SON DAKİKA
Hava Durumu

#Koku

Porsuk Haber Ajansı - Koku haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Koku haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sanat Bir Sonuç Değil, Bir Geçiş Kapısı Haber

Sanat Bir Sonuç Değil, Bir Geçiş Kapısı

Mevsim Sanat Atölyesi kurucusu Derya Denizdelen, sanatı teknik bir öğretiden öte, bireyin kendi iç dünyasına yaptığı bir yolculuk olarak tanımlıyor. Atölye; resim, mum ve tasarım aracılığıyla modern insanın "durma ve hatırlama" ihtiyacına yanıt veriyor. ​Günümüzün hızla akan dünyasında, "yetişme" çabasından yorulan ruhlar için sanat, bir hobi olmaktan çıkıp bir nefes alanına dönüşüyor. Mevsim Sanat Atölyesi’nin kurucusu Derya Denizdelen, atölyesini sadece bir üretim merkezi değil, insanların kendi ritimlerini yeniden keşfettikleri bir "hatırlama durağı" olarak tanımlıyor. ​"Yavaşladıkça Duymaya, Sustukça Görmeye Başlıyoruz" ​Atölyenin felsefesini "Sanat bir sonuç değil, bir geçiş kapısıdır" sözüyle özetleyen Denizdelen, resim yaparken zamanın yavaşladığını, mum yaparken ise niyetin maddeye dönüştüğünü vurguluyor. Denizdelen’e göre atölyedeki desen, renk, koku ve çizgiler yalnızca birer araç. Asıl amaç ise kişinin kendi içindeki o sessiz alanla yeniden bağ kurması. ​Denizdelen, atölye deneyimini şu sözlerle aktarıyor: "İnsanlar buradan yaptıkları nesnelerden çok, içlerinde açılan bir boşlukla ayrılıyor. O boşluk bir eksiklik değil; aksine yeni bir alan. Duyabilmek, nefes alabilmek ve kendine yer açmak için bir fırsat. Burası bir kurs mekânı değil; insanın kendisiyle karşılaştığı bir durak." ​Bilinçaltının Dili: Resim ve Mumun Sinerjisi ​Mevsim Sanat Atölyesi'nde sanat, spiritüel bir etiket olarak değil, hayatın doğal bir akışı olarak yaşanıyor. Denizdelen için resim, kelimelerin ulaşamadığı yerden konuşan bir "bilinçaltı dili"; mum ise niyetin bedene bürünmüş hali. Resimde içeriden dışarıya bir akış, mumda ise dışarıdan içeriye bir davet olduğunu belirten sanatçı, bu iki disiplini birleştirerek sanatı sadece görülen değil, taşınan bir deneyime dönüştürüyor. ​"Bir Şey Yapmaya Değil, Bir Şey Bırakmaya Geliyorlar" ​Atölyeye gelenlerin çoğunlukla bir ürün ortaya koyma beklentisiyle geldiğini ancak süreç sonunda üzerlerindeki baskıyı ve yorgunluğu kapıda bıraktıklarını ifade eden Denizdelen, "Akışa izin verdiğinizde ortaya çıkan şey, planladığınızdan çok daha sahici oluyor. Burada 'iyi yapmak' veya 'estetik kaygı' ikinci planda. Esas olan elin, kalbin ve niyetin teması," diyor. ​Her Yaşa Hitap Eden Bir Mola Yeri ​Mevsim Sanat Atölyesi, hem çocuklar hem de yetişkinler için farklı kapılar aralıyor. Çocuklar üretmenin ve keşfetmenin saf mutluluğunu yaşarken, yetişkinler "resmini özlemiş" bir dost gibi atölyeye sığınıyor. ​Eğer sizin de içinizde "Bir durmam lazım" diyen o ses yankılanıyorsa, Mevsim Sanat Atölyesi o çağrıya cevap vermek isteyen herkesi bu özel geçiş kapısından geçmeye davet ediyor.

