SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kültürel Miras

Porsuk Haber Ajansı - Kültürel Miras haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültürel Miras haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

46. Geleneksel Mihalıççıklılar Günü ve Kiraz Festivali Coşkuyla Kutlandı Haber

46. Geleneksel Mihalıççıklılar Günü ve Kiraz Festivali Coşkuyla Kutlandı

Eskişehir'in tarihi ve tarımsal potansiyeliyle öne çıkan ilçesi Mihalıççık'ta, belediye tarafından bu yıl 46'ncısı düzenlenen Geleneksel Mihalıççıklılar Günü ve Kiraz Festivali, protokolün ve vatandaşların yoğun katılımıyla Kalburcu Orman Parkı'nda gerçekleştirildi. ​Festivalde Geniş Katılım ​Mihalıççık Belediyesi'nin ev sahipliğinde düzenlenen etkinliğe; ​Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nihat Çuhadar, ​Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı Önder Aksakal, Mihalıççık Kaymakamı Fahrettin Çırak, ​Mihalıççık Belediye Başkanı Haydar Çorum, ​İl ve ilçe protokolü, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, siyasi parti yetkilileri, sivil toplum kuruluşu üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. ​Vali Dr. Erdinç Yılmaz: "Mihalıççık, Tarihi ve Üretim Gücüyle Önemli Bir Değerdir" ​Programda bir açılış konuşması gerçekleştiren Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Mihalıççık'ın köklü tarihine ve tarımsal zenginliklerine dikkat çekti. İlçe adının Osman Gazi’nin silah arkadaşı Köse Mihal'den geldiğini hatırlatan Vali Yılmaz, sevgi ve kardeşlik ozanı Yunus Emre'nin de bu topraklardan dünyaya mesajlar verdiğini ifade etti. ​Mihalıççık'ın sadece tarihi mirasıyla değil, üretim gücüyle de Eskişehir'in lokomotif ilçelerinden biri olduğunun altını çizen Yılmaz, şu vurgularda bulundu: ​"Üreticilerimizin alın teriyle yetiştirdiği dünyaca ünlü Mihalıççık kirazı, kalitesiyle Türkiye'nin ve dünyanın seçkin sofralarında yer alıyor." ​Ayrıca asırlık bir kültürel miras olan Sorkun Çömleği'nin yaşatılmasının önemine değinen Vali Yılmaz, bu değerlerin gelecek nesillere aktarılması gerektiğini belirtti. Üreticilere bereketli ve bol kazançlı bir hasat sezonu dileyen Yılmaz; festivalin düzenlenmesinde emeği geçen Mihalıççık Belediye Başkanı Haydar Çorum'a, belediye çalışanlarına, sponsorlara ve tüm emeği geçenlere teşekkür etti. ​Konserlerle Sona Erdi ​Protokol konuşmalarının ardından renkli görüntülerin oluştuğu festival, çeşitli sanatçıların sahne aldığı konser programıyla coşku içinde tamamlandı.

