SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kıdem Tazminatı

Porsuk Haber Ajansı - Kıdem Tazminatı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kıdem Tazminatı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu: “Gelirde, Vergide, Ülkede Adalet İstiyoruz” Haber

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu: “Gelirde, Vergide, Ülkede Adalet İstiyoruz”

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, İstanbul’dan başlatılan “Gelirde Adalet, Vergide Adalet, Ülkede Adalet” yürüyüşü kapsamında Eskişehir’de Ulus Anıtı’nda basın açıklaması yaptı. İşçi ve emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunlara dikkat çeken Çerkezoğlu, ücretlerin artırılması, vergi sisteminin adil hale getirilmesi ve emeklilerin insanca yaşayabileceği bir gelir düzeyine ulaşması çağrısında bulundu. Çerkezoğlu, 2026 yılının ilk dokuz ayında enflasyon, vergi ve kesintiler nedeniyle işçi, emekçi ve emeklilerin cebinden 2 trilyon 254 milyar lira çıktığını öne sürdü. DİSK’in adalet yürüyüşü Eskişehir’de devam etti Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, DİSK yöneticileri ve sendika üyeleri, “Vergide Adalet, Gelirde Adalet, Ülkede Adalet” sloganıyla başlattıkları yürüyüş kapsamında Eskişehir’de bir araya geldi. İstanbul’dan başlayan yürüyüşün Eskişehir durağında Ulus Anıtı’nda basın açıklaması gerçekleştirildi. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu’nun yaptığı açıklamaya sendika yöneticileri, şube başkanları, temsilciler, DİSK bölge temsilcisi, demokratik kitle örgütlerinin ve siyasi partilerin temsilcileri ile Eskişehirliler katıldı. Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Çerkezoğlu, “Birleşe birleşe kazanacağız” sloganıyla işçi ve emekçilerin hak mücadelesini büyütme çağrısı yaptı. DİSK’in uzun süredir gelirde, vergide ve ülkede adalet talebiyle mücadele yürüttüğünü belirten Çerkezoğlu, bu kapsamda yeni bir yürüyüş başlattıklarını ifade etti. İstanbul’da Kadıköy ve Bakırköy Özgürlük Meydanı’ndan başlayan yürüyüşün Tekirdağ, Edirne ve Bursa’nın ardından Eskişehir’e ulaştığını belirten Çerkezoğlu, programın Çanakkale ve Balıkesir ile devam edeceğini, sonraki hafta ise Aydın ve Antalya’da sürdürüleceğini söyledi. Çerkezoğlu, kasım ayında da şehir şehir, meydan meydan ve iş yeri iş yeri adalet mücadelesini büyütmeyi hedeflediklerini dile getirdi. “Ülkemiz yoksul olduğu için değil, adaletsiz bölüştüğümüz için geçinemiyoruz” Türkiye’de işçilerin, emekçilerin, kadınların, gençlerin ve emeklilerin geçim sıkıntısı yaşadığını söyleyen Çerkezoğlu, yüksek enflasyon karşısında ücretlerin her geçen gün eridiğini savundu. Ücretlerin hedeflenen enflasyon üzerinden belirlenmesinin çalışanların alım gücünü korumaya yetmediğini belirten Çerkezoğlu, vergi kesintilerinin de gelir kaybını artırdığını ifade etti. Türkiye’deki vergi sisteminin adaletsiz olduğunu dile getiren Çerkezoğlu, çalışanların yılın başında aldıkları ücretleri ilerleyen aylarda aynı şekilde alamadıklarını söyledi. Vergi dilimleri ve kesintiler nedeniyle ücretlerin yıl içinde gerilediğini belirten Çerkezoğlu, işçi ve emekçilerin hem enflasyon hem de vergiler nedeniyle kayba uğradığını kaydetti. Çerkezoğlu, yaşanan ekonomik sorunların temelinde ülkenin kaynaklarının yetersiz olmasının değil, gelir dağılımındaki adaletsizliğin bulunduğunu savunarak şu ifadeleri kullandı: “Ülkemiz yoksul olduğu için değil, adaletsiz bölüştüğümüz için geçinemiyoruz.” DİSK-AR verilerine göre işçi ve emekçilerin kaybı 2 trilyon 254 milyar lira DİSK Araştırma Merkezi’nin (DİSK-AR) enflasyon, vergiler ve kesintilerin ücretler üzerindeki etkisine ilişkin çalışmalarına değinen Çerkezoğlu, 2026 yılının ilk dokuz ayına ilişkin dikkat çekici rakamlar paylaştı. Çerkezoğlu, DİSK-AR’ın ekim ayı enflasyon verileri üzerinden yaptığı hesaplamalara göre, 2026 yılının ilk dokuz ayında enflasyon, vergi ve kesintiler nedeniyle işçi, emekçi ve emeklilerin cebinden 2 trilyon 254 milyar lira çıktığını öne sürdü. Bu tutarın sermayeye ve hükümete aktarıldığını savunan Çerkezoğlu, çalışanların gelirlerindeki kaybın boyutuna dikkat çekti. İşçilerin eylül ayında çalışmalarının en az yarısını enflasyon, vergi ve kesintilerin etkisini karşılamak için harcadığını ifade eden Çerkezoğlu, asgari ücretin daha belirlendiği dönemde açlık sınırının altında kaldığını söyledi. Asgari ücretin enflasyon karşısında ciddi bir değer kaybına uğradığını belirten Çerkezoğlu, yaptığı açıklamada 28 bin lira olarak ifade ettiği asgari ücretin dokuz aylık süreçte reel olarak yaklaşık 21 bin lira seviyesine gerilediğini ve 6 bin 828 liralık kayıp yaşandığını dile getirdi. Çerkezoğlu, hayat pahalılığının vatandaşlar tarafından her gün doğrudan hissedildiğini belirterek ekonomik sorunların nedenlerinin doğru tespit edilmesi gerektiğini söyledi. “Yaşadığımız yoksulluk siyasi tercihlerin sonucu” Gelir kaybının, açlığın, yoksulluğun ve hayat pahalılığının tesadüf olmadığını savunan Çerkezoğlu, yaşanan tablonun ülkeyi yöneten siyasi iktidarın tercihlerinin sonucu olduğunu ileri sürdü. Ekonomik sorunların yalnızca ekonomi yönetimindeki değişikliklerle veya bürokratların uygulamalarıyla açıklanamayacağını