Anadolu Üniversitesi, Eskişehir’in Ruhunu Parfümlerle Yansıtıyor Haber

Anadolu Üniversitesi, Eskişehir’in Ruhunu Parfümlerle Yansıtıyor

Anadolu Üniversitesi, Eskişehir’in kültürel ve duygusal kimliğini kokular aracılığıyla ifade eden özel bir parfüm serisi geliştirdi. Eczacılık Fakültesi bünyesinde yürütülen Ar-Ge çalışmaları sonucunda ortaya çıkan bu özgün seri; aşk, huzur, gençlik ve zarafet gibi Eskişehir’e özgü değerleri, kimyasal katkı içermeyen doğal içeriklerle birleştirerek kokusal bir deneyime dönüştürmeyi hedefliyor. Projenin detaylarına ilişkin bilgi veren Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Eczacılık Fakültesi Farmasötik Kimya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Özkay, parfümlerin şehrin yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda toplumsal ve duygusal katmanlarını da yansıttığını vurguladı. Prof. Dr. Özkay, geliştirilen bu seriyle ilgili olarak çalışmayı, “Bir şehri sadece kokusuyla değil, duygusuyla anlatma çabası” olarak tanımladı. Kokular Eskişehir temalı belirlendi Rektörlük değişimiyle projenin ivme kazandığını belirten Prof. Dr. Yusuf Özkay açıklamalarına şöyle devam etti: “Rektörümüz Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, fakültede neden ürün üretilmediğini sordu. Kamuda ilaç üretmek mümkün ama mali süreçler ve uzun prosedürler nedeniyle çok zor bu nedenle kozmetik alanına yöneldik. En hızlı üretilebilecek şey kolonyadır. Bu nedenle seri kolonya ürettik deneme ürünler dağıtıldığında güzel geri dönüşler aldık. Sonra bu işi daha da geliştirme fikrimiz doğdu. Neden sadece kolonya ile sınırlı kalalım diye düşündük. Parfüm, oda kokusu, araba kokusu hepsi aynı mantıkla hazırlanan ürünler. Kokuları belirlerken Eskişehir temalı olsun istedik. ‘Eskişehir nasıl bir kent?’ dedik. Aklımıza gelen kelimeler; gençlik, güven, medeni, modern. Şehr-i aşk mesela Eskişehir’le çok özdeşleşmiş bir tanımlama gibi. Gençliğe hitap eden, güven veren, sakin, tutku yansıtan kokularla bunları yansıtmaya çalıştık. Amacımız ürünlerin sadece Eskişehir'de değil, başka şehirlerde de satıldığında Eskişehir’i hatırlatması. Bu güzel duyguyu birlikte yaşamak için bu yola çıktık.” Ürünlerde kimyasal ek madde kullanılmadı Parfümlerde hiçbir kimyasal katkı maddesi kullanılmadığını vurgulayan Prof. Dr. Özkay sözlerine şu şekilde devam etti: “Parfüm yapması kolay bir üründür ama çıkış korkumuz vardı. Kolonya şişelerimizin üzerinde de yüzde yüz doğal yazar. Hiçbir ürünümüzde kimyasal ek madde kullanmadık. Beş altı aydır ‘doğal içerikli parfüm üretebilir miyiz’ diye çalışıyoruz ve geçen hafta kimyasal katkısız parfümler ürettik. Alt ve üst notaları çözücüler içinde karıştırıp içine sabitleyici maddeler koyarsınız, berrak görünüm elde edersiniz ama biz bunu istemedik. Kimyacı olmama rağmen kimyasal bir şey tercih etmedim. Esansların bir arada bulunması zordur, genelde sabitleyici kimyasallar kullanılır. Biz bunun yerine doğal stabilizatörler ve doğal yağlarla bu geçimi sağladık ve denemelerle berrak görüntüye ulaştık.” Eylül ayında raflarda olacak Ürünlerin yakında seri üretime geçeceğini ve ilk önce kampüs içinde sonrasında ise Eskişehir halkıyla buluşacağını belirten Prof. Dr. Yusuf Özkay: “Koku sektörüne girdikten sonra kolonya, oda kokusu, araç kokusu ve parfüm hepsi birbirine bağlı şeyler. Başlamışken, elimizde imkânlar varken ve güzel bir motto ortaya çıkmışken bunları da yapmak istedik. Eskişehir’e ithafen hazırladığımız parfümleri Ağustos’un ikinci yarısı, en geç Eylül başı gibi raflarda göreceğiz. İsimleri belli oldu, Ar-Ge süreçleri tamamlandı, sadece üretimi bekliyor.” ifadelerini kullandı. Ürün çeşitliği arttırılacak Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesinin yakın gelecekte planları arasında doğal içeriklere sahip sporcu içeceği ve gıda takviyesi gibi ürünler üretmek olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Yusuf Özkay: “Eczacılık Fakültesi Ek Binayı üretim binası olarak düşünüyoruz. Diğerleri altyapı sürecinde ama yıl sonuna kadar tüm laboratuvarlar üretime hazır olacak. Bu laboratuvar likit ürünler için; diğer katlarda doğal sporcu içecekleri, enerji içecekleri üretilecek. Piyasada gençlerin kullandığı ürünlerde doğal olmayan bileşenler var, bizim ürünlerimiz tamamen doğal olacak. Ayrıca doğal sabun, güzellik kremi, cilt kremi ve gıda takviyesi üretmek istiyoruz. Bu ürünler öğretim elemanlarımız tarafından üretilecek.” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.