SON DAKİKA
Hava Durumu

#Küçük Esnaf

Porsuk Haber Ajansı - Küçük Esnaf haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Küçük Esnaf haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Arnik: "Esnafın Alın Teri Bankaların Komisyon Hedefi Olamaz!" Haber

Başkan Arnik: "Esnafın Alın Teri Bankaların Komisyon Hedefi Olamaz!"

Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası (ESLOK) Başkanı Murat Arnik, artan banka POS komisyon oranlarına sert tepki gösterdi. Yüksek kesintilerin küçük esnafı ve sanatkârı tükenme noktasına getirdiğini belirten Arnik; milletvekillerine, ilgili kamu kurumlarına ve kamu bankalarına acil çözüm çağrısında bulundu. "Anayasa 'Esnafı Koruyun' Diyor; Bu Hüküm Hayata Geçirilsin!" Anayasa’nın 173’üncü maddesinde yer alan "Devlet, esnaf ve sanatkârı koruyucu ve destekleyici tedbirleri alır" hükmünü hatırlatan Murat Arnik, esnafın üzerindeki mali yükün hafifletilmesi gerektiğini vurguladı. Nakit kullanımının azalması ve kartlı ödeme alışkanlıklarının yaygınlaşmasıyla POS cihazlarının zorunlu hâle geldiğini belirten Arnik, şöyle konuştu: "Kartlı ödeme sistemleri vatandaş için kolaylık sağlıyor olabilir; ancak bu kolaylığın bedelini yalnızca esnaf ödememelidir. Hazine ve Maliye Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunu (BDDK) görev alanları çerçevesinde çözüm üretmeye çağırıyoruz. Esnafımız bir yandan artan işletme giderleriyle mücadele ederken diğer yandan banka kesintileri nedeniyle kâr marjını tamamen kaybediyor. Mahalle esnafımızın bu baskılar karşısında ayakta kalması artık imkânsız hâle geldi." "Biri Esnafın Sesini Duysun: Yüzde 3 İle Yüzde 4 Arasındaki Komisyon Belimizi Büküyor!" Komisyon oranlarının yüksekliğine dikkat çeken ESLOK Başkanı Arnik, bankaların uyguladığı tarifelerin dükkân işletme maliyetlerine ciddi yük getirdiğini belirtti. Yazarkasa POS cihazını satın alan, rulosunu ve bakımını kendi cebinden karşılayan esnafın bir de ağır komisyonlarla cezalandırıldığını dile getiren Arnik, somut bir hesaplamayla tablonun ağırlığını gözler önüne serdi: "Bankaların ekonomik POS uygulamalarında paket limiti aşıldığında oranlar vergi dâhil yüzde 3,74 seviyelerine ulaşıyor. Örneğin; aylık 1 milyon liralık kartlı tahsilat yapan bir esnaftan ayda 37 bin 400 lira kesinti yapılıyor. Bu durum 12 ay boyunca sürdüğünde yıllık kesinti 448 bin 800 lirayı buluyor. 'Küçük masraf' denilerek geçiştirilemeyecek bu rakamlar, esnafın doğrudan yaşama hakkını elinden alıyor." "Merkez Bankası Faiz Artırdıkça POS Komisyonları Otomatik Artmak Zorunda Değil!" Esnafın bankalardan kredi kullanmadığını, aksine parasını bankaların kullanımına sunduğunu ifade eden Arnik, sistemin adaletsizliğine şu sözlerle vurgu yaptı: "Biz bankalardan kredi almıyoruz, paramızı onlara kullandırıyoruz. Müşteri kartı çektiği anda para bankanın hesabına geçiyor ve günlerce kullanılıyor. Merkez Bankası faiz artırdıkça POS kullanım ve komisyon ücretlerinin de otomatik olarak artması kabul edilemez. Buna yasal bir düzenleme getirilmelidir. Komisyon oranları aşağı çekilirse bu durum ürün fiyatlarına da olumlu yansır ve enflasyonla mücadeleye katkı sağlar." "Siyasetçilere ve Milletvekillerine Sesleniyorum: Kaç Esnaf Geleceğine Güvenle Bakabiliyor?" Eskişehir milletvekilleri başta olmak üzere tüm parlamentoya seslenen Murat Arnik, esnafın derdinin seçim dönemlerinde hatırlanıp sonra unutulacak bir konu olmadığını belirtti: "Seçim bölgelerinizde taksiye bindiğinizde; berbere, lokantaya, kasaba veya kahvehaneye gittiğinizde esnafın hâlini gerçekten sorun. Sadece müşterinin ödediği hesabı değil; esnafın banka hesabından kesilen komisyonu, biriken faturalarını ve tedarikçi borçlarını da görün. Ticaret Bakanlığının Ağustos 2026 verilerine göre Türkiye’de 2 milyon 562 bin 615 esnaf ve sanatkâr bulunuyor. Bu ses duyulmayacaksa daha kaç kepengin kapanması bekleniyor? Alın terimiz, bankaların kâr hedeflerinin finansmanı değildir." Kamu Bankalarına Çağrı: "Halkbank, Ziraat Bankası ve Vakıfbank Göreve!" Açıklamasının son bölümünde özellikle kamu bankalarına sorumluluk düştiğini belirten ESLOK Başkanı Murat Arnik, taleplerini şu maddelerle sıraladı: Küçük esnaf için geçici kampanyalar yerine kalıcı ve düşük komisyon tarifeleri oluşturulmalıdır. Belirli bir aylık ciroya kadar komisyonsuz ve en geç ertesi iş günü ödemeli tahsilat imkânı sağlanmalıdır. Komisyon indirimlerinin bedeli; ek hesap işletim ücretleri, gizli masraflar veya haftalar süren blokelerle esnaftan geri alınmamalıdır. Arnik, "Esnaf ve sanatkârımız biterse bankalar o POS makinelerini kullanacak dükkân bulamaz" uyarısıyla sözlerini tamamladı.