Anadolu Üniversitesi'nden "Eskişehir Belleği" Projeleri İçin Davet Haber

Anadolu Üniversitesi'nden "Eskişehir Belleği" Projeleri İçin Davet

Anadolu Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) Koordinasyon Birimi tarafından, Eskişehir’in tarihsel, kültürel, toplumsal ve ekonomik mirasının bilimsel yöntemlerle kayıt altına alınmasını hedefleyen “Eskişehir Belleği” Çağrılı Araştırma Projesi başvuruları başladı. Üniversitenin bilimsel birikimini kentin hafızasıyla buluşturmayı amaçlayan çağrı kapsamında, Eskişehir’e ilişkin özgün araştırmaların desteklenmesi ve elde edilen bilimsel verilerin gelecek kuşaklara aktarılması hedefleniyor. Bilimin ışığında bir kent hafızası Anadolu Üniversitesi kurulduğu günden bu yana sadece öğrencilerini değil içinde büyüdüğü şehri de geleceğe taşıma gayesini sürdürüyor. Eskişehir plakasından ötürü anlam taşıyan 2026 yılı boyunca 222 bilimsel çalışmanın çağrılı projeye başvuru yapması ve desteklenmesi öngörülüyor. Bu bağlamda makaleler, sempozyumlar, sözlü tarih çalışmaları, dijital arşiv projeleri ve kitaplar aracılığıyla Eskişehir’in hak ettiği bilimsel envanterin çıkarılması hedefleniyor. Proje kapsamında, çok geniş bir yelpazede araştırmalar yürütecek olan Anadolu Üniversitesi’nin güçlü akademik kadrosu ve genç araştırmacıları, adeta bir hafıza işçisi gibi çalışarak Eskişehir’in DNA’sını kâğıda dökmeyi ve dijital dünyaya aktarmayı hedefliyor. Eskişehir, sahip olduğu köklü tarihi, kültürel çeşitliliği, sanayi geçmişi, spor kültürü, sanat ortamı ve toplumsal yapısıyla Türkiye'nin en özgün kentlerinden biri olarak öne çıkıyor. Anadolu Üniversitesi tarafından başlatılan bu çağrı Eskişehir’in hafızasını bilimsel araştırmalar yoluyla sistematik biçimde belgeleyerek kalıcı bir bilgi birikimine dönüştürmeyi amaçlıyor. Çağrı kapsamında desteklenecek araştırmaların yalnızca akademik yayınlarla sınırlı kalmaması aynı zamanda Eskişehir'in kültürel mirasına katkı sağlayacak dijital içerikler üretmesi de hedefleniyor. Böylece araştırmalar sonucunda ortaya çıkacak bilgi, belge, görsel materyal ve sözlü tarih kayıtlarının “Eskişehir Şehir Belleği Dijital Platformu” aracılığıyla erişilebilir hale getirilmesi ve “Eskişehir Kent Belleği Müzesi” koleksiyonlarının geliştirilmesine katkı sunması planlanıyor. Eskişehir'in çok katmanlı belleği bilimsel çalışmalarla kayıt altına alınacak "Eskişehir Belleği" çağrısı, kentin farklı yönlerini ele alan disiplinlerarası araştırmaları desteklemeyi amaçlıyor. Bu kapsamda araştırmacılar; Eskişehir'in iktisat tarihi, spor tarihi, sanat tarihi, etnik grupların göç tarihi ve kültürü ile turizmin toplumsal ve kültürel belleğine ilişkin proje önerileri hazırlayabilecek. Projelerde yalnızca yazılı kaynaklardan yararlanılması değil arşiv belgeleri, yerel gazete koleksiyonları, fotoğraf ve görsel materyaller, kurum kayıtları, saha araştırmaları ve sözlü tarih görüşmelerinin bir arada değerlendirilmesi bekleniyor. Böylece Eskişehir'in geçmişine ilişkin bilgi birikiminin bilimsel yöntemlerle belgelenmesi ve dijital ortamda korunması hedefleniyor. Kent ekonomisinden emek tarihine uzanan araştırmalar desteklenecek Çağrının ilk araştırma alanını oluşturan iktisat tarihi başlığında, Eskişehir'in sanayileşme süreci, demiryolu kültürü, işçi hareketleri, zanaat gelenekleri, madencilik faaliyetleri, tarımsal üretim ve ticaret hayatına ilişkin çalışmalar desteklenecek. Anadolu–Bağdat Demiryolu'nun kent üzerindeki etkisinden TÜRASAŞ'a uzanan demiryolu sanayi geleneğine, Şeker Fabrikası'nın Cumhuriyet dönemi sanayileşmesindeki rolünden lületaşı üretimine kadar pek çok konu bilimsel araştırmalarla yeniden ele alınabilecek. Bunun yanı sıra Organize Sanayi Bölgesi'nin gelişimi, girişimcilik ekosistemi, yerel markaların oluşumu, esnaf kültürü ve kaybolmaya yüz tutmuş mesleklerin ekonomik geçmişi gibi