SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kentsel Dönüşüm

Porsuk Haber Ajansı - Kentsel Dönüşüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kentsel Dönüşüm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Ünlüce: “Biz Yorulmadan Çalıştıkça Eskişehir Güzelleşmeye Devam Ediyor” Haber

Başkan Ünlüce: “Biz Yorulmadan Çalıştıkça Eskişehir Güzelleşmeye Devam Ediyor”

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Eylül Ayı İlerleme Bülteni ile kent genelinde bir ay boyunca gerçekleştirilen çalışmaları ve devam eden projeleri kamuoyuyla paylaştı. Tarımdan altyapıya, kentsel dönüşümden ulaşıma, eğitimden kültür ve sanata kadar Eskişehir’in dört bir yanında sürdürülen çalışmaları değerlendiren Başkan Ünlüce, “Biz yorulmadan çalıştıkça şehrimiz güzelleşmeye devam ediyor.” dedi. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, her ay düzenli olarak kamuoyuyla paylaştığı ilerleme bültenlerinin Eylül ayı bölümünde, Büyükşehir Belediyesi tarafından kent genelinde hayata geçirilen yatırımları ve çalışmaları anlattı. Kentpark’ta gerçekleştirdiği Eylül Ayı İlerleme Bülteni yayınında Eskişehirlilere seslenen Başkan Ünlüce, geride bırakılan bir ay içerisinde tarımdan kentsel dönüşüme, sosyal hizmetlerden kültür-sanata, ulaşımdan altyapı ve yol çalışmalarına kadar pek çok alanda önemli çalışmalara imza attıklarını belirtti. “ÜRETİCİMİZİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDİYORUZ” Eylül ayının önemli çalışmalarından birinin Çiftçi Destekleme ve Eğitim Merkezi’nin (ÇİDEM) hizmete açılması olduğunu belirten Başkan Ünlüce, merkezin Eskişehir tarımı açısından önemli bir uygulama alanı olacağını ifade etti. Ünlüce, “Çiftçimizin yeni üretim modellerini uygulamalı olarak görebileceği, eğitim alabileceği ve farklı üretim yöntemlerini deneyimleyebileceği ÇİDEM’i hizmete açtık. Burada yalnızca üretim yapmayacağız; üreteceğiz, deneyeceğiz, öğreteceğiz ve ürünlerimizi işleyerek katma değerini artıracağız. Üreticimizin değişen ihtiyaçlarına cevap veren, bilgi ve teknolojiyi tarımla buluşturan bir merkez oluşturmayı hedefliyoruz.” dedi. “ŞEHİT YAKINLARIMIZ VE GAZİLERİMİZİN YANLARINDAYIZ” Büyükpark’ta şehit yakınları ve gaziler için hazırlanan Şehit Yakınları ve Gaziler Dernekler Yerleşkesi - Koordinasyon Merkezi’nin de hizmete sunulduğunu belirten Başkan Ünlüce, merkezin erişilebilir ve engelsiz yapısıyla vatandaşlara daha nitelikli hizmet sunacağını söyledi. Ünlüce, “Şehit yakınlarımız ve gazilerimiz bizim için çok kıymetli. Onların ihtiyaç duydukları her an yanlarında olmak, hayatlarını kolaylaştırmak bizim görevimiz. Büyükpark’ta hizmete sunduğumuz Koordinasyon Merkezimiz ile erişilebilir, engelsiz ve daha bütüncül bir hizmet anlayışını hayata geçiriyoruz.” ifadelerini kullandı. “ESKİŞEHİR’İN BAŞARISI, TÜM ESKİŞEHİRLİLERİN BAŞARISIDIR” 2026 yılı etkinlikleri kapsamında bu yıl ilk kez düzenlenen Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali’nin final gecesinde Eskişehir’e Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi tarafından verilen “Şeref Bayrağı”nın teslim alınmasını da değerlendiren Ünlüce, bu anlamlı ödülü tüm Eskişehirliler adına aldığını belirtti. Başkan Ünlüce, “Eskişehir’imizin uluslararası alanda taşıdığı değerlerin ve kentimizin ortak çabasının bir yansıması olan Şeref Bayrağı’nı tüm hemşehrilerimiz adına teslim aldık. Bu bayrak Eskişehir’in demokratik değerlere, insan haklarına, katılımcılığa ve Avrupa değerlerine verdiği önemin de bir göstergesidir.” dedi. “GÜNDOĞDU’DA DEĞİŞİMİ ADIM ADIM GÖRÜYORUZ” Gündoğdu Mahallesi’nde devam eden kentsel dönüşüm çalışmalarına da değinen Başkan Ünlüce, Şubat ayında temeli atılan 5 blokluk projede inşaat çalışmalarının hızla ilerlediğini söyledi. Ünlüce, “Gündoğdu’da attığımız temelin ardından bugün yükselen yapıları görmek bizler için büyük bir mutluluk. Kentsel dönüşüm bizim için yalnızca binaların yenilenmesi değil; güvenli ve yaşam kalitesi yüksek alanlar oluşturmak anlamına geliyor. Gündoğdu’da hayata geçirdiğimiz proje ile bölgenin çehresini değiştirecek önemli bir dönüşümü gerçekleştiriyoruz.” diye konuştu. “PARK ET, DEVAM ET İLE KENT MERKEZİNDE TRAFİĞİ RAHATLATACAĞIZ” Kent merkezindeki trafik yoğunluğunu azaltmak amacıyla yürütülen “Park Et, Devam Et” projesinin de önemli bir aşamaya geldiğini belirten Ünlüce, Uluönder ve Yenibağlar mahallelerinde toplam 450 araç kapasiteli otopark çalışmalarında sona yaklaşıldığını açıkladı. Başkan Ünlüce, “Kent merkezindeki araç yoğunluğunu azaltmak, hemşehrilerimizin şehir içinde daha rahat hareket edebilmesini sağlamak için otopark yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Uluönder ve Yenibağlar’da toplam 450 araç kapasiteli otoparklarımızda artık son aşamaya geldik. ‘Park Et, Devam Et’ anlayışıyla kent merkezindeki trafik yükünü azaltmayı hedefliyoruz.” dedi. “PORSUK’TA DÜNYAYI ESKİŞEHİR’DE BULUŞTURDUK” 2-6 Eylül ayında ilk kez gerçekleştirilen Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali’nin Eskişehir’in kültür ve sanat hayatına önemli bir renk kattığını belirten Başkan Ünlüce, 21 ülkeden yaklaşık 150 sanatçının katıldığı festival kapsamında 55 etkinlik gerçekleştirildiğini ve on binlerce kişinin Porsuk çevresinde buluştuğunu ifade etti. Ünlüce, “Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali ile Porsuk’un yalnızca şehrimizin içinden geçen bir nehir olmadığını; Eskişehir’in kültürünü, sanatını ve yaşam enerjisini dünyaya taşıyan çok önemli bir değer olduğunu bir kez daha gösterdik. 21 ülkeden sanatçıları ve farklı kültürleri Eskişehir’de buluşturduk. Porsuk’ta sanatın, müziğin ve kültürün birleştirici gücünü hep birlikte yaşadık.” dedi. Başkan Ünlüce ayrıca Frig mirasının kent merkezinde görünür kılınması amacıyla Yenikent Mahallesi Babalar Parkı’na Yazılıkaya Anıtı’nın bir örneği ile Frig mitolojisine ait heykeller yerleştirildiğini belirterek, “Eskişehir’in binlerce yıllık tarihini bugünümüzle buluşturuyor, kültürel mirasımızı hemşehrilerimizin günlük yaşamının bir parçası haline getiriyoruz.” ifadelerini kullandı. “ÇOCUKLARIMIZIN EĞİTİMİNE KATKI SUNMAK BİZİM İÇİN ÇOK DEĞERLİ” Eylül ayında kırsal ilçelerde eğitim desteğinin de sürdüğünü belirten Başkan Ünlüce, 12 kırsal ilçede yaklaşık 2 bin öğrenciye çanta ve kırtasiye seti ulaştırıldığını söyledi. Ünlüce, “Çocuklarımızın eğitim yolculuğuna küçük de olsa bir katkı sunmak, onların yüzündeki mutluluğu görmek bizim için çok değerli. Şehrimizin merkezinde ne yapıyorsak kırsalımızda da aynı anlayışla çalışıyoruz. 12 kırsal ilçemizde yaklaşık 2 bin öğrencimize kırtasiye ve çanta desteği ulaştırdık.” dedi. “ESKİŞEHİR’İN HER NOKTASINDA ÇALIŞIYORUZ” Altyapı ve yol çalışmalarının da Eylül ayında yoğun biçimde sürdüğünü belirten Başkan Ünlüce, Mihalıççık, Alpu, Günyüzü, Çifteler, Mihalgazi ve Sivrihisar’da altyapı çalışmalarının devam ettiğini; kırsalda 20 kilometrelik satıh kaplama, kent merkezinde ise 15 bin ton asfalt serimi gerçekleştirildiğini açıkladı. Aşağı Söğütönü, Yukarı Söğütönü, Yaşamkent ve Zincirlikuyu mahallelerinde yeni bulvar çalışmalarının da sürdüğünü belirten Ünlüce, “Eskişehir’in merkezinden kırsalına kadar her noktasında çalışıyoruz. Bir yandan altyapımızı güçlendirirken diğer yandan yollarımızı yeniliyor, yeni ulaşım aksları oluşturuyoruz. Hemşehrilerimizin daha güvenli, konforlu ve kaliteli bir kentte yaşaması için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz.” diye konuştu. “HEP BİRLİKTE ESKİŞEHİR İÇİN ÇALIŞIYORUZ” Eylül ayını geride bırakırken Eskişehir’in geleceği için çalışmalarına kararlılıkla devam edeceklerini vurgulayan Başkan Ayşe Ünlüce, “Bizim işimiz çalışmak, üretmek ve Eskişehir’imizin geleceğine değer katmak. Her ay yaptığımız çalışmaları hemşehrilerimizle paylaşmaya, birlikte büyüttüğümüz bu şehrin gelişimini hep birlikte takip etmeye devam edeceğiz. Biz yorulmadan çalıştıkça şehrimiz güzelleşmeye devam ediyor. Sevgiyle, emekle, özenle ve hep birlikle Eskişehir için çalışmayı sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı.