ifade eden Çerkezoğlu, 25 yıldır ülkeyi yöneten AKP iktidarlarının sınıfsal ve siyasal tercihlerinin mevcut tabloyu ortaya çıkardığını iddia etti. Gelir dağılımındaki adaletsizliğin çalışanların yaşam koşullarını doğrudan etkilediğini belirten Çerkezoğlu, DİSK’in yürüttüğü mücadelenin yalnızca ücret artışından ibaret olmadığını söyledi. Çerkezoğlu, hedeflerinin adaletsiz düzenin değiştirilmesi ve emeğin hak ettiği karşılığı aldığı bir Türkiye’nin kurulması olduğunu belirterek, herkesin eşit ve özgür yaşayabildiği bir ülke için mücadele ettiklerini kaydetti. “İşçi çalışıyor, üretiyor ancak ürettiği değerden payını alamıyor” Gelirde adalet talebinin temelinde emeğin karşılığını alma hakkının bulunduğunu ifade eden Çerkezoğlu, işçilerin ve emekçilerin ülkenin bütün değerlerini ürettiğini ancak bu zenginlikten yeterli payı alamadığını savundu. Çalışanların sadaka değil, alın terinin karşılığını istediğini vurgulayan Çerkezoğlu, mevcut ekonomik düzenin zengini daha zengin, yoksulu ise daha yoksul hale getirdiğini öne sürdü. İşçilerin gelirlerinden alınan payın sermayeye aktarıldığını savunan Çerkezoğlu, ülkedeki ekonomik kaynakların belirli kesimlerin elinde toplandığını ifade etti. Çerkezoğlu, bir asgari ücretlinin 6 bin yılda çalışarak kazanabileceği bir gelirin, ülkedeki küçük bir azınlık tarafından dört ayda fonlar aracılığıyla elde edilebildiğini ileri sürdü. Bu örnekle gelir dağılımındaki eşitsizliğin boyutunu anlatan Çerkezoğlu, ekonomik ve toplumsal adaletin sağlanması için mevcut düzenin değişmesi gerektiğini söyledi. DİSK’ten 2027 bütçesine tepki: “Faize ve sermayeye kaynak var, emekçiye yok” DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonuna sunulan 2027 yılı bütçesine de tepki gösterdi. Bütçenin toplumun tamamının emeğiyle yaratılan kaynaklardan oluştuğunu belirten Çerkezoğlu, bütçe tercihlerinin ülkenin ekonomik ve sosyal önceliklerini ortaya koyduğunu söyledi. 2027 yılı bütçesinde en büyük kaynakların faiz harcamalarına ve sermayeye ayrıldığını savunan Çerkezoğlu, işçiler, emekçiler, kadınlar, gençler ve emekliler söz konusu olduğunda yeterli kaynak bulunmadığını öne sürdü. Bütçenin yalnızca gelir ve giderlerden oluşan bir belge olmadığını ifade eden Çerkezoğlu, bütçe kaynaklarının nasıl dağıtıldığının gelir dağılımındaki adaleti doğrudan etkilediğini dile getirdi. Çerkezoğlu, bütçede emekçilerin, emeklilerin ve toplumun farklı kesimlerinin ihtiyaçlarının önceliklendirilmesi gerektiğini belirterek gelirde, vergide ve ülkede adalet taleplerini yineledi. DİSK’in ilk talebi: Ücretler derhal artırılsın Çerkezoğlu, açıklamasında DİSK’in gelirde adalet konusunda taleplerini de sıraladı. Ücretlerin artırılması gerektiğini belirten Çerkezoğlu, başta asgari ücret olmak üzere bütün ücretlerin derhal yükseltilmesini istedi. Asgari ücretin açlık sınırının altında kalmasına son verilmesi gerektiğini ifade eden Çerkezoğlu, ücret belirleme politikasında hedeflenen enflasyonun esas alınmasından vazgeçilmesi çağrısında bulundu. Çalışanların insanca yaşayabileceği bir ücret düzeyine ulaşmasının zorunlu olduğunu belirten Çerkezoğlu, ücretlerin enflasyon karşısında değerini koruyacak bir sistemin hayata geçirilmesi gerektiğini savundu. DİSK’in gelirde adalet mücadelesinin yalnızca asgari ücretlileri değil, bütün çalışanları kapsadığını vurgulayan Çerkezoğlu, emekçilerin ürettikleri değerden hak ettikleri payı almaları gerektiğini söyledi. “Vergi soygununa son verilmeli” Çerkezoğlu, gelir dağılımındaki adaletin sağlanabilmesi için vergi sisteminin de değiştirilmesi gerektiğini ifade etti. Dolaylı vergilerin toplumun farklı gelir gruplarını aynı şekilde etkilediğine dikkat çeken Çerkezoğlu, ücretlilerin hem gelir elde ederken hem de kazandıkları parayı harcarken vergi ödediğini belirtti. Market, pazar ve manav alışverişlerinde alınan vergilerin dar gelirli vatandaşların bütçesi üzerindeki yükünü vurgulayan Çerkezoğlu, yüksek gelirli kişilerle düşük gelirli kişilerin aynı ürünler üzerinden aynı oranda dolaylı vergi ödemesinin adaletsizlik yarattığını savundu. Sermayenin vergi ödeme koşulları ile ücretlilerin karşı karşıya kaldığı kesintiler arasında eşitsizlik bulunduğunu öne süren Çerkezoğlu, vergi dilimlerinin çalışanların gelirlerini aşındırdığını söyledi. Birinci vergi diliminin 190 bin lira olduğunu belirten Çerkezoğlu, bu tutarın asgari ücretteki artışlar veya yeniden değerleme oranı dikkate alınarak yükseltilmesi halinde 600 bin liranın üzerine çıkabileceğini savundu. Vergi sisteminde adaletin sağlanmasını isteyen Çerkezoğlu, ücretlilerin üzerindeki vergi yükünün azaltılması ve vergi dilimlerinin çalışanların gelirlerini koruyacak şekilde düzenlenmesi gerektiğini ifade etti. DİSK’ten emekliler için insanca yaşam çağrısı Basın açıklamasında emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunlara da geniş yer veren Çerkezoğlu, emeklilikte adaletin ve insanca yaşam koşullarının sağlanmasını istedi. Emeklilerin toplum için bir yük olarak görülmesine karşı çıkan Çerkezoğlu, milyonlarca emeklinin düşük gelirle yaşamını sürdürmek zorunda kaldığını söyledi. En düşük emekli aylığının 23 bin 552 lira olduğunu belirten