SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kredi Desteği

Porsuk Haber Ajansı - Kredi Desteği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kredi Desteği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anahtar Parti İl Başkanı Çağlar Ölce: "Eskişehir Neden Kapsam Dışı?" Haber

Anahtar Parti İl Başkanı Çağlar Ölce: "Eskişehir Neden Kapsam Dışı?"

Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce, 17 Ağustos Gölcük Depremi’nin yıl dönümünde yaptığı açıklamada, kentin deprem riskine dikkat çekti. Bakanlığın sağladığı kentsel dönüşüm kredi desteğinde Eskişehir’in yer almamasını eleştiren Ölce, iktidar milletvekillerine ve il başkanına çağrıda bulundu. ​Gölcük Depremi’nin 27. yıl dönümü dolayısıyla bir basın toplantısı düzenleyen Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce şu ifadelere yer verdi; "Yarın 17 Ağustos. Gölcük Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçmiş olacak. O büyük felakette Eskişehir’de de binalar yıkılmış, 86 vatandaşımız hayatını kaybetmişti. Aradan geçen yıllara rağmen deprem gerçeği hâlâ önümüzde duruyor. Eskişehir halkıyla yaptığımız görüşmelerde en fazla karşılaştığımız konuların başında kentsel dönüşüm geliyor. Vatandaşlarımız açıkça, “Kentsel dönüşüm olmadan trafik de çözülmez, otopark da çözülmez, deprem korkusu da bitmez” diyor. İnsanlar riskli binalarda yaşamak istemiyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, nisan ayında kentsel dönüşüm için Dünya Bankası finansmanıyla ilk yıl ödemesiz, 180 ay vadeli, yüzde 0,69 faiz oranıyla 3 milyon liraya kadar kredi desteği açıklamıştı. Ancak bu destekten İstanbul, Tekirdağ, Kocaeli, Sakarya, Manisa ve İzmir yararlanabiliyor. Buradan bir kez daha soruyoruz: Eskişehir neden yok? Mayıs ayında bu konuyu gündeme getirdik. Belki Eskişehir için bir girişim yapılır, iktidar temsilcileri harekete geçer diye bekledik. Aradan aylar geçti. Hâlâ ciddi bir hamle veya somut bir açıklama yok. Eskişehir deprem riski taşımıyor mu? 1956 yılında 6,4 büyüklüğünde deprem üreten, İnönü’den kent merkezine kadar uzanan diri fay bilimsel bir gerçek. İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi de kentte 5 bin binanın büyük risk altında olduğunu açıkladı. Ben de bir inşaat mühendisiyim ve bu süreci yakından takip ediyorum. AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, Eskişehir’in deprem riskinden söz ediyor ve belediyeleri kentsel dönüşüm konusunda eleştiriyor. AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak da depreme dayanıklı yapıların önemini dile getiriyor. Biz de aynı şeyi söylüyoruz. O halde sorumuz çok açık: Eskişehir’in bu kredi desteğine dahil edilmesi için bugüne kadar hangi girişimlerde bulundunuz? Deprem meselesi siyasi tartışmalarda kullanılacak bir başlık değildir. Eğer risk konusunda samimiyseniz Ankara’nın kapısını çalacak, Eskişehir’in hakkını savunacaksınız. Eskişehir halkı artık söz değil, somut adım bekliyor. Anahtar Parti olarak biz deprem gerçeğinin farkındayız. Eskişehir’in güçlü bir depreme yeterince hazır olmadığını görüyoruz. İktidara geldiğimizde bilim insanları ve meslek odalarıyla birlikte harekete geçeceğiz. Projelerimizi hazırlıyoruz. Seçim takvimi başladığında kentsel dönüşümden trafiğe, otopark sorunundan güvenli yapılaşmaya kadar Eskişehir’e nefes aldıracak projelerimizi tek tek açıklayacağız. Kimse bizi hazırlıksız zannetmesin. Eskişehir için çalışıyoruz ve bu şehrin hakkını sonuna kadar savunacağız."

