SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kriz

Porsuk Haber Ajansı - Kriz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kriz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Saadet Partisi'nden İktidara "Hobi Bahçesi" Tepkisi Haber

Saadet Partisi'nden İktidara "Hobi Bahçesi" Tepkisi

Saadet Partisi Odunpazarı İlçe Başkanlığı Muhasebe ve Mali İşler Başkanı Hikmet Çakır, yaptığı basın açıklamasında ülke ve Eskişehir gündemlerine dair açıklamalarda bulundu. İktidarın hobi bahçelerine yönelik kısıtlama hamlelerini eleştiren Çakır; Giresun, Muğla ve Kaz Dağları’ndaki maden sahalarını hatırlatarak, "Toprağı bu kadar önemsiyorsanız buraları neden maden sahası ilan ettiniz?" diye sordu. ​"Ankara’nın Masası ile Anadolu’nun Sofrası Uyuşmuyor" ​Siyasetçilere "tebdil-i siyaset" yapma çağrısında bulunan Hikmet Çakır, vatandaşın arasına girilmesi gerektiğini vurguladı. Ankara’da alınan kararların Eskişehir’in köylerindeki sofraları küçülttüğünü belirten Çakır, şu ifadeleri kullandı: ​"Anadolu'nun gündemiyle iktidarın gündemi hiç ama hiç uyuşmuyor. Anadolu'nun gündeminde gübre var, iktidarın gündeminde pırlanta fiyatları; Anadolu'da mazot derdi var, Ankara'da ise gündem değiştirme çabası var." ​Maden Sahaları ve ÇED Raporu Eleştirisi ​Hobi bahçelerinin tarım arazilerini yok ettiği gerekçesiyle hedef alınmasına değinen Çakır, iktidarın çevre politikalarındaki çelişkilere dikkat çekti: ​Giresun: Dünyanın fındık merkezi olan şehrin %85’i maden sahası ilan edildi. ​Kaz Dağları: Türkiye’nin oksijen deposunun %79’u maden sahası yapıldı. ​Muğla: Doğa harikası şehrin %59’u taş ocaklarına ayrıldı. ​Eskişehir: Şehirde yapılması planlanan bir maden projesine daha ÇED olumlu raporu verildi. ​"En Büyük Tehdit CHP Değil, ABD’dir" ​Cumhurbaşkanı’nın Meclis’teki grup toplantısını analiz eden Saadet Partili Çakır, konuşmadaki kelime tercihlerini eleştirdi. Konuşmada 47 kez "CHP" denilirken, bölgedeki kritik gelişmelere rağmen "Amerika" kelimesinin hiç geçmediğini belirten Çakır, "Tehdidi yanlış okuyan bir anlayışla ne ekonomi düzelir ne de adalet sağlanır. Bu coğrafya için en büyük tehdit ABD'dir," dedi. ​"Sorunun Kaynağı Olanlar Çözüm Adresi Olamaz" ​Türkiye’nin sadece ekonomik değil, toplumsal ve ahlaki bir krizden geçtiğini savunan Hikmet Çakır, umudun iktidar eliyle bitirildiğini söyledi. İnsanların kredi kartlarına mahkum edildiğini belirten Çakır, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: ​"Herkes bilmelidir ki sorunun kaynağı olanlar, çözüm adresi olamazlar. Zihniyeti kriz olanın, çözümü huzur olamaz. Biz, bu enkazı kaldırmaya da bozulan bu teraziyi yeniden kurmaya da kararlıyız."

Başkan Ataç: "Eskişehirspor Taraftarı Yalnız Değildir!" Haber

Başkan Ataç: "Eskişehirspor Taraftarı Yalnız Değildir!"