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer: "Küçük Esnaf Yalnız Bırakıldı" Haber

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer: "Küçük Esnaf Yalnız Bırakıldı"

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, Eskişehir'deki alışveriş merkezlerinin artışı, küçük esnafın yaşadığı ekonomik kriz ve Ahilik Haftası etkinlikleri üzerine açıklamalarda bulundu. Kentte faaliyet gösteren mevcut 5 AVM'ye ek olarak 8 yeni AVM projesinin daha yolda olduğunu belirten Yer, 2026 yılının ilk 6 ayında 618 iş yerinin kepenk indirdiğine dikkat çekerek acil eylem planı çağrısı yaptı. Eskişehir'e 8 Yeni AVM Geliyor: 71 Evler, Osmangazi ve Çarşı Etkilenecek Şehirde son dönemde ivme kazanan AVM yatırımlarını değerlendiren Gürol Yer, bu durumun yerel esnafa büyük darbe vuracağını vurguladı. Mevcut 5 AVM’ye ilaveten özellikle Odunpazarı ilçesi sınırlarında yeni projelerin yükseldiğini ifade eden Yer, şu ifadeleri kullandı: ''Değineceğimiz konu, şehrimizde son süreçte bir anda hızlanan ve aynı zaman diliminde faaliyete başlayacak alışveriş merkezleri değerlendirmesi, beraberinde bu sürecin en mağduru olacak şehrimiz esnafı, hemşehrilerimizin durumu. Yanında esnaflarımızın yaşadıkları bazı olumsuz durumlarda yanlarında kimin olduğu, kimin olmadığını vasıtanızla paylaşmak istiyoruz. Yatırım olarak gösterilen mevcut 5 AVM yanında, yakın süreçte özellikle Odunpazarı ilçemiz sınırları içinde ve Ihlamurkent-Vadişehir, 71 Evler, Osmangazi, Çarşı bölgemizi etki alanı içine alacak olan 8 yeni yapılan alışveriş merkezi, yıl sonu ve 2027'nin ilk diliminde faaliyet başlangıcı yapacak görünmektedir. Konu kamuoyunda tartışılmakta, fikirler beyan edilmekte. Biz konuya farklı bir pencereden bakmak istiyoruz. Güncel ekonomik şartlar altında e-ticaret uygulamaları etkisi, grup markaların yerele baskısı ve ekonomik daralma neticesi iş hacmi yarıdan aşağıya düşen, girdi ve günlük maliyetler yüzünden kâr etmeyi bırakın, günü kurtardığına sevinmek durumunda kalan, destek ve can suyu kredilerine ulaşmakta zorlanan, her biri bu şehrin değeri, dostumuz, arkadaşımız ve kardeşimiz, hemşehrimiz küçük esnaflarımızın yaşadığı yalnızlık bu ortamda çok nettir. İçinde olduğumuz Ahilik Haftası çok detaylı programlar ile kutlanıyor. Protokol çok güzel birbirlerini ağırlıyor ama kimse kusura bakmasın, beklenti olan esnafın dünü, bugünü, yarını konuşulmuyor, durumu incelenmiyor. Törenler, ziyaretler maalesef esnafın mevcut durumuyla en ufak alakası bile olmayan, yalnızca ağırlama, uğurlama kapsayan bir vaziyette Ahilik Haftası kutlanmaya hızla devam ediyor. Eskişehir'de 2026 yılının ilk 6 ayında 618 işyeri kapanış gerçekleştirmiştir. Bu sayı neden, niçin, nedir diye bu süreçte soran oldu mu diye merak ediyoruz. Yani artık eskisi gibi "yılların esnafı" tabiri giderek azalma eğilimine girmiş bulunmaktadır. Her alan ve birimde esnafa zarar veren tüm etkenler hızla çoğalmaya devam ederken, tüm sektörlerde önümüz süreçte daralma, kapasite düşüşü, sermaye küçülmesi, hareketsizlik çok net hissedilecektir. Bu çok net bir durumdur. Bu noktada esas muhatap esnaf odaları, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, yerel yönetimler olmak üzere tüm sektör temsilcilerinin ortak görüş ve eylem planlaması ve öngörü ortamı oluşturması acil gereken bir