SON DAKİKA
Hava Durumu

#Konkordato

Porsuk Haber Ajansı - Konkordato haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Konkordato haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Emekli Başımızın Tacı Demekle Emeklinin Karınları Doymuyor Haber

Emekli Başımızın Tacı Demekle Emeklinin Karınları Doymuyor

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, emeklilerin, emekçilerin ve dar gelirli kesimlerin içinde bulunduğu ağır tabloyu sert sözlerle eleştirdi. Gürer, iktidara vicdan çağrısı yaparak, mevcut düzenlemenin sosyal adaleti zedelediğini ve toplumda derin bir kırılmaya yol açabileceğini vurguladı. “BAŞ TACI DEMEKLE KARIN DOYMUYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, AKP Grup Başkanvekili’nin “Emekliler başımızın tacı” sözlerini hatırlattı. “Emekli başımızın tacı demekle karınları doymuyor” diyen Ömer Fethi Gürer, emeklilerin büyük bölümünün artık günde üç öğün yemek yiyemediğini, iki öğüne düştüğünü ifade etti. Emeklilerin yaşadığı sıkıntıların hissedilmediğini belirten Gürer, iktidar sıralarına seslenerek, “Biraz sonra yastığa başınızı koyduğunuzda vicdanınızla değerlendirin. Ya anneniz, babanız, kardeşiniz emekli; sorun onlara, aldıkları maaş Ankara’da, İstanbul’da kiraya yetiyor mu? Gıda ürünlerine, et ve süte ulaşabiliyorlar mı?” dedi. “GECE YARILARINA KADAR BEKLİYORSUNUZ, GÜNAH!” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, emeklilere yönelik olası iyileştirmelerin engellenmek istendiğini savunarak, “Belki bir önerge gelir, emekliye daha fazla artış sağlanır diye bekliyorsunuz. Günahtır, yazıktır” sözleriyle iktidarı eleştiren Gürer, emeklilerin yaşadığı yoksulluğun görmezden gelindiğini vurguladı. Sahadan örnekler veren CHP’li Ömer Fethi Gürer, pazarda, markette ve emekli kahvelerinde gördüğü manzaranın içini acıttığını belirterek, “Bu maaşları siz belirlemiyorsunuz; Bakan öneriyor, Cumhurbaşkanı onaylıyor, siz de el kaldırıyorsunuz. Yazıktır” dedi. İŞSİZLİK FONU TEPKİSİ: “İŞSİZE AYRILAN PARA İŞVERENE” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, kanun teklifinde İşsizlik Fonu’ndan işverene verilen 1.270 liralık asgari ücret desteğini eleştirdi. “Bu para, işsiz kalanlara maaş verilsin diye oluşturulan fondan çıkıyor. Niye Bakanlık bütçesinden vermiyorsunuz da işsize ayrılan parayı işverene aktarıyorsunuz?” diye sordu. Asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığını hatırlatan Ömer Fethi Gürer, CHP’nin en düşük asgari ücretin 39 bin liraya çıkarılması yönündeki önerisinin dikkate alınmadığını da dile getirdi. “BELEDİYE DİYEREK SORUMLULUKTAN KAÇAMAZSINIZ” İktidarın sık sık belediyeleri hedef almasını da eleştiren CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Belediye nedir? Kamu kuruluşudur. Ülkeyi yöneten sizsiniz. Belediye ayrı bir cumhuriyet mi?” sözleriyle tepki gösterdi. Belediye başkanlarının dahi memur alımı için İçişleri Bakanlığı’ndan izin almak zorunda olduğunu hatırlatan Gürer, belediyelerin de merkezi yönetimin sorumluluğu altında olduğunu vurguladı. TAŞERON VE KIDEM TAZMİNATI ELEŞTİRİSİ Taşeronda kalan işçilerin kadro taleplerinin reddedildiğini söyleyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, buna karşın taşeron çalıştıran işverenlerin borçlarının devlet tarafından üstlenildiğini belirtti. “Taşeron firma kıdem tazminatı neden ödenmiyor da devlet yükü üstleniyor?” diye soran Gürer, iktidarın yanlış yapanı, kul hakkı yiyeni koruduğunu, asıl korunması gereken emekçi kesimlere ise sırt döndüğünü ifade etti. “16 MİLYON EMEKLİ VAR, SEYYANEN ARTIŞ ŞART” Türkiye’de 16 milyon emekli bulunduğunu hatırlatan Ömer Fethi Gürer, yalnızca en düşük maaşın değil, tüm emekli maaşlarının seyyanen artırılması gerektiğini savundu. “Emeklinin maaşı artarsa esnaftan alışveriş yapar, esnafın işi düzelir. Esnaf düzelirse üretim canlanır” diyen Gürer, ülkede yaklaşık 6 bin fabrikanın konkordato ilan ettiğini belirterek ekonomik zincirin koptuğunu söyledi. “BU MİLLET ARTIK YEMİYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, iktidarın toplum üzerindeki etkisini eleştirerek, “İnsanları dövüyorsunuz-dövüyorsunuz, sonra bir öpüyorsunuz, oy alıyorsunuz. Ama bu iş bitti. Bu millet artık yemiyor” ifadelerini kullandı. İlk seçimde bunun görüleceğini söyleyen Gürer, “Çekirge bir, iki atlar; beş kere atlamaz” sözleriyle tepkisini dile getirdi. “SOSYAL PATLAMA UYARISI” Yoksulluğun geldiği noktaya dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, battaniye altında ısınmaya çalışanları, ampulünü kısmak zorunda kalanları, çocuğunu okula aç gönderen aileleri hatırlattı. Kanun teklifinin bütününün “sakat” olduğunu savunan Gürer, bu haliyle destek vermelerinin mümkün olmadığını belirtti. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer konuşmasını, “Ülkenin koşulları iyi değil. Bunun yansıması sosyal patlamaya kadar gider. Gelin, elinizi vicdanınıza koyun ve oylarınızı buna göre kullanın” çağrısıyla tamamladı.

