SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kriz Yönetimi

Porsuk Haber Ajansı - Kriz Yönetimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kriz Yönetimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ortak Akıl ve Yol Haritası Çalıştayı Düzenlendi Haber

Ortak Akıl ve Yol Haritası Çalıştayı Düzenlendi

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile Eskişehir Kent Konseyi iş birliğinde düzenlenen “Ortak Akıl ve Yol Haritası Çalıştayı”, kentin geleceğine ışık tutan kapsamlı bir buluşmaya sahne oldu. Çalıştaya katılan Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, “Buradan çıkacak fikirlerle; belediyelerin ve kamu kuruluşlarının bilime, meslek odalarına ve uygulayıcılara duyduğu saygıyla şehrimizin yol haritasını belirleyip, vakit kaybetmeden harekete geçmeliyiz. Eskişehir’i geleceğe, dirençli bir şehir olarak hazırlamak zorundayız.” dedi. Haller Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirilen çalıştaya; Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, CHP İl Başkanı Talat Yalaz, Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe, Eskişehir Kent Konseyi Başkanı Ahmet Kapanoğlu, meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, akademik oda başkanları, belediye bürokratları ve çok sayıda davetli katıldı. “KAYBEDECEK ZAMANIMIZ YOK” Başkan Ayşe Ünlüce konuşmasında, kentsel gelişimin yalnızca fiziksel dönüşümden ibaret olmadığını vurgulayarak şunları söyledi: “Deprem öncesinde güçlü bir risk yönetimi, deprem sonrasında ise etkin bir kriz yönetimi şarttır. Ancak deprem öncesindeki riskleri iyi yönetemezsek, deprem sonrasındaki krizi de iyi yönetemeyeceğimiz açıktır. Eskişehir’de bugüne kadar hem belediyeler hem de kamu kuruluşları tarafından alansal bazda kentsel dönüşüm alanları ilan edildi. Ancak bugün geldiğimiz noktada ne Gündoğdu’da ne Küçük Sanayi’de, Bakanlık tarafından ilan edilen kentsel dönüşüm alanlarında kayda değer bir değişim sağlanabildi. Büyükşehir Belediyesi’nin sekiz mahalleyi kapsayan geniş alanında da somut bir ilerleme gerçekleşmedi. Kurumların yeterince adım atmaması ya da açılan davalar nedeniyle süreçler tıkanma noktasına geldi. Şu anda kentsel dönüşüm için bildiğiniz üzere Porsuk 1 ve Porsuk 2 projelerimiz devam ediyor. Gündoğdu’daki, Büyükşehir Belediyemize ait kentsel dönüşüm alanı ise tamamen bizim sorumluluğumuzdadır. Porsuk 1-2 bölgesinde imar planını yaptık; yatırımcı ile mülkiyet sahibi anlaşarak süreç ilerliyor. Gündoğdu’da ise imar planını hazırladık, mülkiyetleri yüksek oranlı muvafakatlerle hak sahiplerinden aldık ve çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bildiğiniz üzere orada 60 konutluk bir yapı stoğu vardı. Yakın zamanda 111 konut, 4 iş yeri ve bir kreşimizin ihalesi tamamlandı ve inşaata başlandı. Ayrıca vergi dairesinin karşı tarafında kalan alanda 800’ün üzerinde konutluk büyük bir proje daha hayata geçirilecek. Ancak bu yeterli mi? Elbette yetmez. 