başlıklar da araştırmaların önemli çalışma alanları arasında yer alıyor. Sanat, spor ve kültürel yaşamın izleri gelecek kuşaklara aktarılacak Çağrı kapsamında Eskişehir'in sanat tarihi de geniş bir perspektifle ele alınacak. Frig uygarlığından günümüze uzanan mimari miras, Odunpazarı evleri, lületaşı ve cam sanatı, müzeler, tiyatro, müzik, sinema ve üniversitenin sanat yaşamına katkıları bilimsel araştırmaların konusu olacak. Spor tarihi başlığında ise Eskişehirspor'un kent kimliğindeki yeri, taraftar kültürü, fabrika spor kulüpleri, amatör spor hareketleri, üniversite sporları, havacılık sporları ve Eskişehir'den yetişen milli sporcuların başarı öykülerinin belgelenmesi amaçlanıyor. Kentin spor kültürünü oluşturan mekânlar, kulüpler ve toplumsal hafıza unsurlarının kayıt altına alınmasıyla spor tarihine önemli katkılar sunulması hedefleniyor. Göçlerle şekillenen toplumsal hafıza araştırılacak Eskişehir'in tarih boyunca farklı coğrafyalardan aldığı göçlerle oluşan zengin toplumsal yapısı da çağrının önemli araştırma alanlarından birini oluşturuyor. Kırım Tatarları başta olmak üzere Çerkes, Abhaz, Gürcü, Boşnak, Arnavut, Pomak ve diğer toplulukların göç süreçleri, kültürel mirasları, gündelik yaşam pratikleri ve kent yaşamına katkıları bilimsel yöntemlerle incelenecek. Sözlü tarih çalışmalarıyla ilk kuşak göç tanıklarının anlatılarının kayıt altına alınması, aile arşivleri ve kültürel miras unsurlarının belgelenmesi sayesinde Eskişehir'in çok kültürlü yapısının gelecek kuşaklara aktarılması amaçlanıyor. Turizm ve kent belleği dijital içeriklerle zenginleşecek Çağrının bir diğer önemli başlığını ise Eskişehir'in turizm ve gastronomi belleği oluşturuyor. Frig Vadisi'nden Odunpazarı'na, Sivrihisar'dan Seyitgazi'ne uzanan kültürel mirasın yanı sıra kentin mutfak kültürü, yöresel ürünleri, turizm rotaları, ziyaretçi deneyimleri ve kültürel anlatılar bilimsel araştırmalarla kayıt altına alınacak. Bu kapsamda hazırlanacak projelerin yalnızca akademik bilgi üretmesi değil aynı zamanda dijital veri tabanları, envanterler, kültür rotaları ve uygulamaya dönük içeriklerle Eskişehir Şehir Belleği Dijital Platformu'nun zenginleşmesine katkı sağlaması bekleniyor. Böylece bilimsel araştırmaların toplumla buluşması ve kent belleğinin dijital ortamda sürdürülebilir biçimde korunması hedefleniyor. Disiplinlerarası araştırmalar teşvik edilecek Çağrı, tarih, sosyoloji, sanat tarihi, arkeoloji, mimarlık, iktisat, işletme, spor bilimleri, turizm, gastronomi, halkbilim, iletişim ve ilgili diğer alanlardan araştırmacıların disiplinlerarası ekipler oluşturarak ortak çalışmalar yürütmesini teşvik ediyor. Farklı disiplinlerin bilgi ve yöntemlerini bir araya getirecek projeler sayesinde Eskişehir'in tarihsel ve kültürel mirasının çok yönlü biçimde incelenmesi ve bilimsel literatüre özgün katkılar sunulması amaçlanıyor. Son başvuru 31 Aralık 2026 Anadolu Üniversitesi tarafından yürütülen bu çağrıyla birlikte, kentin geçmişini belgeleyen çalışmaların yalnızca akademik yayınlara dönüşmesi değil; aynı zamanda Eskişehir'in kültürel mirasının korunmasına, dijital kent belleğinin güçlendirilmesine ve geleceğe aktarılmasına katkı sağlayacak kalıcı bilimsel kaynaklara dönüşmesi hedefleniyor. 21 Temmuz Salı günü başlayan "Eskişehir Belleği" çağrısı kapsamında proje başvuruları 31 Aralık 2026 tarihine kadar devam edecek. Desteklenecek projeler ek süreler dâhil en fazla 18 ayda tamamlanacak, proje bütçesi ise ek bütçe talepleri dâhil en fazla 750 bin TL olacak. Projelerden elde edilen bilimsel çıktıların, proje bitiminden itibaren iki yıl içinde uluslararası indekslerde taranan nitelikli akademik yayınlara dönüştürülmesi bekleniyor. Proje başvurusu ile ilgili ayrıntılı bilgiye bapkoordinasyon.anadolu.edu.tr adresinden ulaşılabilir. Kaynak: Anadolu Üniversitesi Haber Ajansı(AnaHaber)