durumdur. Maalesef bu yapıyı oluşturacak olanlar, mehterli, hediyeli kutlamalar ile mecburiyetin yerine getirilmesi olan etkinliklerle süreci devam ettirmekle meşguller. Hatırlatalım, tam geldiğimiz noktada Ahilik ilkelerinden dayanışma ne zaman hayata geçirilmiş ve esnafımıza doğrudan yönelmiştir diye soralım. Esnafın ve camianın en büyük beklentisi, güncel şartlarda destek ve dayanışmadır. Halkımız bu anlamda en büyük hakem, duyarlı ve değerlendirici olarak esnaflarımıza gereken değer ve onayı, aldığı hizmet ile mal üzerinden devamlılık sağlayarak gereğini yapmakta ve esnafın yaşaması için desteğini vermektedir. Bunun daha artırılması yönünde bilinç oluşturmak için yapılması gerekenler mutlaka vardır diye düşünüyoruz. Konuyu getirdiğimiz noktada, bahsettiğimiz dayanışma ilkesi ile ilgili son süreçte şehrimizde bazı işyerlerinin, özellikle yangın olmak üzere felaketler sonrası ve olumsuzluklarda yaşadığı yalnızlık üzerine konuşmak istiyoruz. Muhataplarına sorduğumuzda, esnaf arasında, esnaf kuruluşlarında bir dayanışma, destek durumu olmadığı acı gerçeği karşımıza çıkmaktadır. Esnafların, küçük işletmelerin günlük sıkıntılı ödemeleri sürecinde ihmal etmedikleri oda aidatları ile mensubiyetin karşılığında, olumsuzluk yaşayan üyeler için bir destek kaleminin yaratılmaması büyük bir eksiklik olarak karşımıza çıkmıştır, diyoruz. Artık sigortalar var, gerek yok demek bizce cevap değildir. En zor gününde mağdur olan esnafa, işletmeye mensup olduğu oda ya da birliğin el uzatması, güven vermesi kadar ulvi bir durum olamaz. Maalesef biz bunun varlığını teyit edemedik. Eğer aksini iddia edilen bir uygulama, durum var ise bunu kamuoyu önünde muhataplarından öğrenmek isteriz. Duruma özel örnek olarak hatırlatalım istedik. Çarşı bölgemizde orta yakın bir süreçte işyeri yanan bir kadın girişimci esnafımızın durumu bizim hâlâ hafızamızda. İstediği, beklediği desteği göremeyen esnafımızın, komşuları ve hemşehrilerimizin desteği ile işyerini eksik gedik toplayarak ekmek kapısını açmaya çalıştığını çok net hatırlıyoruz. O dönemin hiçbir muhatabı gidip "Geçmiş olsun, nasılsın, bir ihtiyacın var mı?" diye sormadı diye mağdurun basına verdiği beyan bizim kulaklarımızda. Son tahlil ve yorumda diyoruz ki. Hızla artan ve hızla gelen e-ticaret, alışveriş merkezleri, zincir marketler, oluşumlar, fuarlar, festivaller maalesef karşısında direnebilecek aşamayı geçmiş ve topluma kabullendirilmiştir. Bizim önerimiz, bu saatten sonra en büyük mağdur olacak ve günden güne eriyecek küçük esnaf ve sanatkârların, öncelikle bağlı oldukları oda ve birlikler yanında, yerel yönetimler diğer yanında, merkezi yönetim desteği ve uygulamaları ile ayakta tutulması, geleceğe yönelik planlamaların yapılması, girdi muafiyetlerinin artırılması, kredilere ulaşmadaki zorlukların hafifletilmesi, toplumun yerel esnaf ve sanatkârlara karşı bilinçlenmesinin artırılması mecburiyetiyle karşı karşıyayız. Yoksa her yıl bol sesli, görselli, protokol içeren Ahilik Haftalarını festival ve fotoğraf çekinme etkinliği olarak kutlamaya devam ederiz. Bakkallar, terziler, lokantalar, kunduracılar, tatlıcılar, tuhafiyeciler ve benzeri esnaflarımız yalnızca hafızamızda tatlı bir anı olarak kalıp gidecektir, diyoruz. Bu bitiş ve yok oluşa izin vermememiz gerektiğini düşünüyoruz.''