Başkan Kurt: "Seçim Olsa 5 Milletvekilini Biz Alırız, Matematik Bunu Söylüyor" Haber

Başkan Kurt: "Seçim Olsa 5 Milletvekilini Biz Alırız, Matematik Bunu Söylüyor"

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt; kent siyasetinden seçim anketlerine, akaryakıt zamlarının belediye bütçesine etkisinden kentsel dönüşüm yetkilerine birçok konuda değerlendirmelerde bulundu. "Seçim Olsa 5 Milletvekilini Biz Alırız, Matematik Bunu Söylüyor" Eskişehir’deki son anket verilerini değerlendiren Kazım Kurt, parti içi aday belirleme süreçleri ve milletvekili dağılımı hakkında net açıklamalarda bulundu: "Eskişehir’de özellikle sistemden dolayı bizim yüzde 48 küsur oyumuz çıktı anketin birinde. Bu doğrulandığı takdirde AKP’nin yüzde 28’ler civarındaki oyuyla AKP 2’de kalır, 5’i biz alırız. Matematik böyle diyor. Bunun kanıtlanması nasıl gerçekleşir, yaparlarsa seçimi görürüz." Başka partilerin söylemlerine göre hareket etmeyeceklerini belirten Kurt, "Yeniden Refah Partisi veya diğer partilerin il başkanlarının talimatıyla hareket etmeyiz. CHP siyasette bir devrim yaptı ve adaylarını tüm üyenin katılımıyla ön seçimle belirliyor. Dolayısıyla kimin kaçıncı sırada olacağına il başkanları değil, parti üyeleri karar verir. Becerebiliyorlarsa gelsinler CHP’den 1. sırada aday olsunlar, kazanıyorlar mı görelim" ifadelerini kullandı. Belediye meclisindeki eleştirilere de yanıt veren Kurt, AKP’li 12 meclis üyesine işaret ederek Odunpazarı Belediyesi’nde kurulan sistemin tıkır tıkır işlediğini ve hiçbir hizmetin aksamadını vurguladı. "Akaryakıt Maliyetleri İki Katına Çıktı, Hizmetlerimiz Engelleniyor" Artan akaryakıt fiyatlarının belediye bütçesini ve saha operasyonlarını doğrudan olumsuz etkilediğini vurgulayan Kazım Kurt, ekonomik yönetime tepki gösterdi: ''Geçen yıl bütçe yapılırken litresi 52 TL seviyesinde olan mazot fiyatları, süreç içerisinde 100 TL sınırını aştı. Akaryakıt firmalarına ödenen aylık tutarların iki katına çıkması, diğer yerel hizmetlerin bütçesinden kısılmasına yol açtı. Çöp kamyonlarının güzergâhı azaltılamadığı için katlanan giderler doğrudan belediye hizmetlerini engelliyor.'' "Doğru bir politika izlenseydi bu zamlar olmazdı. 'Savaş var' gerekçesini sunuyorlar. İran’da, Ukrayna’da enflasyon bizimkinden 5-6 kat daha düşük. Türkiye’deki enflasyonun ve zamların temel sebebi savaş değil, kötü yönetimdir." "Kentsel Dönüşüm Yetkisini Aldılar Ama 12 Senedir Yapmıyorlar" İlçe belediyelerinin kentsel dönüşüm konusundaki yetkilerinin mevzuatla elinden alındığını ifade eden Başkan Kurt, engellemelere ve kentsel planlama hatalarına dikkat çekti: "Hiçbir kanunda veya yönetmelikte 'kentsel dönüşümü ilçe belediyesi yapar' diye bir hüküm yok. Biz kendi gayretimizle yapmaya çalışıyoruz. Sanayi Çarşısı’nın dönüşüm yetkisini Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı aldı, yapmıyor. Gündoğdu Mahallesi’ni Sayın Burhan Sakallı döneminde afet riskli alan ilan ettiler, yine yapmıyorlar. Yani sadece benim yaptığımı değil, önceki dönemin işlerini de bozuyorlar. Burada net bir Eskişehir’i cezalandırma mantığı var." Çağlan Yolu, Kocakır, Ihlamurkent ve Vadişehir bölgesindeki uygulamalara karşı davalar açtıklarını ve kazandıklarını belirten Kurt, Kocakır’da altyapısız, okulsuz ve camisiz şekilde yürütülen TOKİ projeleri ile hemen yanına yapılan sanayi bölgesinin kentin geleceğini kararttığını söyledi. Erenköy, Huzur, Çankaya ve Yeni Kent’te İmar Düzenlemeleri İmar planları ve kat artışı tartışmalarına bilimsel çerçeveden yaklaştıklarını kaydeden Kazım Kurt, yürütülen çalışmaları şöyle özetledi: ''Zemin koşulları ve bilimsel veriler elverişliyse imar revizyonu kapsamında kat artışı yapılır. Ancak müteahhit talebiyle keyfi olarak 5 katlı yer 15 kat yapılamaz. Devlet desteği olmadan dönüşümü sağlamak adına Erenköy, Huzur ve Çankaya’da 2 katlı alanlar 4 kata çıkarıldı. Yeni Kent’te bazı adalarda dengeleme sağlanarak 6 kata kadar imar izni verildi. Yılbaşına kadar Gündoğdu’nun afet riskli olmayan bölgesinde de benzer bir çalışma tamamlanacak.'' OGÜ Tıp Fakültesi Hastanesi Ve "Parti Devleti" Tepkisi Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan’ın Tıp Fakültesi Hastanesi ile ilgili açıklamalarını desteklediğini belirten Kurt, bölge hastanesi konumundaki bu yapının 1-2 yıl içerisinde yenisinin inşa edilmesi gerektiğini, mevcut hastane yıkılmadan yeni binanın hızla tamamlanmasının şart olduğunu ifade etti. Eskişehir Kalkınma Platformu toplantılarına davet edilmediklerini belirten Kurt, organizasyon yapısını eleştirdi: "Kalkınma sadece ekonomi değil; sanat, kültür ve sosyal yaşamı kapsayan topyekûn bir süreçtir. Bu platformun başında iktidar partisinin il başkanının bulunmasını ve belediyelerin dışlanmasını kabul etmiyoruz. Parti devleti anlayışını reddediyoruz. Sivil toplum oluşacaksa başında odalar veya Valilik olmalıdır. Odunpazarı ve Tepebaşı belediyeleri bu tür iş birliklerinden ısrarla dışlanmaktadır."

