SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kentleşme

Porsuk Haber Ajansı - Kentleşme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kentleşme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gıda Güvenliğinin Temeli Tarım, Tarımın Temeli İse Topraktır Haber

Gıda Güvenliğinin Temeli Tarım, Tarımın Temeli İse Topraktır

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Toprak Bayramı dolayısıyla değerlendirmelerde bulundu. Her yıl 11 Haziran’ı takip eden ilk pazar gününün ülkemizde Toprak Bayramı olarak kutlandığını hatırlatan Bayraktar, açıklamasını şöyle sürdürdü; “Toprağın insanlık için taşıdığı hayati öneme dikkat çekmek amacıyla kabul edilen Toprak Bayramı, günümüzde her zamankinden daha büyük bir anlam taşıyor. Toprak sınırlı bir doğal kaynaktır ve kaybedildiğinde yerine konulması son derece zordur. Nitekim yalnızca 1 santimetrelik verimli toprağın oluşumu yüzlerce yıl alıyor. Gıda güvenliğinin temeli tarım, tarımın temeli ise topraktır. Bitkisel ve hayvansal üretimin olmazsa olmazı olan tarım topraklarının korunması; ekonomik kalkınma, çevresel sürdürülebilirlik ve gelecek nesillerin refahı açısından stratejik bir zorunluluktur. Verimli, sağlıklı ve sürdürülebilir topraklar; bilinçli tarım uygulamaları, dengeli gübreleme ve etkin su yönetimiyle mümkündür. Ancak artan nüfus, plansız kentleşme, sanayileşme ve altyapı yatırımları nedeniyle verimli tarım arazileri her geçen yıl azalıyor. Erozyon, yanlış toprak işleme yöntemleri, aşırı kimyasal kullanımı ve hatalı sulama uygulamaları da topraklarımızın verimliliğini ciddi şekilde tehdit ediyor. Ülkemizde son 30 yılda tarım alanları yaklaşık 27 milyon hektardan 24 milyon hektara geriledi. İklim krizi ve küresel ısınmanın yıkıcı etkileri, son yıllarda Türkiye topraklarında da derinden hissediliyor. Bu konuda uzmanların ortaya koyduğu tablo, geleceğimiz adına ciddi bir uyarı niteliğindedir. Bugün topraklarımızın önemli bir kısmı, kriz boyutuna ulaşan bir erozyon tehdidiyle eriyip gidiyor. Bununla birlikte, son 30 yılda betonlaşma ve yanlış kullanım gibi insan eliyle yaratılan tahribatlar sonucunda 3 milyon hektar tarım arazimizi kaybetmiş durumdayız. Madalyonun diğer yüzünde ise iklim krizi ve aşırı yeraltı suyu tüketimi yer alıyor. Bu iki etken özellikle İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizi adım adım yüksek bir çölleşme riskine mahkûm ediyor. Birliğimiz, tarımın en temel sermayesi olan verimli arazilerin korunmasını hayati bir sorumluluk olarak görüyor. Bu doğrultuda, krizden çıkış için küresel gıda güvenliğini sağlamak adına öncelikle toprağın doğrudan sürülmesini azaltarak yapısını koruyan ve organik madde miktarını artıran koruyucu tarım uygulamalarına geçilmesi gerekiyor. Bununla birlikte, damla ve yağmurlama sulama gibi akıllı tekniklerle su israfının önlenmesi ve toprağın tuzlanmasının engellenmesi hayati önem taşıyor. Kimyasal gübre kullanımını optimize ederek organik gübrelerle toprağın mikrobiyolojik sağlığını geri kazandıran entegre besin yönetimi modelleri yaygınlaştırılmalı, tüm bu süreçler toprak analizlerini yapay zekâ ve uydu teknolojileriyle izleyerek nokta atışı müdahaleler geliştiren dijital tarım araçlarıyla desteklenmelidir. Öte yandan, tarımsal işletme yapısını bozarak arazilerin parçalanmasına yol açan hobi bahçesi faaliyetlerine yönelik idari denetimlerin artırılması ve yasal mevzuatın tavizsiz şekilde uygulanması elzemdir. Konut, sanayi, turizm, madencilik ve altyapı yatırımlarının planlama süreçlerinde öncelik, tarımsal verimliliği düşük alanlara verilmelidir. Bu doğrultuda, arazi toplulaştırma çalışmalarının hızlandırılması da tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından kritik önem arz ediyor. Birinci sınıf sulanabilir tarım arazileri, meyve bahçeleri ve zeytinlikler gelecek nesiller adına titizlikle korunmalıdır. Unutulmamalıdır ki toprak; geçmişten devraldığımız ve gelecek kuşaklara eksiksiz aktarmakla yükümlü olduğumuz en değerli mirastır. Toprağın korunması yalnızca üreticilerin değil, toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğudur. Verimli topraklarımızın muhafazası; gıda güvencemizin, ekonomik bağımsızlığımızın ve geleceğimizin en güçlü teminatıdır.”