Uluslararası Erasmus+ Projesi Sonuçları Paylaşıldı Haber

Uluslararası Erasmus+ Projesi Sonuçları Paylaşıldı

Avrupa Birliği Erasmus+ Programı Ana Eylem 2 Yükseköğretim Alanında İş Birliği Ortaklıkları (KA220-HED) kapsamında desteklenen, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ)’nin proje koordinatörü olduğu “Innovative Tools to Digitize the East and West Cultural Heritage: A Digital Game Design Methodology Guide” başlıklı uluslararası projenin çoğaltıcı tanıtım toplantısı çevrim içi olarak gerçekleştirildi. ESOGÜ Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ayşen Çelen Öztürk yürütücülüğünde, yaklaşık 400 bin avro bütçeyle, 30 ay süresince yürütülen projenin final toplantısının Mayıs ayında tamamlanmasının ardından düzenlenen çevrim içi etkinlikte, proje süreci boyunca geliştirilen yöntemler, elde edilen çıktılar ve hazırlanan eğitim materyalleri kamuoyu ile paylaşıldı. Toplantıya Bahçeşehir Üniversitesi, ESOGÜ ve Eskişehir Teknik Üniversitesi (ESTÜ)’nden akademisyenler ve öğrencilerin yanı sıra, dijital oyun tasarımı, kültürel mirasın korunması ve dijitalleştirilmesi alanlarında çalışan meslek profesyonelleri yoğun ilgi gösterdi. Doğu ve Batı kültürel mirasının dijital ortamda korunması ve aktarılması amacıyla yürütülen projede, disiplinlerarası ve uluslararası iş birliği temelinde dijital oyun tasarım süreçlerine yönelik örnek bir metodoloji ve rehber geliştirildi. Hazırlanan rehberin kültürel miras, eğitim teknolojileri ve oyun tasarımı alanlarında yürütülecek yeni çalışmalara katkı sağlaması hedefleniyor. Projenin uluslararası ortaklığını ESOGÜ, ESTÜ, Bahçeşehir Üniversitesi, Università degli Studi di Firenze (İtalya), Polytechnic University of Catalonia (İspanya), Azerbaijan University of Architecture and Construction (Azerbaycan), Non Formal Education for Youth Association (Ukrayna) ile Fırsat Eşitliği ve Sürdürülebilir Gelecek Derneği (Türkiye) oluşturdu. Çevrim içi gerçekleştirilen çoğaltıcı tanıtım toplantısında, proje ortakları geliştirilen dijital oyun tasarımı metodolojisini, eğitim içeriklerini ve proje kapsamında elde edilen çıktıları katılımcılarla paylaşırken, kültürel mirasın korunması ve dijital teknolojiler aracılığıyla gelecek nesillere aktarılmasına yönelik uluslararası iş birliklerinin önemine dikkat çekildi. Projenin sonuçlarının, kültürel mirasın dijitalleştirilmesi alanında yeni araştırma ve uygulamalara yol göstermesi bekleniyor.

Alpagut-Atalan İçin Bilirkişi Raporu: "Çed Kararı İptal Edilmeli" Haber

Alpagut-Atalan İçin Bilirkişi Raporu: "Çed Kararı İptal Edilmeli"