MHP İl Başkanı Ayhan Sezer, Sıcaksular Esnafının Sorunlarını Dinledi Haber

MHP İl Başkanı Ayhan Sezer, Sıcaksular Esnafının Sorunlarını Dinledi

MHP Eskişehir İl Başkanı Ayhan Sezer ve il yönetimi, Sıcaksular mevkiindeki küçük esnafı ziyaret etti. Esnafın talep ve çözüm önerilerini dinleyen Sezer, "Küçük esnafımız şehir ekonomimizin bel kemiğidir" diyerek destek mesajı verdi. Milliyetçi Hareket Partisi Eskişehir İl Başkanı Ayhan Sezer, yönetim kurulu üyeleriyle birlikte Eskişehir’in ticari hayatında önemli bir yere sahip olan Sıcaksular mevkiinde saha çalışması gerçekleştirdi. Bölgedeki küçük esnafı ve vatandaşları ziyaret eden MHP heyeti, iş yeri sahiplerinin sorunlarını, beklentilerini ve taleplerini yerinde dinledi. Esnafın Talepleri ve Ekonomik Beklentiler Masaya Yatırıldı Ziyaret kapsamında Sıcaksular bölgesindeki iş yerlerini tek tek gezen MHP İl Başkanı Ayhan Sezer; artan girdi maliyetleri, genel ekonomik koşullar ve ticari faaliyetlerde karşılaşılan güçlükler hakkında esnafla görüş alışverişinde bulundu. Saha çalışması sırasında esnafın öne çıkardığı sorunlar ve çözüm önerileri MHP heyeti tarafından tek tek not alındı. Yerel esnafın ticari canlılığını koruması adına yapılabilecek çalışmalar üzerine karşılıklı değerlendirmeler yapıldı. "Küçük Esnaf Şehir Ekonomisinin Bel Kemiğidir" Ziyaret sonrası açıklamalarda bulunan MHP Eskişehir İl Başkanı Ayhan Sezer, küçük esnafın toplumsal ve ekonomik hayat üzerindeki kritik rolüne dikkat çekti. Sezer açıklamalarında şu ifadelere yer verdi: "Küçük esnafımız, Eskişehir ekonomisinin bel kemiğidir. Her türlü zorluğa rağmen üretmeye, istihdam sağlamaya ve yerel ekonomiyi ayakta tutmaya çalışan esnafımızın her zaman yanındayız. Onların sesi olmaya ve dile getirdikleri sorunların çözümü için gerekli adımları atmaya devam edeceğiz."