Konkordato Düzeninin Ağır Bilançosu, Şirketler Çöküyor! Haber

Konkordato Düzeninin Ağır Bilançosu, Şirketler Çöküyor!

CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, Türkiye ekonomisinde yaşanan derin krizin şirketler cephesinde konkordato patlamasıyla görünür hale geldiğini belirterek, mevcut ekonomi yönetimini sert sözlerle eleştirdi. EKONOMİ VATANDAŞTA İFLAS ETTİ, ŞİMDİ ŞİRKETLERDE Karabat, enflasyondan emekli maaşlarına, asgari ücretten temel yaşam giderlerine kadar her alanda ekonomi politikasının çöktüğünü vurgulayarak, bu iflasın artık şirket bilançolarına da yansıdığını ifade etti. Konkordato verilerinin ekonomik tablonun ciddiyetini açıkça ortaya koyduğunu söyledi. KONKORDATO SAYILARI KATLANDI Paylaşılan verilere göre; 2023 yılında konkordatoda geçici mühlet sayısı 519, kesin mühlet 353 iken, 2024’te geçici mühlet 1.723’e, kesin mühlet 827’ye çıktı. 2025’te ise tablo daha da ağırlaştı: Geçici mühlet 2.817, kesin mühlet 1.708 oldu. Karabat, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in göreve başladığı 2023’ten bu yana konkordato sayılarında yüzde 442’nin üzerinde artış olduğunu belirterek, “Bu tablo başarısız ekonomi yönetiminin sonucudur” dedi. “ŞİRKETLER MİLLİ SERVETTİR, YOK OLMALARINA GÖZ YUMULUYOR” Türkiye’de faaliyet gösteren her şirketin milli servet olduğunu vurgulayan Karabat, şirketlerin sadece konkordato ilan etmekle kalmadığını, aynı zamanda yurt dışına taşındığını söyledi. İstihdam sağlayan ve vergi ödeyen bu yapıların korunması gerekirken yok oluşlarının izlenmesini sert biçimde eleştirdi. ATATÜRK’ÜN SANAYİLEŞME VİZYONU TASFİYE EDİLİYOR Karabat açıklamasında, Atatürk’ün “Her fabrika bir kaledir” sözüyle simgeleşen sanayileşme hamlelerinin; özelleştirme, sıcak para, dış borç ve tüketime dayalı neoliberal politikalarla tasfiye edildiğini ifade etti. Savunma sanayii dışında pek çok sektörde geri dönülmez kayıplar yaşandığını belirtti. ALGILARLA YÖNETİLEN EKONOMİ, SEFALET VADEDİYOR Hizmet, ithalat ve ticarete dayalı yeni ekonomik düzenin sürdürülebilir olmadığını vurgulayan Karabat, “Algılarla yönetilen bu ekonominin ülkeye vaadi sefaletten başka bir şey değildir” sözleriyle uyarıda bulundu. Açıklama, konkordato verilerinin ekonomi yönetimi açısından ciddi bir alarm niteliği taşıdığını bir kez daha gözler önüne serdi.