Alpagut ve Atalan mahallelerinde yapılması planlanan altın-gümüş madeni projesine ilişkin bilirkişi raporunda, “ÇED Olumlu” kararının iptal edilmesi yönünde görüş bildirildi. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, “Çocuklarımıza temiz suyu, verimli toprağı ve kültürel mirası korunmuş bir gelecek bırakmak için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi. Alpagut ve Atalan mahallelerinde yapılması planlanan altın-gümüş madeni projesine ilişkin hazırlanan bilirkişi raporunda “ÇED Olumlu” kararının iptal edilmesinin uygun olduğu belirtildi. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, raporun bilimsel ve hukuki gerçekleri ortaya koyduğunu belirterek, “Bu mücadele yalnızca bugünün değil, çocuklarımızın geleceğinin mücadelesidir. Toprağımızı, suyumuzu, kültürel mirasımızı ve insan yaşamını korumaya kararlılıkla devam edeceğiz” dedi. Alpagut ve Atalan mahallelerinde yapılması planlanan Altın-Gümüş Madeni Ocağı ve Cevher Zenginleştirme Tesisi Projesi hakkında hazırlanan bilirkişi raporu tamamlandı. Raporda, ulaşım konusu hariç olmak üzere ÇED raporunun bilimsel esaslardan uzak bir yaklaşımla hazırlandığı ifade edilerek, 18 Ekim 2025 tarihli “ÇED Olumlu” kararının iptal edilmesinin uygun olduğu yönünde görüş bildirildi. “Bu topraklar yalnızca maden sahası olarak görülemez” Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, bilirkişi raporuna ilişkin yaptığı değerlendirmede, Alpagut ve Atalan’ın yalnızca doğal güzellikleriyle değil, tarihsel ve kültürel değerleriyle de korunması gereken özel bir bölge olduğunu vurguladı. Başkan Ataç, “Alpagut ve Atalan’ı yalnızca yerin altındaki maden rezervleri üzerinden değerlendirmek, bu toprakların binlerce yıllık tarihini, kültürünü, suyunu, ormanını ve insanını yok saymaktır. Bu bölge, geçmişten geleceğe taşımakla sorumlu olduğumuz ortak mirasımızdır. Bilirkişi raporu da maden projesinin arkeolojik sit alanı ve çevresindeki kültürel varlıklar üzerinde yaratabileceği tehlikeyi açık biçimde ortaya koymuştur” dedi. “Doğayı korumak, insanı korumaktır” Doğaya verilecek zararın insan yaşamından ayrı düşünülemeyeceğini belirten Ataç, şöyle devam etti: “Toprak zarar görürse tarım zarar görür, su kirlenirse yaşam zarar görür, orman yok edilirse insanın nefesi kesilir. Doğayı korumak, doğrudan doğruya insanı korumaktır. Bu nedenle mesele yalnızca çevresel bir mesele değildir; halk sağlığı, yaşam hakkı, kültürel miras ve kuşaklar arası adalet meselesidir. Hiçbir ekonomik faaliyet, insan yaşamından ve sağlıklı bir çevrede yaşama hakkından daha değerli değildir.” “Çocuklarımıza yaşanabilir bir kent bırakmak zorundayız” Mücadelenin gelecek kuşaklara karşı bir sorumluluk olduğunu ifade eden Başkan Ataç, “Çocuklarımıza siyanürle, ağır metallerle ve geri dönüşü olmayan çevresel tahribatlarla anılan bir bölge değil; temiz suyu, verimli toprağı, tarihi ve kültürel değerleri korunmuş bir kent bırakmak zorundayız. Bugün vereceğimiz kararlar, çocuklarımızın nasıl bir çevrede yaşayacağını belirleyecek” diye konuştu. “Mücadelemiz mahkeme kararına kadar ve sonrasında da sürecek” Bilirkişi raporunun önemli bir bilimsel ve hukuki aşama olduğunu, ancak yargılama sürecinin devam ettiğini hatırlatan Ataç, nihai kararın mahkeme tarafından verileceğini belirtti. Ataç, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bilirkişi raporu, başından beri dile getirdiğimiz kaygıların ne kadar haklı ve bilimsel temellere dayandığını göstermiştir. Ancak mücadelemiz henüz tamamlanmış değildir. Yargı sürecini yakından takip edecek; bölge halkımızla, meslek odalarıyla, çevre örgütleriyle ve yaşamı savunan tüm yurttaşlarımızla dayanışma içinde olmaya devam edeceğiz. ÇED Olumlu kararı iptal edilene, Alpagut ve Atalan’ın doğası, tarihi ve geleceği güvence altına alınana kadar mücadelemiz kararlılıkla sürecektir. Bu mücadele toprağın, suyun, tarihin, çocuklarımızın ve yaşamın mücadelesidir.”

Başkan Ataç Tepreş Coşkusuna Ortak Oldu Haber

Başkan Ataç Tepreş Coşkusuna Ortak Oldu

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Eskişehir Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği tarafından düzenlenen 38. Geleneksel Tepreş Şenliği’ne katıldı. Birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunun öne çıktığı şenlikte Başkan Ataç, vatandaşların coşkusuna ortak oldu. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Eskişehir Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği tarafından gerçekleştirilen 38. Geleneksel Tepreş Şenliği’ne katılarak vatandaşların coşkusuna ortak oldu. Kırım Tatar kültürünün yaşatıldığı ve gelecek nesillere aktarıldığı şenlik, renkli görüntülere sahne oldu. Geleneksel müziklerin ve halk oyunlarının eşlik ettiği etkinlikte Başkan Ataç, vatandaşlarla bir araya gelerek sohbet etti. Birlik ve beraberliğin simgesi olan oyunlara vatandaşlarla birlikte eşlik eden Başkan Ataç, şenlik boyunca yoğun sevgi gösterisiyle karşılandı. Katılımcılarla karşılıklı oyunlar da oynayan Başkan Ataç, Tepreş geleneğinin toplumsal dayanışmayı güçlendiren önemli bir kültürel miras olduğunu ifade etti. Başkan Ataç, “Kırım Tatarı hemşehrilerimizin kültürlerini, geleneklerini ve dayanışma ruhlarını yaşattıkları Tepreş Şenliği’nde bulunmaktan büyük mutluluk duydum. Eskişehir, farklı kültürlerin kardeşlik içinde yaşadığı çok özel bir kent. Bu birlik ve beraberliği korumaya, kültürel değerlerimizi yaşatan etkinliklere destek vermeye devam edeceğiz” dedi. Coşku içinde geçen 38. Geleneksel Tepreş Şenliği, geleneksel oyunlar, müzikler ve vatandaşların yoğun katılımıyla sona erdi.