CHP'li Gürer’den Çağrı: "Tarım Kesimindeki İcraları Durdurun" Haber

CHP'li Gürer’den Çağrı: "Tarım Kesimindeki İcraları Durdurun"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, üreticilerin yaşadığı ekonomik çıkmazın tarladan depoya kadar uzandığını belirterek, geçen ay dalındaki domateslere uygulanan hacizlerin ardından bu kez soğuk hava deposunda elmaların icra yoluyla satışa çıkarıldığını söyledi. Ömer Fethi Gürer, tarım sektörünün bankalara olan borcunun 1 trilyon 459 milyar liraya yükseldiğini, üreticinin emeğinin, alın terinin ve aylar süren mücadelesinin icra dosyalarına konu olmasının tarımın içine sürüklendiği ödeme güçlüğünün göstergesi olduğunu ifade etti. Kayseri Yeşilhisar İcra Dairesi tarafından yayımlanan satış ilanına göre, bir soğuk hava deposunda bulunan borçlu üretici V.Y.’ye ait 65 bin kilogram Arjantin, Golden, Starking ve Pikleydi cinsi elma, yaklaşık 4 milyon 424 bin 264 lira muhammen bedelle icra yoluyla satışa çıkarıldı. TARLADAN DEPOYA KADAR HACİZ CHP’li Ömer Fethi Gürer, yaşananların münferit olaylar olmadığını belirterek, “Geçtiğimiz ay üreticinin dalındaki domatese haciz uygulanıyordu. Bugün ise aylarca emek verilerek üretilen ve değer bulması için soğuk hava deposunda depolanan elmalar icra yoluyla satışa çıkarılıyor. Bu tablo, üreticinin borç ödeme konusunda içinde bulunduğu ekonomik darboğazın göstergesidir. Çiftçi, üretici, besici artık ürettiği ürünü satamıyor, borcunu çeviremiyor ve sonunda emeği icra masasında satışa çıkarılıyor.” dedi. ÜRETİCİ BORÇLA ÜRETİM YAPIYOR CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarımsal üretimde girdi maliyetlerinin sürekli arttığını belirterek, “Çiftçi mazotu, gübreyi, ilacı, tohumu, elektriği krediyle alıyor. Hasat zamanı geldiğinde ise ürün değerine para etmiyor. Borçlarını ödeyemeyen üreticinin traktörü, tarlası, dalındaki ürünü, şimdi de depodaki elması haczediliyor. İktidar bu süreci durduracak önlemler almalıdır. İcralar durdurulup ek kredi desteği sağlanmalıdır.” diye konuştu. TARIMDA İCRA DOSYALARI DURUMUN FOTOĞRAFIDIR TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, 65 ton elmanın icra yoluyla satışa çıkarılmasının yalnızca bir hukuki işlem olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, “Bugün satışa çıkarılan sadece 65 ton elma değildir. Satışa çıkarılan, çiftçinin umudu, emeği ve geleceğidir. Bir üreticinin ürününün icra yoluyla satılması, üreticinin ürününün değeri altında işlem görmesine de neden olabilecektir. Her ay farklı bir ilde, farklı ürünler için haciz haberleri geliyor. Çiftçi üretirken değil, borcunu nasıl ödeyeceğini düşünerek yaşamaya çalışıyor.” şeklinde konuştu. ÜRETİCİYİ KORUYACAK POLİTİKALAR ŞART CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarım sektörünün ayakta kalabilmesi için üreticiyi rahatlatacak acil adımlar atılması gerektiğini vurgulayarak, “Üreticinin borçları yapılandırılmalı, borç faizleri silinmeli, girdi maliyetleri düşürülmeli ve ürününü değerinde satabileceği planlı bir üretim modeli oluşturulmalıdır. Aksi hâlde bugün depodaki elmaya uygulanan icra, yarın başka bir ilde başka bir ürüne uygulanacak. Çiftçi, üretici, besici her ay yeni bir icra ile karşı karşıya kalıyor. Tarla, traktör, ev, dalda ve depoda ürün, inek, Malta keçisine kadar yaygınlaşan icralar, tarımda sorunların hangi boyuta geldiğini gösteriyor.” dedi.