Çerkezoğlu, emeklilerin geçim sıkıntısı nedeniyle çalışmak veya iş aramak zorunda kaldığını savundu. Çerkezoğlu, 70'li ve 80'li yaşlarındaki emeklilerin dahi geçinebilmek için iskelelerde ve inşaatlarda çalışırken hayatını kaybettiğine dikkat çekerek emeklilikte insanca yaşam mücadelesinin bir onur mücadelesi olduğunu ifade etti. Emekli olmanın herkes için bir hak olduğunu vurgulayan Çerkezoğlu, emeklilerin ekonomik yük olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Emeklilik sistemindeki adaletsizliklerin giderilmesini isteyen Çerkezoğlu; kademeli emeklilik bekleyenlerin, staj ve çıraklık sigortası nedeniyle mağduriyet yaşadığını belirtenlerin sorunlarının çözülmesi gerektiğini dile getirdi. Adil bir emeklilik ve sosyal güvenlik sistemi kurulması çağrısında bulunan Çerkezoğlu, emeklilerin yaşamlarının sonuna kadar insanca yaşayabilecekleri bir gelire, sağlık hakkına ve sosyal haklara sahip olması gerektiğini belirtti. DİSK’in emeklilerin hakları için yürüttüğü mücadeleyi sürdüreceğini ifade eden Çerkezoğlu, çalışanlar ile emeklilerin ortak talepler etrafında birleşmesi gerektiğini kaydetti. “Demokrasi işçinin ekmeğidir” DİSK’in adalet mücadelesinin ekonomik taleplerle sınırlı olmadığını belirten Çerkezoğlu, demokrasi, sendikal haklar ve özgürlüklerin de işçi sınıfı açısından hayati öneme sahip olduğunu söyledi. “Demokrasi işçinin ekmeğidir” ifadesini kullanan Çerkezoğlu, demokrasi olmadan emekçilerin haklarını korumasının mümkün olmadığını savundu. Demokrasinin yalnızca beş yılda bir sandıkta oy kullanmaktan ibaret olmadığını belirten Çerkezoğlu, toplumun ve özellikle işçi sınıfının hayatın her alanında söz ve karar sahibi olması gerektiğini dile getirdi. İşçilerin söz ve karar sahibi olabilmesinin temel yollarından birinin sendikalaşma ve örgütlü mücadele olduğunu ifade eden Çerkezoğlu, sendikalaşmanın, toplu sözleşme ve grev haklarının önündeki engellerin kaldırılmasını istedi. Çerkezoğlu, seçme ve seçilme hakkının korunması gerektiğini belirterek seçilmiş belediye başkanlarının tutuklanmasına ve yerlerine kayyum atanmasına karşı mücadele ettiklerini söyledi. Basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğü vurgusu Konuşmasında basın özgürlüğüne de değinen Çerkezoğlu, demokrasinin temel unsurlarından birinin ifade özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı olduğunu belirtti. Gazetelerin ve televizyonların kapatılmasına, gazetecilerin gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına karşı olduklarını ifade eden Çerkezoğlu, basın özgürlüğünün korunması gerektiğini söyledi. Demokratik haklara yönelik müdahalelerin yalnızca ifade özgürlüğünü değil, çalışanların kazanılmış haklarını da tehdit ettiğini savunan Çerkezoğlu, temel hak ve özgürlüklerin korunmasının işçi sınıfının ekonomik hakları açısından da önemli olduğunu dile getirdi. Çerkezoğlu, demokrasiye, seçme ve seçilme hakkına, basın özgürlüğüne ve haber alma hakkına yönelik müdahalelerin çalışanların kıdem tazminatı gibi kazanılmış haklarını da tehlikeye atabileceğini öne sürdü. Kıdem tazminatı ve esnek çalışma uyarısı DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, açıklamasında kıdem tazminatı ve esnek çalışma modellerine ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Hükümetin orta vadeli programlarında yer verilen ve hazırlıklarının yapıldığını söylediği düzenlemelere dikkat çeken Çerkezoğlu, kıdem tazminatı başta olmak üzere çalışanların kazanılmış haklarını ortadan kaldırabilecek yasal değişikliklere karşı mücadele edeceklerini ifade etti. Esnek çalışma modellerinin daha da yaygınlaştırılmasına yönelik düzenlemelerin çalışanların haklarını olumsuz etkileyebileceğini savunan Çerkezoğlu, işçilerin karar alma süreçlerine katılması ve haklarını koruyabilmesi için demokratik ortamın güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. DİSK’in mücadelesini iş yerlerinden başlayarak ülkenin dört bir yanına yaymayı hedeflediğini belirten Çerkezoğlu, sendikal örgütlenmenin ve dayanışmanın önemini vurguladı. DİSK’in adalet yürüyüşü farklı kentlerde devam edecek Eskişehir’de gerçekleştirilen basın açıklamasında işçilerin, emekçilerin ve emeklilerin ekonomik ve sosyal taleplerini yineleyen Çerkezoğlu, İstanbul’dan başlatılan yürüyüşün farklı kentlerde devam edeceğini söyledi. Yürüyüşün bir sonraki duraklarının Çanakkale ve Balıkesir olacağını, ardından Aydın ve Antalya’da sürdürüleceğini belirten Çerkezoğlu, kasım ayında da kent kent, meydan meydan ve iş yerlerinde çalışmalarına devam edeceklerini ifade etti. DİSK’in gelir dağılımında adalet, adil bir vergi sistemi, emeklilerin insanca yaşayabileceği gelir düzeyi, sendikal hakların korunması ve demokratik özgürlüklerin güvence altına alınması taleplerini yineleyen Çerkezoğlu, işçi ve emekçileri ortak mücadele etrafında birleşmeye çağırdı. Çerkezoğlu, açıklamasını adalet mücadelesini Türkiye’nin bütün bölgelerine taşıma kararlılığını vurgulayarak tamamladı. DİSK’in Eskişehir’den verdiği mesajda; ücretlerin artırılması, vergi yükünün adil dağıtılması, emeklilerin yaşam koşullarının iyileştirilmesi, sendikal hakların korunması ve demokrasinin güçlendirilmesi talepleri öne çıktı.