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Karşıyaka – Eskişehirspor maçında taraftarların stadyuma alınmaması ve yaşanan arbedeye ilişkin bir açıklama yaptı. Ataç, "Bu kentin onuruyla oynanmasına izin vermeyeceğiz" dedi. ​"Bu Sadece Bir Güvenlik Meselesi Değildir" ​Eskişehirspor taraftarının deplasman tribününe alınmamasıyla başlayan kriz, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç’ın gündemindeydi. Yaşananları bir "spor aksaklığı" olarak görmediğini belirten Ataç, bu durumun Eskişehir halkının iradesine ve kentin ortak vicdanına bir saldırı olduğunu ifade etti. ​Başkan Ataç, Eskişehirspor’un bu kentin hafızası ve gururu olduğunu hatırlatarak, taraftarların deplasmanda maruz kaldığı muamelenin asla sıradanlaştırılamayacağını vurguladı. ​Başkan Ataç’tan Yetkililere 5 Kritik Soru ​Yaşanan mağduriyetin üzerinin örtülmesine izin vermeyeceklerini belirten Ahmet Ataç, sorumlu makamlara şu soruları yöneltti: ​Eskişehirspor taraftarı neden maça alınmamıştır? ​Bu kararın arkasındaki isimler ve gerekçeler nelerdir? ​Olaylarla ilgili hangi önlemler alınmıştır? ​Taraftarların güvenliği ve hakları neden korunmamıştır? ​Yaşananların sorumluları kimlerdir? ​"Hiç kimse susarak ya da sorumluluğu başkasına atarak bu olayın üzerini örtemez. Eskişehir halkı da, Eskişehirspor camiası da bunu kabul etmez." ​"Her Türlü Desteğe Hazırız" ​Eskişehirspor camiasının her zaman yanında olduklarını ifade eden Başkan Ataç, sürecin takipçisi olacaklarını duyurdu. Gerek hukuki gerekse kurumsal anlamda atılması gereken tüm adımlarda taraftara destek vereceklerini belirten Ataç, "Eskişehir sahipsiz değildir. Bu kentin hakkını da hukukunu da sonuna kadar savunacağız" sözleriyle camiaya moral verdi. ​Eskişehirspor Taraftarı Tek Yürek ​İzmir deplasmanında yaşananlar Eskişehir genelinde büyük bir infial yaratırken, belediye başkanlarının bu kararlı duruşu taraftar grupları tarafından takdirle karşılandı. Siyah-kırmızılı camia şimdi yetkililerden gelecek resmi açıklamayı ve özür bekliyor.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Atabay: "Bir Üretim Seferberliği Başlatacağız” Haber

CHP Genel Başkan Yardımcısı Atabay: "Bir Üretim Seferberliği Başlatacağız”