Saadet Partisi’nden Uyarı: "Gelirde Adalet Olmadan Toplumsal Huzur Sağlanamaz" Haber

Saadet Partisi’nden Uyarı: "Gelirde Adalet Olmadan Toplumsal Huzur Sağlanamaz"

Saadet Partisi Eskişehir Sosyal İşler İl Sorumlusu Şevket Ünal, Türkiye’deki derinleşen ekonomik krize dikkat çekerek, "Üretilen zenginliğin adil paylaşılmadığı bir düzende gerçek kalkınmadan söz etmek mümkün değildir" dedi. ​Saadet Partisi Eskişehir Sosyal İşler İl Sorumlusu Şevket Ünal, ülke genelindeki ekonomik tabloya ve gelir adaletsizliğine ilişkin eleştirilerde bulundu. Ekonomik büyümenin rakamlardan ibaret olmadığını savunan Ünal, toplumun tüm kesimlerinin refahını artırmayan hiçbir ekonomik modelin başarılı sayılamayacağını vurguladı. ​"En Ağır Yük Dar Gelirlinin Omuzlarında" ​Yüksek enflasyon, hayat pahalılığı ve alım gücündeki dramatik düşüşün vatandaşın belini büktüğünü belirten Ünal, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: ​"Bugün ülkemizin en önemli sorunlarından biri, gelir dağılımındaki adaletsizliğin her geçen gün daha da derinleşmesidir. Çalışanlar, emekliler, çiftçiler, küçük esnaf ve gençlerimiz, artan yaşam maliyetleri karşısında ezilmektedir. Bu tablo yalnızca ekonomik bir mesele değil; sosyal adaleti, fırsat eşitliğini ve toplumsal huzuru doğrudan etkileyen bir krizdir." ​"Ekonominin Merkezinde İnsan Olmalı" ​Saadet Partisi olarak "Adil Düzen" vizyonunu benimsediklerini hatırlatan Şevket Ünal, ekonominin belirli bir kesimin zenginleşmesine değil, milletin tamamının refahına hizmet etmesi gerektiğini belirtti. ​Ünal, Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu çözüm önerilerini ise şu başlıklarla özetledi: ​Üretim ve İstihdam: Faiz ve spekülasyon yerine yatırım, sanayi ve tarımın desteklenmesi. ​Vergide Adalet: Gelir dağılımındaki bozulmayı engelleyecek kalıcı vergi düzenlemeleri. ​Sosyal Devlet: Yoksulluğun değil, refahın paylaşıldığı bir düzenin tesisi. ​Emeğin Korunması: Alın terinin karşılığının verilmesi. ​"Güçlü Devlet, Güçlü Milletle Mümkündür" ​Açıklamasında Milli Görüş hareketinin ekonomik yaklaşımına atıfta bulunan Ünal, "Güçlü millet; adil gelir dağılımı, sosyal adalet ve fırsat eşitliği ile inşa edilebilir" dedi. Hiç kimsenin kendini dışlanmış hissetmediği bir Türkiye'nin mümkün olduğunu ifade eden Şevket Ünal, Saadet Partisi olarak bu yönde çözüm üretmeye ve çalışmaya devam edeceklerini belirterek sözlerini noktaladı.