Odunpazarı Belediyesi Emekçilerinin %64'ü Çağdaş Sen'e Katıldı! Haber

Odunpazarı Belediyesi Emekçilerinin %64'ü Çağdaş Sen'e Katıldı!

Kuruluşunun üzerinden henüz 10 gün geçen Çağdaş Sen, Türkiye genelinde başlattığı örgütlenme hamlesiyle büyük bir yankı uyandırdı. İlk basın toplantısını Eskişehir'de düzenleyen Genel Başkan Bayram Özkan, belediye işçilerinin yaşadığı kronik sorunlara dikkat çekerek önemli müjdeler ve eylem planlarını paylaştı. ​"İlkler Eskişehir'den Başladı: Odunpazarı'nda %64'lük Rekor Katılım" ​Çağdaş Sen Genel Başkanı Bayram Özkan ve genel merkez yöneticilerinin katılımıyla Eskişehir'de gerçekleştirilen basın toplantısında, sendikanın kısa sürede elde ettiği büyük başarı kamuoyuna duyuruldu. 14 Temmuz 2026 tarihinde kurulan Çağdaş Sen, Türkiye sendikacılık tarihinde bir ilke imza atarak Odunpazarı Belediyesi emekçilerinin %64 oranındaki çoğunluğuyla bünyesine katılmasıyla gücünü kanıtladı. ​Genel Başkan Bayram Özkan açıklamasında, bu süreçte objektif ve tarafsız bir tutum sergileyen Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt'a ve örgütlenmede öncülük eden Deniz Kalkan ile ekibine teşekkür etti. Kuruluşundan bu yana geçen 10 günlük kısa zaman zarfında üye sayısı 4.000'li rakamları aşan sendika, 25 Ocak 2027 tarihinde açıklanacak resmi istatistiklerde 15.000 ve üzeri üye hedefliyor. ​Çağdaş Sen Yönetim Kadrosu Kimlerden Oluşuyor? ​Türkiye'nin 16 ilinde aktif örgütlenme çalışmalarını sürdüren Çağdaş Sen’in basın toplantısına Genel Başkan: Bayram Özkan, ​Genel Başkan Yardımcısı: Davut Ayna, Genel Başkan Yardımcısı: Veysel Aydemir ve Odunpazarı Belediyesi Deniz Kalkan ve Belediye çalışanları katılım sağladı. ​​Meclis'e Sunulacak İki Kritik Dosya: Kadro ve Maaş Güvencesi ​Türkiye genelinde 1 milyonun üzerinde belediye emekçisi bulunduğunu, ancak bunlardan 400.000'e yakın çalışanının asgari ücrete mahkum edildiğini belirten Özkan, pazartesi günü Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığına ve ilgili komisyonlara iki ayrı dilekçe sunacaklarını açıkladı: ​Belediye Şirket İşçilerine Amasız, Fakatsız Kadro: 696 sayılı KHK ile taşerondan belediye şirketlerine geçirilen işçilerin devlet ikramiyesinden mahrum bırakıldığı ve banka kredisi çekerken dahi dezavantajlı konumda tutulduğu vurgulanarak, şirket işçilerine ayrım yapılmaksızın kadro talep edildi. ​Maaşların İller Bankası Payı ile Güvence Altına Alınması: Özellikle İzmir başta olmak üzere ülkenin pek çok yerinde belediye işçilerinin maaşlarını gecikmeli aldığı veya hiç alamadığı hatırlatılarak; tıpkı devlet memurlarında olduğu gibi belediye maaşlarının da İller Bankası payından doğrudan kesilerek işçilerin hesaplarına güvenceyle yatırılması için yasal düzenleme istendi. ​"Kıdem Tazminatı ve Vergide Adalet Vurgusu" ​Toplantıda ekonomik krizin çalışanlar üzerindeki yıkıcı etkilerine de değinen Bayram Özkan, şu başlıkların altını çizdi: ​Kıdem Tazminatındaki Erime: Geçmişte 20 yıllık bir işçi kıdem tazminatıyla ev veya araba alabilirken, bugün gelinen noktada bırakın evi, bir otomobil dahi alınamayacak ekonomik tabloya dikkat çekildi ve kıdem tazminatının erimesine karşı duracaklarını belirtti. ​Vergide Adalet: Çalışanların ocak ayında aldığı maaş ile aralık ayındaki maaşının artan kesintiler nedeniyle eridiğini belirten Özkan, emekçinin vergi kesintisinin %10'u geçmemesi gerektiğini savundu. ​"Holdingleşen Sendikacılığa Karşı İş Yeri Komiteleri" ​Sendikaların birer holding gibi yönetildiği düzene karşı olduklarını ifade eden Özkan, Çağdaş Sen'in temel ilkelerini şöyle sıraladı: ​İki Dönem Sınırı: Genel başkanlık görevi en fazla iki dönem (8 yıl) ile sınırlandırıldı. ​Siyasi Bağımsızlık: Sendika, hiçbir yasal veya yasadışı yapının arka bahçesi olmayacak; yalnızca emekçinin haklarını savunacak. ​Ortak Akıl ve İş Yeri Komiteleri: Toplu sözleşmelerde kararlar genel merkezin veya başkanların iki dudağı arasında değil; işçilerin özgür iradesiyle seçeceği iş yeri, toplu sözleşme ve eylem komiteleri aracılığıyla alınacak. ​Ankara'da Konukevi ve Refakatçi Hizmeti: Ankara'ya gelen üyelerin barınma sorunları için otel anlaşmaları yapıldığı ve hastaneye gidecek üyelere özel refakatçi ekiplerin tahsis edildiği açıklandı. ​İlk Şube Odunpazarı'nda Açılıyor ​Basın toplantısının sonunda müjde veren Genel Başkan Bayram Özkan, Çağdaş Sen'in Türkiye'deki ilk şubesinin Odunpazarı'nda kurulacağını duyurdu. Bir ay içerisinde faaliyete geçecek olan şube binasında emekçilerin gazete okuyup çay içebileceği, sorunlarının doğrudan temsilciler aracılığıyla çözüme kavuşturulacağı sosyal bir alan yaratılacağı ifade edildi.