Cumhuriyet Halk Partisi Odunpazarı İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen "Kara Ekonomik Düzenden Çıkış: Anadolu Kalkınma Yolu" paneli, Hasan Polatkan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Yoğun katılımın gözlendiği panelde; yerel yönetimlerin gücü, sanayicinin beklentileri ve CHP’nin makro ekonomi vizyonu bir araya getirildi. CHP Odunpazarı İlçe Başkanlığı tarafından Hasan Polatkan Kültür Merkezi’nde düzenlenen panele ilgi yoğun oldu. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, CHP İl Başkanı Talat Yalaz, Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda vatandaşın katıldığı etkinlikte, Türkiye’nin ekonomik çıkmazdan kurtuluş reçetesi masaya yatırıldı. Panelin açılış konuşmasını yapan CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar, konuşmasında krizin toplumsal maliyetine odaklanarak mevcut düzeni "ayırt edici ve ayrıcalıklı" olarak tanımladı. Çınar, Türkiye’nin bir üretim krizinden ziyade bir tercih krizinde olduğunu belirterek; çiftçinin toprağını ekememesinin, esnafın ayakta duramamasının ve gençlerin gelecek umudunu yitirmesinin "yanlış politikaların bir sonucu" olduğunu ifade etti. Bu tablonun bir kader olmadığını vurgulayan Çınar, çözümün Anadolu’nun öz gücünü harekete geçirecek adil bir paylaşımdan geçtiğini dile getirdi. ​CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz yaptığı konuşmada, ekonomi ve hukuk arasındaki kopmaz bağa dikkat çekerek iş dünyasının en büyük ihtiyacının "öngörülebilirlik" olduğunu belirtti. Yalaz, yatırımcının önündeki en büyük engelin maliyet artışlarından ziyade hukuki belirsizlikler ve finansmana erişim zorluğu olduğunu söyledi. Eskişehir özelinde bir kalkınma modeli çizen Yalaz; sanayinin güçlendirilmesi, KOBİ’lerin desteklenmesi, üniversite-sanayi iş birliğinin kağıt üstünde kalmaması ve özellikle "yeşil dönüşüm ile dijitalleşmenin" bir tercih değil, küresel rekabet için zorunluluk olduğunu ifade etti. Devletin iş dünyasına rakip olan değil, bürokratik engelleri kaldıran bir "yol arkadaşı" olması gerektiğinin altını çizdi. Cumhuriyet Halk Partisi Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve MYK Üyesi Güldem Atabay, yaptığı konuşmada partinin yeni ekonomi vizyonunu ve "çatı programı"nın detaylarını paylaştı. Orta Doğu’daki savaşın ve küresel ekonomik dönüşümün Türkiye’yi kırılgan bir zeminde yakaladığını belirten Atabay, liyakat ve stratejik planlama ile 6 ayda rahatlama, 30 yılda ise tam kalkınma vadetti. ​"Kamuculuk Devletleştirme Değildir" ​Konuşmasında partinin "kamucu" kimliğine açıklık getiren Atabay, bu kavramın yanlış anlaşıldığını vurguladı: ​"Kamuculuk, her şeyi devletleştirmek değildir. Kamuculuk, bir yatırım planlanırken belirli grupların çıkarı yerine toplumun genel faydasının gözetilmesidir. Devlet, özel sektörün girmeye cesaret edemediği alanlarda 'buz kırıcı' rolü üstlenecek, yolu açacak ve stratejik hedeflere ulaşıldığında yerini özel sektöre bırakacaktır." ​100 Günlük Acil Eylem Planı Atabay, iktidara geldiklerinde ilk 100 günde atılacak adımları şöyle sıraladı: • ​Merkez Bankası ve Hazine: Kurumsal akıl ve liyakat geri getirilecek. • ​Bereket Köprüsü: Çiftçilerin birikmiş borçlarının faizleri silinecek, gıda enflasyonuyla doğrudan mücadele edilecek. • ​Türkiye Enerji Kurumu: Özelleştirme sonrası aksayan enerji süreçleri tek bir stratejik çatı altında toplanacak. • ​Barınma Hakkı Planı: Büyükşehirlerdeki konut krizi için acil çözümler devreye alınacak. ​"Anadolu Kalkınma Yolu" ve Yeni Teşvik Sistemi ​Türkiye’nin sanayi haritasını yeniden çizmeyi hedeflediklerini belirten Atabay, "Anadolu Kalkınma Yolu" projesiyle sanayiyi Marmara havzasına sıkışmaktan kurtaracaklarını ifade etti. Atabay, teşvik sisteminde devrim yapacaklarını belirterek, "Teşvikler artık sadece bölgeye göre değil, performansa, genç istihdamına ve ihracat potansiyeline göre verilecek. Şeffaf ve dijital bir portal üzerinden herkesin görebileceği bir sistem kuracağız," dedi. ​Sektörel Odak Noktaları: ​Atabay’ın sunumunda öne çıkan bölgesel stratejik hedefler ise şunlar oldu: • ​İç Anadolu: Savunma sanayi ve makine üretimi. • ​Ege ve Akdeniz: Yeşil imalat, gıda işleme ve yeşil enerji. • ​Güneydoğu Anadolu: Tekstil ve lojistik merkezi. • ​Karadeniz: Enerji veri merkezleri. ​"Rant Değil, Üretim Ekonomisi" ​Mevcut büyüme modelinin tüketime ve ithalata dayalı olduğunu, bunun da sürekli kriz doğurduğunu savunan Atabay, "Bizim modelimiz üretim seferberliğidir. Rant ekonomisinden üretim ekonomisine geçerek, Türk lirasını baskılayan değil, verimlilik ve markalaşma ile rekabet eden bir Türkiye inşa edeceğiz," diyerek sözlerini tamamladı.