Başkan Karatay Açıkladı, Eskişehir'de Çay ve Kahve Fiyatlarına Zam Gelecek mi? Haber

Başkan Karatay Açıkladı, Eskişehir'de Çay ve Kahve Fiyatlarına Zam Gelecek mi?

Eskişehir Kahveciler Odası Başkanı Mehmet Karatay, kentteki kahvehane ve kafe sektörünün son durumuna dair önemli açıklamalarda bulundu. Öğrenci yoğunluğu, yeni nesil kıraathaneler, kentsel dönüşümün sektöre etkileri ve zam beklentisi gibi pek çok konuyu değerlendiren Karatay, esnafın rekabet gücünü artırmak için yürütülen çalışmaları paylaştı. Yeni Nesil Kıraathaneler Öğrencilerin İlgisini Çekiyor Geleneksel kahvehanelerin yanı sıra kentte son yıllarda yükselişe geçen yeni nesil kıraathane konsepti, esnafın değişen müşteri profilini yakalamasını sağlıyor. Öğrencilerin ve gençlerin genellikle çarşı merkezindeki mekanları tercih ettiğini belirten Mehmet Karatay, şu ifadeleri kullandı: "Yeni nesil kıraathane dediğimiz konsept 2 senedir var. Esnafımız bu duruma başarıyla ayak uyduruyor. Çarşı merkezindeki yeni nesil kıraathanelerimizde ücretsiz internet ve büyük zincir kafelerdeki hizmet standartları mevcut. Gençlerin ve öğrencilerin daha çok vakit geçirdiği bu alanların zincir marketlerin karşısında çoğalmasını talep ediyoruz." Kenar mahallelerdeki kahvehanelerin müşteri profiline de değinen Karatay, bu bölgelerdeki kahvehanelere gelen vatandaşların belli bir yaş grubuna mensup olduğunu ve internet gibi taleplerin olmaması sebebiyle mevcut hizmet anlayışının sürdüğünü ifade etti. Kentsel Dönüşüm Mahalle Kahvelerini Azaltıyor, Çarşıda Üye Sayısı Artıyor Eskişehir’deki kentsel dönüşüm çalışmalarının kenar mahallelerdeki kahvehane sayısını doğrudan etkilediğini vurgulayan Karatay, yüksek maliyetler ve fiziki şartlar nedeniyle yıkılan binaların altına yeniden kahvehane açmanın zorlaştığını belirtti. Mahallelerdeki sayısal azalmaya rağmen sektör genelindeki üye sayısının arttığına dikkat çeken Karatay, 2026 yılı istatistiklerini şu sözlerle aktardı: 2026 Başından Bu Yana Kapanan İş Yeri Sayısı: 100 esnaf Sektöre Yeni Giren İş Yeri Sayısı: 160 esnaf Çarşı merkezinde kapanan iş yerlerinin yerine yenilerinin açıldığını ve kahvehaneciliğin hâlâ önemli bir rızık kapısı olarak görüldüğünü dile getirdi. Kahveci Esnafının Devir Hakkı Mağduriyeti Ruhsat devri konusunda esnafın mağduriyet yaşadığını belirten Eskişehir Kahveciler Odası Başkanı, mevcut sistemde devir yapılamadığını, sadece kapatıp yeniden açma işlemi gerçekleştirildiğini vurguladı. Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Federasyonu seçimlerinin ardından devir hakkının geri verilmesi için talepte bulunacaklarını belirten Karatay, geçmiş dönemdeki devir şartlarının kontrolsüz iş yeri açılmasını engellediğine dikkat çekti: "Daha önce 'ticarette yasak olmaz' anlayışıyla her sokağın başına yan yana kafeler açıldı. Bu durum esnafı kendi arasında ekonomik rekabete soktu. Ancak esnafın rakibi meslektaşı değil, büyük kahve zincirleridir. Mücadelemiz bu zincirlerle yarışmak ve müşteriye daha kaliteli hizmet sunmaktır." Eskişehir'de Çay ve Kahve Fiyatlarına Zam Gelecek mi? Esnafın maliyet artışlarına rağmen büyük bir fedakârlık gösterdiğini ifade eden Karatay, son 2-3 ayın ve yaz döneminin oldukça durgun geçtiğini hatırlattı. Akaryakıt, doğal gaz ve genel giderlerdeki artışa rağmen esnafın vatandaşı düşündüğünü belirten Karatay, yeni fiyat tarifesi için tarih verdi. Okulların açılması, kış mevsiminin gelişi ve temel ihtiyaç maliyetlerinin artması sebebiyle sürecin koordineli yürütüldüğünü söyleyen Karatay, yeni fiyat tarifesinin 2026'nın Aralık ayında veya 2027 yılının başında devreye gireceğini işaret etti.