2025 Yılında Her Gün 17 Şirket Konkordatoya Başvurdu Haber

2025 Yılında Her Gün 17 Şirket Konkordatoya Başvurdu

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılı sonu itibarıyla güncel konkordato ve icra verilerini değerlendirdi. Gürer, "Sadece 2025 yılında 6 bin 361 şirket konkordato masasına oturdu. Fabrikalar icradan satılıyor ama alıcı bile bulunamıyor. Bu tablo, iktidarın 'ekonomi düzeliyor' anlatısı ile örtüşmüyor " dedi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılı Şirketlerinde sorunlarının arttığını el değiştirmeler ve işçi çıkışları yanında Konkordato başvurularının da yaşandığını belirtti. Gürer, konkordatonun bir borç yapılandırma talebi olduğunu , borç ödeyemeyen , "iflası geciktirme durağı" olarak da tanımlanacak bir yol olduğunu ifade etti. "FABRİKALAR İCRALIK, ALICI YOK!" icra yoluyla satışa çıkarılan 7 fabrikanın durumuna dikkat çeken Gürer, “Ocak ayında muhammen bedelleri 29 milyon TL ile 913 milyon TL arasında değişen tam 7 fabrika icradan satışa çıkarıldı. Acı olan şu ki; bu ihalelerin tamamında henüz tek bir teklif dahi verilmiş değil. Sanayici finansmana erişemiyor, Üretimin yapan fabrikalar satışta ama talepte sınırlı kalıyor” dedi. 2025: KONKORDATODA ARTTI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılının şirketler açısından da sorunlu bir yıl olduğunu belirterek, “2025 yılında toplam 6 bin 361 konkordato kararı verildi. Bu sayı, 2024’e göre %82, 2023’e göre ise %320 artış anlamına geliyor," dedi. Gürer, "2025’te tasdik oranı %2’ye kadar geriledi. Yani konkordato ilan eden her 100 şirketten sadece 2’si kurtulabiliyor. Diğerleri ya mühlet alıp zaman kazanmaya çalışıyor ya da doğrudan iflasa sürükleniyor. sadece süreci uzatıyor" dedi. Aralık 2025’te 768 dosyanın karara bağlanmasıyla yılın en yüksek seviyesine ulaşıldığını belirten Gürer, Konkordato başvurmayan ancak iş yerinde işi daraltan ve işçi çıkaran şirketler de var. Özellikle Tekstili başta olmak üzere bazı iş yerleri sorunlar yaşıyor. Bu bağlamda iş insanları sorunları da yakinen izlenip çözüm getirilmelidir” dedi. İSTANBUL VE SANAYİ ŞEHİRLERİNDE SORUNLAR ARTTI Ömer Fethi Gürer, Konkordato da İstanbul: 1.417 başvuru ile listenin başında. Ankara: 598 başvuru. Kocaeli, İzmir ve Bursa: Sanayi iller toplamda 700’e yakın dosya ile krizin sanayi bölgelerindeki sorunu gösteriyor.” dedi. İNŞAAT VE TEKSTİLDE SIKINTI BÜYÜK CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, sorunların belli sektörlerde kümelendiğini ve yapısal bir soruna dönüştüğünü belirterek, “Her 3 konkordatodan 1’i (511 dosya) inşaat sektöründe yaşanıyor. Tekstil sektörü ise 380 dosya ile en çok etkilenen ikinci sektör. Zorunlu tüketim maddesi olan gıdada (120 dosya) ve üretimin temeli tarımda (87 dosya) var” dedi. İKTİDAR POLİTİKALARINI GÖZDEN GEÇİRİLMELİ CHP’li Ömer Fethi Gürer, "2018’den bu yana 22 binden fazla konkordato dosyası karara bağlandı. İktidar her alanda “iyiyiz” derken, Türkiye’nin sanayi kuruluşları, tekstil atölyeleri ve inşaat firmaları sorun “yaşıyoruz” diyor. Yüksek faiz ve maliyet baskısı başlıca sorun. Bu tablo, konkordato olmaktan çıkıp, bir son çare haline geldiğini

Konkordato Çaresizliğin Simgesine Dönüşmüş Durumda! Haber

Konkordato Çaresizliğin Simgesine Dönüşmüş Durumda!

Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanlığı tarafından son günlerde artan konkordato başvuruları ve ekonomik sonuçları ile ilgili bir basın açıklaması yapıldı. Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce İki Eylül Caddesi üzerinde düzenlediği basın toplantısında şu ifadeleri kullandı; "Son dönemde ülkemizde konkordato başvurularında gözle görülür bir artış yaşanıyor. Ekonominin çarklarını döndüren küçük ve orta ölçekli işletmeler, artık ayakta kalmakta zorlanıyor. Bu tablo, sadece bir şirketin iflasıyla sınırlı değil; ardında yüzlerce çalışanın, onlarca tedarikçinin ve binlerce ailenin geçim mücadelesi yatıyor. Hepimizin bildiği gibi konkordato, aslında firmaların yeniden nefes alabilmesi için oluşturulmuş bir yasal mekanizma. Ancak bugün geldiğimiz noktada, bu mekanizma bir “çıkış kapısı” olmaktan çok, çaresizliğin simgesine dönüşmüş durumda. Konkordato başvurularının temelinde birkaç ciddi neden yatıyor. Öncelikle artan finansman maliyetleri, işletmelerin en büyük yüklerinden biri haline geldi. Üretim yapmak, yatırım yapmak ya da sadece faaliyetini sürdürmek isteyen her işletme, yüksek faiz oranlarıyla karşı karşıya kalıyor. Bunun üzerine yüksek enflasyon eklendiğinde, hem girdi maliyetleri hem de tüketicinin alım gücü aynı anda düşüyor. Bu da iç pazarı daraltıyor. Üretim maliyetlerinin öngörülemez biçimde artması, işletmelerin plan yapmasını neredeyse imkânsız hale getiriyor. Bir ay öncesinin maliyet hesabı, bugün geçerliliğini yitiriyor. Hammadde, enerji ve işçilik giderlerindeki dalgalanmalar, firmaların uzun vadeli düşünmesini engelliyor. Ayrıca krediye erişimde yaşanan güçlükler, birçok işletmeyi nakit sıkışıklığıyla karşı karşıya bırakıyor. Bankalar, teminat şartlarını ağırlaştırıyor; küçük üreticiye, esnafa nefes alacak alan kalmıyor. Bugün en çok konkordato başvurusu yapılan sektörlerin başında tekstil, inşaat ve metal ürün sanayileri geliyor. Bu 3 sektör, istihdamın ve üretimin bel kemiğini oluşturuyor. Bu nedenle burada yaşanan her sıkıntı, sadece firmaları değil, geniş bir ekonomik zinciri de etkiliyor. Bir fabrikanın üretimi durduğunda, o fabrikanın tedarikçisinden nakliyecisine, servis sağlayıcısından işçisine kadar herkes bundan etkileniyor. Bu durum, ekonomide “zincir iflaslar” olarak kendini gösteriyor. Konkordato sürecinde en büyük mağduriyetlerden biri de alacaklıların korunamaması. Bir işletme konkordato ilan ettiğinde, çoğu zaman alacaklı firmalar ve çalışanlar belirsizlik içinde kalıyor. Bu belirsizlik, piyasada güveni zedeliyor. Oysa bu süreçler, adil ve denetimli şekilde yürütülse, hem firmalar toparlanabilir hem de alacaklılar mağdur olmaz. Bizim önerimiz, konkordato süreçlerinde mutlaka “Alacaklılar Kurulu” oluşturulması yönündedir. Bu kurulda sadece finans temsilcileri değil, işçi temsilcileri de yer almalıdır. Çünkü bir şirketin geleceği sadece rakamlardan ibaret değildir; o işletmede emeğiyle çalışan insanların da söz hakkı olmalıdır. Bir diğer önemli konu ise, konkordato sisteminin bazı firmalar tarafından kötüye kullanılmasıdır. Ne yazık ki, bazı işletmeler zaman kazanmak amacıyla ikinci kez konkordato başvurusunda bulunuyor. Bu durum, hem sürecin ciddiyetini zedeliyor hem de piyasadaki güveni sarsıyor. Bu nedenle, aynı firma için ikinci kez konkordato başvurusuna izin verilmemelidir. Konkordato sadece işletmeleri değil, binlerce işçinin geçimini doğrudan etkiliyor. Üretim durduğunda, ilk etkilenen kesim işçiler oluyor. Bu yüzden konkordato sürecinde en hassas konulardan biri, çalışan haklarının korunması olmalı. Biz Anahtar Parti olarak, bu noktada Kıdem Tazminatı Garanti Fonu kurulmasını öneriyoruz. Böylece işveren ekonomik sıkıntıya düşse bile, işçinin hakkı güvence altına alınır. İşçinin emeği, bir alacak kalemi olarak değil, kutsal bir hak olarak korunmalıdır. Ülkemiz güçlü bir üretim kapasitesine ve çalışkan bir insan kaynağına sahip. Ancak bu potansiyelin korunabilmesi için şeffaf, adil ve sürdürülebilir bir ekonomik düzen kurulmalı. Biz Anahtar Parti olarak, üretimin, emeğin ve alın terinin yanında durmaya devam edeceğiz. Krizleri konuşmak kadar, çözüm üretmenin de sorumluluğumuz olduğuna inanıyoruz. Türkiye’nin yeniden üreten, güvenen ve büyüyen bir ülke olması için çalışmaya devam edeceğiz."