CHP'li Gürer: "Hayvancılıkta Kan Kaybı Yaşanıyor" Haber

CHP'li Gürer: "Hayvancılıkta Kan Kaybı Yaşanıyor"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Ankara’nın Culuk Mahallesinde (Köyü) ahır ve ağılları gezdi. Gürer’in ziyareti sırasında köyde hem ilk kuzu doğumuna tanıklık edildi hem de hayvancılığın içinde bulunduğu derin kriz bir kez daha gözler önüne serildi. Gürer, mevsimin dönmesiyle birlikte hayvanların yavrulamaya başladığını ancak buna rağmen hayvancılıkla uğraşanların büyük ölçüde sorunlarına çözüm beklediğini vurguladı. Ömer Fethi Gürer, “Dünde hayvancılık yapanlar bugün kazanamıyoruz diyor ve hayvancılığı bırakıyor. Şu anda ciddi sorunlar yaşıyorlar” ifadelerini kullandı. 400 DAVARDAN 50’YE DÜŞEN SÜRÜLER Köyde besicilik yapan Zafer Özyiğit, yaşanan süreci anlattı. Özyiğit, “Önceden 400 davar vardı, 400 davardan 50–60 davara düştü. Yayamıyor, bakamıyorum. bize kimse destek çıkmıyor. Yem alamıyorum. Yem fiyatları pahalı. Gücümüz yetmiyor” dedi. Meraların daraldı” dedi . meraya çıkamadıklarını belirten Özyiğit, sorunun yalnızca kendi ailesine ait olmadığını vurgulayarak, “Bu sadece bir kişi değil, köyün tamamı böyle. Köyde 20 aile hayvancılık yapıyordu, şimdi 5–6’ya düştü. Göç de var. Köyde kimse kalmadı. Bizim gibi 60 kişi kaldı, başka da kimse yok. Bir Allah’ın kulu Tarım Bakanlığından gelip de ‘derdiniz nedir’ demiyor” sözleriyle tepkisini dile getirdi. 50 BİN BAŞ HAYVANDAN 2.500’E GERİLEYEN KÖY Culuk Köyü Muhtarı İsmet Gökdemir de köyün geçmişi ile bugünü arasındaki farkı rakamlarla ortaya koydu. “Durum çok kötü sayın vekilim” diyen Gökdemir, geçmişte köyde 50 bin baş hayvan ve 2 bin büyükbaş bulunduğunu, bugün ise toplam hayvan sayısının 2.500’ü ancak bulduğunu ifade etti. Gençlerin köyde kalmadığını, girdi maliyetlerinin her geçen gün arttığını belirten Gökdemir, “Yem desen öyle, çoban bulunmuyor. Hayvancılık sürdürülebilir olmaktan çıktı. Sürekli göç veriyoruz” dedi. Köyün tarım potansiyeline rağmen üretimin sürdürülemediğine dikkat çeken Gökdemir, yaş ortalamasının 65’in üzerine çıktığını, bu yaşla çiftçilik yapılmaya çalışıldığını söyledi. “Yaklaşık 100–120 bin dönüm arazimiz var. İç Anadolu’nun en geniş topraklarına sahibiz ama hayvan varlığı en fazla azalan yerlerden biri haline geldik” sözleriyle tabloyu özetledi. “ÜRETİM YOK, TÜKETİM ARTIYOR” CHP Haymana İlçe Başkanı Kasım Koç da köylerin hızla boşaldığını vurguladı. Koç, “Köyler boşaldı. Hayvancılık bitiyor. Vatandaş 400 hayvandan 60 hayvana düşmüş. Bunun gibi çok örnek var” dedi. Büyükbaş ve küçükbaş hayvancılıkta ciddi bir gerileme yaşandığını belirten Koç, “Üretim yok ama tüketim hızla artıyor. Köylere hızlı bir dönüş sağlanması gerekiyor. Bunun için Tarım Bakanlığının el atması lazım. Hem tarıma hem hayvancılığa özel destek gerekiyor” çağrısında bulundu. Koç, Tarım Bakanı’na seslenerek, “Çiftçinin, besicinin sesini duysunlar. Köyleri bir gezsinler” dedi. “HAYVANCILIK GERİLERSE FİYATLAR DAHA DA ARTAR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Culuk Köyü’nde gördüklerinin Türkiye genelinde yaşanan sorunun bir özeti olduğunu ifade etti. “Burası Ankara’nın Haymana ilçesine bağlı Culuk Köyü. Kent çevresinde tarım arazileri daraldıkça, hayvancılık geriledikçe hayvan dışarıdan gelecek. Bu da nakliye demek, fiyatların daha da artması demek” diyen Gürer, ithal hayvana yönelmenin kalite ve lezzet kaybına da yol açtığını söyledi. Büyük kent çevrelerinde tarım arazilerinin korunması ve hayvancılığın sürdürülebilirliğinin sağlanması gerektiğini vurgulayan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ağılın mevcut durumuna dikkat çekti. “Bu ağıl, tüm olumsuz koşullara rağmen üretimin, besiciliğin sürdürüldüğü bir yer. Burada hayvancılık yapanlar çok zor şartlarda çalışıyor. Modern ahırlar yok. Veterineri, aşısı, bakımı, işçiliği yetersiz. Eldeki imkânlarla üretim sürdürülmeye çalışılıyor” dedi. Ömer Fethi Gürer, hayvancılığın ayakta kalabilmesi için yeterli destek sağlanması ve sorunlara duyarlı bir yaklaşım gösterilmesi çağrısında bulundu.