Bu Ülkede Haklı Olmak Değersizleşiyor, Haksız Olanlar Korunuyor Haber

Bu Ülkede Haklı Olmak Değersizleşiyor, Haksız Olanlar Korunuyor

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen basın toplantısında Ankara’da günlerdir haklarını arayan Doruk Madencilik işçilerine destek verildi. Hamamyolu Yediler Parkı’nda bir araya gelen İYİ Parti Odunpazarı İlçe Yöneticileri baretlerle ve oturma eylemi ile maden işçilerine destek verdi. İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı; "Ülke gündeminde olan, sekiz gündür Eskişehir Mihalıççık ilçemizden başlayarak başkent Ankara’da hak arama, ses duyurma ve sahip çıkılma beklentisinde olan Doruk madencilerinin haklı eylemleri bugün konumuzdur. Sorgusuz, sualsiz, amasız ve fakatsız; alnının teriyle, canını Allah’a emanet edip yerin yüzlerce metre altında ailesinin ve çocuklarının rızkı için, ekmek peşinde koşan; çoğunluğu Mihalıççık ilçemiz köylerinden, Beypazarı ve Nallıhanlı maden emekçisi kardeşlerimizin haklı mücadelelerinde yanlarında olduğumuzu bugün buradan, İYİ Parti teşkilatları olarak yüksek sesle haykırıyoruz. Buradan bu seslenişin yanında, bazı soru ve dikkat çekilmesi gereken noktaları kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz. Mücadelesinin sekizinci gününde; Ankara Kurtuluş Parkı’ndan konunun asli muhataplarından olan ama bugüne kadar, nedendir bilinmez, hiç ses vermeyen Bakanlığa yürümeye çalışan emekçi kardeşlerimize buradan, Eskişehir’den, Hamamyolu’ndan en kalbi selam ve desteklerimizi gönderiyoruz. Duyarlı her kimseyi, her yüreği ve her kurumu; emekçilerin feryadına, çığlığına ve haklılığına destek vermeye çağırıyoruz. "Dicle kenarında bir kurt kaptı mı bir kuzuyu, adli ilahi Ömer’den sorar." dizelerindeki Ömer’i arıyor Doruk emekçileri. İnancımız, "Çalışana ücretini alın teri kurumadan önce veriniz." demiyor mu? İşte onu bekliyor Doruk emekçileri. Şöyle düşünelim: Bu meydanda olan emekli, gazeteci, memur ya da çalışanlar; yedi ay maaş alamıyorsunuz. Ne olur? Ne duruma düşer, ne hisseder, ne yaparsınız? Bir aklınıza getirin diye soruyoruz. Çalışanların hakkını korumakla yükümlü Bakanlık nerede? İşveren durumundaki Bakanlık nerede? Meşhur MAPEG nerede? SGK nerede? Ailelerin feryadını duymayan Bakanlık nerede? Niye sesleri çıkmıyor? Bu soruların cevapları verilmeli. Bu kadar sabıkalı ve olumsuz bir yapı nasıl oluyor da özellikle özelleştirmelerden ve maden sahası ihalelerinden 2364 maden ruhsatı alabiliyor? Bu kadar ihale alıp eksikleri ve hak ödememelerine rağmen nasıl ikaz edilmiyor, niye denetlenmiyor? Daha ilginci; karşı açıklama yapan şirket, utanmadan devleti suçluyor. Ama bakın belgesi var: 2024 yılında 44.7 milyon TL, 2025 yılında 86.5 milyon TL "Enerji Kapasite Mekanizması" (üretime her an hazır durumda olma) bedeli olarak karşılıksız TEİAŞ tarafından ödeme almışlar; ancak çalışanlara, son süreçte sobelenmeleri sebebiyle ödedikleri komik rakamlar dışında hiçbir ödeme yapmamışlardır. Bakın değerli yurttaşlar, artık tuz koktu! Bu ülkede haklı olmak değersizleşiyor, haksız olanlar korunuyor. Yedi aydır maaşını alamayan darp ediliyor, biber gazı yiyor, yerlerde sürünüyor; buna sebep olan, keyfini süren, koluna milyon dolarlık saat takan patrona kimse "gık" diyemiyor! Şimdi muhataplara