Başkan Güler Konkordato Tehlikesine Dikkat Çekti Haber

Başkan Güler Konkordato Tehlikesine Dikkat Çekti

Temmuz olağan meclis toplantısında konuşan Güler, firmalar için konkordato kararı alınırken alacaklı şirketlerin de sürdürülebilirliğine dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, 2024 yılında Eskişehir’de nakdi kredi dağılımında kamu bankalarının frene bastığını, buna karşın özel bankaların daha çok kredi kullandırdığını kaydetti. Eskişehir Ticaret Odası’nın (ETO) Temmuz olağan meclis toplantısı Mustafa Çekiç Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Meclis Başkan Vekili İbrahim Atilla Sabahcı’nın açılış konuşmasıyla başlayan toplantıda gündem maddeleri meclis üyeleri tarafından karara bağlandı. Toplantıda konuşan ETO Başkanı Metin Güler ilçelerde gerçekleştirdikleri ziyaretlere değinerek, ilçelerdeki ticaretin ve sanayinin gelişmesinin şehre doğrudan katkı sağlayacağını ve göçü de engelleyeceğini belirterek, kırsal kalkınmaya destek olmaya devam edeceklerini kaydetti. Kırsal kalkınma için TOBB Eskişehir İl Kadın Girişimciler Kurulu’nun da çaba gösterdiğini ve kadın kooperatifleriyle iş birliği içinde olduğunu belirten Güler, ilçelerdeki kadın girişimci sayısının artması için gösterdiği gayret dolayısıyla TOBB Eskişehir İl Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Elif Gürkaynak’a ve kurul üyelerine teşekkür etti. Özel bankaların Eskişehir’de 2024 Mayıs ayındaki nakdi kredi dağılımı 53 milyar lirayı geçti Türkiye Bankalar Birliği verilerine göre Eskişehir’de 2023 Mayıs ayında kamu bankaları tarafından kullandırılan nakdi kredi dağılımı 34 milyar 706 milyon 67 bin TL iken, bu rakamın bu yıl Mayıs ayında 39 milyar 925 milyon 916 bin TL olduğunu belirten ETO Başkanı Metin Güler, 2024 yılı mayıs ayında özel bankaların nakdi kredi dağılımının ise 53 Milyar 888 milyon 217 bine ulaştığını söyledi. Kamu bankalarının nakdi kredi dağılımında frene bastığını, özel bankaların ise daha çok kredi kullandırdığını belirten Güler, bu verilere göre finans ihtiyacını kamu bankalarının aksine özel bankaların karşıladığını kaydetti. Her firma için kolaylıkla konkordato kararı verilmemeli Şirketler hakkında verilen bazı konkordato kararlarının ekonomi için risk oluşturduğunu ve özellikle İstanbul, Bursa gibi şehirlerdeki bazı şirketler için bu kararların kolaylıkla alındığını belirten Güler, konkordato kararı alınan firmalarla iş yapan şirketlerin alacaklarını tahsil etme noktasında sıkıntı yaşayabileceğinin altını çizdi. Güler, konkordato kararı alınırken alacaklı şirketlerin de sürdürülebilirliğini gözden geçirerek, çok dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Üyelerimiz Eskişehir Ekonomik Göstergeler Raporunu yakından takip etmeli ETO tarafından aylık olarak hazırlanan Eskişehir Ekonomik Göstergeler Raporu hakkında da bilgi veren Güler, verilerin TÜİK başta olmak üzere resmi kurumlardan, bankalar birliğinden, Eskişehir Ticaret Odası’nın sicil kayıtlarından, belediyelerden aldıkları resmi rakamlarla derlendiğini kaydetti. Eskişehir Ekonomik Göstergeler Raporu’nda enflasyon, açılan ve kapanan iş yeri sayısı, ruhsat sayıları, nakdi kredi dağılımı, karşılıksız çek tutarı gibi önemli verilerin paylaşıldığı belirten Güler, üyelerin bu raporu takip etmesinin önemine değindi. Meclis toplantısının ardından ETO meclis eski üyesi İrfan Gümüş’e, Eskişehir Ticaret Odası’na ve şehir ekonomisine verdiği katkıdan dolayı, ETO Başkanı Metin Güler ve Meclis Başkan Vekili İbrahim Atilla Sabahcı tarafından teşekkür plaketi takdim edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.