İl Başkanı Sezer: ''Kentsel Dönüşüm İçin Ortak Bir Masada Buluşulması Gerekiyor'' Haber

İl Başkanı Sezer: ''Kentsel Dönüşüm İçin Ortak Bir Masada Buluşulması Gerekiyor''

​MHP Eskişehir İl Başkanı Ayhan Sezer, Eskişehir’deki kentsel dönüşüm projeleri, tramvay hattı ve partisinin sahadaki hedeflerine yönelik değerlendirmelerde bulundu. Kentin en önemli gündem maddelerinden biri olan deprem riskine dikkat çeken Sezer, ortak akıl ve iş birliği çağrısı yaptı. ​Kentsel Dönüşümde Kurumlar Arası Koordinasyon Vurgusu ​6306 sayılı Kanun'a dikkat çeken MHP'li Sezer, kentsel dönüşümün tek bir kurumun uhdesinde yürütülemeyeceğini belirtti. Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleri, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ve ilgili bakanlıkların ortak bir masada buluşması gerektiğini ifade eden Sezer, şunları söyledi: ​"Her kurumun görev ve sorumluluk alanı farklı. Büyükşehir Belediyesi'nin imar planlarını hazırlaması, Eskişehir'deki kentsel dönüşüm alanları üzerinde çalışması, ilçe belediyeleriyle birlikte hareket etmesi gerekiyor. Kurumlar arasında iletişim kurulmazsa sorunların çözülmesi zorlaşır. Kimsenin kendi görevini başka bir kurumun üzerine atarak sorumluluktan kaçma lüksü yok." ​Deprem Gerçeği ve Ada Bazlı Dönüşüm Şart ​Eskişehir'in büyüme potansiyeline ve deprem gerçeğine işaret eden Ayhan Sezer, yaşanabilecek olası bir afet durumunda ana arterlere ulaşımda yaşanabilecek sıkıntılara dikkat çekti. Modern şehirciliğin gereği olarak ada bazlı dönüşümün öncelikli yöntem olduğunu vurgulayan Sezer, Yeşiltepe, Huzur, Erenköy, Şirintepe, Esentepe ve Yenikent bölgelerindeki projelerin hızlandırılması gerektiğini dile getirdi. Özellikle Yenikent'teki 6 kat izninin olumlu bir adım olduğunu ancak çalışmaların ivme kazanmasının şart olduğunu ifade etti. ​İmar düzenlemelerinde yapılacak iyileştirmelerle hem hak sahiplerinin haklarının korunabileceğini hem de inşaat sektörünün ekonomik olarak sürdürülebilir projeler üretebileceğini belirtti. ​Teknik Üniversite'ye Tramvay Hattı ve Ulaşım Talebi ​Eskişehir Teknik Üniversitesi'ne (ESTÜ) tramvay hattının ulaştırılmasının gecikmiş bir hizmet olduğunu savunan Sezer, bu projenin öğrenciler ve akademisyenler için büyük önem taşıdığını vurguladı. Hattın devam ettirilerek Muttalip Mahallesi'ne kadar uzatılabileceğini ve bölge halkının da bu hizmetten faydalanması gerektiğini söyledi. ​MHP'den Eskişehir'de Aktif Siyaset ve Milletvekilliği Hedefi ​Siyasi hedeflerine de değinen Ayhan Sezer, seçimlerin zamanında yapılacağına inandıklarını belirterek şu açıklamalarda bulundu. İl Başkanı Sezer, ilk hedeflerinin Eskişehir'de geçmişte kaybedilen milletvekilliğini yeniden MHP'ye kazandırmak ve bu sayıyı artırmak olduğunu söyledi. MHP'nin bundan sonra sahada çok daha aktif bir şekilde yer alacağı, vatandaşlarla sürekli istişare halinde olacağını vurgulayan Sezer, Odunpazarı ve Tepebaşı başta olmak üzere il genelinde üye kayıtlarının yoğun bir şekilde sürdüğü, toplam üye sayısının yaklaşık 6 bine ulaştığını ifade etti. ​MHP'nin Türk milletini temsil eden köklü bir parti olduğunu belirten Sezer, vatandaşların partide kendi öz değerlerini bulduğunu ve gösterilen teveccühten memnuniyet duyduklarını sözlerine ekledi. Gerekli görülmesi halinde yerel düzeyde veya Genel Merkez nezdinde anket çalışmalarının da yapılabileceği sinyalini verdi.

Gündoğdu 2. Etap B Projesi’nde Çalışmalar Tüm Hızıyla Sürüyor Haber

Gündoğdu 2. Etap B Projesi’nde Çalışmalar Tüm Hızıyla Sürüyor

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından Gündoğdu Mahallesi’nde hayata geçirilen “Gündoğdu 2. Etap B” projesinde inşaat çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Şubat 2026’da temeli atılan projede, Büyükşehir Belediyesi Kentsel Dönüşüm Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında yapıların yükselmesiyle birlikte projenin silueti de ortaya çıkmaya başladı. Modern, güvenli ve çevre dostu yaşam alanları oluşturmak amacıyla hayata geçirilen proje, konumu ve sunduğu olanaklarla dikkat çekiyor. Organize Sanayi Bölgesi’ne ve çevre yoluna yakınlığı sayesinde önemli bir ulaşım avantajı sağlayan Gündoğdu 2. Etap B, bölge sakinlerinin yanı sıra yatırımcılar için de kolay ve hızlı erişim imkânı sunuyor. Toplam 20 bin 500 metrekare inşaat alanına sahip projede, 5 blokta 111 konut ve 4 iş yeri yer alacak. Mahalle sakinlerinin ihtiyaçlarına cevap vermesi amacıyla proje kapsamında 1 kreş de inşa ediliyor. Modern yaşam anlayışıyla tasarlanan blokların tamamı B Sınıfı Enerji Kimlik Belgesi’ne sahip olacak. Çevreci uygulamalarıyla da öne çıkan projede, ortak alanların elektrik ihtiyacının karşılanması amacıyla çatılara 188 adet güneş paneli kurulacak. Yağmur suyu toplama sistemleri sayesinde elde edilen su, peyzaj alanlarının sulanmasında kullanılacak. Binalarda tercih edilecek yüksek ısı ve ses yalıtımı sağlayan malzemelerle de enerji tasarrufu sağlanırken, sakinlere daha konforlu ve sürdürülebilir yaşam alanları sunulması hedefleniyor. Gündoğdu 2. Etap B projesinde çalışmaların planlanan takvim doğrultusunda ilerlemesiyle birlikte, bölge modern konutları, sosyal donatıları ve çevreci uygulamalarıyla yeni bir yaşam alanına kavuşacak. Projenin tamamlanmasıyla Gündoğdu Mahallesi’nde güvenli ve nitelikli yaşam alanlarının artırılması, kentsel dönüşüm çalışmalarının ise kararlılıkla sürdürülmesi hedefleniyor.

