrıda bulundu: ​"Gıda, sofraya gelene kadar büyük bir emek ve doğal kaynak kullanımı gerektirir. İsraf edilen her ürün, boşa harcanan su, toprak ve enerji demektir. İhtiyacımız kadar tüketmek ve planlı alışveriş yapmak bir tercih değil, geleceğimiz için bir zorunluluktur. Gıdayı korumak, çiftçimizi ve ülkemizin geleceğini güvence altına almaktır." ​Sıfır Atık İçin Bireysel Tedbirler ​İsrafın büyük bir kısmının hane halkı düzeyindeki yanlış alışkanlıklardan kaynaklandığını belirten TZOB Başkanı, çözümün "ihtiyaç odaklı tüketim" ve "planlı hareket etmekten" geçtiğini ifade etti. Bayraktar, sıfır atık bilincinin günlük hayatın bir parçası haline gelmesi gerektiğini belirterek açıklamasına son verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.