Başkan Ataç “Çevreyi Korumak Bir Tercih Değil, Devlet Politikası Olmalıdır” Haber

Başkan Ataç “Çevreyi Korumak Bir Tercih Değil, Devlet Politikası Olmalıdır”

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla yayımladığı açıklamada, iklim krizi, çevre tahribatı, vahşi madencilik, plansız kentleşme ve doğal yaşam alanlarının yok edilmesine dikkat çekerek, çevre mücadelesinin yalnızca yerel yönetimlerin çabasıyla sınırlı kalamayacağını vurguladı. Başkan Ataç, çevre sorununu yalnızca belediyelerin imkânlarıyla çözülebilecek bir mesele olmadığının altını çizerek “Türkiye’de çevrenin korunması, ertelenebilir ya da dönemsel bir gündem olmaktan çıkarılmalı; kalıcı, bilimsel, katılımcı ve bağlayıcı bir devlet politikası haline getirilmelidir. Unutulmamalıdır ki doğayı korumak, geleceği korumaktır. Çevreyi savunmak, yaşam hakkını savunmaktır.” dedi. Vahşi Madenciliğe İzin Verilmemeli Başkan Ataç, “merkezi iktidarın görevi; ormanları, dereleri, meraları, tarım alanlarını, su havzalarını ve doğal yaşam alanlarını korumaktır. Kamuoyunda çevre katliamı olarak nitelendirilen projelere, vahşi madencilik uygulamalarına, ekolojik dengeyi bozan rant odaklı yatırımlara ve bilimsellikten uzak girişimlere izin verilmemelidir. Doğayı yok eden hiçbir proje kalkınma olarak sunulamaz. Gerçek kalkınma; toprağı, suyu, havayı, ormanı, canlı yaşamını ve insan sağlığını koruyarak mümkündür. Bugün ülkemizin ihtiyacı olan şey, doğayı rantın karşısında savunan güçlü bir çevre politikasıdır. Çocuklarımızın geleceğini korumak istiyorsak, çevreyi yalnızca kriz anlarında hatırlayan değil, her alanda önceleyen bir yönetim anlayışını egemen kılmak zorundayız.” Diye konuştu. En Çok Kırılgan Kesim Etkileniyor Başkan Ataç çevre sorunlarından herkesin aynı ölçüde etkilenmediğini vurgulayarak “Çevre krizinin en ağır sonuçlarını çoğu zaman kırılgan kesimler, çocuklar, yaşlılar, engelliler, kadınlar, düşük gelirli yurttaşlar ve sosyo-ekonomik açıdan daha dezavantajlı gruplar yaşamaktadır. Çevre sorunu aynı zamanda bir sosyal adalet meselesidir. Bu nedenle çevre mücadelesi, yalnızca doğayı koruma mücadelesi değil; aynı zamanda eşit, adil ve insanca yaşam hakkı mücadelesidir.” dedi. Çevreye Duyarlı ve İnsan Odaklı Projeler Geliştiriyoruz Başkan Ataç, sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Tepebaşı Belediyesi olarak bizler, bu sorumluluk bilinciyle uzun yıllardır çevreye duyarlı, sürdürülebilir ve insan odaklı bir kent anlayışıyla çalışıyoruz. Enerji verimliliği projelerinden yenilenebilir enerji uygulamalarına, geri dönüşüm çalışmalarından atık yönetimine, yeşil alanların korunmasından çevre eğitimlerine, çocuklarımızda doğa bilinci oluşturacak projelerden Yeryüzü Ekoloji Okulu gibi örnek çalışmalara kadar pek çok alanda kararlılıkla hareket ediyoruz. Tepebaşı’nda hayata geçirdiğimiz çevreci uygulamalarla yalnızca bugünün ihtiyaçlarına yanıt vermeyi değil, gelecek kuşaklara daha yaşanabilir bir kent bırakmayı hedefliyoruz. Bizim yerel yönetim anlayışımızda çevre, tali bir başlık değil; kent politikalarının, sosyal politikaların ve yaşam hakkının ayrılmaz bir parçasıdır.”