Anahtar Parti’den İktidara "Kredi" Tepkisi: Eskişehir Neden Üvey Evlat Muamelesi Görüyor? Haber

Anahtar Parti’den İktidara "Kredi" Tepkisi: Eskişehir Neden Üvey Evlat Muamelesi Görüyor?

Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce, kentsel dönüşüm kredisi kapsamına Eskişehir’in alınmamasına sert tepki gösterdi. Ölce, "Eskişehir'in altından fay hattı geçiyor, 5 bin bina risk altında ama destek paketinde şehrimizin adı yok. İktidar temsilcileri neden sessiz?" dedi. ​Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce, kentsel dönüşüm ve deprem hazırlığı konusunda Eskişehir’in karşı karşıya kaldığı adaletsizliği gündeme taşıdı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından açıklanan Dünya Bankası finansmanlı düşük faizli kredi desteğinin Eskişehir’i kapsamamasına tepki gösteren Ölce, iktidar milletvekillerini göreve çağırdı. ​"Kentsel Dönüşüm Olmadan Trafik ve Otopark Sorunu Çözülmez" ​Eskişehir halkının en büyük talebinin kentsel dönüşüm olduğunu belirten Çağlar Ölce düzenlediği basın toplantısında şu ifadelere yer verdi; "Eskişehir halkıyla her görüştüğümüzde karşımıza çıkan en büyük sorunlardan biri kentsel dönüşüm oluyor. Vatandaş açık açık söylüyor. “Kentsel dönüşüm olmadan trafik de çözülmez, otopark da çözülmez, deprem korkusu da bitmez” diyor. Çünkü insanlar riskli binalarda yaşamak istemiyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum geçtiğimiz Nisan ayında çok önemli bir kredi desteği açıkladı. Kentsel dönüşüm kapsamında vatandaşlara Dünya Bankası finansmanıyla ilk yıl ödemesiz, 180 ay vadeli, yüzde 0,69 faiz oranıyla 3 milyon TL’ye kadar kredi desteği verileceği duyuruldu. Bu gerçekten vatandaş açısından önemli bir fırsat. Ancak burada çok büyük bir adaletsizlik var. Başvurular 6 Nisan itibarıyla başladı. Biz bu açıklamayı yapmak için özellikle 1 ay bekledik. Belki Eskişehir için bir girişim yapılır diye bekledik. Belki iktidar temsilcileri ses çıkarır diye bekledik. Ama ne yazık ki tek bir ciddi açıklama duymadık. Çünkü bu destekten sadece İstanbul, Tekirdağ, Kocaeli, Sakarya, Manisa ve İzmir faydalanabiliyor. Peki Eskişehir neden yok? İstanbul var. İzmir var. Kocaeli var. Sakarya var. Manisa var. Tekirdağ var. Peki Eskişehir neden yok? Bursa neden yok? Her gün deprem haberleriyle gündeme gelen Balıkesir neden yok? Bunun cevabını bilen de yok, açıklayan da yok. Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanlığı olarak açık açık soruyoruz. Eskişehir deprem riski taşımıyor mu? Eskişehir’in altından fay hattı geçmiyor mu? Biz yanıt verelim. 1956 yılında 6.4'lük deprem üreten, İnönü’den başlayıp kent merkezine kadar uzanan diri fay hattı bilimsel bir gerçek. Bunu herkes biliyor. AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu hemen hemen her açıklamasında Eskişehir’in deprem riski taşıdığını söylüyor. Belediyeleri sürekli kentsel dönüşüm konusunda eleştiriyor. AK Parti Eskişehir İl Başkanı Sayın Gürhan Albayrak da sürekli “depreme dayanıklı binalar yapılmalı” diyor. Biz de aynı şeyi söylüyoruz. Eskişehir’in depreme dayanıklı hale gelmesi gerekiyor. Bu kadar basit. Bu kadar net. Madem ortada bu kadar büyük bir risk var, o zaman Eskişehir neden bu kredi desteğinin dışında bırakıldı? İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi geçtiğimiz aylarda çok çarpıcı bir açıklama yaptı. Kentte 5 bin binanın büyük risk altında olduğu ifade edildi. Yerel basın bu gerçeği sürekli gündeme taşıyor. Son olarak Şube Başkanı Sayın Oytun Gökten de “Eskişehir'de deprem riski var ama Eskişehir halkına kredi desteği yok. Gelin Eskişehir’i yeniden inşa edelim” çağrısında bulundu. Ben de bir inşaat mühendisiyim. Sayın Oytun Gökten’in bu açıklamalarına sonuna kadar katılıyorum. Ama görüyoruz ki iktidar temsilcileri bu konuda sessiz kalmayı tercih ediyor. Çünkü anlaşılan deprem meselesini sadece siyasi malzeme olarak görüyorlar. Gerçekten merak ediyoruz. Günlerdir neden tek bir net açıklama yapmıyorsunuz? Neden Eskişehir’in bu finansman paketine dahil edilmesi için mücadele etmiyorsunuz? Eğer deprem riski konusunda gerçekten samimiyseniz, o zaman çıkıp Eskişehir’in hakkını savunacaksınız. Ankara’nın kapısını çalacaksınız. Bu şehrin bu destekten yararlanması için mücadele edeceksiniz. Eskişehir halkı artık laf değil, somut adım istiyor. Net açıklama yapan ve çaba gösteren insanlar görmek istiyor. Soruyoruz. Eskişehir neden bu destek kapsamına alınmadı? Bu konuda hangi girişimlerde bulundunuz? Ve en önemlisi, Eskişehir halkına sessiz kalmanızın hesabını nasıl vereceksiniz? Biz Anahtar Parti olarak deprem gerçeğinin farkındayız. Eskişehir'in güçlü bir depreme hazır olmadığını da görüyoruz. İktidara gelir gelmez bu konuda bilimden yardım alarak harekete geçeceğiz. Projelerimizi hazırlıyoruz. Seçim takvimi başladığında Eskişehir halkına nefes aldıracak projelerimizi tek tek açıklayacağız. Kimse bizi hazırlıksız zannetmesin. Kentsel dönüşüm ile beraber hem trafik hem de otopark sorununu da çözeceğiz. Söz veriyoruz." dedi.