Gürol Yer: "Parklarda Tahterevallilere Oturmuşlar ve Parklar Savaşını Başlatmışlar" Haber

Gürol Yer: "Parklarda Tahterevallilere Oturmuşlar ve Parklar Savaşını Başlatmışlar"

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer haftalık basın açıklamasında Eskişehir’in çözüm bekleyen trafik, eğitim, tarım ve altyapı sorunlarını bir kez daha gündeme taşıdı.Yönetimleri eleştiren İlçe Başkanı Yer; "Onlarca kronik sorun dururken parklar savaşı başlatmışlar" dedi. ​İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer Hicri Sezen Parkı’nda düzenlediği basın toplantısında şu ifadelere yer verdi; "​İYİ Parti Odunpazarı İlçe Teşkilatının haftalık basın açıklamasına hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Şehir ve ilçe gündemimizi yakından takip ediyoruz. Bunu yaparken hafızamız, düşüncemiz ve inancımızla; insan odaklı, çevreye duyarlı, gelecek öngörülü, vicdan hassasiyetine sahip bir anlayışla kurumlarımıza ve değerlerimize itinayla sahip çıkmaya devam ediyoruz. Bunun en net şahidi, burada bulunan basın emekçileri ve katılımcılardır diyoruz. ​Biz bu anlam ve anlayış içerisinde sorumlulara, "Eksik varsa giderin, olmayanı yapın, bozulanı düzenleyin, düzeltin, vatandaşı duyun, dinleyin" diyerek yol göstermeye ve rehber olmaya devam edeceğiz. Ancak genel ve yerel yetkileri ellerinde bulunduran, hemşehrilerimizin helal oylarıyla emanet ettikleri iradeyi kullananlar ne yazık ki aynı duyarlılıkta değiller. Bu konuda keskin bir sözü buradan söylemek istiyoruz: ​"Bakın, son hafta şehir gündemini hep beraber izliyoruz. 'Senin parkın, benim parkım. Salona kaç lira ücret ödedin, sen parka kaç lira ödüyorsun?' Yani onlarca sıkıntı, sorun ve problem bitmiş; parklarda tahterevallilere oturmuşlar ve parklar savaşını başlatmışlar." ​Değerli basın emekçileri, ​Bu duruma tam tezat olan duruşumuz ve anlayışımız gereği, her hafta yaptığımız ve öne çıkardığımız şehrimizin ve ilçemizin gerçek, yaşamsal, fiziki ve sosyal konularıyla ilgili tespitlerimizden ne dedik, ne oldu kısmını kısaca hatırlatmak istiyoruz: ​Kalabak Su Deposu Önü: Sürekli trafik kazalarının yaşandığı, sabit bir ölüm noktası hâline geldi. Geçtiğimiz haftalarda yine bir canımızı kaybettik, bir ağır yaralımız var. Öncesinde bir akademisyenimizi ve kızını kaybetmiştik. Ne oldu? Bir şey yapıldı mı? Yok. ​Orman Bölge Müdürlüğü Önü: Aynı zaman diliminde şehir içinde sürekli kazaların yaşandığı Orman Bölge Müdürlüğü önü için fiziki koruyucu önlem alınmasını önerdik. İlgilenen oldu mu? Hayır. ​Devlet Okullarında Kayıt Parası: İki hafta önce devlet okullarında ciddi rakamlara ulaşan kayıt paraları alındığını söyledik. Ses var mı? Yok. ​Alpu Yolu ve Hasanbey Demiryolu: Alpu Yolu'na gittik; yol yapımını ve Hasanbey demiryolunun köylerle tarım arazilerini birbirinden ayırdığı noktaları yerinde tespit ettik. Ses var mı? Yok. ​Eskişehir Amatör Spor Kulüpleri: Eskişehir amatör spor kulüpleri can çekişiyor. Eskişehirlinin parası, hızlı tren otoparkı geliri olarak Ankara Demirspor'a gidiyor, dedik. Ses var mı? Yok. ​Bizim canımız Eskişehirspor, siyasetçilerin zorda kaldıkları durumda konu malzemesi yapılmıyor mu? Ortaya bir şeyler atılması, onlar için güzel bir reklam ve spora yaklaşım noktası değil mi? ​OEDAŞ Yatırımları ve Aydınlatma Sorunları: OEDAŞ şehre 1,4 milyar TL yatırım yaptığını söylüyor ancak şehir merkezi ve çevresi karanlık. Dahası, en merkezdeki bazı sokaklarda elektrik hattı bulunmuyor. Gelişme var mı? Ses var mı? Yok. ​Çatak Mesire Alanı: Çatak Mesire Alanı'nı her sene gündeme getiriyoruz, bu sene de getirdik. Ses var mı? Yok. Bir rivayete göre sahipsiz alanı en son Büyükşehir Belediyesi sahiplenmiş; onlardan da şu ana kadar ses yok. ​Kentsel Dönüşüm Kredisi: Kentsel dönüşüm kredisinde Eskişehir dışlandı. Bir çaba, bir gelişme oldu mu? Ses yok. Kentsel dönüşüm ve afet riskli alanlar zaten umurlarında değil. Konu bulamadıklarında ya da tıkandıklarında ağızlarında sakız olan bir malzeme durumuna getirdiler, diyoruz. ​Akcami Bahçesi: Akcami Bahçesi'nde 25 yetişkin ağaç nedendir bilinmez kesildi. Orası vakıf arazisi. Defalarca söyledik. Ses var mı? Gelişme var mı? Yok. ​Porsuk Havzası ve Su Güvenliği: Eskişehir'in tek su kaynağı olan Porsuk Havzası için ikinci, hatta üçüncü bir seçeneğe ihtiyaç olduğunu söyledik. Bir çalışma veya ses var mı? Yok. ​Ihlamurkent ve Çağlan TOKİ: Gerek hak sahiplerine teslim edilen Ihlamurkent TOKİ konutları gerekse yapımı süren Çağlan TOKİ bölgesi sorun yumağı hâline gelmiş durumda. Biz tespit ettik, duyurduk. Kimse gitti mi? Ses verdi mi? Tabii ki yok. ​İlçemizin Köylerindeki İmam Eksikliği: İlçemizin 16 köyünde imam olmadığını duyurduk ve ilgili mercilere ilettik. Ses var mı? Yok. ​PTT Şubeleri: Ptt Başmüdürlüğü gitti. Mahalle ve kırsal şubeler kapatıldı. Ses var mı? Yok. ​Esnafın Krediye Erişimi: Esnafın mevzuat nedeniyle krediye ulaşmasının çok zor olduğunu söyledik. Duyan, müdahale eden oldu mu? Ses yok. ​Çarşı Bölgesindeki Otopark Sorunu: Çarşı bölgemizde trafik durumu ortadayken Değirmen Sokak üzerinde kapatılan üç otoparkla ilgili bir gelişme oldu mu? Ses yok. ​Hububat Taban Fiyatları: Hububat taban fiyatları açıklandı ancak fiyatlar borsada taban fiyatın altına indi, üreticinin zararı daha da katlandı. Ses var mı? Yok. ​Hobi Bahçeleri ve Tarım Üreticileri: Hobi bahçelerinin yanında tarım üreticilerini de etkileyen ve yüksek cezaların uygulandığı süreçte bir gelişme oldu mu? Olmadı, uygulama aynen devam ediyor. Ses var mı? Yok. ​Evet, değerli katılımcılar, ​Tüm bunlar, bugünden geriye gittiğimizde vasıtanızla kamuoyuna duyurduğumuz birkaç belli başlı konu. Söylediklerimizin özü, insanlarımızın yaşadığı, hissettiği ve etkilendiği gerçek sorunlardır. ​Bu yetersizliklerin hepsinin bir muhatabı var. Hepsine sahip çıkması gerekenler var. Ancak bunlarla ilgilenen, araştıran ve çözüm üreten maalesef yok. Bir algı düzeni oluşturulmuş, öyle gidiyor: Birbirlerini ziyaretler, ağırlamalar, ikramlar, kurgu ortamlar... Bunun beraberinde gündemle alakasız konularda karşılıklı ithamlar ve cevap vermeler. ​Vatandaş ve millet, bunu yapanların umurunda değil. Bunu buradan iddiayla söylüyorum. Yüreği yetip cevap verecek olan varsa; yerel veya genel düzeyde kim muhatapsa, sorduğumuz ve hatırlattığımız konulara cevap versin. Ben diyorum ki: ​Ve-re-mez-ler! ​Görevlerini yapmıyorlar. Gerçeklerden uzaklar ve samimi değiller. O sebeple cevap veremezler. Yaptığımız işten ve uyguladığımız usulden biz hiç gocunmuyoruz, umutsuzluğa da hiç kapılmıyoruz. En azından tarihe not düşüyor ve mağdurların sesi oluyoruz. İlgilenmeyen, ciddiye almayan, görmezden gelenlerin yakasına bu şehrin ve insanının vebalini rozet olarak takıyoruz. ​Değerli basın emekçileri, ​Samimiyetimizin ve çabamızın en net şahidi sizsiniz. Katılımınız, katkınız ve sesimize ses olmanız için minnettarız, teşekkür ediyoruz. İyi çalışmalar diliyor; vasıtanızla kıymetli hemşehrilerimizi ve büyük Türk milletini saygıyla selamlıyoruz."