Başkan Ataç Sağlıklı Kentler Birliği Encümenine Yeniden Seçildi Haber

Başkan Ataç Sağlıklı Kentler Birliği Encümenine Yeniden Seçildi

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği’nin İstanbul’da gerçekleştirilen 45’inci Olağan Meclis Toplantısı’nda yeniden encümen üyeliği görevine seçildi. Toplantıyla eş zamanlı düzenlenen Sağlıklı Kentler Forumu’nda ise gıda, su ve enerji başlıkları kentlerin geleceği açısından çok yönlü ele alındı. Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği’nin 45’inci Olağan Meclis Toplantısı, İstanbul’da geniş katılımla gerçekleştirildi. İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen toplantıyla eş zamanlı olarak bu yıl ilk kez Sağlıklı Kentler Forumu da gerçekleştirildi. 13-14 Mayıs tarihlerinde düzenlenen forumda, kentlerin geleceği açısından kritik öneme sahip “Gıda, Su ve Enerji” başlıkları ele alındı. Başkan Ataç yeniden encümen üyesi seçildi Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Olağan Meclis Toplantısı’nda yapılan seçimlerde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay yeniden Birlik Başkanlığı görevine seçilirken, Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç da yeniden encümen üyeliği görevine getirildi. Başkan Ataç’ın yeniden encümen üyeliğine seçilmesi, Tepebaşı Belediyesi’nin sağlıklı kentleşme, sürdürülebilir çevre politikaları, iklim duyarlılığı ve yerel yönetimlerde katılımcı yönetim anlayışıyla yürüttüğü çalışmalar açısından önemli bir temsil niteliği taşıdı. Gıda, su ve enerji kentlerin geleceği için tartışıldı Sağlıklı Kentler Forumu kapsamında düzenlenen oturumlarda; sağlıklı şehirleşme politikaları, sürdürülebilir çevre yönetimi, yerel yönetimlerin iklim krizi karşısındaki sorumlulukları, su kaynaklarının korunması, gıda güvenliği ve enerji üretiminde yerel çözümler masaya yatırıldı. Forumda, belediyelerin yalnızca hizmet sunan kurumlar değil; aynı zamanda üretimde daha aktif rol alan, kaynaklarını koruyan, kendi enerjisini üreten ve kent yaşamını dirençli hale getiren yapılar olması gerektiğine dikkat çekildi. “Sağlıklı kent, geleceğini planlayan kenttir” Toplantı ve forumun ardından değerlendirmelerde bulunan Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, sağlıklı kent kavramının yalnızca fiziki çevre düzenlemeleriyle sınırlı olmadığını vurguladı. Başkan Ataç, sağlıklı kentlerin; temiz hava, güvenli gıda, korunmuş su kaynakları, yenilenebilir enerji, sosyal dayanışma ve katılımcı yönetim anlayışıyla mümkün olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Bugün kentlerin en temel gündemi artık sadece bugünü yönetmek değil, geleceği korumaktır. Gıda, su ve enerji başlıkları doğrudan insan yaşamını ilgilendiren, kentlerin dirençliliğini belirleyen alanlardır. Belediyeler bu alanlarda daha aktif, daha üretken ve daha sorumlu olmak zorundadır. Tepebaşı’nda biz yıllardır çevreyi, insan sağlığını, temiz enerjiyi ve katılımcı yönetimi merkeze alan bir anlayışla çalışıyoruz. Sağlıklı kent, geleceğini planlayan ve kaynaklarını koruyan kenttir.” Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ın yeniden encümen üyeliğine seçildiği toplantı, yerel yönetimlerin iklim krizi, kaynak yönetimi ve sağlıklı kentleşme alanındaki sorumluluklarının güçlenmesi açısından önemli mesajlarla tamamlandı.

Saadet Partisi'nden Eskişehir İçin Çevre Seferberliği Çağrısı Haber

Saadet Partisi'nden Eskişehir İçin Çevre Seferberliği Çağrısı

Saadet Partisi Eskişehir Sosyal İşler İl Sorumlusu Şevket Ünal, kentleşme ve çevre sorunlarına dikkat çekerek "Daha Yaşanabilir Şehirler İçin Çevre Seferberliği" çağrısında bulundu. Ünal, hızlı nüfus artışı ve plansız yapılaşmanın şehir hayatını tehdit ettiğini vurguladı. ​"Plansız Yapılaşma Şehir Yaşamını Olumsuz Etkiliyor" ​Türkiye genelinde ve Eskişehir özelinde yaşanan hızlı kentleşmenin beraberinde ciddi çevre sorunlarını getirdiğini belirten Şevket Ünal, trafik yoğunluğu, hava kirliliği ve yeşil alan kaybının halk sağlığını riske attığını ifade etti. Ünal, "Kuraklık, sel ve aşırı hava olayları artık şehirlerimiz için kapıdaki en büyük tehlikelerdir" dedi. ​"Yeni Bir Şehircilik Anlayışına İhtiyaç Var" ​Şehirlerin dayanıklı hale gelmesi için klasik belediyecilik anlayışının ötesine geçilmesi gerektiğini savunan Ünal, sürdürülebilir çözüm önerilerinde; Trafik yükünü azaltacak ve karbon salınımını düşürecek ulaşım sistemlerinin geliştirilmesini, özellikle yağmur suyunun toplanması ve değerlendirilmesi projelerine hız verilmesi gerektiğini, geri dönüşüm uygulamaları yaygınlaştırılarak atıklar yeniden ekonomiye kazandırmalı, araç odaklı değil, insan odaklı, yürünebilir ve sosyal alanları güçlü bir altyapı oluşturulmalıdır." dedi ​"Gelecek Nesillere Borcumuz Var" ​Yeşil alanların artırılmasının bir tercih değil, yaşamsal bir zorunluluk olduğunun altını çizen Saadet Partili Ünal, yerel yönetimlerin ve vatandaşların ortak hareket etmesi gerektiğini belirtti. Ünal açıklamasını, "Gelecek nesillere daha sağlıklı bir çevre bırakmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Saadet Partisi olarak daha temiz hava ve daha güçlü bir altyapı için mücadelemizi sürdüreceğiz" sözleriyle tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.