soruyoruz: Doruk maden emekçilerinin bugün ve bugüne kadar yaşadıkları göz önünde olunca; 1 Mayıs Cuma günü İşçi, Emek ve Dayanışma Bayramı resmî tatil olarak kutlanacak. Bugün sebebiyle muhatapların kuracakları hangi süslü veya asılsız cümlelere millet olarak inanacağız, bilemiyoruz. Deprem olunca koşan, başka maden ocaklarında göçüklere ve patlamalara ilk koşan; yerin yüzlerce metre altından, ağır sosyal ve fiziki şartlarda kömür çıkaran, emek veren insanların bu gördüğü davranışlar reva mıdır? Biri bunun cevabını versin! Bu patron o kadar hak hukuk biliyor ki; gidiyor Ankara Söğütözü’nde kendi adına cami yaptırıyor. Maalesef patronu denetleyecek zihniyet, bu camiyi açmaya koşarak gidiyor. Ne sonuç beklenir diye düşünüyoruz. Bu "hayırsever" patronun aylarca maaşlarını ödemeyip insanların icralık olmasına sebep olmasını, annelerin ve çocukların gözyaşlarını kimse ne duyuyor, ne bakıyor, ne de görüyor. Nasıl bir sistem, nasıl bir vicdan? Anlayan lütfen beri gelsin ve anlatsın diyoruz. Söz konusu sabıkalı şirket; daha önce Eskişehir merkezli elektrik özelleştirme ihalesini alan, geçen sürede devlete borcunu ödemeyip aldığı elektriğin bile parasını ödemediği için elektrik dağıtım şirketi elinden alınan gruba aittir. TMSF’den aldığı Yunusemre Termik Santrali’nde maaş alamayan çalışanlar iki kez üretimi durdurmuştur. Trabzon Yomra-Sürmene maden işletmesinde maaşları ödenmeyen işçiler tazminatsız işten atılmış, kimse seslerini duymamıştır. Giresun Şebinkarahisar maden işletmesi çevreyi zehirlediği tespit edildiği için ceza yemiştir. Çanakkale Yenice maden işletmesinde ücretlerini alamayan işçiler ocağı işgal etmiş ve çoğu yine tazminatsız işten atılmıştır. Komşumuz Kütahya’da gruba ait Eti Gümüş, hem maaş alamayan çalışanlar hem de kapasite fazlası doldurulan açık havuzdaki zehirli ağır metal çevre kirliliği nedeniyle defalarca haber olmuştur. Yıldız Bakır şirketi, düzenli ödenmeyen çalışan ücretleri sebebiyle defalarca gündeme gelmiştir. KMK Madencilik çalışanlarının 2026 maaşlarının ödenmediği ve ücretsiz izne gönderildikleri bir gerçektir. Çankırı Kurşunlu tesislerinde ücretlerini alamayan çalışanların yolları kapattığı ve çok sayıda çalışanın işten çıkarıldığı biliniyor. Bilecik Söğüt’te yer ve duvar karosu tesislerinde çalışanların maaş ve kıdem tazminatı alacağı sorunları yıllardır devam ediyor; çalışanlar geniş oranda ücretsiz izin ya da sözleşme feshine sevk ediliyor. Değerli katılımcılar; bunlar bizim kısa bir araştırmada derlediklerimizdir. Çok uzun bir zaman sürecinde alışkanlık kazanmış; işletmelerde usul yapılmış kanunsuzluklar, hak yemeler ve hakkaniyet dışı davranışlar maalesef muhataplarınca görülmemekte, duyulmamakta; aksine yol verilerek ve sessiz kalınarak onay görmektedir. "Mazlumun ahı acıdır." diyoruz… 23 Nisan’da bayram alanı yerine babalarına desteğe giden çocukların gözyaşları, "mutfakta bir şey kalmadı" diyen annelerin yakarışları, sorumluların boynunda vebaldir. Bu ağır vebal, iki cihanda da insanın yakasını bırakmaz. Doruk maden emekçilerinin hak mücadelelerini bir kez daha selamlıyor, canı gönülden destekliyoruz. Tüm Eskişehir’i ve tüm Türkiye’yi bu hak ve emek mücadelesinde mağdur olan emekçilerin yanında olmaya, ses vermeye, ses olmaya davet ediyoruz."