İl Başkanı Güler’den Eskişehir’de Kentsel Dönüşüm Çağrısı Haber

İl Başkanı Güler’den Eskişehir’de Kentsel Dönüşüm Çağrısı

Yeniden Refah Partisi Eskişehir İl Başkanı Faruk Güler, Eskişehir’de uzun süredir gündemde olan kentsel dönüşüm çalışmaları hakkında değerlendirmelerde bulundu. Deprem riskine karşı güvenli yapıların oluşturulmasının ertelenemeyecek bir sorumluluk olduğunu belirten Güler, özellikle riskli mahallelerde yaşayan vatandaşların belirsizlik içinde bırakılmaması gerektiğini söyledi. KENTSEL DÖNÜŞÜM ERTELENMEMELİDİR Eskişehir’de ekonomik ömrünü tamamlamış ve depreme karşı yeterli güvenliği sağlamayan yapıların bulunduğunu ifade eden Güler, dönüşüm çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini belirtti. Güler, “Kentsel dönüşüm yalnızca eski binaların yıkılıp yerine yenilerinin yapılması değildir. Buradaki temel mesele vatandaşlarımızın can güvenliğidir. Deprem meydana geldikten sonra yaşanacak kayıpları konuşmak yerine bugünden gerekli tedbirleri almalıyız” dedi. RİSKLİ YAPI ENVANTERİ AÇIKLANMALIDIR Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile ilçe belediyelerinin riskli yapılara ilişkin güncel verileri kamuoyuyla paylaşması gerektiğini söyleyen Güler, dönüşümde öncelik verilecek bölgelerin açık biçimde belirlenmesini istedi. Güler, “Şehrimizde kaç riskli bina bulunduğu, hangi mahallelerin öncelikli olduğu ve çalışmaların ne zaman başlayacağı açıklanmalıdır. Vatandaşlarımız kendi evlerinin ve mahallelerinin durumunu bilmelidir” ifadelerini kullandı. HAK SAHİPLERİ MAĞDUR EDİLMEMELİDİR Kentsel dönüşüm projelerinin vatandaşların ekonomik şartları dikkate alınarak hazırlanması gerektiğini vurgulayan Güler, yüksek maliyetlerin dar gelirli ailelerin önünde engel oluşturmaması gerektiğini belirtti. Kira ve taşınma desteğinin güncel ekonomik koşullara uygun olması gerektiğini söyleyen Güler, “Vatandaşın evini yenileyelim derken onu borç yükü altında bırakamayız. Hak sahipleri süreç boyunca bilgilendirilmeli, mülkiyet hakları korunmalı ve hiçbir aile barınma sorunuyla karşı karşıya bırakılmamalıdır” dedi. DÖNÜŞÜM ORTAK AKILLA YÜRÜTÜLMELİDİR Projelerin mahalle sakinleri, meslek odaları, üniversiteler ve ilgili kurumların katılımıyla hazırlanması gerektiğini ifade eden Güler, alınan kararların şeffaf biçimde paylaşılması çağrısında bulundu. Güler açıklamasını, “Eskişehir’in kentsel dönüşüm konusunda kaybedecek zamanı yoktur. Belediyeler siyasi ve bürokratik tartışmaları bir kenara bırakarak güvenli konutlar için somut bir yol haritası açıklamalıdır. Yeniden Refah Partisi Eskişehir İl Başkanlığı olarak vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini ilgilendiren bu sürecin takipçisi olacağız” sözleriyle tamamladı.

Yeni Partili Arslan:"Riskli Alan İlan Ettiniz, Neden Gereğini Yapmıyorsunuz!" Haber

Yeni Partili Arslan:"Riskli Alan İlan Ettiniz, Neden Gereğini Yapmıyorsunuz!"