1999’dan sonra Eskişehir’de çok sayıda yeni bina yapıldı. Yeni bina stoğu açısından görece iyi bir durumdayız. Fakat İnşaat Mühendisleri Odası ile yaptığımız çalışmalarda 52 bin bina hızlı bir şekilde incelendi ve ortaya pek de iç açıcı olmayan bir tablo çıktı. Burada hem geçmiş dönem başkanlarımıza hem de mevcut yönetimimize teşekkür etmek istiyorum. Yaklaşık 5 bin binanın çok hızlı bir şekilde dönüştürülmesi gerekiyor. 10 bin bina için de acil dönüşüm ihtiyacı söz konusu. Bunun yanı sıra hasarlı olabilecek çok sayıda bina bulunuyor. Artık kaybedecek zamanımız yok.” Çalıştaya katılan herkese teşekkür eden ve çalıştayın önemine dikkat çeken Başkan Ünlüce, “Bugün yapılacak görüşmelerin ardından Eskişehir’in kentsel dönüşüm strateji belgesini hazırlayacak yol haritasının belirlenmesidir. Bu nedenle bugün gerçekten tarihi bir gündür. Toplantılar uzun sürebilir; ancak akşama kadar katkı sunarsanız çok memnun oluruz. Buradaki her sese, her görüşe ihtiyacımız var. Katılımınız için tekrar teşekkür ediyorum. Bugünün, Eskişehir’in kentsel dönüşümünde bir dönüm noktası olmasını diliyorum. Buradan çıkacak fikirlerle; belediyelerin ve kamu kuruluşlarının bilime, meslek odalarına ve uygulayıcılara duyduğu saygıyla şehrimizin yol haritasını belirleyip, vakit kaybetmeden harekete geçmeliyiz. Eskişehir’i geleceğe, dirençli bir şehir olarak hazırlamak zorundayız. Bu duygularla hepinizi saygıyla selamlıyor, iyi ki geldiniz diyorum. Buradan çıkacak sonuçlarla birlikte şehrimizin geleceği adına önemli bir adım atmış olacağız.” dedi. Ahmet Kapanoğlu da, kent yönetiminde katılımcılığın önemine dikkat çekerek, “Çalıştayımızdan çıkacak sonuçların şehrimize yeni ufuklar kazandıracağına ve Eskişehir’in, depreme dirençli şehirler konusunda ülke genelinde ilham vereceğine inanıyoruz. Daha dirençli bir şehir için topyekûn ve vakit kaybetmeden harekete geçmeliyiz. Bu yolda sorumluluk alan herkese teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. KENTSEL DÖNÜŞÜM MASAYA YATIRILDI Açılış konuşmalarının ardından “Kentsel Dönüşümün Boyutları ve Arayışlar” başlıklı panel düzenlendi. Moderatörlüğünü Prof. Dr. Alper Çabuk’un üstlendiği panelde; Prof. Dr. Pelin Pınar Giritlioğlu, Orhan Sarıaltun ve Erdoğan Balcıoğlu, kentsel dönüşümün teknik, sosyal ve ekonomik boyutlarını ele aldı. Panelde, afetlere dirençli yapılaşma, planlama ilkeleri ve sürdürülebilir kentleşme konuları üzerinde duruldu. Panel sonrasında katılımcılara Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesi çalışmaları hakkında kapsamlı bir bilgilendirme yapıldı. “NASIL BİR ESKİŞEHİR?” SORUSU TARTIŞILDI Günün ikinci bölümünde ise “Nasıl bir Eskişehir?” başlıklı panel gerçekleştirildi. Prof. Dr. Osman Tutal moderatörlüğünde yapılan panelde; Prof. Dr. Murat Karacasu, Hasan Ünal, İnci Şentuna, Mehmet Gürel ve Orkun Kılıç söz alarak kentin geleceğine ilişkin vizyonlarını paylaştı. Katılımcılar; çevresel sürdürülebilirlikten ulaşım planlamasına, sosyal yaşam alanlarından kültürel mirasın korunmasına kadar birçok başlıkta görüş alışverişinde bulundu. Yoğun ilgi gören çalıştay, soru-cevap bölümüyle sona ererken, Eskişehir’in geleceğine dair ortak akıl ve güçlü bir yol haritası oluşturma hedefi bir kez daha vurgulandı.