Kültür Yolu Festivali Her Yaş Grubuna Hitap Ediyor Haber

Kültür Yolu Festivali Her Yaş Grubuna Hitap Ediyor

Eskişehir Kültür Yolu Festivali’nin altıncı gününde gerçekleştirilen sergiler, atölyeler ve çocuklara yönelik etkinlikler; geleneksel sanatlar, kültürel miras ve farkındalık odaklı içerikleriyle her yaş grubundan ziyaretçiyi bir araya getirdi. Festivalin farklı noktalarında düzenlenen programlar, her yaş grubundan katılımcıyı kültür ve sanat etrafında bir araya getirdi. GELENEKSEL SANATLARDA YUNUS EMRE İZLERİ Olgunlaşma Enstitüleri Eskişehir’de ziyaretçilerini ağırlayan “Kültür Yolunda Yunus’a Doğru” sergisi, Yunus Emre’nin sevgi ve hoşgörü temelli düşünce dünyasını geleneksel sanatlar aracılığıyla sanatseverlerle buluşturdu. Sergide; Yunus Emre dönemi giysi koleksiyonu ile birlikte minyatür, hüsn-i hat, tezhip, dokuma, kilim, seramik ve cam sanatına ait eserler yer aldı. Geleneksel Türk el sanatlarının farklı örneklerini bir araya getiren sergi, Yunus Emre’nin kültürel ve manevi mirasını yansıtan zengin içeriğiyle ziyaretçilerden ilgi gördü. GELENEKSEL AHŞAP OYMACILIĞI FESTİVALDE TANITILDI Festival kapsamında gerçekleştirilen “Ahşap Oymacılığı Atölyesi”nde Onur Çabuk, ahşap oyma sanatının tarihsel geçmişi ve uygulama teknikleri üzerine katılımcılarla bilgiler paylaştı. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden günümüze uzanan geleneksel sanatın ince işçilik gerektiren üretim süreçleri uygulamalı içeriklerle aktarıldı. Ahşabın oyularak şekillendirildiği çalışmalar, ziyaretçilere Türk sanat mirasının önemli örneklerinden birini yakından tanıma fırsatı sundu. FESTİVALDE ÇOCUKLARA YÖNELİK FARKINDALIK ETKİNLİĞİ Festival kapsamında düzenlenen “Sözlerim Kalbini Kırmasın” etkinliğinde çocuklar, zorbalık ve empati temaları etrafında gerçekleştirilen söyleşi ve okuma programında bir araya geldi. Rıfat Batur’un katılımıyla onun kitapları üzerinden gerçekleştirilen etkinlikte çocuklara iletişim dili, arkadaşlık ilişkileri ve duygusal farkındalık üzerine içerikler aktarıldı. Program sonunda yazar tarafından imzalanan kitaplar katılımcılara hediye edildi.

Anadolu Üniversitesi Türk Mutfağı Haftası’nda Kültürel Mirası Sofraya Taşıdı Haber