Karşılıksız Çeklerde Korkunç Artış Yaşanıyor! Haber

Karşılıksız Çeklerde Korkunç Artış Yaşanıyor!

Cumhuriyet Halk Partisi Odunpazarı Belediye Meclis Üyesi Uğur Yıldız yaptığı açıklamada, ülkede yaşanan ekonomik çöküşe ve toplumsal yoksullaşmaya dikkat çekti. CHP Odunpazarı Belediye Meclis Üyesi Uğur Yıldız, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü aramızdan ayrılışının 87’nci yılında saygı, minnet ve özlemle andı. Yıldız, ekonomideki çöküşe ve toplumsal yoksullaşmaya da dikkat çekerek, “Kriz kalıcı hale geldi, hükümetin tek amacı siyasi varlığını sürdürmek.” dedi. “Atatürk’ü anmak bu ülkenin geleceğine sahip çıkmaktır” Uğur Yıldız, dünyaya örnek olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dün düzenlenen törenlerle milyonlarca kişi tarafından anıldığını ifade ederek şunları söyledi: “Ulu Önderimiz, ebedi ve tek Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü aramızdan ayrılışının 87’nci yılında saygı, minnet ve özlemle anıyorum. Atamızın ilkeleri, devrimleri ve düşünceleri her zaman yolumuza ışık tutmakta, hedeflediğimiz amaca yürürken bizlere rehber olmaktadır. Onun gösterdiği yolda yürüyen bizler, aklın ve bilimin rehberliğinde laik Cumhuriyetimizin değerlerini korumaya ve yüceltmeye devam edeceğiz. Çünkü Atatürk’ü anmak sadece bir görev değil, bu ülkenin geleceğine sahip çıkmaktır. Ancak bugün, Atatürk’ün hedef gösterdiği üretime dayalı, toplumsal kalkınmayı sağlayan ve bağımsız ekonomi anlayışından tamamen uzaklaşılmıştır. Üretimin yerine ithalatı, emeğin yerine faizi, yatırımın yerine borçlanmayı koyan iktidar politikaları, ülkeyi derin bir ekonomik çıkmazın içine sürüklemiştir.” “Karşılıksız çeklerde korkunç artış yaşanıyor” Ekonomik tabloya dikkat çeken Yıldız, Eskişehir Ticaret Odası tarafından yayımlanan Eskişehir Ekonomik Göstergeler Raporunu değerlendirdi. Rapora göre karşılıksız çek tutarındaki artışın tehlikeli boyutlara ulaştığını vurgulayan Yıldız, şu bilgileri paylaştı: “2025 Ağustos ayında 93 milyon 794 bin 216 lira olan karşılıksız çek tutarı, 2025 Eylül ayında 194 milyon 414 bin 208 liraya yükseldi. Geçen yılın aynı ayına göre yüzde 100,36, bir önceki aya göre ise yüzde 107,38 oranında artış yaşandı. Parası faizde olanın kafası rahat ama üretim yapan, istihdam sağlayan iş insanları alacaklarının peşinde koşmakta, borçlarını ödemek için çare aramakta ve düşünmekten adeta çıldırmaktadır.” “Sanayici