Tarsim Var Ama Şartlı Destek Var! Haber

Tarsim Var Ama Şartlı Destek Var!

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer,2025 yılında yaşanan zirai don, kuraklık ve TARSİM uygulamalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Çiftçiler TARSİM sigortası yaptırmalarına rağmen zararlarının karşılanmadığı yönünde şikayetler aldığını belirten Ömer Fethi Gürer, mevcut sistemin yeniden kapsamlı bir şekilde düzenlenmesinin ihtiyaç olduğunu söyledi. “ZİRAİ DONU VE KURAKLIK ÇİFTÇİYİ VURDU” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılında yaşanan zirai don ve kuraklığın Türkiye genelinde büyük zarara yol açtığını belirterek, TBMM Zirai Don Komisyonu üyesi olarak 20 ilde incelemelerde bulunduklarını ve özellikle bahçe ürünlerinde ciddi kayıplar yaşandığını yerinde tespit ettiklerini belirtti. Gürer, kamuoyuna destek açıklamaları yapılmasına rağmen uygulamada sorunların 8 aydır çözülemediğini söyledi. TÜM ÇİFTÇİLERİN ZARARI KARŞILANMADI TARSİM’in koyduğu kurallar nedeniyle sigortası bulunan çiftçilerin dahi zararlarının tamamının karşılanmadığını vurgulayan CHP’li Ömer Fethi Gürer, ceviz üreticilerinin yaşadığı mağduriyeti örnek gösterdi. Ağaçların yaşı gerekçe gösterilerek “ürün vermiyor” denildiğini ve bu nedenle üreticilerin destekten yararlanamadığını aktardı. ÇKS kaydı olan çiftçilere de sınırlı destekler verildiğini, ÇKS’si olmayan üreticilerin ise tamamen sistem dışında bırakıldığını ifade etti. ÇİFTÇİ: “TARSİM YAPTIRDIK, DON VE KURAKLIKTA TEK KURUŞ ALAMADIK” Çiftçilerle görüşe. Gürer’e çiftçiler her yıl TARSİM yaptırmalarına rağmen yaşadıkları zararın karşılanmadığını anlattılar. Çiftçiler, “Geçen sene don oldu, ardından kuraklık yaşandı ama hiçbir destek alamadık. Köyümüzde TARSİM var ama kuraklık desteği de verilmedi. Kamudan sigortadan bir kurumdan gelip ödeme yapan olmadı. ÇKS’si olan da alamadı. 2026 yılına geldik, hâlâ bu destek verilmedi,” dediler. “TARSİM ÇİFTÇİYE DÜZGÜN ANLATILMIYOR” Çiftçi Zülfü Ünal ise TARSİM sürecinin çiftçiye şeffaf şekilde anlatılmadığını belirterek, sigortanın çoğu zaman sadece imza attırılarak geçiştirildiğini söyledi. Ünal, “Sonra ‘kuraklık yaptırmadınız’, ‘sel sigortası var ama bu kapsama girmiyor’ deniliyor. Ama kamuoyuna ‘zirai dondan zarar görene destek veriyoruz’ diye açıklama yapılıyor” diyerek yaşanan çelişkiye dikkat çekti. “ÇKS OLMAYAN ÇİFTÇİNİN