Gülizar Biçer Karaca: "Emekli Gözden Çıkarıldı" Haber

Gülizar Biçer Karaca: "Emekli Gözden Çıkarıldı"

CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada; emekli bayram ikramiyesinin geçen yılki tutarda bırakılmasına tepki gösterdi. Milletvekili Biçer Karaca, iktidarın TBMM’ye sunduğu ve ocak ayında AKP ve MHP’nin oylarıyla kabul edilen torba kanunun 6. maddesiyle 4857 sayılı İş Kanununa eklenen Geçici maddeyi işaret etti. Siyasi iktidarın tercihiyle ihale verdikleri yandaş şirketlerin devlete olan borçlarını sildiğini gündeme getiren Biçer Karaca bayramda emekli ikramiyesine bu yıl tek kuruş artış veremeyen iktidara yüklendi: “Beşli çetelerin ihale verdiği yandaş firmaların 66 milyar borcunu bir kalemde silecek kaynak bulabilen iktidar, söz konusu emekli olunca zordayız” diyor. Beşli çetelerin ihale verdiği yandaş firmalarda olan devletin alacağını tahsil edin, emekliye verin.” EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYELERİNDE TEK KURUŞ ARTIŞ YOK CHP Milletvekili Biçer Karaca, yaklaşan bayram öncesinde emeklilerin ikramiyesine artış yapılmamasına tepki göstererek şu ifadeleri kullandı: “Emekliler yine unutuldu. Geçtiğimiz yıl 4.000 lira olan bayram ikramiyesini bu yıl da artırmadan sürdürmeye karar verdiler. Emekli gözden çıkarıldı.” TORBA KANUNLA RÜCU ALACAĞININ TAHSİLİNDEN VAZGEÇİLDİ CHP Denizli Milletvekili Biçer Karaca; Torba kanunun 6. Maddesiyle; İş Kanununa eklenen geçici madde ile 11/09/2014 ile 15/10/2019 tarihleri arasında 4734 sayılı Kanunun 62’nci maddesinin birinci fıkrasının e bendi uyarınca imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında çalıştırılan işçilere ilişkin kıdem tazminatı ödemelerinden doğan ve alt işverenlere rücuya konu olan tutarların, söz konusu sözleşmeler kapsamında kalan kısmının tahsilinden vazgeçilmesi düzenlendi. HESAP: 66 MİLYAR TL YANDAŞA DEĞİL EMEKLİYE GİTSEYDİ?! CHP Milletvekili Biçer Karaca, muhalefetin hesaplamalarına göre tahsilinden vazgeçilen tutarın 66 milyar TL düzeyinde olduğunu belirterek, bu kaynağın emeklilere aktarılması halinde ikramiyenin anlamlı biçimde artırılabileceğini söyledi: “Emekliye gelince ikramiyeye zam yapmak şöyle dursun ‘4.000 lirayı aynen devam ettirelim’ diyenler, kamu alacağından vazgeçmeyi tercih ediyor. Bu kaynak emekliye ayrılsaydı, emekli başına yaklaşık 3.700 TL ilave anlamına gelir, ortalama 4.000 TL’lik emekli bayram ikramiyesi 7.500 TL’nin üzerine çıkabilirdi.” ÇAĞRI: VAZGEÇİLEN KAYNAK EMEKLİNİN BAYRAM İKRAMİYESİNE EKLENSİN CHP Denizli Milletvekili Biçer Karaca, iktidara çağrıda bulunarak torba kanunun 6. maddesiyle yandaş gözetilebilir hale geliyorsa iş emeklilerin bayram ikramiyelerine kaynak ayırmaya gelince ‘kaynak üretmede zorlandık’ diyemezsiniz. Kaynak var. Yandaşı bırakın emekliye verin, emeklinin bayram burukluğunu sevince çevirin.”

CHP'li Karabat: ''Şirketlere 70 Milyarlık Af, Emekliye Kaynak Yok!'' Haber

CHP'li Karabat: ''Şirketlere 70 Milyarlık Af, Emekliye Kaynak Yok!''

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, AKP’nin torba kanuna gece yarısı eklediği son dakika düzenlemesine sert tepki gösterdi. Karabat, söz konusu düzenlemenin açık bir kamu zararı ve büyük bir “ihanet” olduğunu belirterek, “Vatandaşın cebinden çıkan milyarlar, gece karanlığında şirketlere peşkeş çekildi” dedi. AKP iktidarının torba kanunlara son dakika maddeleri ekleyerek Meclis iradesini devre dışı bıraktığını ifade eden Karabat, “Hani bir söz vardır; hırsız geceyi sever. Bu iktidar da vatandaşın cebinden çalınan milyarları gece yarısı yasalaştırmayı tercih ediyor” ifadelerini kullandı. Karabat, düzenlemenin kamuda birçok alanda faaliyet gösteren taşeron şirketleri kapsadığını vurguladı. Bu şirketlerin işçileri çalıştırdığını, ihale bedellerini aldığını ancak yasal yükümlülükleri olan kıdem tazminatlarını ödemediğini belirtti. “İşçi mağdur olmasın diye devlet devreye girdi, kıdem tazminatlarını kamu kasasından ödedi” diyen Karabat, normal şartlarda bu paranın şirketlerden tahsil edilmesi gerektiğini hatırlattı. Ancak gece yarısı çıkarılan düzenleme ile şirketlerin devlete olan kıdem tazminatı borçlarının silindiğini ifade etti. Karabat, affedilen tutarın, yaklaşık 70 milyar lira olduğunu belirterek; “Bu, devletin kasasından çıkmış, milletin cebinden alınmış paradır” dedi. İktidarın çifte standart uyguladığını söyleyen Karabat, “Emekliye gelince ‘kaynak yok’ diyenler, asgari ücretliye gelince ‘bütçe dengeleri’ bahanesine sığınanlar, şirketlere gelince bir gecede 70 milyar lirayı siliyor” sözleriyle tepki gösterdi. Söz konusu düzenlemenin açık bir servet transferi olduğunu belirten Karabat açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bu, kanun eliyle milleti soymaktır. Bu milletin aşına, ekmeğine göz koymaktır. Emekliye verilmeyen paranın yandaş şirketlere aktarılmasıdır. Millet bunu görür. Millet bu ihaneti asla affetmez!”