küçülüyor, finans sektörü büyüyor” Ekonomideki dengesizliğin toplumsal refahı yok ettiğini belirten Yıldız, “Finans sektörü büyürken, sanayici ve emekçi küçülmektedir. Hükümetin elinde sadece enflasyon rakamlarına endeksli, kağıt üzerinde yürüyen bir ekonomi programı kalmıştır. Oysa bu rakamlar gerçeği yansıtmamakta, gıda fiyatlarında artış durmamakta, halkın cebindeki yangını gizlemeye yaramaktadır.” Yıldız, Merkez Bankası’nın 2025 yılı için hedeflediği yüzde 5’lik enflasyon oranına rağmen, TÜİK’in açıkladığı yıllık enflasyonun yüzde 32,87, ENAG’ın verilerinin ise yüzde 60 olduğunu hatırlatarak, “Halk artık TÜİK’in rakamlarına inanmamakta, kimse bu rakamlara güvenip plan yapmamaktadır. Gerçekleri gizlemekle ekonomi düzelmez.” ifadelerini kullandı. “Kriz kalıcı hale geldi” Ülkenin ciddi bir ekonomik, siyasal ve sosyal kriz içinde olduğuna dikkat çeken Yıldız, “Bu kriz artık geçici değil, kalıcı bir hal almıştır. Hükümetin amacı milletin refahı, huzuru ve mutluluğu değildir; tek hedef, siyasi varlığını sürdürmektir. Alınan kararlar, yapılan uygulamalar bunu açıkça göstermektedir.” “Meslek örgütleri ve odalar susmamalı” Ekonomik sorunların çözümü için yalnızca siyasilerin değil, toplumun tüm dinamiklerinin sorumluluk alması gerektiğini belirten Yıldız, şu çağrıda bulundu: “Odalar, borsalar, meslek örgütleri yaşanan sorunlara karşı sessiz kalmamalıdır. Üyelerini ve kamuoyunu tarafsızca bilgilendirmeli, gerçekleri açıklamalı ve çarenin ne olduğunu da cesurca söylemeleri lazımdır. Tarımın, sanayinin, ticaretin ve insanın varlığı için gerekli her şey ekonomidir. Yokluğun ve yoksulluğun arttığı bir ülkede sosyal belediyecilik uygulamalarını eleştirmek yerine, çözüm üretmek için cesaret göstermek gerekir.” “Demokrasi olmadan ekonomi düzelmez” Yüksek faiz oranlarının yatırımın önüne geçtiğini, bankaların kar rekorları kırarken üreticinin ve tüketicinin faiz ve komisyon oranları altında ezildiğini ifade eden Yıldız, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Gerçek kalkınma, ancak adaletin, yargı bağımsızlığının, temel hak ve özgürlüklerin korunmasıyla mümkündür. Anayasa Mahkemesi kararlarının yok sayıldığı, hukukun siyasallaştığı bir ülkede ekonomi düzelmez. Eğer kalıcı bir refah, güven ve huzur istiyorsak; adalete, demokrasiye, emeğe ve Cumhuriyetimizin kurucu değerlerine sahip çıkmak zorundayız.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.