Anadolu Üniversitesi Türk Mutfağı Haftası’nda Kültürel Mirası Sofraya Taşıdı

Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi tarafından 21-27 Mayıs tarihleri arasında kutlanan Türk Mutfağı Haftası kapsamında T.C. Eskişehir Valiliği iş birliğiyle düzenlenen “Bir Sofrada Miras” etkinliği gerçekleştirildi. Turizm Fakültesi Fuaye Alanında düzenlenen etkinlik akademisyenleri, sektör temsilcilerini, öğrencileri ve protokol üyelerini aynı sofrada buluşturdu. Etkinliğe Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Eskişehir Vali Yardımcısı Oğuz Şenlik, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Erkan Erdemir ve Prof. Dr. Köksal Büyük, Rektör Danışmanı ve İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mustafa Bostancı, Genel Sekreter Ecevit Öksüz, Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakan Yılmaz, Dekan Yardımcıları Doç. Dr. Merve Özgür Göde ve Doç. Dr. İnci Oya Coşkun, bölüm başkanları, TÜRSAB Bölge Başkanı Özgür Ersoy, Eskişehir İl Kültür ve Turizm Müdürü Bülent Avnamak, yönetim kurulu üyeleri, sektör temsilcileri ile çok sayıda öğrenci katıldı. Rektör Adıgüzel: “Yemek bir sanattır” Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, gastronominin kültürel mirasın önemli bir parçası olduğuna dikkat çekerek Anadolu Üniversitesinin gastronomi alanındaki güçlü eğitim vizyonunu vurguladı. Rektör Adıgüzel konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Anadolu Üniversitesinde, Turizm Fakültesi Gastronomi Bölümündeki arkadaşlarımızla, hayatımızın tadı tuzu olan bu yemek olayını bir sanata dönüştürmüş durumdayız. Yemek de bir sanattır, tatlı da bir sanattır. Mutfak Sanatları Bölümümüz, Türkiye’deki belki onlarca gastronomi bölümünden bir tanesi ama en iyilerinden biri. Öğrencilerimiz daha mezun olmadan sektörde iş bulabilecek yetkinliğe sahip oluyor. Anadolu Üniversitesi kampüsü, öğrenci memnuniyetinin en yüksek olduğu kampüslerden biri. ‘Türkiye’nin en mutlu kampüsü’ ifadesi yalnızca bir slogan değil, gerçeğin ifadesidir.” Dekan Yılmaz: Akademi ve sektör iş birliği öğrencilerimize güç katıyor Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakan Yılmaz ise konuşmasında fakültenin uygulama odaklı eğitim anlayışına ve sektörle kurduğu güçlü bağlara dikkat çekti. Yılmaz şunları söyledi: “Gerçekten her biri sektör için çok önemli birer değer olacak arkadaşlarımız burada yetişiyor. Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi, sunduğu bu vizyonla sadece Eskişehir için değil, tüm Türkiye için bir gurur kaynağıdır. Sektörün ve akademinin bu şekilde iç içe geçmesi, öğrencilerimizin henüz mezun olmadan geleceğe güvenle bakmasını sağlıyor. Yunus Emre Kampüsü’nün huzurlu atmosferinde bu çalışmaları yürütmek bizler için büyük bir mutluluk.” Açılış konuşmalarının ardından Türk Mutfağı Haftası kapsamında gerçekleştirilen “Bir Sofrada Miras” etkinliği, Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü ile Turizm Rehberliği Bölümü öğrencilerinin uygulama ve proje çalışmalarını bir araya getirdi. Türk mutfağının kültürel mirasını farklı yönleriyle ele alan etkinliklerde öğrenciler hem akademik hem de uygulamalı çalışmalarını katılımcılarla buluşturdu. Öğrenciler hazırladıkları yemekleri sundu Etkinlik kapsamında Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğrencileri dersleri kapsamında hazırlanan özel sunumlar davetlilerin beğenisine sunuldu. Öğrenciler tarafından hazırlanan lezzetlerde Türk mutfağının geleneksel tatları modern gastronomi anlayışıyla yorumlanırken, tarihsel gelişim ve kültürel miras unsurları da ön plana çıkarıldı. Bitirme tezi poster sergisi merakla takip edildi Program çerçevesinde ayrıca Turizm Rehberliği Bölümü öğrencileri tarafından hazırlanan “Geçmişin Kapıları Turist Rehberleri ile Aralanıyor” başlıklı bitirme tezi poster sergisi de ziyaretçilerin beğenisine açıldı. Sergide öğrencilerin Türkiye’nin tarihi, kültürel ve turistik değerlerine yönelik hazırladığı akademik çalışmalar tanıtıldı. Kaynak; Anadolu Üniversitesi Haber Ajansı-AnaHaber