Bankoğlu: ''Bu Muhalefeti Susturmak İçin Kriz Mühendisliğidir'' Haber

Bankoğlu: ''Bu Muhalefeti Susturmak İçin Kriz Mühendisliğidir''

CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Türkiye’deki baskı operasyonlarını ve Ekrem İmamoğlu’na yönelik “siyasi kumpasları” Avrupa gündemine taşıdı. Bankoğlu, “Bu bir kriz yönetimi değil; muhalefeti susturmak için kriz mühendisliğidir” dedi. Genel Kurul’un “Kriz Dönemlerinde Seçimler” başlıklı oturumunda söz alan Bankoğlu, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun haksız yere hapsedildiğini ve seçilmiş belediye başkanlarının yaklaşık 10 aydır parmaklıklar ardında olduğunu hatırlattı. 30 YILLIK DİPLOMANIN İPTALİ SİYASİ BİR KUMPASTIR Bankoğlu, kürsüden yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: Salgın, terör ve savaş gibi krizlerin demokratik kurumlar ve seçim süreçleri üzerinde yarattığı baskıyı ele alan bu rapor, doğrudan Türkiye'nin bugün yaşadığı gerçekliğe hitap ediyor. Türkiye'de artık demokrasiye yönelik soyut riskleri tartışmıyoruz; biz bu riskleri bizzat yaşıyoruz. Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu haksız yere hapsedildi. Ülke genelinde seçilmiş belediye başkanları yaklaşık 10 aydır parmaklıklar ardında. Onu siyasi rekabetin dışına itmek için, 30 yılı aşkın bir süre önce aldığı üniversite diploması keyfi bir şekilde iptal edildi. Bu bir hukuk süreci değil; mahkemeler yoluyla yapılan bir sivil darbedir. Erdoğan rejimi, sandıkta kazanamadığını yargı yoluyla gasp etmeye çalışmaktadır. Demokratik haklarını barışçıl bir şekilde savunan binlerce insan; polis şiddeti, toplu gözaltılar ve yıldırma politikalarıyla karşı karşıya kaldı. Bu bir kriz yönetimi değil; muhalefeti susturmak ve demokrasiyi zayıflatmak için kriz üretmektir. KÜRESEL OTORİTERLEŞME UYARISI: TRUMP’IN SÖZLERİ NORMALLEŞTİRİLEMEZ Dünya genelinde otoriterliğin tehlikeli bir şekilde normalleşmesine tanık oluyoruz. Liderler, bizzat seçimlerin değerini açıkça sorguluyor. Daha geçen haftalarda Donald Trump alaycı bir şekilde “belki de seçimlere gerek bile yok” demişti. Bugün bu durum, daha geniş küresel bir eğilimi yansıtıyor: hesap verilebilirlik olmaksızın güç, rıza olmaksızın otorite... Bu rapor, seçimlerin demokratik meşruiyetin temeli olduğunu bize haklı olarak hatırlatıyor. Hükümetler halkın iradesini çarpıtmak veya geçersiz kılmak için krizleri manipüle ettiğinde, demokrasi yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalır. DEMOKRASİ OLAĞAN ZAMANLARDA DEĞİL, KRİZLERDE GERÇEK BİR İHTİYAÇ Türkiye bir dönüm noktasındadır. Halkımız, baskılara rağmen barışçıl bir şekilde protesto ediyor ve adalet talep ediyor. Muhalefet liderlerinin hapsedilmesi, yerel yönetimlerin susturulması ve muhalif görüşlerin suç sayılması, demokratik ilkelerin ve insan haklarının ihlalidir. Bu Meclis sadece bir gözlemci olarak kalamaz; net bir mesaj göndermeliyiz: Hiçbir kriz, demokrasinin askıya alınmasını haklı çıkaramaz. Hiçbir hükümet, halkının rızası olmadan yönetme hakkına sahip değildir Demokrasi, sadece olağan zamanlar için bir lüks değildir. Aksine, gücün onu terk etmeye en çok meyilli olduğu kriz anlarında en temel ihtiyaçtır.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.