17 Ağustos Marmara Depremi’nin 27’nci yıldönümünün hemen ardından Yeni Parti Eskişehir Milletvekili ve PM Üyesi İbrahim Arslan, Eskişehir’de yıllardır sonuçlandırılmayan iki önemli kentsel dönüşüm dosyasını yeniden gündeme taşıdı. Gündoğdu Mahallesi’nin 2013’te, Küçük Sanayi Bölgesi’nin ise 2017’de “riskli alan” ilan edildiğini hatırlatan Arslan, aradan geçen 13 ve 9 yılı aşkın süreye rağmen dönüşümün tamamlanmamasına tepki gösterdi. Her iki konuyu 2023’ten bu yana soru önergeleriyle TBMM gündeminde tutan Arslan, son olarak Gündoğdu ve Küçük Sanayi’yi birbirinden ayırarak iki yeni yazılı soru önergesiyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a sordu. Arslan, “17 Ağustos’un üzerinden 27 yıl geçti. Ardından 6 Şubat’ta on binlerce canımızı yitirdiğimiz büyük bir yıkım daha yaşadık. Hâlâ ‘riskli alan’ ilan edilmiş yerlerde yıllardır gereğini yapmıyorsak, bu büyük acılardan hangi dersi çıkardığımızı sorgulamak zorundayız.” dedi. 13 YIL VE 9 YILI AŞKIN BEKLEYİŞ Gündoğdu Mahallesi’nde 774 binayı ve yaklaşık 4 bin 500 yurttaşı kapsayan 27 hektarlık alan, 26 Temmuz 2013’te yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararı ile “riskli alan” ilan edildi. Gündoğdu, Emek, Yenidoğan ve Erenköy mahalleleri sınırlarındaki yaklaşık 66 hektarlık Küçük Sanayi Bölgesi de 11 Mart 2017’de Bakanlar Kurulu Kararı ile aynı statüye alındı. Arslan, konuyu ilk kez 19 Ekim 2023’te TBMM gündemine taşıdı. İlk önergesinin süresinde cevaplanmaması üzerine 2024’te sorularını yeniledi; sonuç alınamayınca 25 Aralık 2024’te bir kez daha Bakanlığa başvurdu. BAKANLIK: “RİSK BERTARAF EDİLMEDEN SÜREÇ SONLANDIRILAMAZ” Bakanlığın 29 Ocak ve 17 Nisan 2025 tarihlerinde verdiği cevaplarda mevzuat hükümleri anlatıldı ancak dönüşümün ne zaman başlayacağı ve tamamlanacağına ilişkin somut bir takvim ortaya konulmadı. Bakanlık buna karşılık, “alandaki risk durumu bertaraf edilmeden riskli alan sürecinin sonlandırılmasının mümkün olmadığını” bildirdi. Arslan, Bakanlığın bu cevabına dikkat çekerek: “Bakanlık riskin bertaraf edilmediğini söylüyor. Öyleyse Gündoğdu neden 13 yıldır, Küçük Sanayi neden 9 yılı aşkın süredir bekliyor? Risk devam ediyorsa yurttaşlarımızın can ve mal güvenliğini yıllardır belirsizlik içinde bırakmanın sorumluluğunu kim taşıyor?” diye sordu. ÖNCE “BAKANLIĞIN UHDESİNDE” DENİLDİ, ŞİMDİ BELEDİYE İŞARET EDİLİYOR Bakanlığın son cevabından yalnızca 11 gün sonra, 28 Nisan 2025’te AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, Gündoğdu ve Küçük Sanayi için “Bakanlığın uhdesinde olan yerlerin çalışmasını yapıyoruz. Yakın zamanda orayla ilgili projeleri açıklayacağız” açıklamasını yaptı. Aradan yaklaşık 16 ay geçti. Son olarak 10 Ağustos 2026’da Küçük Sanayi esnafını ziyaret eden AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak ise bu kez Odunpazarı Belediyesi’ni eleştirerek yerel yönetime “mazeret üretmeden hizmet üretme” çağrısında bulundu. Arslan, iktidar kanadından gelen açıklamalar arasındaki çelişkiye dikkat çekti: “Bir yıl önce iktidar milletvekili ‘Bakanlığın uhdesinde, projeleri yakında açıklayacağız’ diyor; bugün iktidarın il başkanı belediyeyi işaret ediyor. Sorumluluğu birbirine atmanın kimseye faydası yok. Eskişehir polemik değil, çözüm bekliyor. Proje nerede? Kaynak nerede? Uygulama nerede? Takvim nerede?” İKİ YENİ ÖNERGE: “ARTIK SOMUT TAKVİMİ AÇIKLAYIN” Aradan geçen yıllara, Bakanlığın cevaplarına ve yapılan açıklamalara rağmen sonuç alınamaması üzerine Arslan, Gündoğdu ve Küçük Sanayi için iki ayrı yeni soru önergesi verdi. Bakan Kurum’a; bugüne kadar hangi somut çalışmaların yapıldığı, dönüşüm için ne kadar kaynak ayrıldığı, TOKİ veya ilgili idarelere yetki devri yapılıp yapılmadığı, risk analizlerinin güncellenip güncellenmediği ve yurttaşların can ve mal güvenliği için hangi tedbirlerin alındığı soruldu. Arslan, Bakanlıktan her iki bölge için de uygulama, finansman ve tamamlanma takvimini açıklamasını istedi. Arslan açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “17 Ağustos’u anmak yetmez; gereğini yapmak zorundayız. Depremden ders çıkarmak, tespit edilen riskleri yıllarca bekletmemektir. Gündoğdu 13 yıldır, Küçük Sanayi 9 yılı aşkın süredir bekliyor. Artık yeni söz değil; proje, kaynak ve takvim istiyoruz. İnsan hayatı siyasi polemiklerle, vaatlerle ve bürokratik gerekçelerle ertelenemez. Bakanlık sorumluluğunu yerine getirmeli, yıllardır bekleyen dönüşüm artık başlamalıdır. Bu meselenin sonuna kadar takipçisi olacağız.”