Eskişehir Kültür Yolu Festivali Renkli İçerikleriyle Devam Ediyor Haber

Eskişehir Kültür Yolu Festivali Renkli İçerikleriyle Devam Ediyor

Eskişehir Kültür Yolu Festivali’nin dördüncü gününde gerçekleştirilen atölye, sergi ve çocuk etkinlikleri, ziyaretçileri kültürel miras, geleneksel sanatlar ve teknoloji odaklı içeriklerle buluşturdu. Festivalin farklı noktalarında düzenlenen programlar; lüle taşı sanatından Yunus Emre temalı sergilere, çocuklara yönelik teknoloji deneyimlerinden uygulamalı sanat atölyelerine uzanan kapsamlı içerikleriyle yoğun ilgi gördü. ESKİŞEHİR’İN SİMGESİ LÜLE TAŞI FESTİVALDE TANITILDI Festival kapsamında gerçekleştirilen “Lüle Taşı Atölyesi”nde Emre Mangaltepe, Eskişehir’in simgelerinden biri olan lüle taşının tarihsel geçmişi ve işlenme teknikleri üzerine katılımcılarla bilgiler paylaştı. Sepiolit minerali olarak bilinen ve özellikle Eskişehir çevresinde çıkarılan lüle taşının yumuşak dokusu sayesinde kolay işlenebildiği, kuruduktan sonra ise dayanıklı bir forma dönüştüğü katılımcılara aktarıldı. Uygulamalı içeriklerle gerçekleştirilen atölyede katılımcılar, lüle taşının ince işçilik gerektiren üretim süreçlerini yakından tanıma fırsatı buldu. ASELSAN ÇOCUK ŞENLİĞİ MİNİK ZİYARETÇİLERLE BULUŞTU Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında düzenlenen “ASELSAN Çocuk Şenliği”, teknoloji ve bilimi çocuklarla buluşturdu. Tekno Macera Tırı içerisinde kurulan interaktif deneyim alanları, teknoloji sergileri ve dijital uygulamalar çocuklardan yoğun ilgi gördü. Şenlik alanında yer alan “Mucitler Müzesi Sergi Alanı”nda insanlık tarihine yön veren icatlar ve mucitler tanıtılırken, artırılmış gerçeklik teknolojisiyle hazırlanan “Tekno Maceracılar, Bir Doğa Yolculuğu” deneyim alanı çocuklara yeni nesil öğrenme ortamı sundu. Etkinlik kapsamında hareketli karakter anlatımları, bilim şovları ve saha aktiviteleriyle çocukların bilim ve teknolojiye yönelik ilgisinin artırılması hedeflendi. KÜLTÜR YOLUNDAN YUNUS EMRE’YE UZANAN SANAT YOLCULUĞU Olgunlaşma Enstitüleri Eskişehir’de hazırlanan “Kültür Yolundan Yunus’a Doğru” sergisi, Yunus Emre’nin sevgi, hoşgörü ve insanlık anlayışını sanat aracılığıyla ziyaretçilerle buluşturdu. Sergide Yunus Emre dönemi giysi koleksiyonunun yanı sıra minyatür, hat, tezhip, dokuma, kilim, seramik ve cam sanatından oluşan eserler sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Geleneksel Türk el sanatlarının farklı örneklerini bir araya getiren sergi, Yunus Emre’nin kültürel mirasını yeni nesillere aktaran kapsamlı içeriğiyle dikkat çekti.

“Yaşayan Miras Söyleşisi: Oya” Etkinliği Gerçekleştirildi Haber

“Yaşayan Miras Söyleşisi: Oya” Etkinliği Gerçekleştirildi

Türkiye’de 26 kentte düzenlenen ve Eskişehir’in ilk kez ev sahipliği yaptığı Kültür Yolu Festivali kapsamında, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi İmren Erşen Oya Müzesi’nde “Yaşayan Miras Söyleşisi: Oya” etkinliği gerçekleştirildi. Türkiye’nin ilk ve tek oya müzesi olma özelliği taşıyan İmren Erşen Oya Müzesi’ndeki söyleşide somut olmayan kültürel mirasın önemli değerlerinden biri olan oya sanatı, tüm yönleriyle ele alındı. Türkiye’nin ilk ve tek oya müzesi olan, tarihi atmosferi ve zengin koleksiyonuyla dikkat çeken İmren Erşen Oya Müzesi’nde gerçekleştirilen etkinliğe Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin yanı sıra sanatseverler, akademisyenler ve çok sayıda davetli katıldı. Anadolu’nun en zarif el sanatlarından biri olan oya sanatının kültürel belleğimizdeki yeri, geçmişten günümüze taşıdığı anlamlar ve yaşatılma süreçlerinin konuşulduğu etkinlikte; kadınların duygu, düşünce ve umutlarını ilmik ilmik işlediği oyaların taşıdığı sembolik anlamlar da değerlendirildi. UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras kapsamında koruma altına alınan oya sanatının yalnızca bir süsleme değil, aynı zamanda güçlü bir iletişim dili olduğuna dikkat çekildi. Söyleşinin moderatörlüğünü Geleneksel Sanatlar Derneği Genel Sekreteri Sona Tomaç üstlenirken, İmren Erşen Oya Müzesi Koleksiyonerlerinden İmren Erşen ile Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü Uzmanı Ahmet Tan konuşmacı olarak yer aldı. Uzman isimler, oyanın el sanatlarından sözlü kültüre, toplumsal yaşamdan kültürel kimliğe kadar uzanan geniş etkisini katılımcılarla paylaştı. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, “Anadolu’nun ince emeğini, sabrını ve kültürel hafızasını taşıyan oyaların geçmişten bugüne uzanan hikâyesini dinledik, bu değerli mirasın yaşatılmasının önemini bir kez daha gördük. İmren Erşen Oya Müze’mizin Türkiye’nin ilk ve tek oya müzesi olması ise Eskişehir adına ayrı bir gurur kaynağı. Baştan İmren Erşen olmak üzere, kültürümüze emek veren herkese teşekkür ediyorum.” dedi. Katılımcılar tarafından yoğun ilgi gören etkinlikte, geleneksel el sanatlarının korunması ve gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine vurgu yapılırken, Eskişehir’in kültür ve sanat yaşamına katkı sunan çalışmaların devam edeceği ifade edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.