Esnafların Sıkıntı, Dert ve Sorunları Katlanarak Devam Ediyor Haber

Esnafların Sıkıntı, Dert ve Sorunları Katlanarak Devam Ediyor

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanlığı, esnafların yaşadığı sıkıntılar ve finansmana erişimde karşılaştığı zorluklarla ilgili olarak bir basın açıklaması yaptı. Basın toplantısında konuşan İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer şu ifadelere yer verdi; "Değerli Katılımcılar haftalık değerlendirmelerimizde Milletimizin her kesimi ile ilgili aktarımlarda bulunuyoruz. Daha önce de değindiğimiz özellikle esnaf kesiminden gelen talep ve yakınmaları bugün vasıtanızla paylaşmak istiyoruz. Geldiğimiz günde esnaf olan özellikle küçük çaplı işletmeler ve işyerlerinde ilimiz özelinde ve genel anlamda sıkıntı dert ve sorunlar bitmek yerine katlanarak devam etmektedir. Bitmeyen kriz yaratılarak ekonominin kitabının yeniden yazıldığı bir dönemde emekli ve asgari ücretlinin ezildiği bir süreçte, maalesef ekonominin en asli unsurlarından esnaflarımız bu devirde kimse esnaf olmasın sözünün tam ortasında durmaktadır. Esnafın desteklemesi gereken, sorunlarının çözülmesi için kurulan bankalar, birlikler, odalar maalesef gelinen günde siyasetin gölgesinde etkisiz faydasız ve sorun çözemez bir konuma getirilmişlerdir. İlk ve en acil olarak şu örneği vermek istiyoruz. Esnaf kredi kefalet kooperatifleri vasıtasıyla esnafın en yoğun kullandığı ve can suyu diye lanse edilen destek kredilerine bırakın ulaşmayı istenen evrak ve mevzuatı aşmak bile neredeyse imkansız olmuştur. Borcunu ödemek çarkları döndürmek kepengini açmak için kaynak ihtiyacı olan esnaflarımızdan kredi talep ettiği anda borcu yoktur yazısı ve temiz sicil belgesi istenmektedir. Günümüz şartlarında bırakın esnafı borcu olmayan bir Türk Vatandaşı var mı bunu sormak istiyoruz. Bu mevzuatı hazırlayan bu ülkede yaşamıyor mu veya Milletten haberi yok mu diyoruz. Uygulamanın düzenleneceği yerde etkinleştirilmesi esnafla dalga geçmek değil midir? Esas amaç küçük esnafı bitirmek midir diye soruyoruz. 2025 yılında TESK verilerine göre Türkiye’de toplam 120.423 esnaf faaliyet sonlandırmış. Yani günde 330, Saatte 13 ekmek kapısına kilit vurulmuş oluyor. Artan vergi yükü SGK primleri elektrik doğalgaz faturaları personel maliyetleri ve bahsettiğimiz finansmana erişim zorluğu bu kapanmaları tetiklemiş yanında orantısız denetimler, belediyelerin uyguladığı denetim ve ceza sistemleri gerçekten esnafı canından bezdirmiş ve gelinen sonucu doğurmuştur. 2025 oranlarının 2026 sonunda daha ağır olacağı bugünden aşikardır. Yani Değerli Katılımcılar ekmek kapıları, ekmek tekneleri, tezgahlar birer birer kapanmaya, kilit vurulmaya devam edecek gibi görünmektedir. Sektörlere göre esnaf Hemşehrilerimizin ilettiği bazı sorunları bu noktada sıralamak istiyoruz. Özellikle gayrimenkul ve otomotivde sistemin işlemesinde etkin olan ve kayıt dışılığı en çok yaşayan emlak, otomotiv sektörüne 2026 başı itibarıyla getirilen yıllık sorma ver vergisi olan 40.000 TL harç uygulaması bütün vergilerini veren, resmiyet harçlarını