Emekli Başımızın Tacı Demekle Emeklinin Karınları Doymuyor Haber

Emekli Başımızın Tacı Demekle Emeklinin Karınları Doymuyor

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, emeklilerin, emekçilerin ve dar gelirli kesimlerin içinde bulunduğu ağır tabloyu sert sözlerle eleştirdi. Gürer, iktidara vicdan çağrısı yaparak, mevcut düzenlemenin sosyal adaleti zedelediğini ve toplumda derin bir kırılmaya yol açabileceğini vurguladı. “BAŞ TACI DEMEKLE KARIN DOYMUYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, AKP Grup Başkanvekili’nin “Emekliler başımızın tacı” sözlerini hatırlattı. “Emekli başımızın tacı demekle karınları doymuyor” diyen Ömer Fethi Gürer, emeklilerin büyük bölümünün artık günde üç öğün yemek yiyemediğini, iki öğüne düştüğünü ifade etti. Emeklilerin yaşadığı sıkıntıların hissedilmediğini belirten Gürer, iktidar sıralarına seslenerek, “Biraz sonra yastığa başınızı koyduğunuzda vicdanınızla değerlendirin. Ya anneniz, babanız, kardeşiniz emekli; sorun onlara, aldıkları maaş Ankara’da, İstanbul’da kiraya yetiyor mu? Gıda ürünlerine, et ve süte ulaşabiliyorlar mı?” dedi. “GECE YARILARINA KADAR BEKLİYORSUNUZ, GÜNAH!” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, emeklilere yönelik olası iyileştirmelerin engellenmek istendiğini savunarak, “Belki bir önerge gelir, emekliye daha fazla artış sağlanır diye bekliyorsunuz. Günahtır, yazıktır” sözleriyle iktidarı eleştiren Gürer, emeklilerin yaşadığı yoksulluğun görmezden gelindiğini vurguladı. Sahadan örnekler veren CHP’li Ömer Fethi Gürer, pazarda, markette ve emekli kahvelerinde gördüğü manzaranın içini acıttığını belirterek, “Bu maaşları siz belirlemiyorsunuz; Bakan öneriyor, Cumhurbaşkanı onaylıyor, siz de el kaldırıyorsunuz. Yazıktır” dedi. İŞSİZLİK FONU TEPKİSİ: “İŞSİZE AYRILAN PARA İŞVERENE” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, kanun teklifinde İşsizlik Fonu’ndan işverene verilen 1.270 liralık asgari ücret desteğini eleştirdi. “Bu para, işsiz kalanlara maaş verilsin diye oluşturulan fondan çıkıyor. Niye Bakanlık bütçesinden vermiyorsunuz da işsize ayrılan parayı işverene aktarıyorsunuz?” diye sordu. Asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığını hatırlatan Ömer Fethi Gürer, CHP’nin en düşük asgari ücretin 39 bin liraya çıkarılması yönündeki önerisinin dikkate alınmadığını da dile getirdi. “BELEDİYE DİYEREK SORUMLULUKTAN KAÇAMAZSINIZ” İktidarın sık sık belediyeleri hedef almasını da eleştiren CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Belediye nedir? Kamu kuruluşudur. Ülkeyi yöneten sizsiniz. Belediye ayrı bir cumhuriyet mi?” sözleriyle tepki gösterdi. Belediye başkanlarının dahi memur alımı için İçişleri Bakanlığı’ndan izin almak zorunda olduğunu hatırlatan Gürer, belediyelerin de merkezi yönetimin sorumluluğu altında olduğunu vurguladı. TAŞERON VE KIDEM TAZMİNATI ELEŞTİRİSİ Taşeronda kalan işçilerin kadro taleplerinin reddedildiğini söyleyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, buna karşın taşeron çalıştıran işverenlerin borçlarının devlet tarafından üstlenildiğini belirtti. “Taşeron firma kıdem tazminatı neden ödenmiyor da devlet yükü üstleniyor?” diye soran Gürer, iktidarın yanlış yapanı, kul hakkı yiyeni koruduğunu, asıl korunması gereken emekçi kesimlere ise sırt döndüğünü ifade etti. “16 MİLYON EMEKLİ VAR, SEYYANEN ARTIŞ ŞART” Türkiye’de 16 milyon emekli bulunduğunu hatırlatan Ömer Fethi Gürer, yalnızca en düşük maaşın değil, tüm emekli maaşlarının seyyanen artırılması gerektiğini savundu. “Emeklinin maaşı artarsa esnaftan alışveriş yapar, esnafın işi düzelir. Esnaf düzelirse üretim canlanır” diyen Gürer, ülkede yaklaşık 6 bin fabrikanın konkordato ilan ettiğini belirterek ekonomik zincirin koptuğunu söyledi. “BU MİLLET ARTIK YEMİYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, iktidarın toplum üzerindeki etkisini eleştirerek, “İnsanları dövüyorsunuz-dövüyorsunuz, sonra bir öpüyorsunuz, oy alıyorsunuz. Ama bu iş bitti. Bu millet artık yemiyor” ifadelerini kullandı. İlk seçimde bunun görüleceğini söyleyen Gürer, “Çekirge bir, iki atlar; beş kere atlamaz” sözleriyle tepkisini dile getirdi. “SOSYAL PATLAMA UYARISI” Yoksulluğun geldiği noktaya dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, battaniye altında ısınmaya çalışanları, ampulünü kısmak zorunda kalanları, çocuğunu okula aç gönderen aileleri hatırlattı. Kanun teklifinin bütününün “sakat” olduğunu savunan Gürer, bu haliyle destek vermelerinin mümkün olmadığını belirtti. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer konuşmasını, “Ülkenin koşulları iyi değil. Bunun yansıması sosyal patlamaya kadar gider. Gelin, elinizi vicdanınıza koyun ve oylarınızı buna göre kullanın” çağrısıyla tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.