TAMAMI KAPSAM DIŞI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TARSİM’in destek verdiğini açıklamasına rağmen bunun yalnızca belirli sigorta türleriyle sınırlı kaldığını vurguladı. “TARSİM olsa bile çiftçinin bütün zararı karşılanmıyor” diyen Gürer, sistemin çiftçiyi yeterli oranda korumadığını ifade etti. “VERİM KAYBI VAR AMA..” Çiftçi Zülfü Ünal, sigorta yaptırmasına rağmen zararının karşılanmadığını belirterek, “400 kilo üzerinden sigorta yaptırdım ama ‘kuraklık sigortası yok’ denilerek ödeme yapılmadı. Sel sigortası var ama kuraklık olmadığı için kapsam dışı sayıldık” dedi. TARSİM YENİDEN YAPILANDIRILMALI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TARSİM’in yeniden yapılandırılması için TBMM’ye kanun teklifi verdiklerini belirterek, sigorta primlerinin yüksek olduğunu ve TARSİM’in çiftçinin ortağı gibi davranarak üretimin %10’una el koyduğunu söyledi. Don priminin yüzde 70 olacağı açıklanmasına rağmen yüzde 60’larda kaldığını ifade eden Gürer, iklim değişikliği nedeniyle bütüncül bir sisteme geçilmesinin zorunlu olduğunu vurguladı. “HAYVAN ÖLÜYOR, SİGORTA ÖDEMİYOR” Zülfü Ünal, hayvancılıkta da benzer sorunlar yaşandığını belirterek, kredi kullanımı sırasında zorunlu sigorta yaptırmalarına rağmen hayvan kayıplarında “full sigorta yok” gerekçesiyle ödeme yapılmadığını söyledi. Ünal, yaşadıkları mağduriyeti anlatarak sigorta sistemine tepki gösterdi. “ZARAR VAR, ÇÖZÜM YOK” Tarım ve Orman Bakanlığı’na seslenen Ömer Fethi Gürer, “Ortada zarar var ama bu zararı giderecek bir mekanizma yok. ‘Sözleşmede ne yazıyorsa o’ anlayışı çiftçiyi korumaz” dedi. Gürer, ÇKS’si olmayan üreticilerin de destek kapsamına alınması gerektiğini vurguladı. “TRAKTÖRE, HAYVANA HACİZ VAR” Borçların üç yıl ötelenmesi, ek kredi desteği sağlanması ve icraların durdurulması için kanun teklifleri verdiklerini hatırlatan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, geçmişte çiftçinin üretim araçlarının haczedilemediğini, bugün ise traktörden hayvana kadar icraların yaygınlaştığını söyledi. “TOPRAĞINI SEVEN VATANINI SEVER” Gürer: “Biz bu ülkeyi seviyoruz. Vatanını sevenin asli görevi toprağını sevmektir. Çiftçi eli öpülesi insandır. Çok zor şartlarda üretim yapıyorsunuz. Çiftçiliği bırakmadan toprağı ekmeye devam edelim. Her zorluğu aşarak üretimi sürdürmeliyiz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.