zaten ödemeden işlem yapamayan sektör bileşenleri için Deli Dumrul vergisi olmuştur. Özellikle şehrimizde belediyelerin uyguladığı yaya alanları denetimleri esnafa ait tabelalara el konulması ve operasyonla toplanması tepki toplamakta mali zarara yol açmaktadır. Belediyelerin uyguladığı imar planları neticesi oluşan alanlardaki esnaflar üzerinde işgaliye baskısı her gün ceza yazılır bir duruma gelmiş bulunmaktadır. Buradan belediyelerimize sesleniyoruz. Lütfen esnafın canını yakmayın zaten problemler büyük zaten gün zor kurtuluyor. Eğer ikaz edilmesi gereken durumlar var ise bu bir süreç ile yapılsın ve yanlışa ısrarla uymayan var ise gereği yapılsın. Yoksa şafak operasyonlarıyla tabela toplamak Eskişehir’e ve İnsanına yakışan bir görüntü olarak durmuyor diyoruz. Son cümlede bir tarafta nasıl emekli, asgari ücretli ezim ezim ezilirken, ekonomik krizin suçlusu olurken, ölmediler denilirken, yasal hırsız denilirken, şükürsüzler denilirken bu tarafta da küçük esnaf olan insanlarımız için olumsuz her uygulama denetim her türlü baskı ve yıldırma maalesef yasalar kullanılarak son sürat sürmektedir. Torpilli yandaşlara büyük firmalara milyarlar verilirken, vergileri af edilirken, her türlü destek, teşvik sağlanırken maalesef küçük esnaf bitsin diye elden ne gelirse bir bir eksiksiz yapılmaya devam edilmektedir. Kasa başına vergi memuru oturtmak nedir arkadaşlar Hangi ülkede görülmüş bir uygulama Türk esnafına reva görülmektedir, el insaf diyoruz. Yani sistem diyor ki her şartta senin dükkanın tezgahın yarısı benim kalanı senin Biz bu anlayış bu durum kabul edilemez diyoruz. Bunlar yaşanırken Esnafın sesi savunucusu olması gereken Birlik Başkanları kendi dertlerine düşmüş protokol kovalamakta ve esnafın yanında değil siyasetin yanında durmaktadırlar. Buradan hodri meydan diyoruz. Dediklerimize doğru değil desinler. Şu uygulamayı engelledik, bunu hayata geçirdik, şu mağduriyeti giderdik desinler. Diyemezler on yıllardır konumlandıkları koltuklarda siyasetin gölgesinde oturuyorlar ve esnaf bunların umurlarında değil diye iddia ediyoruz. Bu konuda esnaf için kendini parçalayan, koşturan görevinin hakkını veren muhatapları tenzih ediyor, kendilerini selamlıyoruz bunu belirtmekte fayda var. Değerli katılımcılar. Esnafın sıkıntı ve sorunlarına değindiğimiz basın toplantımızda son olarak geçtiğimiz günlerde gündeme yansıyan. Ankara’da yaşayan Aylık 500.000 TL kazanmasına, devletten maaş almasına rağmen geçim sıkıntısı çeken Tekirdağlı Köfteciye vicdanımız el vermedi. İYİ Parti Odunpazarı olarak destek vermek için bir kumbara koymak istedik Biliyorsunuz bu ülkede her fatura fakire alt gelir grubuna emekliye asgari ücretliye emekçiye çıktığı için bahsi geçene yine en duyarlı kesim olarak bizler el uzatalım dedik. Mübarek Ramazan Ayını idrak etmeye hazırlandığımız günlerde lütfen boş geçmeyin ne verirseniz elinizle gelir sizinle diyoruz Katılımınıza teşekkür ederek Yüce Allah Esnafın İşçinin Köylünün derdinden tasasından anlayacak yöneticiler nasip etsin diyoruz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.