Güvenli Kentlerin Temeli Bilim, Mühendislik ve Kamusal Denetimdir Haber

Güvenli Kentlerin Temeli Bilim, Mühendislik ve Kamusal Denetimdir

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin yıl dönümünde açıklama yapan TMMOB Eskişehir İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Betül Hacımusalar, deprem riskine karşı bütüncül ve bilimsel önlemler alınması gerektiğini vurgulayarak, "Yapı stokumuzu bilmeden deprem riskini yönetemeyiz" dedi. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Eskişehir İl Koordinasyon Kurulu, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin yıl dönümü vesilesiyle kapsamlı bir basın açıklaması yayımladı. TMMOB Eskişehir İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Betül Hacımusalar tarafından İMO Eskişehir Şubesinde yapılan açıklamada; Van’dan Elazığ’a, İzmir’den Kahramanmaraş ve Hatay’a kadar yaşanan büyük felaketlerin ardından aynı acıların tekrarlanmaması için bilim, mühendislik, doğru planlama ve etkin kamusal denetim çağrısı yinelendi. TMMOB Eskişehir İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Betül Hacımusalar yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; ''17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçti. Binlerce yurttaşımızı kaybettiğimiz bu büyük felaket, Türkiye’nin deprem gerçeğiyle yüzleşmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koydu. Aradan geçen yıllarda Van’dan Elazığ’a, İzmir’den Kahramanmaraş ve Hatay’a kadar yaşadığımız depremler, aynı acıların tekrarlandığını gösterdi. Depremleri engelleyemeyiz; ancak depremlerin afete ve büyük can kayıplarına dönüşmesini önleyebiliriz. Bunun yolu bilimden, mühendislikten, doğru planlamadan ve etkin kamusal denetimden geçmektedir. YAPI STOKUMUZU BİLMEDEN DEPREM RİSKİ Nİ YÖNETEMEYİZ Deprem riskini gerçekten yönetebilmek için öncelikle hangi yapıların riskli olduğunu bilmek zorundayız. Mevcut yapı stokunun bilimsel yöntemlerle değerlendirilmesi, riskli yapıların belirlenmesi ve risk düzeylerine göre güçlendirilmesi ya da yenilenmesi artık ertelenemez bir zorunluluktur. Kentsel dönüşüm ise yalnızca bina yenilemek ya da ekonomik değeri yüksek bölgelerde parsel bazında dönüşüm gerçekleştirmek olarak ele alınamaz. Kentsel dönüşüm; risk odaklı, kamu yararını esas alan, kent ve bölge ölçeğinde planlanan bütüncül bir süreç olmak zorundadır. YALNIZCA BİNAYI DEĞİL, ZEMİNİ VE KENTİ BİRLİKTE ELE ALMAK ZORUNDAYIZ Depreme dayanıklı kentlerin oluşturulmasında zeminin doğru tanınması temel koşullardan biridir. Bir yapının güvenliği yalnızca taşıyıcı sisteminin niteliğine bağlı değildir. Yapının üzerine inşa edildiği zeminin özellikleri, doğru temel sisteminin seçilmesi, güncel deprem yönetmeliklerine uygun projelendirme, nitelikli malzeme ve işçilik ile etkin yapı denetimi birbirinden ayrı düşünülemez. Yer seçimlerinde aktif faylar, taşkın alanları, heyelan bölgeleri ve sıvılaşma riski bulunan alanlar dikkate alınmalı; kentleşme ve planlama kararları bilimsel veriler doğrultusunda alınmalıdır. Afetlere dayanıklı kentler; jeoloji mühendisliğinden jeofizik mühendisliğine, inşaat mühendisliğinden mimarlığa, şehir planlamadan diğer mühendislik ve teknik disiplinlere kadar çok sayıda meslek alanının ortak ve koordineli çalışmasıyla mümkündür. ESKİŞEHİR İÇİN DEPREM RİSKİ GÖZ ARDI EDİLEMEZ Kentimiz, Eskişehir Fay Zonu’nun deformasyon alanı içerisinde yer almakta; güneyde Eskişehir ve Dodurga fayları, kuzeyde ise havzanın oluşumunu denetleyen fay sistemleriyle çevrelenmektedir. Bunun yanında Eskişehir Havzası’nın geniş kesimlerinde bulunan genç, gevşek ve suya doygun alüvyal zeminler, deprem dalgalarının büyütülmesine ve sarsıntının daha şiddetli hissedilmesine neden olabilmektedir. 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin Eskişehir’de de ağır sonuçları olmuş; kentimizde bir apartmanın yıkılması sonucu 32 yurttaşımız yaşamını yitirmiştir. Bu acı deneyim bize bir kez daha göstermektedir ki Eskişehir’in deprem güvenliği yalnızca yapı ölçeğinde değil; zemin, yapı, altyapı, ulaşım, kent planlaması ve afet yönetimiyle birlikte bütüncül biçimde ele alınmalıdır. YENİ BİNALARIN GELECEĞİN RİSKLİ YAPILARI OLMASINA İZİN VEREMEYİZ Mevcut yapı stokunun güvenli hale getirilmesi kadar bugün ürettiğimiz yapıların gelecekte riskli yapılara dönüşmesini engellemek de kamusal bir sorumluluktur. Güvenli yapı üretimi; doğru zemin araştırmasından projelendirmeye, nitelikli malzeme ve uygulamadan şantiye şefliğine ve yapı denetimine kadar birbirini tamamlayan bütünlüklü bir mühendislik sürecidir. Bu zincirin herhangi bir halkasındaki eksiklik doğrudan can güvenliğini tehdit etmektedir. Bu nedenle yapı denetimi yalnızca ticari bir faaliyet olarak görülemez. Yapı denetimi, doğrudan yaşam hakkıyla ve kamu yararıyla ilişkili bir kamu hizmetidir. 27 YIL SONRA ARTIK DAHA FAZLA BEKLEYEMEYİZ 17 Ağustos 1999’dan bugüne geçen 27 yıl, ülkemizin deprem gerçeğini anlaması ve gerekli önlemleri alması için fazlasıyla uzun bir süredir. Bilim insanları uyardı. Mühendisler, mimarlar ve şehir plancıları uyardı. Meslek odaları ve üniversiteler yıllardır raporlar hazırladı, çözüm önerilerini kamuoyuyla ve yöneticilerle paylaştı. Buna rağmen yaşanan her büyük depremden sonra aynı sorunları yeniden konuşuyoruz. TMMOB Eskişehir İl Koordinasyon Kurulu olarak bir kez daha ifade ediyoruz: Türkiye’nin bütün yapı stokunu kapsayan güncel, bilimsel, şeffaf ve kamuya açık bir yapı envanteri oluşturulmalıdır. Riskli yapılar bilimsel yöntemlerle belirlenmeli; güçlendirme ve dönüşüm süreçleri risk düzeyine göre önceliklendirilmelidir. Kentsel dönüşüm rant odaklı ve parsel bazlı uygulamalardan çıkarılmalı; kamu yararını esas alan, risk odaklı ve kent ölçeğinde bir planlama anlayışıyla yürütülmelidir. Eskişehir’in zemin özellikleri ve aktif fay sistemleri dikkate alınarak yapılaşma ve kentleşme kararları bilimsel verilere dayandırılmalıdır. Parsel bazlı zemin etütleri eksiksiz uygulanmalı, gerekli durumlarda bilimsel esaslara uygun zemin iyileştirme yöntemleri kullanılmalıdır. Yapıların kullanım sürecindeki güvenliğini takip edecek periyodik yapı kontrol sistemi oluşturulmalıdır. Proje, uygulama, şantiye şefliği ve yapı denetimi süreçlerinde mühendislik ve mimarlık hizmetleri eksiksiz uygulanmalıdır. Yapı denetimi bağımsız, etkin ve kamusal yararı esas alan bir yapıya kavuşturulmalıdır. Afet politikalarının oluşturulmasında TMMOB’ye bağlı meslek odalarının bilgi ve birikiminden yararlanılmalı; karar süreçleri bilim insanları, meslek odaları, üniversiteler ve ilgili kamu kurumlarının katılımıyla yürütülmelidir. Deprem sonrası müdahaleye dayalı anlayış yerine, afet gerçekleşmeden önce riskleri azaltmayı esas alan bütüncül bir afet yönetimi politikası hayata geçirilmelidir. Deprem değil; bilimi, mühendisliği ve kamusal denetimi dışlayan anlayış öldürür. 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde ve ülkemizde yaşanan tüm depremlerde kaybettiğimiz yurttaşlarımızı saygıyla anıyoruz. Onları anmanın en anlamlı yolu, aynı acıların yeniden yaşanmaması için bilimin ve mühendisliğin gösterdiği yolda, daha fazla vakit kaybetmeden harekete geçmektir. Unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız.''

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.